Metafor / Kuantum Evren

Kadim Bilgelik ve Yeni Fizik 2

WWW.ASTROSET.COM

DO�U B�LGEL���NDE GER�EKL�K

  Do�u bilgeli�i ger�ekli�in do�as�n� do�rudan do�ruya kavramak ister. Fizik ise do�al olaylar�n ve fenomenlerin bilimsel deneylerle g�zlemlenmesini hedef al�r ama her ikisi de fark�nda olmadan ayn� metodu kullan�r. Disiplinli bir �al��ma disiplinli bir ara�t�rma, i�e do�u� ve konular�yla ilgili bilgilerin harikulade bir sentezi�
  Mistik kavray�� soyuttur. S�zc�klere s��mas� �ok zordur. Ama bir modern fizik�ide, s�z konusu kuram ve modellerin incelemeleri s�ras�nda bir t�r belirsizlik kavram�yla kar�� kar��ya kal�r. Belli �l��ler i�inde bu belirsizli�i teoriye, deneye ve g�zlem alan�na indirgemeye u�ra��r. Ayn� �ekilde bir bilge de direkt yoldan elde etti�i soyut bilgileri di�er insanlar�n kendilerini ve �uur seviyelerini y�kseltebilmeleri i�in kullan�m alan�na indirgemek ister.

  FELSEFE �LE KAD�M B�LGEL�K OKULLARI ARASINDAK� FARK
  Felsefeyle bilgelik okullar� aras�ndaki en b�y�k fark buradad�r. Felsefe �e�itli evren teorileri sunar, ruhsal ��retilerse evren teorilerinin insana uygun y�nlerini prati�e indirgerler.
  Einstein kuram ve modellerin incelenmesi konusundaki g�r��lerini ��yle dile getiriyor,
"Matematiksel kurallar�n temelleri ger�e�e dayand�klar� s�rece, bu kurallar kesin olamazlar. Bunlar�n kesin olmalar� durumundaysa, kurallar�n ger�e�e dayanm�� olduklar� s�ylenemez."
  Do�u bilgelik ekolleri aras�nda �zellikle taoistler s�zl� ileti�imin s�n�rl�l���n� ve yetersizli�ini g�stermek amac�yla s�rekli bir bi�imde kar��tl�klara ba�vurmu�lar daha sonra bu teknik �inli ve Japon Budistlere aktar�larak onlar taraf�ndan da geli�tirilmi�tir.
  S�z konusu tekni�in tarihsel a��dan en a��r� ucunu Zen rahiplerinin ruhsal e�itim metodu olarak se�tikleri "koanlar" olu�turmaktad�r. Koanlar, bir�ok Zen ��retmeninin, ��rencilerini ayd�nlatmak �zere yazd�klar�, anla��lmas� �ok g�� ve hatta bazen bir bilmeceden farks�z soyut anlamlar i�eren, ��rencinin ancak bir i� ayd�nlanmayla ne dendi�ini anlayabilece�i �zel se�ilmi� dizelerdir.
  �rne�in bir ke�i�, ��retmeni Fuketsu Ensho'ya �u soruyu y�neltmi�,
"Konu�man�n ve susman�n yasakland��� bir durumda nas�l hatas�z davranabilirim?"
  B�y�k ��retmen de ke�i�e ��yle bir cevap vermi�tir:
"Her mart ay�nda Kiengsu'yu, kekli�in sesini ve ho� kokulu �i�ekleri hat�rlar�m."

  T�m ruhsal bilgelik ve ruhsal ��reti okullar� veya ba�ka bir deyimle inisiyasyonlar�, elde ettikleri ruhsal tebli�leri ve bilgileri mitoslar, semboller, �iirsel anlat�mlar ya da kar��tl�klar kullanarak a��klad�klar�nda bu soyut kavramlar�n s�zc�klere s��d�r�lmas�n�n ne kadar zor oldu�unu �ok iyi fark etmi�ler ve o ki�inin bilgiye ancak i�sel bir yolla ula�abilece�ini, bilgiye ula�abilmek i�in bir de�i�ime u�ramak, kendini tan�ma ve hat�rlama �al��malar� yapmak, �uurda bir geni�leme ve ayd�nlanma yaratmak gerekti�ini binlerce y�ldan beri bizlere anlatmaya �al��m��lard�r.
  Asl�nda bir bak�ma �a�da� fiziksel model ve kuramlar, do�u mitoslar�nda kullan�lan simge ve �iirlerin bat�daki kar��l�klar�d�r. W. Heisenberg bu konuyla ilgili g�r��lerini ��yle a��kl�yor,
"Anlat�m dilinin sorunlar� �ok �nemlidir. �rne�in atomlar�n yap�lar� hakk�nda konu�mak ve a��klama yapmak isteriz. Ama bu konuda al���lagelmi� konu�ma dilimiz yard�m�yla fikir y�r�tmek ve atomlar� bu dille a��klamaya �al��mak tamamen imkans�zd�r."  D.T. Suzuki ise ayn� konuyla ilgili g�r��lerini belirtirken benzer s�zc�kler kullan�yor. "Al��ageldi�imiz d���nceleri alt �st eden kar��tl�klar�n temelinde i�sel deneyimlerimizi normal konu�ma diliyle anlatmak zorlu�u yatmaktad�r. Oysa i�sel deneyimlerimiz, konu�ma dilini �ok a�an ya�ay��lard�r."

  Bir bilim adam� ile bir do�u bilgesinin ayn� kav�akta bulu�malar�, Bilimle-Kadim Bilgeli�in �n�m�zdeki y�llarda ortak bir dili payla�acaklar�n� i�aret ediyor ve hepimizin y�re�inin derinliklerinde arzulad��� �eyin (Bilgeli�in g�nl�k ya�amdaki izlerinin) olu�abilece�i umudunu ta��yor. Hi�bir �eye ba�lanmadan huzura kavu�mak daha do�rusu i�imizdeki huzuru d��la�t�rmak, ikiyi bir etmek hepimizin en derin iste�i de�il mi? Budist bir T�rk �airi der ki:

  Birbirine ba�l� duran kat kat da�larda
  Sakin ve tenha Aranyadan�da,
  Ard�� a�a�lar� alt�nda,
  Akar sular boyunda,
  Sevin� i�inde u�u�an ku��uklar�n topland�klar� yerde,
  Hi�bir �eye ba�lanmadan, huzura kavu�mak i�te �yle yerlerde.

  �� i�e, derin, kat kat, k�vr�m k�vr�m da�larda, Eski Aranyadan�da
  Y�ksek, yekpare kayal�klar�n alt�nda t�m bir sessizlik i�inde,
  �mirt, �o�urt, s���t a�a�lar� aras�nda
  �ncecik sular�n k�y�s�nda;
  Hi� bir �eye ilinmeden, akyana�ya dalmay� i�te �yle yerlerde.

  Derin da�lar�n k��esinde, ete�inde, sevimli Aranyadan�da,
  Ip�ss�z bir tenhal�kta,
  Sekiz t�rl� yel ile k�m�ldanmadan,
  Orada s�kun i�inde,
  Sab�rla, yaln�zca t�re huzurunu tatmal� i�te �yle yerlerde.

  G��enip duran g�zel da�larda,
  G�nl�n ho�land��� tenha yerlerde,
  S�k s���tler i�inde,
  Kaynay�p k�p�ren g�ller aras�nda
  Ba�ta g�z olmak �zere, b�t�n  hasselerden ayr�l�p,
  Her �eyin g�r�nd���, bilindi�i gibi oldu�u yerde,
  Hi�bir arzu beslemeden, huzur tatmal� i�te �yle yerlerde!

<< �nceki B�l�m

Sonraki B�l�m >>

 

Astroset 2004-2010