|
"Yolun
kendisi olmadan yolu takip edemezsin" H.P.
Blavatsky
Ok�ltizm, ge�mi� �a�larda do�a,
insan ve evren ili�kileri aktar�larak gelen ezoterik
gelenekler yoluyla edinilmi� derin bilgiler b�t�n� olarak
tan�mlan�r. Latince�de "gizlemek, saklamak"
anlam�na gelen "occulere" s�zc���nden gelen,
�gizli, sakl�� anlam�ndaki �occultus� s�zc���nden
t�retilmi� olup, �gizli ve sakl� olan�n bilgisi� anlam�na
gelir. Ezoterizm Ok�ltizmi, �Ruhlar�n d�nyas�na ve k�inat'�n
s�rlar�na dair bat�ni bilgileri temel alan teoriler,
uygulamalar ve rit�eller olarak tarif ediliyor.� �eklinde
tan�mlar. �Gizli bilimler de denilen ok�ltizmin kapsad���
alanlar aras�nda maji, simya, astroloji, n�meroloji,
sembolizm, k�hinlik say�labilir. Ok�ltistler i�inde en tan�nm��
simalar Eliphas L�vi (1810-1875), Paracelsus (1493-1541),
Papus(1856-1916) ve Nostradamus (1501-1566) say�labilir.�
�Ok�ltizm
kelimesinin T�rk�e kar��l��� "gizli bilim,
gizlicilik" olarak ifade edilmektedir. Gizli bilimler
denilince, eski gelene�in devam�n� sa�layan ezoterik (bat�ni)
doktrin anla��lmaktad�r.� "Ezoterik bilgiler"
denildi�i zaman, herkese a��klanmayan, ancak belli e�itimlerden
ge�ip o bilgileri almaya hak kazanm�� ki�ilere verilen
bilgiler kastedilmektedir. Ok�ltizmin �� ana yasas� vard�r:
Tek tanr�; tek�m�l ve tekrar do�u�. Bu esaslar �zerine
in�a edilmi� inceleme ve ara�t�rma konular� ��yle s�ralanabilir:��l�m
�tesinde ne vard�r? Nereden gelip nereye gidiyoruz? Bu d�nyadaki
hayat tarz�m�z ne olmal�d�r? Kendi kendimizi �slah
edebilir miyiz? Do�a kuvvetlerinden yararlanmay� nas�l ba�ar�r�z?�
"G�r�nen,
g�r�nmeyenin tezah�r�d�r." Her �eyin k�kenindeki
temel hakikat budur. Bu ilkeden hareketle g�r�nenden yola ��karak,
"g�r�nmeyen" esas g�ce, ana sebebe do�ru
uzanmaya �al��maktad�rlar. Eflatun'un "idea"lar�,
Jung'un "arketip"leri ve daha pek �oklar� bu g�r�nmeyen
ilkeleri ifade etmektedirler.
Ok�ltizmin
�� ana esas� ��yle s�ralanabilir:
1-Tanr�,
�lkeler koymu�tur.
2-Do�adaki
t�m olaylar, bu �lahi �lkeler d�hilinde meydana gelir.
3-�nsan do�adaki olaylarla �lahi �lkeler aras�ndaki orant�lar�
tan�maya �al��arak yasalar� ara�t�r�r.
Teozofi
ise (Teos-Tanr�, Sofi=Bilgelik) Yunanca Tanr� Bilgeli�i ve
�lahi Hikmet anlam�na gelir. �Teozofi denildi�inde, �ncelikle,
kayna��n� esas olarak Hint mistisizminin insan ile evren ve
Tanr� aras�ndaki ili�kileri a��klayan felsefesi
denebilecek Hint teozofisinden alm�� olmakla birlikte, Bat�
teozofisi akla gelir. Bat� teozofisi bir yandan ok�lt
gelenek, di�er yandan Do�u gelenekleri �zerine kurulmu�,
ezoterik bilgilerden yararlanan felsefi bir sistemdir.�
Teozofiyi Bat�'da kurumsalla�t�ran ki�i H.P.
Blavatsky'dir.
Blavatsky�nin
ya�am �yk�s� ve
Teosofi
Helena
Petrovna Blavatksy, 31 Temmuz 1831'de Ekaterinoslav,
Ukranya'da do�du. Bebekken onu vaftiz eden rahibin k�yafeti
mumlara de�erek tutu�mu�tu ve kendisi k�t� bir �ekilde
yanm��t�. Bu sanki, ileri ki y�llarda onun H�ristiyanl��a
kar�� tepkisinin bir �n g�stergesiydi. Ne de olsa ileride
�talya'da Garibaldi saflar�nda erkek gibi d�v���p, kendi
deyimi ile "Papa taraftarlar�n� devirmeye" �al��acakt�.
Aristokrat Alman as�ll� bir aileden Albay Peter Hahn'in k�z�yd�.
�te alemlere temas g�stergeleri daha �ocuk ya��nda ba�lam��t�.
O zamanlar bile arkada�lar�na fantastik �yk�ler anlat�rd�
ve bunlar bir �ekilde �ocuklar�n hayallerinde berrak bir �ekilde
canlan�verirdi. 18 ya��nda kendisinden �ok daha ya�l�
Erivan Vali yard�mc�s� Nicephore Blavatsky ile
evlendirildi. Bu vesile ile Blavatsky soyad�n� ald�. Ancak
evlili�i �� ay s�rm��t� ve Blavatsky kocas�n� terk
ederek �stanbul'a ka�t�. Burada bir s�re bir sirkte at �zerinde
akrobasi yapm��t�, ancak at�n d��erek �zerine ��kmesiyle
a��r bir �ekilde yaralanm��t�. M�s�ra giderken bulundu�u
gemi infilak ederek bat�, d�rt y�z yolcudan Blavatsky'de
dahil olmak �zere, sadece on yedi ki�i k�y�ya y�zerek
canlar�n� kurtarabilmi�ti. Blavatsky (veya m�ritlerince k�saca
"HPB") bundan sonra genelde akrabalar� e�li�inde
y�llar s�ren bir d�nya turuna ��kt�, Teksas, Avrupa, G�ney
Amerika, Afrika ve Hindistan'a
gitti. Yasak �lke Tibet'te girmek i�in bir ka� te�ebb�s
olmu�sa da yetkililer taraf�ndan geri �evrildi. O zamanki
me�hur medyomlardan D.D. Home yan�nda asistanl�k hatta
medyomluk yapm��t�. Ancak daha ilerde ruh�u seanslara
genelde aldat�c� elemental ve elementari varl�klar�n geldi�ini,
bu t�r �al��malar�n bilin�siz yap�ld���nda bir t�r
nekromansi (�l�lerle yap�lan fal-gelecek hakk�nda gereksiz
sorular sormak ve kara b�y�) oldu�unu iddia etmi�ti. 1848
ve 1858 aras�ndaki s�rede neler ge�ti�i konusunda fazla
bilgi verilemiyor. Bu kay�p 10 y�l onun hayat�nda b�y�k
de�i�imlere yol a�t� ve kendisi de bir yol a�acak hale
geldi. Tibet'e girerek baz� Mahatmalar taraf�ndan ders ald���n�
ima etti�i konu�malar� vard�. Mahatmalar Sanskrit�e'de "y�ce
varl�k" anlam�na gelir. Bu Mahatmalar�n
reenkarnasyon zincirinin son halkas�na varm��, �ok uzun �m�rl�,
beden olarak kusursuz, kamil ve bilge ki�iler oldu�unu
anlatm��t�r.
Daha sonra Amerika'ya giderek vatanda�
olur. Bu s�ralarda Madame Blavatsky 110 kilo a��rl�nda, g�nde
200 el sarm�� sigara i�en, erkek gibi a��k s�zl� ve
dinamik bir ki�iydi. Gen�li�indeki g�zelli�ini yitirmi�ti
ama �ekik mavi g�zleri hala �ok etkili ve manyetik oldu�u
s�ylenirdi ve bir �ekilde istedi�ini yapt�r�rd�. 13 Eyl�l
1875 tarihinde New York'ta Albay Henry Steel Olcott ve William
Quan Judge ile birlikte Teosofik Cemiyeti kurdu. Teosofi
(Teos-Tanr�, Sofi=Bilgelik) Grek�e Tanr� Bilgeli�i ve �lahi
Hikmet anlam�na gelir. Cemiyetin �� amac� vard�r: 1)
Evrensel insan karde�li�ini kurmak, 2) Kadim din, felsefe ve
bilimleri ara�t�rmak ve a��klamak, 3) Do�a kanunlar� ara�t�rmak
ve insan i�inde potansiyel olarak yatan ilahi g��lerini
geli�tirmek.
1877 y�l�nda "Isis Unveiled"
(A��kar edilmi� �sis) kitab�n� yay�nlar. Bu kitap
Viktorya �a�� bat�da adeta bir bomba etkisi yapm��t� ve
�ok satt�. �ki cilt �eklinde 1500 sayfal�k bu kitap, ruh
ve evren s�rlar�n� a��klamaya y�nelik etkileyici ve yar�
akademik bir stilde yaz�lm�� bir eserdir. �nsan her fikre
kat�lmazsa da, belki de en etkileyici y�n� referans ve
konular�n zenginli�idir. �lk cildinin ad�
"Bilim" ve o g�nk� bilimin daha ��renmesi
gereken �eyler oldu�u belirtmi�ti. Eski �a�larda do�a,
metafizik ve be�eri s�rlar� a��klayan �ok ileri seviyede
bir bilgi oldu�unu, insan tarihinin san�ld���ndan �ok
daha eski oldu�unu anlat�r ve kan�tlar ortaya koyar. �kinci
cildin ad� ise "Din", bu kitapta HPB o g�nk� din
anlay���n� ele�tirir. �zellikle H�ristiyanl�k ve
Yahudilik a��r ele�tirilere maruz kal�r. Bunlara kar��n
kadim felsefe ve inan�lar�n daha ileri oldu�unu ortaya
koyar. Do�u dinleri �zellikleri Hint-Aryan k�kenli Sanskrit�e
eserlerin �nemini vurgular ve savunur. Uzak Do�uda baz�
ezoterik ve inisiyatik okullar�n varl���ndan s�z eder.
�Teosofide
denilen Teozofi, bir ba�ka tan�mlamayla, t�m din ve inan�lar�n
"�lahi"yi bulmak, ula�mak i�in oldu�unu �ng�ren
ve b�ylece her din ve inanc�n hakikatin bir b�l�m�ne
sahip oldu�unu ileri s�ren d���nceler b�t�n�d�r.�
�Cemiyetin �� amac� vard�r: Evrensel insan karde�li�ini
kurmak, kadim din, felsefe ve bilimleri ara�t�rmak ve a��klamak,
do�a kanunlar�n� ara�t�rmak ve insan i�inde potansiyel
olarak yatan ilahi g��lerini geli�tirmek.�
�H.P.
Blavatsky�nin en �nemli eseri 1888�de yay�nlanan
"The Secret Doctrine"(Gizli Doktrin)dir. Gizli
Doktrin'in ilk cildi "Cosmogenesis", evrenin yarat�l���,
yap�s� ve arkas�ndaki kozmik yasalar� anlat�rken, ikinci
cildi "Anthropogenesis" insan �rk�n�n
devinimleri, yedi k�k �rk ve yedi alt k�k �rklar, Lemuria
(Mu) ve Atlantis gibi kay�p uygarl�klar, reenkarnasyon ile
insanlar�n ruhsal ve psi�ik tekam�l�n� anlatmaktad�r.
Kitab�n
tamam� Tibet manast�rlar�ndan edinilen �Dyzan
Stanza�lar� diye ad� ge�en kadim bir kutsal metnin sat�r
sat�r a��klanmas�d�r.
Bu kitap,
Gizli Doktrin'in bir�ok kaynak eserleri gibi d�nya literat�r�nde
bilinmeyen kitaplar aras�nda. �stelik Senzar diye kay�p bir
dilde yaz�ld��� iddia edilmekte. Son zamanlarda HPB'nin
baz� esrarengiz kaynak eserleri bulunmu�tur. Bunlar�n
haricinde Gizli Doktrii 50 bin kitab� kaynak olarak g�stermekte
ve olduk�a karma��k ve zor anla��lan bir eserdir.
Anlayabilmek i�in bir�ok Sanskrit�e kelimeyi ��renmek,ve
klasik eserler ve felsefe konusunda biraz e�itimli olmakta
yarar vard�r.
"The
Secret Doctrine"�in temel �nerileri ��yledir:
Birinci
�neri: Sonsuz,
ebedi, s�n�rs�z ve de�i�mez olan�n �zerinde konu�ulamaz,
bu imk�ns�zd�r. Mandukya�ya g�re (Hint destan� Upani�adlar�dan)
O, d���n�lemez ve telaffuz edilemez... Antik
toplumlar O�nu simgelemeyi reddetiler; buna kar��n
Museviler "Eyn soph" (S�n�rs�z), Hindular
"Tat" (O) dediler.
�kinci
�neri: Evrenin
ebedili�i s�n�rs�zl�k plan�n�n gere�idir. Periyodik
olarak say�s�z evrenler oyun sahas�nda belirir ve
kaybolurlar. Mutlak evrensellik, belirli aral�klarla var olma
yasas�d�r. Ak��kan ve dura�and�r, med ve cezirdir, fizik
bilim bunu g�zlemler ve do�an�n her yerinden �rnekler al�r.
Ayn� d���nce, g�nd�z ve gece, ya�am ve �l�m, uyku ve
uyanma gibi de d���n�lerek genelle�tirilebilir.
Birinci
�neri, her �eyin kayna��n�n s�n�rs�zl���n�n
resmini �izer, ikinci �neri g�r�nen varolu�un modelini
yani atomlar�, insanlar�, tanr�lar�, evrenleri tan�mlarken,
�z�n yolunu g�sterir. Eski d���n�rlerin �o�u,
bilinmeyen do�urgan kaosdan veya ana prensipten gelen do�urganl�k
ve verimlilik ���n�ndan s�z ederlerdi, kozmos ve g�r�nen
d�nyalar oradan do�mu�lard�. Bu kutsal ��lemenin ger�ek
anlam�d�r yani Baba, Anne, O�ul; Baba, Kutsal Ruh, O�ul ya
da Osiris, �sis, Horus veya Parabrahman, Mulaprakriti,
Brahman gibi...
���nc�
�neri: Ya�am�n g�r�n�mlerine
ait olma saplant�s�, bizi karma�aya g�t�r�r. T�m ruhlar�n
temel tan�m� evrensel Tek Ruh�la anla��labilir...
Ezoterik Felsefenin temel doktrini ayr�cal�k olmad���n�n
kabul edilmesidir ya da bir insana �zel bir hak verilmedi�idir
yani kutsal, ilahi ayr�cal�k yoktur. Ego ki�isel gayreti ve
�abas�yla beraber de�i�imler, d�n���mler ya�ayacak,
reenkarnasyonlarla deneyim kazanacakt�r. Olu�umlar�n
yay�l�m�, en ince atom alt� zerreciklerden ba�layarak
galaksilere ve evrenlere do�rudur. Kozmos zek�n�n her t�r�
ile doludur, i� i�e kat kat var olurlar.
Ya�ayan
evren neden ve etki kanunuyla veya karma ile ilk a�amada anla��labilir.
Do�du�umuzda karma y�k�yle beraber geliyor ve ge�mi�in d���na
��k�yoruz, biz kendimiz karmay�z. Ge�mi� ya�amlar �u
andaki bizi yaparlar, ne biz �imdiki gibiyiz, ne de kendimizi
olu�turuyoruz. Gelecekteki enkarnasyonlarda daha �ok biz
olaca��z yani ger�ek bize ya da "Ben"e do�ru
gidiyoruz. Evrendeki her �ey, kendine �zg�n egemenlik
veya bilin� alan�ndad�r aralar�nda kar���kl�k ve �ok
�zel evrensel nedenler d���nda ili�ki olmaz ��nk� �zg�nl�k
ge�erlidir. Her bilin� d�zeyi kendi t�r�nde ve fark�ndal�k
plan�nda var olur.
�nisiyatik
��retilerde temel olarak �� esas konu vard�r: Tanr�,
�nsan, Do�a. Di�er t�m konular bunlar aras�ndaki
ili�kilerin derecelerinin ve niteliklerinin ara�t�r�lmas�d�r.
D�nya
bilim tarihinde bulu� sahiplerinin �o�u ezoterik ak�mlara
dahil insanlard�r, ��nk� sebepleri ara�t�r�rlar. Dolay�s�yla
modern matemati�in, modern fizi�in arkas�nda da g��l�
bir ezoterizm vard�r.
Ezoterik
bilginin hedefi, ki�inin kendi Tanr�sall���na kavu�arak
zaten bir oldu�unu anlamas�, bir di�er deyi�le �zne ve
nesne aras�ndaki uzakl���n ge�ici bir s�re i�in de olsa
ortadan kalkmas�d�r. Ok�lt bilgi ise, madde ve d�nya
olaylar� �zerinde etkili birtak�m g��ler elde etmeye ve
bunlar� uygulamaya y�neliktir.
Teozofinin
temel eserleri
halen okumaya de�er ve ortaya koydu�u ger�ekler zaman�n�n
�ok �tesindedir. Duyusal d�nyan�n �tesine uzanan
yollar� arayanlar geli�ig�zel dolanmayacaklard�r. Bu
yollar�n yolcular� zaman zaman kaybolsa da oldu�undan, g�r�nd���nden
fazlas� olmay� hissetmi� ve aray��a ge�mi� az say�da
kimsedirler.
B�y�,
fal ve kehanet �al��malar� haline gelen bir ok�ltizmin
sonu her zaman h�srand�r. Simyac� kendi �zerinde �al���r,
kendini tan�mak i�in �abalar. Evreni, do�ay�, insan� ��renmek
ister. Pek �ok farkl� kayna�� kullanarak, kendi stilini
yaratma sanat�n�n ustas�d�r. Eklektik bir bak�� a��s�
ile hakikati ezoterik bak�� a��s�yla arar. Bilginin sakl�
oldu�u perdeleri teker teker a�mak ister. Bilginin on
katmanda a��l���na Kabala�da Sefirot denmektedir.
Teozofi ve ok�ltizm farkl� ancak �zde birbirine yak�n
yollard�r. Ger�ek insan her yolu ara�t�r�r. Ruhunun ��kt���
bu uzun spiral yolculukta katman katman merkeze do�ru
ilerleme gayretini g�sterirken ihtiyac� olan tamamlanma i�in
her fikre a��kt�r, �n yarg� ile yakla�maz. Bir yolun ko�ulsuz
takip�isi olup di�er yollar� yok saymaz. Kendi bile�iminde
kendi yolunu kendi ihtiyac�na g�re kendi �izer. Kendine
yard�mc� olacak avadanl�klar� �ok geni� olan se�eneklerinden
temin eder.
�R�nesans sonras� b�t�n
bulu�lar, bilim denen �ey, asl�nda ezoterizmin buldu�u
fakat tad�nda b�rakt��� �eylerdir.�
Rene Guenon
Modern
Ok�ltizmde �nc� Ak�mlar
Gurdjieff
ancak sonradan anlayabildi�im baz� �eyler anlatt�:
'Hindistan'da sadece "Felsefi", M�s�r'da sadece
"Teorik" ve �ran, Mezopotamya ve T�rkistan'da
sadece "Pratik" okullar vard�r. �ok eski bir
zamanda bunlar bu �ekilde b�l�nd�... Ancak
"felsefe", "teori" ve "pratik"
ile ne kastetti�imi bilmiyorsun. Bu kelimeler genel bilinen
anlamlardan farkl� bir �ekilde alg�lanmal�d�r'.
P.D.
Ouspensky Modern
ok�ltizm, on dokuzuncu y�zy�l�n sonu ve yirminci y�zy�l�n
ba�lar�nda baz� iddial� ve kapsaml� ak�mlar�n sonucunda
ortaya ��km��t�. Bir yandan H.P. Blavatsky �nderli�inde
Teosofi taraftarlar� Hint ve Tibet ezoterizmi �neriyordu, di�er
taraftan baz� ok�ltistler bu g�r��e tepki olarak Bat�
Ezoterik Tradisyonundan s�z ediyorlard� ve alternatif
sistemlere gerek olmad���n� iddia ediyorlard�. Bu m�cadele
devam ederken, inisiyasyonunu Bekta�i, Nak�ibendi gibi Sufi tekkelerinde, �aman �ad�rlar�nda
alan G.I. Gurdjieff sessizce kendi sistemini ortaya koyuyordu
ve tamamen farkl� bir ak�mdan s�z ediyordu. "Fark�ndal�k",
"kendini bilme", "kendin �zerinde �al��ma",
"enneagram" gibi bir�ok kavramlar bu yine sistem �er�evesinde
al��agelmemi� g�r��leri �n plana ��kar�yordu.
Gurdjieff'in yukar�daki bu s�zleri ise M�s�r k�kenli
Majiyi, Hermetizmi ve simya �zerinde kurulu Bat�
Ezoterizmini ve Hint k�kenli Yoga, Vedanta vs. �zerine
kurulu Do�u Ezoterizmini kar�� kar��ya koyuyordu ve
bunlar�n d���nda farkl� bir Tradisyonun da bulundu�unu
iddia ediyordu� Bir �eyi, hatta �ok basit bir �eyi bile
anlamad���m�zda o bizim i�in �rt�l�d�r, ok�ltt�r.
Sezgi ve idraklerimiz berrakla�t�k�a ok�lt bilgilere, ok�lt
�eylere ula��r�z, o kadar basit. Yine de baz� bilgi ve
uygulamalara haz�r olmad���m�z i�in, onlara haz�r olaca��m�z
zamana dek elimizden uzak tutulur.
As�rlard�r
belirli okullarda baz� ��retiler gizli tutulmu�tur. Bu
okullar�n baz�lar� halen mevcuttur. Ancak bunlar�n varl���n�
bilmek, nerede olduklar�n� ve ne ��rettiklerini ��renmek
i�in onlara inisiye olmak gerekir. Zaman�m�zda as�rlard�r
gizli tutulan baz� ��retileri bir �ekilde a���a ��karmaya
y�nelik �abalar olmu�tur. HPB'nin
yak�nlar�, �rne�in Albay Olcott, eserlerini yazarken bo�lu�a
bakt���n� ve sanki bir televizyon ekran�na bakarak yan�nda
olmayan kitaplar�n sayfalar�na girip al�nt� alabildi�ini,
Mahatmalardan telepatik bilgi ve destek ald���n� aktarm��lard�r.
Baz� ender kitaplar, �rne�in sadece Vatikan'da bulunan el
yazmalar�n� dahi bu yolla aktard��� s�ylenir. Teosofik
harekat� k�sa s�rede 100 bine yak�n taraftar toplam��t�.
Daha sonra Blavatsky Teosofik Cemiyetin merkezini Hindistan'da
Adyar'a ta��m��t� ve Bat�l�lar yan�nda kendisine Hint
taraftar da toplamaya ba�lad�. Daha da fazla taraftar toplama �abas�nda HPB
mucizeler yarat�yordu. Bir el hareketiyle elinde kelebek u�u�uyor,
zil sesleri duyuluyor, Mahatmalardan mektuplar tavandan d���yordu
vs.. Zaman zaman hile yapt��� fikri Londra bazl� Psi�ik
Ara�t�rma Cemiyetinin (S.R.R - Society of Psychical
Research) menfi raporundan sonra Teosofiye b�y�k bir darbe
olmu�tur. Ama harekat� yava�latsa da durduramam��t�r.
HPB'nin
�l�m�nden sonra Teosofi Cemiyetinin geli�mesi olayl�
olarak devam etmi�tir. Judge ve Olcott-Besant alt�nda iki
fraksiyona ayr�ld�. Olcottt'un �l�m�nden sonra, bir
Anglikan rahipken Teosofiye ge�i� yapan Charles Webster
Leadbeater ve �nceden bir sosyal reformcu olan Annie Besant,
d���nce formlar�, �akralar, avra, astral plan gibi ilgin�
baz� konular �zerinde eserler yay�nlad�lar. Bu arada
Co-masonluk ve Liberal Katolik kilise gibi �rg�tleri
heteredoks �emsiyeleri alt�na ald�lar. Bir durug�r�r
olarak �n salm�� Leadbeater, Krishnamurti ad�nda bir genci
ke�federek gelecekteki D�nya ��retmeni olaca��n� beyan
etmi�ti. Teosofik Cemiyetinin himayesinde yeti�en
Krishnamurti vakti gelince, Teosofi ile b�t�n ba�lar�n�
kopararak ba��ms�z bir d���n�r olarak yola koyulmu�tu.
Tabii ki bu Teosofi i�in b�y�k bir fiyasko olmu�tu. Bu
arada Krishnamurti d�nyaca �n kazan�r ve eserleri T�rk�e
dahil bir�ok dile �evrilir. Belki de durum biraz farkl�
olsayd�, Krishnamurti ger�ekten Teosofiyi dirilten g��
olurdu. Ancak Teosofi giderek kurumsalla�t�, ��retileri �a�a
uyum sa�layamad� ve HPB sayesinde Viktorya devrinin de�erlerini
yans�t�yordu, pratik �al��malar yerine felsefi tart��malar
�n planda tutuluyordu. Bu durum Krishnamurti'yi isyana zorlad�.
Krishnamurti felsefesini Gurdjieff gibi fark�ndal�k �zerine
kurmu�tu. Bu fark�ndal�k anlay��� ile Teosofinin ok�lt
bilgeleri bir araya gelseydi g�n�m�z�n insan�na hitap
eden dinamik bir sistem olu�abilirdi.
B�t�n
bu p�r�zlerine ra�men, Teosofinin modern ok�ltizme b�y�k katk�lar� olmu�tur. �dealist bir yakla��mla
bir d�nya karde�li�ini kurmak i�in b�y�k �aba harcam��t�r.
�zellikle New Age harekat� b�t�n o parlak fikirlerini
Teosofiye bor�ludur. Hatta, Teosofik edebiyat� kar��t�r�rsan�z
g�receksiniz ki, Teosofistler y�z k�sur y�l �nce ayn�
konularda k�kl� bilgilere dan��mayan New Age yazarlar�ndan
�ok daha kapsaml� ve ayd�nlat�c� bilgiler aktarm��lard�r.
Teosofinin temel eserleri
halen okumaya de�er ve ortaya koydu�u ger�ekler zaman�n�n
�ok �tesindeydi.
Kendini bilme konusunda k�saca durum ��yledir:
"Yapabilmek i�in bilmen gerekir. Ancak bilmek i�in �nceden
nas�l bilindi�ini ��renmen gerekir. Bunu da tek ba��m�za
��renemeyiz."
G.
I. Gurdjieff
|