|
Dan Brown sevenlerine duyurulur.
Dijital Kale, bir aksiyon filmi hızında ve tadında yazılmış,
soluk soluğa okunacak çok çarpıcı bir kitap. İyi ile kötü
arasındaki dengeyi bazen şaşırtıp, duygularınızı da alt üst
edebiliyor. Romanın ana sloganı, ”Bekçileri kim bekleyecek”.
Amerikan gizli haber alma örgütü NSA’yı ( Ulusal Güvenlik
Teşkilatı Kripto Tesisi) ele almış bu kez. Çok başarılı bir
kriptograf olan Suzan Fletcher, Georgetown Üniversitesi’ndeki
en genç ve başarılı yabancı dil uzmanı, öğretim üyesi David
Becker ve NSA’nın komutanı Strathmore arasında geçen NSA ile
ilgili şaşırtıcı olayları anlatıyor. Tabii ki, Dijital
Kale’nin yaratıcısı Ensei Tankado’yu unutmamak gerek. Kripto
tesisinin orta yerindeki TRNSLTR adeta canlı ve romanın baş
kahramanları arasında. Kriptograf Greg Hale Amerika’nın
küresel bilgi akışını kontrol etmeyi amaçladığı gizli planını
ortaya çıkarmak isteyen bir diğer kişi. NSA veri bankası
Amerikan hükümetinin binlerce operasyonunun belkemiği.
Dünyanın her tarafında NSA veri bankasına bağlı olan üç bini
aşkın ISDN bağlantısı var. Her gün askeri birliklerin
komutanları düşman hareketlerinin uydudan
çekilmiş fotoğraflarına anında ulaşmak için bu veri bankasını
kullanıyor. Lockheed şirketinin mühendisleri yeni silahların
teknik çizimlerini parça parça indiriyorlar, sahadaki ajanlar
görev güncellemelerine oradan ulaşıyorlar. Hiçbir uyarıda
bulunmaksızın iletişim ağını kesmek, dünyanın dört bir
yanındaki istihbarat faaliyetlerinde ölüm kalım meselesi
haline gelen karartmalara yol açabilir. İnandırıcı ve yüksek
tempolu bu romanda, eminiz ki sizde sık sık,
‘Peki bekçileri kim
bekleyecek’
sorusunu
soracak ve kime hak vereceğinizi şaşıracaksınız…
Gezegensel Bütünlük
Dünya Ana ya da Gaea adını
taşıyan gezegenimiz canlı bir organizmadır. Her birimiz farklı
amaçlara sahip hücreleriz. Üstelik iç içe geçmiş durumdayız.
Birbirimize hizmet ediyoruz, Bütün’e hizmet ediyoruz… Bundan
başka da bir gerçeklik yok. Parçalanmış, bölünmüş, ayrıklaşmış
anlayışlarla bir yere varamadık. Bu tek gerçek, çok kısa bir
süre sonra hepimizi bir birlik halkasında nasıl olsa
toparlayacak. Hepimiz bu gezegen gemisinin yolcularıyız ve tek
çıkış, öte bir dünyaya geçmekle mümkün. Elele verip yeni
oluşan realiteyi anlamaya ve uygulamaya çalışmak galiba
gitmekten daha kolay... |