Makale

WWW.ASTROSET.COM

ASTROLOJİ SINIRLARI GENİŞLETİR

  Astroloji geçmişten günümüze yansıyan kadim bir disiplin dalı olduğu için akıl-mantık-duygu üçgeninde insanın en iyi yardımcısı konumundadır.
Günlük yaşam olaylarına yanıt verirken bu üçlemede oluşturmamız gereken dengeler oynaktır ve sık sık değişir. Bazen aklı bazen de duyguyu ön plana almak gerekebilir. Mantık ise sık sık devreye girmek ister. Hatta tüm devreleri ele geçirmek bile ister… Bu üçlüyü iyi  tanımak ve ayarlarını iyi yapmak gerekir. Üçgendeki öğeler iyi bir zamanlama yapılamadan değiştiğinde ise problem başlayacak, ardı arkası kesilmeyen sıkıntılı olaylara çözüm arama sorunu yaşayacağız demektir.
Düşüncelerin yerli yerinde ve zamanında aktif yaşama geçirilişi başlı başına bir yaşam disiplini hatta yaşam sanatı sayılır.

 
Felsefeden örnekleyecek olursak; ünlü filozof Descartes düşünce yani eski deyimiyle fikir kavramını üç alanda inceler. Birincisi doğuştan sahip olduğumuz düşünceler, ikincisi öğrenilen düşünceler, üçüncüsü ise gözlemler sonucunda, deneyimlerle  oluşturulan düşünceler. Astrolojik açıdan her üçünün de bir arada  dengeli, yerinde ve zamanında kullanımı bizi başarıya ve mutluluğa götürecektir.
  Öncelikle aklın sınırları konusunu irdelemek yararlı olur.
 "Aklın sınırı var mı ki ortadan kalksın" diyeceksiniz. Aslında evrensel aklın sınırı yok. Fakat bizim aklımızın sınırları var. Çünkü aklımızı öğrendiklerimizle sınırlandırıyoruz ve bu sınırların içinden olaylara ve kendimize bakıyoruz. İşte bu noktada Astroloji bizim kendi kendimize koyduğumuz bu sınırları zorlaması daha doğrusu ortadan kaldırması açısından günlük yaşam için önemli bir rol oynuyor.

 
Aklımız sınırsız olabilir fakat bizim düşüncelerimiz sınırlı olduğu için aklımızı da sınırlandırmış oluruz. Bunun sonucunda reddedemeyeceğimiz bir durum karşısında aklımız zorlanır. Yani daha açıkçası bizim kendimizi korumak için koyduğumuz sınırlar, dönüp dolaşıp yine bizi zorlar…
 Aslında
‘aklım niye zorlansın ki, istemediğim, benim akıl-mantık dengeme uymayan her şeyi reddetme özgürlüğüm var’ desek bile; yani içinde yaşadığımız toplumun kabul gösterdiği bir şeyi akıl-mantık-duygu üçgenimiz şiddetle reddetse bile; sırf topluma ya diğerlerine uymak ve dışlanmamak için, o kavramı kabul etme eğilimi içine gireriz. Yoksa bunalımın ortaya çıkması an meselesidir. Ama dışsal olarak gerçekleşen bu kabuller daha sonraki yıllarda, kemikleşen sorunlar olarak karşımıza çıkacaktır.
  Aslında kabul etmek ve reddetmek arasında gidip gelen bu tip düşünceler aklımızın sınırlarını ve daha önemlisi yaşamımızı zorlamakta hatta tehdit etmektedir… Çünkü zorlanmayan aklın gelişmesi ve sınırlarının genişlemesi mümkün olamayacağı gibi fazla zorlanan akıl da günlük yaşamı zorlaştırabilir, hatta daha ileri bir aşamada çekilmez hale de getirebilir.

 
İşte bu noktada devreye giren astrolojik bilgi ve astrolojik veriler; düşünce biçimini değiştirmek suretiyle aklın sınırlarını genişletirken yaşadığımız hayatı da kolaylaştıracaktır. Bir pratik örnekleme yapacak olursak şöyle diyebiliriz: akıl-mantık-duygu üçlemesini doğru kullanmak için çözümsüz kaldığımızı hissettiğimiz zaman düşüncelerimizi serbest bırakalım. Karşılaştığımız durum her ne olursa olsun, kabul etmesek bile reddetmekten de kaçınalım. Yani ne kabul gösterelim ne de reddedelim. "Olur ya da olmaz" demeyelim. Anlamaya çalışalım. Düşünce yürütmeyelim, işi daha da zorlaştıracak yorumlar yapmaktan kaçınalım. Bildiğimiz kavramlarla anlayamadığımız bir durumla karşılaştığımız zaman bunun boşuna olmadığını düşünelim ve içindeki anlamı bulmaya çalışalım. Böylece hem akıl, hem ruh, hem de beden sağlığımız mükemmel olacak, hem de gelişmekte olan dünyanın bir parçası olmayı başaracağız.

 
Astrolojik bir  deyişle 'Karakterimiz kaderimiz' olduğuna göre kendi kaderimizi kabullenip evrenle uyum içinde yaşayabilmek için kendimizi tanımamız zorunludur. Ancak biz genellikle bundan kaçıp bir başkasının bize geleceğimizle ilgili olumlu haberler vermesini bekleriz.Yani bizim kullanmaktan vazgeçtiğimiz üçgenimizi bizim adımıza onun kullanmasını isteriz. Bazen bu konuda şanslı da olabiliriz. Bizi bu açıdan tamamlayacak bir  ailemiz, eşimiz ya da dostlarımız olabilir ama ne yazık ki yaşam dönüp dolaşıp bizi yine kendimizi tanımamız noktasına getirecektir. Bu kaçınılmaz bir kaderdir. Eskiler buna, ”Deveyi iğne deliğinden geçirmek” demişlerdir. Deveyi iğne deliğinden geçirirken yalnız olmadığımızı bir gün herkesin bu işlemi yapmak zorunda kalacağını unutmadan yaşamın bize rehberlik etmesi için geliştirdiği tekniklerden ve metotlardan yararlanmayı da seçebiliriz. Bu metotların en kişiye özel ve eşsiz olanı “ASTROLOJİDİR."  Astroloji yükseltici bir disiplin ve modern bir kendini tanıma metodudur.

ASTROLOJİ ÖZEL DANIŞMANLIK SEANSININ BİZE YARDIMCI OLABİLECEĞİ KONULAR ŞUNLAR OLABİLİR;

 

 - Yaşamımızdaki DÜŞÜNCE AKIMLARINA uyumlu çalışabilir, isabetli zamanlamalar yapabiliriz

 - Yaşam üçgenimizde, akıl-mantık-duygu çatışması  yaşarken  veya karmaşa, değişim, geçiş dönemi içindeyken;
    daha tarafsız bir gözle kendimizi izleme fırsatını, doğum haritası aracılığıyla bularak yeni adımlar atabiliriz

  - Düşünsel, duygusal, zihinsel ve fiziksel açıdan güçlü ve zayıf yönlerimizin farkına varıp, psikolojik yapımızı daha
    iyi tanıma fırsatı bulabiliriz

 - İnsan ilişkilerinde, iletişimde, işimizde, eğitimimizde, eş seçiminde  ve yaşam hedeflerimizin doğru tespitinde daha
    bilinçli seçimler yapabiliriz

 - Sadece bize özgü olan yaşam amacımızı çok net keşfedip, ona doğru yönelebiliriz

 - Huzur denge ve mutluluğa ulaşmamızın önünde engel olarak duran şuuraltı birikimleri ve onların yaşam üçgenimiz
   üzerinde yarattığı dengesizlikleri anlayabiliriz

 

© Astroset 2004-2010