Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

Yeni �a��n Birleyici Enerjisi

S E V G �

Derleyen : Selman Ger�eksever  

 

Sevgi, kayna�� sonsuzluklar olan ve bilgiyle birlikte t�m evrenleri dolduran �evrensel il�hi bir g��t�r. Makbul olan, �Tanr��n�n s�fatlar�yla s�fatlanmak� ya da �Allah��n renklerine b�r�nmek��(1) ise; sevgi enerjisinin kayna�� olmasak bile, sevgi ad�n� verdi�imiz bu �evrensel/ilahi �ekim g�c��n� b�nyemizden ge�irip, �evremize yans�tabilir duruma (s�fiyete / ar�nm��l��a) gelmek geli�imin devre sonu insan�na �zg� bir g�stergesi olsa gerek. O halde, bir bak�ma, �geli�mek; sevgi enerjisini aktarabilecek s�fiyete / seyy�liyete ula�mak demektir. Muhammed Peygamber, sevginin �nemini vurgulamak i�in onu, �mandan sonra if�de etmi�: �Allah�a imandan sonra, amellerin faziletlisi insanlara sevgi duymakt�r.� Sevginin �nemini, �sa Peygamber ba�ta olmak �zere, t�m �teki peygamber ve inisiyeler de vurgulam��t�r(2). Yani y�zy�llardan beri, be�erin i�sel geli�imi ve toplumun kurtulu�u bak�m�ndan �zerinde �ok durulan konulardan biri olmu�tur sevgi.

Peki uygulama ne durumda, bunu arzu etti�imiz �ekilde yapabiliyor muyuz? Bu soruyu g�n�l rahatl���yla �Evet.� diye yan�tlayam�yoruz. ��nk�, i�inde bulundu�umuz devre sonunun �u biti� y�llar�nda; h�la sevgisizli�in �rneklerini (sadece bireysel d�zeyde de�il, toplumsal d�zeyde de) zaman zaman ya��yoruz.Yapt���m�z her �eyi, ne yaz�k ki  �sevgi ile yapam�yoruz�, eylemlerimize / etkinliklerimize sevgiyi katam�yoruz. Herkesi ayn� derecede sevemiyoruz. Belki herkesi (ayn� derecede) sevmek mecburiyetinde de de�iliz ama; hi� de�ilse, n�tr bile kalam�yoruz. Evet, ne yaz�k ki h�la genel g�r�n�m olarak sevgisizli�i deneyimliyoruz; ba�ka t�rl� ifadesiyle, sevgisizli�i deneyimleye deneyimleye sevgiyi ��renmeye, onun �nemini kavramaya �al���yoruz. D�nya be�erine �zg� bir gariplik: Kendini bilmeyen ki�ilere �zg� bu tututum i�inde koskoca bir devrenin sonuna geldik. Genellikle hemen hemen her �eyi ters uygulamayla ��reniyoruz. Yani �nce olmamas� gerekeni deneyimleyerek idrak ediyor, ondan sonra olmas� gerekene y�neliyoruz. Oysa kestirme ve insana yara��r yol y�zy�llard�r ���tlenmekte�.

Konumuz olan sevgiyi, sevgisizli�i ya�ayarak; herkesi / her �eyi sevmeyi, sevgi oda�� olmay�, aram�zdaki sevgi sirk�lasyonunu art�rmay� ��renmeye, b�yle bir s�fiyete ula�maya �al���yoruz. Peki, bunca il�h� ve inisiyatik tembihat ve ���de ra�men, kestirme yol dururken, ni�in sarp yollarda, ��kmaz sokaklarda iti�ip duruyoruz? Do�ru ve kestirme yolda bulunman�n �n�ndeki engel nedir? Yani; sevgi enerjisini i�lerimize / ili�kilerimize ni�in katam�yoruz, sevgi enerjisini b�nyemizden ni�in ge�iremiyoruz, bu enerjinin ak���n� engelleyen unsurlar (elemanlar / etmenler) nelerdir? Bu �elemanlar�, genel bilgilerimiz �er�evesinde; kendimizi tan�yamam�� ve i�sel b�t�nl��e ve belirli bir s�fiyete ula�amam�� olmam�zdan dolay� tutkular�m�z, �zde�le�melerimiz, benliklerimiz, gururumuz / kibrimiz, �n yarg�lar�m�z, otomatik ya�ay���m�z ve bunlarla ba�lant�l� olarak, sahip oldu�umuz astral tortular ve diren�lerimizdir. Burada �astral tortular ve diren�ler�den kas�t; a�k�n yan�m�zdan gelen sevgi enerjisinin ak���n� ve �evremizdekilerden yans�yarak i�imizde kaynamas�n� engelleyen maddesel ve be�eri birikimlerdir.

O halde, biz her �eyden �nce; kendi kendimizin e�itimini tamamlamak zorunday�z. Okullardaki e�itim bu amaca, yani, insan�n / �ocu�un kendi kendisini tan�mas�na, yukar�da s�ralad���m�z, sevgi enerjisinin ak���n� engelleyen b�nyemizdeki bu negatif birikimleri tan�yarak, onlar� kontrol alt�na almaya, ortadan kald�rmaya y�nelik olmal�d�r. As�nda e�itim, ruh varl���n�n evrensel i�levidir. ��nk� varl�k varl���n geli�iminden sorumludur. Bilen, bildi�inden sorumludur. Dolay�s�yla elbette ki, Hi� bilen ile ilmeyen bir olur mu!� (3) S�z konusu sorumlulu�un gere�i, bildi�ini payla�makt�r. Ayn� zamanda, payla��rken / ��retirken ��renmek ve yeni yeni idraklenmelere ula�makt�r. Bu durum, ayn� zamanda varl���n evrensel i�levidir: Evrensel yard�mla�ma ve dayan��ma olgusu, evrensel ili�ki ve etkile�im� ��te bu evrensel olgunun temelinde de�i�ik s�ptilitedeki sevgi enerjisi bulunmaktad�r. O halde, �unu rahatl�kla s�yleyebiliriz san�yorum: Sevgi sonsuz bir enerji, e�itim de ruh varl���n�n sonsuz ve kozmik bir i�levi, il�h� bir vazifesidir. Bu durumu ve �nemini �nder Plan��n bilgilerinden sonra daha iyi anlad�k� B�ylesine, temelde ortak niteliklere sahip olan bu iki kavram�n birlikte ele al�nmas�nda yarar vard�r: Sevgi ve e�itim, sevginin e�itimdeki rol��

Sevgi ve E�itim

Sevginin, s�dece e�itimde de�il, her �eydeki rol� pozitiftir ku�kusuz; yeter ki o, duygusall�kla, bencillikle, ��karc�l�kla kirletilmi� olmas�n. Bunlar�n, sevgi enerjisi i�in �diren�� olu�turan ve engel nitelikli elemanlar oldu�unu, giri�teki paragraflarda belirtmi�tik. Ku�kusuz, bu engellerin aras�ndan s�z�l�p ��kmaya �al��an sevgi enerjisi; yaralanm�� / berelenmi�, bu elemanlarla kirlenmi� ve s�fiyetini etkisini yitirdi�i i�in, beklenen yarar� sa�layamayacakt�r. O halde kabahat, sevgide de�il; sevgiyi o duruma getiren bireyde olmaktad�r. ��te onun i�in diyoruz ki, birey s�dece sevgi etkisini de�il, a�k�n (m�teal) yan�ndan kaynay�p gelen, rehber varl�klardan g�nderilen, vicdandan kaynaklanan t�m d��ey tesirlere arac�l�k edebilmesi i�in; kendi kendini tan�ma cehti ve zaman�n de�i�ime zorlay�c� �uurda uyand�r�c� etkisine uyum sa�lama cehti i�inde bulunmal�d�r. Bu u�ra� ve cehit de, ki�inin kendi kendini e�itmesinden (ve hatta, �ger�ek e�itim�den) ba�ka nedir ki�

Demek ki, birey kendini bu anlamda e�ittik�e, daha da �nemlisi, �ocuklar bu anlamda e�itildik�e, sevgi enerjisinin daha iyi bir aktar�c�s� oluyor. B�yle bir �yeni insanl�k d�nemi aday��n�n ba�kalar�n� e�itmesi de herhalde; sevgi dolu, her h�liyle pozitif etki dolu olacakt�r. Bu �ekilde sorumlulu�unu yerine getirdik�e de daha fazla sevgiye, daha fazla pozitif etkiye ve yard�ma l�y�k olacakt�r. Sevginin e�itimdeki rol�n�n derecesi ruhsal geli�im d�zeyiyle yak�ndan ilgilidir. Bu nedenle, bu yaz�m�zda e�itimi; be�eri a��dan �ok, ruhsal geli�im a��s�ndan ve yeni�a� insan� olmaya adayl�k a��s�ndan ele alaca��z.  S�z konusu �i�sel geli�im�, �sa Peygamber�in �zdeyi�indeki ��ocuk safiyeti� kavram�nda anlam�n� bulan bir durumdur. ��ocuk safiyeti�nde anlam�n� bulan bir i�sel geli�im d�zeyi; kar��l�ks�z sevgi dolu, herkese bir g�zle bakan, �evresinde �nyarg�s�z yakla�an bir �ocu�un s�fiyeti�

G�n�l� Olmu� Kalp

S�z konusu ��ocuk safiyeti�nin veciz �ekilde vurgulan���n�, hatta yeti�kinlere hedef / �rnek olarak g�sterili�ini, �sa Peygamber�in s�zlerinde buluyoruz; Aziz Hipoyte (Hipoyit) taraf�ndan aktar�lan bir �sa kel�m� ��yleydi: �Beni arayan herkes, �ocuklar�n kalbinde bulabilir, ��nk� ben oraday�m.� �sa Peygamber�in bu veciz ifadesi bizlere �imdi ister istemez bir Kur�an ayetini de an�msat�yor: (Mealen) �Ben hi�bir yere s��mam, ama m��min kulumun kalbine girebilirim�� Ku�kusuz, b�yle bir kalbin; �ocuk kalbi gibi, saf ve tertemiz olmas� gerek. Yani, yukar�da belirtti�imiz anlamdaki e�itimle ve terbiye ile  bu duruma getirilmi� olmas�, sanki sevgi enerjisiyle y�kanm�� bir kalp� B�yle bir kalp, zaten art�k kalp olmaktan ��km�� ve (Sufizm�deki ifadesiyle) �g�n�l� olmu�tur.

�sa Peygamber�in �ocuk s�fiyetine verdi�i �nemle ilgili olarak Markos �ncili�nde de (10,13-16) g�zel bir olay anlat�l�r: �Bir g�n, onlara dokunsun diye kendisine �ocuk getiriyorlard�. Fakat �akirtler, �ocuklar� getirenleri azarlad�lar. �sa bunu g�r�nce, g�cenip dedi; B�rak�n �ocuklar bana gelsin, onlara engel olmay�n; ��nk� Tanr��n�n melekutu bu gibilerdir. �Do�rusu size derim ki, kim Tanr��n�n melek�tunu �ocuk gibi kabul etmezse, ona asla giremez.�� Ve onlar� (�ocuklar�) kucaklay�p, ellerini �zerlerine koyarak, hay�r dua etti.

Ayr�ca, ba�ka bir yerde de, ��yle diyor: �Melek�ta giren kimselere benzer �u s�t emen �ocuklar�.� Evet, t�m bunlar� ni�in aktar�yoruz? ��nk�, yukar�daki sat�rlar�m�zda �e�itim�i, be�eri a��dan �ok, ruhsal geli�im a��s�ndan ele alaca��m�z� belirtmi�tik. Bizim i�in, �imdilik; ruhsal geli�imin hedefi de ��ocuk s�fiyeti ve masumiyeti�yle simgelenen i�sel geli�im d�zeyidir. Bu ayn� zamanda, �yeni insan��n en belirgin niteli�i olacakt�r. B�y�k uyan��tan sonraki �yeni �a��n insan��n�n genel g�r�n�m� t�m �teki kutsal ve inisiyatik ��retilerde de ortaya konmu�tur. Hatta �sa Peygamber�den as�rlarca �nce ya�am�� Fisagor�un ��retisinde bile bunun imalar�n� g�r�yoruz.

�ocuk S�fiyeti

T�m bunlardan anla��l�yor ki, �yeni insan�n�n en belirgin niteli�i ��ocuk safiyeti�dir. �nsanlar�n, evrensel sevgi enerjisinin kendi paylar�na d��en miktar�n�; oldu�u gibi de�ilse bile, asl�na olduk�a yak�n bir �ekilde b�nyelerinden ge�irip, �evreye yayacak �ekilde safla�malar�� O halde, ruhsal / i�sel geli�im �er�evesinde, e�itimin amac� bu olmal�d�r: �ocu�un, ergenlik y�llar�na kadar sahip oldu�u safl��� ve m�sumiyeti �m�r boyunca s�rd�rmesini sa�lamak. Bu e�itim ayn� zamanda ve pedagojik anlamda olmak �zere; �otonom �ahsiyet�i geli�tirici bir e�itim anlay���d�r.  Sevgi ile ve �ger�ek sevgi�ye y�nelik yap�lan bu e�itimin ba�ar�s�zl�k �ans� hemen hemen yok gibidir. ��nk� s�dece hemcinslerimize de�il, t�m tezah�rata sevgi ile y�neli�imiz, bizdeki �teki erdemleri ortaya ��karaca��ndan; bizler ���t vermekten �ok,onlara ��rnek olarak yard�m eden� yeti�kinler olaca��z.

Ba�ka bir ifadeyle; e�itirken e�itilmi�, ��retirken biraz daha ��renmi� olaca��z. Bu s�re� sonsuzdur; elbette ki hi�bir varl���n e�itiminin sonu yoktur. Ruh varl��� olarak, enkarne oldu�umuz andan itibaren, bedenimizi terk etti�imiz ana kadar ve hatta ondan da sonra, ger�ek amac�m�z ve ihtiyac�m�z kendini bilme cehti i�inde e�itmek ve e�itilmektir. Tezah�rat�n her birimi hem etkileyen ve hem de etkilenen durumdad�r(4).

E�itim be�ikten mezara kadard�r�� diye bir atalar s�z�m�z var, ama biz bunu �l�m �tesine do�ru, tekrar tekrar do�u�lar� kapsayacak �ekilde sonsuzlu�a do�ru uzat�yoruz. ��nk� ya�am, be�ik ile mezar aras�na s�k��m�� de�ildir; �l�m yok, s�rekli do�u�lar var. Bir kez d�nyaya, bir kez d�nya �tesine (ahirete / spatyoma) do�uyoruz. Dolay�s�yla hep var�z, yok olmak anlam�nda �l�m yok. �l�m sadece bir ge�i� olmaktad�r. Bu s�rekli do�u�lar boyunca, varl���n evrensel i�i, e�itmek ve e�itilmek, ya da ba�ka t�rl� s�ylemiyle hep de�i�ip, d�n���p geli�mek. Bu sonsuz geli�im olgusu i�inde, olup duran nedir? Sevgi enerjisini giderek b�nyeden daha fazla ge�irip, �evreye da��tabilecek ar�l��a ve durulu�a gelmektir. Bu durumun ve olu�umun ayr�nt�lar� �L�H� N�ZAM ve K��NAT (Ruh ve Madde Yay�nlar�) adl� eserde, elimizde bulunan en son �eklini alm��t�r.

Ayr�ca, �varl�ksal ilkeler�le(5) ilgili bilgilerimizden de biliyoruz ki; varl�k, bu s�z�n� etti�imiz olgu i�ine, se�me �zg�rl���n� ve �zg�r ir�desini kullanmaya ba�lad��� andan ba�layarak girmi� ve s�rmektedir. Se�me �zg�rl��� do�rultusunda, bu �ekilde maddeyle ba�lant� kuran varl�k, yarat�l���n�n gere�i, �zsel olarak s�hip oldu�u(f�trat�nda bulunan) bilgiyi (�z�ndeki bilgiyi)  uygulama f�rsat� bulur. Ruh varl���n�n evrensel / kozmik g�revi gere�i bu f�rsat; maddenin e�itimi, yani geli�tirilmesi amac�yla ba�lasa da, asl�nda o; ruh varl���n�n, sonsuzluk i�inde, Yaradan��n� tan�ma do�rultusunda kendini e�itmesidir.

Evrende her �ey kaotik ve anla��lmaz bir d�zen i�inde i�ler gibi g�r�n�yorsa da, asl�nda olup biten her �ey �l�h� �r�de Yasalar��na tam bir uygunluk h�linde tez�h�r etmektedir(6). Bizlerin bu �yar�m idrakli�(s�ylem �nder Plan�a �ittir, sayfalar 50+58)  anlayamad���m�z i�in, �kaotik� olarak nitelendirdi�imiz bu d�zen, varl���n e�itiminde esas rol� oynamaktad�r. Yani bu kaotik d�zen; varl���n kendini bilmesinde, kendini tan�mas�nda ve ba�kalar�n�n da kendilerini tan�malar�na yard�m etmesinde, ihtiyac� olan t�m olanaklar� i�erir ki, bu �i�sel geli�im olanaklar��n�n Kur�an terminolojisindeki kar��l��� �nimetler�dir(7).

Durum b�yle olunca, �imdi diyebilir miyiz; bu �yar�m idrak� d�zeyiyle ele al�nan e�itim, insan�n ger�ek do�as�na en uygun olan e�itim midir? Elbette evet. Bu e�itim ile, evrensel sevgi enerjisiyle de �uurlu olarak destekleyebilirsek;  bizler fark�nda olal�m ya da olmayal�m, ger�ek kimliklerimizi bu zaman ve mek�nda tez�h�r ettirmeye aday varl�klar niteli�ini kazanabiliriz. Burada �ger�ek kimlik� derken, �i� potansiyelimiz�i kastediyoruz.Yani, i� potansiyelin, ��z benli�imiz�(s�ylem �nder Plan��n bilgilerinden al�nm��t�r) oldu�u gibi, ya da %100�e yak�n bir �ekilde bedende tez�h�r etmesi�

A i l e

G�r�ld��� gibi; �e�itim� ile �sevgi� aras�nda �nemli ve do�al bir ili�ki var. ��te bu anlamda �ger�ek e�itim�; evrensel sevgi enerjisinin bedende daha �ok tez�h�r�ne olanak sa�layacakt�r. Daha �ncede belirtti�imiz gibi, ruh varl���n�n e�itici i�levi,  maddesel ortamlarda ve onlar�n do�al uzant�s� olan (onlar�n) spatyomlar�nda ge�er. Bunun i�in, maddeye enkarne olmak s�z konusudur. D�nya ortam�ndaki insanl�k (be�eriyet) d�zeyinde varl�klar�n enkarne olduklar� yer �iledir. Unutmayal�m ki; evrensel bir ortak alan olan ailenin kurulu�unda da  �nemli unsurlardan (elemanlardan) biri sevgidir.(Erkek-kad�n enkarnasyonlar� ve aile konusunda ayr�nt�l� bilgi i�in bkz. RUH ve K��NAT, Cilt 3, sayfa 800+805)

Ailenin kurucu �yeleri olan �ana-baba�n�n da bu bilin�te olduklar� �l��de, �ocuklar�n e�itimine basiretli bir �ekilde katk�da bulunmalar�  s�z konusudur san�yorum. Bunun tersi oldu�u durumlarda, �ocuklar�n  yanl�� e�itimle aile i�inde ��mart�larak dejenere olduklar�n� g�r�yoruz. Yapay, ��karc� ve bilin�siz olarak aile bireylerinden  yay�lan sevgi  enerjisi, ailenin temel g�revi olan ; kendine yararl�, �evresine yararl�, g�venilir ve k�saca, ��uurlu �ocuk yeti�tirme� i�levini yerine getirmesini engellemektedir.

�ocuk E�itimi = Ego E�itimi

�ocuk e�itimi, bir bak�ma; egonun e�itiminden ba�ka nedir ki? Ya da ba�ka t�rl� bir s�ylemle, e�itilmemi� bir �ocuk, �e�itilmemi� ego demektir. �ocu�un bu anlamda e�itilmesi i�in, hi� ku�kusuz �nce yeti�kin kendisini bu �uurla e�itmi�, egosunu edeplendirmi� olmas� gerekir. Ego e�itimiyle, sevgi enerjisine kar�� ge�irgenlik kazanmak; yani sevgi enerjisinin bireyden bireye olan sirk�lasyonu aras�nda yak�n ili�ki oldu�unu daha �nce s�ylemi�tik.

Ego e�itiminin, dolay�s�yla egonun isteklerine muhalefet edebilme g�c�n�n, ruhsal geli�im �er�evesinde �ihtiya�lar�la da ba�lant�s� var. �htiya�lar konusu ve onlara kar�� tav�rlanmam�z olduk�a �nemli. ��nk� ihtiya�lar, bir bak�ma �i�sel geli�im ara�lar�m�z�d�r. Yukar�da a��klamaya �al��t���m�z anlamda terbiye edilmemi� bir �ocuk ve gen�, �ok b�y�k �l��de �yapay gereksinimler� ve �ge�ici mutluluklar� pe�indedir. Ayr�ca, ki�ilerin ihtiya� (gereksinim) duyduklar� �eylerle, i�sel geli�im d�zeyleri aras�nda da  bir ba�lant� kurulabilir. Bu nedenle, biraz da �ihtiya�lar� konusu �zerinde durduktan sonra, tekrardan sevgi ve e�itime d�nmemizde yarar g�r�yorum.

� h t i y a � l a r

Z�ten ihtiya�lar; belirli bir ya�am i�inde, ya�am plan�m�z�n ger�ekle�tirilmesiyle ilgili bir konudur. Yaln�z, biz be�er� varl�klar olarak, ve �o�u zaman da egomuzun e�itilmemi�li�inden dolay�, yapay ihtiya�lar i�inde  kaybolur, ger�ek  (i�sel geli�im) ihtiya�lar�m�zdan uzakla��r�z. Bu durum ayn� zamanda, ya�am plan�n�n do�ru d�zg�n uygulanmamas� anlam�na gelen bir t�lihsizliktir. Bildi�imiz gibi, ya�am plan�n�m�z kapsam�nda olmak �zere, her enkarnasyonumuzla belirlenen ihtiya�lar�m�z ba�ka ba�kad�r. Neden bu b�yle? ��nk� her tekrardo�u�ta geli�imimizin ba�ka bir yan�n� ele al�r�z ruh varl��� olarak� Asl�nda (tezah�r uzant�s� oldu�umuz) as�l �zkendimiz ve ruhsal plan�m�z a��s�ndan ger�ek geli�im ihtiya�lar�m�z belli bir ya�amda say� olarak �ok fazla de�ildir. Ama yukar�da de�inip ge�ti�imiz gibi, d�nya ko�ullar�nda bu ihtiya�lar, yine d�nyasal icaplara ve toplumsal ko�ulland�rmalarla sa�aklanarak �o�al�r, hatta enkarne varl�k bu yapay icaplar ve ihtiya�lar i�inde kaybolup gider. Be�er� yan�m�z�n (bedensel benimizin) arzu etti�i her �ey ger�ek (i�sel geli�im) ihtiyac�m�z de�ildir. Bu nedenle, ger�ek ihtiya�lar�n kar��lanmas� ile �uurlanma aras�nda ve de egonun e�itilmi�li�i aras�nda (dolay�s�yla sevgi sirk�lasyonu aras�nda) yak�n ili�ki vard�r.

Buradan da anla��l�yor ki; ger�ek e�itim, ayn� zanda, ki�iyi ger�ek ihtiya�lar�na y�neltebilen e�itimdir. Bu anlamda �ger�ek e�itim� bireyi (�zellikle de �ocuklar� ve gen�leri), en k�t� be�er� zaaflar�m�zdan biri olan savurganl�ktan, anlams�z t�keticilikten korur. Bu arada, ger�ek e�itimcinin g�revi de; �nce kendisini bu se�imi  yapabilecek duruma getirmek, sonra da e�itim s�reci i�inde kar��s�ndakinin ger�ek ihtiya�lar�n� belirleyerek, ihtiyac� olan� ona sevgi ile vermektir. Demek ki, bu anlamda sevmek; kar��s�ndakinin egosunu ok�amak, sokak ba�lar�nda krize girmi� pozlar�nda sevgi �ovlar� sergilemek, dolay�s�yla yapay / egoistik ihtiya�lar�n doyurulmas�na y�nelik eylemlere y�nelmek de�ildir. Tam tersine, sevmek; kar��m�zdakinin ger�ek ihtiya�lar�n� g�rebilme / sezinleyebilme kapasitesidir. Kar��m�zdakini her t�rl� kusuruyla kabullenip, onu y�re�ine s��d�rmak ve i�sel geli�imine katk�da bulunmak ad�na onun do�ru yolda kalmas�na yard�mc� olabilmektir. Bu bak�mdan, bu �uurda olmayan birinin, olaylar�n d�� g�r�n���ne bakarak, e�itimci hakk�nda karar vermesi hi� de sa�l�kl� bir tutum de�ildir. ��nk� bilin�li bir e�itimcinin  ne yapt��� ve nas�l yapt��� �nemli de�il,  ni�in ve ne niyetle yapt��� �nemlidir.

Tam bu noktada, belki �u durumu da g�z �n�ne almakta yarar var: Burada �e�itimci� derken; toplumda belli bir yeri olan, birka� fak�lte bitirmi�, s�dece bu i�in e�itimini g�ren ki�ileri  kastetmiyoruz. ��retimin / ��renimin bile do�ru d�r�st ger�ekle�medi�i okullar�m�zda bu anlamda e�itimden s�z etmek z�ten olas� de�ildir. Sigara ve uyu�turucu ba��ml�l��� ile �iddetin (ABD okullar�ndan �lkemize do�ru) s�zmakta oldu�u ve bununla m�cadeleye �al���lan okullar�m�zda ego e�itimi �er�evesinde idraklenme ve �uurlanmadan ve bunlara ba�l� olarak sevgi sirk�lasyonundan s�z etmek elbette olas� de�ildir.  Hele, dinin e�itime �let edilerek ayr�mc�l��� k�r�kleyen e�itim hi� de�ildir. Bizim burada �e�itimci�den kast�m�z, kendisinin ve �evresindekilerin geli�imini hep pozitif  y�nde destekleyen, varl�k sevgisi y�kl� bilge e�itimciyi kastediyoruz. ��te b�yle bir e�itimcinin belirgin �zellikleri nelerdir, birlikte g�relim.

Ger�ek / Bilge E�itimci

O her �eyden �nce �esnek ve uyumlu� bir insand�r; kar��s�ndakine hat� yapma �ans� tan�r, ��nk� bilir ki ba�ar� kadar ba�ar�s�zl�k da geli�im a��s�ndan �nemlidir. Hatta, hat� ve  ba�ar�s�zl�klar �ok daha �nemlidir ��nk� ki�iyi daha �ok gayrete, geli�meye zorlar, uyan�k tutar. Ba�ar� ise, bir kez elde edildi mi, baz�lar�n� at�lete itebilir; ya da ayn� ba�ar� d�zeyini s�rd�rmenin rahatl���n�n reh�vetine itebilir. Bu nedenle, iyi bir e�itimci, kar��s�ndakine hat� yapma �ans� tan�r, kusurlar�na, hatt� densizliklerine sab�r g�sterebilir. Bu, kendisi i�in de bir ho�g�r� ve esneklik uygulamas�d�r.  Evet, ho�g�r� de, herhalde bir e�itimcinin s�hip olmas� gereken belirgin niteliklerinden bir tanesi olsa gerek� Ho�g�r�l� olmak; hat�y� / noksan� anlay��la kar��lamak ve kar��dakine yeni bir deneme �ans� tan�makt�r.

Ayr�ca, iyi bir e�itimci, ayn� zamanda �koruyucu ve kollay�c��d�r da� Kendilerinden sorumlu oldu�u kimseleri g�r�p g�zetir; onlar�n dertleriyle dertlenir, sevin�leriyle sevinir. Bunlara �anlay��l�l��� ve vericili�i� de ekleyebiliriz elbette. �yi bir e�itimci s�dece anlay��l� de�il, fedak�rd�r da� Ku�kusuz, t�m bu meziyetleri bir arada bulundurabilmesi i�in duygular�n� kontrol alt�nda bulunduruyor olmas� gerekir. �Duygular� kontrol alt�na alm��l�k z�ten �yeni insan��n en belirgin niteliklerinden biridir.

Demek ki, olgun / bilge bir e�itimcinin hedefi; kar��s�ndakinin ger�ek ihtiyac�n� objektif olarak belirlemek ve onu bu do�rultuda y�nlendirmektir. ��te t�m bunlardan dolay�, her ��retim, e�itim de�ildir. �yi bir e�itimci; ��retimi de, e�itim amac�yla kullan�r. ��rendi�imiz �eyler de ger�ek anlamda e�itim i�in(i�sel geli�im i�in) birer ara�tan ba�ka bir �ey de�ildir. ��rendiklerimizle ne yapt���m�z, nas�l ve ne niyetle yapt���m�z �nemlidir� Do�ald�r ki; bu anlamda e�itilmemi� bireyin(�zellikle de �ocuklar� ve gen�lerin) ��rendiklerinden; ne kendine, ne de �evresindekilere bir yarar� vard�r. ��nk� ger�ek anlamda e�itilmemi� birey, bildiklerini de egoist�e ama�lar do�rultusunda kullanacakt�r, do�ru bildiklerini ya�am�na ge�irmekten �ok, eline ge�en olanaklar� egosunu g��lendirme y�n�nde kullanacakt�r. Daha da k�t�s�; olumsuz �evrelerin ��karc�l��a y�nelik aldatmacalar�na kolayca kanacak, k�t� yollara saparak, tel�fisi g�� karmik birikim olu�turacakt�r� ��retimi ve her �eyi e�itim amac�yla (be�er� zaaflardan kurtulup, insanla�ma amac�yla) kullanmaman�n getirdi�i olumsuz sonu�lard�r bunlar. Ne yaz�kt�r ki, g�n�m�z gen�li�inin b�y�k �o�unlu�unun bu �z�c� durumda oldu�unu g�r�yoruz.

Anne � �ocuk �li�kisi

Bu son belirtti�imiz durumun en do�al �eklini anne-�ocuk ili�kisinde g�r�r�z: Anne, bu anlamda iyi bir e�itimci de�ilse; duygusal bir anal�k i�g�d�s�yle �ocu�un her istedi�ini yapacakt�r. E�itimden nasibini alamam�� bir �ocu�un beklentilerinin hemen hemen hepside egoist�e (hep kendine y�nelik) isteklerdir. Her istedi�i yap�lan �ocuk ise bunu, annesinin ona olan sevgisinin bir kan�t� zanneder. Bu yan�lg� da �ocu�u dejenerasyona s�r�kleyen etmenlerden biri olabilir. �ocu�una ger�ek anlamda  yararl� bir annenin g�revi, yavrunun bencillikten kurtulmas�na yard�m duyarl�l��� i�inde; dikkatli bir g�zlem ile s�delik i�inde �ocu�un ger�ek geli�im ihtiya�lar�n� ke�fedip, onlar� �l��l� bir �ekilde kar��lamak; b�y�k �l��de s�yledikleriyle de�il, hareketleriyle �ocu�a �rnek olup, yerli yerinde ���tlerle onu geli�imine katk� sa�lamakt�r. Yoksa, �ocu�un egosal ihtiya�lar�n� s�rekli bir �ekilde kar��lamak de�ildir. ��nk�, unutmayal�m, az yukar�da da belirtti�imiz gibi; e�itilmemi� �ocuk, �e�itilmemi� kaba bir ego� demektir. Bu anlay��la, s�z�m ona e�itilen �ocuklar�n; bencilce arzular i�inde davran�� bozukluklar� g�stermesi, uyumsuzluktan uyumsuzlu�a d��erek, dejenerasyon alanlar� i�inde  doyumsuz bir ki�i olarak ya�amalar� (daha do�rusu, �s�r�nmeleri�) do�ald�r. Bu gidi�in vah�ice �rneklerini zaman zaman Amerikan okullar�nda g�r�yoruz. E�itilmemi� kaba ego, ne kadar (maddesel, ekonomik) vars�ll�k i�inde bulunursa bulunsun, yine de doyumsuzluk i�inde k�vranmaktan kendini alamaz.

Kaale Al�nma a�l���

Bu doyumsuzlu�un ve eksiklik duygusunun  neden oldu�u itilimle baz� kimseler sanki �kaale al�nmak� a�l��� i�inde g�r�n�yor. �evredeki bireyler taraf�ndan kaale al�nmak, ilgi oda�� olmak i�in gerek d�� g�r�n��, gerekse davran�� �ekilleri olarak g�ze bat�c� uygulamalar sergiliyorlar. Az yukar�da �ailede e�itim� konusuna de�inmi�tik ama, bu son geldi�imiz noktayla ba�lant�l� olarak bir duruma daha a��kl�k getirmekte yarar var: Anne-baba sevgisi ve bu sevginin niteli�i. Bu sevginin bir ayr�cal��� vard�r. Kaale al�nmakla da ba�lant�l� olarak �anne-baba sevgisi�nin �teki sevgilerden ayr�cal���; onun k�keninin, do�madan �nceki �bedensiz� hayat�m�za kadar uzanmas�d�r. Do�madan �nce varl�k, ya�am plan�na g�re; annesi olacak �olas� / aday� varl�kla ileti�ime girer. Annenin r�zas�, o zamandan ba�layarak (anne rahmine d��meden �ok �nce) al�nm�� olur. Bu �r�zala�ma�; varl�ksal anlay��a dayal� sevgi ve sempatizasyondur. Bu �ekilde, anne sevgisinin tohumlar� do�madan �ok �nce fizik �tesinde at�lm�� olur. ��te bu �ekilde tohumlar� spatyomda at�lan sevgiye dayal� bir ileti�im, annenin �ocu�a verece�i e�itim i�in gerekli ortak alan� da sa�lam�� olur. Bu ortak alan i�inde, anne rol�nde g�r�len varl���n, �ocuk rol�n� �stlenen varl��a uygulayaca�� e�itimin �ekli ve kalitesi, her iki varl���n; ya�am planlar�na, ruhsal geli�im ihtiya�lar�na, annenin varl�k anlay���na ve kendini tan�madaki derinli�ine / kararl�l���na ba�l�d�r.  Sevginin temelleri bu kadar eskilere, do�umdan �nceki zamanlara dayanmas�na ra�men; yine de her t�r�yle sevgisizlikler ya�an�yor. Bunun  nedeni, b�y�k �l��de, kendini tan�makla / tan�mamakla ilgilidir. Kendini tan�ma kapsam�nda do�ru bildiklerini uygulama s�reci i�inde birey; diren�lerinden (�kabuklar�ndan�, sahte benliklerinden) kurtulabildi�i �l��de, evrensel sevgi enerjisini giderek kendinde daha �ok tez�h�r ettirebilir. Konumuz olan �e�itim� s�z konusu oldu�unda da, anne ya da baba olarak �ocu�un geli�imine o derecede �nemli katk�lar� olur.

Ne tuhaf, ama o derecede de ne yaz�kt�r ki; d�nyada olu�turdu�umuz bu �kabuklar, sahte benlikler� y�z�nden, do�madan �nce ruhsal ailemize (plan�m�za) verdi�imiz s�z� bile tutam�yoruz.(8) Yukar�larda bir yerde de de�inip ge�ti�imiz gibi, anne-baba kendilerini tan�yabildikleri �l��de �ocuklar�n� da ger�ek benlikleriyle alg�larlar.Yani �ocuklar�na, ��ocuk� olarak de�il de,  s�dece kendisinden sonra �enkarne olmu� bir ruh varl���� g�z�yle bakar ve bu �ekilde yakla��rlar. Ger�ekte, yeni enkarne olmu� varl�k, annesinden �ok daha fazla bir oranda Yukar��ya, ruhsal plan�na (kendi �z�ne) ba�l�d�r. B�yle bir anlay��a s�hip olmayan bir anne-baba taraf�ndan yeti�tirilen �ocu�un kendi �z�yle olan ba�lant�s�, �ocu�un varl�ksal yap�s�yla pek ili�kili olmayan ve dolay�s�yla da  k�s�r bir e�itimden dolay� gitgide unutulur. �ocuk, akl� k�t, idraki dar, b�y�klerinin himayesine  her zaman muhta�, s�dece biyolojik ihtiya�lar� olan bir yap� olarak ele al�n�r ve bu zihniyetle yeti�tirilir. Sonunda, bakars�n�z kar��m�zda, yetersizlik ve kendine g�vensizlik  i�inde k�vranan, davran�� bozukluklar� sergilemekten ba�ka bir becerisi olmayan, kand�r�lmaya ve dejenerasyona a��k, ayr�ca insana g�ven vermeyen verimsiz bir nesil. (�Bir gen�, her �eyden �nce insana g�ven vermelidir.� �Atat�rk)

��te bu bak�mdan �ocu�u, ��ocuk� olarak ele almay�p ta, ruh varl��� olarak ona yakla��rsak, onun  �z kendisiyle olan fark�ndal���n� canl� tutmu� oluruz. ��nk�, bizim ��ocuk� dedi�imiz o birey, enkarnasyon hedefini ger�ekle�tirmek �zere do�mu� ve olgun bir ruh varl���n�n t�m niteliklerini ta��yan sanki bir �tohum� gibidir. Bu anlamda �tohum� kavram� �ncil�de �hardal tanesi olarak simgelenmi�tir. Hardal tanesi, tohumlar�n en k�����d�r ama, verimli topra�a d��t��� zaman, dev bir a�a� olur.  Burada ister istemez, �u g�zel �zdeyi� de geliveriyor akl�m�za: �Anne-babalar�n kendilerini yeti�tirmekle ba�layacaklar� bir e�itimden daha do�ru bir e�itim olamaz. Bizler hepimiz her zaman ��renci olarak kalaca��z�� Halil Cibran��n da �ocuklar ve e�itim �zerine g�zel bir �iiri vard�r:

�Onlar, do�rudan do�ruya kendileri ya�am�n �a�r�s�n�n k�zlar� ve o�ullar�d�r. Elinizden ge�erler, sizden gelmezler. E�er sizlerle birlikteyseler bu, �onlar sizindir� anlam�na gelmez. Onlara sevginizi verin, fikirlerinizi de�il. ��nk� onlar�n kendi fikirleri var. Bedenlerini bar�nd�r�n, ruhlar�n� de�il. ��nk� onlar�n ruhlar�, bizlere ve hayallerimize yasaklanan yar�nlardad�r. Sizler onlara benzemeye �al���n, onlar� kendinize benzetmeye de�il. ��nk� ya�am kayna��na do�ru ��kmaz ve ge�mi�e tak�lmaz. Sizler yay; onlar �ocuklar�n�z ise, yaydan f�rlay�p gidecek olan c�v�l c�v�l oklard�r.�

 

(1)      Ayet (�Tanr�n�n rengiyle renklenmek�� �Kur�an, Bakara 138)

(2)      Sevgi kavram�yla ilgili birka� Kur�an ayeti ve �zdeyi�:

          Kur�an, Bakara 165,

          her �eyin ba�� sevgi: �Nerede sevgi ve sayg� varsa, orada itimat ve itaat vard�r. �timat ve itaat�n oldu�u yerde disiplin vard�r. Disiplinin oldu�u yerde huzur, huzurun oldu�u yerde de ba�ar� vard�r.� �Atat�rk

          ��idin ey yarenler; a�k bir g�ne�e benzer, a�k� olmayan g�n�l misal-i ta�a benzer�� � Yunus Emre

          Nazik ve sevgi dolu bir eylem kendi ba��na bir �d�ld�r.� � William J.Bennet

          Sevgi ve ilginin g�c� d�nyay� yerinden oynatabilir.� � James Autry

          Dostlarla olunca, ac� yemi� bile ho�tur.� � M.Celaleddin (Mesnevi 2835)

          A�k �eraiti, t�m dinlerden ayr�d�r; a��klar�n �eraiti de ALLAH�t�r, mezhebi de�� � M.Celaleddin (Mesnevi 1770)

(3)      Kur�an-Z�mer 8+9+15.

(4)      Allah her an etkinlik durumundad�r�.� me�lindeki ayet: Rahman 29

(5)      VARLIKSAL �LKELER, Ruh ve Medde Yay�nlar�

(6)      S�nnetullah, ALLAH yasalar� (�yetler: Furkan 52, En�am 95, Fat�r 43, �sra 77, Azhab 62, Fetih 23, Yasin 38, Fussilet 12)

(7)      nimetler�le ilgili �yetler: Tevbe 72, Mearic 19+21, Araf 31+32

(8)      Ahde vef� konulu �yetler: Nahl 91, Bakara 177.

 Yay�n Tarihi:21 Ocak 2020 

 

Astroset 2003-2020