|
Felsefi ��retilerde be� duyular�m�zla alg�lanan fiziksel /
maddesel ortama �duyularla kavranan �lem�, fizik
�tesi alemde �ak�l ile kavranan alem� (ya da
�akledilir alem�) olarak ge�er. �nisiyatik ��retilerde bu
�lemler k�saca �g�r�nen� ve �g�r�nmeyen�olarak ge�er ve
g�r�nenin y�netici (ve onun varl�k nedeni) g�r�nmeyendendir.
G�r�nen, g�r�nmeyenden dolay� vard�r. Biz enkarne varl�klar�n
da; bir g�r�nen, bir de g�r�nmeyen yan�m�z var, yerk�renin de
�yle� (�ekil -1) Dolay�s�yla, g�r�nenden g�r�nmeyene do�ru
grad�el (giderek incelen, gitgide s�ptille�en) bir yap�lanma
s�z konusudur. Bu nedenle insan� sadece g�r�nen yan�yla ele
almak, insana k�s�r bir yakla��md�r. �nsan g�r�nen ve
g�r�nmeyen (5 duyuyla alg�lanamayan) yan�yla bir b�t�nd�r.
Dahas�, aslolan ve as�l kendimiz olanda bu �g�r�nmeyen�
yan�m�zd�r. Her zaman var olan ve �l�ms�z olan bu g�r�nmeyen
ama as�l kendimiz olan g�r�nmeyen ruhsal yan�m�zd�r.
�ekil
1
G�r�nenden g�r�nmeyene do�ru biyolojik / fizik, eterik,
astral, mantal, kozale� olarak adland�r�lan katmanlardan
(titre�im d�zeylerinden) olu�an bir yap�m�z var. �l�m denen
ge�i� ile fizik ve eterik bedenlerimizi yerk�rede b�rak�r,
do�madan (enkarne olmadan) �nce bulundu�umuz yere d�neriz;
buras� spatyomdur ( ya da dinsel ��retideki ad�yla ahirettir.)
Aslen ruh varl��� olarak evrensel / kozmik i�imiz olan tekam�l
olgusunun, bedensel ben olarak ayd�nlamak bu bedenlerimizle
yak�ndan ilgilidir: Astralden besleniyor ( ya da astral
varl���) olmak ile mantalden besleniyor olmak aras�nda �ok
fark vard�r. Astral / mantal kirlilik enkarne varl���n
geli�imi ve geli�mi�li�i a��s�ndan �ok �nemlidir. Bu yaz�m�zda
bu �nemi nereden kaynakland���n�; astralden mantale, oradan
kozale gidi�in nas�l oldu�unu, bildi�imiz kadar�yla
irdeleyece�iz.
D�nya be�eri olarak duygusal varl�klar�z; duygusal d�zeyde
(duygular� kontrol etmeyi ��renme a�amas�nda) olmaktan dolay�
da astralden besleniyor de�ilsek bile astral alemle
ba�lant�m�z daha �ok Astral alem ( hem kendi varl�ksal
yap�m�zda, hem de yerk�renin varl�ksal yap�s�nda) fizi�in
hemen sonras�nda buluna titre�im d�zeyidir. Buras� d�nyadan
yans�yan d���nce �ekilleriyle ve bu d���ncelerle beslenen
astral varl�klarla doludur. Pozitif ve negatif (yani titre�imi
y�ksek ve d���k) d���nce �ekilleri (�formpanse�ler)
astral �lemi olu�turur. �l�m denen ge�i�ten sonra spartoma
giden yolumuz �zerinde i�inden (b�y�k olas�l�kla) ge�ti�imiz
ortam da buras�d�r. �l�m ve �l�m �tesi elbette ki ayr� bir
konu ve bu yaz�m�z�n kapsam�nda de�il.
Tek�m�l d�zeyi ve bedensel ar�nm��l�k durumumuzla ilgili
olarak hangi mekanla / ortamla rezone isek, oradan besleniriz.
�imdi bir duygusal varl�klar olarak, ya da bu durumda olanlar
b�y�k �l��de astral ile rezone durumday�z, dolay�s�yla
astralden gelenlerin daha �ok etkisi alt�nda bulunuyoruz /
bulunurlar. Astral Plan�dan (�plane�=d�zey /
ortam) gelen etkinin malzemesinin s�ptilitesi (inceli�i /
titre�im d�zeyi) fizik plana olduk�a yak�n. Bunlar�n bir k�sm�
(durug�r� medyumlar�n�n g�zlemlerine g�re) ger�ekten de �ok
�rk�t�c� d���nce �ekilleridir. Bu malzeme b�y�k �l��de d�nya
be�eriyetinden kaynaklanan negatif nitelikli (h�rs + kin +
�fke + haset) d���nce �ekilleriyle olu�mu� ve beslenmi�tir. Bu
d���nce �ekillerinin durduklar� yerde s�rekli olarak negatif
emisyonlar� da vard�r. S�z konusu d���nce formlar�ndan olu�an
varl�klarla (�egregorlar�) (1)
b�y�c�l�kle �ok i� yap�lm��; yapan�n da, yap�lan�n da ba��na
�ok dert a�m��t�r. (2)
Astral Plan duygularla / duygusall�kla ilgili geli�imimizin
etkisi alt�nda bulundu�u bir enerji da��l�m yeridir. D�nya
be�erinin yap�s� ve geli�im d�zeyi genellikle (ve �zellikle
bireysellik geli�im d�zeyinde) duygusal realite oldu�u i�in,
be�er ancak astral planla rezone (uyumlu) durumdad�r. Bu
nedenle bireysellik geli�im d�zeyinde; gerek dinler olarak
gerekse felsefe ve inisiyasyonlar olarak duygular�m�z�n /
duygusall���m�z�n d���nda herhangi bir etkinlik / aksiyon
d�nya be�erini ilgilendirmemi�tir. Be�eri etkile�im / ileti�im
�e�itli d�zeylerde duygusal a��rl�kl� olarak s�r�p gidiyor.
D�nya be�eriyeti olarak bu Adem Devresi�nde sanki �duygusall�k
ve duygusall�ktan ar�nma� mast�r� yapan ��renciler
gibiyiz.
�ekil 2
Duygusall�ktan / astraldan kurtulup, mantale gidi� yolumuz
�zerinde hemen hemen ka��n�lmaz �ekilde tak�lmadan ge�memiz
gereken duraklardan biri, (�zellikle Orta�a�da) bir k�s�m
cahil ki�inin her nedense (ama elbette ki kendi geli�im
ihtiya�lar� gere�i) tak�l�p kald��� ve o zamanlardan beri �b�y�c�l�k�
olarak bilinen etkinliklerdir. B�y�c�l�k, astralin belli bir
titre�im d�zeyine tak�l�p, kalm��l���n gere�i olan ve oran�n
d���k titre�im varl�klar�yla / tesiriyle bilir bilmez
(cahilce) olumsuz i�ler yapman�n ad�d�r ve do�al olarak bu
i�ler t�m kutsal metinlerce yasaklanman�n da �tesinde
lanetlenmi�tir. B�y�c�l�k, enkarne varl���n, astralden
beslenen duygusall�klar�n� gidermesi a�amas�nda saplan�p
kald��� sanki bir batakl�kt�r. ��nk� b�y�c�l���n malzemesi
kaba titre�imli �geri varl�klar�
d�r.
B�yle �geri� varl�klarla yap�lan i�ler de
varl�klarla yap�lan i�ler de elbette ki kaba niteliklidir. Bu
nedenle kadim zamanlardaki �nl� b�y�c�lerin bile �l�mleri feci
�ekilde olmu�tur. Yaz�m�z�n konusu elbette ki bu de�ildir. Ama
astralle ilgili bir konu i�lenirken, �b�y�c�l�k�
ister istemez de�inilen bir uygulamad�r.
Genel tekam�l seyri i�inde �astralden kurtulma cehti�
olarak da adland�rabilece�imiz bireysellik geli�im s�recinde,
d�nya be�eri b�y�k �l��de bedene ve bedensel uzant�larla ha��r
ne�ir olman�n da �tesinde onlara �zde�le�mek zorunda da
kalm��t�r. Bu arada yo�un olarak da astral d�zeydeki
enerjilerle beslenmek durumunda oldu�u i�in egosunun
gereksinimleri do�rultusunda ve s�rekli olarak ge�ici bir
memnuniyet halinde, zihinsel ve bedensel konforunun pe�inde
ko�maktan kendini alamam��t�r. Bu bak�mdan �imdi genel
g�r�n�m�yle d�nya; astral doyumu tamamlamak ve ondan kurtulma
gayreti i�indedir. Olmakta olan bu �ey be�eriyeti buna, bu
de�i�ime zorlar durumdad�r. Yani asl�nda k�yamet olup
durmaktad�r. Ama k�yamet bitti bitecek, hala k�yamet kopacak
diye bekleyenler de yok de�il; �k�yamet koptu�u zaman�
zaten yeni insanl�k d�nemine ge�ilmi� olacak. Dolay�s�yla
i�inde bulundu�umuz bu devrenin ba��ndan (6-7 bin y�ldan) beri
d�nyada olan her �ey d�nya be�eriyetini k�yamete haz�rlad�.
Haz�rlanan haz�rland�, haz�rlanamayan, eski realitesinde
kald�� (Sad�klar Plan� Tebli�lerindeki ifadesiyle �devre
sonu art�klar��) . Yeni �nsanl�k bu �haz�rlananlar�
ile yani �takva ehli� ayd�nlanm�� ki�ilerle olu�acak. Bunlar
�ok b�y�k �l��de, astral temizliklerini tamamlam��, Astral
Plan�dan g�dalanmaktan / nemalanmaktan kurtulmu� Mantal
Plan��n�n insanlar� olacakt�r. S�z �k�yam� kavram�na gelince,
konumuzun ana temas�ndan biraz ayr�l�r gibi olduk ama asl�nda
global anlamda ayr�lmad�k: Yaz�m�z�n ba�l���nda da yer alan �Astralden
Mantate� gidi� asl�nda bireysellikten Yeni �nsan
olmaya do�ru gidi�ten ba�ka bir �ey de�ildir.
Bireysellikten Yeni �nsana Gidi�
�imdi d�nya be�eri s�z konusu astral doyumunu tamamlayabildi�i
kadar tamamlad�ktan sonra, Mantal Plan�a y�kselme a�amas�na
girecektir. Hatta bizden beklenen (uzun vadede�); mantalin de
�zerine ��k�p, Kozal Plan (bkz. �ekil -2) d�zeyinden gelen
tesirlere uyum sa�lamakt�r. �imdiki devre sonunun d�nya
be�eriyeti, b�y�k �o�unluk olarak Astrat Plan (�Astral
Plane�) deneyimlerini (yani, duygular ve
duygusall�klarla ilgili epr�vlerini) tamamlamaya �al��an
enkarne varl�klardan ( dolay�s�yla k�k ve kar�n �akralar�ndan
d�nyaya ba�l� bireylerden) olu�uyor. (�ekil 3) Bu nedenle,
21.yy�a gelmi�iz hala; sava�, ter�r, denir korsanl���, insan
ticareti ve �evre sorunlar�m�z var. Duygusall���n ne oldu�unu
anlamak ve bu be�eri zaaf� a�mak i�in �ok �e�itli ve de�i�ik
duygusall�klar i�inde ya��yoruz. Duygular� kontrol alt�na
almad�k�a mantal d�zeye y�kselemeyece�imizi biliyoruz ve bu
y�nde �abal�yoruz. Bu bir bak�ma 6-7 bin y�ll�k bireysellikten
kurtulma cehtimizin son g�nleridir; ba�ka bir anlamda, mantal
d�zeye aday olma tela�� i�inde son s�navlar�n verildi�i �biti�
g�nleri�ndeyiz diyebiliriz.
Mantal Uyan��
Mantal Plan (�Mantal Plane�) duyular�n d���nda
olan, makul nedenlere ve makul akla hitap edebilen ve
(varl�ksal yap�m�zdaki) daha y�ksek titre�imlere uyum
sa�lamam�za yard�m eden entelekt (m�drike) ile ilgili bir
d�zeyimizdir. Astralle ilgili duygusall�klar�n� halledip de,
duygular�n� kontrol alt�na alm�� ve Mantal Plan�a y�nelmi�
bireyin en belirgin niteli�i kendini bilme / tan�ma arzusudur.
��nk� o, mantal d�zeyindeki enerjilerle ba�lant� kurmaya
ba�lamad�ysa bile varl�ksal yap�s�n�n (bkz. �ekil 2) o yan�n�n
etkilerini / esintilerini almaya ba�lam��t�r. Bu g�nk�
be�eriyet, (astrale g�re) daha az miktarda olmak �zere, mantal
plan enkernasyonlar�n� da i�ermektedir. Bu nedenle devre
sonunun gitgide yo�unla�an kendine �zg� zaman� i�inde d�nyada
�mantal uyan�� d�nemi� ba�lam��t�r. S�z konusu
uyan�� h�zland�rmak amac�yla d�nya toplumu olarak �genel
bir temizlenme ve ar�nma� s�reci i�ine girmi�
bulunuyoruz.
Sava�lar, ter�r ve �evre sorunlar�yla gelen etki bombard�man�
ve ileti�im (dolay�s�yla etkile�im) artm�� durumdad�r. Zaman�
�h�zlanm��� olarak alg�lar olduk ve zaman
ger�ekten de say�l� y�llar �ncesine g�re �daha h�zl��
ge�iyor. Bunun nedeni devre sonu zaman enerjisinin (ki
onun as�l sahibi de Rabb Plan��d�r) yo�unlu�unun artm��
olmas�d�r. Bu arada ileti�im / etkile�im son derece h�zlanm��
durumdad�r. Bunun bireye sa�lad��� epr�v (ya�am s�nav�) ve
halet ya�ama zenginli�i ve �e�itlili�i geli�im a��s�ndan
elbette bir rahmettir. Bireyin bu nimeti iyi
de�erlendirilmesi, onun Mantal d�zeye uyumunu ve ge�i�ini
kolayla�t�racakt�r. Ama basiretsizlik nedeniyle bu nimeti
nefsani ��karlar duygusall���n doyumu y�n�nde kullanmas�
bireye negatif karma y�kleyecek ve gidi�ini a��rla�t�racakt�r.
Dahas�, yukar�da de�inip ge�ti�imiz �temizlik ve ar�nmak�tan
kast�m�z; mantal bedenin (bkz. �ekil -2) titre�im d���kl���n�n
yeniden y�kseltilmesi i�in yap�lan bir yard�m operasyonudur.
Be�eriyetin bug�n buna gereksinimi her zamankinden daha
fazlad�r, hem de acilen� Ya�am s�navlar� (epr�vler) ve olaylar
i�inde ba�ar�l� olamamam�z�n (yani onlar� i�sel geli�im
y�n�nde de�erlendiremememizin), ger�ekten insani de�erleri
ortaya koyamay���m�z�n, madde ile aram�zdaki ili�kinin
�o�unlukla maddenin lehine bozulmu� olmas�n�n nedenleri;
mantal d�zeyimizdeki ili�kinin �o�unlukla maddenin lehine
bozulmu� olmas�n�n nedenleri; mantal d�zeyimizdeki
ahenksizlikten ve enerji d���kl���nden kaynaklanan be�eri
zaaflar�m�zd�r. Mantal titre�im d�zeyinin d���kl���nden dolay�
fiziksel ya da astral titre�imler (bkz. �ekiller 1+2) �ok daha
egemen duruma ��kmaktad�r. Bu durum zaman zaman bizleri sanki
�hislerimizin kurban�� haline getirmektedir.
Bunda zihinsel durumumuzun i�eri�i ve aktivitesi �nemli ve
etkilidir.
Zihin Gevezeli�i
Nefsin ve duygular�n kontrols�zl���nden (ba��bo�lu�undan)
dolay�, be�eri zihin (be�erin mantali) her an bireyin ba��na
i� a�acak durumdad�r. Be�eri zihnin en belirgin niteli�i onun
�gevezeli�i�dir. Bu nedenle �zihnin
sessizle�tirilmesi� inisiyatik �al��malar�n en �nemli
tahminlerinden biri olagelmi�tir. Tarikatlarda tutulan �s�kut
orucu� zihni kontrol alt�na almaya ve mantalin
tanzimine y�nelik bir uygulamad�r. M�ridin bu uygulama ile
elde etti�i / edece�i �s�k�tun g�c�� ona i�sel geli�im yolunda
�ok �ey kazand�r�r / kazand�racakt�r. ��nk� zihin disiplin
alt�na al�n�p, onun sessizle�tirilip sakinle�tirilmesi akl�
kullanman�n �n�n� a�ar.
Burada, sessizle�tirilip sakinle�tirilerek kontrol alt�na
al�nanlar sahte benliklerdir. Sahte benliklerin gevezeli�i (
bu velveleyle olu�an u�ultu) bittikten sonra as�l efendinin
(y�ksekbenin, as�l kendimizin) y�nlendirmeleri ( vicdan�n
f�s�lt�lar�) fark edilebilir. Kur�an ifadesiyle, �salih
akla sahip olmak�, �akl� i�letmek� ve �akletmek�
(i�levsel akla sahip olmak) zihnin bu anlamda
sakinle�tirilmesi ile ger�ekle�en bir ba�ar�d�r. Bu konuda
makbul d�zeye gelmi� olanlar� Kur�an �ak�l ve g�n�l
sahipleri� olarak adland�r�yor. (Ali �mran 7). Esasen
t�m dinsel ��retide bu anlamda �ak�l sahipleri�
i�indir. Zihin gevezeli�inden kurtulman�n bu �neminden dolay�
t�m mistikler �zihinsizlik� diye bir kavram
geli�tirmi�lerdir. Bunun i�in �s�kut orucu�
tutup, meditasyon yapt�klar�n� biliyoruz. ��nk� o ustalar
(m�r�idler) biliyorlard� ki, ayetlerle dolu oldu�u (Kutsal
Vahiy�de) bildirilen �evremizde bakt���m�z� g�rebilmek i�in de
(yani b�yle bir fark�ndal��� yakalayabilmek i�in de) gelen
ilham�n / sezginin (vicdan f�s�lt�lar�n�n) fark edilebilmesi
i�in de zihnin sessizle�tirilip, kontrol alt�na al�nmas�
gerek.
Sessiz olmayan zihin �geveze zihin�dir. Bu
gevezeli�i onun; yetersizlik duygusundan, endi�e, ku�ku (hatta
vesvese) be korkakl���ndan kaynaklan�r ki; bunlar, duygusal
d�zey bireyinin �zellikleridir. Zihin bu durumdan kurtulmak
(yani, nefsin egemenli�inden kurtulmak) mentall d�zeye giden
yolun ba��na gelmek demektir. Buraya kadar irdelediklerimiz,
genel anlamda �mantal temizlik� e haz�rl�k �al��malar� ya da
mantal �ncesi durumlard�r. �Mantalin ar�nd�r�lmas� ve
d�zenlenmesi� ayr� bir yaz�da ele al�nacak kadar geni�
ve �nemlidir. Gerekirse o konuyu ayr� bir ba�l�k alt�nda
inceleriz.
Astral ar�nmas�n�, astrale ba��ml�l���n� bitiren / sonland�ran
birey i�in mantal ar�nma ve mantalin d�zenlenmesi �zellikle
Yeni �nsanl�k arefesinde ka��n�lmaz hale gelmi�tir. ��nk�
i�inde bulundu�umuz devrenin art�k biti� g�nlerine gelmi�
bulunuyoruz. Yeni devrede ge�erli realite mantal d�zeyin
realitesidir. Ama bu ar�nd�rma operasyonu i�in gerekli
malzemeyi fizikten (ba�l� �uurumuzdan) mantale aktarmak
zorunday�z. (Bkz. �ekil -2) mekanizma b�yle i�liyor. Bununda
yolu olaylar i�inde haletleri derinden ya�amak, do�ru
bildi�ini her �eye ra�men olabildi�ince uygulamakt�r.
Haletleri derinden (dolay�s�yla verimli bir �ekilde) ya�aman�n
yolu sakinle�tirilmi� bir zihne sahip olmakla olas�d�r; hatta
Echart TOLLE�e g�re ayd�nlanmaya y�nelmenin yolu da budur. Bu
konunun en se�kin ara�t�rmac�lar�ndan ve uygulay�c�lar�ndan
biri olan E.Tolle diyor ki, �Ayd�nlanma yolculu�unda
�nemli olan �udur: zihninizden ayr�lmay�, onunla
�zde�le�memeyi ��renmek. D���nce ak���m�zdaki bir aral�k, bir
bo�luk yaratt���m�z her seferinde bilincimizin ����� g��lenir.�
(��imdinin
G�c��
adl� kitab�ndan�)
Yukar�da de�inip ge�ti�imiz �mekanizma� ayn�
zamanda mantal plan�n uyar�lmas�n�n esas�n� olu�turur. Fizik
plandan gelen (yatay) tesirleri bu �ekilde mantal plana
aktarabilmek, t�m inisiyatik ��retilerin en belirgin
ama�lar�ndan biridir. Mantal ile fizik plan aras�ndaki
t�kan�kl���n giderilmesi astral temizlik ile, ak��kanl���n
sa�lanmas� ise bu yolla olabilir. Bu idraklenme celatinin ve
bilgi uygulamas�n�n da esas�d�r. Bireyi �uurlanmaya g�t�ren
idraklenme cehti; m�drikenin (entelektin) artmas� ve anlay��
kapasitesinin geni�lemesi yan� s�ra mantalde sevgi enerjisinin
de birikimine elveri�li zemini haz�rlar. Sevgi enerjisinin
mantelde birikimiyle; yard�mla�ma, dayan��ma ve birlik
anlay��� i�inde fizik plandaki sevgi uygulamas� aras�nda yak�n
ili�ki vard�r. Unutmayal�m ki, b�yle bir geli�im s�reci
i�inde; mantalde olu�an en ufak bir pozitifle�me, fizik bedene
en az�ndan %100�e varan bir yans�ma yapar. Bire kar�� y�z
verim almak� Pozitif bir mataliteye sahip olunmas� durumunda
�devre sonunda verimlili�i�nden yararlanmak b�yle olas�d�r.
Mantal bedeni (bkz. �ekil-2) olu�mam�� varl�k hen�z �zeki
varl�k� dedi�imiz bireyde art�k mantal beden olu�mu�
demektir.(3) �nsan aday� olman�n onuruna yak���r
�ekilde mantal bedeni de�erlendirmek gerek. Mantal bedene
sahip olmak, insan olmak demek de�ildir. �nsanl�k evren
kapsaml� bir varl�k bran��d�r. �nsanl�k, evrenlerde zeki
varl�klardan olu�an bir varl�k bran��d�r. Bu bran��n en �st ve
en onurlu a�amas� �nsan-� Kamil�dir. Dolay�s�yla,
sadece yerk�re de�il, t�m evrendeki zeki varl�klar giderek
�nsan-� Kamil olmaya �al��an de�i�ik �uur d�zeylerindeki
be�eri varl�klard�r. (SADIKLAR PLANI Tebli�leri, Sayfa 537,
Ruh ve Madde Yay�nlar�)
Zeki varl�k sadece mantalle ve fizikle ilgili yasalar�
y�netebilir. Bu bak�mdan �imdiki halde ruhsal d�nyay�
etkileyemiyoruz. Bu etkileme kozaliteyi ya�ayabilen varl�klar
i�in olas�d�r. Burada da anla��l�yor ki; Yukar��yla uyum
sa�lamak istiyorsak, mantal bedenimizin �ok temiz ve
d�zenlenmi� olmas� gerek. Ayr�ca, fizik, planda var olan �mukadderat
ve icabat dengesi�ni de �e�itli �ekillerde kurabilmede
ba�ar� sa�lam�� olmak gerek. Bunun i�in; mantal temizlik ve
mantalin d�zenlenmesi (tanzimi) �er�evesinde olgunla�ma
s�recimiz, esneklik ve uyum performans�m�zla ilgili olarak
ini�li ��k��l� bir seyir g�sterebilir. Bu seyir i�inde;
mukadderat ve icabat dengesini iyi kurabilmi�seniz, uyman�z ya
da tak�lmaman�z (�zde�le�memeniz gereken durumlar� iyi
kestirebilir, negatif dejenerasyonlara kar�� uyan�kl���n�z�
diri tutabilirsiniz. �sa Peygamberin o �nl� �zdeyi�inde ge�en
�diri� kavram�n�n a��l�m�n� da bu bilgide
buluyoruz� B�yle bir mantal geli�im s�reci i�inde TANRI�dan
do�al olarak ve s�rekli ak�p gelen �uurda uyand�r�c� Rahman ve
Rahim olan tesirlerin bizde otomatik bir yans�maya ba�lanmas�,
bize o�nun en b�y�k l�tfudur.
Sevginin �nemi
Mantaldeki pozitifle�me do�rudan do�ruya fizik bedende de�il,
�nce zihinde (intelligence) ortaya ��kar. Fizi�e yans�malar
bunun heyecan halleridir. Bu mekanizma i�inde mantaldaki
pozitifle�menin sonu�lar� �u alanlara yans�r:
Davran��lar�n�za, kendi d���m�zda her �eyle ba�lant�
derecemize / uyumumuza insanlarla ili�kilerimizdeki SEVG�
dozuna yans�r.
Unutmayal�m ki, e�er bedensel benimiz (ba�l� �uurumuz) belli
bir ar�nm��l�k d�zeyinde de�ilse mantal enerjiyle gelen bir
tak�m uyar�lar� da do�ru d�r�st hissetmek olas� de�ildir. Bu
bak�mdan, fiziksel sa�l���m�za dikkat etmek zorunday�z.
Bedensel arzular�n (damak lezzeti, fiziksel konfora d��k�nl�k,
tutkular, �zde�le�meler vb.) doyurulmas� u�runa sa�l���
bozmak, mantal geli�imi a��rla�t�rabilece�i gibi, mantal
geli�imin fizik bedendeki yans�mas�n� ve tezah�r�n� de
engelleyecektir. Bedensel sa�l�ks�zl�k, Plan�m�za (y�ksek
benimize) kar�� g�revimizi de (ya�am amac�m�z� da) aksat�r.
��nk� sa�l�ks�z bir beden, Plan�m�za do�ru enformasyon ak���n�
lay�k�yla ger�ekle�tiremez; bu, mantalden �ok astrale
hizmettir, astrale y�nelik ya�amakt�r.
Bu yaz�m�za konu etti�imiz astral, mantal ve kozal
bedenlerimiz (bkz. �ekil -2) varl�ksal �uur alan�m�z�n belirli
yo�unluk b�lgeleridir. ��Z��m�z�n kendi
�evresinde (fizik bedene do�ru) olu�turmu� oldu�u alan k�s�m
k�s�md�r (fakl� titre�im d�zeyleri olarak�) Bu k�s�mlar�
de�i�ik titre�im d�zeyleri olarak d���nebiliriz. En i�teki en
a��k renkte olmak �zere, d��a do�ru fizi�e kadar koyula��r.
Bunlardan kozal titre�im alan� ��Z�e en yak�n
olan k�s�md�r.
Astral, mantal ve kozal bedenlerin mek�n� d�nya spatyomu
de�ildir.(Bkz. �ekil -1). D�nya spatyomu (ahiret) astral
maddenin d�nyaya (d�nya titre�imlerine) yak�n ve uzak
�evresinde ibaret olan bir mekand�r, bir tesir alan�d�r,
d�nyan�n kendisine aittir. Bildi�imiz kadar sizlerle
payla�t���m�z mantal geli�im d�zeyinden sonraki hedefimiz;
temelde, her �eyin ilkesinin bulundu�u kozale ula�makt�r. Her
�eyin ilkesinin, nedeninin bulundu�u bedenimiz� Bu beden
halinde bulunman�n ad� �bilgele�mek�tir, ger�ek h�kmet sahibi
olmakt�r.
Enkarne varl���n mantalden sonraki hedefi kozaldir.�nsanla�ma
yolumuzun, mantalden sonraki a�amas� kozaldir. Bu muhte�em
tekam�l kervan�, istesek de istemesek de bizi oraya g�t�r�yor.
Zeki varl�k (mantal d�zeyin varl���) olman�n da �tesinde �ilkeler
varl���� olmak s�z konusu. Kozal Yasalar�
kullanabilecek d�zeye ula�mak varl�ksal mukadderimizdir. S�z�
buraya getirince, ister istemez Dr. Bedri RUHSELMAN��n o �zl�
paragraf�n� an�ms�yoruz:
�G�rg� ve deneyimsizli�i y�z�nden,ebedi yolculu�unun belkide
k���k bir k�sm�n� ne kadar sap�k�a ge�irmi� olursa olsun, her
kul muhakkak ilahi nimetlerin b�y�k mutluluklar�n� doya doya
hissedecek ve ALLAH��n b�y�kl���n� �z varl���nda gittik�e
artan bir zevk i�inde yudum yudum tatmak bahtiyarl���n� idrak
edecektir.� � Bedri RUHSELMAN |