Bireysel Gelişim

GRGN

 
 

Astro terapide insan doğası
  Rasyonel bir yaşam biçimini öneren Astro Terapi insanın akılcı bir potansiyelle doğduğunu, güçlü düşünebileceğini ancak irrasyonel ve rahatsızlık yaratacak düşünce biçimlerine de sahip olabileceğini bilir. Bireyler mutlu olmaya, kendini gerçekleştirmeye, aşık olmaya, kendilerini doğru ifade etmeye, diğerleriyle ilişkiye girmeye ve potansiyellerini, yapısal özelliklerini gerçekçi olarak değerlendirmeye, doğalarını tanımaya yatkındırlar. Doğuşlarıyla birlikte var olan potansiyellerini; yapılarına yıkıcı yaklaşarak, hoşgörüsüz davranarak, hatasız davranmaya yönelerek, mükemmeliyetçilik maskesinin ardına saklanarak, kendilerini suçlayarak engelleyebilirler ancak, bu sapmaları yine aynı metotla kendilerini eğiterek, yenileyerek ve sözel iletişimin gücünden yararlanarak, bir iyileştirmeye tabi tutmak fırsatına da her zaman sahiptirler.
  Birey horoskoplarında göründüğü gibi biriciktir. Bireyler ruhsal ve fiziksel şartlarındaki rahatsızlıklarından dolayı ve özellikle de bu olayları algılayış biçimleri nedeniyle acı çekerler. Dış şartlardan çok içsel olarak algıladıkları şartlardan rahatsızlık duyarlar. Kendi hissedişlerini, duygularını ve davranışlarını değiştirebilme kapasiteleri vardır. Alışılmış tarzlarının dışında ve onlardan farklı davranış biçimleri geliştirebilirler ve üzüntü, depresyon, kaygı motiflerinin dışında yaşamayı başarabilirler. Mantıklılık, mutluluk ve yaşamı sürdürmek için seçilen amaçlara ulaşmaya yol açan düşünce yollarını içerirken, mantıksızlık ise bunlara ulaşmayı engelleyen ve işi karıştıran düşünceleri içermektedir. Mantık ruhsal ve fiziksel ihtiyaçlar arasında bütüncül bir denge kurulmalıdır ki, şimdi ve buradaki mutluluklar ile şu andaki disiplinden kazanılan daha uzun hedefli mutluluklar arasında hassas denge sağlansın. Birey özünde varlıksal olarak; kendini ifade eden, kendini değerlendirebilen ve kendini destekleyen bir yapıya sahiptir. Ve bu yapıyı canlandırması mümkündür.
Amaç
  Astro Terapinin asıl amacı içsel ve dışsal denge kurmaktır. Astro Terapide, "duygusal tepkilerimiz ve yaşam biçimimiz bizim inançlarımız ve yarattığımız bilinçle ilgilidir" savı büyük bir önem taşır. Pratik olarak insanların kendi kendilerine söyledikleri ifadeleri onların düşünceleri ve duygularıdır veya duyguları, düşünceleri haline gelmektedir. Astro Terapi özellikle kaygı motifini umut, sevinç ve yaşamı tüm yönleriyle olduğu gibi kabullenip, bu kabullenmeden sonra dinamik bir sürece girerek, mevcut şartları yükseltmeyi ve daha pozitif bir hale getirmeyi hedefler. Kaygı akılcı olmayan düşüncelere ve makul olmayan inançlara dayandığı, gerçekçi olan davranışı engellediği ve karıştırdığı için uygun olmayan duygu durumu olarak kabul edilmektedir. Astro Terapi insanların hem mantıklı hem de mantıksız olmak için doğuştan olduğu kadar sonradan da kazanılmış güçlü eğilimleri olduğu görüşündedir. Astrolojik verilere göre insanlar hem mantıklı olmak ve hoş şeyler üretmek için önemli potansiyele sahiptirler hem de hem kendilerine hem başkalarına zarar vermek, mantıksız olmak ve aynı hataları tekrarlamak için büyük potansiyele sahiptirler.
  Astro Terapi insanların mantıksızlığı nasıl geliştirdikleri ve nasıl korudukları sorusu üzerinde durur ve terapiye başvuranlara özellikle bu konuda destek verir. Mantıksızlığın gelişim süreci telkin ve öğretilerle tamamlanmaktadır. Bu yöntem, insanların kendilerini mantıklı seçim yapma kapasitelerini geliştirmediklerini, mantıklarını kullanmayarak kişisel duygusal rahatsızlıklarını büyük ölçüde kendilerinin yarattığına inanmaktadır. Çocukluk yıllarında kazanmış oldukları orijinal önyargıları ve batıl itikatları kendi kendilerine telkin etmek yerine, olumlu, insan onuruna yakışan ve  enerjiyi yükseltici olumlu telkin cümleleri, eskileriyle yer değiştirdiğinde çözümün ne kadar doğal olduğu görülür ve yaşanır. Terapi seanslarında bu olumlu cümleler, doğum haritasının verilerine uygun olarak kendisine aktarılır.
   Örnekleyelim; Bireyi harekete geçiren bir olay vardır, genellikle de olumsuz kabul edilen türdendir. Kişi eski düşünme kalıbı ile bu olaya negatif yanıt verir ve depresyona girer. Bu depresyonun nedeni  genellikle ‘ben bunları hak etmedim ki’  tarzında bir tepkidir ve bir işe yaramaz. Hak ediş değil de, gücü arttırmak için bir deneyim olarak kabul edilmesi ve hızla aşılması için olumlu bir gücü harekete geçirmek gerekir. Olumsuz duygu ve düşüncelerle kendilerine zarar vermeye başlayanlar genelde şöyle düşünürler;

1- " En iyisini yapmalıyım ve tüm başarılarım takdir edilmeli, aksi halde işe yaramaz biri olacağım"
2- " Bana karşı her ne şart altında olursa olsun nazik, düşünceli ve adaletli olmalısın yoksa seni yaşamımdan çıkarırım."
3- " Yaşama koşullarım iyi ve rahat olmalı, böylece istediğim her şeyi çok fazla çaba sarf etmeden ve rahatsızlık duymadan elde edebilmeliyim aksi takdirde bu istenmeyen bir yaşam biçimidir ve hayat yaşamaya değmez. "

 
Bu tip duygu ve düşünce kalıpları bilinçaltına yerleştikçe ve bu haklılık arttıkça, kişi içinden çıkılmaz bir kısır döngüye girer. İşte bu noktada, araya terapi süreci girer, karşılıklı dinamik bir sözel iletişim dönemi başlar, bu süreç kişiye göre ve değişime gösterdiği olumlu ya da olumsuz tepkilere göre değişir. Eski ve katı düşünme kalıpları yenilenmeye başladığında da, olumlu yeni kalıp, sık sık tekrarlanan yararlı telkin cümleleri ile beslendiğinden huzur ve denge yeniden kurulur. İnsanların hem mantıklı hem de mantıksız olmak için doğuştan olduğu kadar sonradan da kazanılmış güçlü eğilimleri vardır. İnsan  doğası hem mantıklı olmak ve hoş şeyler üretmek için önemli potansiyele sahiptirler hem de hem kendilerine hem başkalarına zarar vermek, mantıksız olmak ve aynı hataları tekrarlamak için büyük potansiyele sahiptirler.

Konuyla ilgili diğer yazımız >>

 

© Astroset 2004-2011