Metafor / Kuantum Evren

Kadim Bilgelik ve Yeni Fizik 4

WWW.ASTROSET.COM

EVREN VE KUANTUM POTANS�YEL�

  Ger�e�in �a��rt�c� ve yeni bir g�r�n�m�ne ula�mak isteyen herkes I. H. Huxley'in �u s�zlerine kulak vermelidir: "Olgunun kar��s�na ufak bir �ocuk gibi oturun ve daha �nce edinmi� oldu�unuz t�m kavramlar� unutmaya �al���n. Do�a sizi hangi u�uruma, her nereye y�neltirse y�neltsin, onu al�akg�n�ll�l�kle izleyin, yoksa hi�bir �ey ��renemezsiniz."

  Kuantum fizi�i par�alar�n davran��lar�n�n ger�ekte b�t�n taraf�ndan �rg�tlenmekte oldu�una i�aret ediyor. Kuantum potansiyelinin daha da �a��rt�c� ba�ka bir �zelli�i, yer kaplama kavram� konusunda d���nd�rd�kleridir. G�nl�k ya�am d�zeyimizde nesnelerin belirgin yerleri vard�r, ancak kuantum alt� d�zeyde yer kaplama olgusu ortadan kalkmaktad�r.
  Uzaydaki herhangi bir nokta, di�er noktalar�n t�m�yle e�itlenmektedir. Bu y�zden de herhangi bir �eyin di�er bir �eyden ayr� oldu�unu s�ylemenin bir anlam� yoktur. Fizik�iler bu �zelli�e mekans�zl�k ad�n� veriyorlar. Do�rusu bu noktada bir ara�t�rmac� olarak ok�lt bilgilerin "Zaman�n ve Mekan�n Efendileri" ad�n� verdikleri varl�klar�n, kuantum potansiyelini do�ru kullanmay� bilen varl�klar olup olmad�klar�yla ilgili bir soru geliveriyor insan�n akl�na�

  Kuantum potansiyeli uzay�n her yan�n� kapsar ve t�m par�ac�klar birbirleriyle mekans�zl�k i�inde kar��l�kl� ba�lant� i�indedir. David Bohm'un geli�tirmekte olu�u ger�eklik imgesi, uzay bo�lu�unda hareket eden birbirlerinden ayr� atom alt� par�ac�klardan olu�muyordu, tam tersine her �ey b�l�nmez bir a��n par�alar�yd� ve i�inde hareket eden madde kadar ger�ek ve zengin s�re�lerle dolu bir uzay taraf�ndan i�erilmekteydi.
  Maddenin i�ine dal�nd�k�a, d�zen kavram�n�n i�inde de farkl� dereceler bulunuldu�u fark edildi. Baz� �eyler di�erlerinden daha d�zenliydi, bu da evrendeki d�zen hiyerar�isinin bir sonu olmamas� y�z�ndendi. Belki onlar�nki �ylesine "sonsuz y�kseklikte" bir d�zendi ki, bize rasgele gibi g�r�n�yordu. Bu tip bilgilerle ilgilenirken evren hakk�ndaki bilgilerimizi yeniden g�zden ge�irmekte yarar vard�r. S�zc�k olarak yan yana kullan�lmas� �ok kolay  bu be� harfin i�erdi�i derinlik ve anlam iyi bir ara�t�rmac�ya haddini bildirmek i�in her zaman yeterlidir.

  Evrenin Tan�m�
  S�zl�k anlam�nda Evren, sonsuz uzamda bulunan t�m madde enerji bi�imlerini i�eren b�t�n�n ad�d�r. Yani "evren" astronominin, astrofizi�in konu edindi�i �eylerin t�m�d�r. ��inde "her �ey" olan bu dev kozmik �orba, sonsuzluk veya hi�lik olarak tan�mlanabilecek uzay�n i�inde yer al�r. Daha do�rusu, uzaya fon olan siyah hi�li�in i�indeki her �eydir evren.
  Dolay�s�yla asl�nda sonsuz uzay�n-hi�li�in i�inde de de�ildir. Zira "hi�li�in" i�i olmaz. Fakat olmayan �eylere de (s�f�r gibi) onlardan bahsedebilmek ve d���ncelerimizde kullanabilmek i�in bir isim vermek zorunda oldu�umuzdan evreni �evreleyen bu "hi�li�e" uzay-uzam gibi isimler veririz.
  Bilime g�re evren bir gaz topunun s�k���p patlamas�yla olu�tu.
(Ger�ek olu�umu hakk�nda hen�z yeterli bilgi bulunmamakta ve �e�itli teorilerle a��klamalar getirilmeye �al���lmaktad�r.) Uzun y�llar boyunca gazlar evrende bir dola��m i�indeydi. Bu gazlar birle�erek galaksileri(g�k adalar�)olu�turdu. Baz� g�k adalarda birle�ti.
  Galaksiler i�inde G�ne� Sistemi,Gezegenler,Asteroitler ve g�k ta�lar� bulunan b�y�k gaz bo�luklar�d�r.Bir galaksiden di�erine 57k y�lda ula��lmaktad�r. Evrende 200 milyar galaksi ve 10.000.000.000.000.000.000 g�ne� oldu�u bilinmektedir.
  Bak�� a��s�na g�re evren, asl�nda "tek" �eydir. Zira bilinen en b�y�k b�t�nd�r. Fakat sadece "evren" kavram�n� kullanarak d���n�p konu�amayaca��m�z i�in onu farkl� ve daha k���k par�alara ay�r�r ve s�n�fland�r�r�z. B�ylece "dil" ortaya ��kar. Dili kullanan insanlar bir s�re sonra kavramlar�n asl�nda ger�ekliklerinin olmad���n� sadece fonksiyonlar� oldu�unu unutur ve kendi yaratt�klar� kavramlar�n mutlaka bir ger�ekli�e i�aret etti�ine inanmaya ba�lar. Evren olu�mu� veya olu�turulmu� sistemler b�t�n�d�r.

  Etimolojik A��dan ise Evren s�zc��� "eviren", "�eviren" anlam�na gelir. Eski T�rkler ve �inliler de g�k �ark�n�n/�arklar�n�n d�nd��� kabul edilmekte ve g�k kubbenin en alttaki �emberini bir �ift g�k ejderinin �evirdi�ine inan�lmaktayd�. Ejder g�k �ark�n� ve buna ba�l� olarak da "ya�am �ark�"n� �evirmekteydi. B�ylece Eski T�rklerde "ejder" de evren olarak adland�r�lm��t�r. (Wikipedia-s�zl�k)

  200 y�la yak�n bir zamand�r d�nyan�n hemen hemen her b�lgesine akmakta olan t�m ruhsal ak��lar, bu sakl� d�zeni evrendeki hiyerar�iyi direkt yoldan anlatmaya �al��maktad�r. G�n�m�z insanl��� i�in en �nemli mesajsa ruhsal ak��larla, modern fizik teorilerinin ayn� dili kullanmas�d�r. Evrende olu�mu� t�m bi�imler fizik�iler i�in sakl� d�zenden a���a ��km�� d�zene akmaktad�r. Spirit�alistler i�inse her �ey ruhsal d�nyadan fizik d�nyaya bir sa�aklanma ya da bir �uur konsantrasyonu halindedir. Evrende olu�mu� �eyler bu iki d�zen ya da ruhsal ve fiziksel alemler aras�ndaki say�s�z gizlenmelerin ve ortaya ��kmalar�n sonu�lar�d�r.
  �rne�in Bohm, bir elektronun tek bir birim olmay�p, uzay�n t�m� i�inde gizlenmi� bir toplam ya da topluluk oldu�una inan�yordu. Ba�ka bir deyi�le, elektronlar ve di�er par�ac�klar, bir p�nardan f��k�ran su kayna��n�n ald��� bi�imlerden daha ba��ms�z ve s�rekli de�ildi. Onlar sakl� d�zenden gelen s�rekli bir ak��la desteklenmekteydi. Ve par�ac�k ortadan kalkt���nda yok olmu� olmuyordu. Yaln�zca i�inden f��k�rm�� oldu�u daha derinlerdeki bir d�zene geri d�n�p saklan�yordu.
  Bir holografik film par�as� ve olu�turdu�u imge de sakl� ve belirgin d�zenlerin bir �rne�idir. Film sakl� d�zen, filmden yans�t�lan hologramsa belirgin d�zen olarak ele al�n�r.

  Sakl� d�zen ve a���a ��km�� ger�eklikler
  �ki d�zen aras�ndaki bu s�reli ve ak�c� al��veri�, par�ac�klar�n nas�l bi�im de�i�tirdi�ini de anlatmaktad�r. Bu ayn� zamanda bir kuantumun nas�l bazen par�ac�k, bazen de bir dalga bi�iminde ortaya ��kt���n� a��klar.
  David Bohm'a g�re her iki g�r�n�m de her zaman, bir kuantum toplulu�u i�ine gizlenmi� durumdad�r. Ancak hangi g�r�n�m�n ortaya ��k�p, hangisinin gizlenmi� durumda kalaca��n� g�zlemcinin kuantum toplulu�uyla olan kar��l�kl� etkile�im bi�imi belirlemektedir. B�ylece, bir g�zlemcinin bir kuantum bi�imini kararla�t�rmaktaki rol�, bir kuyumcunun de�erli bir ta�� de�erlendirmesi, hangi y�z�n�n a��kta kalaca��, hangisinin gizlenece�i konusunda karar vermesi kadar gizemlidir.

<< �nceki B�l�m

Sonraki B�l�m >>

 

Astroset 2004-2010