Ezoterizm ve Gizemcilik

WWW.ASTROSET.COM

ESSEN�LER ve SIRLARI

- YAZININ B�L�MLER� -


1-�nisiyatik Topluluklarda �z�n� Tan�ma �al��malar�

2-Bireysel Sorumluluktan Kozmik Sorumlulu�a

3-Kozmik D���nce Okyanusu


�nisiyatik Topluluklarda �z�n� Tan�ma �al��malar�

 Tarihsel s�re� i�inde ger�ek inisiyatik uygulamalar yapan ezoterik ��retiler kendi �yelerine kozmik denilebilen, d�nyay� da a�an baz� evrensel bilgiler ��retiyorlard� ve bu bilgiler inisiyatik s�r olarak kendi aralar�nda sakl� kal�yordu. Oysa g�n�m�zde t�m s�rlar a���a ��km�� oldu�u i�in herkes kendi kendinin inisiyat�r� olabilmekte ve kendi kendini �e�itli kaynaklardan ara�t�rma yaparak e�itebilmektedir. 
  Ezoterik ��retilerde inisiyasyon yoluyla kendilerini geli�tirmeyi ama�layanlar do�ayla tamamen uyum i�inde ya�amay� bir t�r ibadet �ekline getiriyorlar, uyum ve esneklik g�sterebilmede en �st noktalara geliyorlar, evrenle ve yasalarla toplu bir ahenk i�ine girebilme onlarda bir ya�am uygulamas� haline d�n���yordu.

  G�n�m�zde ise bu tip uygulamalar "bireysel geli�im" ad� alt�nda incelenmekte ve birey, e�er dilerse ki�isel inisiyasyon yoluyla, kendi i�selli�inde sakl� olarak varolan �z� canland�rabilmektedir. Bu bir "i� ger�ekle�me yani kendi �z�n�, asl�n� tan�ma �al��mas�d�r�. Bu nedenle, ezoterik inisiyasyon uygulayan ki�inin, karakter ve ruhsal g�� olarak belirli bir tak�m �zellik ve e�ilimlere ba�tan sahip olmas� gereklidir.
  Hemen hemen her uygarl�kta kendine �zg� bir inisiyasyon anlay��� vard�r. �nisiyasyon asli olarak bir t�r
yola giri� anlam�na gelir. Bir ��renim yoludur. Nefsini tan�mada ve terbiyede, ayn� zamanda e�yay� tan�mada, onun  k�kenini bilmede ve anlamada gereken bilgileri elde edebilmek ve uygulamalar� yapabilmek i�in bir yol ve bir gidi� tespitidir.
�nisiyasyon'nun Bat� dillerindeki kar��l��� olan
"initiation" s�zc���, Latince'deki "initium" s�zc���nden t�remi�tir. "Initi�" ise asl�nda "yola koyulmu�, ba�lam��" demektir. Ezoterizmde en �nemli kavram "�nisiyasyon" dur.

  Ezoterizm (Bat�niyye, ��reklik), bilgilerin ve g�rg�lerin kapal� bir topluluk i�inde ve a�amal� olarak verildi�i �al��ma ve ��reti sistemidir. �ze ait temel ger�eklerin, onlar� anlayabilecek yetenek ve bilgide olan ki�ilere aktar�labilece�i g�r��� ezoterik sistemin temelidir. G�n�m�zde bu aktar�m, e�ilimi olmayan insanlar�n kendini tan�ma gibi kapsaml� bir konuyla �ok uzun s�re me�gul olamayacaklar� genel bilgisiyle herkese a��lm��t�r.
  �nisiyasyona ruhsal bir tesirin nakledili�inde haz�r olmak da diyebiliriz. Bu ruhsal tesirin ki�iden ki�iye, toplumdan topluma nakledilmesi gerekmektedir. Bu bir t�r ruhsal zincir a�� kurmak gibidir. Zaten b�t�n inisiyatik �al��malar�n �z�, ruhsal tesirin bir taraftan al�n�p, bir tarafa naklinden ibarettir ve nakil i�lemini kolayla�t�racak b�t�n �al��malar inisiyatik �al��malard�r. �nisiyasyonun ne oldu�u hakk�ndaki bu k�sa giri�ten sonra inisiyatik bir topluluk olan Esenniler ve onlar�n ezoterik g�r��lerine ��yle bir g�z gezdirebiliriz.

  �l� Deniz Yazmalar�
  1947 y�l�nda, �l� Deniz K�y�s�nda Kumran'da, �obanl�k yapan bir Bedevi'nin kaybolan hayvanlar�n� ararken girdi�i bir ma�arada buldu�u yazmalar bilim ve teoloji d�nyas�n� alt �st etti ve konunun tart��malar� halen s�rmekte. Tarihe �l� Deniz Yazmalar� olarak ge�ecek olan bu yazmalar�n s�rr�n�n ��z�lebildi�ini s�ylemek i�in ise daha �ok erken!�

  Yazmalar�n bulunmas�ndan sonra, bu belgeler Kud�s �niversitesi'nin eline ge�ti ve ma�aralarda ara�t�rmalar ba�lat�ld�.1958 y�l�na kadar s�ren �al��malarda bir �ok yazman�n yan� s�ra arkeolojik ba�ka bulgulara da rastland�.10 y�l s�resince 11 ma�arada yap�lan kaz�lar 800 kadar yazman�n ve bir �ok par�an�n g�n �����na ��kmas�n� sa�lad�. Bu metinlerin a�a�� yukar� d�rtte biri kadar� Tevrat'ta ge�en metinlerdir. Ancak yazmalar�n pek �ok yeri okunamad��� i�in bunlar� yeniden derlemek �ok zor oldu, baz� b�l�mler ise derlenemez �ekilde bozuldu. Metinler daha �ok deri �zerine yaz�lm�� olmakla birlikte papir�s ve bak�r �zerine yaz�lm�� metinler de vard�r. Bu metinlerin dilleri �branice, Arami dili ve yerel dillerdir. Belgeler ayn� zamanda bunlar� yazan toplulu�un inan�lar� ve ya�ay��lar� hakk�nda da bilgi vermektedir. Bu metinleri bir Yahudi toplulu�unun yazd���na ku�ku yoktur. Bu topluluk genellikle Esseniler olarak d���n�lmektedir. Metinlerin yaz�l�� tarihleri de metinlerin bir topluluk taraf�ndan yaz�ld���n� ve sakland���n� g�stermektedir. Metinlerin en eskisi M� 250 en yenisi ise MS 68 tarihini g�stermektedir. MS 68 tarihi ayn� zamanda Kud�s'e giden Roma ordular�n�n Kumran kentini y�kt�klar� tarihtir. Son zamanlarda yap�lan ara�t�rmalarda da Esseniler�in Kumran�da ya�ad���n�n ortaya ��kmas�, Kumran toplulu�unun Esseniler�den olu�tu�u y�n�ndeki savlar� kuvvetlendirmi�tir. Esensiler hakk�nda daha kapsaml� genel bilgileri i�eren yay�nlar da mevcuttur. D���ncenin g�c� ve kozmik enerjilerin do�ru ve yararl� kullan�m� bilgisinin ����� alt�nda bu ilgin� toplulu�u ve onlar�n ezoterik ya�am felsefelerini biraz incelemek konunun merakl�lar� i�in san�r�z ilgin� olacakt�r. Tarihin sararm�� yapraklar� aras�na girerek g�n�m�zde inceledi�imiz, ara�t�rd���m�z, kuantum fizi�inin de ilgi alan�na giren baz� konular�n daha �nce de incelenmi� ve anlat�lm�� oldu�unu bilmenin, ara�t�rmac�lara ayr� bir co�kusu verece�ini d���nerek Esseniler�in enerji beden ve d���ncenin g�c� gibi konulardaki temel g�r��lerinden k�saca s�z etmek istiyoruz.

  Esseniler insan ya�am�n�n fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal, k�lt�rel, do�a ile ili�ki ve kozmosla ili�ki olmak �zere yedi k�sma b�l�nebilece�ine inan�rd�. �nsan�n bir faal, yani hareket eden fizik bedeni, bir duygu bedeni ve bir d���nce bedeni oldu�unu bilirlerdi. Bizler de ayn� �eyleri ifade etmek i�in fiziki astral ve mantal beden terimlerini kullan�yoruz.

  D���nce bedenin en y�ksek kudreti bilgeliktir. Duygu bedeninki sevgidir. Faal yani fizik bedenin i�levi ise d���nce bedenin bilgeli�ini, duygu bedenin sevgisini ki�inin d�nyasal ve semavi g��lerinin kullan�m�nda sosyal ve k�lt�rel a��dan harekete �evirmektir. Demek ki fizik beden bir ifade bedeni. Her �eyin tezah�r etti�i bir yer. Fizik bedende ifadesini bulamayan bir�ok duygu ve d���nce demek ki fazla k�ymet ifade etmiyor. Hep i�imizden "Ben seni seviyorum, ben herkese ac�r�m" demek gibi. Bu duygular� fizik bedende ifade ettirebilmeliyiz. Y�ksek bir bedensiz varl�k, "Hislerinizin k�ymetini bilin. Bu hisler sizi kainatla bir araya getirebilecek yegane vas�tan�zd�r" demi�ti. ��nk� fizik bedenin, madde kainat�yla olan ba�lant�lar�nda yorum ve enerji al��veri�i yapmak hususunda kulland��� b�t�n kanallar hislerimizden ge�mektedir. Bu y�zden amac�m�z duygular�m�z� �ld�rmek, yok etmek de�il, kontrol alt�na alabilmektir. Duygular� bir yola sokup hep bir arada tutmaya �al��mak, bir kontrol mekanizmas� yarat�p onlar�n hepsiyle birlikte ya�amay� ��renmek gerekir.

  D���nce bedenin en y�ksek kudreti bilgeliktir, hikmet sahibi olmakt�r. ��renmi� olunan yasalar� bir h�k�mle uygulayabilmektir. Gerek kendimize, gerek tabiata, gerekse kozmosa ait kanunlar� bir arada tutabilmek, yeri ve zaman� geldi�inde kendi h�km�m�zle, yani kendi i�imizden gelen bir kudretle onlar� uygulayabilmek bilgelik demektir. Kendimiz, do�a ve kozmos aras�ndaki ��l� dengeyi kurduktan sonra yerli yerinde kanunlar� ortaya koymak ve uygulamak bilgelik gerektirir. H�kmetti�imiz bilgi do�aya da, insana da, kozmosa da uymal�d�r.

  Esseniler insan�n evrende yaln�z ba��na bir varl�k olmad���n�, her biri t�pk� insan�n ki gibi tekam�l eden, faal bedene sahip, ba�ka gezegenlerde de varl�klar bulundu�unu biliyorlard�. ��nsan�n kozmosun bir birimi olmas� i�in kendisine benzer ba�ka �nitelerin de olmas� gerekir. B�t�n faal bedenlerin birbirine kar�� soy ba�lar� vard�r ve birbirlerini etkilerler. Bu a��dan her ki�inin bedensel sa�l��� ve zindeli�i gerek kendisine gerekse d�nyadaki ve di�er gezegenlerdekilere de b�t�n�n sa�l��� ve esenli�i a��s�ndan ya�amsal �nem ta��r diye d���n�yorlar ve ya�amlar�n� bu bilgilere g�re d�zenliyorlard�.

  Essenilerin faal beden dedikleri fizik bedene olan yakla��mlar� di�er geleneklerden olduk�a farkl�d�r. �rne�in Grekler, eski Yunanl�lar bedeni estetik �zelliklerinden, oran ve g�zelli�inden dolay� y�celtirler. Romal�lar da bedeni, basit olarak devletleri fethetmek i�in g�� arac� olarak g�r�rd�. Orta �a� H�ristiyanlar� ise bedeni a�a��lard�. Fakat Esseniler biliyorlard� ki, y�z binlerce y�ld�r tekam�l eden fizik bedende ya�am ve kozmosun b�t�n kanunlar� tezah�r etmektedir. ��inde b�t�n evrenin anahtar� bulunmaktad�r, Beden Mikrokozmostur�. Ve beden ad�n� verdi�imiz bu mikrokozmos iyice tan�nmadan, uygulama yap�lmadan, onunla ger�ek bir ahenk ve i�birli�i i�ine girilmeden, enerjileri kullanmak ger�ek manas�yla ��renilmeden ince sevilerde y�ksek enerjili kullan�mlardan s�z etmek pek m�mk�n de�ildir.
  Y�kseli� basamaklar�n�n h�z�n� artt�rmak isteyen beden-zihin-ruh b�t�nl��� �zerinde son derece ciddi uygulamalar yapmal� ve enerji bedenleri ile ahenk i�inde olmal�d�r. Esenniler�de ger�ekten uygulama yapan di�er ezoterik topluluklar gibi disiplin ve uygulaman�n �nemini her f�rsatta hat�rlatan kadim bilgelik yolcular�yd�lar.

>> SAYFA BA�I

Bireysel Sorumluluktan Kozmik Sorumlulu�a

  Esseniler�e ��retilere g�re insan�n �� rol� vard�r. Birincisi ki�isel tekam�l; ikincisi ya�ad��� gezegene kar�� i�levi ve ���nc�s� de kozmosun bir birimi olarak amac�. Faal beden, yarat�c�n�n amac�na y�nelik olarak �lahi �rade Yasalar� taraf�ndan yarat�lm�� ilahi bir �r�nd�r. �nsan�n bu ilahi �r�n beden arac�l���yla d�nyasal ve ruhsal enerjilerden yararlanmay� ��renmesi gerekmektedir.

  Enkarne olmu� yani bu gezegene do�mu� bir insan, bedeniyle, ruhunun, gezegenin ve kozmosun tekam�l�ne katk�da bulunmaktad�r. Beden ile bar��ma, Esseniler�in olduk�a ba�ar�l� bir �ekilde uygulad�klar� bir y�ntemdi. Y�zy�l�m�zda da g�n�m�z insan�, spirit�el bilgilere sahip olduk�a, spirit�el bedeni (eterik beden) hakk�nda daha fazla uygulama yapabilecektir. Eterik bedenimizin, ya�am enerjisini (pranay�) nefes teknikleri uygulayarak oksijenle birlikte al�yor olmas�, son derece sade, do�al ama �ok �nemli bir metottur. Daha zinde, sa�l�kl� ve huzurlu olmak, kadim do�u yoga okullar�n�n binlerce y�ld�r anlatmaya �al��t�klar� nefes egzersizleriyle ilgilidir. Do�ru nefes al�rken, spirit�el-eterik bedenimizdeki �akralar� besledi�imizi bilirsek, uygulama yaparken bedenin sa�l�kla doldu�unu d���n�rsek kendimizdeki olumlu de�i�imleri daha rahat g�zleme �ans�m�z olur. �zellikle nefes egzersizlerine verdi�imiz �nem birinci derecede ruhsal bedeni etkileyecektir. �yi bir uygulamac� nefesi s�radan bir zihinle al�p-vermez ona hakketti�i evrensel de�erleri de y�kleyerek, kendi ya�am yolunda �nce huzur sonra h�z kazanabilir. Yani nefes deyip ge�memek gerekir. T�m ezoterik ��retilerin �z�nde nefes ve zihin gev�etme yani meditasyon metodlar�n�n do�ru kullan�m� vard�r.

  Zihin ile Bar��ma
 
Esseniler�de ��retinin �z� zihin ile bar��mada yo�unla�maktayd�. Zihin d���ncenin yarat�c�s� idi. D���nce, hem duygudan hem de hareketten daha �st�n bir g��t� ��nk� her ikisini de y�nlendiriyordu. Bir ki�inin d���ncelerinin b�t�n�ne d���nce bedeni de denilirdi. Yery�z�ndeki d���nen y�z milyonlarca varl���n d���ncelerinin t�m� gezegenin d���nce bedenini olu�tururdu. Ve evrendeki �st�n ve evrensel de�erler ta��yan, ilkeli d���ncelerin b�t�n� ise bir kozmik d���nce bedenini veya denizini olu�turur diye kabul ederlerdi.

  T�m bu ifadeler birli�i, beraberli�i, tekli�i ifade ediyor. D�nyan�n d���nce bedeni bizim d���ncelerimizden meydana gelen bir beden ama fark�nda de�iliz. D���ncelerimiz kendi aralar�nda �ok b�y�k ba�lant� halindedir. Sempati ba�lar�yla olu�an telepati sayesinde bazen bunu fark edebiliriz veya yak�nlar�m�zla ya�ar�z. Milletleri, aileleri meydana getiren de mantal bedenlerimizin, mantal d���nce alanlar�m�z�n fark�nda olmad���m�z ba�lant�lar�d�r. Kuantum fizi�i a��s�ndan d���ncenin �nemini de Metafor sayfam�zda Kuantum D���nce S�re�leri ve �zellikle de Atomlar�n Dalga Formlar� ve D���ncenin �ekillenmesi adl� yaz�da belirtmi�tik, daha detayl� bir ara�t�rma i�in yeniden incelenebilir.

  Esenniler�e g�re d���nce bedeninin bireysel i�levi, d���nce g�c�n� kullan�p ki�inin duygu bedenindeki duygu ak�mlar�n�, faal bedenindeki hareketlerini hatta reflekslerini y�nlendirmekti. D���nce bedeni bu y�nlendirmeyi yapabilir ��nk� hem duygu hem de faal bedeni kapsar. Gezegensel i�levi de, gezegensel d���nce bedenine asil ve y�celtici d���nceler katmakt�r. Yani d�nyan�n huzuru, bar���, global bir idareye kavu�mas�, mantal bedene ger�ekten asil ve y�celtici bilgiler katmakla m�mk�n olur.
  Bu ama�la zihnimizin i�leyi� �eklini pozitif de�erler �st�ne kurmak bizim yarar�m�zad�r. Atom alt� par�ac�k d�zeyine inilince kat� maddenin yok oldu�unu g�zlemliyoruz, modern fizik bu konuda spirit�el ��retileri destekliyor. Dalga-par�ac�k ikilemine yani kuantum fizi�ine g�re de atomalt� par�ac�klar g�zlemciye g�re dalga ve par�ac�k oluyorlar. D���nce g�c�m�zle onlar� da etkiliyoruz. Bir bireyin d���nceleri; etraf�nda manyetik kutbu �evreleyen manyetik alana benzer bir g�� alan� yarat�r. Ki�inin d���nceleri bu g�� alan�n�n i�erisine s�rekli olarak aktar�lmakta ve d��ar�ya g�nderilmektedir. Ve ayr�ca bir par�as� oldu�u gezegensel d���nce bedeniyle de, d���nce ak�mlar�n� s�rekli olarak almaktad�r yani enerjinin al�n���,verili�i gibi�

  B�t�n bireysel varl�klar kendilerini saran ve kendilerinin de katk�da bulunduklar� bu gezegensel d���nce atmosferi i�inde ya�amakta, d���nmekte, hissetmekte, hareket etmektedir. Katk�da bulundu�u ve d��ar�ya yans�tt��� d���ncelerden dolay� kendisi sorumludur.
  D���nce bedeninin ���nc� i�levi olan kozmik i�levin ilk etapta yerine getirilmesi m�mk�n de�ildir. D�nyay� �evreleyen gezegensel d���nce atmosferi kozmik d���nce okyanusunun �ok c�zi bir par�ac���n� olu�turmaktad�r. Kozmik d���nce okyanusuna eri�en d���ncelerin, belirli gezegenlerin �eki� g��lerini a�acak derecede �st�n nitelikli olmalar� gerekir. Sadece en y�ksek d���nce ak�mlar�, gezegensel g��lerin �ekiminden kurtulup sonsuz kozmik d���nce okyanusu ile birle�ebilme �zelli�ine sahiptir.

>> SAYFA BA�I

Kozmik D���nce Okyanusu

  Esennilere g�re kozmik d���nce okyanusu, �lahi �rade Kanunlar��n�n m�kemmelli�ini ve mutlak kudretini temsil eder. Kozmik d���nce okyanusu her zaman vard� ve her zaman da var olacakt�r. M�kemmelli�in ve Mutlak Kudret�in temsilcisi olan kanunlar ise G�ne� sisteminde bulunan herhangi bir gezegenden daha eskidir. Hatta G�ne� sistemi, galaksi veya mega galaktik sistemlerden de eskidir. Kozmik d���nce okyanusu sonsuz kozmik ya�am denizi i�erisinde kozmik ve geleneksel b�t�n tekam�l evrelerini y�nlendirir, bu y�nlendiri� Yasa Koyucu�nun mutlak iradesiyle m�mk�nd�r.

  Bizim kendi aram�zda meydana getirdi�imiz d���nce ba�lant�s� d�nyan�n d���nce alan�n� meydana getiriyor. O alan di�er varl�k alanlar�yla birle�ip bu gezegen i�in bir d���nce okyanusu yarat�yor. Ve bu, tekam�l evrelerini y�nlendiriyor. Yani b�t�n de�i�imler, ba�kala�malar, yery�z�nde d�n���m ad�na ne varsa, bu kozmik d���nce okyanusunda, birikmi� enerjinin ilahi y�nlendirilmesi vas�tas�yla olmakta yani gezegen olarak ne ekersek onu bi�mek zorundal���m�z� ya�ama indirmekte...

  Hi� kimse �lahi �rade Kanunlar��n�n d���na ta�amayaca�� i�in de kendi d���ncelerimizle �retti�imiz pozitif veya negatif de�erlerle s�k s�k kar��la��yoruz ve buna da ��lahi Tecelli veya Kader� ad�n� veriyoruz. Ama o tecellinin ilmekleri hepimiz taraf�ndan tek tek �r�l�yor ve global anlamda gezegensel olarak pozitif veya negatif ihtiya�lar�m�z �e�itli olaylar, bulu�lar, yard�mlar veya do�al afetler, istenmeyen olaylar dizisi �eklinde kar��m�za ��k�yor. 

  "Ne yaparsan�z yap�n d�n���n�z banad�r." ifadesinde de bu olgu sakl� olarak vard�r. Bizler okyanusta bir damlay�z, damla olarak akt�k, bir yerlere indik-��kt�k, ama sonunda o damla olarak okyanusa kat�laca��m�z� hep bildik. Bu bili� ve kat�l���n fiziksel bir kat�l�� olmas� �art de�ildir; kat�l��� bir d���nce, bir mantal halinde birle�me olarak kabul etmek m�mk�nd�r. Kuantum fizi�ini ve atomalt� par�ac�klar�n her an her yerde olabilme halini yeterince ara�t�rd�ktan sonra okyanusa kar��ma eylemini de, evrenle b�t�nle�en, ahenk i�ine girebilen ilkeli ve olumlu d���ncelerin kozmik d���nce okyanusuna kat�l�m� olarak d���nmek m�mk�nd�r.

  Esseniler insano�lunun sadece k���k bir az�nl���n�n d���nce bedeninin muazzam kapasitesinden yararland���n� bilirdi. G�n�m�zde ise d���nce bedenler hala rasgele kullan�lmaktad�r. Zihinlerden, hi�bir �uurlu m�dahale olmaks�z�n, neredeyse sonsuz ve kontrols�z bir d���nce, fikir ve ba�lant�lar dizisi adeta otomatik bir �ekilde ak�p durmaktad�r. Ancak bu y�zeysel d���nce unsurlar� bile, duygu ve faaliyet bedeninden ge�en b�t�n atomlara ve h�crelere girip onlar� t�rl� titre�imlere sokan kuvvetli g��ler yaratabilirler. Bu titre�imlerden de d���ncenin �zelli�ine g�re ahenkli veya ahenksiz bir t�r psi�ik radyasyonlar yani etkiler yay�lmaktad�r.

  �nsan kanunlar�n �uurlu idrakine varamazsa fark�nda olmadan onlardan sapar ��nk� etraf� sapmaya sevk eden ahenksiz g��ler ile �evrilidir. Kuran�daki i�va kavram� da bunu ifade eder. Bu ahenksiz g��ler yine insan d���ncelerinden meydana gelmi� birtak�m alanlard�r. Bir insan ne zaman d���k seviyede bir d���nce yaratsa ve kabul etse, d�nyas�na da d���k seviyeli bir g�c� kabul etmektedir. Belaya, k�t�l��e y�nelik e�ilimimizi i�te b�yle artt�r�yoruz. Dolay�s�yla k�s�tlay�c�, negatif veya ahenksiz bir d���nceye sahip olan her birey b�t�n gezegene zincirleme yay�lan tepkiyi yaratmakta ve daha da �ok sapmaya, olumsuzlu�a ve ahenksizli�e neden olmaktad�r. Ar�nma programlar�n�n �nemi i�te bu noktada b�y�k �nem kazan�yor, kendimizi ve alan�m�z� korumak i�in baz� tedbirlerin al�nmas�na, �ruhsal detoks uygulama� ya da �ar�nma program� ile kendini koruma� ad�n� da veriyoruz. �

  B�y�k Esseni �statlar�, inisiyelerine bu ahenksizlik dalgalar�n� ki�i daha ilk ahenksiz d���nceyi yaratmaya ba�lamadan �nce k�k�nden nas�l durduraca��n� ��retiyorlard�. Ayr�ca insan�n kanunlar ile �al��mada �zg�r oldu�unu ve b�ylece i� d�nyas�nda ve d�� d�nyada gittik�e artan ahenk ve m�kemmelli�in yarat�labilece�ini de biliyorlard�.
   Bug�n bizlerde olumsuz d���nceleri kontrol etmek hatta daha ba�larken yakalay�p, dikkati ba�ka bir konuya �evirmek, nefes egzersizleri yapmak, k�sa bir meditasyon, y�r�y�� gibi sade ve do�al metodlarla kendi kendimize yard�m etme g�c�ne sahip oldu�umuz bir noktaday�z. Eski inisiyelerin en sakl� ve derin s�rlar� dedi�imiz konular�na ait kitaplar� g�n�m�zde, her kitap��da bulup okumak ve uygulamak olas�l�klar�na sahip oldu�umuzu bir kere daha hat�rlamakta yarar var gibi g�z�k�yor. �a��m�z �ikayet etmekten vazge�ip eyleme y�nelme �a��� Ancak eylemde bulunanlar �e�itli kap�lar� aralama imkan� bulabiliyorlar, her �ey �yle h�zl� ve ak�c� ki! � �Bu uygulamalar� Esseniler yaparm�� bizim i�in �ok zor� demek yerine basit bir iki metodla i�e ba�lama cesareti g�sterenler, bir zincir gibi di�er halkalarla da ba�lant�n�n m�mk�n olabildi�ini deneyimleme imkan� bulabilirler�

  Ge�mi�in t�m inisiyatik s�rlar�n�n �n�m�zde apa��k bulundu�u bu d�nemde bizlerde; e�er dilersek kendi bireysel geli�imimiz i�in �nem atfetti�imiz ruhsal geli�im bilgilerini daha fazla ara�t�rabilir, d���nebilir ve uygulama yaparak sonu�lar�n�n ne olup olmad���n� g�zlemleyebiliriz. Dev bir laboratuar say�lan gezegenimiz, olumlu ya da olumsuz t�m d���ncelerimizi ya�ama ge�irmek i�in bir ara�t�rma merkezine benzemektedir. Yapaca��m�z deneyimler birinci derecede bizi ve kendi yol haritam�z� ilgilendirece�i i�in �zenli, dikkatli ve sevecen ad�mlar atmak �nce bize sonra da bilgi al��-veri�i yapt���m�z her �ey �zerinde de bir olumlu veya olumsuz bir etki yaratacakt�r. Olumlu ve olumsuz her etki de sonu�ta sahibine geri d�nece�inden �ansl� ve �anss�z olmak, ya�am�na iyi veya k�t� �eyleri �a��rmak konusunda san�r�z bizlere de hayli i� d��mekte�

>> SAYFA BA�I

Yay�n Tarihi: 21.Ekim.2008

Kaynak: Erg�n ARIKDAL - Ruh ve Madde ciltleri

 

Astroset 2004-2010