Kutsal Metinler

WWW.ASTROSET.COM

 

Bir Ayetin D���nd�rd�kleri

Haz�rlayan: Selman GER�EKSEVER

�Kimsenin kimseden yararlanamayaca��,
kimseden bir �efaat kabul edilemeyece�i,
kimseden bir fidye al�nmayaca�� ve
yard�m g�r�lmeyece�i g�nden korunun!�
                                                                               KUR�AN, Bakara � 48

  Yukar�daki �evirisini Prof.Dr.S�leyman ATEޒin KUR�AN-I KER�M VE Y�CE MEALݒnden aktard���m�z ayetin  ba�ka �evirilerinde, �g�nden� yerine ��yle bir g�n�; �korunun� yerine de �korkun� s�zc�kleri kullan�lm��t�r. Bu �al��mam�zda, tek tek s�zc�klerden �ok, ayetin t�m�nde anlam�n� bulan ana fikirden hareketle ruh�u bilgiler �����nda d���ncelerimizi sizlerle payla�aca��z. Ayette ge�en ��yle bir g�n�den, devre sonunu (dinsel anlam�yla, �k�yamet ve mah�er g�n��n�) anl�yoruz. Ayette, devre sonunun (korkulacak kadar ya da korunulacak kadar) �ok dikkat edilmesi gereken  bir g�n olarak s�z edildi�i i�in;  yorumumuza ba�larken, devre sonunun s�z konusu �neminin nereden kaynakland���n� g�relim:

Devre Sonu

  Devre sonu her �eyden �nce, d�nya tekam�l okulunun belli bir d�neminin sonunu olu�turan g�nleri kapsar. Devre sonu, o devre i�in hedeflenen  �lahi Murad��n tecelli edi� (ortaya ��k��) g�n�d�r. Devre sonu, belli bir devre boyunca tekam�l etmeye �al��an varl�klar�n (bir devre s�resince) kazand�klar� performans�n sonucunu alacaklar� ve bir �st realiteye y�kselme liyakaini elde edecekleri bir zaman dilimidir. Devre sonu, �uurlar�n birbiriyle birle�ecek duruma gelecekleri (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-234) bir d�nemdir(1). Devre sonu, insanl���n; genel kaderini b�l�m b�l�m ��renimini yapt���, s�navlar�n� verdi�i, idraklenme cehtinin �d�l�n� ald��� / alaca�� ve titre�imini y�kseltmek zorunda oldu�u bir zaman dilimidir(2). D�nya be�eriyeti bu y�kseli�e adayd�r ve bunun liyakatine ula�m��t�r ama bu liyakatinin konusu olan hedefi hak etmi� oldu�unu kan�tlamas� i�in (Sad�klar Plan� Ted.�deki ifadesiyle, sayfa-263), ��sars�nt�ya muhta�t�r. Derin bir sars�nt�ya muhta�t�r.� ��te devre sonu, s�z konusu sars�nt�larla birlikte ya�anacak, de�i�ip, geli�ip, de�er kazanma d�nemidir. Ayr�ca, t�m bunlara ek olarak, devre sonu; varl�klar�n kendi �uur ayd�nl�klar�yla hareket etmeleri gerekli olan bir d�nemdir.(Sad�kla Plan� Teb. Sayfa-298)

  Aktard���m�z bu son durumun gere�i olarak; bireyin son bir ceht i�inde uyan�k kalmaya �al���p, kendini �ok d�zeltmesi, �Rahman ve Rahim olan etki�e uyum sa�laman ka��n�lmaz oldu�u ve bu �er�evede �a��rl�klar��ndan kurtulmas�n�n �art oldu�u bir d�nemdir. (Sad�klar Plan� Teb.sayfa-298) s�z konusu ya�amsal zorunluluk �er�evesinde ki�inin; en az�ndan �SA Peygamber�in, en �o�undan MUHAMMED Peygamber�in sahip olduklar� kadar olgunla�mas� ve safla�mas� gereken bir zaman dilimidir devre sonu(3). Devre sonu, vicdan�n nefse �st�n gelmesiyle ortaya ��kacak b�y�k bir de�i�imin ya�anaca�� bir d�nemdir. Bu c�mleden olmak �zere ve de konunun �neminden dolay� bizlerin (idrakli ya da idraksiz olarak tek tek kendi �uurumuzu temizleme cehti ve tela�� (hatta te�evv���) i�inde bulundu�umuz e�siz bir zaman dilimidir devre sonu. ��nk� birey, devre sonu noktaland���nda (k�yam s�reci sona erdi�inde) ancak �uur zenginli�ine g�re belli bir d�zeyin sahibi olacakt�r. (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-314) �Bir devrenin g�r�p g�zetilmesi ve y�netimiyle vazifeli olan plan, mekanizma kendine �zg� baz� tesirleri, bu d�nemin her yerinde hareketli tutar. Bu tesirler, kendi kalitelerine g�re, gerek insan�n ruhunda ve gerekse maddenin titre�imlerinde t�rl� eylemler olu�turur.� (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-467) ��te devre sonu, s�z konusu tesirlere  (ger�ek kurtulu�un gere�i olarak uyum sa�lama zorunlulu�unun bulundu�u bir d�nemdir.

  T�m zamanlar boyunca (ama �zellikle devre sonda yo�un olmak �zere) be�eriyetin ba�l� oldu�u tesir plan�; onun gereksinmelerini g�z �n�nde tutarak, onun sars�l�p, da��lmamas�, y�k�lmamas� ve sapmamas� i�in uygun olan tesirleri ona g�nderir. (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-483) ��te bu tesir sa�na��n� oldu�u gibi b�nyesinden ge�irebilecek safiyete ve g�ce ula�m�� varl�klar�n ortakl���, her zaman oldu�u gibi, devre sonlar�nda da kendili�inden bir �tesir ku�a��� olu�turur. Hatta denilebilir ki, tesir ku�aklar�n�n(dolay�s�yla �tesir planlar�n�n yarat�c�s� varl���n / varl�klar�n kendisidir. Sadece, bunlar�n bir s�ra ve d�zen i�erisinde olmas� ruhsal tesir planlar taraf�ndan sa�lan�r. (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-483)

  Devre sonu ayn� zamanda, be�eri tekam�l�n h�zlanmas�n�n belirginle�ti�i bir d�nemdir. Bu ba�lamda be�eri etkinli�in ve eylemin ruha sa�layaca�� idrak ve enerjinin deneyimlendi�i zaman dilimidir. Bu �ekilde, ruhsal tebli�ler �����nda, ayete ��yle bir g�n� olarak ge�en devre sonunun �nemini ve �zelliklerini g�rd�kten sonra; onun, ayetteki ifadesiyle ger�ekten �korkulmaya� ya da �korunmaya� de�er oldu�unu anl�yoruz.

  Devre sonu ve k�yam gibi ba�ka �nemli konularda da d�nya be�ernin dikkatini �ekmek ve onu belli bir duyarl�l�k i�inde bulundurmak i�in korku motifinden yararlan�ld���n� ba�ka kutsal metinlerde de g�r�yoruz: �zellikle Eski Ahit�te bunun �rneklerini bol bol bulmak olas�d�r. Be�er, �zelliklede dar �uurlu, otomatik ve idraksiz be�er tipi) korkutularak �nemli konularda uyar�lm�� ve onlardan korunmas� / sak�nmas� ���tlenmi�tir. Bu, asl�nda; yukar�da da belirtti�imiz gibi, d�nya be�erinin do�as�na uygun bir �dikkat �ekme y�ntemi�dir.

  �neminin nereden geldi�ine yukar�da de�indi�imiz devre sonunda (k�yamet / mah�er g�n�nde) ��kimsenin kimseden yararlanamayaca��, bir �efaatin de kabul edilmeyece�i��de ayette vurgulanmaktad�r. Yani, herkes kendinden ve kendi fiillerinden sorumlu olacakt�r. Genel tekam�l s�reci i�inde ba�kas�n�n sorumlulu�unu y�klenmek zaten olas� de�ildir: �nsan insan�n sadece geli�im arac�d�r. Bunun i�in insan insan�n epr�v (ya�am s�nav�) arac�d�r ve insan insan ile s�nan�r ama kimse kimsenin i�sel geli�im sorumlulu�unu y�klenemez. Her varl�k kendi sorumlu�unu ve y�k�n� ta��yabilecek kadar y�cedir ve bu g�ce de sahiptir. Bir ruhsal tebli�de dendi�i gibi, Herkes kendi alan� i�erisindeki s�nava girmi�tir  ve kimsenin kimse hakk�nda h�k�m verme yetkisi yoktur.� Yarg�lamak, zaten devrenin her d�neminde ka��n�lmas� gereken bir tutum olarak belirtilmi�tir. Esasen, ara�t�rmadan / incelemeden ve irdelemeden yarg�lamak tutuclu�un ve kendini bilmezli�in  dik alas�d�r. Ki�i ki�iden sorumlu de�ildir ama ki�i ki�iyi bu �ekilde yarg�lama kalkt��� zaman, vebal v sorumluluk alt�na girer. Hepimiz buna (yani, b�yle bir be�eri hata yap�p yapmad���m�za) dikkat etmeliyiz. Ba�ka bir deyi� ile, ba�kas�ndan �nce kendimize dikkat etmek daha bilgece bir tutumun ifadesidir. ��nk�, birinci derecede birey kendinden sorumludur. Hele devre sonunun son g�nlerinde be�erin kendi kendine olan sorumlulu�u ya�amsal bir �nem kazan�r. Bundan dolay� da, ayette belirtildi�i gibi, kimsenin kimseye �efaati / yard�m� s�z konusu de�ildir. �efaat ve yardm konusuna ge�meden �nce, insan�n b�yle bir �eyden sorumlu olmad��� konusuyla ilgili olarak �sorumluk� (daha do�rusu ki�inin as�l nelerden sorumlu oldu�u) kavram�n� ele alal�m. Ki�iye as�l sorumluluk  y�kleyen durumlar / konular nelerdir, bunlar� g�zden ge�irelim:

S o r u m l u l u k :

  Bir kimsenin bir �eyden  ya da ba�ka birinden sorumlu olmas� i�in, bir kimsenin yerine getirece�i vazifeyi y�zde y�z yapacak g��te olmas� gerekir. Ki�i ba�ka bir ki�iyi y�zde y�z geli�tirebilecek g��te midir? Ne gezer�Hele dar �uurlu ve yeni yeni uyanmaya �al��an, bilgiye g�re hareket etmekten uzak, nefsaniyetle g�d�mlenmekten kendini yeni yeni kurtarmaya �al��an birey, ba�kalar�ndan �nce elbette ki kendinden sorumludur.Bu kimse bencilce bir ya�am s�rd��� i�in; herkesin g�venini yitirmi�, hatta ku�kular� �zerinde toplam�� oldu�undan, onun ba�klar�ndan sorumlu oldu�unu d���nmek bile be�eri bir zaaftan ba�ka nedir ki?

  Ki�inin �nce s�z konusu bencilliklerden ve be�eri zaaflardan kurtularak; nefsaniyette fakir, ruhta zengin duruma gelmeli ki, kendisinden yard�m al�nabilece�i konusunda �evresindekiler kendisine g�ven duysun. Nefsin zulm�ne bo�ulmu� urumda bulunan bir kimse �nce vicdan-nefs dengesini i� b�nyesinde kurmaktan kendi kendine kar�� sorumludur. Bu sorumluluk ile �yle bir ya�am sergilemeli ki; nefsaniyeti, kendi h�rs� i�inde bo�ulup gitsin. Dolay�s�yla be�er, her �eyden �nce, ayaklar�na tak�lm�� bulunan �nefsaniyet �al�s��ndan kendini kurtarmal�d�r.��te b�yle bir ceht i�inde nefissiz sab�r ve nefissiz ak�l sahibi olabildi�i �l��de kendi kurtulu�unu ger�ekle�tirmi�, o oranda da ba�kalar�na i�sel geli�im y�n�nde yard�mda bulunabilme liyakatine ula�abilmi�tir. Bu yard�m, sadece bir yakla��md�r: Yol g�sterme, i�aret etme, dikkat �ekme, bir ���t ve bir �zendirmeden �te bir eylem olmay�p, dolay�s�yla yine ba�kalar�n�n geli�imine y�nelik bir sorumluluk de�ildir.

Varl�k Olman�n Sorumlulu�u :

  Bireyin �ncelikle kendine kar�� sorumlulu�u; be�eri insan olmaya zorlayan, �varl�k olman�n sorumlulu�u�dur. �Varl�k olman�n sorumlulu�u�nun gre�i ise, her �eyden �nce, idraklenme cehti i�inde kendini tan�mamaya �al��mas� ve devre sonunda bir �st realiteye s��rayabilecek d�zeye gelmesidir. Dolay�s�yla, ki�inin herhangi bir �eyden sorumlu olmas� s�z konusu olsa bile; bu sorumluluk, ki�inin kendini bilmesi ve idrak d�zeyi ile daha sa�l�kl� ve isabetli duruma gelir.

  G�n�m�z�n d�nya be�eri, devre sonunun gereklerini yerine getirme tela�� i�inde sorumluluklar�n� idrak yetersizli�inden dolay� sergileyememektedir. Onun i�in devre onu, ayette de belirtildi�i gibi,�...kimsenin kimseden yarlanamayaca�� (peygamber de dahil) kimseden bir �efaat kabul edilmeyece�i...� �ok kritik bir ge�i� d�nemidir. Herkes kendi derdine d��m��t�r, herkes kendi kendini kurtarmaktan ve bir �st titre�im d�zeyine kendini atmaktan sorumludur. �nce birey idraklenme konusunda kendi kendisine (kendi y�ksek benli�ine ve dolay�s�yla plan�na) kar�� sorumludur. ��nk�, i�e yarar bir sorumluluk bilinci ile, idrakin geni�li�i aras�nda (Sad�klar Plan� Teb., sayfa-394) s�k� bir ili�ki vard�r. T�m bunlardan anla��l�yor ki, be�er �ncelikle idraklenmenin, insan aday� olman�n ve kendini tan�man�n gereklerini yerine getirmekten sorumludur. �zellikle devre sonunda (ayetteki ifadesiyle, �o g�nde / �yle bir g�nde�) bu sorumluluk ya�amsal �nemi haizdir ve be�erin dikkati bu konuya (�korku� motifi kullan�larak) �nemle �ekilmi�tir.

  �nsan�n (�zellikle devre sonunda) ger�ekten neyden sorumlu oldu�u konusuna bu �ekilde de�indikten sonra, �imdi gelelim ayetin ikinci yar�s�ndaki �yard�m,�efaat, fidye� kavramlar�na:

Yard�m, �efaat, Fidye:

   Esasen, yukar�daki paragraflarda ki�inin ki�iye yard�m�n�n; birbirine, kar��l�kl� epr�v arac� / vesilesi, s�nanma arac� olu�turmak oldu�unu ama herkesin kendi geli�iminden (idraklenmesinden) kendisinin sorumlu oldu�unu, hele devre sonu dedi�imiz o k�yamet / mah�er g�n�nde herkesin sanki kendi derdine d��t���n�, ba�kalar�n� d���nemeyecek bir tela� (�imdiki durumumuz) i�inde bulundu�unu vurgulam��t�k. �zellikle devre sonunun �u son g�nleri; yard�mla�man�n, (peygamber de dahil) �efaatin, fidyenin kesildi�i / iyice kesilece�i �ok kritik bir zaman dilimidir.. Sanki yard�mla�ma ve dayan��ma bir anlamda bu kritik g�nlerde donduruluyor...�yle ki, kendisine �efaat etme yetkisi verilmi� bulunan Muhammed Peygamber� in bile �efaat edemeyece�i (ayetten) anla��l�yor. ��nk�, ayette; �...o g�n hi� kimsenin ...�  ifadesi kullan�l�yor.Esasen devre sonu (k�yamet, dinsel ifadesiyle �mah�er�)  herkesin kendini kurtarmaktan �te hi�bir �ey d���nemeyece�i bir d�nemdir. (Kur�an, Abese � 34+35+36) Zaten o son g�ne kadar �tekam�l s��ramas�� yapabilecek duruma gelmi�  olanlar belli bir olgunluk ve safiyetle yeni d�neme (Alt�n �a�a)) ge�ebilecek duruma gelmi�lerdir.O g�ne kadar yap�labilecek her t�rden yard�m (�efaat de dahil) be�ere yap�lm��t�r ve birey gelebilece�i kadar belli bir olgunluk d�zeyine gelmi�tir.

  Bu d�zey kendisini �yeni d�neme� s��ratmaya yeterli ise, bunu becerebilir; yetersiz ise,�devre sonu art���� olarak i�leme tabi tutulacakt�r...

 

(1)     Ancak bu �birle�me� , yine Sad�klar Plan��n�n ifadesiyle, �Yukar��n�n yard�m� ile, �st�n bir tesirlili�in araya girmesiyle�� ortaya ��kacak bir birle�medir.

(2)     Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-244

(3)     �sa Peygamber, be�eriyete %1oo vicdan uygulamas�n� g�steren bir vazifelidir; Muhammed Peygamber ise be�eriyete %100  makul vicdan uygulamas�n� g�steren bir vazifelidir. (Sad�klar Plan� Teb. Sayfa-299)

Yay�n Tarihi: 04.�ubat.2013

 

Astroset 2003-2013