Zen kitaplar�m�z�n birinde, bir Japon atas�z� der
ki; "Ba�lang��ta da� da�d�r." " Sonra, da�
da� de�ildir." "En sonunda yine; da� da�d�r."
Bu �ok ilgin�tir, ��nk� bu, bir sanat� �� farkl� safhaya ayr�lm�� bir
d�ng� olarak �al��ma yolunu tan�mlamaktad�r. ��rak her �eyi ilk bak��ta
g�rd��� haliyle kabul eder, her �ey ona �ok basit ve oldu�u gibi
g�r�n�r. �rne�in; at �zerinde hi� oturmam�� biri ata binmenin d�nyadaki
en kolay �ey oldu�unu d���n�r. ��rak, ��renmek istedi�i disiplin �zerine
dersler almaya ba�lad���nda, iyi bir performans�n g�zel ve p�r�zs�z
y�z�n�n alt�nda sakl� olan g��l��� ve karma��kl��� g�r�r. Bu a�amada
�o�u kez her �ey karma��k gelmeye ba�lar, hi�bir �ey g�r�nd��� gibi
de�ildir ve ��renci, asl�nda hi�bir �ey bilmedi�inin ve hi�bir �ey
anlamad���n�n fark�na vararak �a�k�na d�ner. Bu, ki�inin
kendisiyle ve konu olan meseleyle m�cadele etti�i, bocalad��� bir
evredir. Sonunda, ��renci ilkeleri ve
Sanat�n Do�as�n�
anlamaya ba�lar.
Ba�lang��ta, bu anlay�� tamamen zihinsel bir do�aya sahiptir ve ��renci
hen�z teoride bildiklerini pratikte uygulayamamaktad�r. Giderek, soyut
teorik bilgi kullan�labilir bilgi ve beceriye d�n���r. Zihin ve beden
aras�nda ba�lant� kurulmu�tur. Teorik bilgi yeni bir anlam kazan�r.
Muhtemelen hepimizin ��retmenimiz bize bir �ey s�yledi�inde
�elbette, anlad�m�
diye d���nd���m�z deneyimlerimiz olmu�tur. �� y�l sonra, ata binerken
bir anda kafam�za dank eder:
� ��retmen bunu anlatmak istemi�ti. �imdi anl�yorum.�
��renci soyut, teorik bilgi ve kullan�labilir sezgi ve beceri aras�nda
daha fazla ba�lant� kurdu�unda her �ey daha basit ve net hale
gelecektir. Prensipler ve kurallar bir daha yeni bir anlam kazan�r.
��rendi�imiz disiplin daha az karma��k ve anla��lmas� daha kolay gibi
g�r�n�r. Her �ey ger�ekten g�r�nd��� gibidir yeniden.
Ayn� fenomen P:T.Sudo�nun kitab�
�Zen guitar�
da da i�lenmektedir. Sudo, d�v�� sanatlar�nda ba�ar� seviyesini g�steren
farkl� renkteki ku�aklar kavram�ndan bahsetmektedir. Ba�lang��
seviyesindeki, beyaz ku�ak takar. Zaman i�erisinde, yap�lan �al��malarla
ku�ak yava� yava� lekelenir ve en sonunda siyah hale gelir. E�er ��renci
�al��ma yapmaya ve ayn� kemeri takmaya devam ederse, kemer yava� yava�
y�pran�r ve en sonunda yeniden beyaz hale gelir. Bu �rnek, ba�lang��
a�amas�ndan �e�itli seviyeleri ge�erek ��rakl�ktan ustal��a giden ayn�
d�ng�y� tan�mlamaktad�r.
Bu kavram�n ilgin� yan�, ustadan ��rak gibi bahsedilmesidir. Bat�
uygarl�klar�nda, bizler ilerlemeyi do�rusal bir geli�me olarak g�rme
e�ilimdeyiz, b�ylece ba�lang�� a�amas�ndaki ki�i ile ustay� yelpazenin
z�t u�lar�nda yerle�tirebiliyoruz. Oysa Zen ��retisinde, bunlar
yanyanad�r. Ustan�n ��rak ile belli ba�l� baz� nitelikleri payla�t���
kabul edilmektedir. Bunlardan biri a��k fikirlilik, yeni �eyleri merak
etme ve ��renme kapasitesidir. ��te Suzuki�nin kitap ba�l��� olan
�Zen mind, beginner�s mind�,
yani
� Zen zihni, acemi zihni�
de bunu ifade etmektedir. ��renci, ya�am� boyunca sanat�na bir ��ra��n
a��k fikirlili�i ile yakla�mal�d�r, hatta �oktan bir usta olmu�sa bile.
Suzuki bunu kitab�n�n �ns�z�nde ��yle a��klar:
"Zen ��rencileri i�in en �nemli �ey d�alist (ikici) olmamakt�r.
Bizim �ger�ek zihnimiz�
kendinde her �eyi i�ermektedir. Her zaman zengindir ve kendi kendine
yeterlidir. Kendi kendine yeterli olan zihin halinizi kaybetmemelisiniz.
Bu kapal� bir zihin de�il, bo� ve haz�r bir zihin anlam�na gelmektedir.
Zihniniz bo� ise, daima her �eye haz�rd�r, her �eye a��kt�r. Aceminin
zihninde bir�ok olas�l�k vard�r; ustan�n zihninde ise sadece birka�
olas�l�k� Aceminin zihninde
�ben oldum� d���ncesi
yoktur. T�m ben merkezli d���nceler u�suz bucaks�z zihnimizi s�n�rlar.
Ba�ar� d���ncemiz olmad���nda, kendimizi d���nmedi�imizde, ger�ek
acemileriz demektir ve i�te o zaman ger�ekten bir �eyler ��renebiliriz.
Aceminin zihni, merhametin zihnidir. Zihnimiz merhametli oldu�unda,
s�n�rs�zd�r."
Okulumuzun kurucusu *Dogen-zenji,
(*Japon
Zen
Budist
��retmeni;
Kyoto�da
do�mu�tur ve Japonya �daki Sōtō
Zen Okulunun kurucusudur. �.N.)
her zaman s�n�rs�z ger�ek zihnimizi ortaya ��karman�n ne kadar �nemli
oldu�unu vurgulamaktad�r. Bunu yapt���m�zda kendimize kar�� her zaman
d�r�st olur, t�m varl�klarla sempati hali i�inde ger�ek birer uygulamac�
olabiliriz.
��yleyse en zor olan,
�acemi zihin halinizi�
korumakt�r. �ok derinlemesine bir Zen anlay���na sahip olmaya gerek
yoktur. �ok fazla Zen yaz�n� okusan�z bile, her c�mleyi taze bir zihinle
okuman�z �artt�r. �Zen ne demek biliyorum�, ya da �ben ayd�nland�m�
dememelisiniz. �Her zaman acemi ol�, bu ayn� zamanda sanat�n da ger�ek
s�rr�d�r. Bu noktada �ok �ok dikkatli olun. E�er *zazen
(*Zen Budizminde ba�da� kurarak yap�lan meditasyonun Japonca
adland�rmas�, �.N.)
uygulamaya ba�larsan�z, acemi zihin halinin de�erini anlayacaks�n�z. Bu
Zen uygulamas�n�n s�rr�d�r.�
Ger�ek usta, y�z ifadesine al�ak g�n�ll�l�k olarak yans�yan bir
acemi zihnine sahiptir. Kendini bir usta olarak d���nen ve tan�mlayan
ki�i ise, kesinlikle �yle de�ildir, ��nk� egosu �i�irilmi� ve acemi
zihnini kaybetmi�tir. Zihni ben merkezli d���nceler ve isteklerle
dolmu�tur ve bunlar yapabileceklerini s�n�rlamaktad�r. Usta olan ki�i
egosundan vazge�mi�tir, ��nk� egosunun onun �zerinde hi�bir etkisi
kalmam��t�r. Usta ayr�ca ��renilmesi gerekenlerin u�suz bucaks�z oldu�u
ger�e�ini kavram��t�r. Egon von Neindorf, bir dersinde bize
�Ne kadar �ok ��renirseniz o kadar al�akg�n�ll� olursunuz, t�pk� bir
kilise faresi gibi�
dedi�inde bunu ima etmi�ti.
Acemi zihni kavram�, bizi son birka� paragrafta k�saca anlat�lan
bir ba�ka konuya g�t�rmektedir; ego kavram�na. Kendi de�erini
performans�yla �l�en biri (ki muhtemelen hepimiz bir derecede ayn� �eyi
yapmaktay�z), ba�ar� ve ba�ar�s�zl��a �ok fazla �nem y�klemektedir.
Bundaki tehlike �udur ki, ba�ar�s�zl�klara �ok fazla tak�l�p kal�r�z
��nk� onlar kendimizi �nemsiz hissettirirler. Utan�r�z ve bu durumu
d�zeltmek i�in kendimizi zorlar�z. Ancak ne kadar �ok zorlarsak, sonu� o
kadar olumsuz olacakt�r. Ayn� �ey ba�ar� i�in de ge�erlidir. Ne kadar
iyi olursak, ne kadar �ok �vg� al�rsak, kendi yetene�imizi o kadar
g�z�m�zde b�y�tme e�iliminde oluruz. Egomuz �i�er ve bu da yine
kendimizi zorlamam�za neden olur. ��nk� art�k kendimizi ispatlamak
zorunda hissederiz. Ne kadar iyi oldu�umuzu ba�kalar�na ve kendimize
ispatlamak i�in ne kadar �ok �abalarsak, kendimizi k�t�ye kullanma ve
sanat�m�za ihanet etme olas�l���m�z o kadar y�kselir. Ayr�ca, b�ylelikle
kendimizi ba�ar�s�zl��a haz�rlam�� oluruz.
Egomuzdan vazge�ti�imizde ise; ba�ar� ve ba�ar�s�zl�k bir b�t�n,
daha b�y�k bir d�zen i�erisinde s�n�rl� bir �neme sahip, ya�am�n
tamamlay�c� unsurlar� haline gelirler. Eninde sonunda ikisi de ge�er,
giderler. Sanat hakk�nda, sanat�n ard�ndaki felsefe hakk�nda ve kendimiz
hakk�nda �e�itli d�zeylerde ��renme f�rsatlar� sunarlar. Sonunda, ne
ba�ar� ne de ba�ar�s�zl�k �nemli olmaktan ��kar. �nemli olan bizim, iyi
niyetle, d�r�st�e ve uygulama yapmak i�in uygulama yapmam�zd�r. Bu t�m
zorlamalar� kald�r�r ve bize b�y�k bir zihinsel rahatl�k sa�lar.
Yay�n Tarihi: 13.Kas�m.2007 |