Metafor / Kuantum Evren

WWW.ASTROSET.COM

VARLIK ve ZAMAN

Do�.Dr. Haluk BERKMEN

  Varl�k hakk�nda eskiden beri bir�ok d���nce �retilmi�tir. Felsefenin temel konular�ndan biri olan varl�k konusu hakk�nda konu�mak demek varl�k bilimi yapmak demektir ki bu bilime Ontoloji denir. Ontoloji bilimi bizim d���nsel �retimimiz olmayan alanla ilgilenir. Bizim d���nsel �retimimizle ilgilenen bilime ise Epistemoloji denir. Yani ontoloji "varl�k bilimi" ise epistemoloji "bilgi bilimi"dir. Ancak, hemen belirteyim ki ontoloji ve epistemoloji birbirlerinden ba��ms�z de�ildirler. Birbirlerini etkilerler ve d�n��t�r�rler. Yani, insan kendi d���nda olan� sadece alg�lamakla kalmaz, ayn� zamanda yorumlar.

  T�z Nedir?
  Duyularla alg�lanan ontolojiye ait olsa da bu alg�lanan, her ne ise, daima bir yorumu da beraberinde getirdi�inden epistemolojiye ait olur. �rne�in, bilim adamlar� g�zlemlerinde uzayda yeni bir t�r y�ld�z ortaya ��karsalar derhal o y�ld�z�n olu�umu veya nitelikleri ile ilgili yeni modeller �retmeye ba�larlar. G�zlenen y�ld�z ontolojiye ait olsa da onun hakk�nda �retilen modeller veya yorumlar epistemolojiye aittir. Bu a��dan bakt���m�zda "varl�k" tek tek nesneler olarak alg�m�z�n konusu olmas� bak�m�ndan ontolojiye, onun mahiyeti ve �zellikleri hakk�nda yap�lan yorumlar i�erdi�inde epistemolojiye aittir. Nesnelerin kayna�� olan varl�k alan�na �
T�z� diyoruz. T�z kavram� insan�n d���nce �r�n� oldu�undan epistemolojik bir kavramd�r. Yani, biz t�z� bizatihi, nesneleri alg�lad���m�z gibi alg�layam�yoruz. T�z�n varl���n� varsay�yoruz. Olmas� "gerekti�i" sonucuna var�yoruz. Yani T�Z zorunlu olarak vard�r.

  Nesneler i�in as�l kaynak, cevher veya t�z ise insanlar i�in as�l kaynak, Ruh'tur. Fakat ruhsal alan ile t�z alan� farkl� iki alan de�ildir. Bize, insan olarak ruh kavram� t�z kavram�ndan daha yak�n geliyor. �u halde t�z ile ruh e�de�er (birbirleri yerine kullan�labilen) kavramlard�r.

  Ontolojide kal�rsak �u soruya ontolojik olarak yan�t verebilir miyiz? T�z�n d���nda, yani varl�k alan� d���nda, t�z olmayan farkl� bir alan olabilir mi? Verece�imiz her yan�t varl�k alan�na ait olacakt�r. ��nk� �evet vard�r� desek t�z d��� bir alan�n�n varl���ndan s�z etmi� oluruz ki o da varl�k alan�na ait olur. �Hay�r, t�z�n d���nda ba�ka alan yoktur� desek, varl�k alan�n� onaylam�� oluruz.

  �u halde varl�k alan�n�n d���nda farkl� bir alan yoktur ve varl���n kar��t� da yoktur. Fakat mant�ken her kavram, kar��t� ile birlikte bir �ift halinde olu�ur. �u halde varl���n kar��t� olmas� gerekmez mi? Varl���n kar��t�ndan s�z etmek demek, onu zorunlu varl�k olmaktan ��kar�p, keyfi hale getirmektir. ��nk� tek zorunlu iken iki bir se�im getirir. Bu da o ikili �eyin zorunlu olmas�n� ortadan kald�r�r.

  �yi ve K�t� Hem Vard�r-Hem Yoktur
  Biraz da epistemolojinin ara�t�rma konular�na bakal�m. Epistemolojinin 3 tane ara�t�rma konusu vard�r. 1. Etik (ahl�k) konusu 2. Estetik konusu ve 3. Mant�k konusu. Her �� konuya ortak bir isim vermek gerekirse �De�erler alan�� diyebiliriz.
  Eti�in yani ahl�k�n temel yarg�s� iyi-k�t� ay�r�m�d�r. Ahl�kl� ki�iler ayn� zamanda iyidir. Ahl�ks�z ki�iler ise k�t�d�r. Estetik konusunun temel yarg�s� g�zel-�irkin ay�r�m�d�r. Mant�k konusunun temel yarg�s� ise do�ru-yanl�� ay�r�m�d�r. Her �� yarg� ikili mant��a dayan�yor. �yinin kar��t� k�t�, g�zelin kar��t� �irkin ve do�runun kar��t� yanl��. Bu kar��tlar ontolojik olarak varl�klar� var m�d�r? Hay�r yoktur. ��nk� do�ada iyi ve k�t� nesneler yoktur. Bizim onlara verdi�imiz de�er sonucu iyi veya k�t� olurlar. Keza, do�ada g�zel-�irkin ay�r�m� da yoktur. Biz kendi k�lt�r�m�z ve �ahsi bak�� a��m�z�n etkisiyle g�zel �irkin ay�r�m� yapar�z. Peki ya do�ru-yanl��? Do�ada ne do�ru vard�r ne de yanl��. Do�a vard�r ve ne do�rudur ne de yanl��. Do�ru-yanl�� bizim akl�m�z�n �r�n� bir yarg� �ifti olup, yani epistemolojinin temel aletidir, aletidir diyorum, ��nk� ay�r�mc� rasyonel akl�n �al��mas� i�in mant��a ihtiyac� vard�r ve yorum yapabilmek i�in, k�saca d���nmek i�in mant�k kullanmak �artt�r.

  Her ne kadar d���ncede ayr�lan kar��t kavramlar de�er i�erseler de, ya�ant�m�z� "pozitif de�erler" �zerine kurmam�zda fayda vard�r. Yani bir se�im s�z konusu oldu�unda iyiyi, g�zeli ve do�ruyu se�mek gerekir. B�ylece hem kendimize hem de �evremize yararl� ve hay�rl� davran��lar i�ine girmi� oluruz.

  Aristo Mant���
 
Kar��t kavramlar� i�eren ikili mant��a Aristo mant��� denir. Bir b�t�n� iki ayr� par�aya ay�rmaya kadim Yunan felsefesinde �dikotomi� ad� verilmi�tir. Bu ay�r�mda bir par�aya ait olan di�er par�aya ait olamaz. Kavram �iftleri i�in de durum budur. Bu t�r bir ay�r�m ya kar��t veya tamamlay�c� olabilir ama �st �ste, giri�im halinde olamaz. Aristo mant���n�n en temel ilkesi �zde�lik ilkesidir. Bu ilkeye g�re bir �ey yaln�zca kendi olabilir. Yani, A ancak A olabilir ve A�dan ba�ka herhangi bir �ey olamaz. B�ylece bir b�t�n par�alara ayr�ld���nda her par�a yal�t�k ve ba��ms�z bir birim olur.

 

  B�t�nsel Alan
  Varl�k b�t�nsel bir aland�r ve bu alan�n kar��t� yoktur. Yani, par�alanamaz. Par�alara b�l�nse de bu b�l�mler yal�t�k ve ba��ms�z birimler olamaz. ��nk� par�alara yal�t�k ve ba��ms�z birimler olarak bakmak demek, par�alar aras� ortak noktalar�n bulunmad���n� ve giri�im olmad���n� iddia etmek demektir. Oysaki her par�a di�er par�alara muhta�t�r ve var olmas� di�er par�alar sayesinde olur. Di�er par�alar olmasa kendisi de var olamaz.


  Hayvanlar birbirleri ve bitkilerle beslenir. Bitkiler havadaki gazla, ���kla ve yerdeki minarelerle ve suyla beslenir. �nsanlar hepsiyle beslenir. Demek ki fiziksel olarak do�a i�i i�e ve giri�im halindedir. Evren de �yledir. D�nyam�z g�ne�in etraf�nda d�ner, g�ne� Samanyolu g�k adas�n�n i�indedir. Bu g�k adas� da daha b�y�k bir sisteme ba�l� olarak varl���n� s�rd�rmektedir. Mikro d�nya da ayn� durumda s�rekli giri�im halindedir. Kuantum kuram� g�stermi�tir ki mikro �lemde madde denilen nesneler hem dalgad�rlar hem par�ac�k. Yani iki z�t �zellik ayn� nesnede bulabilmektedir. Bu durum Aristo mant���na ters d��mektedir.

  �u halde ileri s�r�len kavram ile onun kar��t kavram�n�n ayn� anda do�ru olmalar�na izin vermek gerekir.Yani bir kavram hem kendi hem kar��t� olabilmelidir. ��nk� do�ada, yani ontolojik alanda giri�im vard�r ve kesin ay�r�mlar s�z konusu de�ildir. Fakat Aristo mant���nda bir kavram hem kendi hem de kar��t� olamaz. �rne�in bir insan hem k�sa boylu hem uzun boylu olamaz. Ancak bir di�er insana g�re (g�reli olarak) k�sa veya uzun boylu olabilir. Aristo mant���nda g�relilik yerine mutlakl�k ge�erlidir. Oysa ki do�aya y�nelik olan her kavram g�relidir. Benzer �ekilde, bir �nerme hem do�ru hem yanl�� olamaz. ��nk� bu kabul �zde�lik ilkesine ayk�r�d�r. Demek ki Aristo mant��� do�aya uygun de�ildir ve ontolojik alan i�in farkl� bir mant��a gerek vard�r.

  Klasik Yunan d���n�rleri do�ada g�zlem ve deney yapmakla pek ilgilenmezlerdi. Onlar d���ncede ideal bir d�nya ve ideal kavramlarla ilgilenirlerdi. G�reli olanla de�il, mutlak olanla ilgileniyorlard�. Zaten, mutlakl�k i�eren "
ideal" s�z� �idea� dan t�rer ki d���nce demektir. Demek ki kadim yunan felsefi do�adan kopuk idealar �zerine kurulu bir felsefe ve mant�kt�r. 16�c� y�zy�ldan itibaren geli�en felsefe ise do�ada yap�lan deney ve g�zlemlerden b�y�k �apta yararlanm��t�r. Aristonun dikotomi mant��� do�an�n mant��� ile uyu�mamaktad�r. Do�ada ay�r�m de�il, birliktelik ve b�t�nl�k vard�r. Do�aya uygun yeni bir mant�k gerekli oldu�u ortaya ��kmaktad�r.

  Hem-Hem Mant���
  Bu mant��a �Hem-hem mant���� diyelim. Modern fizik bilimlerine ve �zellikle Kuantum kuram�nda Hem-hem mant���na uygun d��en �nermeler bulunmaktad�r. �rne�in belirsizlik ve olas�l�k ilkeleri hem-hem mant���na uygun ilkelerdir.


  Kuantum kuram�n�n belirsizlik ilkesine g�re bir elektronun (atom alt� par�ac���n) uzaydaki yerini kesin olarak bilmek istersek onun momentumu (h�z�) hakk�nda kesin bilgiye ula�amay�z. Yani, atom alt� par�ac�klar�n yerini kesinlikle saptamak istersek belli bir anda onun foto�raf�n� �ekmek zorunday�z. Bunun anlam� belli bir anda zaman� durdurmu� olmam�zd�r. �ekilen foto�raf hep ayn� an� bize g�sterdi�inden foto�raf �ekmekle zaman durmu� olur. Nesneleri maddele�tirmek zaman� durdurmak yani varl��� dondurmak ve hareketi yok etmek demektir.

  Hareketi yok etmek istemiyorsak nesneleri madde olarak de�il dalga olarak tan�mlamam�z gerekir. ��nk� dalga bir noktada yo�unla�m�� bir nesne olmay�p yayg�n bir yap�ya sahiptir. Her var olan nesne hareket edebiliyorsa onun dalgasal �zelli�inden dolay�d�r. Demek ki nesneler hem maddedir hem de dalga. Bu iki kavram ne kar��tt�r ne de biti�ik, fakat birbirlerini tamamlay�c�d�rlar. Yani nesnelerde bu iki �zellik yan yana de�il, �st �stedir. Biri �ste ��kt���nda di�eri altta kal�yor ve kayboluyor. Nesneleri ya dalga veya par�ac�k olarak alg�layabiliyoruz ama her iki �zellik ayn� deneyde ortaya ��km�yor.

  An Kavram�
  Kuantum kuram�na g�re zaman s�rekli ve �l��lebilen bir de�i�ken de�ildir. Sadece s�reksiz ve noktasal �an� kavram� mevcuttur. �ki an aras�ndaki s�reyi doldurmak ve zaman�n ak�� y�n�n� saptamak bize d��mektedir. Zaman y�n� bize b�rak�lm�� ise zaman�n ak�� y�n� ge�mi�ten gelece�e do�ru olabilece�i gibi, tam aksi y�nde gelecekten ge�mi�e do�ru da olabilir. Ge�mi�ten gelece�e do�ru tek y�nl� akan zaman kavram� yerine, her iki y�nde akabilen tersinir zaman anlay���na varmak �Hem-hem mant���n�� kabullenmemizi gerektirmektedir.

  Ontolojik olan an kavram�d�r. Zaman kavram� ise epistemolojiktir. Yani, zaman kavram� bizim beynimizin ve d���ncemizin �r�n�d�r. Evrende ontolojik zaman pe�pe�e dizilen s�reksiz anlardan olu�ur ama her an bir �nceki ve bir sonraki ana dalgasal olarak ba�l�d�r. Yani zaman hem s�reklidir hem s�reksiz. Bu durum ancak hem-hem mant��� ile anla��labilir.

  Zaman�n tersinmez olarak ge�mi�ten gelece�e do�ru akmas�n� nas�l a��klayabiliriz? Bir an �nce ge�mi� gitmi�tir. Zaman kavram� ontolojik de�il epistemolojik bir kavramd�r. Ge�mi� ya�am�yoruz, sadece hat�rl�yoruz. Yani, belle�imizden bir imgeyi sanki varm�� gibi kabul ediyoruz. �u andaki durumla biraz �nceki durumu yan yana getirdi�imizde zaman�n ge�mi�ten gelece�e do�ru akt��� sonucuna var�yoruz. Yan yana getirmek dikotomi yapmakt�r. Yani, Aristo mant��� ile d���nmektir. Oysaki hem-hem mant���na g�re yan yana getirmek yerine �st �ste getirmemiz gerekir. Hem-hem mant��� ge�mi�i ret etmez. Hem ge�mi�in hem de �u andaki durumun e�it derecede �nemli oldu�unu kabul eder. �u an varsa �u an�n gere�i yap�l�rken ge�mi�le ba�lar�n kopar�lmamas� gerekir. ��te, k�lt�r ancak bu �ekilde geli�ir. Ge�mi�le ba�lar kopar�ld���nda k�lt�r zay�flar ve ��ker.

  �u an hem ge�mi�ten hem de gelecekten etkilenir. Her ikisinden etkilenir ��nk� zaman dalgas�n�n bir ucu ge�mi�e di�er ucu gelece�e ba�l�d�r. �u an ise dalgay� olu�turan bir�ok par�ac�ktan bir tanesidir. Bu durumu g�z �n�ne getirmek i�in bir tren katar�n� d���n�n. Katar pe�pe�e ba�l� vagonlardan olu�mu�tur. Fakat her vagon kendi ba��na bir b�t�nd�r. Katar dalgay�, vagon ise par�ac��� simgeler. Biz birey olarak bir vagonda bulunuruz. Ancak vagonun i�ini ve d���n� g�r�r�z. Katar�n kendisini g�remeyiz ama onun varl���n� kabul ederiz. Vagonun i�inde kald���m�z s�rece vagon ontolojik, katar epistemolojik birer kavram durumundad�rlar.

 

  Tek�lik-Bir�lik-Vahdet
  �u "varl�k" konusuna geri d�necek olursak, varl�k ontolojik, yokluk epistemolojik olmaktad�r. ��nk� yokluk g�zlenemez, ancak d���n�lebilir. Hem-hem mant���na g�re varl�k hem vard�r hem yoktur. Benzer �ekilde Allah kavram� da hem ontolojik hem epistemolojiktir. Allah kavram�na �nce tenzih ile yakla��l�r. Yani, Allah ona, �una, buna benzemez. �nce ret edilerek yoklu�a ula��l�r. Bu ad�m epistemolojiktir. ��nk� tenzih etmek ancak ak�l yoluyla olur. G�zlem yoluyla olmaz. G�zlem yoluyla ula��lan sonu�lar ontolojiktir. Allah �nce tenzihle sonra da te�bihle tan�mlan�r.
  �nce hi�bir var olana benzemedi�i s�ylenir, sonra da onun 99 isminden (Ema-�l H�snalardan) s�z edilir. Demek ki, �nce epistemolojik yakla��m, sonra da ontolojik yakla��m gereklidir. ��nk� ontoloji sayesinde Allah��n varl��� onaylanm�� olur. Allah bir t�z olarak as�l cevherdir ve b�l�nemez. nas�l ki T�z veya Ruh zorunlu varl�k ise Allah da zorunlu varl�kt�r. Keyfi olarak "ben inanm�yorum" demek bir bak�ma kendini de keyfi varl�k olarak g�rmek demektir. Oysa ki biz ruh-beden b�t�nl��� olarak bu maddi d�nyada zorunlu olarak var�z. "Ben bug�n yok olaca��m yar�n beliririm" diyemeyiz. Varl�k alan� i�inde yer de�i�tirebiliriz ama yok olamay�z.


  Bu g�r�� bizi Muhiddin �bn�l Arabi�nin Vahdet-i V�cud felsefesine g�t�r�r. Vahdet-i V�c�d felsefesi varl���n tekli�i demek olup, farkl� yakla��mlar�n yapay ay�r�mlar olu�turduklar�n� ve hakikatin teklikte aranmas� gerekti�ini savunur. �� ile d�� aras�ndaki birli�i ve b�t�nl��� vurgularken t�mellerden s�z eder. T�meller, yani idealar d��ta var olmayan ama insan�n zihninde ger�eklikleri bulunan epistemolojik �eylerdir. T�mellerin bu iki �zelli�ini Vahdet-i V�c�d felsefesinde ad� �ok ge�en Ayan-i Sabite kavram�nda bulmaktay�z. Ayan-� sabiteler, belirgin sabit s�fatlar veya ilahi isimler ikili do�aya sahiptirler. Hem Tanr��n�n g�zel isimleri (Esma-�l H�sna) hem de var olanlar�n hakikatleridir.

  Demek ki, kaynak olan T�z veya Ruh veya Allah kavram� d���nda her var olan ikilemle tan�mlanabilir. Sadece T�z/Ruh/Allah teklikle tan�mlan�r. Bu tekli�e "ehadiyet" denir. Ehad, b�l�nemez tek oland�r. Vahit ise ay�r�ml� tekliktir. Yani, nesneler bu d�nyada tek olarak bulunabilirler. Her insan tektir ve kendinin bire-bir kopyas� yoktur. Bu bak�mdan her insan vahittir ama ehad de�ildir. Ayan-� Sabiteler de vahittirler. Her biri kendi ba��na bir t�meldir ama birden fazla olduklar�ndan ehad olamazlar.

  Ancak, onlar�n ikili yap�s� da vard�r. Bu yap� �st �ste binmi� bir yap�d�r. ��nk� bir y�zleri Allah'a di�er y�zleri insan d�n�kt�r. Bir y�zleri belirgin oldu�unda di�er y�zleri g�r�nmez olur. �nsanlara d�n�k y�zleri birtak�m t�melleri belirledi�inde Allah'a ait t�meller yok olur. Peki nedir bu t�meller? Bu t�mellere "kategorya" denir. Yani her nesnenin olmazsa olmaz �zellikleri durumundad�rlar. T�z ise bir kategorya de�ildir ��nk� iki y�ne d�n�k y�z� yoktur.

  Dokuz Kategori
  Dokuz adet t�melden (kategoriden) s�z edilir. Bunlar: 1. Nicelik, 2. Nitelik, 3. �li�ki, 4. Mek�n, 5. Zaman, 6. Durum, 7. Sahiplik, 8. Hareket ve 9. �stek

  Kadim d���n�rler ilk kategori olarak "T�z" kavram�n� ileri s�rm�� olsalar da, t�z�n g�zlenmesi m�mk�n olmad���ndan bir kategori olarak tan�mlanamayaca�� g�r���ndeyim.
  Yukar�daki kategoriler �zerine d���n�rsek asl�nda say�n�n dokuzdan daha az oldu�u sonucuna varabiliriz. �ncelikle nicelik gerekli midir? Her var olan vahit oldu�undan "nicelik" insan �r�n�d�r. Bir fabrikada ayn� nesneden binlerce ayn� nesne �retebiliriz. Ama, do�a b�yle davranm�yor. Her var olan biraz farkl� var oluyor. Ayn� a�a�tan toplanan elmalar birbirlerinin t�pat�p e�iti de�ildir. Sadece birbirlerine benzerler. �u halde "nicelik" bir t�mel de�ildir. Ama pratik olarak bizim d���ncemizle �retilebilir. Matematik say�lar da insan �retimidirler. Onlar da epistemolojik kavramlard�r.

  Bir de hareket ve zaman kavramlar�na bakal�m. Zaman ve hareket birbirlerinden ba��ms�z t�meller de�ildir. Biri olmadan di�eri var olamaz. Klasik fizikte onlar ayr� kabul edilseler de Kuantum fizi�inde ayr� de�ildirler. ��nk� Kuantum kuram�na g�re zaman sadece statik anlardan ibarettir. �u halde ya hareket veya zaman kategorisini kabullenmek yeterlidir.

  �stek de bir t�mel olup olmad��� tart���l�r. ��nk� istek insan �r�n�d�r. Ontolojik de�ildir. Do�a istemez, nas�lsa �yledir. Ama, do�a var olmay� ister. Bu bak�mdan varl�k varsa istek de olmal�d�r. Varl�k ise bir kategori de�ildir. ��nk� bir idea de�ildir. Varl�k ontolojiktir. E�er varl�k zorunlu olarak varsa di�er kategoriler (t�meller) keyfi veya "olas�" duruma d�n���rler. Olas�l�k bir �e�it kategorilerin zorunlu y�n�d�r. Yani "olas�l�k" hem ontolojiktir, hem epistemolojik. Ontolojiktir, ��nk� g�zlenir. Epistemolojiktir ��nk� hesaplan�r.

  Demek ki olas�l�k var olanlar�n zorunlu bir �zelli�idir. Var olanlar zorunlu olarak var de�ildirler sadece varl�k zorunludur. Var olanlar val���n titre�imlerinden veya yerel yo�unluklar�ndan ibarettirler. Yo�unluk farklar� farkl� nesnelerin olu�umuna olanak sa�larlar. Ama bu olanak zorunlu oldu�undan, farkl� nesnelerin ortaya ��kmas� da zorunludur. �imdi neden do�ada birbirine t�pat�p ayn� iki nesnenin olu�mad���n� anlam�� ve a��klam�� oluyoruz.

  G�relilik Zorunludur
  Farkl� nesnelerin ortaya ��kmas� sonucu g�relilik de zorunlu olur. ��nk� iki nesne ayn� ise tepkileri de ayn� olur. Yani do�a makina gibi tek t�r �retim yapmaya ba�lar. �ki farkl� nesne t�pat�p ayn� olmad�klar�ndan birinin alg�s� di�erinden farkl� olmak zorundad�r. B�ylece g�relilik ortaya ��kar. G�relilik kuram�nda zaman ve mek�n nesnenin h�z�na g�re de�i�ir. Bu da g�steriyor ki h�z kavram� (kategorisi) esas al�n�rsa ne zaman ne de mek�n kategorisine gerek vard�r. Fakat h�z g�relidir. Neye g�re veya kime g�re h�zl� veya yava�?

  G�relilik en ez iki adet nesne veya g�zlemci gerektirir. Tek bir g�zlemci kendinden ba�ka bir �ey g�zleyemeyece�inden onun tek bir varl��� olabilir. Fakat var olmak i�in istek de gerekli oldu�undan varl�k varl���n� s�rd�rmek i�in zorunlu olarak �oklu�u olu�turmu�tur. Bu bak�mdan Kuran'da "K�nt� kenzen" ayeti vard�r ve Allah'�n kendi varl���n� s�rd�rmesi i�in bilinmek istedi�i yaz�l�d�r. Burada, dikkat edin, "istek" vard�r. Sonsuz ve b�t�nsel varl�k, varl���n� s�rd�rmek i�in kendine ait fakat birey olan ve bir miktar kendi iste�i bulunan �oklu�u yaratmak zorunda kalm��t�r.

  C�zi ve K�lli �rade
  Her var olan nesne bir miktar "istek" sahibidir. Bu duruma "c�zi irade" denir. Yani, par�an�n iste�i veya iradesi olmal�d�r. Ehadiyetin iradesi ise kendi varl���n� s�rd�rmekten ibaret olup bu iste�e "k�lli irade" denir. Demek ki, var olanlar�n var olu� nedeni b�t�nsel varl���n varl���n� s�rd�rmektir. Onun i�in her var olan varl�k alan�nda bir s�re vard�r ve bir s�re sonra ehadiyet alan�na geri d�ner. Ama t�m�yle yok olu� yoktur. Sadece enerji yo�unlu�unda de�i�iklik ve d�n���m vard�r. Madde olarak yo�un enerji �eklinden daha ince ruhsal enerjiye d�n���r. Ama o ruhsal enerji varl���n� s�rd�rmek i�in yeniden yerel yo�unluklar olu�turarak madde denen yap�lar�n olu�umunu sa�lar. Bu d�ng� s�rekli ve ayn� zamanda kesiklidir. Yani bitmez ama her var olan bir di�er var olandan farkl�d�r. Bu bak�mdan varl�k hem s�reklidir hem s�reksiz. �eli�kiye d��meden anlayabilmek i�in Hem-hem mant���n� kullanmak gerekir.

  �kili Mant�k �eli�ki Yarat�r
  �kili mant�k i�inde kalanlar bu konularda �eli�kiye d��erler. �kili d���nd�klerinden varl�k varsa yokluk da olmal�d�r sonucuna ula��rlar. �yilik varsa k�t�l�k de olmal�d�r derler. Hem-hem mant���na g�re her davran�� hem iyidir hem k�t�. Birine g�re iyi olan bir di�erine g�re k�t� olabilir. �rne�in bankalar�n ki�ilere bor� vermesi hem iyidir hem k�t�. �yidir ��nk� bu sayede insanlar eksiklerini tamamlarlar. K�t�d�r ��nk� insanlar� daha �ok harcamaya ve daha �ok istek i�inde bulunmaya iterler. E�er istekler k�lli iradenin (varl���n) var olmas� y�n�nde ise mesele yok. Ama ki�ilerin bencil isteklerini tatmin y�n�nde ise varl���n varl���n� s�rd�rmesine hizmet etmeyece�inden sorun olu�turur. Fakat, Hem-hem mant��� i�inde isek ki�iler de b�t�nsel varl���n par�as� olduklar�ndan, kendilerine d�n�k ki�isel istekler de bir bak�ma b�t�ne yarar.

  T�mel Olan�n Birimleri
  Yerel olarak bakarsak ay�r�ml� de�erler olu�ur. T�mel olarak bakarsak bu de�erler yok olur. Ne demek yok olur? T�mellerin insani y�zleri kayb olur, yerine Tanr�sal y�zleri belirir, demek. Yani kategoryalar kaybolur, Esma-i H�snalar belirir. Bunlar da Tanr�'n�n g�zel isimleri oldu�undan her olayda Tanr� iste�i oldu�u anla��l�r. ��te, bu y�zdendir ki "
Allah'�n iste�i olur" denmektedir. Bu istek de insan iste�i gibi olsa da t�m insanlar� kapsar. ��nk� her bir insan o t�mel enerjiden olu�mu� k���k bir par�ad�r. T�mel enerji bu par�alar aras�nda ay�r�m yapmaz. ��nk� hepsi kendine ait, e�it derecede �nemlidir.
  Varl���n tek iste�i ay�r�ms�z olarak varl���n� s�rd�rmektir. Bunun i�in farkl�l�k gibi g�r�nen ay�r�mlara yerel olarak izin verir. Temelde herhangi bir ay�r�m s�z konusu de�ildir.

Yay�n Tarihi: 30.Aral�k.2008

 

Astroset 2004-2010