Günün Penceresi

WWW.ASTROSET.COM

 

SİHİRLİ EV

  Zamanın bizim bildiğimizin dışında aktığı sihirli bir dağın ardında sihirli bir ev vardı. Bu sihirli eve herkes alınmazdı. Alınacaklar listesini sadece bu evin sahibi hazırlar ve sihirli evde sadece özgürlük yolcuları ağırlanırdı…
 
Ben valizimi hazırlayayım da bir özgürlük yolculuğuna çıkayım sonra da sihirli dağın ardındaki evde  özgürlüğüme ulaşayım demenizin yeterli olmadığı bir evdi o…

  Öncelikle içinde bulunduğunuz dünyanın bir hayal dünyası olduğunu ve  yaşamın günlük aldatmacalarından sıkıldığınızı artık onların sizi oyalayamadığını, kandıramadığını fark etmeniz gerekiyordu…
  Sonra yüreğinizin derinliklerinde evrene yeni bir pencereden bakmak dileğinizin güçlü olması gerekiyordu. Dağların ardında ne olduğunu öğrenme ihtiyacının da… Hem de öyle az buz değil insanı yollara düşürecek kadar güçlü olması…
  Değişme ve değiştirme gücünüz de olmalıydı yani bildiğiniz alıştığınız sahillerden ayrılma yeni sulara açılma gücüydü bu. Açık denizlerde martılarla baş başa ve tek başına durabilme cesaretiydi aynı zamanda.

  Ancak bütün bunlardan daha da önemlisi ev sahibinin sizi seçmesi gerekiyordu, tüm bu özelliklere sahip olup ta seçilemeyen yada bu özellikleri taşımamasına rağmen seçilenlerde yok değildi bu eve..
  Eve girmekle iş bitmiyordu tabii sonsuz odası olan bu sihirli evin bir ayrı özelliği daha vardı ve siz bu gerçeği yeni öğreniyordunuz.
” Her şey sizin bakış açınıza göre durmadan değişiyordu.” Camdan bir bakıyordunuz  sonsuz bir deniz az sonra yeniden bakıyordunuz, sizi oradan alıp götürecek bir sandal… Ya da yorulduğunuzu düşünüyorsanız dinlenecek bir iskemle…

  Daha önce dış dünyada yaşarken hiç bilmediğiniz, hiç dikkat etmediğiniz farklı gerçekler bu evde sürekli yaşanıyordu. Sihirli evin misafirleri önce bu algı değişikliğinden ve yeni karşılarına çıkan gerçeklikten çok rahatsız olurlardı. Aralarında sık sık toplanır bu durumla nasıl baş edeceklerini konuşup çözüm ararlardı…

  Ama sonra tek çözümün insanın düşünce gücünde olduğunu anlar ve rahat ederlerdi. Bu gerçek sihirli evde yaşamalarını kolaylaştırırdı. Misafir öncelikle, her insanın kendi yaşam tablosunu elleriyle çizen bir ressam olduğunu anlardı. Eğer çok isterse tablosundan okyanus sularını taşırabileceğini öğrenir önce bundan korkar, ölümcül bir kaygıya kapılır sonra da yavaş yavaş bu yeni gerçekliği sevmeye başlardı.
  Bir ağacın yeryüzünün taa merkezine inen kökleri gibi hissederdi kendini. Bir ağaç gibi kökü yerde, dallar gibi de başı göklerde olmanın gerçek anlamı sihirli evde anlaşılırdı…

 Tabii doğrusunu söylemek gerekirse sihirli evde her şey öyle kolay değildi. Tüm gerçek diye bildiğiniz şeylerin avuçlarınızın arazından eriyip gittiğini görmek öyle herkesin dayanacağı bir şey değildi ama insanlar yine de sihirli dağın ardındaki sihirli eve kabul edilen insanlara gıptayla bakarlar bazen onların yerinde olmak isterler bazen de çekinirlerdi. Oysa sihirli evin misafiri kendini bekleyen tehlikeleri iyi bilirdi. Bu sonsuz gibi gözüken odalarda kaybolmak onun en büyük korkusuydu.

  Sihirli ev sakinlerine evin içinde kaybolmasınlar ve özgürlük kapısını açsınlar diye evin sahibinin koyduğu işaretler vardı. Ancak ev o kadar geniş ve odalarda o kadar fazlaydı ki zaman içinde bu işaretleri bile kaybetmek olasıydı. 
  Yaşamı yeniden kucaklamak ve sevinçle özgürlüğe, gitmenin tek şartı vardı. Evin içindeki sayısız odada fazla oyalanmadan gerçek özgürlük kapısını bulmak. Misafir sonunda bunu öğrendiğinde misafir olmaktan çıkıyor, özgürlük yolcusuna dönüşüyordu.

  Bunu sağlamanın tek yolu ise; öğrenme isteğinin hiç yok olmaması ve bilgiyi seçtiğinin bilincinde olmaktı. Bu nedenle sihirli evde arkadaşlık bağları çok güçlüydü, arzusu sönmekte olanlar için, en yakın arkadaşları hemen toplanır, enerjilerini bir araya getirir ve onun arzusunu tazelerler, yürümekte oldukları yolu birbirlerine hatırlatırlardı.

  İşte bulutların ardındaki sihirli evde bunlar yaşanıyor ve aslında hepimiz bu sihirli evi ziyaret edeceğimiz günü bekliyoruz. Sihirli evin çıkış kapısı da var elbette ve bu kapıdan çıkışımızın, özgürlüğümüze ulaşmamız anlamına geleceğini biliyoruz...

 
 

© Astroset 2004-2010