|
Unutman�n �nce do�al oldu�unu, sonra d�nya deneyimlerinin
ba�ar�l� bir �ekilde ge�irilmesine engel olmad���n�
inceleyip irdeledikten sonra(bkz. Kaynak eser sayfa 689 ve devam�),
�n�m�zde ele al�nmas� gereken bir konu kal�yor ki; o da,
unutman�n gere�i ve yarar�d�r. Evet, ge�mi� ya�amlar�
unutmu� olmak, daha do�rusu an�msayamamak gerekli ve yararl�d�r. Ni�in?
Daha �nceki ya�amlar� ve o ya�amlarda ge�en olaylar� an�msaman�n
bir�ok bak�mdan sak�ncalar� ortaya konabilir. Biz bunlardan
bir ka��n� �rneklerle a��klamaya al��aca��z:
1-
Bir pehlivan g�re�ine gidebilirsiniz. Bundan amac�n�z
heyecanlanmakt�r. E�er pehlivanlar�n �nceden pazarl�kl�
oldu�unu ve hangisinin yenilece�ini, hangisinin yenece�ini �nceden
bilmi� olsayd�n�z, onlara izlemeye gelmekteki amac�n�z ger�ekle�ebilir
miydi? O
zaman, sizin i�in buras� anlams�z ve s�k�nt�l� bir yer
olurdu. Hi� heyecan duymadan ve amac�n�za ula�madan buradan
uzakla��rd�n�z. Sizi bu tats�zl��a d���ren etmen
gelecek i�in sonucunu �nceden bilmi� olman�zd�r. Benzer �ekilde,
s�navda soraca��n�z soruyu �nceden haber verdi�iniz ��rencinin
ba�ar�l� olmas� onun lehine bir meziyet say�labilir mi?
Burada ��rencinin ba�ar�l� olmu� say�lmamas�, gene
kendisine sorulacak soru hakk�nda onun �nceden bilgi sahibi
olmas�d�r.
�rne�in,
bir kimsenin cesaretini s�namak i�in onu ate�e atar gibi bir
cesaret denemesi tasarlars�n�z; fakat o, �nceden bunun s�dece
bir deneme oldu�unu ve ate�e asla at�lmayaca��n� bilse,
ate�e atar gibi yapt���n�z zaman, onun g�lmesi ve korku
belirtisi g�stermemesi cesaretine ve so�ukkanl�l���na kan�t
olur mu? Ku�kusuz, hay�r. Keza burada da bu denemenin anlams�z
kalmas�, onun gelecek olay hakk�nda �nceden bilgi sahibi olmu�
bulunmas�ndan ileri gelir.
��te
t�m bu haller t�pk� d�nyaya inen bir varl���n spatyomda
imajine etti�i gelecek d�nya ya�am�yla ilgili olaylar�n
planlar�n� �nceden an�msamas�na benzer. Yukar�daki �rneklerde
oldu�u gibi, biz de e�er �nceki ya�am�m�z� ve o ya�amda
verilmi� olan gelecek ya�am�n olaylar� hakk�ndaki kararlar�
an�msam�� olsayd�k, bu d�nyadaki uygulamalar�m�zdan bir�o�unun
de�eri kalmazd� ve onlar� ba�ar�l� bir �ekilde
tamamlamaya olanak bulamazd�k.
Bir
deneyimin i�eri�ini ve ne kadar s�rece�ini �nceden bilip,
ona kar�� koymak ba�kad�r; hi�bir �ey bilmeden, nas�l
sonu�lar verece�ini tahmin etmeden ve bazen de olaylar� �nleyici,
hesaplanm�� ka�amak �nlemleri alma giri�iminde bulunmadan, o deneyimin/ya�am s�nav�n�n ko�ullar�na ve
gereklerine g���s germek ba�kad�r. Bu ya�am s�navlar�n�n
i�eriklerini �nceden bilmek, onlar�n hedefledi�i ama�lara
kar��d�r. O hedefler ki, her �eyden �nce; ruhun yan�larak,
aldanarak ve sonunda bir �ok kez yuvarlanarak madde �leminde
etkinlik g�stermesine ve bu etkinliklerden dolay� yeni yeni
olaylarla kar��la�mas�na ve b�ylece g�rg� ve deneyimini
art�rarak madde �zerinde ki tesirlili�ini geli�tirebilmesine
y�neliktir. Her olay�n nas�l olup bitece�ini �nceden bilen
bir kimseyi bu hedefe ula�t�rmaya yarayacak sonu�lardan dolay�
hata olas�l�klar� g�rece azalm��, bu da onun lehine de�ildir.
2-D�nya be�eri yasa ve genel vicdan kar��s�nda "c�ni"
yada "rezil" damgas�n� yemi�
bir sab�kal� d���nelim. Bu, daha sonra pi�man olmu� ve
toplum i�inde faziletli bir birey gibi ya�amaya karar vermi�
olsun. Acaba bu kimse kendisini tan�yan �evresinde bu karar�n�
ba�ar�yla uygulayabilir mi?
Yasa
ve toplum onu bu kez damgalam��t�r ve onun t�m hareketlerini kay�t alt�na
alm��t�r. Kendisinin her hareketinden ku�ku edilir ve hi�bir
konuda ona g�venilmez. Kim taraf�ndan i�lendi�i bilinmeyen
her su�tan, �nce o sorumlu tutulur. Eski hatalar� her
vesileyle y�z�ne �arp�l�r ve bir�ok giri�imine de engel
olunur. K�saca, bu sab�kal�n�n g�ven i�inde iradesini �zg�rce
kullanarak namuslu insanlar gibi ya�am�n� kazanmas�na f�rsat
verilmez. Bu durum, onun esasen c�l�z olan ve do�ru yolda hen�z
emeklemeye �zenmi� bulunan i� d�nyas�n� daha da karart�r,
kuvvetten d���r�r.
Bundan
birka� y�l �nce do�rudan do�ruya kendim tan�k oldu�um bir
olay�, iyi bir �rnek oldu�u i�in burada okuyucular�ma
sunmak isterim. Devlet Demir Yollar�nda doktorluk yap�yordum.
Bir i� i�in ekspresin vagonunda yolculuk ederken, �u olayla
kar��la�t�m: Tren �efimiz yolcular�n biletlerini kontrol
ederken, onlar�n aras�nda, y�llarca �nce kendisi hen�z
bilet memuru iken treninde yankesicilik yaparken yakalad���
ve polise teslim etti�i bir adam� g�rm�� ve tan�m��t�.
Adam� getirdi ve trende bulunan sivil memura teslim etti.
Memurlar adam� sorgulamaya ba�lad�lar. O, yolculu�unun
nedenini anlatt�. S�yledi�ine g�re, bir yerden bir yere
zorunlu bir nedenle yolculuk yapan namuslu bir insan g�r�n�m�ndeydi.
Cebi yokland�, 8-10 lira kadar bir para ��kt�. Tren �efi
bunun herhalde yolculardan birine ait olmas� gerekti�ini iddia
etti. ��nk� o, bir yankesiciydi. Adam bunu �iddetle protesto
etti: �Art�k ben �oktan beri o i�ten
vazge�tim, �imdi namusumla para kazan�yorum ve bu para
benimdir.� diye ��rp�n�yor ve paray� nas�l
kazand���n� da uzun uzad�ya anlat�yordu. Fakat o, bunlar�
s�yledik�e, herkes kendisiyle alay ediyor, kimse onun s�ylediklerini
ciddiye alm�yordu.
T�m
paras� elinden al�nd�; bilet�iler yolcular aras�nda da��larak,
paras� kaybolan yolcu olup olmad���n� soru�turdular, ama
kimse paraya sahip ��kmad�. Buna ra�men, sab�kal� �ah�s
ilk gelen istasyona kadar g�zetim alt�nda tutuldu ve o
istasyonda polise teslim edilmek �zere indirildi. Bundan sonra,
tren �efinden bunun kim oldu�unu sordum; �doktor� dedi. �Ben bu adam� 20 y�l �nce
yankesicilik yaparken yakalam��t�m. O zaman dan beri bu adama
trenimde her rasgeli�te polise teslim ettim.� Ben
yine sordum: �Peki, o zamanlar onu hep yan
kesicilik yaparken mi yakalad�n? �Hay�r.
� dedi. �Fakat
bu adam sab�kal�d�r ve yolcular i�in tehlikelidir. Benim
trenime binmemesini, her yakalay���mda s�k� s�k� tembih
etti�im halde yine de ara s�ra onu trende g�r�r�m. �
Burada
belki tren �efi hakl�d�r ve belki bu adam k�t� huylar�nda
vazge�memi� bir yankesicidir. Fakat olabilir ki, bu yoldan ger�ekten
ayr�lm�� ve namusluca ya�am�n� kazanman�n yollar�na ba�vurmu�
bir kimsedir. Bu konu orada; ne kendisinin bir�ok y�ldan beri
h�rs�zl���n� yakalayamayan tren �efi i�in, ne de o nu
tutuklayan polis i�in, ne de ba�ka bir kimse i�in
bilinebilirdi. �imdi bir an, bu adam�n ger�ekten yola girmi�
oldu�unu varsayal�m ve o, Eski�ehir�den Bileci�e, �mit
etti�i bir i�i izleyerek ya�am�n� kazanmak i�in bir
yolculuk yapmak zorunda kalm�� olsun. E�er onu t�m tren �efleri,
sab�kal� diye almazsa ya da yar� yolda indirip polise teslim
ederse; zaten bin bir zorluk i�inde kazanabilen bu ya�am
kavgas�nda bu �zay�f
ruhlu� adam, can�n� namuslu yollarda nas�l
kurtarabilir? Bununla birlikte toplum onu b�yle bir kay�t alt�nda
tutmakla da haks�z say�lmaz�
Fakat
ge�ici olan be�eri ya�am�n toplumlar�n�n bu hakl�
uygulamas�n� �lahi �rade Yasalar� ba�ka t�rl� yapar ve
samimi olarak do�ru yola girmek isteyenleri o yolda y�r�melerine
engel olacak �lekeleri� onlar�n suratlar�ndan siler ki, burada do�an�n kulland���
en kusursuz temizleyici ara� unutmakt�r. D�nyada eski ya�amlardaki
su�lar unutulmal�d�r. ��nk� bu gibileri kurtulu�u ve y�kselmesi
buna ba�l�d�r.
3-D�nyada birbirine k�t�l�k yapm��, �� alma
duygular�yla beslenmi� iki ki�iyi g�z�m�z�n �n�ne
getirelim. Bunlar�n tek�m�l i�in, her �eyden �nce,
kendilerini b�yle olumsuz duygularla kurtarmalar� gerekir ki,
bu da �� alma duygular�na kar�� onlar�n kar�� koymalar�yla
olas�d�r. Bunun i�in, bu iki kadim d��man�n yani bir ya�amda
o kadim h�rslar�n� olu�turan ho� olmayan durumlar�
unutmalar� gerekir. ��nk� bir tek ya�am�n deneyimlerinde
ba�ar�l� olamayacak kadar �zay�f
ruhlu � kimselerin, iki ya�amda birbiri �zerine y���lacak
deneyimlerin a��rl��� alt�nda ba�ar�yla kalabilmeleri
pek olas� de�ildir. Esasen ruhlar�n tek�m�l�n� hedefleyen
�lahi �r�de Yasalar� bunu kolayla�t�racak hi�bir �areyi
ihmal etmi� de�ildir.
Nas�l
ki, bir ya�am �nce birbirine �kanl�
b��akl� d��man � iki kimse Yasalar��n sa�lad���
bu kolayl�ktan yararlanarak yeni ya�amlar�nda �rne�in, iki
karde� olarak ya�ayabilirler.
Bu
durum aradaki nefretin, daha sonra yap�lacak bir tak�m fedak�rl�klarla
sevgiye d�n��mesine yard�m eder. �l�hi �r�de Yasalar��yla
ruhlara b�ylece yar�m edilirken, bu i�i g��le�tirecek ve
hatt� ona engel olabilecek eski nefret duygular�n�n an�lar�
da onlarda ya�at�lmak istenmez. ��nk� �nceki ya�amlar�nda
birbirlerinin amans�z d��man� oldu�u t�m ��plakl���yla
bilen iki karde�, aralar�nda diken gibi duran bu kin ve nefret
dolu an�larda
ya�arken birbirini nas�l sevebilir? Ayr�ca, bu anla�ma
/ sevi�me bu kimselerin g��leri d���nda bir y���n
engeller y�z�nden ger�ekle�mezse, onlar�n iki karde�
olarak d�nyaya gelmelerinin ne de�eri kal�r?
4-Varl�k d�nyaya enkarne olmadan �nce, buradaki etkinlik
plan�n� kendi tek�m�l d�zeyine uygun �ekilde spatyomda
belirler. Fakat bu ya�am plan� d�zenlenirken, etkili olan
ruhsal h�let, d�nya maddelerinin i�inde d���nen ve duyan
varl���n h�letinden ba�ka t�rl�d�r. Ya�am plan� kapsam�nda
deneyimleyeceklerimiz bu d�nya kafas�na g�re haz�rlanm��
de�ildir. �ok s�k�nt�l� ko�ullar i�inde ya�amak zorunda
kalan be�er, spatyomda tek�m�l ihtiya�lar�n� duymak ve
bilmek olana��na sahip de�ildir. Bundan dolay�d�r ki, varl���n
orada yapt��� plana uygun d��mez. Aradaki fark� ��yle a��klayabiliriz:
D�nyaya
inmeden �nce, varl���n hedefledi�i ama�, d�nyan�n hemen
s�rekli bir �ekilde �ac�� olan olaylar� i�inde yo�rularak g�rg� ve
deneyimini artt�rmakt�r. Oysa ki bu d���nce ile d�nyaya
inince, ayn� varl���n anlay��� de�i�ir; d�nyada bulunu�
amac�n� maddelerin derinliklerinde ve onlarla kendi aras�ndaki
kuvvetli ba�lar�n yabanc� zevklerinde arar. Bu durum onun
spatyomdaki d���ncesinin tam�miyle aksine oldu�undan, arada
olu�an �u�urum� onun i�in bir �st�rap nedeni olur. Maddelere egemen olmak
i�in bin bir zahmet i�inde onlar�n ba�lar�ndan kurtulmaya
�al��makla, d�nya zevklerine kap�larak maddenin esareti alt�nda
kalmak aras�nda beliren ruhsal m�cadele, �st�rap �eklinde
kendisini g�steren bir olayd�r.
T�m
bunlardan anla��l�yor ki, duygu ve e�ilimleri d�nyan�n
alayc� ve ge�ici mutluluklar�na do�ru yol alm�� be�er, e�er
spatyomdaki serbest ko�ullar alt�nda belirlemi� oldu�u ciddi
bir ya�am plan�n� an�msar ve bilirse, onun burada yaz�l�
olan korkun� ve fel�ketlerle dolu deneyim ya�am�na ba�lamaya
asla ces�reti kalmaz. Yar�n ortaya ��kaca��n� kesin
olarak bildi�iniz bir felaket, ondan �nceki sizin yirmi d�rt
saatlik ya�am�n�z� fel� etmeye yeterken, t�m ya�am�n�z
boyunca birinden �tekine atlayarak ve belki de hi� ara
vermeden ard� ard�na gelecek korkun� ve dayan�lmas� g��,
ac� ve fel�ketli olaylar� saati saatine �nceden bilmeniz ya�amda
cesaretle etkinliklerinize ve giri�imlerinize olanak b�rak�r
m�? O halde bunlar� bilmemek ve s�ras� geldi�i zaman;
onlarla kar��la��nca, arkas�ndan iyi g�nlerin gelece�ini
�mit ederek deneyim ya�am�nda gerekli olan cesareti
yitirmemek en yararl� bir i� olur ki, bu da o g�n�n olaylar�n�
sonu�land�ran ge�mi� zamanki i�lerimizi unutmakla olas�d�r.
5-Nefsi onurland�rman�n, geli�imde olumlu etkisi oldu�u
gibi, olumsuz etkisi de vard�r. Bununla birlikte yery�z�nde
ortaya ��kan herhangi bir ruhsal h�letin yararl� olabilmesi
i�in �l��l� ve yerinde kullan�lmas� gerekir. D�nyadaki
deneyimleri ilgilendiren ruhsal haller iyice ayarlanm�� olmal�d�r.
Bunlar�n aralar�ndaki oranlarda olu�acak eksiklik ya da
fazlal�k yararl� de�il, zararl� sonu�lar do�urur.
�rne�in,
nefsin �onuru�
bir�ok durumda bireyi b�y�k kusurlardan koruyabilir: Ki�i
nefsinin �onurunu�
d���nerek, kendini bir�ok a�a��l�k durumlardan ve a�a��lanmalardan
kurtarabilir, bir�ok k�t� hareketlerden ve k�t� mek�nlardan
/ ortamlardan uzakla�t�rabilir. Fakat nefsin bu �ekilde
yararl� olabilmesi bir tek ko�ula ba�l�d�r ki, o da nefsin
onurunun ancak faz�let s�hibi bir kimse olabilmek i�in sarf
edilecek cehte e�lik edebilecek oranda �l��l� ve ayarl�
olmas�d�r. Bunun �l��s� de ki�inin �uur ve vicdan�
taraf�ndan denetlenir. Fakat bunun yan�nda bir�ok hodbince
(bencilce / egoist�e) ihtiraslara �let olmak, ba�kalar� �zerinde
bir �st�n olma ve h�k�m s�rme arac� olarak kullan�larak,
bu �l��n�n d���na ��kan �yle nefsi y�celtme /
onurland�rma durumlar� vard�r ki, s�hibini en korkun� u�urumlardan
yuvarlamaya fazlas�yla yeterlidir. Bireyin t�m giri�imlerini
k�rar, cesaretini yok eder; karde�leriyle, hem cinsleriyle
olan ili�kilerini incitir, toplum i�inde ki�iyi pasif, �ekilmez,
�ekinilir bir yarat�k durumuna d���r�r, hatt� daha ile
giderek; onu serke�, k�stah ve bir cani yapar. K�sacas�, bu
durum ki�inin geli�imini iyiden iyiye yava�lat�r. B�yle ta�k�n
bir nefsi y�celtme durumu geli�im arac� olmaktan da ��kar,
zehirli bir y�lan h�lini al�r ki, bunu geri bedensiz varl�klar�n
belirgin vas�flar�ndan kabul eder. Bundan dolay�, baz�
kimselerin �v�nme ifadesi olarak kulland�klar�, ��zzetinefsime
�ok d��k�n�md�r�� s�ylem bir meziyet olmaktan
�ok, be�eri bir kusur ve zaaf�n ifadesi olup, kendinden
habersizli�in dillendirilmesidir.
G�r�l�yor
ki, nefsi onurland�rman�n yararl� rol�n� de�erlendirebilmek
i�in, �nce onu erdemler y�n�nde �l��l� olarak kullan�lmas�n�
bilmek, sonrada; e�er bu huy k�t� bir �ekilde kullan�lmaya
esasen al���lm�� ise, onu daha �ok tahriklerden korumak i�in,
ya�amdaki giri�imlerde dayanma g�c�n�n �zerinde a��r y�kler
alt�na girmemek gerekir. Ki�i bir �nceki ya�am�nda neden ba�ar�l�
olmad���n�n hesab�n� vermek i�in de�il, ba�ar�l�
olmas� gerekti�i i�in d�nyaya gelir. Demek ki burada i�sel
geli�im i�in ona gerekli olan �ey, ge�mi� ya�amlar�ndaki
utand�r�c� an�lar�n�n her vesileyle y�z�ne vurulmas� de�il,
be�er� zaaflardan kurtulmas�na yarayacak durumlarla kar��
kar��ya gelmesidir. Yani o yery�z�ne ceza �ekmeye gelmez,
geli�ip y�kselmek i�in gelir. ALLAH d�nya ya�am�n�, yap�lm��
kaba hat�lar�n intikam�n� almak i�in de�il; varl�klar�n
y�kselmesine, hen�z g�zelli�ini ve iyili�ini tahmin bile
edemedi�imiz �ok parlak ���kl� ortamlara do�ru u�up
gitmesine bir ara� olarak yaratm��t�r.
Bu
fikrimizi de bir �rnekle a��klayabiliriz: Bir �nceki ya�am�n�n
deneyimlerinde ba�ar�l� olmam�� maddesel olanaklar�n� d�nyan�n
aldat�c� zevk ve sefas� u�runa harcam�� ve yery�z�ndeki
ya�am�n�n bir ama� olmay�p, bir geli�im amac� oldu�unu
anlayamayarak, bu y�zden d�nyada bir�ok k�t�l�kler, zul�mler
ve i�kenceler yapm�� ya da bunlar�n yap�lmas�na neden olmu�
bir �efi, bir s�hibi g�z �n�ne getirelim. Birinci ya�am s�nav�ndan
ba�ar�s�z ��kan bu varl���n ikinci d�nya ya�am�nda
kusurlar�n� tel�fi edici olanaklar� i�eren bir ya�am i�inde
bulunmas� gerekir. B�ylece o, �nceki ya�am�nda
hemcinslerine kar�� g�steremedi�i yak�nl���, sevgiyi bu
kez g�stermeye �al��acakt�r. Birinci ya�am�nda o,
kudretli ve kuvvetli bir be�eri makama sahip olmakla bu i�i
denemi�ti. �ef olmu�tu, h�k�mdar olmu�tu. Fakat bu
denemeye / deneyime dayanamad� ve yuvarland�. �imdi de tam�m�yla
bunun tersi olan bir ya�am �ekli deneyecektir. ��nk� yol
daha kestirmedir ve �ncekinden daha kolayd�r.
Bundan
dolay� o, �imdi yery�z�ne dayanabilece�i kadar a��r, k�t�
ve sefil maddesel ko�ullar alt�nda; hemcinslerine egemen de�il,
mahk�m olarak gelir. Bunun i�in �nce, onun bu ko�ullar� i�eren
maddesel bir durumda enkarne olmas� gerekir. �rne�in, a��r
bir bedensel rahats�zl�k i�inde; paras�z, yersiz- yurtsuz,
sef�let ve yoksulluk dertleriyle ge�ecek bir ya�am onun arad���
�ey olacakt�r. Dahas�, �nceki ya�am�nda �frensiz� bir �ekilde geli�imine yol vermi� oldu�u
nefsini �kam��layarak�
yeniden uyand�racak her �eyden onun uzakla�m�� olmas�
gerekir. Uzak durmas� gerekenlerden biri de ge�mi� ya�am�n�
ve o ya�am�nda s�rd�rd��� saltanat� ve sergiledi�i k�t�l�kleri
tamamen unutturmakt�r.
E�er
b�yle olaca�� yerde, bu kimse ve �evresindekiler ge�mi� ya�amlar�n�n
bu z�lim, i�ren� ve korkun� simas�n� tan�m�� olsalard�;
ne �evresindekiler ona gereken �efkati ve tatl�l��� g�sterebilirlerdi,
ne de o �evresindekilerden bunu samimiyetle isteyebilirdi. Ayr�ca,
�evresine kar�� kalbini yumu�atmas�, �evresindekilere
sevgi ve ruh ba�lar�yla yakla�mas� i�in hasta ve merhamet
etmeye de�er bir duruma gelmeye katlanan bu zavall� varl�k; b�yle
�evresindekilerden merhamet ve �efkat yerine, her vesileyle
hakaret ve intikam h�rs� i�eren tutumlar g�rd�k�e, �nce
uyanan, sonra da �ahlanan nefsinin i� tepisine kap�larak
isyan eder ve e�er kendisine g�sterilen hakaretleri hi�bir
kimseye iade edemeyecek bir durumda bulunuyorsa, ya�am�na son
vererek denemesinde yine ba�ar�l� olmadan �ekip giderdi.
Oysa ki, pi�man olmu�, �y�kselmeye� karar vermi� ve bunun i�inde; a��r, �zverili ve zor
bir ya�am� g�ze alm�� bir varl���n bu fedak�rl��� ve
giri�imi �l�hi �r�de Yasalar� gere�ince bo�a gidemez. �yi
ve olumlu ama�larla yap�lm�� her cehit ki�iyi kesinlikle y�kseltir
ve sevindirir.
6-Nihayet, �ok sevdi�imiz bir kimseyi; baban�z�, anan�z�,
�ocu�unuz ya da sevgilinizi yitirdi�iniz ilk ac�l� saatleri
an�msay�n�z. O anlarda sizi hi�bir �ey teselli edemezdi ve
hi�bir �eye iste�iniz / ilginiz kalmam��t�: T�m benli�iniz
karanl�k alevlerin yak�c� �s�s�yla yanmaktayd� ve g�z�n�z
d�nyay� g�rm�yordu. Benli�inizi s�dece bir tek �ey i�gal
etmi�ti ki, o da sevdi�iniz en de�erli bir �eyi belki
ebediyen yitirmi� oldu�unuzu sanman�n i�inizde teselliye yol
vermeyen ac�lar�yd�. E�er sevgiliyi unutma vetiresi araya
kar��m�� olmasayd� ve siz o ilk �st�rapl� saatlerinizin
duygular�n� ayn� tazeli�i ve ayr�nt�lar�yla duymakta ve d���nmekte
�l�nceye dek devam etseydiniz ya�am�n�z�n kalan k�sm�nda
durumunuz nice olurdu? Fakat bilmek gerekir ki, bir�ok varl���n
ge�mi� ya�amlar�nda unutulmas� gereken bu ac�lardan daha
�ok b�y�k ac�lar� ya da utand�r�c� an�lar� vard�r.
Bir
tek ya�am�m�zda bile bir�o�umuzun unutulmas�n� istedi�imiz,
bize kar�� sergilenmi� olan ya da bizim yapm�� oldu�umuz
ne kadar y�z k�zart�c� i�leri ve maceralar� vard�r. �zet
olarak bizlerin yery�z�ndeki dayanma g�c�n�, cesaretini ve �y�kselme�
olanaklar�n�, an�lar�yla incitecek olan daha �nceki ya�amlar�
unutmak gerekir. Tezah�rat ortam�nda hi�bir �ey yersiz ve
gereksiz de�ildir. Hi� �a�madan i�leyen �l�hi �r�de
Yasalar� alt�nda her �ey b�y�k amaca, yani ruhlar�n �y�kselmesi
� amac�na uygun bir gidi� i�indedir. Unutma
vetiresi de bu yasalar�n hikmetle dolu de�i�mez gerekleri
olarak kalacakt�r.
|