|
26.000 yıllık
bir dönem bitiyor ve yeni bir dönem başlıyor. Maya takvimleri bu anlamda
haklı. Sadece yapılan olumsuz yorumlara gerek yok. Evrende hiçbir şey
olumsuz değil, her şey tıpkı bir astrolojik harita olduğu gibi gayet
ince ve hassas matematik hesaplarla yerli yerine oturtulmuş.
Biz dünya gezegeni olarak bu 26.000 yıllık periyodun öyle kritik bir
noktasındayız ki, yapacağımız tüm eylemler, hatta sadece düşünceler bile
yalnız bizi değil çevreyi de olumlu ya da olumsuz etkileyecek... Ve
kritik sayıya etkisi olacak… Rahatlıkla diyebiliriz ki, 2011 yılından
sonra gece gündüze yenik düşecek… Karanlıklar Aydınlanmaya başlayacak.
Daha ince, daha zarif titreşimli enerjilerin sayısı artacak...
Gerilim ve Sakinlik birarada
2011'in ilk beş ayında
(Mart ayı özellikle dikkat çekici) yeni başlangıçlar için gerektiğimiz itilimi
bulabileceğimiz bir enerji dalgası geliyor. Aceleyle değil ama akıl ve
cesaretle atılım yapabiliriz.
2011 bu nedenle yapılacak bireysel seçimlerin büyük önem kazanacağı bir
yıl. Rastgele seçim yapmamak için daha dikkatli ve özenli olmalıyız.
Spiritüel dönüşümün ve”Spiritüel Güneş”in doğma, envolüsyonun
yani düşüşün bitip evolüsyonun yani yükselişin başlayacağı döneme
yaklaşırken, 2011 ile başlayacak gerilimin zincirleme reaksiyonlar
vermemesi konusunda dikkatli olmalıyız.
2011’de ardı ardına gelebilecek şaşırtıcı olaylardan çok etkilenmeden,
bunların asıl nedenini bilerek davranmakta yarar var. Olaylar büyüyecek
ama kendini değişime, yaşamla bir arada akmaya hazırlamış olanlar da o
olaylarla daha fazla büyüyecek.
2011 için en zorlu sınav içsel direnç sınavı çünkü hiçbir şeyi eskisi
gibi yapma imkanımız olmayacak. Ve eski tarzımızı yinelemek için
direnirsek hem huzursuz hem rahatsız olabiliriz hatta sağlığımız bile
bozulabilir.
İrademizin Bilincimiz Üzerindeki Etkisiyle
Sakinleşmek
Uzun süren
gecenin, uzun süren karanlığın yenilgisini haber veren bir yıl olacağı
için şimdiden ardı ardına gelebilecek olaylara hazır olun... Ailede,
işte, eşte, siyasette, toplumda ve gezegende...
Dönem yenilenmekte olduğu için yaşamımızda bugüne kadar çözemediğimiz ne
varsa su üstüne çıkmak için bizi zorlayacak ya da onları çözümleyerek
dışlaştırıp kurtulmak için bazı ilginç olaylarla karşılaşacağız.
Derinlerimizde kalmış olanlar yüzeye çıkmaya başlıyor kendini fark
ettirmek ve temizlenmek istiyor. O nedenle uyku düzeninizde bozulma
olabilir, sinir sisteminizde bozulma olabilir ya da hayatınızda herşey
ayağa kalkmış gibi karışabilir, hepsini doğal karşılamaya ve hangi
yönünüzü değiştirmenize hizmet ettiğini bulmaya çalışın.
Bu dönem kalıpları kırma dönemi. Neyi kesinkes bu asla değişmez
şeklinde tanımlamışsak, o şeyi yerinde ve aynı şekilde bulamayabiliriz.
Bu değişim günlük yaşamdan başlayıp bilimdeki son araştırmaların
sınırlarına kadar uzanabilir.
Daha da önemlisi kalıplarımız çıkıyor ortaya… Fark etmeden bir sürü
tanımlamalar arasında sıkışıp kalmışız...
Hepsi yavaş yavaş eteklerimizden çekiştirmeye başladı... Kalıplar, eski
ve klasik alışkanlıklar hepsi değişmek istiyorlar. Yani çekmeceleri tam
manasıyla boşaltma yılı, ama ürkmeyin kendinizi zorlamanız gerekmiyor,
bunların hepsini siz zaten içinizde hissedeceksiniz ya da hissetmeye
başladınız bile...
21.Aralık.2010’daki Ay Tutulması çok önemli döngüleri harekete geçirdi.
Tutunduğumuz kalıplarımız olmadan nasıl var olacağız diye endişelerimiz
var, adlandıramasak da... Oysa ki tırtılın Kelebek olma zamanı gelmiş,
üzülmek değil sevinmek gerek... Bu hale, hepimizin insan ve dünya
vatandaşı olduğumuzu anlamak eğer batarsa ortak bir geminin batmakta
olduğunu fark etme hali de diyebilirsiniz. Örneğin bugüne kadar kendini
diğerlerinden ayrı gören pek çok insan çeşitli olaylar nedeniyle, diğer
insanlarla arasındaki gizli bağı fark etmeye daha doğrusu karşısındakini
daha fazla hissetmeye ve gerçek ihtiyacını anlamaya başlayacak...
Duygular diğer insanlarla olan ilişkilerimizin kalitesine bağlıdır
Gezegen üzerinde yeni enerjilere, yeni titreşimlere hazır milyonlarca
insan bilinçlenmiş durumda, bu yıl bu bilinçlerini hayata indirecekler
ve başkalarına da örnek olacaklar.
Gerçeklerimiz aydınlanıyor, karanlıkta ne varsa açığa çıkıyor, gitmesi
gerekenler gidiyor, kalması gerekenler kalıyor. Bunu gezegen boyutunda
da, bir firma, aile ya da toplum-ulus boyutunda da düşünebilirsiniz.
Bilinçaltı çözülmeler başlıyor, rüyalar, geçmiş yaşam kayıtları
farkındalığımızı yükseltecek. Bazı zorlayıcı ya da farklı olaylar
nedeniyle gerçek kimliğinizi açığa çıkarmak, bugüne kadar hiç
söylemediklerinizi söylemek ya da hiç alışık olmadığınız bir tarzda
davranma ihtiyacı içine girerseniz kendinizi tutmayın, hissettiğiniz
gibi davranın ve sonuçlarına katlanın, inanın ki, daha iyisi olacak,
bastırılmış ve sindirilmiş enerjilerle yaşama dönemi olmadığı için
sağlığınızı tehlikeye atmayın.
Düşünme biçimlerimiz
değişiyor, bilgi değişiyor. Asıl en önemlisi Bilinç değişiyor!...
Bilinçlenmeyi yükseltmek, farkındalığı arttırmak için başkalarının ne
kadar etkisi altında kaldığımıza, bazı şeyleri istemeden ve zorla
yaptığımıza dikkat etmek durumundayız.
Kendinize sorun “Ne kadar kendimim, ne kadar başkaları için yaşıyorum”?
Aileden, atalardan, geleneklerden gelen kalıplardan ve aile aurasındaki
enerjilerden özgürleşme etkisi var bu yıl. Her ne kadar ailemiz ve
yakınlarımız da olsalar kendi kararlarımızı verme zamanımız aralık
ayında başladı bile. Bugüne kadar evet dediğimiz pek çok şeye asla evet
diyemeyeceğiniz günlerde spiritüel bilgilerle kendinizi donatarak, ya da
rehberlik alarak yola devam etmelisiniz. Bu dönem kendinizi suçlama
değil yeniden yapılandırma dönemi çünkü Dünya Ana’da kendini
yapılandırma çalışmaları içinde. Bu güzel mavi gezegen yeni misafirleri
için yeniden hazırlanıyor. Tıpkı bir gelin gibi...
Bundan sonra “kendimiz” olma yolundayız. İşte tüm o eski kalıpların
giysilerini tek tek çıkartmak, tek tek kişiler ya da olaylarla yüzleşmek
biraz zorlayıcı olabilir, üzerinizde basınç hissedebilirsiniz, ürkmeyin
gerekli tedbirleri alıp yolunuza devam edin...
İnsanların derin ve
uyumlu bağlarının olduğu bilinci
2011 Yılının gerçekten güçlü bir etkisi var. Enerjileri, istekleri,
farkındalıkları büyütebilecek bir enerji taşıyor. Ancak! Bu yıl Jupiter
biz hayata nasıl bakıyorsak onu büyütüyor. Başta da söylediğim gibi
kendi gerçekliğimizde kalarak ama olumlu bir bakışla, sevgiyle, inançla,
bütüne yönelik, tüm insanlığa yönelik olarak yollayalım enerjimizi
evrene.
Tüm eski bilgiler değişeceği için inançtan tutunda teknolojiye, hatta
pişirdiğiniz yemeğe, çok sevdiğiniz futbol takımınızla olan bağlantınıza
kadar pek çok şey sizin üzerinizde farklı etkiler bırakmaya başlayacak.
Bana ne oluyor diye ürkmeyin! Çok iyi şeyler oluyor...
İç dünyamıza
ve dış dünyamıza, benliğimizin en derinliklerine, ailemize, toplumumuza,
kariyerimize, kimlik ve kişiliğimize, ilişkilerimize yönelik yeni bir
dönemin başlangıcını haber veriyor 2011. Eski sistemden özgür yeni bir
sistemin aydınlanması da başlıyor. Bu yıl hem sizde hem çevrenizde pek
çok değişim olayına şahit olabilirsiniz. Siz ya da yakınlarınızdan biri
bu etkiyle tüm hayatını değiştirmek isteyebilir. Bu kadar radikal
değişimlerde olayınızı mercek altına almanızda yarar var.
2011 bugüne kadar
deneyimlediklerimizden çok farklı deneyimler getirecek bize ve kendi
gerçek içsel benliğimizle buluşacağımız daha doğrusu kendimizle
buluşacağımız yıl olacak.
Bu yıl, herkesin bedensel ve ruhsal çözülmeler yaşayacağını önceden
bilmemizde yarar var. Eski enerji kalıpları, eski yerleşik düşünceler,
kişisel enerji alanımızdan ayrılmak üzere harekete geçmeye başladı.
Gezegensel anlamda kullandığımız enerjilerin değişimi, bedenlerimizde
ani hareketlenmeler, sancılar, omurgada zorlanmalar, kol ağrıları, bacak
ağrıları, yumurtalık sancıları, bağırsak ağrıları, öksürük krizleri ve
ardından kısa süre ses kısılmaları gibi semptomlar yaratabilir. Tabii ki
ihtiyaç duyduğumuzda tıbbi yardımı asla göz ardı etmeyelim ancak
gereksiz endişelere de girmeyelim.
Paradoksu Hoş Görmek
Kararlarımızın sorumluluğunu almak ve bizim için doğru olana karar
verebilmek. İşte bu yılın anahtar sözcüğü. Seçimlerimiz bizimdir ve bu
seçimlerimizden sadece bizler sorumluyuz. 2011 yılında içsel gücümüzün
sadece kendi elimizde olduğunu, ona sahip çıkmamız kendimizden, çevreden
ve değişimden korkmamamız gerektiğini içimizden sık sık tekrar edelim.
“Değişim” ya da içsel mabede iniş dediğimiz, kendimize yaptığımız
“yolculuk”
bilincimizin yükselmesi ve farkındalığımızın artması ile son bulabilir
ya da tam tersi olur tamamen şuursuz ve içgüdüsel biri olarak tüm
çevreyi şaşırtıp, rotayı da değiştirebiliriz. Bu yıl özellikle zihinsel
yani mental alanda yapılacak tüm çalışmalar ön plana çıkıyor; ya tek
başınıza ya da gruplarla birlikte bu yeni bilinç halini oluşturmak üzere
harekete geçebilirsiniz.
Size başarılı,
sağlıklı, olumlu ve dileklerinizin gerçek olduğu bir yıl diliyorum... |