Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

Fedakarl�k

Selman GER�EKSEVER

  Fedak�rl�k, g�nl�k ya�amda s�k s�k kulland���m�z bir s�zc�kt�r. Feda etmek, fedak�rl�kta bulunmak, �zveride bulunmak hatta feda etmek anlam�nda terk etmek gibi s�zc�k ve deyimleri s�k s�k kullan�r�z. Zaman zaman iyi ya da k�t� fedakarl�k uygulamalar� da yapmaya �al���r�z. Fakat �nemli olan bunda ne kadar ba�ar�l� oldu�umuzdur. Fedak�rl�k yaparken, kar�� taraftan bir �eyler beklemeli miyiz, yoksa hi�bir kar��l�k beklemeden mi yapmal�y�z? Elbette ki kar��l�k beklemeden; z�ten kar��l�k bekleyerek bir �eyi feda etmek / vermek, fedakarl�ktan �ok, al�� veri�tir (�Al g�l�m, ver g�l�m...�).

  Ayr�ca, herhangi bir nedenle, yani genel anlamda beklenti i�ine girmek, erdemli ya�ay��a ters d��en bir durumdur. ��nk�, be�eri de�er ve de�erlendirmelerle i�ine girdi�imiz beklentinin konusu olan �ey bizim ger�ek (i�sel geli�im) ihtiyac�m�z olmayabilir ve bu genellikle de b�yledir. ��nk� biz, be�eri varl�klar olarak ger�ekten neye ihtiyac�m�z oldu�unu bilmekten �ok uza��z. Zaten bundan dolay� da, herhangi bir vicdani itilimle bir fedakarl�k denemesi yapmaya kalkt���m�z zaman bile, buna beklentilerimizi, sahte benliklerimizi kar��t�rmadan edemiyor ve fedakarl�k eylemimizi / uygulamam�z� buland�r�yoruz, be�erile�tirmi� oluyoruz..

  Bu nedenle, maddesel birikimimizden, parasal de�erlerimizden �nce; nefsani yanlar�m�z�, sahte benliklerimiz� ve be�eri zaaflar�m�zla ilgili sorunlar�m�z� giderme yoluna gitmekte yarar var. Z�ten esas fedak�rl�k da, nefsaniyetten fedak�rl�k etmek, nefsaniyetle ilgili yanlar�m�z� terketmek / feda etmektir. Bunu yapmak, maddesel / parasal fedak�rl�klardan �ok daha zordur. Terketmemizin / feda etmemizin daha yararl� olaca��n� d���nd���m�z yanlar�m�z nelerdir? Bunlar, kendini bilme �al��mas�n�n da konusu olan; tutkular�m�z, ba��ml�lklar�m�z, e� ko�malar�m�z, �n yarg�lar�m�z, sab�rs�zl���m�z, idraksizli�imiz eve anlay��s�zl���m�zdan ba�kas� de�ildir. Nefsaniyetimizden kaynaklanan bu be�eri zaaflar�m�z�n �zerine giderek �nefsaniyette yoksulla�mak� makbuldur ve ger�ek fedak�rl�k a��s�ndan gereklidir. ��nk�, erdamli insanlara �zg� ger�ek fedak�rl���n gere�i olan ruh zenginli�i, nefsaniyette fakirle�mekle olas�d�r. (�Ne mutlu nefste fakir olanlara; ��nk�, melek�t onlarlad�r.�-Hz.�sa)

  Bunu ba�arabildi�imiz oranda nefsaniyet kabal���n� yitirir, sahte benlikler s�kinle�ir ve edeplenir; ama o oranda da sadece uyan�kl�l���m�z de�il, uyum ve esneklik kapasitemiz de artar. Burada, erdemli insanlara �zg� fedak�rl�k sergilemenin gere�i olan belli derecedeki uyum ve esneklikten kas�t; nefs ve sahte benlikler kanal�yla yataydan gelen be�eri ve maddesel ko�ulland�rmalar ile, d��ey olarak Yukar��dan gelen �uurda uyand�r�c� tesirleri b�nyede dengelemektir. Bu denge b�nyede olu�turuldu�u zaman, i�inde bulunulan zaman-mek�n ko�ullar�na uyum sa�lanm�� demektir.

  �zerinde enkarne vaziyette bulundu�umuz bu gezegen, evrenin bu k��esindeki zor bir tekam�l okulu olarak, esneklik ve uyum pratikleri i�in bizlere bol bol olanak sa�layan, olduk�a da �kaygan� bir zemindir. D�nyan�n bu durumundan dolay�, bir bak�ma; esneklik ve uyum d�nya tekam�l okulunun hedefidir. ��nk�, burada esneklik ve uyumu gerektirecek �ok �etin ko�ullar, �zellikle �u devre sonunun biti� g�nlerinde yayg�n vaziyettedir. Asl�nda bu durum i�sel geli�im a��s�ndan ve dolay�s�yla da fedak�rl�k uygulamalar� a��s�ndan  �ok verimli bir olanakt�r.

  D�nyada toplu halde ya�arken, yapt���m�z i�lerden �ok, be�eri ili�kiler �er�evesinde (ki bunlar�n pek �o�u rahat�m�zdan, bireysel ilke ve al��kanl�klar�m�zdan  fedak�rl�k gerektiriyor); sergiledi�imiz m��terek �al��malar i�inde bulunan bizlerin m��tereken belli bir ilkeye ya da ilkelere tabi olmas�d�r.  �rne�in; bir k�t�phanedeysek, toplu ula��m arac�nda ya da barda isek, her ne topluluk i�inde bulunursak bulunal�m; bu ortamlarda bizim kendi bireysel ilke ve al��kanl�klar�m�zdan �ok, i�inde bulundu�umuz mekan�n, bir ferdi oldu�umuz toplulu�un  ilkesine / yapt�r�m�na uymak, ona adapte olmak zorunlulu�una tabiyiz. O ilkeye (ya da ilkele ve oran�n ko�ullar�na) esneyerek uyum sa�lamak durumunday�z ki bu da zihinsel ve bedensel konforumuzdan, kendi be�eri ilkelerimizden fedak�rl�k ederek, s�z konusu uyum ve esnekli�i sergileyebilirsek, her seferinde fiillerimiz o oranda erdemlere y�nelik olacakt�r.

  M��terek bir �al��man�n gere�i olan bir ortak alanda bulunan bireyler, kendi bireysel ilkelerinden feda edip, ortak alan�n ilkesine / ilkelerine uyum saylayabildikleri �l��de, o alan�n s�ptilitesi artacak, tesir ku�a�� g��lenecek ve Yukar� ile(tesir plan� ile) ba�lant�s� o derece g��l� olacakt�r. Belli bir ama� u�runda ba�ar�ya ula�mak ancak, bu anlamda fedak�rl�kla gelen uyum ile olas�d�r.

  Genel anlamda da olsa; bir ortak alanda, fedak�rl�klarla sa�lanan uyum ve esnekli�in belli bir d�zeyi yakalamad�k�a, ba�ar�ya ula��lamaz.

  De�i�ik kapsam ve kalitedeki ortak alanlar i�inde ya�arken, gerekli esnekli�in g�sterilmesi, sadele�mek ve be�eri / nefsani zaaflar� terk ile artar. Bir ortama ve oran�n ko�ullar�na uyum sa�layabilmek i�in esneklik �artt�r. Bu uyum belki imajinasyon ile kolayla�t�r�labilir. Bir duruma fiziksel olarak iyi bir �ekilde adapte olabilmek i�in, �nce imajinatif olarak onu ya�amakta yarar olabilir.

  Realite basamaklar� a��s�ndan da; uyum sa�lamadan, bir basamaktan �tekine s��ranamaz. Bireyi bir �st basama�a s��ratacak uyum ve esneklik ise, �zerinde bulundu�umuz basamakta olabildi�ince sadele�mek ve elbette ki bu sadele�menin gere�i olan fedak�rl�klar� �evreden esirgememektir. Bu anlamda s�dele�ebildi�imiz oranda y�ksek / s�ptil tesirlere daha iyi bir anten ya da daha temiz bir ekran olu�turma �ans�n� yakalayabiliriz. Bu tutum, �uurda uyand�r�c� ve geli�ime zorlay�c� s�ptil tesirlere uyum hareketleri yapmakla olas�d�r ki, bu hareketleri olas� hale getiren esneklik, fedak�rl�kla sa�lanan sadele�menin sonucudur. Bu anlamda bir fedak�rl�k uygulamas� �er�evesinde sabr�n / tahamm�l�n haletini ya�amak; i�sel geli�im a��s�ndan bireye �ok �ey kazand�racakt�r.

  Bunda ba�ar� i�in yukar�da s�z�n� etti�imiz fedak�rl�k ve sab�r / tahamm�l uygulamas�n�n yan� s�ra, kendi i�imizde de uyumlu olmam�z gerekti�ini g�z ard� etmemeliyiz. ��sel uyumsuzluk ve dengesizlik,  fedak�rl�k gibi ba�ka erdemlerin �n�nde de engel olu�turur. Bu nedenle, i�sel geli�ime katk�s� olacak bir fedak�rl�k sergileyebilmek i�in de birey �nce kendi i�indeki �eli�kilerinden kurtulmal�d�r.

  Yeni olana, y�ksek / s�ptil tesirlere uyum sa�layamamak, tutuculu�u ve at�leti beraberinde getirir. Uyum zorlu�unu; kendini tan�ma �er�evesinde idraklenme cehti ile ortadan kald�rabiliriz. Aksi taktirde uyumsuzluk, �st�rab�n nedenidir. Be�eri tak�nt�lar�m�z�, �zde�le�me ve ba��ml�l�klar�m�z� terk edememe (yani, onlar� feda edememe)beceriksizli�imiz �st�raplar�m�z�n nedenidir. T�m olaylar, uyum ve esneklik kapasitemizi art�rmak i�indir; bu i�sel geli�im olana��ndan fedak�rl�k uygulamalar� i�inde yararlanmal�y�z.

  Fedak�rl�k kavram�yla yak�n ilgisinden dolay� �zellikle son k�s�mlarda s�k s�k de�inmek zorunda kald���m�z sadelik ve safiyet i�sel geli�im a��s�nadan kazan�lmas� gereken en de�erli erdemlerimizden birisidir. ��nk�, Hz.Muhammed�in �mmili�inde(1) anlam�n� bulan  s�fiyet ve s�delik ve b�yle bir titizlik i�inde bulunmak �k�re�nin (ba�l� oldu�umuz ruhsal plan�n) merkezine y�nelmektir. Sad�klar Plan� Tebli�lerindeki(2), �Sadelik ve basitlikte hikmet vard�r.� ifadesinde anlam�n� bulan bu durum gelece�e uyum sa�lamakla da ilgilidir: Gelece�e uyum, sadele�meyle olacakt�r. Bu uyum da; b�y�k  �l��de, etkilere kar�� gerekli esnekli�in g�sterilmesiyle olas�d�r. O halde, �nefsten fedakarl�k� ve nefsaniyetle ilgili zaaflar�n terki demek olan sadele�meye dikkat gerek...

  Yukar�dan beri a��klamaya �al��t���m�z �nemine ra�men, nefsaniyet ne kadar e�itilirse e�itilsin, o sadece inceltilebilir ama asla s�f�rlanamaz. Her f�rsatta da fedakarl�k eylemlerimize s�zarak onlar� buland�rmaya �al���r. ��te bu y�zden �ger�ek uyan�kl�k� bireyin kendi nefsine kar�� olan uyan�kl�l���d�r. Nefse kar�� uyan�kl�k ger�ek samimiyettir. �Ferdin, nefsaniyeti kar��s�nda ald��� tavr� ger�ek samimiyettir.�(3) Gurdjieff, nefsine kar�� uyan�k ve samimi insan�, �kendini hat�rlayan insan� olarak kabul eder. Fedak�rl�k hamleleri yerine, nefsani davran��larda bulunmak bizi d�nyasal bir yerlere ba�lar, de�i�im ve geli�im spiralinde ilerleyi�imizi engeller. Bu olumsuz durum bir bak�ma yukar�daki anlamda �samimiyetsizlik�tir. ��nk�, �Samimiyet, nefsaniyetin kar��s�nda hakiki olarak vicdan kanal� ile kendisine verilmi� olan bilginin her zaman galip gelmesi i�in g�sterilen cehittir. G�revini yerine getirmekte olan varl���n, g�revinin ana materyelleri �zerinde hi�bir zorlu�a ald�r�� etmeden uygulama i�erisinde bulunmas� sammiyeti ifade der.�(3)

  S�ptil yani fedak�rl���n en �st boyutunda; her t�rl� be�eri kirden, pastan uzak, bencillikten, ��karc�l�ktan ar�nm��l�k, sevgi enerjisiyle dolu ve bilge insanlara �zg�, ger�ek bir vericilik, fedak�rl�k ve terk vard�r. Tarihte bu t�r fedak�rl�k g�steren bilinen ya da bilinmeyen say�s�z varl�k vard�r. Bunlar, fedakarl��� ya�am tarz� haline getirmi� �pozitif yay�n odaklar�� d�r. Bu durumda olan insan, B�t�n�e s�rekli pozitif katk�da bulunuyor ve s�rekli vericilik halinde genel tekam�l� kolayla�t�r�c�, uyanmakta zorluk �ekenlere yard�mc� bir i�lev g�r�yor demektir. Bu insanda fedak�rl�k erdemiyle birlikte yard�mla�ma ve dayan��ma bilinci de geli�mi�tir. Onun �evresine yard�m�: adet olmu�, kom�ular al��veri�te g�rs�n ya da birilerinin dikkatini �ekmek ve g�zlerine girmek i�in de�il, i�ten gelen bir itilim ile yard�mla�ma ve dayan��ma bilincinin gere�i olarak sergilenen bir eylemdir. B�yle bir insan i�in kendinden ba�kalar�na hizmet etmek / vericilik / fedak�rl�k yapmak; var olman�n, insan olman�n gere�inden  ba�ka bir �ey de�ildir

  Be�er tarihinde en g�zel fedak�rl�k �rneklerini, Yukar��ya en yak�n olan be�eriyetin �nc�s� bu y�ce varl�klar yapm��lard�r ki bunlar da adlar� bilinen ve bilinmeyen peygamberler ve velilerdir. Onlar bunu en g�zel ve do�al olarak yapm��lard�r. ��nk� onlar D�nya Rabb Plan��n�n merkezine en yak�n noktalardan buralara kadar sarkm�� enkarnasyonlard�r. Bu varl�klar, sessiz sedas�z, sanki geldikleri planlar�n g�r�nmeyen uzant�lar� olarak her t�rl� s�fat ve �vg�den uzak ya�am��lar, s�rekli vericili�i kendilerine g�nl�k ya�am �ekli haline getirmi�lerdir. Zaten bu varl�klar, kendilerinden ba�ka herkese hizmeti, geli�tirmeyi kendilerine vazife edinmi�ler ve bu y�nde maddenin k�lesi de�il, efendisi, y�neticisi ve insanlar�n da rehberi olarak vazifelerini yap�p gitmi�lerdir. Hz.�sa�y� burada �rnek olarak verebiliriz. Bu y�ce varl�k insanl�k i�in kendini feda etmi�, t�rl� i�kenceler �ekmi�tir.

  T�m bunlardan anla��l�yor ki, fedak�rl�k; ALLAH��n en belirgin isim s�fatlar�ndan birini bedende tezah�r ettirmektir ki bu da Sufizm�de �ALLAH��n rengi ile renklenmek�, ya da � Tanr��n�n s�fatlar�yla s�fatlanmak...� olarak ge�er. ��nk�, fedak�rl�k esasen nefsaniyetten, sahte benliklerin olumsuz ve uyumsuz yanlar�ndan  feda etmektir. Onlar bunu ba�arm�� ve bizler i�in taklit edilmeye de�er y�ce varl�klard�r.

  Ger�ek s�dele�me ve ar�nma, bu anlamda olmak �zere fedak�rl�kla gelir. Maldan, m�lkten feda etmek belki daha kolayd�r. Hatta biz bunu, toplum i�indeki  stat�m�z� g��lendirmek ve daha �ok kaale al�nmak i�in de yapar�z. Nefsin feryad�na ra�men; rahat�ndan fedak�rl�k yap�p, birine / birilerine hizmette bulunmak �ok daha zordur. Oysaki, yard�m�n makbul� gizli olarak yap�lan�d�r. ��te e�er sahte benliklerimizi e�itememi�sek, ger�ek anlamdaki b�yle bir fedak�rl��� ve yard�m� yapamay�z. ��nk�,  be�eri bir ��kara y�nelik olmayan vericili�e sahte benlikler izin vermez.

  Zorluk ve �st�raplara esneyerek, uyum sa�lamak, fedak�rl�k yapmam�z� engelleyen diren�lerimizden kurtulmak, duygusall�klar�m�z�n ve nefsimizin tutsakl���ndan kurtulmak, de�i�ip, geli�mek, de�er kazanmak ve (yeni insanl�k realitesine) tekam�l s��ramas� yapabilecek hale gelmek ve en �nemlisi bu okulu bitirip gitmek istiyorsak, fedak�rl�k uygulamalar�m�z� ciddiyetle ele almal�y�z. ��nk� kurtulu�umuz, d�nyasal olan her �eye kar�� s�dele�mede, terkte ve feda etmededir.

  Zaman� gelince ve her an, kulland���m�z ve kullanmakta oldu�umuz ara� ve gereci hemen yenisiyle de�i�tirebilecek, yani onlar� hemen feda edebilecek mantalitede bulunmal�y�z. Bizler ruh ve beden ikilisinden olu�an varl�klar�z. Ruh varl��� yani �z�m�z i�in, feda edilecek, terk edilecek, kazan�lacak ya da kay�p edilecek bir �ey yoktur. ��nk� onda her �eyin bilgisi vard�r ve evrenin aslen verici ve aktif eleman�d�r.. Easas olan da, bizim bedensel ben olarak; asl�m�za, �z kendimize benzemektir (Sufizm�de �Tanr��n�n s�fatlar�yla s�fatlanmak.�).

  Ruh varl��� i�in, mutlu ya da mutsuz olmak, azap �ekmek diye bir �ey de s�z konusu de�ildir; bunlar�n hepsi ruhun bedenli hali olan, ba�l� �uura sahip be�erin(yani, bedensel benin) sorunlar�d�r. Oysaki esas olan, bedenli haldeyken de, bedensizmi� gibi(olabildi�ince ruh varl��� gibi) ya�amakt�r. Ba�ka bir ifadeyle, bireysellikten kurtulmak, yard�mla�ma ve dayan��ma bilinci i�inde varl���n birli�i �uuruna ula�makt�r. ��te bizi bu a�amaya y�kseltecek en etkili uygulama fedak�rl�k uygulamas�d�r. T�m dinlerin ve inisiyatik ��retilerin ezoterik �z�nde binlerce y�l fedak�rl���n �nemi vurguland�. Fedak�rl�k, olgunluk, erdemlilik ve bilgelik g�stergesidir. Fedak�rl�k, e�er bir erdem ise, bu erdemin �n�ndeki engel, nefsaniyet kavram�nda anlam�n� bulan sahte benliklerdir: A�g�zl�, nekes ve elci (digerk�m) olmayan sahte benlikler, fedak�rl���n �n�ndeki engellerdir.

  D�nyaya geli� amac�m�z, �z�m�zdeki bilginin (ya�am plan�m�zla ilgili k�sm�n�n) uygulamas�n� yapmakt�r. Varl�k, �lahi �rade Yasalar� �er�evesinde, de�i�ik zaman ve mek�n ko�ullar�na uyarak maddesel mekanlarda tezah�r eder, bedenlenir ki bu, ruh varl��� i�in en b�y�k fedak�rl�kt�r. Titre�im ve s�ptilite olarak maddeden �ok �st�n durumda olan ruh varl���n�n, se�me �zg�rl��� ve iradesi do�rultusunda maddesel ortamlara (oralar�n yasalar� ile zaman-mek�n ko�ullar�na) uyum ya�layarak tezah�rata / yarat�l��a hizmet etmek ger�i onun kozmik g�revidir ama bu ayn� zamanda onun i�in en �st d�zeyde bir fedak�rl�kt�r: Maddeyi geli�tirmek i�in, maddele�erek maddenin i�inde tezah�r etmek... Bu uyum sa�lama i�i, ruhun ezeli ve ebedi u�ra��s�d�r. B�yle yapmakla; kendi geli�irken, maddeyi de geli�tirir. Bu uyum sa�lama i�i, es�sen ruh varl��� olarak, bizim en b�y�k fedak�rl���m�zd�r. Bu etkile�imde ruh, hep verici, madde ise al�c� taraft�r; sonunda, madde de giderek ruhsalla��r, ruhun ezeli ve ebedi fedak�rl��� s�yesinde.

  Madde, ruh varl���na kendi olanaklar�n� sunmakla ona, liyakat s�navlar� i�in laboratuvar malzemesi olu�turmu� olur, maddeye enkarne ruh varl���n�n fedak�rl�k erdeminin bedende tezah�r etmesine ara� olur.  ��indeki gizli bilgiyi ve yasalar� ke�fetmemiz i�in bizim her t�rl� deneme giri�imimize izin verir. Biz onunla �zde�le�medi�imiz s�rece bu etkile�im i�sel geli�im y�n�nde s�r�p gider. Aksi taktirde enkarnasyon ama�lar�m�za ula�amad���m�z (fedak�rl�k gibi �teki erdemleri bedende tezah�r ettiremedi�imiz) gibi, maddeye kar�� olan (onu geli�tiricilik) g�revimizi de yerine getirememi� oluruz. Madde, b�yle bir bilin�le kullan�ld��� zaman, esas olarak, kendi do�as� olarak �uursuzca da olsa vericidir.

  Ama biz onu putla�t�rmaya, onunla �zde�le�meye kalkt���m�zda, o bu i�levini ger�ekle�tiremez, bize ara� olma hizmetini yerine getiremez. Toprak anay� d���nelim; ba�r�n� ruh varl���na a�m��, onun her t�rl� uygulamas�na, insan�n her t�rl� kaprisine ve zarar�na tahamm�l ederek fedak�rl�kta bulunuyor. Tabii t�m bunlar�n kar��l���nda o da geli�iyor. Varl�k varl���n geli�imine hizmet ettik�e, bunun i�in fedak�rl�klara katlanabildik�e geli�ir.

  Ruh ise, se�me �zg�rl��� ve iradesi y�n�nde maddeye y�nelip, perispirital uzant�s� arac�l���yla maddesel uygulamalar yap�yor. Enkarnasyonlar� boyunca, maddeyi geli�tirerek, enkarne varl�k olarak (ara plan g�r�n�m�nde) ruh ve madde �lemleri aras�nda ileti�im g�revini �stleniyor: Fizikten ald���n� fizik �tesine, fizik �tesinden ald���n� fizi�e aktarmaya �al���yor. ��te bu giri�im ruh varl���n�n taaa ba�lang��ta sergiledi�i en b�y�k ve evrensel fedak�rl���d�r. Esasen ruh varl��� i�in ruh varl��� i�in, fedak�rl�k diye bir �ey yoktur ��nk�, kendisi oldu�u gibi ve her �eyiyle(�z� itibariyle) zaten fedakard�r,tezah�rat�n verici eleman�d�r. Ruh varl���n�n bu hali bize g�re fedak�rl�kt�r. O�n�n i�in fedak�rl�k yapmamak, verici olmamak diye bir durum s�z konusu de�ildir.  Ruh varl��� i�in fedak�rl�k yapmak de�il, vazife yapmak, bir �st�ne hizmet etmek s�z konusudur. ��nk� bir �ste hizmet etmek, Yaradan��n Murad��n�n ger�ekle�mesine hizmet etmektir. Anla��laca�� gibi, fedak�arl�k ve vazife aras�nda s�k� bir ba� vard�r. Fedak�rl�k erdemi bedende tezah�r ettik�e vazife yapma becerimiz ve kapasitemiz de artar.

  Nefsani davrand���m�z zaman, fedak�r olam�yoruz. Ne kadar verici olsak, terkte bulunsak, feda etmi� olsak da, ne yaz�k ki o fedakarl�k say�lm�yor. ��nk� nefsaniyet hep al�c�l�k, fedak�rl�k ise tam tersi hep vericilik. O halde, nefsimizi kontrol alt�nda tutabildi�imiz �l��de fedak�r olabiliyoruz. Fedak�r olabildi�imiz �l��de de vazife yapma hakk�m�z� daha �ok kullanabiliyoruz. Varl��a puan kazand�ran ve hamle yapt�ran, vazife yapma hakk�n� kullan�� y�zdesi ve bi�imidir. ��nk� varl�k esasen vazife yapmak i�in, hizmet etmek i�in vard�r ve bunun i�in �ekilden �ekle girerek tezah�r eder, enkarne olur. Hangi geli�im d�zeyinde olursak olal�m, her hareketimizin amac� vazifedir ��nk� evrende, vazife yapman�n; yani, �lahi Murad��n ger�ekle�mesine hizmetin d���nda bir aksiyon  yoktur.

Sonu�:

Ya�am i�inde, egoist�e ve ��karc� olarak davran�p davranmad���m�za dikkat etmeliyiz. Ruh varl��� olarak bizlere d��en, fedak�rl���m�z� ve vericilik i�levimizi en s�ptil �ekilde, yani kendimizin bile farketmeyece�i kadar do�al bir �ekilde yapmal�y�z. Maddenin c�zibesiyle, be�eri endi�e ve kayg�larla, g�steri� olsun diye ya da bir ��kar kar��l���nda da �ova d�n��m��, daha �ok kaale al�nmaya y�nelik fedak�rl�k g�sterileri yap�labilir. Bu asl�nda i�in ba�lang�c�d�r, fedak�rl�k antrenmanlar�d�r ve nefsaniyetin bask�s�ndan dolay�d�r ama hi� yoktan iyidir. Nefsaniyet azald�k�a, uyumsuz yan�m�z e�itildik�e fedak�rl�klar�m�z da gitgide s�ptille�ir ve a�k�nla��r. 

(1)  Hz.Muhammed�in ��mmi� olu�u: Saf, temiz ve d�nya bilgisinden yoksun olu�u anlam�nda bir ifededir. �ALLAH, bu safiyetin ve sadeli�in i�ine kendi manas�n� koymu�..� denir Sufizm�de.

(2)  Sayfalar: 444 ve 525.

(3)  Sad�klar Plan� Tebli�leri. sayfalar: 628 ve 629 � Ruh ve Madde Yay�nlar�

Yay�n Tarihi: 13.�ubat.2012

 

Astroset 2003-2012