|
Yerimden s��rad�m.
�im�ek �arpm��a d�nm��t�m. G�zlerimi ovu�turdum ve dikkatle etraf�ma
bakt�m. Ne g�rd�m dersiniz? �a��lacak derecede k���k bir erkek �ocu�u
g�zlerini dikmi�, ciddi ciddi bana bak�yordu.
G�rd���n�z bu resmi sonradan yapt�m. Onun �izebildi�im en iyi resmiydi.
Ama kesinlikle ger�e�inin yar�s� kadar bile g�zel olmad���n� s�ylemeliyim.
Tabii ki bu benim su�um
de�il. Alt� ya��mdayken b�y�kler y�z�nden resim kariyerime son vermek
zorunda kalm��, boa y�lan�n� d��tan ve i�ten g�steren resimler d���nda
hi�bir �ey �izmeyi ��renememi�tim.
Nereden
geldi�ini ��renmem olduk�a uzun s�rd�. Bana bu kadar �ok soru soran k���k
prens, benimkileri hi� duymuyordu. Neyse ki sordu�u sorular�n cevaplar�n�
biliyordum. �u sa�ma d�nyada oradan oraya dola�mak i�e
yaram��t�.
�rne�in,
u�a��m� ilk g�rd���nde ��u nesne de nedir?� diye sormu�tu. (Ne yaz�k ki
size u�a��m� �izemeyece�im, ��nk� bana g�re olduk�a karma��k bir �ey
bu.)
� O bir nesne
de�il, benim u�a��m. G�ky�z�nde u�ar.�
Ona
u�abildi�imi s�ylemekten de gurur duymu�tum do�rusu. Bunun �zerine � Ne?
Yani g�kten mi d��t�n?� diye hayk�rd�.
�Evet dedim
al�akg�n�ll� bir tav�rla.
�
Ah ne e�lenceli.� Sonra da
kahkahalarla g�lmeye ba�lad� k���k prens. Bu �ok can�m� s�km��t�.
Talihsizli�imle alay edilmesinden pek ho�lanmam.
� O halde sen
de g�ky�z�nden geliyorsun� dedi. � Peki hangi
gezegenden?�
Bir �ey
yakalad���m� anlam��t�m ve hemen onu sorguya �ektim.
� Yani sen
ba�ka bir gezegenden mi geldin?�
Ama soruma
cevap vermedi. Kibarca ba��n� sallad�. Bir yandan da bak��lar�yla u�a��m�
inceliyordu.
�Bununla pek
fazla uzaktan geliyor olamazs�n...�
G�zleri dald�.
Uzun bir s�re sonra cebinden �izdi�im koyun resmini ��kararak bu yeni
hazinesini incelemeye koyuldu. Bu � ba�ka bir gezegen� konusunda bana
kesin bir cevap vermemesinin merak�m� nas�l art�rd���n� tahmin
edebilirsiniz. Tabii ki ben de daha fazlas�n� ��renmeye �al��t�m.
�
Nereden geliyorsun sen k���k dostum? S�z�n� etti�in bu �benim ya�ad���m
yer� neresi? �izdi�im koyunu nereye g�t�receksin?�
Geldi�i gezegen
bir evden daha b�y�k de�ildi. Ama asl�nda bu beni pek de �a��rtmad�.
D�nya, J�piter, Mars ve Ven�s gibi b�y�k gezegenlerin haricinde
isimsiz
y�zlerce gezegen oldu�unu biliyordum. Bu gezegenlerin baz�lar� �yle
k���kt�r ki, onlar� teleskopla bile fark etmek g��t�r. G�kbilimciler
bunlardan birini ke�fettiklerinde, ona isim yerine bir numara verirler.
�rne�in, � Asteroid 325� derler ona.
K���k prensin geldi�i
gezegenin Asteroid B-612 oldu�unu zannediyorum. B�yle d���nmek i�in iyi
nedenlerim var. Bu asteroid yaln�zca bir kez,
bir T�rk g�kbilimci taraf�ndan 1909 y�l�nda g�r�ld�. G�kbilimci bu ke�fini
bir Uluslararas� Astronomi Kongresi�nde a��klad�. Ama tuhaf giysileri
y�z�nden kimse ona inanmad�. B�y�kler b�yledir i�te
Asteroid-B-612 hakk�ndaki bu a��klamalar� sadece b�y�kler i�in
yap�yorum. Onlar �ekillerden ho�lan�rlar. Onlara yeni tan��t���n�z bir
arkada�tan bahsetseniz, asla en �nemli sorular�
sormazlar. Size arkada��n�z�n sesinin nas�l oldu�unu, hangi oyunlar�
tercih etti�ini, ya da kelebek koleksiyonu yap�p yapmad���n� hi�bir zaman
sormazlar. � Ka� ya��nda? Ka� karde�i var? Babas� ka� lira kazan�yor? �
gibi �eyler sorarlar. Ancak bunlar� bildiklerinde onu tan�maya
ba�lad�klar�n� d���n�rler.
Onlara � Pembe
tu�lalardan yap�lm�� bir ev g�rd�m, pencerelerinin kenar�nda sardunyalar,
�at�s�nda g�vercinler vard�� diyecek olsan�z, b�yle bir evi hayal
edemezler. Onlara � Y�z bin dolar de�erinde bir ev g�rd�m � demeniz
gerekir. O zaman � Ah, ne kadar g�zel bir ev ! � diyeceklerdir.
��te b�yle. Bu
y�zden de onlara � K���k prens �ok g�zeldi, kahkaha at�yordu ve bir koyun
istemi�ti. ��te bunlar onun var oldu�unun kan�t�d�r � deseniz, omuzlar�n�
silkecek ve size �ocuk muamelesi yapacaklard�r. Ama � Onun geldi�i gezegen
Asteroid B-612 � derseniz,
size inanacaklar ve sorular sormaya ba�layacaklard�r. Onlar b�yle i�te. Bu
zay�fl�klar�ndan yararlanmak do�ru olmaz. �ocuklar�n yeti�kinlere kar��
daima anlay��l� olmalar� gerekir.
Ama ya�am�
ger�ekten anlayan bizlerin, �ekillere ihtiyac� yoktur. Hikayeme masal anlat�r gibi ba�layabilirdim. � Bir
zamanlar bir k���k prens vard�, kendisinden pek de b�y�k olmayan bir
gezegende ya�ard� ve bir arkada�a ihtiyac� vard� � diyebilirdim. Hayat�
ger�ekten anlayan bizler, bunu daha ger�ek�i bulurduk...
Her gezegende oldu�u gibi, k���k prensin gezegeninde de
yararl� ve zararl� bitkiler vard� anla��lan. Yararl� tohumlar� yararl�
bitkiler, zararl� tohumlar� ise zararl� bitkiler meydana getiriyordu. Ama
tohumlar g�r�nmezdirler. Topra��n derinliklerinde uyurlar. Sonra bir g�n
bir tanesi uyanmaya karar verir. �nce �rkek �rkek gerinir. Sonra y�z�n� g�ne�e �evirmi� sevimli
bir filiz olarak ��kar ortaya. Bu haliyle tamamen zarars�zd�r. E�er bu bir
turp filizi ya da g�l fidan�ysa, diledi�i gibi
b�y�mesine izin verilir. Yok e�er yabani bir
bitkiyse, derhal s�k�lmelidir. ��te k���k prensin gezegeninde de b�yle
zararl� tohumlar vard�. Bunlar baobap tohumlar�yd�. K���k
gezegenin her yerini istila etmi�lerdi. E�er bir baobap filizini zaman�nda
s�kmezseniz, ondan bir daha asla kurtulamazs�n�z. Gezegenin her yerini
kaplar. K�kleri topra��n derinliklerine do�ru ilerler. E�er gezegeniniz
�ok k���kse ve baobaplar da fazlaysa, o zaman gezegen patlayabilir.
� Bu bir terbiye
meselesi � demi�ti k���k prens daha sonralar�. Sabahleyin kendi bak�m�n�z�
yapt�ktan sonra, s�ra gezegenin bak�m�na gelir. Bunu b�y�k bir dikkatle
yapmal�s�n�z. K���k baobap filizleri g�l
fidanlar�ndan ay�rt edilebilecek kadar b�y�d�klerinde, onlar�
s�kmelisiniz. Bu s�k�c� bir i�tir, ama olduk�a
kolayd�r.�
Bir keresinde g�ne�in bat���n� tam k�rk d�rt kez izledi�ini
anlatm��t�n bana. Sonra da ��yle demi�tin: � Bilirsin, insan �ok mutsuz
oldu�u zamanlarda g�ne�in bat���n� izlemeyi
sever.�
� Peki sen mutsuz muydun? � diye sormu�, ama yan�t
alamam��t�m senden.
Be�inci g�n,
k���k prensin ya�am�yla ilgili yeni bir s�rr� daha ke�fettim. Bu yine
�izdi�im koyun sayesinde olmu�tu. Sanki bu konuyu uzun s�re d���n�p
ta��nm�� gibi, aniden bana � Koyunlar �al�lar�
yiyorlar, peki �i�ekleri de yerler mi? � diye
sordu.
� �nlerine
gelen her �eyi yerler. �
� Dikenli
�i�ekleri de mi? �
� Evet, dikenli
�i�ekleri de.�
� O halde dikenler...Dikenler ne i�e yarar? �
Bunun cevab�n�
bilmiyordum. U�a��n motorunda s�k���p kalm�� bir c�vatay� s�kmekle
me�guld�m. U�a��n bozulmas� can�m� giderek daha fazla s�kmaya ba�lam��t�.
��me suyum h�zla azal�yordu ve ben durumun daha da k�t�le�mesinden
korkmaya ba�lam��t�m.
� Dikenler diyordum...Ne i�e yararlar? � diye sordu yine. K���k
prens, sordu�u sorunun cevab�n� almad�k�a sormaktan vazge�miyordu. Bense
c�vatay� s�kmekle me�guld�m ve akl�ma gelen ilk �eyi s�yleyiverdim: �
Dikenler hi�bir i�e yaramaz. �i�ekler onlar� s�rf k�zg�nl�ktan
ta��rlar.�
� Ah, demek
�yle! �
Sonra k�sa bir
sessizlik oldu ve ard�ndan, biraz da k�rg�n bir sesle � Sana inanm�yorum.
�i�ekler narin yarat�klard�r. Saft�rlar. Dikenlerinin korkun� oldu�unu
d���n�rler � dedi. Cevap vermedim. O s�rada kendi kendime ��yle diyordum:
� E�er bu c�vata yerinden ��kmamakta inat ederse, onu �eki�le
��karaca��m.�
Ama
k���k
prens yine araya girdi : �Yani sen ger�ekten �i�eklerin o dikenleri
k�zg�nl�ktan ta��d�klar�na m� inan�yorsun?�
�Hay�r, hi�bir
�eye inanm�yorum ben. �ylesine s�yledim. �u anda �nemli bir i�im var.
�
Hayretler i�inde
kalm��t� k���k prens.
� �nemli bir i�
mi? �
Beni elimde
�eki�, parmaklar�m motorun ya��ndan simsiyah olmu� bir halde o �irkin
�eyin ( yani u�a��m�n ) �zerine e�ilmi� g�ren k���k dostum: ���te �imdi
tam da b�y�kler gibi konu�tun � dedi.
� Milyonlarca y�ld�r �i�eklerin dikenleri var. Ve
milyonlarca y�ld�r koyunlar �i�ekleri yiyorlar. �i�eklerin hi�bir i�lerine
yaramayan dikenleri neden b�y�tt�klerini anlamaya �al��mak gereksiz bir
�ey mi? �i�ekler ve koyunlar aras�ndaki sava� �nemsiz mi? O k�rm�z�
suratl� beyefendinin �emalar�ndan daha ciddi ve daha �nemli de�il mi
bunlar? Ve evrende ba�ka hi�bir gezegende yeti�medi�ini bildi�im bir
�i�e�im varsa ve k���k bir koyun onu bir sabah, ben fark etmeden, tek bir
�s�r�kta yok ederse, bu �nemsiz bir �ey midir? �
Y�z� k�pk�rm�z� olmu�tu. Konu�mas�n� s�rd�rd�:
� E�er bir insan
milyonlarca y�ld�z�n aras�ndaki tek bir gezegende yeti�en bir �i�e�i
severse, bu onu mutlu etmeye yetecektir. ��nk� y�ld�zlara bakt���nda �
Benim �i�e�im oralarda bir yerlerde � diyebilir. Ama bu koyun �i�e�ini
yerse, o zaman b�t�n y�ld�zlar aniden kararm�� gibi gelir ona. Ve sen
bunun �nemli olmad���n� d���n�yorsun! � Daha fazla konu�amam��t�, ��nk� g�zya�lar�na
bo�ulmu�tu...
Ak�am olmu�tu.
Tak�mlar� bir kenara b�rakm��t�m. Herhalde �ekicim, c�vatam, susuzlu�um ve
�l�m�m bana �u an oldu�undan daha �nemsiz gelemezdi. Milyonlarca y�ld�z�n
aras�nda, bir gezegende, benim gezegenimde, rahatlatmam gereken bir k���k
prens vard�! On kollar�ma ald�m ve yava��a sallad�m. � �i�e�in i�in hi�bir
tehlike yok. Koyununa bir a��zl�k �izece�im... �i�e�in i�in bir �it
�izece�im... Ben... Ben...� Ona nas�l ula�aca��m�, onu nas�l
rahatlataca��m� bilemiyordum. Bu g�zya�� seli �yle tuhaft�
ki...
Yoruldu ve
kumlar�n �zerine oturdu. Ben de yan�na oturdum. K�sa bir sessizlikten
sonra: �Y�ld�zlar �ok g�zel... ��nk� i�lerinden birinde, �u an g�remedi�im
bir �i�ek ya��yor� dedi.
�Elbette� dedim.
Sessizce ay �����n�n alt�ndaki kum tepeciklerini
izledim.
��ok de �ok
g�zel� dedi sonra.
Ger�ekten g�zeldi. ��lleri hep sevmi�imdir. Bir kum
tepeci�inin �st�ne oturursun. Hi�bir �ey g�rmezsin. Hi�bir �ey i�itmezsin.
Sadece ��l�n o sessiz, gizemli
���lt�s�n� hissedersin.
���l �ok g�zel�
dedi k���k prens, ���nk� bir yerlerinde bir kuyu
gizliyor.�
Bense ��l�n o
gizemli ���lt�s�n�n fark�na varm��, �a��rm��t�m. K���k bir �ocukken �ok
eski bir evde otururduk. Burada bir hazinenin gizli oldu�unu
anlatm��lard� belki de. Ama bu hikaye evimizi
b�y�l� bir ev yapm��t�. Benim evim, ruhunun
derinliklerinde bir s�r sakl�yordu...
�Evet,� dedim,
�ne bir evin, ne y�ld�zlar�n, ne de ��l�n g�zelli�inin nereden geldi�i
bilinmez.�
�Benimle ayn�
fikirde olmana �ok sevindim� dedi k���k prens.
Uykuya dal�nca, onu kollar�ma ald�m ve tekrar
y�r�meye koyuldum. �ok duygulanm��t�m. Sanki elimde �ok narin bir hazine
ta��yordum. Hatta d�nyadaki en narin �eydi bu sanki. Ay �����nda onun
solgun aln�n�, kapal� g�zlerini ve r�zgarda
titreyen buklelerini seyrettim. Kendi kendime ��yle dedim: �Bu g�rd�klerim
sadece bir k�l�ftan ibaret. En �nemli �eyi g�zler
g�remez.�
Ona bakarken dudaklar� araland� ve uykusunda hafif�e
g�l�msedi. �Burada uyuyan �u k���k prensin beni b�ylesine
duyguland�rmas�n�n nedeni, onun bir �i�e�e olan ba�l�l���. Uyurken bile,
bu �i�e�e olan sevgisi t�m benli�ini bir kandil gibi
ayd�nlat�yor.�
�imdi daha da narindi
sanki. Kandilleri �ok dikkatli korumal�y�z. �iddetli bir r�zgar onlar� s�nd�rebilir.B�ylece y�r�meye devam ettim
ve g�n a�ar�rken kuyuyu buldum.
��nsanlar,� dedi k���k prens, �ne arad�klar�n� bilmeden h�zl� trenlere
dolu�uyorlar. Endi�e ve tela�la, ayn� yerde d�n�p duruyorlar.� Bir an
duraklad�ktan sonra ekledi: ��ektikleri s�k�nt�ya de�mez
bu.
Buldu�umuz kuyu Sahara ��l�n�n
bilinen kuyular�ndan de�ildi. Sahara ��l��ndeki
kuyular kumda a��lm�� �ukurlardan ibarettir. Ama bizim buldu�umuz kuyu
kasabalardaki kuyulardand�. Oysa etrafta kasaba filan yoktu. D�� g�rd���m�
sand�m.
�Ne kadar garip�
dedim k���k prense, �her �ey haz�r durumda. Makara, kova, ip, hepsi
haz�r.� G�ld�. Makaray� �evirmeye koyuldu. Uzun s�redir
�al��mamaktan paslanm�� olan makara, inlemeye ba�lad�.
�Duyuyor musun?� dedi
k���k prens. �Kuyuyu uyand�rd�k. O da �ark� s�ylemeye ba�lad�...� Onun
yorulmas�n� istemiyordu. �Bana b�rak� dedim.
�Senin i�in
fazla a��r.�
Kovay� a��r
a��r �ektim ve kuyunun kenar�na b�rakt�m.
Kovan�n i�indeki su hala titriyordu ve makaran�n sesini hem kulaklar�mda,
hem de titreyen suda duyabiliyordum. G�ne�in titrek ���lt�lar�n�
g�rebiliyordum.
�Bu sudan i�mek
istiyorum� dedi k���k prens, �bana biraz su verir
misin?�
��te �imdi onun
ne arad���n� anlam��t�m! Kovay� dudaklar�na dayad�m. ��erken g�zleri
kapal�yd�. Bir bayram �ekeri kadar tatl�yd� bu su. Di�er besinlerin
hepsinden farkl�yd�. Y�ld�zlar�n alt�nda yap�lan bir y�r�y��ten, makaran�n
�ark�s�ndan ve kollar�m�n eme�inden d�nyaya gelmi�ti. Kalbe faydal�yd�.
Bir arma�and� sanki. K���k bir �ocukken Noel�de ald���m hediyenin
g�zelli�i Noel a�ac�n�n ���lt�s�ndan, kutlaman�n m�zi�inden, g�l�mseyen
y�zlerin s�cakl���ndan gelirdi.
�Senin ya�ad���n yerdeki insanlar,� dedi k���k prens,
�bir bah�enin i�inde binlerce
g�l yeti�tiriyorlar ve yine de arad�klar�n�
bulam�yorlar.�
�Do�ru,
bulam�yorlar� dedim.
�Ve asl�nda
arad�klar� �eyi tek bir g�lde, ya da bir avu� suda
bulabilirlerdi.�
�Evet, hakl�s�n�
dedim.
�Ama
g�zler g�remez. �nsan�n kalbiyle bakmas� gerekir.�
Sadece �Bug�n
evime d�n�yorum� diye f�s�ldad�. Sonra �z�nt�yle ekledi: �Evim �ok
uzakta... Oraya gitmek �ok zor olacak...�
Beklenmedik bir
�ey olaca��n� hissedebiliyordum. Onu bir �ocuk gibi kollar�mda s�ms�k�
tutuyordum. Ama o sanki ellerimden bir u�uruma do�ru kay�yordu ve ben bunu
engelleyemiyordum... Bak��lar� ciddiydi ve uzaklarda kaybolup gidiyordu.
�Bana verdi�in
koyun yan�mda. Kutusu da yan�mda. Ve a��zl���
da...� dedi. Buruk bir g�l�mseme yay�ld� y�z�ne. Uzun bir s�re �ylece
bekledim. V�cut �s�s�n�n giderek artt���n�
hissediyordum.
�K���k dostum
benim, sen korkmu�sun...� Elbette korkmu�tu! Ama yava��a g�ld�.
�Bu gece �ok
daha fazla korkaca��m� dedi.
Bir kez daha,
i�imde onar�lmaz bir ac� duydum. Bu g�l��� bir kez daha duyamayaca��m�
d���nmek bile istemiyordum. Buna dayanamazd�m. G�l���, ��l�n ortas�nda bir
su kayna�� gibiydi benim i�in.
�K���k prens,
g�l���n� tekrar duymak istiyorum� dedim.
Ama o bana :
�Bu gece, D�nyaya ineli tam bir y�l oluyor. Gezegenim, ge�en y�l D�nyaya
indi�im yerin tam �st�nde olacak bu gece.� dedi.
�K���k prens,
l�tfen bunun sadece k�t� bir r�ya oldu�unu s�yle bana� dedim, ��u y�lan
hikayesinin gezegenine geri d�nece�inin...� Ama
sorumu yan�tlamad� k���k prens. Onun yerine bana: �En �nemli �eyi g�zler
g�remez� dedi.
�Evet,
biliyorum...�
�Su i�in de ayn�
�ey ge�erli. Makaran�n ��kard��� sesi hat�rl�yor musun? ��te tam da bu
makara ve ip y�z�nden, bana verdi�in bir yudum su m�zik sesi gibi g�zeldi.
�ok tatl�yd�...�
�Evet,
biliyorum...�
�Geceleri
y�ld�zlar� izlersin. Benim ya�ad���m yerde her
�ey o kadar k���k ki, sana gezegenimi
g�sterebilmem imkans�z. Ama b�ylesi daha iyi.
��nk� i�lerinden birinde benim ya�ad���m� bileceksin. Hepsini
seveceksin. Hepsi senin dostun olacak. Ve sana bir hediyem
var...�
Bir kez daha
g�ld�.
�Ah, k���k
prens! Benim sevgili k���k prensim. G�l���n� duymak �ok
g�zel!�
�Asl�nda benim
hediyemdi bu... t�pk� su i�in oldu�u
gibi.�
�Anlam�yorum...
� Y�ld�zlar,
ba�ka ba�ka insanlara farkl� �eyler ifade
ederler. Baz�lar� i�in sadece g�ky�z�nde titreyen ���klard�r. Yolcular
i�inse, bir rehberdirler. Bilim adamlar� i�in fikir kayna��d�rlar. �u
benim i� adam� i�inse zenginlik. Ama herkes i�in sessizdirler. Sen
hari�...�
� Ne demek
bu?�
�
Geceleri g�ky�z�ne bakt���nda, y�ld�zlardan birinde benim ya�ad���m� ve
orada g�l�yor oldu�umu bileceksin. Bu y�zden sana sanki b�t�n y�ld�zlar
g�l�yormu� gibi gelecek. B�t�n d�nyada yaln�zca senin g�len y�ld�zlar�n
olacak. � Ve bunu
s�yledikten sonra yine g�ld�.
� Ve �z�nt�n ge�ti�inde ���nk� zaman b�t�n ac�lar�
iyile�tirir- beni tan�d���na memnun olacaks�n. Daima benim dostum olarak
kalacaks�n. Benimle birlikte g�lmek isteyeceksin. Zaman zaman, sadece bunun i�in gidip pencereyi a�acaks�n...
G�ky�z�ne bakarken g�ld���n� g�ren arkada�lar�n buna �ok �a��racaklar. Sen
de onlara; �Ah, evet, y�ld�zlar beni hap g�ld�r�rler� diyeceksin. Onlar da
senin deli oldu�unu d���necekler. G�r�yorsun, sana ne kadar k�t� bir oyun
oynad�m...� Ve bir kez daha
g�ld�.
�Asl�nda
ben sana bir s�r� y�ld�z de�il de, kahkaha atabilen bir s�r� zil vermi�
gibi oldum.�
Yine g�ld�. Sonra ciddile�ti. �Bu gece... biliyorsun... gelme...�
�Seni
b�rakmayaca��m.�
�D��ar�dan ac�
�ekiyormu�um gibi g�r�necek. �l�yormu� gibi g�r�nece�im. Bunu g�rmeye
gelme. Hi�bir i�e yaramaz bu...�
�Seni
b�rakmayaca��m� dedim Endi�elenmi�ti.
�Sana b�yle
s�ylememin nedeni, biraz da y�lan y�z�nden. Sana zarar vermemeli...
Y�lanlar hain yarat�klard�r. Zevk i�in insan�
sokabilirler.�
�Seni
b�rakmayaca��m� dedim.
Sonra birden
rahatlad�. �Y�lanlar sadece bir kez zehirleyebilirler, �yle de�il mi?�
dedi. O gece yola ��kt���n� g�rmedim. Sessizce ayr�lm��t�. Arkas�ndan
ko�up ona yeti�ti�imde, h�zl� ve kararl� ad�mlarla y�r�d���n� g�rd�m.
Bana:
�Ah!
Buradas�n...� dedi. Ama sesi hala tela�l�yd�.
�Gelmemeliydin.
�z�leceksin. �ld���m� sanacaks�n, ama ger�ekte �lm�� olmayaca��m.�
Sustum.
�Anlaman
gerekiyor. Oras� �ok uzak. Bedenimi oraya
g�t�remem. Bunun i�in fazla a��r.� Hi�bir �ey demedim...
�Bo�alm�� bir
deniz kabu�u gibi kalaca��m...Bunda �z�lecek bir
�ey yok...� Cevap vermedim...
Bir par�a cesareti k�r�lm��t�. Son bir gayretle;
�Biliyorsun, �ok g�zel olacak. Y�ld�zlara ben de bakaca��m. B�t�n
y�ld�zlar paslanm�� makaralar� olan birer kuyu olacak benim i�in. Hepsi
bana i�ecek su verecekler� dedi. Hi�bir �ey
demedim.
��ok e�lenceli
olacak. Senin be� y�z milyon tane k���c�k zilin olacak; benimse be� y�z
milyon su kayna��m...�
Ve art�k o da
hi�bir �ey s�yleyemedi, ��nk� g�zleri ya�larla doldu. ���te buras�. B�rak
yaln�z devam edeyim.�
Oturdu, ��nk�
korkuyordu. Sonra; �Biliyorsun... Bir �i�e�im var... Ona kar�� sorumluyum.
O �yle narin, �yle masum ki... Kendini koruyabilmesi i�in sadece d�rt
k���k dikeni var...�
Ben de oturdum.
Daha fazla ayakta duramam��t�m. ���te...� dedi, �Hepsi bu...� Biraz
teredd�tten sonra aya�a kalkt�. Ben hareket edemedim.
Ayak bile�inin
�evresinde sar� bir ���k vard�, ba�ka hi�bir �ey yoktu. Bir an hareketsiz
durdu. Hi� ba��rmad�. Bir a�a� gibi, yava��a d��t� yere. Yer kum oldu�u
i�in, d��erken en ufak bir ses bile ��kmam��t�.
O g�nden bu yana tam alt� y�l ge�ti. Bu hikayeyi daha �nce kimseye anlatmam��t�m. U�a��m�
onar�p geri d�nd���mde, �evremdekiler hayatta oldu�um i�in �ok
sevinmi�lerdi. Bense �zg�nd�m ve onlara yorgun oldu�umu s�ylemi�tim.
�imdi ac�m�n bir k�sm�
dinmi� durumda. Yani tamamen de�il. Gezegenine geri d�nd���nden eminim,
��nk� g�n a�ar�rken bedenini hi�bir yerde bulamam��t�m. O kadar da a��r
bir v�cut de�ildi onunki. �imdiyse, geceleri y�ld�zlar� dinliyorum. Sanki
be� y�z milyon tane k���k zil, oradan bana g�l�yor.
Ama beni
kayg�land�ran bir �ey var. Koyununun a�z�na ba�lamas� i�in �izdi�im
a��zl���n kay��lar�n� �izmeyi unutmu�um. Yani, onu hi� kullanamayacak. Bu
y�zden de gezegenine vard�ktan sonra neler oldu�unu �ok merak ediyorum.
Belki de �izdi�im koyun �i�e�i yemi�tir...
Bazen kendi
kendime: �Kesinlikle yememi�tir! K���k prens �i�e�i her gece camdan
koruna��yla kapatm��, koyunu da dikkatle izlemi�tir� diyorum. B�yle
d���n�nce mutlu oluyorum. Ve b�t�n y�ld�zlar bana g�l�yorlar. Ama sonra:
�Herkes zaman zaman dalg�n olabilir. Ya k���k
prens bir gece camdan koruna�� �i�e�in �st�ne ge�irmeyi unutursa ve koyun
da sessizce yerinden ��karsa...� diye d���n�yorum. O zaman benim k���k
zillerim kahkaha yerine g�zya�lar�na bo�uluyorlar.
Bu ger�ekten
b�y�k bir s�r. Sizler gibi, benim gibi k���k prensi sevenler i�in, evrenin
kim bilir neresindeki bir koyunun bir �i�e�i yemi� ya da yememi� olmas�
�ok �nemli bir �eydir. G�ky�z�ne bak�n. Kendinize �Acaba koyun
�i�e�i yedi mi, yemedi mi?� diye sorun. Bak�n her �ey nas�l da de�i�iyor.
Ve bunun neden bu kadar �nemli oldu�unu b�y�kler asla
anlayamazlar...
Benim i�in bu,
d�nyan�n en g�zel ve en h�z�nl� manzara resmi. Bir �nceki resme �ok
benziyor ama unutmaman�z i�in bir kez daha �iziyorum. K���k prensin
D�nyaya indi�i ve ayr�ld��� yer i�te buras�.
L�tfen resme
�ok dikkatli bak�n ve onu haf�zan�za iyice yerle�tirin. E�er bir g�n
yolunuz Afrika�ya d��erse ve Sahara ��l��n�
ge�erseniz, i�te tam bu noktaya geldi�inizde l�tfen biraz durun. E�er
k���k bir �ocuk size do�ru gelirse, size g�lerse, alt�n sar�s� bukleleri
varsa ve hi�bir sorunuzu yan�tlam�yorsa, onun kim oldu�unu tahmin
edersiniz. L�tfen bana bu iyili�i yap�n. Beni merakta b�rakmay�n. Onun
geri d�nd���n� haber vermek i�in
bana hemen yaz�n...
Antoine de
Saint-Exupery |