Ezoterizm ve Gizemcilik

WWW.ASTROSET.COM

K�yamet sembolleri ve alametleri

���NDEK�LER

1-Yec�c-Mec�c 5-A��k Bilgiler   9-Deccal'in ortaya ��k��� 13-Nefsle sava�
2-Vesvese (��phe) 6-�nsan�n zay�f y�n� 10-Do�rulu�un �nemini yitirmesi 14-Mehdinin ortaya ��k���
3-�srafil'in Borusu 7-Maddi ve manevi olan bir arada 11-Hakikatin �rt�lmesi 15-G�ne�in batt��� yerden do�mas�
4-Dabbet�l arz�n ortaya ��k��� 8-Putlara tapmak 12-Ger�ek cennet   16-�man ve bilgi
 
 Nostradamus-Marduk-2012-2025-Sera etkisi- �klim de�i�ikli�i derken iyice �a��rd�k. Neyin ne oldu�unu birbirine kar��t�r�r olduk.  Biz de Astro Set olarak g�ndemdeki, K�yamet konusuna ara�t�rabildi�imiz kadar a��kl�k, netlik getirelim dedik. K�yamet alametleri ve sembolleri nelerdir; bunlar� nas�l yorumlamal� ve anlamal�y�z.. Bu yaz� dizisi M.T.�.A Derne�i  Ba�kan� Say�n Erg�n Ar�kdal��n seminer konu�malar�ndan derlenmi�tir.(Ruh ve Madde cilt 31- Say� 363-364-365-366) 

NEFS�N SEMBOL� YEC�C ve MEC�C

  "Her devirde �nsanl�k Ailesinin geli�im s�recine uygun bir uyku ve sonradan uyan�kl�k d�nemi ya�anm��t�r. Uykudan genel uyanmaya ge�meden �nce menfi imajinasyon ve menfi d���nce �o�al�r, otomatizma yay�l�r  nefsin hakimiyeti artar.

  D�nya insanl���n�n bug�n i�inde bulundu�u �st�rap manzaras� asl�nda hepimize �ok �ey s�yl�yor: �nsano�lunun g�nl�k ya�am�nda  b�y�k bir huzursuzluk ve elem duymas�,  i�lerinin hep ters gitmesi gibi olu�umlar, menfi yani olumsuz  bir durum i�inde olmas�ndan ileri gelmektedir. Ve bu nedenle Yec�c Mec�c' �n yery�z�n� kaplamas� deyimi zaten �u anda ya�anan bir ger�ekli�i ifade etmektedir.

Yec�c ve Mec�c �oktan ortaya ��km�� ve yery�z�n� sarm��t�r bile...

  Eci� b�c�� adamlar�n ��k�p da her taraf� saraca��n� bekleyenler daha �ok bekler. Zira o b�t�n tezah�rleriyle ortadad�r. �nsanlar negatif duygusall���n, hissili�in her �e�idini ya�amaktad�r. Bu, nefsani azg�nl�k olarak tabir edilir. Nefsani azg�nl���n Kutsal kitaplardaki sembol�, Yec�c ve Mec�c�t�r.

  �a��m�zda ����r�ndan ��km�� durumda olan �uursuz, otomatik ve nefsani ya�ay�� her �eyiyle b�t�n d�nyay� etkisi alt�na alm��t�r. Ve bu etki insan� �yle kand�r�r, �yle ikna eder ki, kurtulmak �ok zordur.O halde Yec�c ve Mec�c'�n ortaya ��k���n�, nefsin azmas� olarak a��klayabiliriz. Ba�l� �uurla ilgili benli�in, egonun azg�n hale gelmesi demektir. Toplum olaylar�n�n  % 99'u, azg�n nefsin sald�r�lar�ndan meydana gelen bir fenomenler zincirinden ibarettir. Bu epeydir s�rmekte olan ve muhakkak ki, genel bir uyanmaya gitmekte olan insanl�k i�in bir de�i�imin ba�lang�c�n� olu�turur.�

VESVESE-��PHEC�L�K

   VESVESE ORTAMINDA B�LG� ve B�LGEL�K DE�ER�N�  KAYBEDER

  �K�yamet alametlerinden biri de �vesvese� yani sistemli ��pheciliktir. "Sistematik ��phecilik"  toplumlarda yayg�nla�m��t�r. Kuran'da bu kavram "vesvasil" diye ge�er. Vesvese, her �eyin de�erini a�a��lamak, k���ltmek, d���rmek, al�altmak manas�na gelir. �nsan kendi �z�n� bu �ekilde kaybeder. Bu durumu a��klamak i�in  "sa��r ve k�r olmak" tabiri  de kullan�lm��t�r. Sa��r ve K�r olmak, kendi �z�n� yitirmek demektir.

  Vesvese, vicdan ve kalp g�zelli�ini yada hassasiyetini perdeler; insan�n ruhsal y�n�n� karart�r ve �z varl���na kadar ula�an bir kurda benzer. Vesvese, insan�n i�ini kemiren kurt gibidir. Ve �imdi yayg�n bir durumdad�r. Dikkat edilecek olursa, yery�z�nde fizik hastal�klara ta� ��kartacak �ekilde psikiyatrik rahats�zl�klar h�zla y�kselmektedir. Bunun sebebi, hemen hemen b�t�n insanlarda vesvese ile ifade edilecek ruhi bir ��k�nt�n�n mevcudiyeti, de�er yarg�lar�n�n adile�mesi, de�erlendirmelerin en kaba �ekilde olu�u ve bir vesvese halinin kemirici bir kurt gibi insan�n i�ini sarm�� olmas�d�r

�nsanlar�n do�adan kopup fizik g�zelliklere, fizik iyiliklere ve fizik alg�lamalara, �zellikle ve en �ok fizik ihtiya�lara  ba��ml�l�k �eklinde, bir nevi hastal�k derecesinde ba�l� bulunmalar� nefsi bir azg�nl���n ifadesidir.Ve insan nefsi, bir nevi  ��ld�rma tarz�nda, yani hi� bir akli, hi� bir d���nsel ve hi�bir olumlu  imajinasyonun engel olamayaca�� bir sald�r�  bi�iminde, bu yolda ilerlemektedir.

Bu, Kuran�daki ifadesiyle �Yec�c ve Mec�c" t�r.

  B�yle zamanlarda yani uyan�� zamanlar�nda �Bilgi ve Bilgelik�, �Hikmet ve Hakimlik� de�erini kaybeder. Yani, saf bilgi ve saf bilgiyle kendini doyurma i�i ve bilge ki�i de�erini �oktan kaybetmi�tir; �yle ki, hi� bir yerde yeterince ortaya ��kamaz hale gelmi�tir. Bilgi ve bilgelik  olu�amaz.

  Neden? ��nk� daha �nce s�z�n� etti�imiz gibi, her �eyin de�eri a�a��lanmaktad�r. A�a��layan nedir? Menfi imajinasyondur, menfi d���ncedir. otomatizmad�r, vesvesedir; yani sistematik ��pheciliktir, �a��rt�c� bilgiler yoluyla bir nevi iblisin i�vas�d�r.

  Demek ki, bilgi ve bilgeli�in de�erini kaybetti�ini hissetti�imiz her ortam, her konu�ma, her tav�rla�ma bize bir sistematik ��phecili�i �a�r��t�rmal� ve uyan�k olmal�y�z. Kendimizi bir an �nce b�yle bir ortamdan kurtarman�n ve tekrar olumlu d���nmenin bir yolunu bulamazsak, bizde ayn� vesveseye hizmet etmi� oluruz.

  Evet! Dedik ki, vesvese ortam�nda bilgi ve bilgelik de�erini kaybeder. Belki tek t�k mevcuttur, ama bu, binlerce hektarl�k tarlada birka� tane gelincik �i�e�i misalidir; oysa her taraf e�relti otuyla doludur.

  Onlar da bu negatif ak�m kar��s�nda, boyunlar�n� �aresiz b�k�verirler�Ya da yapayaln�z, her t�rl� ac�ya, s�k�nt�ya g���s gerip ayakta kalmaya �al���rlar!...�

�NSANIN UYANI�I(�srafil'in Borusu)

  �Ruhsal D�nya�n�n uyar�lar� ve yard�mlar�yla. kapal� �uur halinden, uyur-gezerlikten, sarho�luktan, ger�ek uyan�kl�k haline, ay�kl��a ge�ilir. Menfi imajinasyon ve menfi d���ncelerin hakim oldu�u nefsani �uur yok olursa, vesvese de ortadan kalkar. Bunun sembol� "�srafil�in Borusu"nu, yani Kalk Borusu'nu; Uyan Borusu'nu �almas�d�r.

 Borunun ismi �uurdur. �srafil�in Sur�u �tecektir, denir. Bu boru �tt��� zaman �yle bir ses ��kar�rm�� ki, onu dinleyenin kulaklar�n�n zar� patlar, g��s� daral�r, beyni allak bullak olurmu� ve herkesin i�itebilece�i bir sesmi�. Sur�un �flenmesi, k�yametin kopmas� demekmi�. "Nefn", Arap�a �flemek, boru �almak anlam�na gelir. "Nefh-i S�r",  ï¿½srafil�in Sur�u anlam�ndad�r.

 O halde, �srafil taraf�ndan Sur'un �al�nmas�, o borunun �tt�r�lmesi. yani bir nevi uyan, aya�a kalk borusunun �flenmesi, art�k apa��k bir hale gelmektedir. �srafil'in borusu, genel �uur uyan�kl���na g�t�ren maddi ve manevi tesirler s�reci demektir.

�srafil'in Sur'u iki defa �alar. Biri, bireysel �uur uyan�kl��� i�indir. Di�eri ise, genel uyan�kl�k i�indir. Sak�n ola ki, birisinin upuzun bir boru al�p �tt�rmesi ve milletin aya�a kalkmas� akla  gelmesin. Elbette ki, lavlar�n f��k�rmas�, denizin kabarmas� vb. tarz�nda maddi tesirler olabilir; ama bir de, insan�n  i�inde meydana gelen birtak�m de�i�iklikler vard�r ki bunlar bir manevi tesirle beraber gelir. Tesir tek �ekilde gelmez. Bu �una benzer: Okuma yazmas� bile olmayan birinden Ziya Pa�a'n�n bir beytini a��klamas�n� istiyorsunuz ve bunu ba�aramay�nca da onu d�v�yorsunuz. �imdi bu ki�i sopadan sonra o beyit'i a��klayabilir mi? Ne ��rendi? ��te, k�yameti tek ba��na fiziki bir tesir halinde d���nmek de aynen buna benzer. Ama siz, ona, ayn� zamanda manevi tesiri, yani Ziya Pa�a'n�n �iirlerini okuyup anlayabilecek bilgiyi de vermi�seniz, sadece Ziya Pa�a'n�n de�il, ba�ka bir �iir de yazsan�z, onu anlayacak ve kendine g�re bir anlam ��karacakt�r.�

DABBET �L ARZIN ORTAYA �IKI�I

  ï¿½Dabbet-�l arz, Arap�a bir tamlamad�r. Dabbe, hayvan veya binek hayvan� manas�na gelir. Dabbet-�l arz ise, k�yamet vakti yakla��nca yerden ��kacak olan korkun� bir hayvan anlam�ndad�r.

  Buna benzer korkun� bir varl�k, Yuhanna'n�n vahyinde de ge�er. Fiziki k�yamet vakti yakla��nca canavar�n yerden ��kacak olan tarifleri, d�nya i�lerinin tamamen Ruhsal Alem'e ba�lanaca��m ifade eder. �nsan tabiat�nda Ruhsall�ktan verilmi� olan bilgilere, ��retilere, uyanlara kar�� bir emniyet �uuru ortaya ��kacakt�r. �imdi ise Ruhsall�k tan�nm�yor; ayr�ca insanlarda g�ven de yok. Ama bu g�ven hali yeniden meydana gelecektir.

  K�yamet sembolleri aras�nda, k�yamete yak�n d�nyaya inecek,sa�lar� k�z�l ve tek g�zl� olarak tasvir edilen bir k�t�l�k simgesi daha var. O da; Deccal. Deccal yery�z�ne indikten sonra insanlar ikiye ayr�lacak, inananlar ve inanmayanlar, Deccal k�t�l�kleriyle insanl���n �ok b�y�k bir b�l�m�n� etkileyecek ve kontrol� alt�na alacak durum b�yleyken mehdi ortaya ��kacak az say�da olan inananlar� himayesi alt�na al�p deccal'la sava�acaklar ve sava� s�ras�nda deccal'i , iyileri kurtarmak �zere yery�z�ne bedenlenmi� olan Mehdi �ld�recek ondan sonra d�nyada adalet h�k�m s�recek. Bu sembolik anlat�m da t�pk� di�erindeki gibi uyan�� �ncesinde insan�n kendi nefsi ile kar��la�mas�n� ve t�m nefsani davran��lar�n azg�nla�aca�� hatta bu tip davran��lar�n be�eni toplayaca�� bir  d�nemi i�aret ediyor ki, o d�nemi de zaten ya��yoruz.Anla��l�yor ki, ancak bu d�nemin ihtiya�lar� kar��land�ktan sonra tekrar ruhsall��a d�n�� olabilecek. Yani Deccal bir s�re daha bizi s�namaya devam edecek.

 RUHSALLI�A G�VEN

  Ruhsal Otorite'ye g�ven �uuru, bencil i�lerin terkine sebeptir ki; bu da, uyan�kl���n ba�lamas� demektir.Yani insan, yava� yava�,"�n�allah" s�z�n�n �uuruna var�r; "Tanr�'n�n izniyle" demenin manas�n� anlamaya ba�lar.

 Kanunlar ne demektir; nas�l �al���yor? Kaza ve kader nas�l te�ekk�l ediyor? Nasipler nas�l oluyor? U�ra��yor, didiniyorsun ve hi� bir �ey elde edemiyorsun. Ya da hi� ummad���n bir zamanda da bir �ey ��k�p geliyor. "Bu da neyin nesi? Ak�l s�r ermiyor!" diyorsunuz. Yani "in�allah" s�z�n� anlamaya ba�l�yorsunuz.

 "�n�allah" demek, "Ben G��e ve Tanr� Kanunlar�'na g�veniyorum." demektir. Bu g�venin olu�mas� kolay de�ildir. Bu s�z� lafzen s�yl�yoruz, ama ruhen yatk�n de�iliz.

"�n�allah", Tanr�'n�n izniyle anlam�na gelir ve ilahi bir otorite'yi kabul etmek demektir. E�er insan�n kalbinde ilahi otorite'ye kar�� ger�ek bir iman yoksa, kuru kuru say� sayar gibi, "in�allah" demesi hi� bir �ey ifade etmez. "Bizim i�lerimiz de hep in�allah ile ma�allah ile gidiyor." diyen materyalistik cahiller, ak�llar� s�ra insanlarla alay ederler.Tabii ki, her i� in�allah'la gider; her olay ilahi otorite'ye ba�l� olarak cereyan eder. Kim gelece�ini garanti etmi�tir? Kimin gelece�i hakk�nda elinde senedi vard�r?

 Bu, bir iman ve bilgi meselesidir. Bu s�z dillere pelesenk edilmi� olabilir, daima tekrarlanabilir. Ama bunu bilerek s�yleyebilmek,b�y�k bir meseledir. "in�allah mal m�lk sahibi olurum, in�allah i�lerim t�k�r�nda gider, vs." tarz�ndaki s�zlerle insan, kendi maddi ihtiya�lar�n�n tatmini i�in, nefsinin doyurulmas� i�in G�ky�z�n�n arka ��kmas�n� bekliyor. E�er ger�ek bir inanc� varsa, insan, "in�allah" diyemez. Acaba onun arzusu ile ilahi Arzu bir araya m� gelmi� oluyor ki, O'nu kendisi ile �ahit tutuyor, te�rik�i k�l�yor?�

KIYAMET DEVR�NDE �NSANLAR A�IK B�LG�YE KAVU�URLAR   

  �Ruhsal Otorite'ye g�ven �uuru, uyakl���n g�z�kmesi, bencil i�lerin terkine sebep olur. B�ylece �uurlanm�� olan insanlar; kendileri, d�nya ve evren hakk�nda ince bilgilere kavu�urlar; D�nya Okulu'nun a��k bilgilerine ula��rlar. Kutsal Ruh, ruhsall�ktan gelen a��k bilgilerle ya�an�r.�nsanlar aldanma �uurundan, tasdik �uuruna ge�erler, yani verilen bilgilerin do�rulu�una  bizzat kani olurlar; iman, bilgiye d�nm��t�r.

Buna eski dilde "Refik-i ala" denir. En y�ksek arkada� demektir, yani art�k bir tasdik vard�r. �man, bilgi haline ge�mi�tir ve bu ayn� zamanda  Ruhsall���n insan arac�l���yla �Yery�z�ne ini�i�  demektir. Bu bilme i�i bir ihsand�r, bir fazilettir, bir inayettir. Yani kurtar�c� bir husustur iman ile hareket edenlerin bilgiye kavu�malar�d�r. Hatadan ��k�p do�ruya kavu�makt�r.

  Ruhsal hiyerar�inin kudret ve y�celi�i o kadar b�y�kt�r ki, insan �uurlar� bir t�rl� ona tam olarak iman edemez. Bu imans�zl���n azalmas� i�in, binlerce y�ldan beri uyar� ve bilgi faaliyetleri s�rd�r�lmektedir. Ama d�nyada ya�anan �uur darl��� bu bilgileri anlay�p benimsemeye yetmemektedir. Bunun ��in �uurlar� uyand�ran tesirin gelmesi gerekir.

 ï¿½nsan ruhu maddeye olan �uursuz ve otomatik ba�lant�s�ndan kurtulunca, nefsin tak�nt�lar�ndan s�yr�l�nca ke�if sahibi olacakt�r. Bu ise kendi bilgisini ve Ruhsal D�nya�n�n bilgisini ar�lay�p, uygulamas� anlam�na gelir.

  �� UYANIKLIK

  Demek oluyor ki, her birimiz i�in bir Dabbe'nin ��kmas� laz�md�r. Yani Ruhsal Alem�e ba�l�l��� ifade eden bir i� uyan�kl���n meydana gelmesi laz�md�r. �nsanl���n �imdiki durumunda �yle bir uyanma yoktur. Bug�n aldanma devresi i�inde bulunan insanl�kta, uyumakta olan bir insanl�k aleminin vicdan�nda, hen�z Ruhsall��a kar�� bir emniyet �uuru ortaya ��kmam��t�r. E�er bir k���k k�yamet kopacaksa, kendimizde bir de�i�iklik olmaya ba�layacaksa, kendi nefsimizde b�yle bir �ey aramam�z laz�md�r.

Kendimizde g��e kar�� b�yle bir emniyet �uuru do�uyor mu? Rutubetin yay�lmas� gibi, bizde uyan�kl��a do�ru giden bir geli�me ba�lam�� m�d�r? E�er b�yle bir hal te�ekk�l etmeye ba�larsa, uyanmaya do�ru, k�yama do�ru, bir gidi� var demektir.

Sufiler aras�nda, en y�ksek makam, Abid�lik makam�d�r. Abid, sadece ibadet eden, yani hakiki kul olan demektir. Bir s�r� d���nceden, r�tbeden ve s�fattan s�yr�lm�� olarak sadece kulluk yapar. Onun �zerinde bir tek a��rl�k bile kalmam��t�r.insan�n kul oldu�unu idrak etmesi laz�m. Ama biz kendimizin kul oldu�unu idrak ediyor muyuz? Elimize biraz para, biraz mevki, biraz kudret ge�se, yapamayaca��m�z �ey yoktur; aslan kesiliriz birbirimize kar����

HER �NSANIN ZAYIF Y�NLER� VARDIR

  �Derler ki: "Derecesine g�re, sat�n al�namayacak kimse yoktur. Yeter ki. sen fiyat�n� bi�!" Bu, insanlar i�in �ok �nemli bir realitedir. Demek ki, herkes realite realitedir ve herkesin zay�f bir noktas� vard�r; orada kalakal�r. O noktada art�k bir �ey yapamaz ve daha �st mertebede olan, ona istedi�ini yapt�rabilir. Demek ki, i�vaya d��meyecek �nsan yoktur. Bunu maddi olarak de�il de daha geni� anlamda alal�m. ��vaya d��meyecek, sap�tmayacak, �a��rmayacak insan yoktur demek, her birimizin kendimize g�re bir �eytan� vard�r demektir.

  Sembolik olarak ifade edecek olursak, fark�na bile varmadan, onun takt��� �elme ile tepe �st� yere d��eriz. Do�ruldu�umuz zaman, hayretle gene yere d��t���m�z� anlar�z. Oysa, daha �nce bir daha d��meyece�imize dair kendi kendimize s�z vermi�tik: m�cadelede kesin kararl�yd�k. Ama ne oldu? Tekrar yere d��t�k� Art�k, o oyunu bir daha bize tekrar etmezler. Fakat iblisin oyunu biter mi? Onu b�rak�r ve �b�r oyunu dener. Bizim bilmedi�imiz ne oyunlar var... Bu, genel oyunlar� ��reninceye kadar s�rer.

  Umumi oyun ise, nefsi ya da kendini tan�man�n i�inden ge�er. Kendimizi tan�d���m�z zaman, �a��rt�c�, sapt�r�c� ve kand�r�c� iblis�in,yani mekanik nefsin, otomatik hayat�n da i�leyi�ini ��reniriz.

  UYUYAN �NSAN SEVEMEZ

  Uyuyan insan sevgi g�sterileriyle asl�nda kendi nefsini ok�ar. Kendimizi aldatman�n hi� gere�i yok. �nsanlar sevemez. �nsanlar�n sevgisi egosantriktir. Ne yaparsan�z yap�n�z, o d�ner dola��r size gelir. �nsan kendi sevgisinin merkezindedir, yani kendini sever. ��nk� o kapasite hen�z geli�memi�tir. �nsanlar hi� bir �eyi terk edemez. Yani fen'a dedi�imiz hadise meydana gelmemi�tir. Sevgi bile bir ba�kas�n� kendisine esir etmek i�in de�il midir? Tutku ile a�k ile seviyor; romanlar, �iirler yaz�l�yor ve cinayetler i�leniyor. �eli�kiye bak�n.

  Yery�z�nde sevmek demek, ki�inin kendisine ait bir �ey bulmas� demektir. Bu, �nder kabul edilen b�y�k insanlar� sevmekte de vard�r. �nsanlar kolay kolay sevemez. Realite icab�, bizim, ger�ek sevgiyle bir ili�kimiz yoktur. Bu, bir kusur de�ildir, ama bunu bilmemek kusurdur. Biz ancak nefsimizi severiz. Nefsimize uygun, me�rebimize uygun, bize yumu�ak gelen �ey bizim i�in iyidir. Kat� realiteler, ger�ekler, bizim i�in iyi de�ildir. �nsan�n sevebilmesi i�in ger�ekten uyanmas� ve her t�rl� hale kar�� dayan�kl� olmas� gerekir.�

...bunu onlara bir tabak i�inde vermeyin, b�rak�n kendi emekleri ile kazans�nlar; bu suretle onu daha iyi takdir edeceklerdir. Kolayca gelenin de�eri anla��lmaz, zorlukla yap�labilen en b�y�k m�kafat� getirir...

Silver Birch

MADD� VE MANEV� B�R ARADA 

  �Maddi olanla manevi olan bir arada olmak gerekir. Tek ba��na hi� bir �ey olmaz. ��nk� insan tek bir �nite de�ildir; insan, ruh ve maddeden olu�mu� ���nc� bir varl�kt�r.

  O halde insan�n, iki dili vard�r, maddi ve manevi olmak �zere iki tane beyni vard�r. Bunlar�n her ikisine birden hitap etmek zorundas�n�z. Sadece birine hitap edildi�i zaman di�eri c�ce kal�r, yar�m kal�r, kad�k olur, dejenere olur ve hi�bir �eye yaramaz. Her iki beynin beraberce geli�mesi gerekir. Genel �uur uyan�kl���na g�t�ren maddi ve manevi tesirler s�recine ise, ��srafil'in borusu� denir.

  �uur uyan�kl���na ge�mek, nefsin terki ile olur. Bu �ok zordur, �ok ac�l�d�r ve �ok korkun�tur. ��te, k�yametin kopu�unu anlatan tasvirler bu fiilleri temsil eder. Bir �ok zorluklar vard�r; da�lar y�r�r, ormanlar yanar, hayvanlar ka����r, insanlar peri�an olur, �ocuklar gider, buna benzer �ekilde hat�ra gelebilecek her t�rl� felaket, korkun� olan ve bizim duyular�m�z�n alg�layabildi�i, beynimize sokulan menfi imajinasyonlar�n her t�rl�s� nefsin terkini anlat�r.

  Bizim i�in en ac� �ey nefsaniyetimizi terk edebilmektir. B�y�k azaplar �ekilir. K�skan� bir insan�n, fas�k bir insan�n k�skan�l�ktan vazge�mesinin, fesatl�ktan vazge�mesinin ne demek oldu�unu bilir misiniz? �ocu�un elinden s�t �i�esini al�rsan�z ne olur? Evinize h�rs�z girse neler hissedersiniz? Can�n�za kasteden biri s�rt�n�za b��a�� dayasa ne hissedersiniz? Surat�n�za alev p�sk�rse ne hissedersiniz? ��te, b�t�n bunlar�n hepsi, bu sefer i�eriden d��ar�ya do�ru ta�maya ba�lar. Yani d��ar�dan bir m�dahale olmadan siz kendi kendinizle hesapla�maya ba�lars�n�z. Bunu ni�in yapars�n�z? De�i�mek i�in, yenilenmek i�in� yani K�yam etmek i�in, Uyanmak i�in�

 ï¿½yle bir �uur uyan�kl���na ge�meniz laz�m ki, sizi uyu�uk halde tutan, sizi ba�layan, yani dar �uur fiilinde tutan her �eyden, fark�na var�p, anlay�p, uzakla�ma keyfiyeti ba�las�n. Zor i�!...

 Bu, insan�n cebindeki paras�n� da��tmaya benzemez, evindeki e�yay� da da��tmaya benzemez. Onlar� verir, kurtulursunuz, ama varl���n�z kal�r hi� olmazsa. Burada ise can pazara gidiyor. Zor i�tir. ��te, k�yamet budur. Ger�ekten uyanmak zor i�tir. B�t�n k�yamet tasvirlerinin esas�, nefsin terkidir. A�lasak da, s�zlasak da, ba��rsak da,�a��rsak da, bu terk i�lemi yap�lacakt�r. Bu defterin d�r�lme vakti geliyor.

 Kapal� �uur halinden, otomatik �uur halinden, uyurgezerlikten, el yordam� ile ya�amaktan, bir nevi sarho�luktan, maddeye ba�lanm�� olman�n verdi�i hazlar�n sarho�lu�undan ger�ek uyan�kl�k haline; ay�kl��a ge�mek,nefsin terki ile olur. �ok zordur, �ok ac�kl�d�r,�ok korkun�tur. Ama hi�bir �ey insan i�in imkans�z de�ildir. Buras� imkanlar alemi, burada her �ey m�mk�n��

 

PUTLARA TAPMAK

 ï¿½Eskiler insan� uyan��a g�t�ren yola, "kan ve ate� yolu" demi�lerdir. Bu �yle bir yol ki, ancak i�inizin kan a�lamas�na bakar. ��nk� �ok �eyleri b�rak�yorsunuz, �ok sevdi�iniz varl���n�z�n bir �ok ba�lar�n� kopar�yorsunuz. Bu, insan�n putlar�ndan vazge�mesi demektir. Tanr��ya inan�yoruz diye hi� �v�nmeyelim, zira bir bak�ma hepimiz putperestiz. Putperestlik demek, Tanr�'ya �irk ko�mak, ortak ko�mak, bir ba�ka Tanr� edinmek manas�na gelmez. Ha�a! Olacak i� de�il. Putperestli�in ger�ek anlam�, kendi kendimize yaratt���m�z k�ymetlerdir, yani nefsin her t�rl� ba�l�l��� puttur, putperestliktir. Ve bu da tip tiptir. Hep de�i�ir; ya�tan ya�a, seneden seneye, i�ten i�e de�i�ir. Belli bir s�re belli bir puta ba�lan�rsan�z;o biter, bir di�erine ba�lan�rs�n�z ve bu b�ylece birinden di�erine atlayarak gider.

  Bu putlar aras�nda incelik fark� olabilir, yani daha kabas�ndan daha ince putlara gidilebilir. Fakat insan �yle �eli�kili bir varl�kt�r ki, Yaradan'�na ibadet ederken veya O'na i�inden gelerek kulluk ederken dahi etrafta Yec�c Mec�c ler, yani putlar� dola��r durur. �nsan, ba�kas�n�  b�rak�p kendi hayat�n� g�z�n�n �n�ne getirecek olursa, Yec�c Mec�c'�n hep �evresinde oldu�unu g�r�r. Biz, birtak�m putlar�n ger�ekle�mesi i�in dua ederiz. ''Yarabbi, senden sa�l�ktan ba�ka bir �ey istemiyorum." ne demektir? Bu dua �u anlama gelir: "Ne olur beni �ld�rme. Burada bu kadar g�zellikler var, elbiseler var, para pul var, yiyecekler var, iyice yiyip i�eyim, giyineyim, e�leneyim vb:'. Ba�taki s�zlerin arkas�nda bu yatar.

  Kendimize d�r�st davranacak olursak g�r�r�z ki, yap�lan ibadet bile Tanr� i�in de�il, kendimiz i�indir. Tanr�'n�n ibadete, benim tap�nmama, benim duama ihtiyac� yoktur ki! Yaradan'�n mahlukundan b�yle muhta�l��� olur mu? Yaradan herhangi bir �eye muhta� olur mu? Demek ki, muhta� olan benim. Ben O'ndan bir �eyler koparmak istiyorum. Onu yapmakla, O benden bir �ey istemiyor; ben olmasam da O var. Birtak�m sap�k sufi yun, "�nsano�lu olmasayd�, Tanr� olmazd�." diyor. Oysa onun b�yle d���nmesine bile sebep Tanr�'d�r, ona o beyni veren O'dur. �nsan, olsa ne olur, olmasa ne olur. O isteseydi,ne o kelimeyi insana verirdi, ne de o beyni insanda te�ekk�l ettirirdi. Ve o kendini bilmez sufi de b�yle sa�malamazd�.

   Demek ki, menfi imajinasyon, menfi d���nce ve otomatizman�n yay�lmas�, nefsin azmas� ve vesvese halinin her taraf� kaplamas�,Yec�c Mec�c sembol� ile ifade edilmi�tir.

   �srafil'in Sur�u ise, genel �uur uyan�kl���na g�t�ren maddi ve manevi tesirlerin s�reci demektir. �srafil, b�t�n bu s�reci tanzim eden bir tabiat kuvvetidir. Buradaki tabiat kuvveti, fiziki tabiat kuvveti de�il de, yarat�l��la alakal� d�rt b�y�k ilahi kuvvet'ten bir tanesidir.�

 

DECCAL'�N ORTAYA �IKI�I

  �K�yamet alametlerinin en �nemlisi daha �nce de s�z�n� etti�imiz gibi, Deccal'in ortaya ��k���d�r. O  y�zden  bu kavram� �ok iyi anlamak ve zihnimizde netle�tirmek i�in tekrar k�saca ele almakta yarar vard�r.

  Deccal aldat�c� anlam�na gelir. Bu durum ��yle tasvir edilir: Solunda cennet, sa��nda cehennem olan (halbuki Kuran�da cennet sa�dad�r) ve iki ka�� aras�nda kafir yaz�l� bir varl�k, yani bir k�fr ehli ortaya ��kar. Demek ki, bu bir varl�k de�ildir. Bir insan�n solunda cennet, sa��nda cehennem olur mu? Ne demektir bu? Yani, sol taraf�nda b�t�n hazlar, sa� taraf�nda b�t�n elemler ve ortas�nda da k�fr var. "Deccal, kendisine iman edenlere su i�irip, yemek yedirir. Yiyen ve i�en art�k iflah olmaz." derler.

  "Baz� insanlar, baz� varl�klar, Deccal'in suyundan i�memek ve yeme�inden yememek i�in ot k�k� yiyerek Deccal'in zararlar�ndan kendilerini kurtarabilirler." deniyor. Dikkat edilirse, b�t�n anlat�lanlar te�bihidir, benzetim yoluyla ifade edilmektedir.

  "Deccal yery�z�n� gezer. Mekke ve Medine hari� her taraf� dola��r; yaln�z oralara giremez. D�m��k yak�nlar�ndaki beyaz minareye Hz. �sa indirilir. Hz. �sa�n�n elinde s�ng� vard�r. Deccal, Hz. �sa�y� g�r�nce tuzun suda eridi�i gibi erir gider. Hz. Isa, Deccal 'i s�ng�yle vurur ve �ld�r�r. B�ylece Deccal ortadan kalkar." diye anlat�l�r.

  DECCAL NEFSAN�YET� TEMS�L EDER

  �imdi bu, tasvir edilmi� bir tablodur. Acaba bu olay�n k���k k�yamet olarak anlam� nedir? ��nk� insana laz�m olan budur. Deccal, i�g�d�sel ve otomatik hissiyat�, nefsaniyeti temsil eder.

  K�yamet d�neminde ya�anan karga�a, nefsin tam manas�yla ba� kald�rmas� demektir.Yani, yanl�� olan�, do�ru olana kar��t�rmak demektir. Daha �nce �blis' ten bahsetmi�tik. K�yamet zaman�, kar��t�r�c�, iltibas edici �blis�in hakimiyeti ortaya ��kar. Deccal ile iblis hakimiyeti aras�nda �ok yak�n bir alaka vard�r. ��nk� bunun sonucunda genel bir te�evv�� (�a�k�nl�k) devri meydana gelmi�tir.

  Demek ki Deccal, d�nyan�n i�inde bulundu�u genel te�evv�� halini ifade eder. Ve Deccal �oktan ��km��t�r. Geldi, gelecek diye beklemeye hi� gerek yok. O mevcuttur. �u anda insanlar bir �a�k�nl�k i�erisindeler. Yani, yanl�� olan� do�ru olandan ay�rt edememe hali i�indeyiz.

  Bu devir, bir nevi sap�tma, yolunu �a��rma, S�rat-� M�stakim'den ayr�lm�� olma devridir. Yani S�rat K�pr�s�nden, vicdanla nefs aras�ndaki o k�l kadar ince ay�r�m k�pr�s�nden ayr�lma, yolunu �a��rma devridir.

  Te�evv�� i�inde Deccal ismini alan, azg�n nefs ve te�evv��e, bir bak�ma insan�n �eytan� da denmektedir. Genel te�evv��e paralel olarak azg�n nefsin ya da nefsani a��r�l���n durumu Deccal'in ifadesidir. Bunlar�n hepsi de hali haz�rda �evremizde mevcuttur.�

 

DO�RULU�UN �NEM�N� Y�T�RMES�

  Deccal, insan nefsaniyetinin vicdan ve sevgiden yoksun olarak, bilgisizce, k�rl�k ve sa��rl�k i�inde geri tesirlerin ba�ar�l� olmas�na hizmet etmesi ve insana k�t�l��� emretmesidir. ��te te�evv�� (�a�k�nl�k) budur. DeccaIi seviyedeki insan yani bu denli kendini �a��rm��  insan, Deccal 'e g�re, her t�rl� �er i�leriyle cennete, iyilikle u�ra�arak yani uygunsuz i�lerle olan alakas�n� keserek de cehenneme gider. Her t�rl� k�t�l��� yapt��� zaman Deccal'in cennetindedir; do�ru ameller ise insan� Deccal'in cehennemine g�t�rmektedir. Yani, vicdan� ortaya ��kt��� zaman, insan, �st�rap �ekiyor; nefsi ile hareket edip, vicdans�zca davrand��� zaman da huzur duyuyor. �nsan�n b�yle �a��rt�lmas�, iyili�in, do�rulu�un, d�r�stl���n, inanc�n neredeyse ay�p kabul edilmesi devri,  ï¿½K�yamet devridir�.

  "Ben sana ne iyilik ettim ki, sen bana k�t�l�k yap�yorsun." ifadesi tam Deccal ifadesidir. Bu bir te�evv��-�a�k�nl�k-iyiyi/do�ruyu ay�rt edememe-ne yapt���n� bilememe halidir. Bu davran��lar belki de isteyerek yap�lm�yor, zira insano�lu derin bir te�evv���n i�indedir. Ne yapt���n�n fark�nda de�ildir, ��nk� Deccal �i bir seviyede bulunuyor. Her t�rl� �er i�leriyle cennet hayat� ya��yor; esrar, eroin, d�viz ka�ak��l���, g�mr�k ka�ak��l���, adam �ld�rmek vs. gibi akla gelebilecek her t�rl� k�t�l�k yap�l�yor. �nsan�n de�eri maddi k�ymete g�re tart�l�yor. "Ka� paral�k adams�n" deyimi ile insan de�eri �l��l�yor, sarrafl�k yap�l�yor. 

  Uygunsuz i�lerle olan alakan�z� keserseniz d�r�st hareket ederseniz, vicdanl� davran�rsan�z, dedikodu yapmazsan�z, iki k�s� bar��t�r�rsan�z, iki yanl�� i�i do�rultursan�z, birine hizmet ederseniz, insanlara sevecenlik g�sterirseniz, Deccal sizi cehennemine atar. Fesatl�k yaparsan�z,hain olursan�z onun cennetine gidersiniz. Ama bu, te�evv�� i�erisinde bulunan Deccal �i bir cennettir. D�nyan�n �imdiki hali budur. K�t�l��e, �erre, nefsaniyete prim veriliyor.

  "Do�ru s�zl� dokuz k�yden kovuluyor." Esas�nda bu, d���nen insan i�in, te�evv�� alametinden ba�ka bir �ey de�ildir; �a�k�nl���n bir  sonucudur. �nsan�n kim oldu�unu unutmu� olmas� anlam�na gelir.�

 

HAK�KAT�N �RT�LMES�

   ï¿½Nefsaniyetin, �uursuzluk i�inde k�r� k�r�ne, alabildi�ine ya�anmas�, hakikatin �rt�lmesi, karanl�k perdenin �ekilmesi, yo�unla�mas�, "k�fr" demektir. Kafirler demek, k�fr i�erisinde olanlar demektir. Kuran�da b�yle ge�er. Kafir ba�ka dinden olan manas�na gelmez. Ger�ekleri �rten anlam�ndaki kafir Kelimesi, Deccal'in iki ka��n�n ortas�ndaki yaz�d�r. Demek ki, k�yamet alametlerinden biri de budur. Yani, �hakikatleri �rteceklerdir� manas�na gelir. Her t�rl� vicdan ikaz�n�n dinlenmemesi demektir. K�fr�n en b�y���, en belirgin olan�, vicdan sesini dinlememektir. Vicdan sesini duymazl�ktan gelmek, hakiki k�fr'd�r. K�fr, insan�n kendi �uurundaki perdeden dolay� do�ruyu ve ger�e�i g�rememesi, kendi kendini perdelemesi, �rtmesi demektir.

   KIYAMET DEVR� TE�EVV�� (�A�KINLIK) DEVR�D�R

   Bilgi sahibi, olgun ki�i bile, d�nyan�n bu te�evv�� �a��nda nefsin esaretine d��erek, do�ruyu anlayamayacak hale gelmi�tir. �rfan sahibi, yani a��k se�ik bilgi sahibi, nefsi ile arkada�l�k etmek zorunda bulunmaktad�r. B�yle bir ger�e�i de ifade etmek gerekir. Denir ki, yiyecek ve i�ecek ancak onun yan�nda bulunmaktad�r. Yani, bir insan iman sahibi de olsa, olgun olsa da bu te�evv�� �a��n�n bir icab� olarak, nefsinin esaretine d��ecek, do�ruyu anlamayacak, do�ru olan� da �rtmek zorunda kalacakt�r. ��nk� devrin te�evv��� bazen bunu gerektirir. Bu bak�mdan kendimizi fazlaca itham etmemeliyiz. B�t�n iyi niyetimize ra�men, elimizde olmadan baz� s�r�meler, baz� tak�lmalar meydana gelebilir. Bu, genel bir tesirin etkisinden ba�ka da bir �ey de�ildir.

  Deccal devri tam anlam�yla s�r�yor. �nsan nefsi ile olan cihad�n� kaybetmek �zeredir.Merkez daima kendisidir. Nefsi arzular, bedeni hazlar, �ehvani lezzetler gibi adi fiil ve zevklerin pe�indedir. Bu ise, Deccal'in verdi�ini almakt�r. Deccal'in etkisi alt�nda kalmakt�r.

  Bilgiye dayanmayan, ama mubah (ge�erli) say�lan yollara fazlas�yla sapmak zararl� bir �eydir. Haram de�ildir, yasak edilmemi�tir, ama mubah edilmi�tir. Nefis terbiyesinde, yap�p yapmamakta, bir �eyi yerine getirip getirmemekte vicdani ve ahlaki bir sak�nca olmamakla beraber, insan�n kendisini h�r hissetmemesi gerekir. Yani vicdanen ve ahlaken o i�i i�lemenizde bir sak�nca yoktur, yasak de�ildir; yani mubaht�r. Ama mubaht�r diye, normal olarak bir iki defa yapman�z gereken o fiili siz al��kanl�k haline getirip 50- 100 defa yaparsan�z, sanki haram, yani yasak edilmi� bir �eyi yap�yormu��as�na ayn� sonucu verir. ��yle bir �rnek verebiliriz: Kan�n�z� tahlil ettirdiniz ve �eker hastal���n�z�n olmad���m ��rendiniz. Ve hastaneden ��kar ��kmaz solu�u tatl�c�da ald�n�z; arka arkaya birka� porsiyon yediniz. �ekeriniz yok ya; ertesi g�n tekrar, ertesi g�n tekrar ve bir ay sonra karaci�erin iflas� sonucu sar�l��a yakaland�n�z.

  Buna benzer �ekilde vicdanen ve aklen, yapman�zda bir sak�nca olmayan bir �eyi bile �ok �l��l� yapmak gerekir. Bu, oto kontrold�r. Ben h�r�m; istedi�imi yapar�m,kim kar���r; kimseye zarar�m yok, tarz�ndaki davran��lar �l��l� olmad��� taktirde, insan� zarara sokabilir. Bu, b�t�n sistemin kontrol alt�na, akli bir d�zen i�erisine al�nmas� demektir. G�r�l�yor ki, bilgiye dayanmayan, ama mubah say�lan yollara fazlas�yla sapmak, insan� uykuya sokan bo� hayal ve �mitlere dalmak, ge�ici olan tatlara, d�nya�n�n s�slerine, �an ve ��hretine, putlar�na ba�lanmak Deccal'in cennetine girmek gibidir.�

 

GER�EK CENNET �NSAN UYANINCA YA�ANIR  

  �Deccal cenneti, �st�rapl� uyan�� te�evv��� ile yer yer cehenneme d�ner.Yani, Ruhsal d�nya, cenneti cehenneme; cehennemi de cennete �evirebilir. Cennetin cehenneme �evrilmesi demek, r�yadaki gibi e�lence cennetindeki bir insan�n �st�rapl� bir te�evv��le (�a�k�nl�kla) uyanmaya ba�lamas� demektir. �nsan, o cennette g�rd��� her �eyin birer serap, birer aldatmaca, hi� bir i�e yaramayan �eyler oldu�unu; bo� hayaller, bo� �mitler oldu�unu fark etmeye ba�l�yor. B�ylelikle cennet cehenneme d�n�yor.

  Ruhsal d�nya, insan�, cennet hali olarak uyku i�erisinde, ger�eklerle ilgili olmayan bir tasavvur i�erisinde, bir imajinasyon i�erisinde tutarken, onu realiteyle kar��la�t�rmaya ba�lad��� vakit, cennet cehenneme d�n�yor. �nsanl���n bug�nk� hali b�yledir. Ama bu �mit vericidir, zira herkes �st�rap i�erisinde, hi� kimse cennet hali ya�am�yor.Herkesin bir cehennemi var bug�n!...

   As�l cennet, bu cehennemin �tesindedir. "Cennete giden yol cehennemden ge�er." S�z� bunu ifade eder. Cehennemi ya�amayan, onu g�rmeyen cennete gidemez. Cehennem �st�rab�, nefsin ba�lar�ndan kurtulmakt�r, bu ba�lar� atabilme g�c�d�r. Cehennemin geneli de d�nyad�r; mizan�yla, terazisiyle, ate�iyle, k�re�iyle m�kemmel kurulmu�tur, insanlar inim inim inlemektedirler.

   Burada olanlar yukar�da da olur. Yani fiziki bedeni terk ettikten sonra ge�ti�imiz spatyom ya da ahirette de, bu i�ler daha etkili olarak m�kemmelen devam eder."Burada olanlar,orada olanlar�n suyunun suyudur."derler; "Yery�z�ndeki ate�, cehennem ate�inin yedi kat y�kanm���d�r." derler. Bu ate�, bizim bildi�imiz ate� de�ildir. Bu s�z�n alt�nda �ok b�y�k bir hakikat vard�r. Bizim yery�z�nde duydu�umuz �st�rap, ac�, pi�manl�k, t�vbe vs. belli bir dozdad�r. Bedene ba�l� �uurun savunma mekanizmalar�, bu ac�lan bir yerde keser, durdurur. Bu �st�rab� fazla ya�amay�z. A�lar�z, s�zlar�z, avunuruz ve bir derece olsun onu unuturuz. Ama ruh alemine ge�ildi�i vakit fiziki ba�lar koptu�u i�in, koruyucu mekanizmalar da ortadan kalkar. Ve varl�k vicdan� ile ba� ba�a kal�r. Vicdan, ruh alemine ge�ildi�i zaman da vard�r. Hesap soracak olan da odur. Hi� bir �ekilde sorgu mele�i denen ba�ka bir varl�k aramamak gerekir. Ve orada �ekilen vicdan azab�, g���n ate� misali �ok daha ac�l�d�r, zira belirtti�imiz gibi savunma mekanizmalar� ortadan kalkm��t�r.

   Deyim uygunsa, orada kalkan olmad��� i�in yumru�u direkt yer insan. Burada tesirle varl�k aras�nda baz� barajlar vard�r; tesirin �iddeti azalt�l�r. Ama spatyomda baraj kalkar. Tesir adeta agrandize olur, b�y�r, yank�lan�r. Orada sessiz a�lan�r. �

 

NEFS�YLE SAVA�AN UYANMA YOLUNDADIR

  �Nefsine kar�� ba� kald�ran, nefsiyle sava�an, nefsini uslu ak�ll� eden uyanma yolundad�r. Hz. Peygamber'in, "Ben �eytan�m� M�sl�man ettim.' demesidir. �eytan nefsidir."Nefsimi M�sl�man ettim." demek, �onu selim k�ld�m, selamet yoluna g�t�rd�m, ak�ll� k�ld�m� demektir. Yani akla, �eytan varl���n� M�sl�man dinine dahil etmek gelmemelidir. Nefsini uslu eden, sab�r ve metanetle vicdan�na prim veren Deccal'in cehennemindedir, yani orada zul�m g�r�rler. Bu devirde Deccal vard�r. Nefsinize ba� kald�rmay�p onu pohpohluyorsan�z; nefis ile sava�mak yerine, onunla sulh yapm��san�z; nefsinizi sald�rgan halde, sap�k halde tutuyorsan�z; vicdan yerine ba�ka �eylerle me�gul iseniz, cennet hali i�erisindesiniz yani Deccal�in cennetindesiniz. O zaman zul�m g�rmezsiniz. Yani bu sefer de Deccal zulmetmez de siz kendi kendinize zulmedersiniz o ayr��

  Deccal'in b�t�n d�nyay� dola��p durmas�, nefsin b�t�n tekam�l seviyelerinde insan� te�evv��e d���rmekte olmas� manas�na gelir. Elbette ki, nefsinin dizginleri elinde olanlar ile uyan�klar�n seviyesinde bu te�evv��ler olmuyor. Nefs denen Deccal, her k�l��a girerek ger�e�i bilen, bilge ki�iyi de sarsar. Baz� vehimlere d���r�r.

  ��phenin, �ekillerin, te�evv���n putlar�n h�k�m ve tesirinin kesilmesi Hakikat Ruhunun d�nyay� sarmas�yla olur ki, simgesi Hz. �sa'd�r. Hz. �sa�n�n di�er bir kozmik ismi de, �Hakikat Ruhu'dur�. Vicdan� ve sevgiyi sembolize eder.

  Bunun �slam'da da bir menk�besi vard�r. Hz.�sa, ahir zamanda �am'�n kuzeyindeki Beyaz Minare'ye iner ve bir T�rk mimari eseri olan o minarede ezan okur, nida eder. Yani b�t�n insanlar� oradan davet edecektir. Beyaz renk de �nemlidir; kendisi de beyaz giyinirdi. Beyaz, Hakikat Ruhu'nu ifade eder. Minare �eklen semay�, g��� g�sterir. Hz. �sa'n�n oradan nida etmesi, G�klerin insanlara bir nidas�, bir �a�r�s� var demektir.Yani sembol a��ld���nda, Bu do�rudan do�ruya vicdand�r.

   Bizler i�in �Hakikat Ruhu�, sevgi ve vicdandan ibarettir. Yani, insanlar� sevmek ve vicdan�m�z�n sesini dinlemekle, �Hakikat Ruhu'na� ba�lanm�� oluyoruz.

  Demek ki, uyan�� devrinde b�t�n insanl�k aras�nda art�k Deccal'in h�km� de�il, vicdan�n ve insanl�k sevgisinin yay�ld��� g�r�lecektir. �imdiki gibi, nefsin ve nefretin, d��manl���n ve k�t�l���n, g�z oyuculu�un ve g�rtlak s�k�c�l���n de�il; ger�ekten insanl�k sevgisinin ve vicdan�n h�k�mran oldu�u g�r�lecektir. Yani vicdan sesi, r�latif de�il, do�rudan do�ruya Yukar�'dan gelen, ul�hiyete ba�l� y�ksek tesirin insandaki tezah�r�d�r. Yani vicdan, art�k insana kalm�� bir �ey de�ildir; benim vicdan�m, senin vicdan�n yok. Yukar�'n�n tesiri do�rudan do�ruya vicdanlarda yans�maya ba�l�yor. Biz bireysel olarak kendi i�imizde bu uyan��� �imdi de ya��yorsak, k�yameti daha evvelden ya�ar, �eker gideriz�Ya da ba�kalar�na yard�m etmek i�in kal�r�z��

 

  MEHD�N�N ORTAYA �IKI�I  

 ï¿½Derler ki, "K�yamet vakti gelince, Mehdi ortaya ��kacak, adaletle h�k�m s�recek, insanl��a ayd�nl�k, bereket ve emniyet getirecek." Ve her y�z senede bir, genellikle do�uda, Hindistan ve �ran taraflar�nda, Ba�dat'ta vs. nefsaniyeti azg�nl�k i�erisinde olan biri f�rlar ve Mehdi'li�ini ilan eder. Etraf�na otuz k�rk bin ki�i toparlar, birka� kelle g�t�r�r, ondan sonra da onun kellesini g�t�r�rler ve Mehdi'lik biter.�imdiye kadar yery�z�nde a�a�� yukar� yedi-sekiz tane Mehdi tasla�� ��km��t�r.

  Belki de bu, vaat edilen bir varl�kt�r. Fiziki olarak da b�yle bir varl���n meydana gelmesi m�mk�nd�r. Yaln�z, Mehdi devri hen�z gelmedi. B�t�n bu devirleri biz ya��yoruz; daha ya�anacak devirler var. Mehdi devri gelmedi, ��nk� �uur uyan�kl��� ba�lamad�, Ruhsal Alem ile olan ili�kiler �o�almad�, Onlar'�n etkisiyle ger�ekle�en ola�an�st� olaylar�n ya da mucizelerin say�s� artmad�. ��nk� te�evv��-�a�k�nl�k kalkmad�, Yukar�'ya emniyet do�mad�,do�ruyla e�riyi ay�rma bilgisi gelmedi, aldanmalar hala devam ediyor.

  E�er, b�t�n i�sel ve d��sal putlar�n ortadan kalkt���n�, Rahman olan Rabbe kulluk edildi�ini, g�n�llerde ve �uurlarda sadece O'nun mevcut oldu�unu g�r�rseniz, Mehdi devri �oktan gelmi� demektir. Demek ki, Mehdi i�in bir �ah�s beklemeye gerek yoktur. Bu bir devirdir ve hep temsilen, te�bihen birilerine benzetilmi�tir. Yukar�daki hal insanl�kta te�ekk�l ederse, sizin Mehdi'niz gelmi�tir. Siz kendi kendinizin Mehdi'si olursunuz. Hi� d��ar�dan birisini beklemeyin insanda Ruhsal Otorite'yi kabul hali �uurlan�yorsa, o emniyet hali te�ekk�l ediyorsa, do�ruyu e�riyi ay�rma bilgisi gelirse, Mehdi devri gelmi�tir.

  Do�ruyu e�riden ay�rt edece�imiz a��k Bilgi nerde? O, daha gelmedi. Ama gelecektir.�

  

G�NE��N BATTI�I YERDEN DO�MASI

 ï¿½Yaz� dizisi boyunca a��klamaya �al��t���m�z sembolik k�yamet alametlerinden ba�ka, bir de G�ne��in batt��� yerden do�mas� meselesi vard�r. Bu sembolik ifadeye g�re, o son zamanda G�ne� batt��� yerden do�acakt�r. Yani tersine bir i� olacakt�r. Bu masal�ms� anlat�mla insanlar, acaba D�nya tersine mi d�necek, her �ey alt �st m� olacak diye d���n�yorlar.

  D�nya'n�n alt �st olmas� demek, insan�n kendisinin alt �st olmas� demektir; uyku halinin alt �st olmas� demektir. Ve uykunun tersi uyan�kl�kt�r. D�nya'n�n alt �st olmas� denince, illa ki, magma tabakas�n�n volkanlardan d��ar�ya f�rlamas� akla gelmemelidir. Bu, �k���k k�yamet� sahibi olarak insan�n alt �st olmas� demektir. En iyi alt �st olu� �ekli de, insan�n uyudu�u halden uyan�k hale ge�mesidir. Yani tam z�dd� bir durum. Alt �st olu�, nefsani halden vicdani, ahlaki, makul vicdana ge�i�tir. Yani mevcut olan b�t�n eksik hallerin, m�kemmel, olgun, yetkin hale ge�mesi, siyah�n beyaza d�n��mesidir. G�ne�'in batt��� yerden do�mas� budur.

  Bu sembol ayr�ca, devrenin biti�ini ifade eder. Olumsuz y�nden bir yorum s�z konusudur. Tekam�l Okulu olarak D�nya'ya tekrar kabul�n sona ermesi, t�vbe kap�lar�n�n kapanmas� demektir. Yani, insanlar diyorlar ki, 'Biz pi�man�z. Bunca zaman enkarnasyonlar�m�z� bo�a ge�irdik. �imdi anlad�k, uyand�k. Ne olur bize imkan verin de, tekrar d�nelim, i�i tamamlayal�m ve eksiklerimiz gitsin" Fakat, hay�r; o kap� kapan�yor. Yani, G�ne�'in batt��� yerden do�u�u, bir devrin, bir devrenin biti�i manas�na da geliyor. Bunca ikaz, ir�at ve uyand�r�c� olaydan sonra, insan bilgi edinememi�, kendini tan�yamam��, Rabbe kulluk edememi�se, art�k f�rsat, imkan da kalmam��t�r.

  G�ky�z� vermeden almaz. Verir, verir, verir ve siz cevap vermedi�iniz i�in de, i�ini bitirir. Bundan sonra iman olu�maz, zira verilen verilmi�tir. Art�k uyan�kl�k i�in D�nya �zerindeki b�t�n faaliyet kald�r�l�r ve defter d�r�l�r.Yaln�z bu, faaliyetin t�m�yle kald�r�ld��� manas�na gelmez. Sadece uyan�kl�k i�in b�t�n faaliyet kald�r�l�r. K�yamet, t�m�yle varl���n,canl�l���n ortadan kalkmas� de�ildir. Sadece insan varl�klar�n�n, daha do�rusu bedene ba�lanm�� ruhi varl�klar�n uyanarak D�nya hakikatini ��renebilmeleri i�in kendilerine tan�nan bir f�rsat ortadan kald�r�l�yor. Yani, Yukar�s� inayetini kesti�i i�in, okulu kapand��� i�in hi� bir �ey al�nam�yor. G�ne�'in batt��� yerden do�mas� olumsuz olarak bu manaya gelir.

  Olumlu y�nden ise, varl�k uyan�nca, kendi i� d�nyas�n� ke�feder, kendini tan�r, bilir. �z nitelikleriyle ger�ekle�ir, tahakkuk eder.Tahakkuk dedikleri olay meydana gelir. Semboller ��z�l�r, kendisindeki bilgi hazinesine kavu�ur. Mana �rt�leri a��l�r ve "kurtulu�" dedi�imiz bu hal ortaya ��kar. Art�k bunun i�in,Y�ksek Hakikat'ten ayr� olmak, hasret �ekmek sorunu kalmaz. Kurtulu� budur. iman hali biter, ��nk� art�k mana �rt�leri a��lm��t�r.�

 

�MAN ve B�LG�

 ï¿½Bilgi ta��yan manalara inanmak imand�r. Bilinmeyen ve manas� anla��lmayan �eylere iman, aldat�c� olabilir. Zihnimizdeki kavramlara, konu�tu�umuz s�zlere dikkat etmek zorunday�z.Uyan�kl�k �nce kavramlardan ba�lar. Ne konu�uyorum? Ne anl�yorum. "�man�m var." derken manay� seziyorsunuz, ama bilgisine vak�f de�ilsiniz, demektir. Dikkat edilirse, b�t�n kutsal kitaplarda iman, daima �n planda tutulmu�tur. Yani deniyor ki, "�urada okudu�unuz ayetlerdeki manalar�n arkas�nda bilgi vard�r, esaslar vard�r. Siz, �imdiki halde bu bilgileri elde edecek durumda de�ilsiniz. Ama, manalar�n arkas�nda bilgi oldu�una inan�n�z, inkar etmeyiniz, daha vakti gelmedi. �imdilik manalara inan�n�z." Bu, iman halidir. Ama bilgi geldi�i zaman iman haline art�k gerek yoktur; �man gider, oldu�u gibi bilgiyle kar��la��rs�n�z. �zerinden �rt� kalk�nca, sizin iman�n�z bilgiye d�n��t�. Bilgi sizindir art�k. Siz ve bilgi ayn� oldunuz.

  Aran�zdaki perde kalkt�. �man ile Bilgi'yi birbirine kar��t�rmamak laz�m. Baz�lar�, bilgisinden dolay� fazlaca ileri gidebilir ve iman sahipleri taraf�ndan da �ld�r�l�r. Bu vakidir ve her toplumda olmu�tur. Demek ki, zaman� gelmeden, kar�� taraf�n ne oldu�unu anlamadan, manan�n alt�ndaki bilgiyi ��kar�p s�ylememek gerekir ��nk� bu tepki insanlarda otomatik olarak vard�r. �ld�rmez de k�nar; ayn� hesaba gelir. �u var ki, bilgiyi bilinir hale getirmek gerekir. Eskiler buna "Hicap" demi�lerdir. Hicab�, yani bilginin �rt�s�n� kald�rmak, iman� gidermek, do�rudan bilgiye ula�mak laz�md�r.

  "G�ne�'in do�du�u yerden batmas�" ifadesinin olumsuz �ekilde a��klanmas�nda. pi�manl�k ve t�vbe kabul edilmez dedik. G�nah ve hata da ba���lanmaz. Neden? ��nk� do�rudan �Bilgi� gelmi�tir. Uyanm��t�r, do�rudan Bilgi'ye sahip olmu�tur. G�r�l�yor ki, bu uyan�� devresinde, yani k���k k�yamette do�rudan bilgiye ula�t���n�z i�in sizin pi�manl���n�z, t�vbeniz kabul edilmemektedir. Buradaki g�nah, hata anlam�ndad�r.Kendi kendinin �uurunda olan, teklik i�indedir. G�nah ve ba���lanma ikiliktir.Uyanm�� bir insanda ne g�nah vard�r,nede ba���lanma vard�r; bilgi vard�r.Bu da ger�ek k�yamet alametidir,bir uyan��t�r.

Onca bilgiye ra�men uyanma olmazsa, Ruh ilk haline, yani D�nya Tekam�l Okulu'nun �nceki �artlar�na d�ner.

  Kozmik bir yolcu olarak, ��renci olarak, ba�ta kay�t yapt�r�p girdiniz ve uyan�p oradan ��kt�n�z. Yani bu iki hal ayn�d�r. Cevher, �Z, yani ruh kendini bilir, karanl�k �uur devresinden ��kar. Art�k d�nyaya tekrar d�nmek zorunda de�ildir. Bu bizim i�in k�yametin ta kendisidir. Tekrar d�nyaya gelmeyecek �ekilde bir �uur uyan�kl���na gelen insan�n k�yameti tamamlanm��t�r; onun i�in k�yamet kopmu� ve bitmi�tir.

  Ayn� �ey b�y�k k�yamet i�in de d���n�lebilir, yani orada da benzeri �eyler olacak.D�nya da belli bir devreyi tamamlayacak ve sonunda bitip, yeni bir devre ba�layacakt�r.insan i�in b�t�n mesele, nefsaniyet i�erisinde bo�ulmu� kalm�� benli�ini m�cadele ederek, �ekip ��karmakt�r. Buna uyan�� denir. ��nsanlar uyumaktad�r, ancak �l�nce uyanacaklard�r."  

  Bu bir ayettir. Yani insanlar, nefislerinden kurtulduktan sonra uyan�rlar manas�nad�r. Hayat b�t�n�yle bundan ibarettir. insanlar�n yery�z�nde yapmaya �al��t�klar� i�, nefsin zulm�nden, onun tahakk�m�nden, boyunduru�undan kurtulmakt�r.

Nefsin zulm�nden kurtulan insan uyanm�� insand�r. Yani �Yeni D�nya�n�n bilgilerini ya�amay�, uygulamay� hak eden insand�r.

 
 

� Astroset 2004-2010