G�n�n Penceresi

WWW.ASTROSET.COM

 

��SEL DEMOKRAT OLMAK

  T�pk� yery�z�ndeki toplumlar�n hayat�n� d�zenleyen �e�itli hukuk kurallar�, yasalar gibi, evrendeki i�leyi�i y�neten �lahi �rade Yasalar� vard�r. Bizlerin �lahi �rade�yi bilmemiz m�mk�n olamasa da O�nun Yasalar�n� tan�maya �al��mam�z m�mk�nd�r. �lahi �rade Yasalar��n� tan�maya, onlara uymaya �al��mak, bireylere i�sel bir huzur getirdi�i gibi, b�yle bir �al��ma i�inde olmak, bunlar� b�t�n i�tenli�iyle uygulamaya �al��an bireylerin olu�turdu�u toplumlara da d�zen getirir. Huzur ve sevgi ortam�n�n en �nemli getirilerinden biri de elbette bug�n �zlemini �ekti�imiz �demokrasi�dir. Tanr� kar��s�nda b�t�n kullar�n e�it oldu�u bilgisinin yery�z�ndeki yans�mas�d�r belki de demokrasi. Ne var ki bu kavram g�n�m�z ko�ullar�nda uygulanabilir olmaktan �ok, uygulanmas� i�in �zlem duyulan bir y�netim ve ya�ay�� bi�imi haline geldi. Bir toplumda demokrasinin hayata ge�ebilmesi i�in, s�z konusu toplumda g�c� elinde bulunduranlar�n bu g�c� kendilerine hizmet i�in kullanmaya yana�mamalar�, topluma hizmeti �n planda tutmalar�, ne kendilerine, ne de bir ba�kas�na ayr�cal�k tan�mamalar� gerekir ki bu da ciddi bir nefis terbiyesi uygulamas� gerektirir.

  Sevgi
  Demokrasinin hayata ge�ebilmesinde bir di�er etken de �
sevgi� dir. �nsanlar�n birbirlerini itip kakt��� de�il, birbirlerine kucak a�t��� bir ortamda olu�abilir demokrasi ��nk� kendi �zg�rl���n� isterken bir di�erininkine de sayg� duyabilmeyi sa�layabilecek olan tek �ey sevgidir. 
  Olmas� istenen d�zen b�yle ise kimse kimseyi d�nya g�r���nden, �rk�ndan, dilinden, se�imlerinden �t�r� yarg�lamamal�, hor g�rmemelidir. ��sel d�nyam�zda ayr�l�klar yaratmad���m�z s�rece i�inde b�t�nle�ebildi�imiz bir d�nyam�z olabilir. Bu ayr�l�klar� yaratmamak i�in �nce d���nce d�zeyinde, sonras�nda davran��lara, devam�nda da toplum ya�ay��a yans�tabildi�imiz i�sel bir demokrasiyi benimsemi� olmam�z ve sevgi hissine yolu a�mam�z gerekir.

  Oysa itiraf etmekte zorlansak da genellikle bir�o�umuzun �ger�ekten� istedi�i daha �ok tek tarafl� bir �zg�rl�k de�il midir? Bu sorunun yan�t�n� vermek hepimiz i�in zordur ��nk� her birimiz ego sahibi varl�klar olarak ya�ant�m�z� s�rd�r�yoruz bu d�nyada. Bug�nk� d�nyam�z�n, birbirini yok etme �zerine kurulu politikalar�n�n y�r�tt��� g�� sava�lar�n�n sonucunda ortaya ��kan sava�lar, ekonomik krizler, ekolojik dengesizlikler ve mutsuz, �zg�n insan kitlelerinden olu�an peri�an hali  bu sonucu yans�tm�yor mu asl�nda? Demokrasi getirmek, huzur getirmek, mutluluk sa�lamak gibi s�zler birer vaat olmaktan �teye gidemedi�i gibi bu vaatlerin getirisi, iddias�n�n tam tersine mutsuzluk, karanl�k ve b�y�k sars�nt�lara gebe bir d�nyan�n olu�mas�na neden olmuyor mu?. ..

  D�nya Gezegeninin Ula�aca�� Tekam�l D�zeyi
  Erg�n Ar�kdal, "Ruhsall�k �zerine Denemeler" (RM Yay�nlar�) isimli kitab�nda ��yle diyor;
 
�D�nya Gezegeni�nin ula�aca�� tekam�l d�zeyinin gere�i olarak her millet kendi ihtiya�lar� y�n�nde ba� d�nd�r�c� bir h�zla ilerlemektedir. Milletlerin hatalarla dolu ge�mi�lerinin bir karmik telafisi a��r bedellerle �denmekte, �uurlanma ya da uyanma haline ge�ebilmek i�in harcanan emek ve �aba �st�rab�n kendisini dayan�lmas� g�� bir duruma sokmaktad�r. �nsanl���n en y�ksek h�rs ve bencillik devrini ya��yoruz. Daima �almak� ve �doymamak� gibi bir idraksizli�in �ilesini �eke �eke �doymak� ve �vermek� a�amas�na gelmek gibi evrensel bir mutlulu�u ya�amak yazg�s�na lay�k olaca��m�z g�nler gelecektir. Bir idealden de�il, insan evriminin do�al bir ger�ekli�inden s�z ediyoruz. Bu t�r bir ya�am�n ger�ekle�mesi ancak bilgi ve sevgi ile olur.
  D�nya insanlar�n�n ya�am bi�imlerine y�n vermeye �al��an sistemler ve kanunlar ileri s�ren g��lerin elde ettikleri meydandad�r. Biri �tekinin yok olmas�na ba�l� geli�im usulleri �nerirken �tekisi de ayn� usul� kullanmaktad�r. Ki�isel karakter gibi ulusal karakterler de kendilerini geli�tirme yolunda s�rekli arama eylemi i�inde bulunmaktad�rlar.
Bize d��en g�rev, insan� maddeci bir ya�am�n sundu�u aldat�c� g�lge oyunlar�ndan bir s�re de olsa ay�rmak ve evrensel de�erler, olgular ve ger�eklerle y�zy�ze getirmektir. �nsan�n amac� maddeyi kullanmakt�r, ona esir olmak de�il. Maddeyi kendine temel edinmi�, ya�am�n amac�n� r�latif duyumsal alg�larla s�n�rlam�� her ne ideoloji olursa olsun, bir devreden sonra yan�lg� olmaktan �teye gidemez. B�t�n evren, her y�n�yle maddeyi kullanan ruhun �yk�s�d�r. Ruhsuz, sevgisiz, duygusuz ve y�reksiz bir ya�am�n ipine sar�lman�n �st�rab�na bir son vermenin zaman� gelmedi mi?"

  Ait oldu�umuz toplumun bireyleri olarak genellikle ya�ant�m�z�n adaletsizliklerle dolu oldu�undan �ikayet eder, sonsuz s�k�nt�lar�m�z� bir bir s�ralar ve bunun i�in de genellikle �kendi ellerimizle se�ti�imiz� ve belli bir derecede bizi (toplumun t�m� d���n�ld���nde) yans�tan y�neticilerimizi su�lar dururuz. Oysa Ar�kdal��n s�zlerinin de ifade etti�i gibi, toplumsal refah aray���n�n yolu �ncelikle her birimizin i�e d�nmesinden ge�iyor, aksi halde toplumlar olarak da karmalar�m�z�n �zerine s�rekli yenilerini ekleyip dururuz. Ba�kas�n� da kendiyle ayn� yere koyabilmek, onun da hakk�na kendininki kadar sayg� duyabilmek, bir ba�kas� i�in kendi i�in sevinebildi�i kadar sevinebilmek, hatta belki gerekti�inde bir ba�kas� i�in kendi ��kar�ndan vazge�ebilmek gibi davran��lard�r bizi toplumsal mutlulu�a g�t�recek olan. ��nk� insanlar�n b�yle hissedip davranabildi�i bir ortamda ��kar kavgalar�, birbirinin hakk�na g�z dikme gibi davran��lar da tezah�r etmeyecektir.
  Bir ba�ka deyi�le topluma demokrasi getirmenin yolu se�ti�imiz y�neticilerin mucizeler yaratmas�n� beklemekten de�il, birer birer hepimizin �i�sel demokratlar� olmas�ndan ve bunu hayata indirmesinden ge�iyor.

Yay�n Tarihi: 29.Kas�m.2008

 
 

Astroset 2004-2009