Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

AN'I YAŞAMAK

  İçinde bulundukları anı yaşamaktan korkmayan önyargısız kişiler sürekli hareket hâlindedirler ve devamlı, içsel olarak yer değiştirirler. Anın getirdiği renklerle renklenmekten ürkmeden, gökkuşağının tüm renkleri arasında dolaşır dururlar… Bilirler ki, bizi derinden sarsan bütün olaylar; sadeleşmemize, tortuları atmamıza ve değişmemize yardım eder.
  Değişmeyi arzu ediyorsak, orada bir soğuk ya da hızlı esen değişim rüzgârlarının sarsıntısına izin verebilmeli, hemen, o bildiğimiz eski şartlara dönmek için acele etmemeliyiz. Aslında kişinin bulunduğu anı yaşaması özel bir hâl. Genelde hepimiz ya geçmişte ya da gelecekte yaşıyor, anın getirdiği bilgiyi, olanağı ya da farkındalığı reddediyoruz.

  Çağımızın insanı, anı yaşayamamanın sıkıntısı içinde... Istırap ya da sevinç, hangisi olursa olsun o an, zaman-mekân kesişmesinin bizim için en uygun olduğu an. Sahip olmaktan, sadece “olmak” hâline geçebilmemiz için yaşam bize yepyeni bir fırsat daha sunuyor.
  Oysa biz ne yapıyoruz? Yenilikten çok korktuğumuz ve önyargılardan kurtulamadığımız için çevremizde oluşmakta olan o yeni olaya, gözlerimizi, kulaklarımızı, hatta farkındalığımızı ve algılarımızı kapatıyor, değişmekten korkuyor, bir kaplumbağa gibi kabuğumuzun içine çekiliyor, zaman kaybediyoruz. Kaybettiğimiz zaman da başkasının değil bizim yaşamımızdan eksilip giden zaman…

  Anı yaşamayı başaracak olursak, geçmişteki güzellikler ya da pişmanlıkların geleceğimizi asla etkilemediğini fark edeceğiz. Gelecek için kaygı duymaktan vazgeçersek, bütün dikkatimizi bulunduğumuz “an”a yönelterek, orada bizim için olup bitenleri algılamaya başlayabiliriz. Bu algılama ve farkındalık netleşmesinin bir başka adı da “Yaşamak”tır. Geçmiş ya da geleceğin anılarıyla doluyken anı yaşadığınızı iddia edebilir misiniz?

Kaplumbağa gibi kabuğumuza çekilmektense zamanla-yaşamla dansetmek ne kadar keyif verici olmalı!...

 
 

© Astroset 2004-2010