Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

Devre Sonu ve Gelişim Açısından Doğal Afetler

Hazırlayan : Selman Gerçeksever  

 

Deprem, tayfun, hortum, su baskınları, şiddetli yağış, iklim değişikliği ve bağlı doğal değişimler ve bu doğal
olayların hepsi yer kürenin (toprak ana “gaia”nın) kendine özgü gelişim ve değişim hareketleridir.
Beşeriyet bunları engelleyemez, kendi olanaklarına ve bilimine göre önlemler almaya ve yıkımdan korunmaya çalışır ama engelleyemez ancak oluşumunu kolaylaştırır, hızını artırır(çevre/atmosfer kirliliğine neden olarak, iklim
değişikliğine katkı sağladığımız gibi….).

Gezegenin bu değişimi ve gelişimiyle ilgili bu olgular sadece gezegenin (toprak ananın) kendi gelişimiyle sınırlı değil; bitkiler, hayvanlar ve insanlar âlemiyle de yakından ilgilidir. Özellikle insanlar âlemindekiler “doğal âfet” dediğimiz olaylara yönelik tavır alırken/tepki verirken, varlıksal gelişimimizle ilgili olarak; vicdansal açıdan, atâletten kurtulup hareketlenme bakımından, yeni icatlara ve keşiflere yönelik (motivasyon bakımından) sıra dışı olanak ve fırsatlarla karşılaşır. Bunlar doğal olaylarla gelen gelişim olanakları, sınanmalar ve hâlet yaşayarak doğru bildiğimizi uygulama fırsatlarıdır.

Doğal bir âfet ortaya çıktığı zaman yardımlaşma ve dayanışmanın en üst düzeydeki örneklerini gördüğümüz(ve
hattâ doğrudan doğruya kendimiz deneyimlediğimiz) gibi, bunun tam tersi, “selden odun kaçırırçasına….”
fırsatçılık, bencillik ve hattâ yağmacılık vb. talihsizlikleri de görürüz. Bunlar beşerî gelişim düzeyimizin vicdanla
ilgili özellikleri bakımından elbette düşündürücüdür. Aslında bu da doğaldır; herkes kendi gelişim düzeyine ve
realitesine göre hareket eder, aldığı etkilere ona göre tepki verir. Elbette herkes kendi yaptığından sorumludur
ve Nedensellik Yasası’na göre edimlerimizin sonuçlarıyla karşılaşırız.

Gezegenimizin kendi gelişimi ve değişimiyle ilgili “doğal âfet” dediğimiz olayların, bizleri atâletten kurtarmak
gibi bir yararlı işlevleri de vardır. Atâlet ve rehâvet içinde olmak, gelişim hızının iyice yavaşlamış olduğunun
belirtisidir. Bu durum gelişim açısından hiç de istenmeyen ve ezoterik anlamda “kabuklar içinde sâbitleşip
kalmak“ şeklinde simgeleştirilmiş olan küçümsenmeyecek bir talihsizliktir.
İşte doğal âfetler, atalet uyuşukluğundan silkinip/sıyrılıp yeni şeyler ve iyi şeyler yapma, sıra dışı tavırlar sergileme ve deneyimleme fırsatı sunar. Gelişim ihtiyaçlarımız ve yaşam planımız açısından bu gibi deneyimlere gerek varsa, zâten beşerî bir vesile ve durumlarla bu tür olayların ortasında buluveririz kendimizi.
Bu fırsat, ataletten kurtulup hareketlenme, realitemizde “pişme” ve bir üst realiteye biraz daha yaklaşma bakımından ilâhî bir rahmet ve yardımdır.

Bir kısım bireyler de, gelişim düzeylerinin ve gelişim ihtiyaçlarının gereği olup bitenleri “sağlıklı gözlem”lerle değerlendirirler ve olayın içindeymiş gibi gerekli hâletler içine girip çıkarlar.(*)
Bunlardan ayrı olarak, doğal âfetler şeklinde ortaya çıkan gezegensel değişimlerin beşeriyete sağladığı başla bir
olanak da, dezenkarnasyonlardır. Yaşam planları gereği, spatyoma dönmesi gerekenler için doğal âfetler çeşitli
kolaylıklarla doludur. Bunları gözlemleyenler ve hattâ vicdansal ya da başka nedenlerle ve elbette kendi
akıllarınca kurtarmaya çalışanlar da gelişim açısında, ibret alma açısından ve hâline şükretme açısından derece
derece nasiplenirler.

 

(*) “sağlıklı gözlem”den ne kastedildiği konusunda bkz. SADIKLAR PLANI TEBLİĞLERİ, syf. 62, 262.

 Yayın Tarihi:06 Nisan 2020 

 

© Astroset 2003-2020