Makale

WWW.ASTROSET.COM

KOVA ÇAĞI İNSANI

  Büyük İnsanlık destanında, insan hayatının bir tek temel amacı vardır; Evren Yasaları’na göre tekamül etmek.

  Eski geleneklerde, eskiden bir Altın Çağ’dan, Kristal Çağ’dan söz ederler. Bu çağda insanoğlu kendi ilahi boyutuyla bütünleşecek ve hayret verici bir değişim sonucu zihinsel olanaklarında en yüksek derecede bir artış olacaktır denmiştir. Kova Burcu Devri’ne rastlayan bu  “Kristal Çağ” a girmek, astrolojik hesaplara göre, sadece bir an meselesidir ve bazı astrologlara göre de başlamış bulunmaktadır.

  Her gün üzerinde yaşayıp durduğumuz dünya, kendi mukadderi yönünde, “nicelik yasalarının artma süreci”ne göre tekamül edip durmaktadır. Kütle hükümranlığı, aşırı çoğalma, ateşli sosyal karışıklıklar insanın tekamül hamlesini azaltmakta, dehasını yere vurmaktadır. Ruh ve beden kargaşasından kaçmak isteyen berrak görüşlü insanın yalnızca bir vasıtası var: “Kristal Çağ”ının gelişinden önce kendinde şuur değişimini meydana getirecek.

  Bu uyanış bize kendini göstermiyor değil, karanlıklar yavaş yavaş dağılıyor. İnsanlığın berrak bir eşiğe ulaşacağı günler yakındır.

  Balık Burcu Devri’ni izleyen Kova Burcu Devri, çelimsiz ruhları görünüyor ki, çok sarsacak, onları oluşmaya zorlayacaktır. İnsan beyninde birikmiş olan tozları silkeleyecektir. Dövdüğü demirin ruhunu değiştiren demirci gibi, insan da bu dehşetli uygulamayı yapacak olan ve insan bataklığının tepesinde parıldayıp duran şahane bir yıldız gibi, Kova devri insanı gibi olacaktır. Bu devrin insanı, “Nitelik Devri” ni yıkılan yapay uygarlıkların yıkıntıları arasında bulacaktır.

  Arkeolog ve antropolog Fernand Schwarz, “İnsanın Merkezine Seyahat” isimli eserinin 20.sayfasında şunları söylüyor bizlere: “Devri tarih Arslan-Yengeç devri ile başladı, yarı mitolojik devredir, eskiler Atlantis’in batışını, ilk sıcak su akıntılarının tezahürünü, büyük gelgit olaylarını, ana tanrıçalara tapınmayı, Ay’ın gizli etkileri altında belirlediler. Sonra İkizler Devri geldi; bu değişim girişimlerini dengelemek, bir insanın ilk kelimelerini söylercesine bu ilk çağları tespit etmek iradesi, isteği vardı bu devrede. Bu tespit, astrolojik zaman içinde değişimin eksiksiz olarak gerçekleştiği Boğa Devri’nde tamamlandı. Koç Burcu ile insanın macerası başlar. Bu macera, ruhun araştırılmasını amaç edinen büyük Hint-Avrupa gözlemidir İnsan dünyadaki rolünün nefes alıp, gezinip durmak olmadığını anladı yada hissetti. Kendi ruhsal memleketini fethetmeli, devre devre geçerek onu  Kova  Devri’ne ulaştıracak tekamül derecelerini dolaşmalıydı. Koç Burcu’nu Balık Burcu devri izledi Hristiyanlıkla beraber “Demir Çağı”da başladı. İnsan yavaş yavaş Balık Burcu’nın çalkantılarından çıkarak, karanlığın elverdiği kadar Kova Burcu’na doğru yürüdü. Berrak, geçirgen, saydam olan devreye dönüştü bu.”

  Yeni devrin gelişini, yıldızların hareketiyle insanlık tarihi arasındaki ilişkileri inceleyerek ulaşıyorlar. Kova Burcu insanı nasıldır, ne olacaktır? Ruhsal zayıflık ve gevşeklikten doğan “sosyal mutluluk felsefesi”nin dokunaklı alayı, bizzat kendine ve kaderine hakim Kova Burcu insanı’nın gelişini bildirmektedir.

  Bu geleceğin insanının morfo-psikolojisi acaba nasıl düşünülmektedir? Geleceğin gereksinimlerine uyumlanmış bu adam hakkında kesin bir fikre sahip olamayız belki, ama Marielle Clavel’e kulak vermekte fayda var sanıyorum:

  “Uzun boy, ince silüet, ciddi sima, tetkik eden bakışlar, ileri çıkık alın… Kova Burcu devri insanının Uranüs tarzı morfolojik karakteristikleri ve zihinsel bilginin sembolü böyledir. Bu morfoloji, bir kroki vasıtasıyla temsil edilen Uranüs gezegeninin işaretine karşılık gelir. Bir daire, çemberin dışına taşan dik bir çizgi; bu çizgi, aynı zamanda bir H işaretinin orta çizgisini ortalıyor. Dar anlamda da olsa bir fikir vermektedir. Uranüslü, tüm heyecansal kudreti, tüm duyusal biçimleri reddederek, temelden objektif olmayı istiyor. Bütün kabul edilen fikirleri aşıp geçmek ve tamamen anlaşma dışı orijinal bir stil meydana getirmek istiyor. Bu anlamda, önce teorileriyle yenilikçi ve hazırlayıcı olarak davranır. Disiplin altına aldığı tüm güçleri bir tek amaca, bir tek ihtirasa, benzersiz bir ciddiyete yoğunlukla yöneliktir. Eğer Uranüslü’nün yüzünde gergin çizgiler ve sinirli bir ifade ortaya çıkıyorsa, bundan dolayı tartışmalarında belirli bir sertlik, çevresinde soğuk bir gerekircilik havası ve tek bir arzuya yönelik mutlak bir istikamet görülebilir. Bazen fanatik bir tutuma da girebilir.”

  Dinamik astroloji çalışmalarını yürüten Olivier Clouzol, insan psikolojisinin en karanlık bölgelerini aydınlatmak için araştırmalar yapmaktadır. Dinamik astroloji için şunları söylüyor: “Dinamik astroloji ne bir psikoloji, ne de bir kehanettir Gezegen hareketleri ve devreleriyle kendi bedenindeki enerjiyi hissetmeyi, heyecansal karışıklıkları düzenlemeyi, eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeyi ve kendinde her şey gibi mevcut olan tanrılık şuur ile temasa geçmeyi öğrenen kimsenin hayatında meydana gelen değişimler arasındaki ilişkiyi inceler. Bu öğrenim, ani değişiklikler olmadan, heyecan verici buluşlar ve de güç olmakla beraber, psikolojik ve fizyolojik deneyler yapılmadan yapılamaz.”

  Anlaşılıyorki, bu yeni devirde yaşayan Kova Çağı insanı, geleceğin karanlıklarından çıkıp gelecek değildir. Güncel değişimdeki aşırı hız bize, onun şimdiden var olduğunu, oluşmaya ve bizde kendi tekamül etmiş şeklini kurmaya çalıştığını göstermektedir.

  Zihinsel rahatlığımız pahasına onu kabul edebilecek miyiz? Çünkü onun macerası bize aittir, büyük insanlık destanında insan hayatının bir tek temel amacı vardır; Evren Yasaları’na göre tekamül etmek.

Kaynak: Ergün Arıkdal- Tekamül S:266-267-268-269

Yayın Tarihi: 13.05.2018

 

© Astroset 2003-2018