Do�al Ya�am

WWW.ASTROSET.COM

HASTALIK SEBEPLER� TEOR�S�

Edgar Cayce Encyclopedia of Healing
�eviren: Hamide G�kp�nar (ARAD)

  CAYCE'nin hastal�klarla ilgili okumalar�n�n hepsinde �nemle �zerinde durulan nokta, her bir hastal���n ana sebebini tayin etmektir.

  Onun izahlar�, yaln�zca semptomlar�(hastal�k belirtilerini) hafifletmek de�il, bunun yerine yeni ve daha yap�c� al��kanl�klar ve tutumlar edinmemiz �zerinde odaklanmaktad�r.

  Okumalar�n �o�unda verilen tedaviler ya da ila�lar ki�ilere �zg� oldu�undan, elde edilen sonu�lar, Cayce terapilerini tecr�be etmeye g�n�ll� olan doktorlar�n g�zetimi alt�nda �al���lm�� ve de�erlendirilmi� olmal�d�r. ARE Klini�inin M�d�r� olan Doktor William A.Mc.Garey, okumalar� �al��makta ve kendine �zg� baz� tedaviler uygulamaktad�r.

  Okumalar� analiz etmenin zorlu�u, onlar�n karma��k niteli�inden kaynaklanmaktad�r. Hatta bu okumalar�n, daha �nce s�z� edildi�i gibi farkl� rahats�zl�klar� olan ki�ilere verilmi� oldu�u apa��kt�r. Bu �ok karma��kl�k, yorum yapamama problemimize daha da katk�da bulunuyor ve farkl�, �zel bir rahats�zl��� olan ki�ilere tavsiye edilmi� bir�ok tedaviyle birle�tirememe, ortak �zellik bulamama zorlu�u yarat�yor.

  Okuyucular Cayce'nin, hastal�k sebepleri i�in a��k�a �ne s�rd��� �u ortak paydalar� fark edeceklerdir; yetersiz �z�mleme ve yetersiz bo�alt�m, yetersiz diyet, normal olmayan asit alkalik dengesi, belkemi�inde bulunan subl�ksasyon [1] ve lezyonlar [2], sinir sisteminin dengesizli�i-d�zensizli�i, bezsel bozukluk, stres, a��r� i� y�kleme ve a��r� �aba, karma, v�cut �ekli ve enfeksiyon.

  Sebeplerin benzerli�ine ra�men tedaviler, bu rahats�zl�klar�n kendine, her bir ki�iye ve tabi ki onlar�n �ikayetlerine g�re ayr� ayr� d�zenlenmi�tir. A�a��da, okumalarda s�z� edilen bu sebeplerin k�sa a��klamalar� ile k�yaslamalar�n� bulacaks�n�z;

  Yetersiz �z�mleme
  Normal bir �z�mleme, yeni h�cre ve dokular�n s�rekli olarak yap�lanmas� i�in gerekli enerjilere ve yap� materyallerine, tam ve devaml� bir kaynak te�kil eder. Yeniden yap�lanma i�in gerekli olan kimyasal elementlerden biri dahi, sindirim ve diyet ile ya da farkl� her bir cins h�cre i�in gereken, belirli besinlere yeteri kadar d�n��t�r�lmemi� ya da kullan�lmam�� olmas�ndan dolay� v�cuda sa�lanamad��� zaman, yetersiz �z�mleme meydana gelir. Yetersiz �z�mlemeden dolay� olu�an hastal�k, besin eksikli�inden kaynaklan�r ve h�cresel bozulmayla sonu�lan�r.

  Yetersiz Bo�alt�m
 
�u bir ger�ek ki, fiziksel denge ve sa�l���n temelinde, normal bo�alt�m�n esas �neme sahip oldu�una i�aret eden Cayce okumalar�nda en �ok s�z� ge�en hastal�k sebebi, yetersiz bo�alt�md�r.

  Bo�alt�m s�reci baz� sebeplerle sekteye u�rad���nda, hastal�k belirtilerinin pek �o�u ortaya ��kabilir. Okumalar, t�m istenmeyen maddelerin yeteri kadar�n�n, tamamen v�cuttan at�lmas� i�leminin, bir�ok bo�alt�m sisteminin denge ve koordinasyonu i�in �ok �nemli oldu�unu a��klayan t�p bilimiyle ayn� fikirdedir. Bunlar; ba��rsak sistemi, b�brekler, idrar torbas� (mesane), cilt y�zeyleri ve akci�erlerdir. Bu sistemlerden herhangi birinde bir dengesizlik olu�tu�u zaman, bo�alt�m s�reci yava�lar ve sonu�ta, en altta bulunan h�cresel seviyede yeniden yap�lanmay� engelleyerek v�cudun t�m sistem ve b�l�mlerini tehlikeye atacak zehirli art�klar�n( toksinlerin) birikmesine sebep olur.

  Diyet
 
Cayce'nin dokuz bin fiziksel okumas�n�n neredeyse t�m�, diyet tavsiyelerini i�erir. Bu bilgi �oklu�u �u mesaj� a��k�a dile getiriyor: Yeme al��kanl�klar�, ya sa�l���n kayna�� ya da bedensel dengesizliklerin ve hastal���n ka��n�lmaz sebebidir. "A��r�c� (m�frit)" veya "bir diyet k�lesi" �eklindeki ifadelerle engellenmesine ra�men �o�u zaman Cayce, diyet �zerindeki de�i�meyen �nerilerini b�y�k bir �zen ve titizlikle s�rd�rd�. V�cudun ihtiyac� karbonhidratlar, proteinler, minareler ve vitaminler formundaki besinlerle b�y�k �l��de kar��lan�r ve bunlar kolayca sindirilir ve �z�mlenir, bo�alt�ma yeterince yard�m eder, sistemik dengeyi s�rd�r�r ve h�cresel yenilenme (yap�lanma) i�in gerekli materyali sa�larlar. Cayce, t�m bu gereksinimleri sa�lad�klar� i�in �zellikle sebze ve meyveleri �vmekte; bunun yan� s�ra sindirimi zor olan, bo�alt�m� yava�lat�p metabolizman�n dengesini bozan, aralar�na bonbon �ekeri ve keki de katt���, g�dadan yoksun yiyecekleri "v�cuda engel olan �eyler" olarak nitelendirmektedir.

[1] Tam olmayan ��k�k
[2] Sakatl�k, maraz, bozukluk; bir dokunun yap� veya vazifesinin patolojik bir sebeple ar�zaya u�ramas�


HASTALIK SEBEPLER� TEOR�S�
2.B�l�m

  Normal Olmayan Asit-Alkalik Dengesi
 
Sa�lam bir b�nye, biyokimyasal asit-alkalik dengesini s�rd�rmek i�in s�rekli bir �aba sarf eder. Bir d�zen i�erisinde sa�l���n� ve ya�am�n� s�rd�rmesi i�in her bir h�cre, kendi bile�iminde bulunan asitlik ve alkanite aras�ndaki ili�kiyi, bir d�zen i�erisinde muhafaza etmek zorundad�r. �ki h�cre aras�nda bir s�v� ile olu�an bu ikili kompozisyon, h�creden h�creye pozitif ve negatif elektriksel impulslar�n iletimi i�in gerekli, temel bir maddedir; t�pk� sinir impulslar� ile beyin ve beden aras�ndaki ileti�imde oldu�u gibi. Elektriksel enerji, h�cre i�inde etkile�imde bulunur ve hem besleyici hem de oksit (zehirli) s�v�lar�n oksidasyonu ile a���a ��kar.

  Bir asitlik ya da alkanite fazlal���, bu s�reci engellemekte ve toksinitenin y�ksek seviyede olmas� hastal�klara kar�� daha fazla hassasiyet kazan�lmas� (hastal��a m�sait hale gelmesine)ve t�m beden �zerindeki enerji seviyelerinin d��mesi ile sonu�lanmaktad�r.

  Belkemi�i Subl�ksasyonlar� ve Lezyonlar�
 
Belkemi�inde bulunan bir subl�ksasyon, omurgan�n bir ya da daha �ok say�da omurunun k�smi ya da tam olmayan bir ��k���d�r. Belkemi�ine ait lezyon, dokulara zarar veren, omurgaya ait bir zarard�r ve genellikle bir subl�ksasyonla birlikte an�l�r.

  Subl�ksasyon ve lezyonlar, benzer �ekilde zararl� etkilere sahip olabilirler. Omur yuvas� sinir h�creleri, v�cudun hemen hemen her yerinde oldu�undan her iki t�rden herhangi bir mekanik travma, ya da otonom sinir sistemi ya da ekstremitelerden (eller ve ayaklardan) d�nerek direkt olarak sinir sistemi �zerinde bas�n� yapmaktad�r. Bu ise bu sinirlerle beslenen, v�cudun belirli b�lgelerine giden sinir impulslar�n� bloke edecektir. Bunun sonu�lar� aras�nda s�v�lar�n normal bo�almas�n� (akmas�n�) �nleme, dola��m�n tedrici yava�lamas� ve hem yerel hem de sempatik ya da uyaran�n tatbik edildi�i yerden ba�ka bir yerde meydana gelen a�r� da yer al�r. Bu sebeple subl�ksasyon ve lezyonlar, f�ziksel stres y�z�nden bir "sonu�" olabilece�i gibi, "sebep" de olabilirler. Okumalarda verilen tipik sebepler, hasar ve burkulmalard�r.

  Sinir Sisteminin Dengesizli�i-D�zensizli�i
 
V�cudumuz, �uurlu mekanizma ile �uurd��� fonksiyonlar�m�z� kontrol eden enerjiler ve impulslar� p�r�zs�zce �al��t�ran sinir sistemine g�venmektedir. Bu fonksiyonlar aras�nda nefes alma, kalp at���, kan dola��m� ve lenf ile bezlerin d�zenli �al��mas�, sindirim, besinlerin �z�mlenmesi ve art�k maddelerin bo�alt�m� yer al�r ki t�m bunlar, her ya�ayan h�crenin gereksinimi olan, yeniden yap�lanma gere�leridir. Sinir h�crelerinin s�rayla kendi fonksiyonlar�n� yerine getirmeleri, bu s�rece ba�l�d�r. Sinir sisteminin sa�l�kl� bir s�reklili�i i�in, v�cudun b�t�n h�crelerinin sinir h�creleri de buna dahildir yeniden yap�lanmas� i�in gerekli olan ve �zlerin bezleriyle salg�lad�klar� belli ba�l� baz� besinlerin �z�mlenmesine ihtiya� duyulur. Sinir sistemini bir b�t�n olarak ele al�rsak, �� ana alt b�l�me ayr�l�r: Serebrospinal (beyincik ve omurilikle ilgili), otonom ve duyumsal sistemler.

Serebrospinal sistem; bilin�li hareketler ile ses telleri gibi bilin�li olarak kontrol edilen baz� organlar, omurilik ve beynin uyum i�inde �al��mas�n� kontrol eder. Belkemi�i (omurga) ba�tan sona; yedi tane boyun omuru, on iki tane g��se ve s�rta ait omur, be� tane bele ait omur ile kuyruksokumu kemi�ine ait, erimi� segmentleri i�erir. Her bir omur; sinir veya lenf d���m�ne ait b�l�m�n sinir h�crelerinden, v�cudun belirli b�lgelerine kadar idare etti�i yerdir.

Otonom sistem, bedenin bilin�li kontrol� olmayan fonksiyonlar�na ait organlar� "otomatik olarak" d�zenler. Cayce bunu, "sempatik" sistem olarak adland�r�rken Dr. Mc Garey, "bilin�siz zekan�n sinir sistemi" demektedir. T�p bilimi bu sistemi iki alt b�l�me daha ay�rmaktad�r: sempatik ve parasempatik. �kisi birlikte bedenin, i�imizden ve d��ar�dan gelen �ok �iddetli arzular� dengelemek �zere tepki vermesinde yard�mc� bir kontrol ve dengeleme sistemi g�revi yaparlar. Sistemin sempatik k�sm�, bir uyar�c� etkiye sahiptir (�rne�in, adrenal bezlerini harekete ge�irir); parasempatik sistem, v�cudun a��r�l�klar� ivmelendirmesine engel olur.

Duyumsal sistem, g�rme, koklama, duyma, dokunma ve tad alma i�levi g�ren duyumsal organlar da i�inde bulunmak �zere v�cudun t�m b�l�mlerinden bilgi al�r ve beyne bu mesajlar� iletir. Ayr�ca beyinden, kaslar� y�neten motor (hareket ettirici) sinirlere mesaj iletir. Bir motor siniri ve onun alt lifleri, binlerce kas lifi �zerinde kontrol sahibi olabilir. K�saca, �� sinir sisteminin uyum halinde fonksiyon g�rmesi, fiziksel ve psikolojik sa�l���n as�l temelini olu�turur.

  Dola��m Sisteminin Dengesizli�i - D�zensizli�i
 
Kan�n bu organizma i�inde akmas�, doku ve organlara besin sa�lama fonksiyonu ile at�k maddeleri bo�altmay� d�zenler. D�zensiz bir bo�alt�m sistemi, kan v�cudun t�m b�l�mlerine serbest�e akmad��� zaman bundan etkilenmi� b�lgelerin �zel fonksiyonunu ger�ekle�tirmesine engel olma �eklinde ortaya ��kar. Bir b�t�n olarak dola��m sisteminin kontrol�, sempatik ya da otonom sinir sistemi taraf�ndan y�r�t�l�r. Fonksiyonlar� aras�nda, �ok a�a�� ya da y�ksek seviyeler aras�ndaki dola��m� koordine etmek ve d�zenlemek; p�ht�la�may� d�zenleyen trombositlerin kontrol� ve s�reklili�ini temin etmek; toplardamarlar ve arter duvarlar�n�n entegrasyonunu kontrol eden �zlerin �retimi de bulunmaktad�r.

  Cayce, dola��m dengesizlikleri olu�umunda esas olan bir dizi fakt�r buldu. Bunlar aras�nda karaci�er, dalak ve kan dola��m� i�inde baz� �zlerin yeniden absorbe edilmesinin (emilmesinin) ve sonucunda toksinite ile sonu�lanan bu olay�n s�rmesini temin eden pankreas i�inde bulunan at�k madde ve toksinleri biriktirmek; hepatik (karaci�ere ait) dola��m�n kendisinden kaynaklanan ya da birbiriyle ba�lant�l� di�er �ok say�da sebebin olu�abilece�i b�brekler ve karaci�erin birlikte etkile�imi sonucunda ortaya ��kan rahats�zl�klar; hem gerekli besinleri sa�lamakta ba�ar�s�zl��a sebep oldu�u, hem de bo�alt�m sisteminin fonksiyonlar�na engel olabildi�i i�in yetersiz bir diyet; dola��m�n engellenmesi ya da ki�inin uyu�uklu�uyla sonu�lanan fiziksel ya da mantal (d���nsel) a��r� y�klenme; yaralanma, stres ve bask� yapan di�er fakt�rlerden dolay� omurga i�indeki omurlar�n d�zenlenmi� olmas� ile subl�ksasyonlar ya da omurgan�n herhangi bir b�lgesindeki lezyonlar, hem sinir impulslar�n� hem de v�cudun dola��ma ait baz� b�l�mlerini engelleyen di�er fakt�rler de yer al�r.

  Bezsel Bozukluk, Dengesizlik ve D�zensizlik
 
Bir bez, kandaki belli baz� elementleri ay�ran ve adrenalin gibi v�cudun kullan�m� i�in art�k i�e yaramayan madde formunda salg�lar �reten bir organd�r. Baz� bezlerin kanal� (borusu) vard�r ve bir organa bo�al�rlar; di�erleri ise kanals�zd�r, endokrin bezidir ya da kanal�d�rlar ve salg�lar�n� direkt olarak kan dola��m�na ak�t�rlar. Cayce, hepsinin i�inde yedi endokrin (i� salg�) bezini bir tutmaktad�r; yumurtal�k ve testis gibi tohum h�cresi meydana getiren bezlerden baz�lar�, leydig h�creleri ile timus ve beyin epifizi bezleri.

  Ezoterik y�nden bakarsak Cayce, bir�oklar� aras�nda endokrin bezlerini ay�rarak onlar� ruhun haf�za merkezi (mekan�), karman�n ta��y�c�lar� ve ruhun geli�imi i�in gerekli dersler olarak nitelemektedir. Buna uygun �ekilde bu bezleri, enerji ku�aklar� merkezleri olarak g�z �n�nde tutulmakta ve hem spirit�el uyumlanma hem de fiziksel dengeyi kontrol etmektedir. B�ylece onlar�n b�y�k rol�, �e�itli seviyelerde denge ve sa�l�k i�indir

  Bezlerin di�er bir hayati fonksiyonu da, h�crelerin kendini yenilemesi i�in gereken �zleri salg�lamakt�r. Bu fonksiyonun engellenmesi, pek �ok sebepten dolay� ortaya ��kar ki, her biri dengesizli�in belli t�rlerine e�ilimi olanlar�n civar�nda olu�ur. Cayce'ye g�re bezsel dengesizlik, bedendeki minareller ve besinlerin yoklu�u ya da azl���na dayand�r�labilir.
  Bunlar aras�nda iyot deste�inin yetersizli�i, tiroid bezine �zel bir ihtiyac� olan mineral ve sinirlerin normal fonksiyonunu yerine getirebilmesi i�in gerekli bir hormonun eksikli�inin temel sebebi olan alt�n eksikli�i(ya da yoklu�u), bezsel dokular �zerinde harekete ge�irici etkiye sahip vitaminlerin eksikli�i yer al�yor.


HASTALIK SEBEPLER� TEOR�S�
3.B�l�m

  Stres, A��r� �� Y�klenme ve A��r� �aba
  Cayce v�cuda a��r� y�klenme hakk�nda, bir�ok d���nsel ve fiziksel rahats�zl���n "ba�lang�� ya da buna i�tirak eden sebebi" olarak s�z etti.
  Genel olarak fiziksel a��r� y�klenme, a��r� �al��maktan ve dolays�yla a��r� �aba, rahatlama i�in elveri�li zaman ve uykunun yetersizli�inden kaynaklanmaktad�r. Bundan anla��labilece�i gibi organizma, yetersiz diyetten ya da halen mevcut olan baz� fiziksel dengesizlikten dolay� zaten t�kenmi�se, a��r� y�klenme kolayca olu�ur. E�er stres mantal kaynakl� ise, �z�nt�, endi�e, panik gibi heyecanlar ve �fkenin s�k�a ya�anmakta oldu�undan rahatl�kla s�z edilebilir. Negatif heyecanlar ise a��r� yorgunluk, gerilmi� kaslar ile �z�mleme ve bo�alt�m s�reci problemlerini ba�latabilir.
  Bunu takiben v�cut g��s�zle�mi� ve t�kenmi� hale gelebilir; sonu�ta, bezsel sistem taraf�ndan olu�turulmu� toksinler, lenf dola��m�na kar��arak kan bas�nc�n�n yo�unla�mas� ile asitlik oran�n�n daha y�kselmesine ve kanallar� elimine etme i�leminde kilitlenmeye neden olur. Bu durumda v�cudun direnci d��er ve "rahats�zl�k", ortaya ��kmak �zere eli kula��nda bekler.

  Karma, D���nceler ve Hisler
 
Edgar Cayce okumalar�, hastal�k sebepleri ile sa�l���n k�keni hakk�nda; ki�ili�imizin fizikselden mantal ve spirit�ele uzanan etkileri hakk�nda a��k bir mesaj veriyor. "Mantal durum, hisler ve karma kanunu; d���nce, beden ve ruha etki eder."
  Okumalardaki di�er bir temel kavram ise birer birer her insan�n, b�t�n hayat�n� ve sa�l���n�
Kaynak'�n�n bir par�as� olan bir can� ya da ruhu bedenlendirmekte oldu�udur. Okumalar, bu Kayna�� tan�mlamak i�in �u birka� terimi kullanm��t�r: Yarat�c� G��, Evrensel G�� (ler), Tanr�
  Okumas� yap�lan her bir birey zihin, beden ve ruhun ��lemi i�inde olan bir "varl�k"olarak tan�mlanm��t�r. Okumalar, v�cudun ��elerinin aralar�nda tam uyum ve dengeli i�birli�i (�al��ma) i�inde �al��mas� i�in gerekli fiziksel sa�l��� tan�mlamakta; b�ylece �nce sa�l���m�z� korumak, sonra da rahats�zl�klar� hafifletmek (dindirmek) i�in bu �� y�n�m�z aras�nda ikili uyum i�inde olmam�z gerekti�ini vurgulamaktad�r.

  Beden, zihin ve ruh fiziksel g��ler aras�nda birdir; beden ger�ekten, (i�imizde) ya�ayan Tanr� 'n�n tap�na��d�r. Her bir varl�kta, bu evrensel G��'�n par�as� olan bir b�l�m mevcuttur. Her �ey (herkes) birlikte �al��mal� ve d�zeni sa�lamal�d�r. (15931)

  Her mesaj�n i�erdi�i, dikkati �eken anlamlardan biri, ruhun v�cudun maddesel organlar� olarak fiziksel varl���n bir par�as�n�n tamamlay�c�s� oldu�udur. Her bir par�am�z�n t�m hayat� yaratan, sonsuz ve �lahi Evrensel G��'�n bir par�as� oldu�u da ayn� derecede �nemli bir kavramd�r.

  Madde i�ine inmek, ruhta en ba�ta tasarlanm�� olan �eydir. (33952)

  Cayce ruhun, kendini ortaya koymak amac�yla madde alemine inip beden ve zihin olarak g�r�n�r hale geldi�ini ortaya koyuyor; bu sadece bir kez de�il, birbiri ard�na devam eden ya�amlar boyunca s�r�yor. Farkl� zihinler ve bedenlerin deneyimi, (bireysel) ruhun Spirit�el Kaynak'la gittik�e daha �ok uyumlanarak akort olmas�n� kolayla�t�r�r.
 
Cayce'ye g�re Karma Kanunu; d���nceler, hisler ve hareketler ile �zellikle bir hayattan �tekine ta��d���m�z etki ve sebepleri �ne s�r�yor:
  Ta��nan karma, sebep ve sonu� olarak sadece bir maddesel deneyimde de var olabilir.
(298121)

  Bir varl�k, Tanr�'yla tam bir uyum haline eri�ene kadar andan ana, saatten saate ve bir ya�am s�recinden di�erine kadar Karma Yasas� i�ler. Maddesel ya�am i�erisindeki her tecr�be karma olu�turur ki Cayce bunu, "Kendimizle s�rekli olarak kar�� kar��ya olma" �eklinde niteliyor. Karmayla ilgili daha fazla a��klama i�in Cayce s�k s�k, �ncil'deki Pavlus pasaj�nda ge�en �u b�l�mden s�z ederdi: "Bir insan, ne ekerse, onu bi�er."

  Psikosomatik Hastal�klar
 
Kendimizle s�rekli olarak kar�� kar��ya oldu�umuz ve ektiklerimizi bi�ti�imizden dolay�; davran��lar�m�z, zihinsel ve ruhsal kar��l�klar fiziksel rahats�zl�klar�m�z� olu�turur. Tutumlar�n etkisi ve bedensel heyecanlar �ok s�k ortaya ��kar. �fke, ba� a�r�s� ya da haz�ms�zl�k yapar; depresyon, genel bir ��k�nt�yle sonu�lan�r; heyecansal kar���kl�k ise nefes darl���na ili�kin ko�ullar�n patlak vermesine sebep olur. Cayce, beden �zerinde direkt etkiye sahip olan tutum ve hislerin pek �ok �rne�ini verdi:

  Emin olun ki tutumlar v�cudun fiziksel kondisyonunu s�k s�k etkiler. Kimse, mide ya da karaci�er rahats�zl��� �ekmeksizin kom�usundan nefret edemez. Kimse sindirim ve kalp rahats�zl��� ile peri�an olmaks�z�n ba�ka birini k�skanamaz ve ona k�zamaz. (40211)

  Ge�en y�zy�l i�inde, bedensel rahats�zl�klar ile d���nsel tutum ve heyecanlar�n ili�kisi, t�p bilimi taraf�ndan tedricen tan�nm�� ve �zerinde �al���lm��t�r. Bilim bu ili�kiyi, Yunancada zihin (ak�l) anlam�na gelen "soma" kelimelerinden t�reyen "psikosomatik" terimi ile adland�rmaktad�r.
 
Cayce okumalar� bezlerin, duyusal ve sinir sistemlerinden gelen impulslarla salg�lar �retti�i �zerine kuruludur. �fke, kin, kavga, nefret, kendi kendini yerine, d��manl�k ve bununla ba�lant�l� sinir (zihin) gerginlikleri; bezsel sistemden bo�alma zehirli at�klar�n bo�almas�na, bedensel enerjilerin t�kenerek bo�alt�m�n t�kanmas� ve sistemin genel olarak hastal��a haz�r hale gelmesine neden olmaktad�r. Bu a��dan bak�l�rsa maddesel olmayan d���nce ve hisler, fiziksel beden ile onun fiziksel olmayan y�n� aras�nda organik bir ba� �eklinde maddesel bir "k�lavuz" olarak sinir ve bezleri y�nlendirmektedir. Okumalar hisleri zihin, beden ve ruh aras�ndaki ikili vibrasyonel ileti�imi sa�lama eylemini ger�ekle�tiren ve sinir sisteminde hayat�n "sa�l�kl� ���lt�s�" olarak tan�mlamaktad�r.

  Duyumsal g��ler ve sinir merkezleri, sonu olan ile sonsuz olan aras�nda bir ge�i� iken, insan neden sonsuzlu�un g�zelli�ine kendi bedensel g��lerini katmaz ve kendini Tanr� 'ya kabul ettirmeye �al��maz; g�revi bu iken, neden bundan utan�r? (36971)

  Her hastal�k, "kendimizle kar�� kar��ya olma" hali i�inde, bir varl���n ayr�lmaz ��lemi olan beden, zihin ve ruhun etkile�imi alt�nda ortaya ��kar. En yayg�n ve genel hastal�k olan nezle bile, d���nsel ve duygusal de�i�im ile birlikte �u sprit�el dersin ��renilmesini gerektirir.

  B�ylece delice bir �fkeden dolay� k�t� bir nezleye yakalanabilirsiniz. Ba�ka birini azarlarsan�z; bu ki�i kar�n�z bile olsa, nezle olabilirsiniz. Nezle iken akan burnunuzu t�kamay�n ve akmas�na izin verin! K�smek yerine, sevin! (28844)

  Karmaya ait olan �eyler belki, do�u�tan gelen ar�zalar i�in de bir referans noktas� olu�turabilir. Okumalara g�re pek �ok rahats�zl�k (en az�ndan bir b�l�m�), do�u�tan ya da v�cudun zay�fl���ndan kaynaklan�r. Bu durumlar�n �o�unda Cayce, ya gebelik s�resince ya da do�um sanc�lar� ile do�um esnas�nda, yanl��l�kla zedelenme olabilece�ine dayand�r�yordu. Okumalar�n k���k bir k�sm� ise, annenin beslenmeye yeterince dikkat etmeyi�i ve gebelik boyunca, olmas� gereken tutumlar� edinmeyi�inin sonu�lar� oldu�una i�aret ediyor.

  Di�er durumlarda, "do�u�tan gelen ar�zalar" ve "karma" terimleri birbirinin yerine kullan�lm��t�r ki do�u�tan gelen problemler, yakla��m ve tedavi a��s�ndan karmik olarak de�erlendiriliyor. Bu g�r�n�m i�inde su�lu anne-baban�n �zg�rle�mesi, genellikle do�um arazlar�yla do�an bir �ocu�u �a�r��t�r�yor. Bu, �u demek oluyor: �zel bir maksatla bu durumu se�er ki bu her zaman sevgi, sab�r ile �ocu�un "istisnai (ender)" biri olmas�na sebep olan ve ta��nmakta oldu�u, kendinde eksik olan ihtiya�lar�n� geli�tirmek istemesindendir.

  Enfeksiyon
  Bu k�saca, bir beden i�inde mantar, bakteri ya da tek h�creli mikro organizmalar�n parazit olarak bar�nd�r�lmas� veya bir organizmadan di�erine hastal���n bula�mas� olarak a��klanm��t�r. Zay�flam�� halde iken bir kere yakaland��� zaman, enfeksiyon kontrol edilmezse h�zla yay�l�r. Yayg�n hastal�k olan nezleye nas�l yakalan�ld��� �rne�in; Cayce'nin "enfeksiyonal g��ler" diye adland�rd��� �eylere kar�� dayanma g�c�n�n nas�l d���r�lm�� olabilece�i ve bedenin nas�l �abuk etkilenir oldu�unu g�steriyor.

  Nezle olmaya sebep olan fakt�rler, �o�unlukla gerginlik ve a��r� i� y�klenmeyle beraber yetersiz beslenme olmaktad�r ki bu; b�nyenin, yorgunluk ve hastal�kla m�cadele edebilecek seviyeye ��kamamas�ndan dolay�d�r. Negatif tav�r ve d���nceler bu durumda, hayati enerjilerin daha fazla t�kenmesine yol a�ar. Sistemin asit-alkalik dengesi bozulmu�sa beden, a��r� asit �retmeye ba�lar ve nezle ortaya ��kar.
  Cayce'ye g�re benzer sebep ve sonu� zinciri, v�cudu di�er problemlere de haz�rlayabilir. Bir keresinde Cayce, lenfatik rahats�zl�k ile sonu�lanan hastal�klar�n s�rayla; kolitten
[3] nezleye, su tutma ve ba��rsak gribine do�ru nas�l seyretti�ini s�ylemi�ti. Frengi, bir spiril [4] organizmas�na; irinli di�eti hastal���, �zel bir mikroba ve medura, bir mantar enfeksiyonuna atfedilir. Cilt enfeksiyonu da skleroderminin [5] ana sebeplerden biri olarak g�z �n�nde bulundurulmu�tur.

  Bir yerde bir enfeksiyon olu�tu�u zaman Cayce s�k s�k, hastal�k sonras� rahats�zl�klar�n yenildi�ini ve bunun �o�unlukla daha �nceden var olmayan baz� hassasiyetler �eklinde olu�tu�unu �zellikle s�yledi. Ve zay�fl�k (g��s�zl�k) hastal��a kar�� hassasiyeti artt�rd��� i�in okumalar, bir enfeksiyonun etkilerini organizmadan tamamen temizlemenin �nemini vurgulam��t�r.

[3] Kolit: Kal�n ba��rsak iltihab�
[4] Spiril: Helezon �eklinde gram-negatif hareketli bir bakteri cinsi
[5] Sklerodermi: Ya�l�larda derinin kal�nla�mas�

Yay�n Tarihi: 20.Kas�m.2008

Edgar Cayce Kimdir?

 

Astroset 2004-2010