Ezoterizm ve Gizemcilik

WWW.ASTROSET.COM

Maya Takvimi ve Tekamül

  Yaşam, İlahi İrade Yasalarına göre oynanan çok ciddi bir ruhsal oyundur. Bilmeden oynanan oyun ne tat verir, ne de fayda sağlar. Bilmeden oynanan oyunda her ne yapılırsa nefs adına yapılır. Doğa gücü Yaradan’ın güçlerinden biridir. Hükmünü deprem, yağmur ya da baharda çiçeklerin açışı şeklinde yerine getirir. Eşzamanlılık Yasası otomatik işler ve şokların etkisini canlı varlık kendisine göre hisseder. Sonuç önemlidir ve önemli sonuçlar alınma devrinin hızı giderek artıyor(NOT: “varlıksal ilkeler” astroset’te Newage sayfasında yayınlandı.)

  Öyle sanılıyor ki yapılan her hareket, her iyi davranış ve vicdan sesini dinleyerek verilen her karar insanı geliştirir, tekamül yolunda ilerletir. Oysa ki tekamülün yönü hakkında gerçek bir bilgimizin olabilmesi için kendimize iyi bakmamız gerekir bu da kendimizi iyi tanımak demektir. Ancak iç yapımızın işleyiş mekanizmasını iyi bilmekle nasıl tekamül edeceğimiz hakkında bir bilgiye ulaşabiliriz.

  Tekamül olgusu spiral bir yol izleyerek gerçekleşir. Az farkla hep aynı olaylar yaşanır ve mekanik hayatın yörüngesinden nadir hallerde çıkılır. Çok uzun devreler süresince gerçekleşen tekrar doğuşlarla oluşan şuurlu bilgi vasıtasıyla içsel aydınlanma, şuur uyanıklığı, saffet günü oluşur; işte bu tekamüldür. Tekamül, ip gibi sürüp giden bir olgu değil, nerede, ne zaman olacağı belli olmayan parlamalar şeklinde beliren bir olgudur. Bu yüzden insan ve toplumlar çok zor gelişirler. Hayatın tümü spiral hareketin niteliğine bağlı bir gelişimin amacına ulaşması için İlahi Kudret’in bir düzenlemesidir.

  Neo Spiritüalizm anlayışına göre beşeriyet devre sonunun şuurda uyandırıcı etkisi altında sarsıntı devri yaşamaktadır. İnsanların doğa ile olan ilişkilerinden doğan şuurlanma ve uyanma sürecinin hızlanması için kasıtlı ıstırap alıştırmalarının çeşitli boyutlarda düzenlenmeleri ile karşı karşıyayız. İster bireysel, ister toplumsal olsun her türlü sarsıcı olaya karşı göstereceğimiz makul sabır, yönlendirilen kasıtlı ıstırap sürecinin maksadını oluşturur. Istırabın amacı insanda irade gücünü artırmak ve kullanılması gerektiği gibi kullanma yeteneğini geliştirmektir. İrade aynı zamanda istek demektir. Kasıtlı ıstıraba olan direncin kazandırdığı irade gücü isteklerin kapsamını belirler. Bu ise şuurlanmanın başlangıcıdır. Istırabın bize göre olumlu ya da olumsuz sonuçları Sebep-Sonuç Yasası’na göre oluşur ve gereğince yararlanmak ya da sakınmak şuurlanma derecemize bağlıdır.

  İnsanlık mertebesindeki ruh varlığının madde alemindeki mevcudiyetinin büyük amacı, irade gücünü artırmak,şuurlanmak ve maddeye egemen olmaktır. Şuurlanmanın öteki yüzü uyanmaktır, bunun da yolu bilgi uygulamasıdır. Yani ruhsal varlığın canlılar aleminde çeşitli mekanlarda muhtelif görünümler içinde tezahür etmesinin, ortaya çıkmasının ana sebeplerinden başlıcası, maddeye ve onun gelişimine olan hakimiyetini ve yardımını şuurlu olarak yerine getirmektir. İşte bu şuurlanma tekamülün kendisidir. İrade ve hürriyet bu şuurlanmanın oranına göre belirlenir.

  Dünya yaşamındaki her türlü yasak, maksatlı ıstırap yasasının bir uygulamasıdır; arzuların kontrolü, arzuların dengesizliği nedeniyle gereklidir. Arzu, hedef bildiği şey ne ise ona kayıtsız şartsız erişmek ister. İşte bu kontrol maksatlı ıstıraptır. Daha ileri safhalarda, hizmet ve vazife hedeflerine erişmekte gösterilen sabır ve katlanma bile ıstıraba razı olmak demektir. Buna en canlı örnek peygamberlerin hayatlarıdır.

  Özgürlük içinde yapılmayan bir tatbikatın günahı sevabı olmaz. Ruh varlığı sonsuz mutluluk ya da ıstıraba maruz kalmak için mi ete kemiğe bürünüyor? Bu derece zulmü insana kim layık görebilir? Evrensel şuurun temsilcisi olan ve O’ndan gelen bir ebedi varlık için mutluluk ya da ıstırabın sadece adı vardır. Bilgisine ulaşılan her bilinmezin bir yanılgı olduğunu idrak eden yani ulaşılan bir bilginin son hakikat olmadığını, mutlaka onun da üstünde bir hakikat olduğunu anlayan ruh varlığının kudreti karşısında cennet de, cehennem de önemini yitirir. Hareketlerinin sorumluluğunu taşımayı öğrenen insanın özgürlüğü artar. Özgür olarak yapılan uygulamaların sonucunda, tekamül dediğimiz şuur ve irade gücünün egemenliği, varlık alanlarının en baskın karakteri olarak gözlenir. Yani her yaşamımızın hedefi şuurlanmaktır(“yaşamın anlamı” konulu makalemiz astroset’te Newage sayfasında yayınlanmıştı).

  Geleceğin insanı, tek yönlü olmayan insandır. Dualiteden kurtulmuş, küresel yaşam anlayışına göre idrakinin boyutlarını artırma yolunda çaba harcayan, hayatın bencil mücadele evrelerini tamamlamış, vicdanının sesini dinlemeye alışkın ama vazifesi için olağanüstü gayret gösterebilen insandır. Duygusal otomatizmanın kurbanı olmayan ve put severlikten elini eteğini çekmiş, simgelerin özünü yakalamış olan geleceğin insanı, maddenin kullanılmasını sadece vazifesinin yerine getirilmesi olarak gören insan olacaktır. Rabb’ini bilecek, kendini bilecek ve tekamül edecektir. İnsanlığın içinde bulunduğu şuursuz, otomatik uykudan, vazife aşamasının sonunda güneş gibi ortaya çıkacak olan uyanma, kıyam etme, şuurlu vazife hayatı dünya realitesinin en yüce mertebesidir. Şuurlu vazife hayatını yaşamak, dünya okulunda yapılacak en son eğitim ve uygulamadır ki, bunun sonu mezuniyettir.

<< Önceki Bölüm

Sonraki Bölüm >>

 

KAYNAKLAR:

Devre Sonu – Ergün ARIKDAL- Ruh ve Madde Yayınları
Ergün Arıkdal Salı-Perşembe söyleşileri

Yayın Tarihi: 28.Eylül.2010

 

© Astroset 2004-2010