|
�Duygular�na,
d���ncelerine bak, ne oldu�unu anla!�
demi�
b�y�k d���n�r Bergson!�
Kabul etsek de etmesek de, duygular ve d���nceler ya�am�m�zda
belirleyici rol� olan ve bizi halden hale s�r�kleyen, vezir de
eden rezil de eden etkenler. Duygu ve d���nce g�zle g�r�lmez,
elle tutulmaz ama, bedeni y�nlendirecek kadar da etkilidir.
Bir�ok hareketimizin, davran���m�z�n ve tutumumuzun k�keninde
bu iki etmen vard�r. Duygu ve d���ncelerin insani
ili�kilerindeki �nemi yads�namaz. Maddeci zihniyetin
temsilcilerine g�re onlar� yok saymak gerek; ��nk� elle
tutulmazlar, g�zle g�r�lmezler, tart�ya �l��ye gelmezler.
Duygu ve d���ncenin varl���n� ve ger�ek oldu�unu, kendi
maddeci yakla��mlar�yla nas�l tevil ederler bilemeyiz ama
onlar ne derse desin; d�nyada ya�arken, elde etti�imiz
duygusal deneyimler i�inde, maddenin belli bir yo�unluk
d�zeyinde ya��yor ve epr�vler-ya�am s�navlar� ge�iriyoruz,
bilgi uygulamalar� yap�yoruz yani daha a��k�as� duygu ve
d���nce yo�unlu�umuza g�re kendimize yeni yollar a��yoruz veya
y�r�d���m�z yolu kendi kendimize kapat�yoruz� Ferah ve a��k
yollarda y�r�mek de, dar ve engelli yollarda y�r�mek de
tamamen bizim elimizde�
�nsanl�k ailesinin �yeleri olarak, t�m maddeci kat�
engellemelere ra�men; yepyeni bir �a�a haz�rl�k i�indeyiz.
Duygular�m�z� nas�l kullanabilece�imiz bilgisini g�nl�k ya�am
olaylar�na verdi�imiz tepkiler ve bu tepkiler �zerinde derin
d���nceye dalarak, �z�msemeye �al���yoruz. ��nk� maddeye olan
yakla��m�m�z� ancak duygular�m�zla yapabiliyoruz. Bu durumda
duygular�n hedefi bireyi maddeye ba�l� tutmak oluyor. Bu
ba�l�l���n belli bir derecesi d�nyaya tutunup ya�am plan�n�
uygulamak i�in gerekli ise de; ba��ml�l��a ve �zde�le�meye
d�n��mesi de i�sel geli�im a��s�ndan bir felakettir�
Duygular�n, g�nl�k ya�amda; be�eri ili�kilerin �eklini ve
kalitesini belirlemede etkili oldu�unu belirtmi�tik. G�n
boyunca farkl� duygular ta��r�z. Sadece farkl� duygular
ta��makla da kalmay�p; �evremizdekilerin de bize kar�� i�inde
bulunduklar� duygu durumuna g�re farkl� davrand�klar�n�
g�r�r�z.
Duygular�n ya�amda �o�u zaman sa� duyuyu engelleyici bir
etkisi oldu�u, sa�l�kl� d���nmeye yer b�rakmad��� ve
sorunlar�, i�sel geli�ime zarar veren bir duruma getirdi�i,
yanl�� ve ne yaz�k ki yayg�n bir kanaatt�r. Oysa burada
zararl� olan, duygunun kendisi de�il; ona sahip olan bireyin o
duygu ya da duygusall�kla ne yapt���d�r. ��yle ki, �rne�in;
teknoloji alan�nda bir meslek sahibinin, geli�tirece�i ve
izleyece�i d���nce ak���n�n duygulanmalardan uzak kalmas�
gerekti�ine inan�l�r. �nsan, sanki bir makineymi� gibi sadece
maddesel bir yap�ym�� gibi onu duygulardan / duygulanmalardan
soyutlamak, duygular� �s�f�rlamak�, yok saymak
marifet de�ildir. �nemli olan, duygular� kontrol alt�nda
tutmak, gerekti�inde onlardan yararlanmak ve ba�kalar�n� da
yararland�rmakt�r. Duyguya, duygulanmaya, sa�l�kl� bir ya�am�n
gereklerine ve ki�inin psi�ik gereksinimlerine yer vermeyen
teknolojinin sadece de�ersiz olmakla kalamay�p; ayn� zamanda
tamamen tehlikeli oldu�u anlay��� da ne yaz�k ki hen�z
yayg�nla�mam��t�r.
Geli�mi� olmak ne demektir? G�n�m�zde
her ne kadar 21.y.y.�da ya��yorsak da, duygusal �st�raplar�n
g�nl�k ya�am�n b�y�k bir k�sm�na egemen oldu�u yayg�n bir
ger�ektir. Rahats�zl�klar�n s�ralanmas�nda �zellikle de s�z�m
ona �geli�mi�� �lkelerde stres ve �teki
psikolojik rahats�zl�klar�n en ba�ta olmas�, bunun bir
g�stergesidir. Maalesef, i�inde bulundu�umuz Yeni �nsanl�k
D�nemi�nin arifesinde, zaman-mekan ko�ullar�na uygun �ekilde
gerekli sab�r ve dayanma g�c�n� geli�tirememi� oldu�umuz i�in
i�sel geli�im ivmemiz de olmas� gereken d�zeyde de�ildir.
�evreden ald���m�z etkilere kar�� verdi�imiz duygusal tepkiler
zaman zaman bizleri insanl���m�zdan utand�racak kabal�k ve
vah�ilikte olabilmektedir. Bunun �rneklerini sadece; �ar��da,
pazarda, trafikte kendi g�zlerimizle birebir g�rd���m�z
yetmiyormu� gibi, g�rsel ve bas�l� medya ile marifetmi� gibi,
oturma odam�za kadar da herg�n yeniden ta��nmaktad�r. Sanki,
elimizin karas� y�z�m�ze vuruluyor. Sanki, ���te siz
busunuz; 21.y.y.�a girdiniz, uzaya istasyon kurdunuz, ay
�zerinde turlar att�n�z ama aslen b�ylesiniz, kendinize gelin
art�k! Bir d�nem bitiyor, bir d�nem ba�l�yor.Yeni �nsanl�k
D�nemi�ne bu halde mi gireceksiniz?� deniyor.
D�nyaya duygularla ba�lan�yoruz, bunun enkarnasyon yani d�nyada bir �m�r boyu tutunabilmek
bak�m�ndan sadece gerekli de�il, ayn� zamanda ka��n�lmaz
oldu�una de�inmi�tik. Ancak bu �ba�lant��n�n �ba��ml�l�k�a,
tutkulara, �zde�le�melere d�n��mesinin sak�ncal� oldu�u
ortadad�r. Ba��ml�l���n i�sel geli�imi durdurucu etkisi
vard�r.Bu ba��ml�l�k iki derecede kendini g�steriyor:
Y�zeysel ve co�kulu.
Y�zeysel ba��ml�l�k; cinsel, merak ve heyecan niteliklidir.
Co�kulu ba��ml�l�kta ise, duygusall�k ve romantiklik
egemendir.
S�z
konusu ba��ml�l��� �zde�le�melere d�n��t�ren ve dolay�s�yla
tekam�l gidi�imizi a��rla�t�ran etmelerin ba��nda;
be�eri/duygusal ��rt�lerimiz� yapay icap ve
ihtiya�lar ile bunlara ba�l� sahte benliklerimiz gelir.
Bunlar, yeni insan olma yolunda ilerleyi�imizi a��rla�t�ran
bir bak�ma ayaklar�m�za kendi ellerimizle vurdu�umuz
zincirlerdir. Duygular�n zaman�nda kontrolsuzlu�uyla olu�an bu
durum, yani duygusall�kla kirlenmi� davran��lar / ili�kiler,
gelecekteki epr�v�n; kabal���n� / inceli�ini ve �eklini
belirler. Ba�ka t�rl� ifadesiyle duygusall�k; ya�am s�nav�
dedi�imiz epr�v�n kalitesini d���r�r, kabal���n�/�iddetini
art�r�r ve b�ylece birey zaman� gelince tam lay�k oldu�uyla
kar��la��r ve bu kar��la�t��� onun kendi elinin eme�inin en
do�al ve adil sonucudur. Bu �ekilde bireylerden olu�an bir
toplumda duygusall���n art��� o toplumun �zerine do�al
afetleri (kaba tesirleri) �eker. Elbette ki, duygusuz olmay�
kimse �neremez. �nsani ili�kilerimizde duygusalla�madan,
kendimizin d���ndakilerle �duygu ba�lar��
kurmak yararl� ve Yeni �a�a uyumlu bir tutum olsa gerek�
Vicdana uygun ya�amak B�yle
bir tutum i�inde, duygular; kanaatlerimizi etkilemeyecek
duruma geldi�i zaman, vicdan ortaya ��kar. Bunu ba�aranlar
Sad�klar Plan� Tebli�leri�ndeki ifadesiyle �y�ksek
duygulu tertemiz varl�klar�d�r. Yani vicdani
kanaatlerin duygular/duygusall�klar taraf�ndan etkilenmemesi
makbuldur. Bu ba�ar�l�rsa; vicdan, duygulardan ar�nd�r�lm��
demektir. O zaman, �bilgi ile vicdanl� hareket� daha
olas� hale gelir. Bilgi ile ile vicdanl� hareket edildi�i
zaman, ya�anan / deneyimlenen haletler, duygular,
duygulanmalar arac�l���yla metabiyolojik yan�m�za yans�r.
Esasen yery�z�nde ya�ayan insan bu yans�tmay� (�feed-back�
g�ndermeyi/bildirimi) ya�ama ve ruhsall��a kar�� bir g�rev
olarak yapmak durumundad�r; d�nyaya do�an insan�n y�ksek
benine kar�� da g�revidir bu� Ayn� etki de�i�ik bireylerde
de�i�ik alg�lan�r ve yorumlan�r ve Y�ksek Ben�e yans�t�l�r.
��nk� herkes de�i�ik duygusall�k ve ar�nm��l�ktad�r, herkesin
vicdan kanal� ayn� a��kl�kta de�ildir ku�kusuz�
S�z
konusu �yans�maya� neden olan haletleri bize
ya�atan tesirleri be� duyumuzla alg�lar�z. Be� duyu ile
alg�lanan her �ey belli/belirsiz de olsa, derece derece
duygulanmaya/duygusalla�maya neden olur. Ama unutmayal�m ki,
duyular�m�zla sadece ill�zyonel d�nyay� alg�l�yoruz. Burada
elbette ki, �Ne yapal�m, b�yle yarat�lm���z��
deyip; duyars�zl��a, dolay�s�yla atalete girecek de�iliz.
Yap�lacak �ey, ill�zyon olan� anlamland�rmak ve onun yani
g�r�nenin �tesine uzanmaya �al��mak, �ak�l etmek�(1),
d���nmektir ki, bu da duygular� ve zihni kontrol alt�nda
tutmakla olas�d�r(2).
Yukar�da
s�z�n� etti�imiz �yans�ma�n�n mekanizmas�
varl�ksal yap�m�zdaki �merkezler�le ya da �enerji
bedenler�le ilgilidir. Bir epr�v�n,
bilgi uygulamas�n�n haleti duygu merkezinde sirk�le
edilmedik�e, Y�ksek Ben�e yans�maz. Bu nedenle, gelen epr�v�n
haletini derinden ya�amak; s�z konusu sirk�lasyonu ve
yans�may� kolayla�t�r�r. Duygu merkezinde halet ya�amak,
bireyi gerilime sokar. Gerilim ise marazi hale
d�n��t�r�lmedik�e geli�im i�in gereklidir; bireyi atalete
d��mekten kurtar�r, motive eder. Ancak gerilimin; kontroldan
��k�p, marazi bir hal alarak; vesveseye, bunal�ma ve hezeyana
d�n��mesime meydan vermemek gerek. Burada �hezeyan�,
kontroldan ��km�� duygusall�kt�r. Vesvese ise; ku�ku, endi�e
ve korkunun ileri �eklidir. �zellikle vesveseye kar�� dikkatli
olunmas� Kur�an�da bile yerini bulmu�, i�sel geli�im a��s�ndan
sak�ncalar�na i�aret edilmi�tir(3).
Esneklik-Uyum Yukar�da s�z�n� etti�imiz be�eri
zaaflar, dolay�s�yla bireyin de�i�ip,d�n���p
�yeni insan�
olmas�n�n �n�ndeki engellerdendir. Bunlar�n olu�turdu�u �kir,
pas, tortu� nedeniyle, tesirin titre�imsel etkisi
bireyin duygu merkezinde halet olu�turmaz ve b�ylece bir
geli�im f�rsat� de�erlendirilememi�, bir �nimet�
heba edilmi� olur. Oysa ki, b�yle bir halet olu�ur ve bu halet
t�m merkezlerde irdelenmeye ve sirk�lasyona
tabi tutulursa, bir geli�im f�rsat�n�n / nimetinin
de�erlendirmesi ger�ekle�mi� olur. �rne�in bir kaza haberi ya
da �l�m haberi ile kar��la�t�n�z. Yak�nlar�n�zdan biri kaza
ge�irdi veya buradan ayr�ld�. Bu olay sizin taraf�n�zdan bir
irdelenmeye tabii tutulabilir, her y�n�yle o insan� ve
ya�ad�klar�n� derinden d���nerek ya�anan olaydan siz de kendi
ihtiyac�n�z olan etkiyi almaya �al��mak yerine, aman sende
deyip hi� duymam�� gibi davranmak �ok da yararl� bir davran��
de�ildir. Ancak unutulmamal�d�r ki; s�z konusu irdelemenin ve
sirk�lasyonun tam olabilmesi, merkezlerin esnekli�ine
ba�l�d�r. Bu �esneklik� var ise,
gerilimin(haletin) hissedilmesi s�z konusu olabilir. B�yle bir
ba�ar�l� uygulama; eterik, astral ve mantal bedenlerimize,
oradan da ba�l� oldu�umuz ruhsal plana yans�r. K�saca, duygu
merkezimiz arac�l���yla a�k�n yan�m�zla (Y�ksek
Benimiz, as�l kendimiz ile) olan ba�lant�m�z� s�rd�r�yoruz.
Duygular�n kontrols�zl���n�n bu ba�lant�y� olumsuz y�nde
etkileyece�i/etkiledi�i ortadad�r. Bu kontrols�zl�k, bireyin;
plan�na �feed-back� g�ndermesini, dolay�s�yla
plan�na kar�� vazifesini / sorumlulu�unu da engeller. Bu
arada, duygu merkezinin negatif ve�hesinin; duygusall�k,
pozitif ve�hesinin de duyarl�l�k ve duygulanma oldu�unu
an�msamakta da yarar vard�r.
Duyular
kanal�yla ald���m�z her hangi bir tesirin kayna�� de�il, bizde
yaratt��� / olu�turdu�u halet �nemlidir. Toplu halde ya�aman�n
gere�i olan ili�ki �r�nt�s� s�reklili�i i�inde ya�arken bize
y�nelik tesirin kayna��ndan �ok, bizde o tesir nedeniyle
olu�an halete yani, kendimize y�nelirsek i�sel geli�im
a��s�ndan daha karl� ��kar�z. Biliyoruz ki; evde, i�te,
�ar��da, pazarda bize y�nelik bu kaynaklardan en �ok
kar��la��lan�, �e�itli yak�nl�k derecelerimiz olan
�ah�slard�r. Her �ah�s belli bir realitenin temsilcisidir.
Dolay�s�yla, d��a y�nelmek s�z konusu olsa bile; �ah�stan �ok,
onun temsil etti�i realiteye y�nelirsek; �fkelenmek,
k�r�lmak/dar�lmak, hayal k�r�kl���na u�ramak, k�skanmak vb.
duygusal hezeyanlar ve duygusal �alkant�lara girmekten hatta
bunlardan dolay� bir vebal y�klenmekten kendimizi korumu� /
kurtarm�� oluruz. Bu �ekilde �ah�s yerine, realiteyi muhatap
al�rsak, kendimizi bireyden ar�nd�rm�� oluruz. ��nk�
realiteden yani o ger�eklikteki ki�ilerin olu�turdu�u bir
anlay��tan nefret edilmez, realite k�skan�lmaz, realiteye �fke
duyulmaz, gazab edilmez�
�fkeyle m�cadele �nsan
olarak s�k�a sergiledi�imiz duygusall�klar�m�zdan biri
�fkedir. �fkelenmememiz gerekti�ini bildi�imiz halde; zaman
zaman da olsa, �fkelenmekten kendimizi alamay�z. Bu durumlarda
�o�unlukla �fkeyi bast�rmaya �al���r�z. Ama zamanla, �fkemizi
bast�ra bast�ra, onu d��a a��k�a vurmama al��kanl��� s�rekli
hale gelir. Yani, zaman mekan ko�ullar� bizi, �fkeyi
bast�rmada ustala�t�r�r, hatta ve ne yaz�k ki �yapay bir
maske � ile, �o�unlukla da g�l�mseyerek, sahte bir
benlikle, sevinmi� ve mutlu g�r�nebiliriz ama h�nc�m�z�
dolayl� yoldan sinsice almay� da ihmal etmeyiz. Bu durumda
�fke eylemi d��la�mayacak ama, �fke �i�imizde�
bir yerlerde gizlenerek kalacakt�r. Sadece anl�k �eylerden
kaynaklanan �fkeyi b�ylece zaman i�inde fark etmeden
biriktiririz ve birg�n hi� ummad���m�z bir �ekilde patlayarak
bizi de utand�rabilir. Oysa �fke bast�r�lmazsa, hi� kimse
s�rekli �fkeli olamaz; o zaman �fke, gelip ge�en anl�k bir
duygusall�k olur ve derine inmez, a���a vuruldu�unda, �fkeyi
uzatmazs�n�z. �fkenizi saklamay�n nedenini ararken, onun
derinlerine dal�n ama �fkeyi bast�rmay�n. En iyisi, �fkeyi;
hareket bedeninde kontrol alt�nda tutarak, duygu bedeninde
iyice sirk�le etmek derinden haletini ya�amak ve d��la�mas�n�
sa�lamakt�r. Baz� insanlar �fkelerini spor yaparak da
bo�altabilirler, bu ki�isel bir tercih meselesidir. Baz�lar�
da m�zik dinler, y�r�y��e, al��veri�e ��kar, sinemaya gider.
�nemli olan �fkenin as�l nedenini bulmak ve gerekli c�mlelerle
sizi �fkelendiren ki�iye veya olaya bir tepki vermek,kar��
taraf�n da anlay���n�n geli�mesine yard�m etmektir. Sorunlar�
hep i�lerine atan insanlarsa bilmeden hem kendilerine hem
ba�kalar�na zarar verirler.
Ku�kusuz
g�nl�k ya�am i�inde sorunlar olacakt�r. �fkeyi kontrol etmek
i�in, �rne�in k���k bir �ocuk kal�ba sokulabilir: Ona bir
yast�k verip, �Yast��a �fkelen, yast��a kar�� sert ol!�
denebilir. Ba�lang��tan itibaren �ocu�a, �fkenin sy�n
de�i�tirebilece�i ��retilebilir. �ocuk, �fkesi kayboluncaya
kadar o �eyi f�rlatmay� s�rd�rebilir. Birka� dakikada �fkesini
da��t�r ve �fke birikmez. �nemli olan da zaten �fkenin
birikmemesidir.
Herhalde yine, devrenin biti� g�nlerine
ya��yor olmam�zdan dolay�, g�n�m�z toplumunun istekleri,
etkilere verdi�i tepkiler bir k�s�r d�ng� i�ine mahkumoldu. ��nemli
olan, toplumun anlay��� ve duygulard�r�.� dendi.
Ger�ekten, �toplumun iyili�ini istemeyen bir toplumculuk�
anlay���yla acaba nereye kadar gidebiliriz? Bireyin varl�k
nedeniyle birle�meyen toplumculuk ve onun ama�lar�, toplumdaki
su�lar�n �Yeni �a��
kavram�nda yerini anlam�n� bulamayacak olan eylemlerin kayna��
haline geldi ise de , bu ge�ici bir d�nemdir.G�ne� do�mak
�zere� Yeni bir sabah ba�l�yor gezegen i�in, �stelik de uzun
s�reli bir sabah�B�t�n bu s�z� edilen �eylerin,gezegende
ya�ayan pek �ok insan taraf�ndan yeniden s�zge�ten ge�irilmesi
i�in do�an bu g�ne�, yeni r�zgarlar� ve imkanlar� da
beraberinde getirecek. Hisseden, duyan,d���nen, anlamaya
�al��an,ger�ekleri seven, �uurlu insanlar i�in spirit�ellik
dolu, sevgiyle ayd�nlanm�� yeni g�nler yeni sabahlar, yeni
g�nler ba�lamak �zere�
Lot�s� a�mak Toplum
i�inde ya�ayan bireyler olarak; herkesin herkesle birlikte,
inan� ve fikir birli�ini kar��l�kl� anlay�� �emberi i�inde
ya�amas�, kendini tartmas� / s�namas�, bilgi ve duygular�na
kar�� olan samimiyetini g�zden ge�irmesi her zaman i�in
iyidir. Toplu halde ya�amak, i�sel geli�im ve elbette ki as�l
konumuz olan �yenile�mek�
a��s�ndan bizler i�in de�erli bir nimettir.
Bu
arada, duygular�n�z�n; akla de�il de, y�re�e ba�lanmas�na izin
verin; t�m duygular�n�zla deneyin... Y�rekten gelen sesi
duydu�umuzda her �ey bizler i�in bamba�ka bir hale gelecek. Bu
ba�lamda, her duygunun y�re�e indi�ini, onun i�inde eridi�ini
daha fazla duyumsay�n� Duygunun kalple ba�lant�s�n�n
kurulmas�n� yaz�m�z�n i�inde �haleti duygu bedeninde
sirk�le etmek�� �eklinde ifade etmi�tik. Bunun
i�in, �rne�in; g�zlerinizi yumun ve topra�a dokunun. Tam
olarak topra�a dokunmu� olmak i�in, elinizin; d��a a��lan
y�re�iniz oldu�unu hissedin: M�zik dinlerken, onu ak�lla
de�il, kalbinizle dinleyin. B�rak�n, kulaklar�n�z akla de�il,
kalbe ba�lanm�� olsun�
Erdemli bir ki�i, duygular�n kalpte
�z�msenmi� olmas�yla, �lotus
�i�e�inin merkezine
eri�ir�.
Duyular�n�z�n kalbe ba�lanmas�n� deneyimleyin. Her zaman
duygunun kalpte derine indi�ini ve onun i�inde �z�msendi�ini
hissetmeye �al���n. Bu iki durum sa�land��� zaman, duyular�n�z
size yard�mc� olmaya ba�layacakt�r; onlar size sevgiye ve onun
merkezi olarak kabul edilen kalbe gidi�inizde rehberlik
edecek, kalbiniz sanki bir lotus �i�e�i haline gelerek insan
sevgisi daha do�rusu varl�k sevgisiyle dolup ta�acakt�r.
G�nl�k
ya�amda, duyguya neden olan ara�; nesne, ki�i de�il, duygunun
kendisidir. �rne�in, sizi bir �ey sevindirdi�i zaman, sevincin
�zerine/kendisine odaklan�n, onu iyice hissedin, hatta onun
haletini o kadar derinden deneyimleyin ki, sevincin kendisi
olun. G�ne� batarken / do�arken, duyguland���n�z zaman; g�ne�i
unutun, yo�unla�an duygunuza odaklan�n. Sadece onun g�zlemcisi
olmay�n, onun i�ine kar���p kaybolun. Duygunun kendisini
b�rak�p, ona neden olana kayarsan�z duygulanmayla ilgili bir
deneyim f�rsat�n�, halet ya�ama �ans�n� ka��rm�� olursunuz.
Sizi sevindiren bir arkada� sizde sevin� duygusunun ortaya
��kmas�nda sadece bir neden olu�turmu�tur, ona arac�l�k
etmi�tir. Sevin� her zaman i�inizdedir; arkada��n�z yaln�zca
onun d��ar� ��kmas�na neden olmu�tur. Bu durumda siz sevince
odaklan�n, arkada�a de�il� Sevin� gibi; sevgi, �fke, h�rs,
k�skan�l�k vb. t�m duygu t�rleri i�in durum ayn�d�r. Bu duygu
t�rlerini ortaya ��kt�klar� zaman zihninizde de�il, daha
derinde hissetmeye �al���n. Duygular� bast�rmay�n ama onlar�
kontrol alt�nda tutarak kalbinizde hissedin� Onlar� bast�rmak,
daha fazla rahats�zl�k yaratacakt�r: Bast�rmakla �zellikle de
olumsuz duygular� bast�rmakla eyleme d�n��t�rm�yorsunuz ama,
onlar� bir yerde biriktiriyorsunuz ve potansiyel
rahats�zl�klar depoluyorsunuz anlam� ��kar ki,bunun kar��l���
da ka��n�lmaz olarak sa�l�k problemleri demektir.
Zihin
sa�l�m�z, ruh sa�l���m�z, beden sa�l���m�z i�in sevginin
i�imizdeki sesini duymak e�er duyam�yorsak, kendimizi
de�i�tirmek ad�na baz� ara�t�rmalara ba�lamak, Yeni �nsana �ok
yak���r davran��lar olacakt�r� |