Günün Penceresi

WWW.ASTROSET.COM

 

VİCDAN ve MAKUL OLAN

  Hepimizin hayatında “vicdan” kavramının yeri vardır. Doğru ya da yanlış bir yerlerde mutlaka kullandığımız bir kavram olan vicdanın sözlük anlamı, Ahlaksal, iyi ve kötü hakkında şuur; yanlış ve doğrunun ne olduğunu bildiren duygu, iç biliş, içsel ses (1) olmaktadır.

  Günlük yaşamda çok çeşitli durumlarda vicdanımızın sesini dinlemekle dinlememek arasında kalırız. Örneğin bir belediyede çalışıyorsak toplum için yararlı olanla kişisel olarak kendi yararımıza ama ahlaktan yana olmayanı yapma arasında kalabiliriz bazen. Ya da bir yerlerde birilerinin kötülüğüne yönelik yapılan bir eyleme karşı bir duruş sergilemekle, susup kendi huzurumuzu bozmamak arasında kalabiliriz. Bu durumlarda vicdan kanalını kapatmamayı isteyen biriysek, egomuz yerine doğru olana yönelik bir tavır sergilediğimizde içimizi “huzur” duygusu kaplar ve bu gerçek içsel görevini yapmanın, vicdan sesini duymanın verdiği tarifi imkansız bir histir. Diğer yandan vicdanının sesini dinlemek isteyen biri olarak doğrudan, olumludan yana olan tavrımızı koyamadığımızda da bu huzur duygusunun yerini onun tam tersi, tarifi imkansız bir huzursuzluk, bir ıstırap duygusu kaplar.
  Bir de vicdan sesine hiç kulak asmayanlarımız olabilir, egoya hizmet eden tarafta olmanın akıllıca olanı yapmak olarak kabul edildiği ortamlar günümüzde bir hayli yaygındır, öyle ki vicdanı dinlemek şu günlerde çoğu insan tarafından “anormal, safça, hatta aptalca” bir tavır olarak kabul ediliyor. Oysa bu anlayışların ve vicdanların üzerini kapatmış olan karanlık örtü, evrendeki sebep sonuç yasasının varlığını sadece bir süreliğine örtebilir. Gerçek olan şu ki kaçıp kurtulabileceğimiz hiçbir yasa, yapıp yok edebileceğimiz, sonucuyla karşılaşmayacağımız hiçbir eylem yoktur.
Ne ekersek onu biçeriz!

  Her düşüncenin, her hareketin, tutumun bize yeni bir olay, ortam ya da yaşam olarak geri döneceği bilgisi, vicdanımızın aslında ne büyük bir yardım eli olduğunu da işaret ediyor, ama elbette görmek isteyen gözlere!... Biz istediğimiz sürece, olumlu olandan yana tavır almak için doğruyla yanlışı ayırd etmekte zorlandığımızda imdadımıza vicdan sesimiz yetişir.

  Peki vicdan sesine uymak, vicdan uygulaması yapmak ne şekilde olursa makul olur? Örneğin çok az para kazanan ve hatta bu parayla geçinemeyen biriysek sokakta yanımıza yaklaşan dilenciye bütün paramızı vermek makul bir vicdan uygulaması mıdır? Ya da kendi içinde yaratıp büyüttüğü endişeleri, vesveseleri bize olduğu gibi aktarıp bütün enerjimizi tüketmeyi alışkanlık haline getiren arkadaşımıza bunu yapması için izin verip durmak vicdan sesimizi mi dinlemektir, yoksa yalnız kalmaktan korktuğumuz için ya da iyi insan olarak anılıp egomuzu beslemek adına yaptığımız bir eylem mi vicdanlı olmak olarak tanımlanmaktadır? 

  Gerçek şu ki bizler pek çok zaman, vicdan olarak adlandırdığımız birtakım eylemlerle kendimizi kandırırız, bu eylemlerin gerçek adı çoğu zaman “hayır diyememek”, “egoya hizmet etmek”, “aşırı duygusal davranmak” veya “korkmak” olmaktadır. Vicdan sesini bu tür başka eylemlerle karıştırmamanın yolu ise önce kendimize karşı dürüst olmaktan geçer.

  Kendimize dürüst davrandığımızı varsaydığımızda da vicdanlı davranmanın sınırlarını belirlemek durumunda kalırız, çünkü yaşadığımız ortam, dünya hayatı bunu gerektirir. Başka bir deyişle vicdan uygulamasına akıl unsurunu da katmak durumunda kalırız ki bunu da “makul vicdan” olarak adlandırmak mümkün.
  Örneğin belinde rahatsızlık olduğu için ağır kaldırmaması gereken biri olabiliriz. Bu durumdayken pazardan dönen eli kolu dolu bir teyzenin bizden ağır torbalarını taşımamızı istemesi karşısında kaldığımız durum buna güzel bir örnek olacaktır. Elbette bu duruma karşı tamamen duyarsız kalarak dönüp gitmek bir makul vicdan uygulamasıyla karıştırılmamalıdır. Ne var ki o ağır torbaları sakat belimize rağmen yüklenmek de bize çok ciddi tehlikeleri getireceğinden bu da makul bir tavır olmayacaktır. Bu durumda makul ama vicdanlı olan tavır belki torbaları taşımak için farklı bir yardım şekli bulmak ya da hiç çare bulunamıyorsa belimizin rahatsız olduğunu söyleyip nezaketle reddetmek olabilir. Aksi halde yaptığımız sağlığımızı tehlikeye sokan bir durum olduğundan, bu durumda da kendimize karşı vicdanlı davranmamış oluruz.

  Vicdan, gelişme yolundaki insan için yüksek bir aşama, yükselen anlayışların devamında ise bütün dünyayı değiştirebilme potansiyeline sahip çok önemli bir rehberdir.

(1) Metapsişik Terimler Sözlüğü, RM Yay., E. Arıkdal, 1989

Yayın Tarihi: 29.Temmuz.2008

 
 

© Astroset 2004-2008