Do�al Ya�am

WWW.ASTROSET.COM

 

Su ve Tuz Dengesi

Canl�l�k i�eren ve yeni canlar in�a eden en �nemli �ey: Rezonans!  Bedenimizdeki Su ve Tuz dengesinin mucizeler yaratt���n� biliyor muydunuz?

  Merhaba. Benim ad�m Peter Ferreira ve biyofizik�i olarak �Institute of Biophysical Research� (Biyofiziksel Ara�t�rmalar Enstit�s�) adl� bir Amerikan Ara�t�rma Enstit�s�n�n y�neticisiyim. Biyofizik�i olarak bitkiler, hayvanlar veya insanlardaki canl�l��� ara�t�r�yoruz. �lk etapta bizi ilgilendiren �ey madde de�il, saf enerjidir. Su, uzun zamand�r art�k H2O olarak, tuz da NaCl olarak tan�mlanmamaktad�r. Ger�ekten bunlar�n arkas�nda daha fazla �eyler vard�r.

  Su ve tuzu se�memizin nedeni bedenimizin �nemli oranda su ve tuzdan olu�mas�d�r. �ncelikle biyofizi�e k�sa bir giri� yapmak istiyorum. Konunun sadece su ve tuz olmad���n�, bilgi (enformasyon) ve �uurluluk oldu�unu �ok h�zl� bir �ekilde anlayacaks�n�z. B�t�n d���nceleriniz ve bunlar�n kayna��, su ve tuza ba�l�d�r. Burada daha sa�l�kl� olmak i�in de�il, daha �uurlu olmak i�in belirli bir suyu i�meniz veya tuzu yemeniz s�z konusudur, ��nk� �uurlu olursan�z, otomatik olarak daha sa�l�kl� olursunuz.

  Biyofizik, fizi�in b�l�mlerindendir. Fizi�e tam olarak bakt���m�zda, fizi�in do�a bilimi olmad���n� g�r�r�z, ��nk� fizik ilk etapta mekanikle ilgilidir, tekerle�in mekani�i, daire �zerindeki tekerlek, ve daireye ayn� sonuca ula�mak i�in sonsuz tekrarlanabilirlik i�in ihtiya� duyar�z. E�er tek ve ayn� deneyi 100 defa yaparsak ve ayn� sonuca ula��rsak, o zaman bilimsel olarak �Bu objektiftir, bu bilimsel olarak ispatlanabilir� deriz. Bu �l� �eylerde �ok iyi fonksiyon g�rmektedir, peki ya canl�larda? Do�ada daire olan hi�bir �ey tan�m�yoruz, her �ey spiraldir, yani ayn� noktaya tekrar geri geliriz, fakat yine de bamba�ka bir d�zlemde.

  Ortalama olarak 40.000 farkl� hastal�k tan�yoruz, bunlar i�in 58.000 farkl� alopatik ilac�m�z var ve b�t�n bu 40.000 farkl� hastal�kla u�ra�an yakla��k 1.200 farkl� t�p alan� var. Biyofizikte �Hastal�k� kelimesini biz enerjideki bir a��kl�k, eksiklik olarak tan�ml�yoruz. Burada eksik bir �eyler vard�r ve e�er bunun nedenlerine inersek, o zaman semptomlar kendiliklerinden ortadan kalkacaklard�r. ��nk� e�er sadece semptomlar� tedavi edersek, muhtemelen alopatik ila�larla, o zaman semptomu bast�rm�� ve sonu� olarak bir �eyleri bloke etmi� oluruz. Hastal�klarla m�cadele etmek yerine, onlar� tan�mal�y�z, ��nk� hastal�k �ok iyi bir arkada� olabilir, ��nk� hastal�k bize bir �eyler s�ylemeye �al���r, bizi farkl� bir y�ne sevk etmek i�in bizi de�i�tirir. E�er bunu sadece bloke eder ve bast�r�rsak, ��nk� bu daha rahat bir yoldur, o zaman bu aynen araban�zla tatile gidersiniz ve bir s�re sonra k�rm�z� uyar� lamban�z yanar, ��nk� motorda ya� kalmam��t�r, bu sizi rahats�z etti�i i�in de lamban�z�n �zerine sak�z yap��t�r�p kapatman�za benzer ve en ge� birka� kilometre sonra motoru sarars�n�z ve b�t�n arabay� bozars�n�z. Bedenimizi de bu �ekilde g�rmeliyiz. Son y�llarda �ok fazla kimyasal olarak y�nlendirildik. End�strile�tik ve kimyasalla�t�k. Yemek yerken neye dikkat ediyorsunuz? Vitaminlere, minerallere, di�er elementlere, i�inde ne kadar enzim oldu�una, hangi alb�min yap�lar�n�n ve benzerlerinin oldu�una ve sonu�ta bunlar sadece kimyan�n konusudur.

Ya�amsal G�da

  �Ya�amsal g�da� kelimeleriyle ba�layal�m. �Ya�amsal g�da� demek, ya�am arac� demektir, ya�am�n kendisini ortaya koymaz, onun sa�lay�c�s�d�r. Fakat e�er biz arac� olunacak bir �ey kalmayacak �ekilde i�lemlerle b�t�nl���n� bozarsak, o zaman ya�amsal g�dadan da s�z edemeyiz, o zaman buna ��l�mc�l g�da� demeliyiz. Bu bizim maddeci d���ncemizden dolay�d�r, ��nk� her �eyi maddeyle ili�kilendiririz, yani kimya ile. Kimyan�n maddeyi saptamas�na, fizi�in ise, de�i�tirmesine ra�men.

  Burada s�z konusu olan enerjidir ve enerji, bilgiden (enformasyon) ba�ka bir �ey de�ildir ve biz fiziksel a��dan biliyoruz ki, enerji asla yok edilemez. E�er enerji, ya�amla �zde�le�tirilirse, o zaman bu ya�am�n yok edilemeyece�i anlam�na gelmektedir. Burada ya�am�n amac�n� da d���nmeye ba�lamak zorunday�z. Prensipte hepimiz kendimizi ger�ekle�tirmek, �uurumuzu geni�letmek i�in buraday�z. Burada ger�ek do�a bilimine, yani matemati�e geliyoruz. Bunun ad� neden �Matematik�tir. �Ma� madde, �te� tanr�sal, �mati� ruhsall�k. Bu m�kemmel bir ��gen ortaya koymaktad�r. Bu matematik, hen�z bilim tanr�sal ��retiden ayr�lmad��� zaman ortaya ��km��t�r (olu�mu�tur). E�er enerjiyi hayat ile �zde�le�tirirsek, ki �yledir; o zaman bu, hayat� da yok edemeyece�imiz anlam�na gelir. Bu ��l� birlik, olu�uma kadar geri gitmektedir ve matemati�in bu ��l� birli�i polarize olmak, maddele�mek i�in yakalad��� yer, hepimizin bildi�i gibi her �eyin ba�lang�c� oldu�u yerdir. Ve ya�am�n amac�, bu birli�e geri d�nmektir.

  Bu yol i�in enerjiye ihtiyac�m�z vard�r. Herkesin bedeninde 100 Watt�l�k bir lambay� yakacak kadar �ok ak�m, elektrik vard�r. Biz bu elektrikle ilgilenmekteyiz. 1984 y�l�nda �svi�reli Atom Fizik�isi Dr. Carlos Rieball, matematiksel olarak hesaplanabilen Naturhoustaute'yi (do�al sabite oran�n�) ke�federek Nobel �d�l� alm��t�r ki, biz bununla enerji ve madde aras�ndaki ili�kiyi matematiksel olarak hesaplayabilmekteyiz. Yani herhangi bir �eyin maddele�ebilmesi i�in ne kadar enerjiye ihtiyac� vard�r? Madde titre�en enerjiden ba�ka bir �ey de�ildir. Bu enerji kendisini o kadar �ok yava�latm��t�r ki, maddele�mi�tir. Ancak e�er en derindeki �ekirde�e atoma ula�abilseydik, o zaman dokunulacak hi�bir �eyin olmad���n�, her bir hareketin mevcut oldu�unu saptard�k.

  Her �ey her an hareket halindedir, bu mant�kla enerji kendini hareket ettirmektir. Bunun i�in do�al bir oran vard�r, bu yakla��k olarak 1:1 Milyard�r. Buradaki 1 Milyar �l��lebilir enerjinin sadece tek bir birimi, maddeyi maddele�tirebilmek i�in bulunur. �imdi bu ne demektir? Bu insanlar�n asl�nda sadece ger�e�in bir milyarda biri ile u�ra�t��� anlam�na gelmektedir, yani sadece dokunabildi�imizle. Bizler kalite yerine sadece miktarla u�ra��yoruz. Bu �ekilde her �eyde canl�l��a dikkat etmeyi unutuyoruz. �rne�in hen�z yeni bir yavru d�nyaya getirmi� ine�in s�t�n� ele alal�m. S�t� alal�m ve past�rize edelim ki dayan�kl� olsun ve 2 saat sonra bu pastorize edilmi� s�t� yavru ine�e i�irelim. Bunu yapmadan �nce tabii ki s�t� biyokimyagerlere inceletelim. Bu pastorize i�lemi ile hi�bir �ey kaybetmedi�imizi saptar�z, ayn� miktarda kalsiyum ve ayn� miktarda alb�min vard�r i�inde ve bu nedenle de ambalaj �zerine her zaman bu yaz�l�r. �imdi e�er bu inek yavrusu bundan i�erse, o zaman bu yavru ilgin� bir �ekilde 21 g�n i�inde �lm�� olacakt�r. Bu nas�l olur? Her �ey i�inde, kimyasal-analitik olarak hi�bir �ey de�i�medi. Peki de�i�en ne? S�t� pastorize ederek, canl�l���n� ald�k, s�tteki molek�l yap�s�n� bozduk, s�t�n geometrisini bozduk. Maddesel olarak bakt���m�zda s�tte her ne kadar hi�bir �ey eksik olmasa da, bizim `�ya�amsal g�da `�dedi�imiz ay�r�c� �zellik eksiktir, art�k o `ya�amsal g�da` de�ildir. Kendimize ne kadar ya�amsal g�da ald���m�z� sormam�z gerekir ve e�er miktara dikkat etmektense kaliteye dikkat ederseniz, organizman�n ne kadar az g�daya ihtiyac� oldu�unu saptars�n�z. Amerika`da `junk-food sendromu` vard�r, burada insanlar bir masaya oturmak i�in bile kendilerine zaman ay�rmazlar, ya arabada oturarak ya da bir Mc Donalds�dan di�erine giderek yemek yerler ve bu �ekilde g�nden g�ne �i�manlad�k�a �i�manlarlar. Her iki saatte bir ayn� a�l�k duygusu olu�ur, ��nk� beden almas� gerekeni almam��t�r.

  E�er biz canl�l�k almazsak, evrim almazsak, o zaman beynimiz haberci maddeler salg�lar. Bu haberci maddeler, bizim g�da almam�z gerekti�ini bize hat�rlat�rlar. Ald���m�z g�dada canl�l�k eksikse, o zaman en ge� besin de�i�iminden sonra yine ac�k�rs�n�z. �imdi enerji bile almad�n�z, tam tersine enerji �ald�n�z. ��nk� �l� g�day� hazmetmeniz i�in �l��lebilir enerjiye ihtiyac�n�z vard�r. Bir de bunlar� hazmetmeniz i�in ��yle bir uzanmal�s�n�z, ayn� aslanlar gibi, ��nk� aya�a kalkmak i�in art�k enerjiniz kalmam��t�r. Sadece bir elma yeseydiniz, o zaman ay�k olurdunuz, canl� olurdunuz.

  Beden neye ihtiyac� varsa, onu �z olarak ortaya ��kar�p al�r. Elmay� sadece canl�l��a ula�mak i�in kullan�r. E�er i�inde canl�l�k yoksa, o zaman elmaya ihtiyac�m�z yoktur. 70′li y�llar�n sonunda �ngiltere�de mikrodalga ile ilgili olarak ev kedilerinde tan�nm�� Oxford incelemesi yap�lm��t�r. L�tfen evinizde bunu kendi kedinize yapmay�n�z. Burada mikrodalgan�n besinlere etkisi test edilmi�tir. G�dalar mikrodalgalarla kimyasal-analitik olarak ne derecede de�i�mekteydiler. Kimyasal-analitik olarak hi�bir �eyin de�i�medi�i saptand� ve bu daha sonralar� mikrodalgan�n g��l� bir �ekilde propagandas�na yol a�t�. Hatta mikrodalga i�leminden sonra vitamin i�eri�i, yeme�inizi pi�irdi�inizdekinden daha �oktur. Fakat vitamindeki enformasyon i�eri�i hala korunuyor mu, bunun i�inde hala canl�l�k var m�? Bunu kritik olarak bir defa incelemeliyiz. Burada kediler haftalarca sadece mikrodalgadan ge�mi� g�dalarla beslendiler, bu deneme kapal� ortamlarda yap�ld�. ��nk�; yanl�� de�erlendirmemeliyiz ki, biz �nemli �l��de g�day� solar frekanslar�ndan al�r�z, yani g�ne�ten her g�n dalga boylar�yla enerji, evet canl�l�k al�r�z. Kat� besinler bu g�da zincirinin en sonunda bulunurlar. Bizler her zaman yemek yemenin en �nemli �ey oldu�unu d���n�r�z, oysa en �nemsizidir. Bu deneyde hayvanlar�n g�ne�ten g�da almalar�na izin verilmedi ve normal kat� g�dalar�n� yemeden k�sa s�re �nce bunlar ola�an mikrodalgadan ge�iriliyordu, ayn� �ekilde hayvanlar�n i�tikleri su da mikrodalgadan ge�iriliyordu. Kediler istedikleri yeme�i yiyebiliyordu, her �ey serbestti. 2-3 hafta sonra bile kedilerin do�all�klar�n� kaybettikleri saptand�. �lk etapta homoseks�el davran��lar ortaya koydular ve 4-5 hafta sonra da �ld�ler. 8000 kedi, kimyasal-analitik olarak g�dalarda her �ey mevcut olmas�na ra�men �ld�, hem de s�rekli olarak yemelerine ra�men a�l�ktan �ld�ler.

  �imdi K�z�lderilileri bir hat�rlayal�m; onlar bize 350 y�l �ncesinin bir atas�z�nde, dolu tabaklar�m�z olaca��n�, ama yine de yiyecek bir �eyimizin olmayaca�� g�nleri ya�ayaca��m�z� s�ylemi�lerdi. Onlar�n beyaz adamla sava�mas�na gerek yoktu. Onlar zaten kendi kendilerini yok edeceklerdi.

  �imdi herkes kendi kendine sormal�d�r, ne kadar g�da al�yorum? Bir g�dan�n kalitesi nerede sa�lanm��t�r?  

  Burada �ok �nemli bir g�dadan bahsedece�iz. Su `dan. Su kimyac�lar�n severek tan�mlad�klar� gibi sadece H2O de�ildir. Bunun ispat� i�in matemati�in bir kolu olan geometriye ihtiyac�m�z vard�r. Ad�, Geo:D�nya, Metri:�l��, D�nya �l��s�nden geliyor. Bunun arkas�nda tanr�sal bir d�nya �l��s� vard�r. Biz bunlara, kendilerini her zaman tekrar ayn� m�kemmel geometri ile yap�land�ran, platonik yap�lar diyoruz. �kisi de ayn� olan hi�bir da� kristalinin mevcut olmad���n� biliyoruz, fakat hepsi tamamen ayn� yap�ya, yani ayn� alt� k��eli geometriye sahiptir. E�er b�yle bir kristali fiziksel olarak incelersek, o zaman i�lerinde elektrik oldu�unu, yani ger�ekten �l��lebilen elektrik oldu�unu saptar�z, biz bunu Pizoelektrik olarak tan�ml�yoruz. Elektrik, enerjidir. �imdi enerjiyi bir tarafta enformasyon (bilgi), di�er tarafta canl�l�k olarak tan�d�k.

  �Enformasyon� kelimesini bir d���n�n: bir �eyi tekrar kendi asli formuna d�nd�rmek/getirmek, bir geometriyi tekrar yap�land�rmak. Hi� bilgisayar�n�z�n ana par�as�n�n ne oldu�unu d���nd�n�z m�? Bilgisayar�n�zdaki bu �ok k���k mikro chipi ? Bir kuvars kristali. Bu kristalin geometrisi, enformasyonlar�n�z�n orada haf�zaland�r�lmas�n� sa�lar. Bu kristaller sadece silikon �zerine bas�n� ile �retilir, bunlar do�al da� kristalleri de�ildir. Ancak sonu�ta burada s�z konusu olan sadece geometridir, buradaki durumda kuvarstaki alt� k��eli yap� ve sudaki davran��� da hi� farkl� de�ildir. M�s�rl�lar�n piramitlerde sadece geometrik yap� ile inisiyasyon amac� i�in kendini kulland�ran enerji alanlar� kurduklar�n� biliyoruz. �imdi k���k bir deney yapal�m: Burada k���k bir bak�r piramit bulunuyor, asl�nda bunu do�ru y�nlere, yani kuzey ve g�neye y�neltmeliydik, ancak a�� derecesini Keops piramidine uygun yapt�k, geometrik a��dan Keops piramidi ile ayn�. �imdi bir par�a et alal�m ve bunu ortadan ikiye ay�ral�m. Bir yar�s�n� piramidin alt�na koyal�m, di�er yar�s�n� da sadece yakla��k 20 cm yan�na koyal�m. Birka� g�n sonra piramidin yan�ndaki etin ��r�d���n�, piramidin alt�ndaki etin ise sadece kurudu�unu saptars�n�z. Bu nas�l m�mk�n olabilir? Burada sadece 8 bak�r �ubuk olmas�na ra�men, nas�l oluyor da ba�ka enerji yasalar� ge�erli olabiliyor.Bu �Geometri� dir.

  K�r bir tra� b��a��n� piramidin alt�na koysak ve yakla��k 60 saat bekletsek tekrar keskinle�ir. Bu, b�y� de�ildir, bu elektromanyetik alanlar�n y�nlendirilmesidir. Bunlar geometri ile olu�ur ve bu �ekilde d�nyadaki her �ey ot sap�na kadar geometriye g�re kurulmu�tur, yani platonik yap�lardan ve platonik yap�lar�n kendilerini s�n�fland�rmalar�na g�re hi�likten enerji alanlar� kendilerini yap�land�r�rlar.

Kristalde �uur Var!

  �Christos� kelimesini biliyorsunuz, ��uur� demektir ve kristalde bu da vard�r. Christ/Krist: �uur, all: All (her �ey), Allbewu�tsein (Tam �uurluluk). Bu insanlarda da b�yledir, sa�l�kl� ve g�zel olduklar� s�rece neden b�yle g�r�nd�kleri, nas�l g�r�nd�kleri gibi hi�bir �eyle ilgilenmiyorlar, ancak daha burunlar� akmaya ba�lad���nda hemen kendileri ile ilgili bilgi almaya ba�larlar, ba�kalar�yla konu�urlar, sebebini ��renmeye �al���rlar, vs. Bunu neden yap�yorlar? ��nk� bu bir bas�n� yapm��t�r. Peki kristaller nas�l b�y�rler? Bas�n� geometrinin olu�mas�n� sa�lar. S�radan bir karbon al�n ve yeteri kadar bas�n� uygulay�n, o zaman m�kemmel bir geometrisi olan m�kemmel bir elmasa sahip olursunuz. �nsanlarda da ayn� �ekildedir, ��nk� e�er g�n�ll� olarak yoldan gidilmezse, ac� formunda bir bas�n�, hastal�k formunda bir bas�n� al�rlar, ki bu daha sonra sizin sonunda �uurunuzu geni�letmeye ba�laman�z� sa�lar. Bunun i�in ya�amsal g�daya ihtiyac�n�z vard�r. Sadece tabaktaki veya camdaki g�daya de�il, burada daha fazlas� var, ��nk� her konu�ulan kelime s�ptil maddesel d�zlemde bir g�dad�r. Konu�tu�unuz her kelimeyi �nceden d���nm�� olmal�s�n�z. Bu d���nceniz bir dalga boyu �retir. Her �ey her zaman sadece bu dalga boylar�d�r. Fizikte ve ayn� zamanda biyofiziksel mant�kta, e�er farkl� kaynaktan iki ayn� dalga boyu giri�im yaparsa, birdenbire yeni enerji alanlar� olu�tu�unu biliyoruz. Biz bu �ekilde sadece ya�am (enerji) elde etmez, ayn� zamanda yeni enerji formlar� da in�a ederiz. Kimyada biz bunu molek�l evlili�i olarak tan�mlar�z. Ve biz insanlarda da bu evliliktir (d���nd�r). �nsanlar�n d���n�nde ne oluyor, a��k oldu�unuz zaman� bir d���n�n. Birdenbire o insan�, �ok k�sa bir s�re �nce tan�man�za ra�men, tan�d���n�z� d���n�rs�n�z. Bunu yaln�zca bir duygu nedeniyle yapars�n�z ve bu duygu sevgidir ve sevgi enerjidir, bu ayn� elektromanyetik bir i�tepidir, bu sizi m�knat�s gibi �eker. Gen�ler bunu birbirlerinin g�zlerine derin derin bakt�klar�nda, bir g�ven hissettiklerinde yap�yorlar. Sonra ne oluyor? Kar�ncalanmalar ba�l�yor, bedeninizdeki elektrik aktifle�iyor. Bunu kendinize a��klayamazs�n�z ve kar�ncalanmalar� olan insanlara ne s�ylersiniz? Kimyalar� uyuyor, o benimle ayn� dalga boyunda. O ger�ekten de sizinle ayn� dalga boyundad�r. Ve e�er o sizinle ayn� dalga boyundaysa, e�er bu kar��lan�rsa, o zaman canl�l�k i�eren ve yeni canlar in�a eden en �nemli �ey ortaya ��kar: Rezonans!

Rezonansla D�zen Sa�lan�r

  Rezonans etkiyle tekrar d�zen durumlar� sa�layabiliriz, orada geometri olu�ur, orada enformasyon olu�ur. Nerede bu sevgi sa�lanamazsa, orada dizonans olu�ur ve dizonans olu�an bu ki�iler kendi i�lerinde mahvolurlar. Bu ki�iler kendilerini iyi besleyebilirler, ama buna ra�men g��leri ve enerjileri yoktur ve muhtemelen bu ki�iler o anda art�k ya�am�n mant���n� da g�rmezler. Bu elektri�e, bu ak�ma dikkat edin!

  Her su molek�l�n�n, her H2O molek�l�n�n birbirinden farkl� olmas� ve her zaman tekrar ayn� tam m�kemmel geometriyi ortaya koymalar� ilgin� de�il mi? ��nk� bir su molek�l� 104,7 derecelik bir a��yla m�kemmel bir Tetraeder�den (d�rt kenarl�) ba�ka bir �ey de�ildir. E�er bu �ekildeki 4 Tetraeder�i birle�tirirsek, o zaman bir piramit elde ederiz.

  M�s�rl�lar�n muhtemelen bunu piramitleri in�a ederken d���nm�� olabilecekleri ve tam da 4 su Tetraederinin bir piramidi temsil etmesi ve bug�ne kadar ki t�m matematiksel, fiziksel, astronomik ve astrolojik bilgilerimizi bu geometrik yap�lardan yaratmam�z ilgin� de�il mi? B�t�n bunlar orada derin bir s�r olarak durmaktad�r. �imdi bizim zaman�m�zda tekrar b�t�nsel d���nce ile bu eski bilgiye ula��ld�, bu yeni bir bilgi de�ildir. E�er �uurumuzu tekrar geni�letirsek, o zaman biz bu ba�lant�lar� tekrar anlayaca��z, yani bu ya�amsal g�day�, ya�am� olu�turmay�. Bu nedenle bu kadar �ok kimyasal d���nmemeliyiz.

  Mesela elinize bir kitap versem, �rne�in Almanya Tarihi hakk�nda ve bu kitab� okuldaki bilim adamlar�na incelemeleri i�in versek, ne de olsa madde �ok �nemli! Sonu�lardan ne elde ederdik? Bir s�re sonra bu kitab�n en derin kimyasal analizini bilirdik, DIN normunu bilirdik, a��rl���n� bilirdik, tutkal hakk�ndaki her �eyi bilirdik, bu tutkal�n olu�tu�u kimyasal ba�lant�lar� bilirdik, bask�s�n�, bunun kimyasallar�n�, hatta ara�t�rmac� bir biyolog belki de bu ka��tlar�n hangi a�a�tan geldi�ini bile ortaya ��karabilirdi; ancak bir �eyi bilemezdiniz: Almanya�n�n Tarihi hakk�nda hi�bir �ey bilmezdiniz, oysa bu kitab� alma nedeniniz buydu. E�er i�inde hi�bir �ey yoksa, maddenin de�eri ne kadard�r? Hepinizin bir televizyonu var, neden televizyon seyrediyorsunuz? Tabii ki bunu enformasyon i�erdi�inden yap�yorsunuz. E�itim nedenlerinden olsun, e�lence nedenlerinden olsun, bilgilenmek istiyorsunuz, tek neden bilgiye dayanmaktad�r. Bilginin her formu �uurunuzun geni�lemesine neden olur. �imdi bu dolab�n�z�n �zerinde duran kutuya, televizyona m� ba�l�d�r, yoksa bu televizyondan yay�lan dalga boylar�na m� ? ��nk� e�er ben �at�n�za t�rmansam ve anteninizi sadece 2 cm oynatsam, ekran�n�z kar�ncalan�r ve bu kutu de�ersiz olur. Burada s�z konusu olan ger�ekten de uzaydan uydular vas�tas�yla atmosfere ve oradan oturma odan�za giren bu dalga boylar�d�r. Bunlar bir cihazla i�leyebilece�iniz �ekilde de�i�tirilirler. Bu nedenle hi�bir zaman vas�ta olan arac�y� de�il, bilakis buna ba�l� olan saf enerjiyi, dalga boyunu, bu elektriksel frekans �rne�ini d���n�n. E�er bunlar mevcut de�ilse, o zaman madde size yard�m edemez. Bunlar sadece ta��y�c� malzemelerdir, bilgi ta��y�c�lar�. Bu �ekilde ya�amsal g�da da sadece bilgi ta��y�c�d�r.

  Buna benzer ba�ka bir basit �rnek daha verebiliriz: Bir fobiniz oldu�unu d���n�n. Ak�amlar� soka�a ��kamayacak kadar karanl�ktan korkuyorsunuz. Ne yap�yorsunuz? Kendinize bir psikolog buluyorsunuz ve e�er terapiye ba�larsan�z, o size daha �nce sahip olmad���n�z bilgiler veriyor, �uurunuzu geni�letiyor. Hatta b�y�k bir ihtimalle sizi �ocuklu�unuza geri g�t�r�yor ve daha �nce bilmediklerinizi bilmenizi sa�l�yor. Ba�lant�lar�n bilin�li olarak �uurunuza yukar� gelmesine izin verdi�inizde, art�k fobiniz kalm�yor. Ve �imdi psikologunuzun �l�mc�l bir kazaya kurban gitti�ini ve sizin asl�nda bir sonraki hasta oldu�unuzu d���n�n. Ve �imdi bilim adamlar�n�n �len psikologu evinizin i�ine ta��d�klar�n� d���n�n, ��nk� eksik bir taraf� yok, b�t�n kemikleri orada ve di�er her �eyi. Tabii ki siz onun �l� oldu�unu s�yleyeceksiniz, ama bilim adamlar� da size �l� ya da diri, ne fark eder, biz size bilimsel olarak onun ayn� kemiklere, ayn� organlara sahip oldu�unu kan�tlayabiliriz, derler. O zaman kendinize onun size nas�l yard�m edebilece�ini sorars�n�z. Bir psikologa m� ihtiyac�n�z vard�, yoksa psikologun bilgisine mi? ��nk� art�k �l� oldu�undan bilgiye ula�am�yorsunuz. Bunun ayn�s� g�da maddelerimiz i�in de ge�erlidir. ��nk� sizin ihtiyac�n�z olan asl�nda bilgidir, bilgiyi ta��yan de�il. Tam tersine �imdi psikolog size y�k olmaya ba�lar, ��nk� �imdi kokmaya ve ��r�meye ba�lam��t�r ve siz kendinizi ondan kurtarmak istersiniz ve bu �l� psikologun ba��rsaklar�n�zda bulunan �l� g�da oldu�unu d���n�n. E�er siz canl� g�da yerine �l� g�day� kendinize al�rsan�z, size y�k olmaya ba�lar, kendi kendinizden enerji �alars�n�z.

  �rne�in bir elmay� ele ald���n�zda da bunu g�r�yoruz; elmay� �nce kimyasal analitik ve biyolojik inceleyelim, o zaman bunun do�al bir yap�s� oldu�unu g�r�r�z, �imdi de sadece 15 saniye mikrodalgaya sokal�m, inceledi�imizde t�m vitamin ve di�er minerallerin hen�z mevcut oldu�unu g�r�r�z, fakat �imdi anorganik karakter ortaya koyar. Daha �nce elmada bulunanlar n�tr iken, �imdi asit olu�turucudurlar, sadece 15 saniye bir elmay� 180 derece ters y�z etmeye yetmi�tir ve biyofiziksel a��dan frekans �rnekleri art�k yoktur. Daha �nce elmay� elma yapan, elektromanyetik i�tepi, canl�l�k art�k elmada mevcut de�ildir.

  Ve �imdi suya geliyoruz, ��nk� her molek�l bir Tetraeder�dir. Bu geometridir ve geometri molek�lde mevcut oldu�undan, suyun �ok belirli frekans �rne�i vard�r. Bir su molek�l� �ift kutupludur, ayn� planetimiz D�nyan�n Kuzey ve G�ney kutbu gibi. Bu �ekilde her bir su molek�l�n�n de bir elektromanyetik ku�akla �evrelenmi� bir eksi ve bir art� kutbu vard�r. Planetimiz D�nyada, su planetinde yakla��k %70 su vard�r ve ilgin�tir ki yeti�kin bir bedende de %70 su vard�r. Her bir h�crede de %70 su bulunmas� ilgin� de�il midir? Astronotlar�n uzaydan �ektikleri D�nya foto�raflar�n�n mikroskopla �ekilen h�cre foto�raflar�yla benzer olmas� da ilgin� de�il midir? Makro kozmosda mikro kozmos.

  Su iki kutuplu oldu�undan belirli yer�ekimi ve kald�rma kuvvetlerine tabidir. Suda gravitasyon, yer�ekimi g�c� vard�r. Bunu �ok kolay benimseyebilirsiniz, su yukar�dan a�a��ya do�ru akar. �ok az ki�i suyun kimyasal materyal olarak yukar�dan a�a��ya akarken, tekrar a�a��dan yukar�ya akt���n� ve hatta saf ���k enerjisi olarak akt���n� bilir. E�er biz b�yle bir suyu laboratuvar �artlar� alt�nda incelersek, o zaman daha 18 molek�l ve di�er 15 iyon ba�lant�s�n� saptar�z. 33 farkl� ba�lant� yap�lanmas�, sadece saf H2O olmas�na ra�men.

Biyofotonlar Nedir?

  Bunun d���nda bir milyar biyofotondan fazlas�. Biyofotonlar nedir? I��k kuantlar�, saf ���k enerjisi. Bunu art�k bug�n dijital teknikte biyofoton emisyon �l��mleriyle ispatlayabiliyoruz. Prof. Popp (Pope)�un getirdi�i ispat ��yledir, maddenin t�m formlar� donmu� ���k veya yava�lam�� enerjiden ba�ka bir �ey de�ildir. Sadece maddeden daha �ok, enerji formlar� �zerinde d���nmeliyiz. Sonu� olarak maddeyi enerji olu�turur, tersi de�il. �ayet maddenin herhangi bir formu kendini de�i�tirirse, (�rn. bir organ, o zaman asl�nda organ� d���nmemelisiniz, bilakis asl�nda organ�n�z kendini de�i�tirmeden �nce,) �nce kendisini de�i�tirmek zorunda olan enerjiyi d���nmelisiniz. Bu �ekilde �aresi olmayan hi�bir hastal�k yoktur. Doktor, okul bilgileriyle ve tecr�beleriyle daha fazla yard�m edecek durumda olmad���n� prensipte s�yleyebilir. Ancak hi�birimiz, temelde bir hastal���n �aresi olmad���n� s�yleyemeyiz. E�er biz bir problem ortaya ��kt���nda enerjiyi tekrar asli durumuna geri d�n��t�rebilirsek, o zaman buna otomatik olarak madde de uyacakt�r ve bu i�lemektedir, hem de bedeninizi olu�turan elementlerle, su ve tuz ile. Her banyo k�lt�r�n�n temelinde su ve tuz vard�r. B�t�n bunlar hi� de yeni de�ildir.

  Bir�ok k�r misafiri, Bad Reichenhall�a �Sole� (su ve Himalayalar�dan getirilen, i�inde 27 ayr� elementin oldu�u s�ylenen tuzun kar���m�) i�mek i�in gidiyor ve t�bbi olarak da kan�tlanm�� olarak kullan�yor. Buna ra�men maalesef t�bbi mant�kla hala semptom tedavisi yoluna gidiyoruz. Ancak �imdi bir fikir de�i�imi var. B�t�n bunlar �uur durumunuza ba�l�d�r.

  Ya�ad���n�z hayat daha �nce oynam�� bir filmden ba�ka bir �ey de�ildir. Siz bu filmin prod�kt�r�s�n�z, rejis�r�s�n�z. E�er bu filmde art�k ho�unuza gitmeyen bir �ey varsa, bu filmi kimin �evirdi�ini d���n�n, bu ki�i sizsiniz, ba�kalar�na k�zamazs�n�z. O zaman filmi tekrar yazman�n, yeni bir film �evirmenin zaman� gelmi�tir. Bu sizden ba�lar ve bunun i�in geli�tirilmi� �uura ihtiyac�n�z var. Buna ilk etapta bu su ile, geometri ile, platonik yap�larla ula��rs�n�z. Suyun i�inde zaten enerjiyi sa�layan Tetraeder vard�r. Bedende suyumuzun g�nl�k olarak a�a�� ve yukar� akt���, i�inde gizli canl� g�� olan yakla��k 90.000 km s�v� bant vard�r. Prof. Carol, do�ru olarak bak�lmas� (beslenmesi) �art�yla prensipte insan h�cresinin �l�ms�z oldu�unu kan�tlam�� ve bunun i�in Nobel �d�l� alm��t�r. Fakat buna ra�men biliyoruz ki, ya�lanma s�recine tabiyiz ve ya�lan�yoruz. Bu neden oluyor? Neden bu h�creler �l�yor ve yenilenmeleri gerekti�i gibi yenilenmiyor? Bu h�creden mi kaynaklan�yor, yoksa h�creyi �evreleyen h�cre suyundan m� kaynaklan�yor? Asl�nda canl�l�k i�in �nemli olan�n h�cre suyu oldu�unu �ok h�zl� anlayaca��z.

  Prof. Carol, kalbimizin asl�nda kendi motoruyla �al��an bir pompa olmad���n� kan�tlam��t�r. Okulda kalbimizin en �nemli organ�m�z oldu�unu ��rendik. 24 saat, bir ya�am boyu s�rekli a�a�� ve yukar� kan pompalamas� gerekti�ini. Tam olarak g�zlendi�inde kalbin asl�nda kendi motoru olmad���n�, bu nedenle de kalbi bir pompa olarak g�rmemizin yanl�� oldu�unu anlar�z. Asl�nda kalp tam olarak g�zlendi�inde bir trib�nd�r. Bu trib�n canl� bir g�� taraf�ndan, yani bedeninizdeki s�v�lar taraf�ndan i�letilir. Bu her h�cre suyunda, (ta kan�m�za kadar) kendi hareketi sakl�d�r. Bu i�letilen trib�n bir ritim sa�lar, kalp at���n�, bu kalp at���, beyin ak�m�m�z�n da ba��ml� oldu�u elektri�i �retir.

Schumann-Rezonans Frekans�

  Beyin ak�m�m�z�n tekrar d�nya planetindeki atmosfer de�eri ile kar��la�t�r�labilir olmas� ilgin�tir. Atmosferimizin bir rezonans de�eri vard�r, bu Schumann-Rezonans frekans�d�r, 8 Hertz�lik bir diren� de�eridir. Ve prensipte beynin de ayn� de�eri ortaya koymas� ilgin� de�il midir? E�er inanm�yorsan�z, bir doktora beyin ak�m�n�z� EEG cihaz�yla �l�t�r�n. Do�a ile ayn� frekanstad�r, yani 8-10 Hertz. E�er bu ritmin dengesi bozulursa, e�er siz bu ahengi terk ederseniz, o zaman suda bulunan �nemli yasalar� da terk etmi� olursunuz, gravitasyon ve levitasyon art�k ayn� oranda bulunmaz. Su, sarmal �ekilde hareket eder, hi�bir zaman lineer de�ildir. Banyoda bir bak�n, su girdap formunda hareket eder. Spiral olu�turan suyun hareketinin, genetik kal�t�m bilgilerini i�eren v�cudumuzdaki DNA ile tam olarak ayn� olmas� ilgin� de�il midir? Tam olarak nas�l a�a��ya do�ru ak�yorsa, yukar�ya do�ru da ak�yor, bunu �ift helezon olarak adland�r�yoruz ve yerde ayaklar�n�z�n �zerinde durman�z� sa�layan da budur, yer�ekimi g�c�. Di�er taraftan da her g�n yukar� ��kmak istiyorsunuz, bir �eylere ula�mak istiyorsunuz, sabahlar� aya�a kalk�yorsunuz, bu levitasyon g�c�d�r, �uurunuzu geni�letmek i�in, i�inizdeki su kristalini bilgilendirmek i�in bu sizi her zaman tekrar yeniye, yukar�ya �eker ve e�er bu denge bozulursa, i�inizde bir canl�l�k kalmaz, o zaman bu sizi kelimenin tam anlam�yla yere �eker ve muhtemelen kendinizi yata�a atars�n�z, ��nk� hasta olmu�sunuzdur.

  Bedenimizin zeki fonksiyonu, molek�l hareketini canland�rmam�z gerekti�ini hat�rlat�r. Bunu �rne�in grip oldu�unuzda anlayabilirsiniz. Hi� kendinize neden 37 derecelik bir beden s�cakl���n�z�n oldu�unu sordunuz mu? Neden tam olarak 37? S�cakl�k nedir? S�cakl�k, molek�llerin hareket enerjisinden ba�ka bir �ey de�ildir. Neden bunun arkas�nda hep 37 derece s�cakl���m�z�n olmas�n� sa�layan ayn� enerji bulunur? E�er bizdeki denge bozulursa, neden s�cakl�k birdenbire y�kselir ve neden molek�ller daha h�zl� hareket ederler? Molek�ller, tekrar yap� olu�turmak i�in d�zen durumunu tekrar yap�land�rmak i�in u�ra��rlar. ��nk� nerede yap� varsa, orada yap� �er�evesi vard�r, nerede yap� �er�evesi varsa, orada geometri vard�r, nerede geometri varsa, orada bilgi vard�r. Ondan sonra art�k bakteriler, mikroplar ve vir�sler �o�alamazlar. Tazelenmeye, iyile�meye ba�lar�z ve birdenbire tekrar g�c�m�z� buluruz, tekrar aya�a kalkmak isteriz.

  Bu su hakk�nda d���nmelisiniz. Beyin suyunuz �ok y�ksek derecede kristal yap�lanmad�r, saf k���k kristaller, biz buna Molek�l-Cluster ad�n� veriyoruz. Birbirine ba�lanm�� olarak ve bu �ekilde geometri oldu�u i�in belirli bilgileri iletebilen bu yap�y� suda da buluyoruz. Bu s�rekli olarak de�i�ir. D���nceleriniz nereden geliyor? Kimyasallarla suyun basit�e etkilenebilece�ini biliyor musunuz? Bu suyu i�ti�inizde d���nceleriniz de�i�tirilebilir. Klorun materyal d���nce yap�lar�n�n ta��nmas�n� sa�lad���n� biliyor muydunuz? Amerika�da yap�ld��� gibi klorlu su i�ti�inizi d���n�n, orada y�zeyi %100 �rten klorlu su i�ilir ve buna e�er fl�or katarsan�z, ��nk� bunun di�ler i�in iyi geldi�i s�ylenir, ve ben size fl�orun frekans �rne�ini �l�sem, o zaman size bu fl�orun art�k hi�bir iste�inizin kalmayaca�� kadar beyin fonksiyonlar�n�z �zerinde uyumsuzluk yaratt���n� kan�tlayabilirim. �steksiz olursunuz. D���n�n bunu iki jenerasyon boyunca b�t�n halka yapt�lar. O zaman ne elde ederim? �steksiz materyalistlerle dolu bir halk, bunlar o zaman her �eyi ben nas�l istersem, �yle yapacaklard�r. Buna su ile ula��labilir. Bu y�zden neden b�yle d���nd���n�z �nemlidir ve suyun sizin i�in ne kadar �nemli olabilece�i �nemlidir. 37 derecelik bir v�cut s�cakl���nda beyin suyunuz buzlanm�� bir durum al�r. Bu j�leye benzer y�ksek dereceli str�kt�rel bir yap�d�r. Bu yap�ya mikro dalga uyguland���nda, beyninizin kan bariyerinden asl�nda normal ko�ullarda kan�n�zda bulunup da ayr��t�r�lamayan hayvansal alb�min ge�ti�inde ve beyninize girdi�inde birden kristaller yap�lar�n� de�i�tirmeye ba�lar ve s�vala��r, beyninizin suyu s�v�la�acakt�r. Nedenini iyi incelemeliyiz, nedeni daima geometride gizlidir. �rne�in suyun �e�itli hallerini ele alal�m, gaz olarak buhar �eklinde, s�v� olarak su �eklinde ve kat� olarak buz �eklinde g�r�yoruz.

  E�er suyu �s�t�rsak ve su buhar� elde edersek, o zaman su havada s�ptil bir formda olur. Peki biz ne soluyoruz? Tabii ki sadece oksijen de�il. Tam olarak bak�ld���nda biz suyun en s�ptil formunu soluyoruz, bu nedenle bunu solumazsak sadece 3-4 dakika ya�ayabiliriz. Aylarca yemek yemeyebiliriz, bu bize bir �ey yapmaz, hatta 3-4 g�n suyu i�mezsek de dayanabiliriz, ama sadece birka� dakika soluk almamam�z �lmemiz i�in yeterlidir. Bu kristalleri, �rne�in kar tanelerini soluyoruz. Suyun kat� hali olan kar tanelerinin bir elektron mikroskobuyla foto�raf� �ekilmi�tir. Burada �ok k���k Tetraederlerin m�kemmel bir d�zeni mevcuttur. �ki ayn� kar tanesinin hi�bir zaman birbirine benzememesi �ok ilgin�tir. Bu, bu maddeyi zaten olu�turan ���k kuantlar�n�n d�zenine dayanmaktad�r. Kendini kristalize edebilmesi i�in her su molek�l�nde bir milyardan fazla biyofoton �al���r ve bunlar kendilerini s�rekli olarak tekrar d�zenlerler. Bu �ekilde her su molek�l� di�erinden farl�d�r, her su molek�l�n�n kendi kimli�i vard�r, ayn� sizler gibi. E�er kimyac�lar�m�z� uzaya ��karsak ve onlar�n d�nyaya bakmas�n� sa�lasak, hepimizi ayn� tutarlard�, sonu�ta hepimiz insan�z, ama siz onlara �Hay�r, ben de�il, ben �uradakinden farkl�y�m� diye ba��r�rd�n�z. ��te kimyasal a��dan suya bu �ekilde bak�yoruz, sadece H2O olarak, buna ra�men hi�bir zaman ayn� olan iki kar tanesi yoktur. �imdi bir deney yapal�m ve kar tanesini do�al �artlarda eritelim ve bundan tekrar su yapal�m, sonra da tekrar dondural�m, tekrar tam olarak ayn� kar tanesini elde ederiz. Bu nas�l m�mk�n oluyor? ��nk� kim oldu�unu hat�rlayabiliyor. Suyun haf�zas� vard�r, su bir bilgi ta��y�c�s�d�r. Maddele�meye sebep olan enerjinin formunu de�i�tirmedi�imiz zaman, madde de de�i�meyecektir. ��nk� o kim oldu�unu biliyor. Bu olay sizin organizman�z i�in de ge�erlidir. Bilim adamlar� suyun do�al bir homo�patik oldu�unu ve bizim su vas�tas�yla bizde eksik olan dalga boylar�n� alabilece�imizi kan�tlam��lard�r. Bu �ekilde kaybetti�imiz her �eyi dengeleyebiliriz. �talya�dan Enza Enstit�s��nden Bayan Dr Cicollo, son yirmi y�l i�inde t�m d�nyadaki �ifal� sular� incelemi� ve �ifal� sular�n di�er normal sulardan kimyasal yap�lar� ayn� olsa da biyofizikzel a��dan farkl� olduklar�n� tespit etmi�tir. Y�llard�r �ifal� sular� i�in Lourdes�a 6 milyon, Fatima�ya 2 milyon insan, Medjegorye�ye, Sandamniano�ya ve benzeri yerlere gitmektedir. Bunun arkas�nda sadece dinsel de�il de ba�ka sebepler olamaz m�? Eskiden bu mucizeler a��klanam�yordu ve bu sular�n arkas�nda sevgili Tanr��n�n oldu�u d���n�lerek kutsal sular olarak an�l�yordu. Asl�nda bu b�yledir de, bunun arkas�nda sevgili Tanr�, do�a, b�t�nl�k yatmaktad�r. Onun vas�tas�yla bu olgun, canl� kaynak suyu bize ula�maktad�r. �imdi bu mucize sular� inceleyebiliyoruz ve bu karakteristikleri g�steren sular ger�ekten de kutsal kaynaklard�r. Bir Japon bilim adam� olan Dr. Masaru Emoto, suyu kelimelerle de�i�tirebilecek durumda oldu�umuzu foto�raf �ekerek 10.000 deneyle kan�tlam��t�r. Burada kelimelerin g�c�n� d���n�n, ��nk� her kelime �nceden d���n�lm��t�r. Bu elektriktir, bu dalga boylar�d�r. Bunlarla d�zen, entropi, yani kaos yaratabilirsiniz. Her hangi birine a��r� derecede canl�l�k duygusu ve ba�lant�lar� anlayaca�� i�in ya�ama g�c� veya uyuyamayacak kadar korku verebilirsiniz. Sadece konu�ulan kelimelerle. Bu s�v� kristal yap�daki str�kt�r�n birdenbire tamamen de�i�meye ba�lamas� ilgin� de�il midir? Bunu Masaru Emoto m�kemmel bir �ekilde kan�tlam��t�r. S�v� n�tr suyu al�p kelimelerle yani bilgiyle y�kleyerek -4 derecede dondurmu� ve elektron mikroskobuyla foto�raflar�n� �ekmi�tir. �Beni hasta ediyorsun� mesaj� ile y�kledi�i suyun g�r�nt�s�n�n ayn� kanserli h�cre yap�s�n� ortaya koydu�unu tespit etmi�tir.

  Burada g�dalar�n�za ne kadar dikkat etseniz de �evrenizdeki insanlar�n size y�kledi�i negatiflikler sizin str�kt�r�n�z� bozabilir ve hasta edebilir. Kristalleriniz par�alan�r. Fakat yine de bedenlerimiz kendini m�kemmel bir �ekilde yenileyebilir, bedenimiz ayn� bir ak� gibi alg�lanmal�d�r. Ancak bedenimiz �arj edilmelidir, insan bedeninin bu do�al reg�lasyon i�lemine homo�staz diyoruz. D�nyada hi�bir doktor, mevcut olan 58.000 alopatik ila�lardan hi�biri tedavi edemez. Biliyor musunuz sizi kim tedavi eder? Kendiniz! Ve iyi bir doktor bunu size iyile�meniz i�in ihtiyac�n�z olan bilgiyi tekrar vererek ve bu �ekilde size destek olarak bu homo�staz� tekrar olu�turman�za yard�m ederek yapar. Bu nedenle �ba����kl�k sistemi� kelimesi yanl��t�r.

Ba����kl�k Sistemi Entegrasyon Sistemidir

  Tam olarak bak�ld���nda bizim ba����kl�k sistemimiz yoktur, bizim entegrasyon sistemimiz vard�r. Gerekli enerjiye sahip oldu�umuz s�rece bedenimiz zararl� maddelerle gerekti�i gibi ba�a ��kabilir ve e�er �evremizde her zaman bize kar�� negatif insanlar bulunuyorsa, buna ra�men aktivitelerimizle ve pozitifli�imizle kendimizi koruyabiliriz. Ama e�er siz her g�n negatifli�in i�inde bulunursan�z ve kendinizi korumazsan�z, o zaman bu sizi en sonunda yap�s� bozuk h�cre formu olan kansere kadar g�t�rebilir. Normal durumda hasta ve zay�f insanlar�n sa�l�kl� olanlara oranla daha �ok hasta ve zay�f �ocuklar� oldu�unu biliyoruz. Bedenimizdeki her bir h�crede de bu durum ayn�d�r. T�m bu h�creler, h�cre suyunuzun canl�l���yla bir geometriye, bir str�kt�re ba�l�d�rlar. Sizin i�in her �eyden �nemlisi, h�cre suyunuzun her alan�ndaki bu kristalleri tekrar yap�land�rmak olmal�d�r. �imdi yeni bir deney yapabiliriz, bozuk, hasta bir suyu alal�m ve s�v�la�t�rarak tek bir kelime olan �Sevgi� kelimesiyle yeni bir bilgi verelim. Bunu tekrar -5 derecede dondural�m ve elektron mikroskobuyla foto�raf�n� �ekelim. Birdenbire bu m�kemmel kristali, m�kemmel geometriyi elde ederiz. Bu deneyi tersten ve y�zden 10.000 defa yapabiliriz, bilimsel ve objektif olarak suyun d���nceyle ne kadar etkilenebilece�ini yine kan�tlam�� oluruz.

  Bedeninizin %70′i sudan olu�tu�undan bu sizin i�in �nemlidir. Kalitenin yan� s�ra miktara da dikkat etmelisiniz, ��nk� �ok az su i�iyorsunuz. M�kemmel organize olmu� bir beden olu�turmak i�in g�nl�k en az�ndan 2 litre su i�melisiniz. E�er insanlar �ok kahve, �ok limonata ve benzeri i�tiklerini d���n�yorlarsa, o zaman bu ��z�m de�il, ��nk� �ama��rlar�n�z� kahveyle y�kayamazs�n�z. Su m�kemmel bir ��zelti maddesidir ve her �eyi kendine ba�layabilecek durumdad�r. Bu nedenle su i�mek ger�ekten �ok �nemlidir. V�cudumuz �ok iyi bir �ekilde kendi kendini iyile�tirebilir. �o�u ki�i de bunu oru� k�rleri vas�tas�yla, bunlar� b��aks�z ameliyat olarak da adland�rabiliriz, yaparlar. V�cudunuzun tekrar temizlenmesini sa�lay�n. Sanayi tarzda g�dalar�n i�lenmesiyle v�cudunuza alm�� oldu�unuz inorganik maddelerden kurtulun.

  Bunun i�in de bunlar� ��zen bir �eye ihtiyac�n�z var. Ve bu da su; su bunu ba�ar�r. Ve art�k biyofiziksel olarak da kan�tlayabildi�imiz gibi, su y�ksek derecede str�kt�rl� bir yap�ya sahip. Ve bu str�kt�rlerden dolay� v�cudumuzdaki benzer titre�imleri i�ererek bir �ok hastal�klar�, Alzheimer rahats�zl���na kadar, ve beyinlerimizin k�vr�mlar�na yerle�mi� olan hafif ve a��r metal tortular�n� bile s�kebilir.

  �srail�de bir doktora gitti�inizde, orada bir gelenek vard�r, hangi rahats�zl�ktan dolay� gitmi� olursan�z olun, sizi �nce tekrar bekleme odas�na yollay�p, yar�m saat i�inde i�mek �zere size 2 Litre su verilir. Ve siz bu suyu i�tikten sonra hala �ikayetleriniz varsa bundan sonra sizi muayeneye kabul ediyorlar. Birden beliren hastal�klar�n % 80′ini sadece su i�erek iyile�tirilebilece�ini g�rm��ler ve bunun sadece suyun kalitesine ba�l� olmad��� da tespit edilmi�. Bunun i�in su ��zelti maddesi olarak biriken t�m at�klar� d��ar� ta��mak i�in kullan�l�yor.

  �rne�in burnunuz akt���nda neler oluyor? V�cudunuzda daha �nceleri birikmi� olan zararl� maddelerin n�tralize edilerek d��ar� at�labilmesi i�in salg�lar olu�uyor ve burnunuzdan d��ar� ��k�yor. Ayn� olay cildiniz i�in de ge�erli oldu�undan, v�cudunuza girmi� olan zararl� t�m maddeler cildiniz vas�tas�yla da ifraz edilir.

  B�t�n problem asl�nda i�eride, oraya girmemesi gereken maddeleri su yine d��ar� ta��ma kapasitesine sahip. Burada suyun miktar� kadar kalitesi de tabii ki �nemli.

  Art�k bildi�imiz gibi su, 80 metrelik bir boru sisteminden ge�ti�inde, canl�l���n� kaybediyor. Bu da borunun k�t� olmas�ndan dolay� de�il de borudaki bas�n�dan olu�uyor. Suyun evlerimize kadar ta��nabilmesi i�in gerekli olan bas�n�, suyun kendi hareketlili�ini bozuyor. Suda �ift helix �eklinde spiral hareket mevcut, bu da suyun kristalinin olu�mas�n� sa�l�yor. Suyun spiral hareketine zarar verildi�inde, kristal yap�s� da bozuluyor ve kristal �ekil olmayan yerde geometri de mevcut de�ildir ve b�ylece enformasyon da olu�amaz ve neticede canl�l�k da yok olur. Ve neticede bu �ekilde sadece 80 metre boru hatt� ile suyun canl�l���n� alm�� oluyoruz. �imdi ayr�ca kimyasal-analitik olarak a��klamam�z gereken �eyler var.

  Yasalar� koyanlar, su kimyasal olarak temiz olduk�a belli de�erler �er�evesinde bulunmas�n� �art ko�uyorlar. Ve bu s�n�r de�erleri de istedikleri gibi zaman zaman a�a��ya veya yukar�ya �ekebiliyorlar. Halen tar�m sekt�r�nde 300 �e�itten fazla inorganik kimyasal yap�ya sahip tar�m ilac� kullan�ld���n� ve bunlar�n neredeyse 280′i kanserojen oldu�unu biliyor muydunuz ? Kanser nedir ? Kanser kaos�tur. Kaos�u d�zeltin, entropinin olu�mas�n�, yani tekrar d�zenin olu�mas�n� sa�lay�n.Ve t�m bu inorganik bile�imler, bu pestisidler tam tersinin olu�mas�n� sa�l�yorlar.

  Tar�mda kullan�lan ila�lar yer alt� sular�na kar��t���ndan tekrar bize �e�melerimize geliyor. �lgin� olan, 1992′ye kadar yasay� koyanlar bu 300 tar�m ilac�ndan sadece 63′�n�n analiz edilme zorunlulu�unu getirmi�tir. 280 ilac�n kanserojen olarak bilinmesine ra�men sadece 63′�n�n �l��lmesi sanki bunlar�n yokmu� gibi varsay�lmas� ilgin� de�il mi, kalanlar�n isimleri bile bilinmiyor ve bunlar i�in hi� bir s�n�r de�er konulmam��. Ve zamanla bu �l��len 63 ilac�n de�erleri y�kseldik�e, tolerans de�erleri de y�kseltilmi�. Suyun kalitesini d�zeltece�ine i�indeki maddelerin tolerans de�erleri ile oynanmakta. Aksi taktirde bu suyu size satmamalar� gerekir.1992′den beri de zaten bu 300 tar�m ilac�ndan sadece 18′i �l��lmekte. Ve b�ylece asl�nda neler i�ti�inizi d���nebilirsiniz.

  �rne�in bunlar�n i�inden birini ��karal�m: Nitrat mesela kanserojendir. Sadece kimyasal olarak bir zehir olmas�ndan dolay� de�il sebebi �ok daha ba�ka. Nitrat, bir kimyasal yap� olarak belli bir dalga boyuna sahip, dolay�s�yla bir elektromanyetik kuvvete. V�cudunuza Nitrat girdi�inde rezonans yerine disonans olu�ur, ��nk� v�cudumuz Nitrat i�ermedi�i i�in bu madde ile rezonansa ge�emiyor. Olu�an disonans bedende kaos olu�turuyor ve birden, baz� h�cre gruplar� dejenere olmaya ba�l�yor, ��nk� s�rekli bir elektromanyetik i�tepiye maruz kal�yorlar. Asl�nda bedenimiz kendini tekrar rejenere edebilir fakat her g�n ayn� i�tepilere maruz kald���nda, art�k Nitrat��n miktar�n�n da �nemi kalm�yor, tekrar eski yap�s�n� koruyam�yor.

  �rne�in suya bir ta� at�yorsunuz, bir dalgan�n, dalga boyunun olu�mas�na sebep oluyorsunuz. Suya sadece i�ine ta�� atarak bir enformasyon vermi� oluyorsunuz b�ylece. Ayn� anda ta�� derhal ��karsan�z bile oradaki dalgay� yaratm�� oluyorsunuz. Konu oradaki kimyasal yap�y� de�il de negativiteyi yaratan disonans dalga boyunu nas�l ��karabilirsiniz ? Bizim de art�k biyofiziksel olarak kan�tlayabilece�imiz gibi bu i�lemi yapmak i�in `suyu canland�rma cihazlar�� mevcut. En iyi i�ebilece�iniz su, do�al temiz kaynak sular�, artezyen sular�, agratopejik artezyen kaynaklar�. Agratopejler, yeralt�ndan kendi g��leriyle yukar� ��kan yer alt� artezyen sular�d�r, ��nk� suyun da kendine has bir olgunluk derecesi vard�r. Su, ya�mur olarak yere indi�inde bunu �juvinil� su olarak adland�r�r�z. Bu suda solar frekanslar �l��lebiliyor fakat jeomanyetik frekanslar�n da olu�abilmesi i�in su yerin �ok alt�na inmesi gerekiyor, �topra��n kan�� haline gelmesi gerekiyor.

  Yeralt�nda tamamen olgunla�an ve t�m jeomanyetik frekans desenlerini i�ine alan �topra��n kan��, kendi ba��na 1000′lerce metre derinliklerden girdap �eklinde yukar� ��kabilecek g�ce ve enerjiye sahip oluyor.

  Siz �i�eden mineral suyu i�ti�inizde bunu v�cudunuz alamaz, i�leyemez, ��nk� mineral suyundaki mineraller inorganik yap�ya sahipler. Bunlar zararl� de�iller fakat h�creler i�in kullan�labilir de�iller. B�ylece kan�n�za kadar giren kalsiyumun h�crelerinizde �z�msenemedi�i i�in hi�bir faydas� olamaz. Burada konu Kalite�ye geliyor.

  Su, kristal gibi bas�n� ile elementlerin koloidal olu�mas�n� sa�layamad���ndan elementler inorganik kal�yor ve bu y�zden v�cudunuz da bunlar� alam�yor. Baz�lar�, bunlar�n bir k�s�mlar� belki al�nabilir diye d���nse de bu kesinlikle m�mk�n de�il.

  Bunu kahvalt�da taba��n�za bir �ubuk demir koymu� gibi de d���nebilirsiniz. Sudaki mineralleri alabilirseniz, �ubuktaki demirleri de yiyebilirsiniz. Bu da m�mk�n olmad��� i�in suyun hangi mineralleri i�erdi�i de �nemli de�il. �nemli olan, suda hangi frekans desenleri mevcut, bu mineraller halen iyonize durumda m� ve etraflar� su k�l�f� ile �evrili mi ? ��nk� biz bu suyun str�kt�r�n� bozdu�umuzda, i�indeki iyonize ve suya elektromanyetik dalga boylar� veren elementlerin ba�ka elementlerle birle�mesini sa�lam�� oluruz. Bu da genellikle boru bas�nc� veya suya kat�lan karbon diyoksitlerle yap�l�r, b�ylece suyun do�al oksijeni al�n�p, nitrojen kat�l�r, halbuki bizim amac�m�z bedenden nitrojeni uzakla�t�r�p oksijen verebilmek olmal�d�r. B�ylece olu�an ��molek�l evliliklerinde�, �rne�in pozitif y�kl� kalsiyum ile negatif y�kl� hidrojenkarbonatlar birle�irler. Asl�nda, bunlar su canl� oldu�u s�rece, yani bir str�kt�re sahip oldu�u s�rece, aralar�nda su bir duvar gibi oldu�u i�in iyonal yap�lar�ndan dolay� birle�emezler ve bedene zararl� hale gelemezler. Kalsiyum ve hidrojen karbonat �rne�inde yeni olu�um kalsiyum bikarbonatt�r, yani k�sacas� kire� olu�ur. Ve siz de bunu evinizin borular�ndan d��ar� atabilmek i�in en pahal� cihazlar� kullan�rs�n�z. Bunu yaparken kendi bedeninizdeki kire�lenen borular�n�z� /damarlar�n�z� hi� d���nmezsiniz. Ya�land�k�a damarlar�m�z ve beynimizdeki sinir ileti�im ba�lar� dahil kire�leniyor ve do�al olarak enformasyonu iletmek i�in k�pr� kurulamad���ndan unutkanl�k ba�l�yor. Burada olu�an kire�leri ��zebilmek i�in canl�l��a, enformasyona veya str�kt�re ihtiyac�n�z var. Suyun geometrisine ihtiyac�n�z var. O zaman, olu�an molek�l birle�imlerini de k�rabilirsiniz.

  Biz, ara�t�rmalar�m�z �er�evesinde, segmanter diyagnostik ve organometri ile, �medes diye adland�rd���m�z, enerjetik seviyede �l��m yapabilen bilimsel bir cihaz sayesinde, organizmadaki patolojik rahats�zl�klar�n bile sadece su ile rejenere edilebilece�ini kan�tlayabiliyoruz. Uzun y�llar boyunca te�his ama�l� takip alt�nda bulundurdu�umuz hastalar var.

  Bizler, doktor de�il de sadece biyofizik�i oldu�umuzdan bizim kendi kendimizi rejenere etti�imizi, do�an�n iyile�tirdi�ini biliyoruz. �rne�in bir hastam�z� segmanter diyagnostik ile de�erlendirdik, bunun i�in v�cuduna 1,2 V do�ru ak�m vererek diren� de�erlerini de�erlendirdik ve b�ylece bir organ�n elemansel titre�im karakterinin h�cre baz�na kadar nas�l de�i�ti�ini inceledik. V�cudunuzdaki organlar maddeden olu�tuklar� ve �e�itli element bile�imleri i�erdikleri i�in, her bir organ�n ayr� titre�im karakteri vard�r. �rne�in bir akci�erin do�al durumdaki titre�imi yakla��k 40 Hrtz civar�ndad�r.

  Her g�n i�ki al�yor ve ci�erlerinizi y�prat�yorsan�z, zorlanmadan dolay� neredeyse 58 Hertz�e kadar y�ksek titre�ecektir. Bu da, e�er ci�erin enerji seviyesini 40′tan 58 Hertz�e y�kseltirsek, organ�n maddesel yap�s�n�n da de�i�mesi s�z konusudur ve bu da organda bir dejenerasyona sebep olacakt�r.

  Bu olay da ayn� kanserde oldu�u gibi birden olu�mayacak, y�llarca organ�n maruz kald�klar�n�n sonucu olarak ortaya ��kacakt�r. En ba��nda enerji seviyesinin de�i�ti�ini unutmayal�m. Mesela bir hastam�z�n beyninin sa��nda bir t�m�r mevcut. T�m�r, organ seviyesinde k�rm�z�ms� olarak g�r�lmektedir. Bunu enerjetik seviyede �l�t���m�zde, ki bu �l��m� kanser organ �zerinde g�r�lmeden �ok �nce yapt���m�zda hastay� uyarabiliriz, beyninde t�m�r olan hastaya v�cudunda eksik olan frekanslar� i�eren bir su i�irdi�imizde (zarar g�rm�� olan yerler: epifiz, hipofiz, merkezi sinir sitemi vs.) �ok farkl� bir tablo ile kar��la��yoruz, sadece 17 dak. sonra de�i�iklik oluyor.

  Fakat bu kadar kolay olamayaca��n� siz de tahmin edebilirsiniz, b�t�n bir �m�r boyunca yanl�� ya�ay�p mucize suyu i�erek iyile�ebilece�inizi sanmay�n. Bu hasta tabi ki tekrar eski yap�s�na d��ecektir, ��nk� art�k organ seviyesinde destr�kt�rasyon ba�lam��t�r. Beden kendini bu negatif duruma o kadar al��t�rm��t�r ki 2-3 saat i�inde eski patolojik tabloya geri d�ner. Fakat bunun bize g�sterdi�i, suyun i�inde �yle bir enerji mevcut ki, eksik olan tekrar yerine getirilebiliyor ve rejenerasyon ger�ekle�ebiliyor. Bu hastaya belki her g�n 2′�er Litre bu sudan i�irsek ve birka� y�l devam etsek, bedendeki her str�kt�r� de�i�tirebiliriz. Bu y�zden tedavi edilemez hi�bir hastal�k yoktur. Her �ekli de�i�tirebilirsiniz. Bedenlerimiz morfojenik bir alandan olu�uyor.

Bedenlerimizin morfojenik alanlar� var

  Bizlerin bu bedenlerin �ekillerini olu�turan neticede enerjidir. �rn. bir hastan�n aya��n� kesti�imizde ayak parma��n� alg�layabiliyor, ��nk� enerjetik seviyede o enerji mevcut, buna da fantom a�r�lar� deniyor. Bu ki�inin auras�, yani enerji seviyesi �l��lebilir durumda.

  �al��malar�m�z kapsam�nda hastalar�n� su ve tuz ile iyile�tiren 65 doktor, 150 `ye yak�n icazetsiz pratik hekim ve �e�itli klinikler mevcut. Bunlar�n say�lar� g�nden g�ne �o�al�yor.

  �nsanlar�n sadece �ok basit ara�larla en a��r hastal�klardan bile nas�l iyile�tirilebilece�ini g�rmenizi istiyoruz, bunun m�mk�n oldu�unu bilmenizi istiyoruz. Bu sadece bu y�l�n moda t�bb� de�il, bunlar en do�al maddeler, suyunuzu do�adan almaya �al���n, has su i�meye �al���n. G�nl�k ihtiyac�n�z olan 2 Lt. i�in. G�zel bir kaynak bulup, kimyasal analizini yapt�rma gayretine girin, ��nk� zararl� kimyasal madde olmayan yerde, st�rkt�r mevcut oldu�u i�in mikrop da olu�amaz. B�ylece bu suyun canl�l�k i�erdi�ine dair elinizde bir garanti olur. Alabal�klar�n ya�ad�klar� akarsular kesin temiz olur, ��nk� alabal�klar �ok hassas bal�klard�r, suyun i�inde gravitasyon ve levitasyon dengesi bozuldu�unda suyun kalitesi bozulur ve alabal�klar bunu derhal alg�lar. Bu bal�klar suyun i�inde ba�ka g��lerin de mevcut oldu�unun fark�ndalar, levitasyon g�c�n� kullanarak suyun i�inde durabiliyorlar ve suyun i�sel g�c� olan saf ���k enerjisini kullanarak ak�m y�n�n�n tersine y�zebiliyor.

  Bu kaynaklardan beslenen sulardan faydalanmal�y�z. Bu tip sular sadece ge�en hafta ya�mur ya�arak orada birikmi� de�il y�llarca 100-200-300 ya��nda olabiliyor ve radyometrik �l��mlerle bunu tespit edebiliyoruz. Baz� fosil sular vard�r ki bunlar topra��n kan� olarak 6, 7, veya 8000 y�l yeralt�nda beklemi� ve olu�mu�lard�r. Bu sular� bulup kullanmal�y�z ve bunu sadece bencil olarak sa�l���n�z i�in de�il de �uurlanman�z i�in, bilin�li bir insan olmak i�in yap�n. Sa�l���n�za kavu�man�z bunun yan etkisi olarak ya�am�n�za girecektir.

  Ya�am�n�zda bilin�li t�ketin, sadece reklam� yap�ld��� i�in ve asl�nda ihtiyac�n�z olmad��� bir �eyi almay�n. Reklamlar da zaten ihtiyac�n�z olmayan �r�nler i�in yap�l�r, yoksa siz hi� havu� reklam� g�rd�n�z m�? Onu zaten alacaks�n�z. Bu y�zden daha g�zel, daha sa�l�kl�, daha mutlu olabilmeniz i�in sizin asl�nda pek de ihtiyac�n�z olmayan �eyleri sat�n alman�z�n te�viki i�in reklamlar yap�l�r ve siz b�ylece ticari anlamda ba��ml� kal�rs�n�z. Aksi taktirde, �rne�in ihtiyac�n�z olan her �eyi kendi kaynaklar�n�zdan kar��l�yor olabilseniz ve daha az �al��man�z gerekse, vaktiniz kalacak ve siz kendinizi geli�tirmek i�in eylemde bulunacaks�n�z ve bilin�leneceksiniz Ve b�t�n bunlar�n ger�ekle�memesi i�in s�rekli �al��man�z gereklidir, ki b�ylece kendinize vakit kalmas�n ve asl�nda nelerin olup bitti�inin fark�na varmayas�n�z diye. Ve 65 ya��nda emekli olana kadar �al���r ve pillerinizi t�ketirsiniz. Burada sadece sistemin su�u yok, biz de�il miyiz kimyasal temizli�i, daha ucuz �r�nleri vs. talep eden? Biz de�il miyiz, kantitatif d���nen? Sanayi sadece taleplerimize cevap veriyor.Bizler daha bilin�li olmaya ba�lamal�y�z, sat�n alma fanatizminden vazge�meliyiz, kendimize kar�� daha radikal olmal�y�z, radikal kelimesi Latince�den radikus : k�k `ten geliyor. K�klerimize geri d�nmeliyiz, ya�amlar�m�z�n amac�n� g�rmeliyiz ve bunu do�al canl� su ile ba�arabiliriz. Artezyen suyu bulduysan�z muhakkak cam �i�elere koyun. Bu sulara ula�amayanlar Suyu canland�r�c� cihazlar kullanabilirler. Bu cihazlar, borulardaki bas�n�tan dolay� bozulan suyun yap�s�n� tamir ediyorlar. B�ylece, kristalline yap�s� olmayan, yani str�kt�r ve b�ylece enformasyonu i�ermeyen suyu fiziksel bir y�ntem ile tekrar canland�rabiliriz, enerji verebiliriz.

  Bunun i�in de�i�ik y�ntemler mevcut, �rn. levitasyon (Hachening�e g�re anafor yapma), kristalizasyon, manyetizm, canland�rma. Prensipte t�m y�ntemler suya tekrar bir frekans desenini y�klemeye �al���yorlar. Laboratuar �artlar� alt�nda bunu y�zey gerilimi ile tespit etmemiz m�mk�n. �e�me suyunun y�zey gerilimi daima 73 Dune�dur. �yi bir kaynak suyun gerilimi 58, 60, 62 Dune olabilir.. Bizim kan�m�z�n de�eri 42 ve 44 Dune civar�ndad�r. G�dalar� �z�mlememiz i�in bu de�erin kan de�erimize en yak�n olmas� daha uygun. Ve bizim i�in en uygun olan taze s�k�lm�� meyve suyudur. Taze meyve suyunun str�kt�rel yap�s� o kadar uygun ki, y�zey gerilimi ayn� kan�m�z�n de�eri gibidir.

  Bunu tuzlu su ile, buna `sole� diyoruz, de yapabiliriz. Do�al bir Sole�den bir bardak do�al suya 1 �ay ka���� ilave etti�inizde izotonik bir ��zelti elde edersiniz. Bu ��zeltinin de�eri de ayn� kan�m�z�n de�erindedir, ��nk� m�kemmel bir str�kt�re sahiptir. Kaynak/Artezyen suyu da bu de�ere �ok yak�n. Su, suyu canland�rma cihazlar�ndan �ok h�zl� ge�ti�inden �ok kal�c� bir �ekilde onar�lam�yor. Bunun i�in su ile temas etmesi gerekmeden, sadece fiziksel bir metotla frekans de�i�imi sa�lan�yor. Fakat bu cihazlar pek de ucuz say�lmaz. Bu cihazlarla suyun kimyasal yap�s� de�i�mez, �rn. suyunuzda nitratlar varsa, onlar ar�nd�r�lmaz. Suyunuzdaki kimyasallar� ��karmak i�in ters osmozlu cihazlar kullanmal�s�n�z, zararl� elementler bunlar�n zarlar�ndan �l��lerinden dolay� ge�emez ve s�z�l�rler. Kimyasallar�n�z� ar�tan cihazlar�n sonucunda kimyasallardan ar�nm�� fakat cans�z su elde edersiniz.

  Suyu canland�rma cihazlar� da �ok pahal� oldu�undan bunun yerine bir avu� kuvars kristalini temiz kaynak suyuna koyarak cam s�rahi i�inde bekletirseniz, kuvars kristalin hexagonal yap�s�ndan dolay�, geometrisi mevcut oldu�u i�in pizoelektrik i�erdi�inden suyu canland�racakt�r. Kristalin pizoelektri�i suyun tetraeder-str�kt�r�n� tekrar yerine getirebiliyor. Bunun i�in herhangi bir kristali kullanabilirsiniz, g�l kuvars�, ametist vs. �nemli olan hexagonal �ekilli olmas�. Bu kristallerin birini bir cam s�rahiye koyup ertesi g�n i�ti�inizde, ger�ekten canl� su elde etmi� oluyorsunuz. Kesinlikle plastik kavanoz kullanmay�n, ��nk� dizonans titre�imler y�klersiniz. Cam�n yap�s� kuvars tozu i�erdi�inden zaten bir hexagonal �ekle sahip ve i�ine konulan� etkileyecektir. Ertesi g�n suyunuzu i�ti�inizde koydu�unuz kuvars kristali �eklini hi� de�i�tirmemesine ra�men, siz de tad�ndaki yumu�akl��� fark edeceksiniz.

  Biz, size bilimsel olarak kristallerle suyun canland�r�lmas�nda suyu canland�rma cihazlar�yla k�yasland���nda y�zey gerilim de�erleri ayn� veya daha iyi oldu�unu kan�tlayabiliriz. Bu cihazlar�n �o�u kuvars kristali i�eriyor.

  Bizler art�k her �eyi daha �ok kendi i�imizden gelerek yapmaya ba�lamal�y�z. �ocuklar�n�z�n okula g�t�rmesi i�in sevecenlikle haz�rlad���n�z bir tost ekme�inde, 5 y�ld�zl� bir otelin men�s�nden �ok daha fazla enerji oldu�u s�yleniyor.Eskiden yemekler neden kutsan�rd�? Tabi ki onlarla rezonansa girmek i�in. Bunun dindarl�kla hi� ilgisi yok. Bu do�ayla tekrar bir olmak i�in, ahenkte olmak i�in. Baz� �ift�iler ay�n ritmleriyle i�lerini yaparlar. Biz bunu su ile denedik. �rn. dolunay ve yeni ayda ayn� yerden su al�p kimyasal analizini yapt�rd�k. Sonu�ta bu sular�n sanki farkl� kaynaklardan elde edilmi� gibi bir sonuca vard�k, ��nk� dolunayda al�nan suda �ok daha fazla oksijen ve daha az nitrojen mevcuttu. Bunun sonucunda da suda farkl� bas�n� durumlar�n�n ve b�ylece de farkl� mineral yap� olu�tu�u g�r�ld�.

  Daha derinlere indi�imizde suyun do�al bir homeopatik oldu�unu g�r�yoruz. Peki homeopati nedir? �rn. D 23′e kadar (23 kat�) suland�rarak, asl�nda orijinal maddeden suda hi�bir �ey kalmamas�na ra�men iyile�tirebilmektir.

  Fakat bizim i�in �nemli olan madde de�il, bizi ilgilendiren onun enerji i�eri�i . Homeopatik bir ila� ne kadar �ok suland�r�l�rsa daha etkili oluyor. ��nk� onu yava�latan madde enerjisinden ar�nd�r�p enerjilerinin rahat ak���n� sa�lad���m�z i�in. Buradan yola ��karak �imdi tuz�a ge�iyoruz, s�z�m ona `beyaz alt�ndan � beyaz zehire�. Mutfa��n�zda bulundurdu�unuz tuz, tuz de�il, sadece NaCl. Bildi�imiz tuzun ana �gesi ne kadar �ok NaCl olsa da asl�nda do�al tuz kimyasal olarak �ok daha fazla elementten olu�uyor. Bunlarda bilinen yakla��k 84 element, ve NaCl de bunun sadece 2 tanesini olu�turuyor. Do�a, asl�nda do�al olan her �eyde tamam�n olmas�n� sa�l�yor. Buna bakarak insan bedeni de sadece su ve tuzdan olu�uyor, ve bu tuz da ayn� do�adaki tuz gibi bu 84 elementten olu�makta. Ve ��rendiklerimize g�re, �nemli olan elementin kendisi de�il, onun i�erdi�i enerji, enformasyonu, dalga boyu veya frekans deseni. Do�al tuzda fizik bedenimizde de bulunmas� gereken t�m elementler mevcut. Ve v�cudumuzda herhangi bir element eksik oldu�unda da bunun tuzda mevcut oldu�unu biliriz. Bu da %100 rezonans demektir. 1897 y�l�nda, bay Sch��ler (Sch��ler tuzlar��n�n kurucusu) insan bedenlerinin yak�ld���nda geriye kalan�n tuz oldu�unu tespit etmi�tir. Modern bir ��p yakma tesisine gitti�inizde depolar�n beyaz tuz art�klar�yla dolu oldu�unu g�r�rs�n�z.. Maddeyi de olu�turan budur. B�ylece tuz da bir platonik �ekil olu�turuyor. Suyun tetraeder �ekli, kuvars��n heksagonal �ekli, tuzun da k�p �ekli var, 5 platonik �ekillerden biri. Bu k�p��n i�inde, kristal kafesinin i�inde t�m frekans desenleri mevcut. Bedeninizde tuz olmasayd� hi�bir d���nceyi d���nemeyece�inizi biliyor muydunuz? Eskiden yemeklere tuz, yemeklerin tuzlanmas� i�in de�il, d���nme yetisine sahip olabilmek i�in konulurdu. Kiliselerdeki takdis edilmi� su, belli bir titre�im karakterini aktarmak i�in kullan�l�yor. Veya �ocuklar�n vaftiz edilmeleri �rne�i: �ocu�a kendi i�indekilerini hayat�nda g��lendirerek ��karabilmesi, tan�yabilmesi i�in vaftiz suyu ile titre�imler verilmekte. Eskiden tuz haklar�, tuz sava�lar�, tuz yollar� diye terimler mevcuttu. Tuz�un atom yap�s� molek�ler de�il, elektriksel olarak g�r�n�yor. Tuz�u suya koydu�umuzda ve ��z�ld���nde, sole, yani bunlar�n olu�umunun 3 .boyutu ortaya ��k�yor. Ve b�ylece iletkenlik meydana geliyor. Ve suyu buharla�t�rd���m�zda tekrar tuzu elde ediyoruz. Bu kar��l�kl� tesirden dolay� tuzun n�tr g�c� var, b�ylece bedende tuz ile her �eyi dengeleyebiliriz; bedenin i�inde, d���nda, t�m titre�im oranlar� tamamen n�tralize edilebilir. Belki eski geleneklerden tan�rs�n�z, yeni evlilerin evlerinin d�rt k��esi de tuzlan�rd�, bunu da k�t� ruhlar� kovmak veya uzak tutmak i�in diye a��klan�rd�, o zaman�n k�t� ruhlar� bug�n�n negatif enerjileridir. Art�k bug�n sadece tuzun kristalin yap�s�ndan dolay� radyasyon durumlar�n� n�tralize etmek m�mk�n oldu�unu biliyoruz. �rn. atom ��p� olan radyasyon art�klar� tuz depolar�nda saklan�yor. Bu da tuz�un s�rr�, bu s�r da onun geometrik �eklinde sakl�. Tuz�un i�inde fizik bedeni de olu�turan her t�r titre�im oran�n�n mevcut oldu�u �ok eskilerden beri bilmektedir. �rn. bir ba�bakan, Cumhurba�kan� Polonya�ya gezi�ye gitti�inde kendisine bir ekmek ve tuz verilir, dostlu�un simgesi olarak bir misafir hediyesidir bu. Ve o ki�iyle de dost olunur. Masada tuz�unuzu payla�t���n�z ki�iyle dost olursunuz, ��nk� onunla ayn� frekansta titre�irsiniz. B�t�n bu mitolojiler bizi d���nmeye sevk etmeli. Tuz kelimesi Latince�den `salare�den gelmekte, bu da �ngilizce�de salary olarak mevcut. Eskiden Romal� bir asker beyaz alt�n� maa� olarak paraya tercih ederdi.

  Ha�l� seferler Kud�s�� dinsizlerden kurtarmak i�in de�il, �l� deniz�de tuz haklar�n� elde edebilmek i�in yap�lm��t�r. Bu beyaz alt�n�n anlam�n� ve �nemini do�ru anlamak i�in tarihi do�ru anlamal�y�z. Sal kelimesi Latince�de `sol� kelimesinden geliyor, bu da Sole, yani su ve tuz�un olu�turdu�u kar���m�n ad�, yine ayn� zamanda Latince�de ve �talyanca�da Sol : g�ne� demektir. B�ylece `sole� s�v� g�ne� �����, biyofotonlar, ���k kuvantlar�, anlam�ndad�r. Bir �ok insanda, bedenlerinde sodyum klor�r fazlal��� olmas�na ra�men, tuz eksikli�i oldu�unda, asl�nda damarlar�nda ���k olmad��� anla��lmal�d�r, bedenlerinde b�t�nselli�i kaybetmi�lerdir.

  D�nyadaki tuzlar nereden geliyor ? Milyonlarca y�llar �nce, 250 milyon y�la kadar mevcut ana deniz g�ne�in de etkisiyle kurumu�tur. Kuruma esnas�nda 84 elementin elektromanyetik g��leri tuzun kristal kafesleri aras�na ba�lanm��t�r. Enteresan olan da, bu ana denizin i�indeki tuz konsantrasyonu ayn� bizim fiziksel bedenlerimizde oldu�u gibi olu�u, bu da % 0,97. Ve yine enteresan olan, tuzun i�erdi�i elementlerin ayn�lar� bedenlerimizde de mevcut. Ayn� g�ne� �����nda oldu�u gibi, kristalin `sole� kar���m�n� belli bir ���n�m oran�na maruz b�rak�nca, birka� hafta i�inde `hi� yoktan�, asl�nda `her �eyden� amino asitlerin olu�maya ba�lad���n� g�r�yoruz. Canl�l��� olu�turan alb�min yap�ta�lar�, yani organik ya�am olu�maya ba�l�yor. Neden ? Sole�nin i�inde `hi� bir �ey� de�il de `her �ey� oldu�u i�in !

  �imdi Kimya�dan Fizik�e ge�elim : �rn. d��ar�dan vitamin ald���m�zda, mesela askorbikasit (C vitamini), ve biyokimyasal olarak kan de�erimizi �l�t�rd���m�zde, kan�m�zda C vitamininin oran� y�ksek ��kacakt�r. Fakat bu yeni madde g�revini yerine getirebiliyor mu ? Her vitamin de bir enformasyon, yani bilgi ta��y�c�d�r. Konu bilgiyi ta��yan madde de�il, konu enformasyonun, yani bilginin i�eri�i.

Vitamin nedir ?

  �o�u ki�i vitamini, bedenin kendisi �retemedi�i bir madde oldu�unu san�yor ve bu y�zden d��ar�dan al�nmas� gerekti�ini d���n�yor. Burada yine d���ncede bir ba��ml�l�k olu�turuyoruz. Bir vitamin, �e�itli elementlerin molek�ler ba�lant�s�ndan ba�ka bir �ey de�ildir. �rn. C vitamininde belli bir geometri olu�turup, molek�ler yap�y� olu�turan karbon elementidir en etken olan. Ve enteresan olan, bizim vitamin diye adland�rd���m�z t�m elementler asl�nda bedenlerimizde mevcut. Bunu da ispat edebiliyoruz. Ve bedeninizin C vitaminini kendi �retemedi�ine de inanmay�n.

  D�nyada 10.000 lerce insan art�k kat� madde almaks�z�n, sadece su ile besleniyorlar. �imdi sadece hayvanlar�n C vitaminini �retebileceklerini san�yorsan�z, onlar� da bizim beslendi�imiz gibi konserve ve i�lenmi� g�dalarla beslerseniz, onlar da bu yetilerini kaybedecekler. Biz de beslenmemizi tekrar eskisi gibi, olmas� gereken gibi uygulasak, yani meyve ve hububatlar, meyva sular�n�n �zlerinden, str�kt�rlerinden, ihtiyac�m�z olan t�m enerjileri alabilir ve biyokimyasal anlamda vitamin dengemizi kendimiz sa�layabiliriz.

  �rn. B12 vitamini �nemli bir sinir vitaminidir, genel s�ylentilere g�re bedenimiz bu vitamini kendi �retemez, fakat 3 y�la kadar depolayabilir. Ve bedendeki stok t�kendi�inde sinir hastal��� olu�abilir. Bu y�zden vejetaryenlere et yemedikleri i�in, ve B12 vitamininin sadece hayvansal g�dalarda oldu�u varsay�ld��� i�in, daha �ok s�t �r�nleri yemeleri tavsiye edilir. Vejetaryen ve `veganer� (hayvansal hi�bir �r�n� de yemeyenler) ve normal beslenenler aras�nda yap�lan bir kar��la�t�rma �al��mas�nda en y�ksek B12 de�eri `veganer� grubunda tespit edilmi�tir. Ba��rsak floras� hayvansal alb�min taraf�ndan i�gal alt�nda de�ilse, kendi B12 vit. olu�turabiliyor. Vitamin ald���m�zda da do�al vitaminler ald���m�z s�ylenip sakinle�tiriliyoruz. Peki, do�al �z� ��kar�lm�� �r�nler nedir? �rn. C vit., askorbik asidi do�al ortam�ndan ��kard���m�zda, mesela bir meyveden, bize enformasyonunu, yani enerjisini hala verebilecek mi diye d���nmeliyiz.

  1999 y�l�nda Berlin Teknik �niversitesinin 5-y�ll�k bir ara�t�rma �al��mas� tamamlanm�� ve her g�n askorbik asit alan ki�ilerin ba��rsak duvarlar�nda deliklerin olu�tu�u g�r�lm��t�r. Askorbik asit b�t�nselli�inden ayr��t�r�larak elde edildi�inden agresif hale gelmi� ve bunun yan� s�ra da biyofiziksel olarak hi�bir enformasyon ta��yamad��� g�r�lm��t�r. Bu da, �rne�in birisiyle konu�mak istiyorum, fakat b�t�n bedenine ne gerek var, sadece kafas�n� kullanal�m, a�z� nas�l olsa orada diye d���nmeye benzer. ��te b�yle b�t�nselli�i bozuyoruz.

  Ayn� olay do�al tuzu kulland���m�zda ger�ekle�iyor. Biyofiziksel olarak bakt���n�zda t�m enformasyonu alabiliyor, ve biyokimyasal olarak da t�m bedenimizi dengede tutan elektrolit dengemizi koruyor. Herhalde okul zamanlar�n�zdan yapt���n�z bir deneyi hat�rlars�n�z. Sadece suda iletkenlik mevcut de�il, fakat suya biraz tuz ilave etti�inizde deney lamban�z yanar. Ayn� �ekilde sizin i�inizdeki lambalar da yanar, sizin de iletkenli�iniz ger�ekle�ir. Bedende herhangi bir yerde gev�ek kontakt�n�z olu�tu�unda, bir yerleriniz a�r�maya ba�lar ve bir s�re sonra kronikle�ir. Bu durumda eski iletkenli�inize kavu�abilmeniz i�in do�an�n tuzuna ve suyuna ihtiyac�n�z var, rafine edilmi� �r�nlere de�il. Ufak bir deney yapman�z� tavsiye ederim: dilinizin ucuna biraz tuz serpin ve ne kadar dayanabilece�inize bak�n, yakla��k 30 san. sonra dilinize sanki delik delinirmi� gibi hissedeceksiniz, hatta a�z�n�z� y�kad�ktan �ok sonra bile hala diliniz uyu�uk olacak, NaCl bu kadar yak�c�d�r. Art�k t�p bile tuzsuz beslenmemizi �neriyor. Ve ger�ekten de bu s�z konusu tuzdan m�mk�n oldu�unca az almal�y�z. Yine de bedenimizin tuz ihtiyac� oldu�u i�in g�nde 0,2 g tuz almal�y�z. Fakat di�er rafine g�dalardan dolay� zaten istemeyerek 12 gr. A kadar g�nde tuz alm�� oluyoruz. Tuzun bedendeki fonksiyonu, bedenimizin fiziksel anlamda bir arada tutulabilmesi, osmoz i�leminin �al��mas�n� sa�lamas�d�r. Aksi taktirde 100 litre su bile i�seniz, bedeninizde tuz olmay�nca yine de susuzluktan �l�rs�n�z, ��nk� tuzun sayesinde ald���n�z su h�crelerinize ba�lanabiliyor, h�creleriniz elektri�ine kavu�uyor ve d���nd�klerinizi uygulamaya imkan buluyorsunuz. Ve bedeninizdeki tuz oran� da sizin d���nme kapasiteniz ve �uur derecenizle e�de�erdir.

  Tuz olarak tan�mlad���m�z NaCl�nin bedenimiz �zerinde y�ksek agresiviteli bir etkisi vard�r. Deri ve genelde b�brekler, bu NaCl�yi tekrar ayr��t�rmam�z� sa�larlar. Ancak ya��m�z ve b�nyemize g�re sadece belirli bir miktar�n� ayr��t�rabiliriz, g�nde yakla��k 5-7 gram�n�, daha fazlas�n� de�il. �lgin� olan�ysa, bizim g�nde sadece end�striyel g�dalardan, yani konservelenmi� g�dalar olan haz�r g�dalardan 12-20 gram NaCl ald���m�zd�r ki, hen�z bunun i�inde kendimizin katt��� tuz yoktur. Bu �ekilde bedenimize ayr��t�rabilece�imizden �ok daha fazla NaCl alm�� oluruz. Bedende ayr��t�r�lamayan kalan NaCl�den bedenimiz kendisini bir �ekilde korumal�d�r, yani bu agresiviteden. �rne�in bir deney yapal�m; 2 adet akvaryum alal�m ve birinin i�ine do�al deniz suyu koyal�m ve bal���n ya�amas� i�in gereken ortam� sa�layal�m, di�er akvaryuma tuzlu, yani NaCl�li su koyal�m ve ayn� �ekilde bal���n ya�amas� i�in gereken ortam� sa�layal�m. �imdi e�er bal�klar� i�ine koyarsan�z, deniz suyunda olan bal���n normal y�zd���n�, di�erinin ise 2-5 dakika sonra zehirlenerek �ld���n� g�r�rs�n�z. Bu bal�klar bedeninizdeki h�crelerdir ve siz b�yle bir ortamda ya�ayabilece�inizi d���n�yorsunuz. ��te bu nedenle bedeniniz sizi kendisinden korumaya �al��maktad�r. Bedeniniz, ayr��t�r�lmam�� olan tuzu bir �ekilde n�tralize etmek zorundad�r ve bunu �de�erli � h�cre suyunuzla yapmaktad�r. H�crenizin canl�l���n� sa�layan �ey, bedeninizdeki NaCl�yi izole etmek i�in, n�tralize etmek i�in �imdi kurban edilmek zorundad�r ve her defas�nda 23 kat� miktarla. Ayr��t�r�lamayan her gram NaCl y�ksek de�erli, y�ksek yap�l� h�cre suyunuzun 23 kat�na ba�lanmak zorundad�r ve bununla birlikte h�creleriniz �l�rler, bu �ekilde bedeniniz kurur. Ve sonras�nda ayn� ilkbaharda bodrumunuzdan ��kard���n�z elmaya benzersiniz, k�r���kt�r ama hala elmad�r, i�te bu da bizim ya�lanma s�recimizdir. Baz� insanlar ileri ya�larda genelde sadece %58 s�v� ihtiva ederler. Tam bu durumda �ok su i�mek gereklidir, g�nde en az 2 litre, ancak ya�l�l�kta insan�n art�k susuzluk hissetmez, ��nk� susuzluk hissi art�k yoktur, ��nk� bedende �ok az tuz vard�r, ancak bu durumda osmose sa�layan tuzdan s�z etmekteyiz. Ve e�er tuz al�rsan�z, o zaman do�al bir susuzluk hissiniz olur. Ancak biz �Tuz�dan bahsediyoruz, NaCl�den de�il! Beden, ancak belirli bir dereceye kadar h�cre suyunu n�tralize etmek i�in kurban edebilir, ��nk� daha fazlas� �dem olu�umuna sebep olur. Bunlar, haz�r g�dalarla alm�� oldu�unuz di�er anorganik c�ruflar i�in m�kemmel bir ��pl�k olarak hizmet eden su dokular�d�r. Ve birdenbire a��rla�t�k�a a��rla��rs�n�z. �imdi beden kendisini tekrar korumak zorundad�r.

  Koruma i�in bedenin bir sonraki ad�m� rekristalizasyondur. Kristallerin bas�n� ile b�y�d�klerini ��renmi�tik. Ve bunlar da�larda b�y�rler. Bedenimizin da�lar� da kemiklerimizdir. NaCl rekristalizasyona ba�lad���nda kristaller buralarda b�y�meye ba�lar. Ancak bunun i�in NaCl daha hayvansal alb�mine ihtiya� duyar. Ancak bedeninize ald���n�z t�m elementlerin �ncelikle ayr��t�r�lmalar� gerekmektedir. Ve bu da alb�minde amino asitler demektir, bunlar�n teker teker kombinasyonlar� ile, bunun i�in 347 trilyon kombinasyon m�mk�n, bedensel alb�min olu�abilir, di�er ad� ile kas dokusu. Fakat bu amino asitlerin t�m� �rn. hayvansal alb�minde bulunmayan Lysin veya Triptosan gibi, kat�lamad���nda gerekli olan 347 trilyon kombinasyon imkanlar� olu�amaz. Ve b�ylece alm�� oldu�unuz alb�minin hi�bir de�eri olmaz, bedeninizde k���k kristaller olarak kal�r. Bunu, karanl�k zemin mikroskopisi yapan doktorunuzda kendi kan�n�zla yapt�rabilir ve b�ylece bu y�ntemle ���k yandan gelerek kan�n�z�n �� boyutlu halini, yani canl�l���n� g�rebilirsiniz.

  B�yle bir deneyden �nce bir bardak s�t i�erseniz, sindirilemeyen alb�minin nas�l da nereye gidece�ini bilemedi�ini g�r�rs�n�z. Alb�min v�cuttan d��ar� ��kabilmesi i�in asit �rik geli�tiriyor. V�cut, bu asit �rik�in sadece bir k�sm�n� atabiliyor, bir k�sm� da bedende NaCl ile birlikte kemiklerin �zerinde kristal tortular olu�turuyor, kemiklerin kal�nla�mas�na sebep oluyor. Mafsallar�n �zerinde olu�an bu kristallenmeden dolay� s�rt�nme olu�uyor. S�rt�nme de iltihaplara sebep oluyor.�ltihaplar �i�melere sebep oluyor ve sinirlerin �zerinde olu�an bask�dan dolay� a�r�lar�n�z ba�l�yor. Doktora gitti�inizde de size romatizma, artrit, artroz, gut te�hisi konulacakt�r. Kemiklerinizin �zerinde birikmi� olan bu ���pler� den dolay� �lmek istemiyorsan�z, onlardan kurtulabilmeniz i�in rafine i�lemiyle ayr��t�r�lm�� olan antagonistlere ihtiyac�n�z var. Size tavsiyemiz:kendinizi rafine edilmi� �norganik olarak molek�ler bir yap� olu�an �r�nlerden ve insanlardan koruyunuz. Sonu�ta, damarlar�n�zdaki tuz sayesinde bedeninizde �l��lebilir enerji, �l��lebilir elektrik olu�uyor. �rn. hastaneye g�t�r�lmek �zere ambulansa al�nan bir kazazedeye tuz inf�zyonu verilir, kana destek olmak �zere de�il, elektrik devresini tamamlamak i�in. Devre kapanamad��� taktirde, ���klar�n�z s�necektir. Bunun i�in de NaCl�ye de�il, ger�ek tuza ihtiyac�n�z var. Bu tuzun i�indeki t�m anatagonistlere, yani di�er t�m elementlere ihtiyac�m�z var. Ayn� �ama��r makinas�n�n kire�lenmesinde kulland���n�z Kalgon tuzu gibi, bedeninizde de molek�ler ba�lant�lar� ��z�p atman�z laz�m. �norganik olarak olu�an molek�ler ba�lant�lar tekrar d�zene maruz kalarak par�alan�p, �evreleri su ile kaplanarak, hidratize olarak, iyonlar halinde d��ar� at�labilmekte.

  �ama��r makineniniz de kulland���n�z Kalgon haplar� da tuz haplar�d�r, kendinize de b�yle bir �tuz tableti� verin, v�cudunuzda olu�an inorganik molek�ler ba�lant�lar tuzun sayesinde k�r�ls�n ve suyun sayesinde de v�cudunuzdan at�labilsin.

  Tuzun ��zelti etkisi elektriksel yap�s�ndan kaynaklan�yor, bu �zelli�i de end�stride kullan�lmakta. D�nyadaki tuz �retiminin %93-94′� direkt olarak end�striye gidiyor. Onsuz ne plastik, soda, yumu�at�c�lar, deterjanlar,ne de ya�lar, �retemezdik. Kimyasal ayr��t�rma i�lemleri i�in en temiz NaCl gerekli. Bu i�lemler i�in do�al tuzun i�indeki di�er elementler kimyasal reaksiyonlar� etkileyece�inden �nce rafine i�lemleri ile ��kar�larak sadece NaCl�in geri kalmas� sa�lan�yor. Bu i�lemler i�in ayr��t�r�lan tuz�dan end�stride kullan�lmayan %6′l�k k�s�mda g�da sekt�r�ne aktar�l�yor. Bu y�zden de eskiden u�runa sava�lar verilen tuz, di�er ad�yla beyaz alt�n, art�k �ok ucuza her yerden elde edilebiliyor. Ama elinize ge�en tuz art�k ger�ek tuz de�il, elinizde bir art�k mahsul tutuyorsunuz, bu da yo�un agresivitesinden ve fiyat�ndan dolay� g�da sekt�r�nde g�dalar� uzun s�reli muhafaza etme i�leminde, konserve i�leminde kullan�l�yor ve t�m haz�r g�dalar�n uzun �m�rl�l�kleri bu �ekilde sa�lan�yor. Kalan bir k�s�m da yemek tuzu olarak, i�ine bir de ayr�ca mineraller eklenerek, �rne�in iyot, sofralar�m�za geliyor. Fakat v�cudunuzda fazla nitrat bulundu�unda bu iyot sindirilemez, bunun i�in �nce fazla nitrat� d��ar� atabilmeniz gerekir. Almanya�da art�k endirekt olarak iyot ilave ediliyor; her f�r�nc�, her kasap bu tuzu kullanmak zorunda. Fakat bu iyotlama i�leminden sonra hastal�klar�n oran� %28 artt��� da g�zlenmi�tir. Kalp �arp�nt�lar�, kalp ritm bozukluklar�, yorgunluk, konsantrasyon eksiklikleri, uzun s�re iyile�meyen yaralar, kronik akne gibi rahats�zl�klarda art��lar mevcut. �yot al�m� ile bedeninize y�ksek agresivitesi olan bir metal alm�� oluyorsunuz. Buna ilaveten tuzlar�n�za bir de fluor ilave edilidi�inde, irade g�c�n�z tamamen zay�fl�yor. Tuza, kimyasal isimleri �ok fazla yer tutaca��ndan �zerinde hi�bir zaman yaz�lmayan ve zaman zaman harfler ve rakamlarla k�salt�lan (E-530, E-533, E 550 gibi) maddeler de ilave ediliyor. �rn.sofra tuzunun iyi serpilebilmesi i�in al�minyumhidroksit ilave ediliyor. Ve bu tuzu �ocuklu�unuzdan itibaren yiyorsan�z, Alzheimer hastal���na yakalanmama �ans�n�z da �ok d���yor. Beyninizde sinir ileti�im hatlar�nda i�tepiler iletilemedik�e, ad�n�z� bile hat�rlayamazs�n�z. Ve siz tekrar ger�ek do�al tuz almaya ba�lad���n�zda, bedeninize ihtiyac� olan�, eksik olan� sa�layarak kendinizi �ifaland�r�rs�n�z. Fiziksel veya manevi �ekilde biriktirdi�iniz her �ey �nce tekrar ortaya ��kar, bundan dolay� �nce a�r�n�z olan yerinizde iltihaplanma olu�ur ve ard�ndan iyile�me ger�ekle�ir. Doktorunuzun dedi�inin aksine y�ksek tansiyonda veya d���k tansiyonda da do�al tuz ile yapm�� oldu�unuz %26′l�k `sole� yi i�ti�inizde denge sa�lanacakt�r. ��ti�iniz tuz/su kar���m�ndan dolay� morfogenetik alan�n�z tamamen rejenere olur ve organlar�n�z eski enerjilerine kavu�ur. Buna benzer uygulamay� y�llarca hamam k�rleri ve terapileri ile ger�ekle�tirmekteyiz. `Sole� ile bir k�re ba�lad���n�zda bedeninizin bataryalar�na s�v� g�ne� ����� vermi� oluyorsunuz. Bir inceleme �al��mas� �er�evesinde �ifal� bir maden oca��na gittik.

  Berchtesgaden�de (Almanya�da) b�yle bir maden oca�� mevcut, buna t�pta Spelyoterapi diyoruz. Buraya �e�itli alerjileri, ast�mlar� olan hastalar iyile�meye g�nderiliyor. B�yle bir tuz madeninde tuzlar�n iyonal etkilerinden dolay� tertemiz bir hava mevcut, havada hi�bir toz zerreci�i yok. Bunun yan� s�ra �ifay� ger�ekle�tiren ba�ka etkenler de mevcut. �rn. Velicka�da yerin 226 m alt�nda bir tuz madeninin i�inde ger�ek bir hastane kurulu. Buraya y�lda yakla��k 3000 hasta gelmekte ve %97′si iyile�ip ��kmaktalar.

  Bu kadar derinlerde yerin alt�nda milyonlarca tonluk tuzun alt�nda muazzam jeomanyetik frekans desenleri yay�nlan�yor . Bunlar da hastalar�n bedenleri �zerinde rezonans yaparak etki yap�yor. Biz deney olarak farkl� hastal�klara sahip ki�ileri madene g�t�rd�k. �rn. ci�erlerinde rahats�zl��� olan bir hastan�n 2,5 saat sonra ci�er de�erleri tamamen normale d�nm�� ve 2 saat boyunca da bu �ekilde kalm��t�r. �rn. bu hastal�kl� ci�erin frekans� rahats�zl���ndan dolay� 58 olmu� ve asl�nda 40 olmal�. B�yle bir durumda bu hastay� g�nlerce bu madene g�nderdi�imizde eninde sonunda maddesi de enerjisine uyum sa�layarak de�i�ecektir ve iyile�ecektir. Her �ey sadece zamana ba�l�.

  Fakat herkesin b�yle bir madene gitme imkan� olmad���ndan bu uygulamay� evde `sole� ile ger�ekle�tirebiliriz. Bunun i�in ger�ek do�al kristal tuza ihtiyac�m�z var, buna da jeolojik olarak `Hallith� diyoruz. Hallith kelimesi de : hall = titre�im, lith=���k�tan kaynaklanmaktad�r. Daha �nce de anlat�ld��� gibi istedi�iniz kadar Ca-tableti yutabilirsiniz, fakat sadece 1 havu� yemi� kadar kalsiyumu bedeninize almam�� olursunuz. Demek ki konu miktar de�il, h�crelerin alabilme kapasitesiyle ilgili. H�crelerimizin belli a��kl�k �l��leri var, biz buna t�pta semipermiyabilite diyoruz. Ve bu y�zden h�crelere 1/100.000 gr�dan daha k���k olan her �ey girebilir, daha b�y�k olanlar d��ar�da kalmak zorunda. Bu y�zden sebze ve meyvelerin i�indeki mineraller iyonal olarak bir geometriye sahip olduklar�ndan organik yap�lar�yla h�crelerimize girebilir ve asimile edilebilirler. Fakat yap�lar�n� bozdu�umuz minerallerin h�crelere girebilme �anslar� asla olamaz.Bu da mineral ihtiyac�m�z i�in kahvalt� taba��m�za �elik bir �iviyi koymaya benzer. Elementlerin bu �ekilde h�crelerin i�ine girebilme durumlar�na koloidal durum denir.  

  Do�adaki kristal tuzu end�striyel bir �ekilde ��karma imkan�m�z yok, ��nk� bu kristaller y�llarca bas�n� alt�nda olu�arak madenlerde damarlar i�inde geli�iyor ve bunun i�in do�ada �ok bulunan kaya tuzundan 100 kg ��kard���n�zda do�al sadece 1 kg kristal tuz elde edebiliyorsunuz. Fiyat�n�n da y�ksek olmas� buna ba�l�.

  Himalaya�dan gelen b�yle y�ksek bas�n� alt�nda olu�mu� olan bir kristal tuza biyofotonemisyon �l��mleri yap�ld���nda, bu da onun ���k enerjisinin �l��lmesi anlam�na geliyor, ba�ka kristal tuzlarla kar��la�t�rmada bu tuzun m�kemmel kristal yap�s�ndan dolay� 100 misli fazla enerji oldu�u ortaya ��k�yor. Bu tuzu do�al su ile kar��t�rd���n�zda, k�sa bir s�re i�inde % 26′l�k `sole� dedi�imiz bir kar���m olu�acakt�r, Bu kar���m�n �ok y�ksek dezenfektan etkisi oldu�undan uzun s�re saklanabilir.

  Bu `sole�den her g�n 1 �ay ka���� dolusu al�p bir bardak do�al su ile birlikte i�en 123 hasta �zerinde yap�lan kan ve idrar testlerinin sonucu asl�nda ayr��t�r�lamayan hayvansal alb�minin bile tekrar idrarla d��ar�ya at�labildi�i g�r�lm��t�r. Kan�n�zda tuzdan dolay� olu�an d�zen �ekilleri bu kadar g��l� ! Kan�n�z asl�nda deniz suyu-benzeri bir s�v�dan ba�ka bir �ey de�il.

  Bu `sole�den her g�n bir �ay ka���� do�al su ile kar���k i�ti�inizde 6 dakika i�inde elektrolit dengenizi d�zeltmi� oluyorsunuz. Burada enteresan olan bedenimizin asit-baz dengesini tuzun sa�l�yor olmas�. Normal ko�ullarda bedenimizde %70 baz ve % 30 asit olmal�, fakat g�dalar�m�z�n end�striyelle�mesinden dolay� bu denge %80 asit � % 20 baz�a do�ru kaym�� durumda. Uzun vadede fazla ek�imeden dolay�, h�crelerimizin str�kt�rleri de bozulmaya ba�l�yor. Kanserli hastalar�n %90′�nda kronik ek�ime oldu�unu ve bu hastalar�n %98′inin kanlar�nda hayvansal alb�min oldu�unu biliyor muydunuz ? Kanserin de beslenmesi gerekiyor ve sizin ihtiyac�n�z olmayanlarla besleniyor.Prensipte bu ana sebeplerden kurtulmaya �al��mal�s�n�z, do�al asit-baz dengenizi korumaya �al���n. Bunun i�in de do�al tuz gerekli.

  Bedenimizde kan dola��m� sistemimiz oldu�u gibi bir de kapal� tuz devir daimi mevcut. G�da ald���n�zda kan�n�zdaki t�m tuzlar uyar�l�r ve sindirme i�lemi i�in yard�mc� olurlar.

  Yeme�i a�z�n�za ald���n�z anda kan�n�zdan tuz midenizin h�crelerine do�ru y�nlendirilir, orada ayr��t�r�l�r, yani iyonize olur, klor iyonu bedeninizdeki suya gider onun sadece hidrojenini al�r ve hidroklor�r� olu�turur. Bu hidroklor�r sayesinde biraz �nce yedi�iniz yemekler par�alan�r, fakat hazmedilemez. Bu i�lem tuzdan ayr��t�r�lan sodyumun karbondioksit ile sodyum bikarbonat olu�mas�yla ger�ekle�ir. Daha �nce yedi�inizi asitlerle par�alad�ktan sonra bu bazl� bile�im hazmettirmeye yar�yor.. B�t�n bu i�lem bittikten sonra tuz tekrar kan�n�za geri d�n�yor ve b�ylece sizin asit-baz dengenizin korunmas�n� sa�l�yor.

  Midenizde zaman zaman ek�ime hissetti�inizde bir bikarbonat hap� ald���n�zda, asl�nda hidroklor�r �retimini te�vik etmi� oldu�unuzun fark�nda de�ilsiniz. Bedeninize kendi muhteviyat�nda ne varsa onu vermelisiniz, b�ylece kendi kendini n�tralize edebilecektir. Bu `sole� sayesinde bedeninizden at�klar�n ��kmas� sa�lanacakt�r. �rne�in et yedi�inizde, bedeninizde ��r�mek zorunda. ��r�me i�leminden sonra at�klar� �ok h�zl� bir �ekilde atamay�nca kanda yine fazla ek�ime olu�uyor. Bu da ba��rsaklarda ��r�me i�lemine sebep oluyor. B�yle bir durumda `sole� i�me k�r� uygulad���n�zda birka� g�n ishal olacak ve bedeniniz kendi kendini rejenere edecek. Sadece bir �ay ka���� `sole� ile 6 dakika i�inde bedeninizde bulunan 650 �e�it mikrop, bakteri, vir�s ve mantar �e�itlerini n�tralize edebilece�inizi biliyor muydunuz ? Bu da do�al olarak, bedeninizde tekrar str�kt�r, geometri, koruyucu duvarlar olu�tu�u i�in b�yle ger�ekle�ecektir.

  E�er herhangi bir cilt hastal���n�z varsa, doktorunuz size denize girmenizi �nerecektir, ��nk� burada ihtiyac�n�z olan titre�im desenleri mevcut, bedeniniz tekrar bu enerjiler ile dolacakt�r. �zellikle cilt sorunlar�nda bedeninizin i�inde bir �eyler oldu�unu d���nmelisiniz, ��nk� cildimiz en b�y�k bo�alt�m organ�m�z. Bu y�zden y�z�n�zdeki her sivilcede i�erideki d�zensizli�i g�rmeye �al���n. �o�unlukla kan�m�z temiz olmad���nda d��ar�ya sivilce, si�il, ben, mantar olarak yans�r. Kan�n�z� temizledi�inizde, ona tekrar str�kt�r, geometri kazand�rd���n�zda, ister `sole�/su kar���m� i�erek, ister sadece `sole� cilde s�rerek bunu yerine getirebilirsiniz. Zaten mantar da sadece str�kt�r, yani geometri olmayan ortamlarda b�y�yebilir ve �o�alabilir.

  Mesela deokristallerini kulland���n�zda, koltuk alt�n�zdaki cildinizin alan�n� n�tralize etmi� oluyorsunuz. Di�er deodorantlar� kulland���n�zda terlemeniz engellenmeye �al���l�yor, fakat terlememiz gerekli. Sadece neden k�t� koktu�umuzu d���nelim. Fazla ek�imeye maruz kald���m�zdan burada bakteriler olu�abiliyor, bunlar da kokulara sebep oluyor. Bu k���k deokristaller ile bu alan� n�tralize edebilirsiniz ve b�ylece bakteriler i�in meydan olu�maz.

  Bu n�tralize i�lemini solunum yolu hastal�klar�nda `sole�ile bu�u yaparak da uygulayabilirsiniz. Tuzlu suyun buhar�n� teneff�s etti�inizden 25 dakika sonra balgam�n�zla birlikte belki 10 y�l �nce i�mi� oldu�unuz antibiyotikler bile ��kacakt�r.

  Bu do�al tuzu yemeklerinizde de kullanmal�s�n�z, ��nk� bedeninizde ne kadar zararl� madde varsa, bu tuzun etkisiyle n�tralize olacak ve zamanla at�labilecektir. Profesyonel sporcular da elektrolit dengelerini sa�layabilmek i�in bu tuzu yal�yorlar ve b�ylece kas tutuklu�una sebep olan magnezyum eksikli�i meydana gelmemi� oluyor. Genelde ba��ml�l�k durumlar�nda beden kendi eksik olan ihtiyac�n� ba�ka bir �ey ile kar��lamaya �al���yor. �rne�in �eker de ayn� rafine edilmi� tuz gibi �ok agresiftir. Mesela �ekere d��k�n olan �ocuklara bir s�re `sole�/su kar���m� her g�n verildi�inde, �eker arzular� azalacakt�r ve dengeye gireceklerdir.

  Biz bunu eroin ba��ml�lar�nda uyguluyoruz ve %60′�nda ba�ar�l� olmu� durumday�z, ��nk� bedenlerindeki dengeden dolay� art�k eroine ihtiya� duymuyorlar.

  Cilt hastal�klar�nda b�t�n v�cudu %1′lik 37 derecelik bir tuzlu suya soktu�umuzda, bu suyun i�inde banyo yapt�rd���m�zda, v�cut sudan ihtiyac� oldu�u her �eyi alabiliyor ve sanki 4 g�n boyunca oru� tutmu� gibi zararl� toksinlerini cilt vas�tas�yla atabiliyor.

  Bize 12 ya��nda t�m cildi yaralarla kapl�, n�rodermitis te�hisli bir hastay� getirdiler. Ailesi t�m ba�vurulabilecek yerlere ba�vurmu�tu ve hastal���n iyile�mez oldu�u d���ncelerle sonunda bize gelmi�lerdi. Biz k�z�n t�m kortizon ve antibiyotiklerini kestik ve 3 ay boyunca su-tuz k�rleri uygulad�k. Bu s�renin sonunda k�z�n t�m yaralar� ge�ti ve iz bile kalmam��t�.

  %1lik k�rleri g�zlerimize de uygulayabiliriz, her g�n 4-5 dakika boyunca 2 defa tuzlu suyla g�z banyolar� yaparsak, g�zlerimiz daha parlak, bak��lar�m�z daha berrak olacakt�r.

  Ayn� �ekilde su-tuz kar���m�n� di�lerindeki asitlerden olu�an ta�lar� temizlemek i�in de uygulayabilirsiniz, her g�n di�lerinizi bu suyla f�r�alay�p istikrarl� bir �ekilde devam ederseniz ta�lar�n gitti�i gibi di�lerinizin de beyazlad���n� g�rebilirsiniz. Y�z�n�ze krem yerine, nemlendirici olarak da tuz-su kar���m�n� s�rebilir, cildinizin nem dengesini sa�layabilirsiniz. Bedeninizde herhangi bir dokunun str�kt�rel yap�s� de�i�meye ba�lam��sa, orada kanser olu�acakt�r. Bunun i�in yine �st nanometrekerde bulunan belli bir dalga boyuna ihtiyac�n�z var.

  Bunu da d��ar�dan tuz kristal lambalar� ile yapabilirsiniz. Havada dengeli bir iyon potansiyeline ihtiyac�m�z var, mesela havadaki negatif iyonlar pozitiflere g�re 2/3 oran�ndaysa ayn� deniz iklimi gibi bir ortam yaratm�� oluruz. Tuzun titre�im frekans� ayn� bizim bedenimin frekans� gibi oldu�undan bu da tuz kristal lambalar�nda kullan�lmakta. �rne�in bizim beynimizin elektri�ini �l�t���m�zde 8 Hertz civar�ndad�r, ayn� frekans� bu lambalarda vermekte. Televizyon seyrederken 100 � 160 Hrtz. civar�nda frekanslara maruz kal�yorsunuz.Bu y�zden neden bir s�re sonra sinirli oldu�unuz belli: bedeniniz 20 misli frekansa maruz kal�yor L�tfen buradaki konuyu sadece su ve tuz olarak ele almayal�m, esas konumuz enformasyon ve bilin�. B�yle bakt���n�zda bedeninizin m�kemmel bir ara� ve �uurunuzun da efendi oldu�unu g�receksiniz. Sizin her �eyi elde edebilmeniz sadece kendi s�n�rs�zl���n�za ba�l�. Bunun i�in de �nce her �eyi bilmeniz ve anlaman�z gerekiyor.

  Kararlar�n�z i�g�d�lerinize, duygular�n�za g�re belirleyin, sadece mant���n�za g�re de�il. Bu �ekilde do�ru yolda ilerlersiniz. Zaman zaman da sorunlar�n�z oldu�unda, unutmay�n ki her dezavantaj kendinde �ok daha b�y�k bir avantaj�n �ekirde�ini bar�nd�rmaktad�r. Bunu sadece g�rmelisiniz. �yi veya K�t� diye hi�bir �ey yok. Her �ey sebep ve sonu�tan olu�uyor. �u an oynayan film kendi �evirdi�iniz filminiz ve onu her istedi�inizde de�i�tirebilirsiniz. Bu sizin bilin�lilik, �uurluluk durumunuza ba�l�. Ve yard�ma ihtiya� duydu�unuzda sizinle ayn� frekansta olan insanlara gidin, onlardan yard�m isteyin. �dealistlere destek olun. Do�ayla uyumlu olun, ��nk� do�a yalan s�ylemez.  

 http://www.f2r.net/

Yay�n Tarihi: 15 Ekim 2013

 

Astroset 2003-2013