Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

Pozitif �nsan Olmak
(Kuran'da Pozitif �nsan)

Haz�rlayan: Selman GER�EKSEVER

   Kur�an��n i�levsel yanlar�ndan biri, d�nya insan�n�, maddele�mi� d�nya ya�am�ndan (inisiyatik ifadesiyle �karanl�klar�dan, �cehennem�den kurtarmaya �al��makt�r (Ahzab 43). Bu istenmeyen durumdan korunman�n "sak�nman�n" ve kurtularak "y�kselmenin" yolu hidayete ermektir(Bakara 157). ��te bu istenmeyen, insan�n y�celi�iyle ba�da�mayan durum yerine, erdemli pozitif insanlara �zg� bir ya�am�n ikame edilmesi(yerine ge�irilmesi) "ibadet hali"ni s�rekli k�lmakla olas�d�r(1).  

   Pozitif insan�n niteliklerinden biri olan sab�r, teslimiyet(2) kavram�nda anlam�n� bulan iman�n gere�i ve erdemli insanlara �zg� bir fazilet ve meziyettir(3).

   Pozitif insan b�y�k �l��de "zihin gevezeli�i"nden kurtulup; akl�n�, vicdan� y�n�nde kullanabilen insand�r. Bu da akl�n, nefsin egemenli�inden(daha do�rusu zulm�nden) kurtar�lmas�yla olas�d�r. Bu ba�ar�, pozitif ya�ama kararl�l��� i�inde olan insana, "ayetler evreni"nden ba�ka bir �ey olmayan �evremizdeki olaylar� daha sa�l�kl� irdeleyip, analiz etme niteli�i kazand�racakt�r.

   "G�ren g�zler"(Casiye 13, Ra�d 4, Nahl 6 + 12, Zariyat 20 + 21, Secde 26, Naziat 26, Neml 52, Bakara 171, Fussilet 53) bireye bunun i�in gereklidir. Bu ayetlerde anlam�n� bulan g�ren g�zlere sahip olman�n gere�i; be�eri akl�n, kendini tan�ma kararl�l��� �er�evesinde terbiye edilmesidir ki bu da pozitif insan�n (Kur�an ifadesiyle "takva ehli basiretli ki�i"nin tavr�d�r. Bu tavr� s�rekli k�lman�n yan �r�n� de "makul vicdan"d�r(4). Nefsin i�vas�ndan ve be�eri/toplumsal ko�ulland�rmalardan sak�nma konusunda belli bir fark�ndal�k/uyan�kl�k i�inde olmak pozitif ya�ama titizli�i i�inde bulunan bireye �zg� bir tav�rd�r. Maddenin cazibesinden, nefsin (Kur�an ifadesiyle "�eytan"�n) i�vas�ndan ve toplumsal/be�eri ko�ulland�rmalardan sak�nma becerisi ki�iye, Kur�an�dan daha �ok yararlanma (ayetleri daha derinlemesine anlama) g�c� kazand�r�yor. Bu anlamda "sak�nanlar" i�in Kutsal Kelam��n bir k�lavuz oldu�unu Bakara 2�de g�r�yoruz. ALLAH��n bizlerle konu�ma �ekillerinden/ara�lar�ndan biri olan Kur�an�� anlamak (ba�ka t�rl� ifadesiyle, ALLAH��n bizlere hitab�n� anlamak) ve gere�ini yapmak bizce �nemli ise, ya�arken b�yle bir sak�nma titizli�i i�inde bulunmal�y�z ki, bu titizli�e sahip olmak da pozitif insan�n niteliklerinden biridir. Pozitif olmak, "iyi" olmakt�r. Felsefede ALLAH��n "y�ce iyilik" olarak adland�r�ld���n� biliyoruz. �yi olmak ayn� zamanda �lahi isimlerden (Esma-�l H�sna�dan) biridir: Hadi. ALLAH bizden, kendisine benzememizi, O�nun s�fatlar�yla s�fatlanmam�z� istiyor. Bunun Sufizm�deki kar��l���n�n "Allah'�n rengi ile boyanmak" oldu�unu biliyoruz ki, b�yle bir kararl�l�k ve ceht i�inde bulunmak pozitif insan�n harc�d�r.

   Pozitif ya�aman�n gere�i olan sak�nmak(5) duyarl�l���n�n ve fark�ndal���n�n bir yan �r�n� de "selim kalp"e sahip olmakt�r. Yani, bireyin vicdan kanal�n�n nefsan� tesirlerden ar�nd�r�lm�� olmas�� Bu, ayn� zamanda "kalp temizli�i"dir. Kalp temizli�inin ya da selim kalp'in Sufice ifadesi, "g�n�l ehli" olmakt�r. Yani kalbin g�n�l�e d�n��m�� olmas� durumu. Birey ancak sak�nma titizli�i i�inde g�n�l bo�lu�unda y�kselebilir, g�n�ller dolusu sevgi ile B�t�n�e (onun en s�ptil/ince, latif tesirlerine) y�nelebilir. ��te bu anlamda "g�n�l ulular�" ancak ve elbette ki Kur�an Vahyinin derinlerine daha �ok n�fuz edebilir. "...rehberlerinden bir hidayet �zere olanlar" da(Bakara 5) elbette ki bu g�n�l ulular�, pozitif insanlard�r.

   T�m bunlardan anla��laca�� �zere, Kutsal Kelam��n "Sak�n�n�z !" uyar�s�, pozitif insan da d�hil, t�m realitelerde bulunan enkarne varl�klar i�in ge�erlidir. Yukar�ya do�ru giderek incelse de, her realitede nefsaniyet vard�r; nefse kar�� b�yle bir sak�nma titizli�i ve duyarl�l��� i�inde bulunmak her realite basama��ndaki be�erin hayr�nad�r.

   Tanr��n�n s�fatlar�yla s�fatlanmak, ayn� zamanda "teslimiyet"in de ifadesidir. Bunun Kur�an�daki ifadesini Bakara 138�de g�r�yoruz. Pozitif d���nme ve davranma titizli�i i�inde olan sak�nanlar bir bak�ma bu anlamda teslimiyeti ger�ekle�tirme yoluna girmi� olanlar oluyor� Zaten Kur�an��n ideal insan� olan "m�selman"; "�slam" s�zc���yle ba�lant�l� olarak, �slam��n vahye dayal� ger�ek �ehresinde "Allah'a teslim olmak" vard�r ki, bununda gere�i pozitif insan olmakt�r.  

   Kur�an�da sak�nmak kavram�nda anlam�n� bulan pozitifli�in bir gere�i de, elinde bulunan i�sel geli�im olanaklar�n� (sahip oldu�u nimetleri ve r�zk�) ba�kalar�yla payla�makt�r, kendi yararland��� bir olanaktan ba�kalar�na da pay ��karmakt�r. Bu "nimetler"in kapsam�na her �eyle birlikte bireyin sahip oldu�u bilgi de girer. ��te pozitif insan, sahip oldu�u bilgiyi de ba�kalar�yla(ona gereksinimi oldu�unu hissettikleriyle) payla��r. Esasen bu anlamda bilgi payla��m�, biliyor olman�n sorumlulu�unun yerine getirilmesidir. Bilen, bildi�inden sorumludur; bu sorumlulu�un gere�i de, o bilginin uygulamas�n� yapmak ve onu ihtiya� sahipleriyle payla�makt�r. Esasen en b�y�k ve de�erli sadakan�n da bilgi oldu�unu yeri gelmi�ken an�ms�yoruz.

   Pozitif olman�n gere�i olan b�yle bir titizlik ve duyarl�l�k i�inde bulunmak asl�nda, kendimiz i�in istedi�imiz bir �eyi ba�kalar� i�inde istemenin (�sa Nebi, Thomas��n �ncili) gere�idir ve bu durum; be�eri zaaf ve rahats�zl�klar�m�zdan biri olan cimrili�in tam tersidir.

   Cimri bireyin karakteri olan biriktirme rahats�zl���na yakalanmadan, elimizdekinin yeterli olan�ndan fazlas�n� ger�ek ihtiya� sahipleriyle payla�makta(ya da ihtiya�tan fazlas�n� edinmemekte) yarar vard�r. Pozitif insan bilir ki, ALLAH��n verdi�i nimetler yerli yerince harcan�rsa(ve hele onlar i�in ��kredilirse) �o�al�r. Bu �o�alma, onlar� ba�kalar�na da��tmak i�indir, biriktirmek ve istif�ilik i�in de�il� Bu nedenle, t�kenirde bana kalmaz gibi bir be�eri endi�eye kap�lmaya gerek yoktur. Hepsi de asl�nda emanetten ba�ka bir �ey olmayan ALLAH��n nimetlerinin �u ya da bu nedenle bizde birikmesi; vericili�imizi, ba�kalar�na da onlardan pay ��kar�p ��karmayaca��m�z konusunda s�nanmak i�indir. Ki�i, varl�kla da s�nan�r, yoklukla da� Ama varl�kla s�nanmak (Kur�an ifadesiyle servet ��mar��� olmamak)(6) herhalde daha zordur. 

   Pozitif insan�n belirgin niteliklerinden olan vericili�in/fedak�rl���n (Kur�an ifadesiyle ba�kalar�na da pay ��kartman�n) (7) tersi olan cimrilik/nekeslik rahats�zl���na birey yakalanm��sa; yani bir bak�ma d�nyala�m��sa, ALLAH r�zas� i�in vericilik ve hizmet g�c�n� de yitirmi� demektir. Bakara 245�te bu tehlikeye kar�� be�eriyetin uyar�ld���n� g�r�yoruz. ALLAH, ��kars�z vericili�in kar��l���n� kat kat artm�� olarak iade edece�ini de yine Bakara 245�te belirtiyor. Veren elin �st�nl��� Muhammed Nebi�nin bir hadisinde de dile getirilmi�tir: " Veren el, alan elden �st�nd�r."

   Bir toplumda makul bir birli�in en �nemli g�r�n�mlerinden biri olan yard�mla�ma ve dayan��ma bilincinin (pozitif insanlar arac�l���yla) k�k salmas� da Kur�an��n be�eriyetten bekledi�i g�zelliklerden birisidir. Bu g�zel durum; bar��a y�nelik de�er �reten ve hay�rl� i�ler yapma titizli�i i�inde olan pozitif insan�n sahip olduklar�undan ba�kalar�na da pay ��kartmak talimleri sayesinde, toplumda yayg�nla�mas�na ba�l�d�r. Ayn� zamanda, �lahi �rade Yasalar�ndan (S�nnetullah) olan yard�mla�ma ve dayan��ma, varl�k olman�n gere�idir. Yukar�dan beri, irdelemeye �al��t���m�z anlamda, pozitifle�memi� bir birey, nefsaniyetinden ve be�eri tutkular�ndan dolay� bu varl�ksal gereklili�i yerine getiremez. Varl�k varl���n geli�im arac� oldu�u bir tezah�rat ortam�nda; bilenin, bilmeyene yard�m etmesi bile, biliyor olman�n sorumlulu�unun gere�idir. Esasen yard�mla�ma ve dayan��man�n bilin� d�zeyinde kusursuz olarak ya�and��� yer ruhsal plan( plane) durumudur. Biz enkarne varl�klar da(planlar�m�z�n tezah�r uzant�lar� olarak) y�ksek benimize/as�l kendimize ve plan�m�za benzemek durumunda oldu�umuza g�re, bu d�nyada pozitif olmak zorunday�z.

   Kalbi �rperti i�inde olan pozitif insan, yanl�� yapmama ve do�ru yolda olma titizli�i i�indedir. Toplumsal ya�amdaki her t�rl� kand�r�c� ve cezp edici etkiye ve ko�ulland�rmalara ra�men; do�ruya, iyiye ve g�zele y�nelik olarak ya�amak pozitif insan�n, taklit edilmeye de�er bir meziyetidir.

   Toplumsal ya�amda Kur�an��n takva ehli pozitif insandan beklediklerine pozitif insan�n meziyetlerine, g�n�m�z s�zde modern be�eriyeti hen�z tam olarak ula�amam��t�r. Kur�an�la gelen Kutsal Kelam��n ideal insan�n�n �zellikleri �unlard�r. Kur�an�a g�re pozitif insan toplumsal ya�amda �u alt� konuya sayg�l�d�r:

1-Ya�am hakk�na sayg�, 2-�zg�rl�k hakk�na sayg�, 3-Duygu ve d���nceye sayg�, 4-Bilimsel kanaate sayg�, 5- Namus ve haysiyetine sayg�, 6- M�lkiyet hakk�na sayg�. 

   Ger�ek �a�da�l���n ve uygarl���n bu konularda insanlar�n birbirine sayg�l� olmas�yla ortaya ��kaca��na inan�yoruz ve bu konularda birbirine sayg�l� olan insanlardan "YEN� �NSANLIK"�n olu�aca��n� biliyoruz.

   D�nya be�eriyeti i�in yeni insanl�k d�zeyine ve toplumuna ula�mak, yine Kur�an ifadesiyle do�ru yolda olman�n en do�al sonucudur. Pozitif insan do�ru yolda olmak ifadesinde anlam�n� bulan; bar��a y�nelik de�erler �reten ve her durumda hay�rl� i�ler yapma titizli�i i�inde olan, bilgiden nasipli bireydir(Araf 32). Ger�ek �st�nl�k de, bu insan�n s�z konusu meziyetleriyle gelen �st�nl�kt�r. Ba�ka t�rl� ifadesiyle ger�ek �st�nl�k ve iktidar, ALLAH�a giden do�ru yolda en iyi �ekilde y�r�yebilen pozitif insan�n durumudur. Pozitif insan bu kazanc�n�, Kur�an��n ilke de�erlerine uymas�na bor�ludur. Kutsal Vahyle gelen bu ilke de�erlerin; �lahi �rade Yasalar�(S�nnetullah), Kur�an�daki �slam, ak�l, bilim ve insani de�erler(yani erdemler) oldu�unu biliyoruz. Be�eri zaaflardan ve kusurlardan kurtulup insanla�mak da bu ilkeleri ya�ama ge�irmekle olas�d�r.

   D�nya be�eri toplumunun bu anlamda insanla�arak yani pozitifle�erek bir �dem devresini bitirmesi i�in Kutsal Kelam��n d�nyaya d�nem d�nem indirildi�ini ve bu rehberlik ve e�itim kapsam�nda t�m toplumlara peygamberler geldi�ini biliyoruz. Kutsal Vahyin d�nya be�erine d�nem d�nem indirilmesinin amac�; be�erin tek�m�l�, ayd�nlanmas� ve do�ru yol boyunca, bu �dem devresiyle hedeflenen sona a�ama a�ama ilerletilmesidir. ��te �lahi Murada uygun olarak b�yle kutsal bir ama� ile be�eriyete verilmi� olan bilginin; idraklenme cehti i�inde hazmedilerek �uurlan�lmas�, pozitifle�menin ve devreyi ba�ar�yla bitirmenin gere�idir. Pozitif insan, bu gere�i yerine getirmi� ya da getirme titizli�i i�inde olan, Kutsal Kelam �l��lerine g�re makbul insand�r. Pozitif insan, bu gere�i yerine getirme �er�evesi i�inde, "sapk�nl�k"(8) yerine "hidayet"i(9) ye�lemi� ya da b�yle bir duyarl�l�k ve sak�nma i�inde olan iman onuruna ermi� insand�r.

   G�r�l�yor ki kurtulu�a giden do�ru yolda olmak Yahudi, H�ristiyan ya da g�r�n��te M�sl�man olmakla; yani, n�fusa bu �ekilde kay�tl� olmakla olas� de�ildir. Kurtulu� ve insanla�mak "takva" kavram�nda anlam�n� bulan pozitifle�mekle olas�d�r. M�sl�man bir ailenin M�sl�man �ocu�u olmakla, ger�ek anlamda M�sl�man(yani teslim olmu�, hanif anlam�nda M�sl�man) olunmuyor. Do�ru yola k�lavuzlanmak (Bakara 135 + 136 + 137), pozitifle�mek kavram�nda anlam�n� bulan "ak�l-g�n�l sahibi olmak"la(10) olas�d�r. Esasen bizleri do�ru yola k�lavuzlayan Kutsal kelam�(ALLAH��n bize hitab�n�) en iyi anlayanlar, dolay�s�yla da O�nu en iyi anlayanlar ak�l-g�n�l sahibi pozitif insanlard�r.

   �Do�ru yola k�lavuzlanmak� ifadesinde anlam�n� bulan pozitifle�mek,(yine Kur�an ifadesiyle) "Allah'�n ipine yap��m�� olmak "(11) titizli�i i�inde ya�ama kararl�l��� sergilemek, indirilen dinsel ��reti�ye g�re ya�amakla gelen pozitifliktir. Bunun tersi durum ise M�sl�man/H�ristiyan/Yahudi g�r�n�m�nde(bid�at ve hurafeden olu�mu� bir) uydurulan dine g�re ya�amak oluyor ki bunun Kur�an�daki ad� sapm��l�kt�r.

   Pozitiflik ile ba�da�mayan sapm��l���n(8) nedenlerini ve bunlardan sak�nman�n gereklerini de yine Kur�an�dan ��reniyoruz: Kur�an bu nedenleri "g�zlerin/kulaklar�n m�h�rl�, kalbin hastal�kl� olmas�" sembolizmi ile veriyor(12). Bu kimseler bu nedenle Allah'tan y�z �evirmi� olduklar�( Bakara 137) i�in; onlar�n ALLAH�a olan inan�s�zl�klar� ile ALLAH��n g�nderdi�i resul ve nebilere y�nelik sayg�s�zl�klar�; Kur�an�daki ger�ek/�zg�n �slam olan "indirilmi� din" varken, kendi uydurduklar� bir dine g�re do�ru yoldan sapm��l�k sergilemeleri son derece do�ald�r.

   �Pozitif insan� kavram�nda anlam�n� bulan takva ehli hanif insan�n g�z�-kula�� m�h�rl� ve kalbi hastal�kl�(12) olmad��� i�in "salih amel"(bar��a y�nelik eylemler ve hay�rl� i�ler) �zere olmas� son derece do�ald�r. Pozitiflik anlam�nda �teki Kur�an ifadeleri de �unlard�r: "Kabe'ye y�nelik olmak","Kurandaki islama y�nelik ya�amak", "do�ru yolda olmak", "hidayet �zre olmak","y�z�n� Allah!a d�nd�rmek"tir.

   Birey hangi realitede bulunursa bulunsun, o realitenin do�rusundan sapmas� her zaman olas�d�r. ��nk� nefsaniyetin s�f�rlanmas�(�ld�r�lmesi/yok edilmesi) s�z konusu de�ildir. B�yle olunca, her �eyin s�nanma ve s�nav arac� oldu�u �u dualite ortam�nda kusursuzluk s�z konusu olamaz. Burada �nemli olan, i�lenen kusurun(ya da Kur�an ifadesiyle sapk�nl���n hemen fark�na var�p, do�ruya y�nelmek; hatta "t�vbe" ederek bunu yapmakt�r. B�yle g�zel bir manevran�n �vg�s�n� Bakara 160�ta g�r�yoruz: "..T�vbe edip hallerini d�zeltenler ile ger�e�i a��klayanlar.." ��te, �lahi �vg�ye de�er bulunan bu g�zel fark�ndal��a pozitif insan sahiptir. ��nk� pozitif insan�n b�yle bir duyarl�l���(sak�nma titizli�i) vard�r. Kur�an��n ayn� ayetinde g�nahlar� affeden(Gaffar ve Gaffur) ALLAH��n bu t�vbeleri kabul etti�ini g�r�yoruz. ��nk� ALLAH ayn� zamanda t�vbeleri kabul edendir(Tevvab) zaten� ��te b�yle bir gaflet ve dalaletten, g�zel bir manevra ile kendini kurtar�p; af dileyip t�vbe edenlere ALLAH, kusurunu d�zeltme(bir daha, hatta bir�ok kez s�nanma ve s�nanarak g��lenme/ar�nma) olana�� l�tfediyor. B�yle bir telafi olana��na, biz dar/kapal� �uurlu varl�klar�n �ok �ok gereksinimi oldu�unu ve bu olana��n giderek daha �ok pozitifle�me f�rsat�(hatta rahmeti) oldu�unu, bu sayede kusurlar�m�z� d�zeltip, do�ru yolda (s�rat-� m�stakim) kalma g�c�ne sahip olaca��m�z� �ok iyi biliyoruz.

   Yine biliyoruz ki, bu anlamda t�vbe eden varl�k, haddini bilen; kusurlar i�inde oldu�unu anlam��, kusurlar�n� d�zeltme ve sak�nma titizli�i i�inde bulunan pozitif insand�r ki, bu da do�ru yola y�nelmi�li�in, do�ru yolda kalma titizli�inin belirtisi makbul bir tutumdur.

   Kur�an�daki �slam bireyde, biyolojik bedeni ve onun meta-biyolojik yan�n� bir b�t�n olarak geli�tirmeyi hedeflemi�tir ki bu, pozitif insan�n en belirgin niteliklerinden olan makul vicdand�r(orta yol). Birey i�in kendinden habersiz, beden olarak ya�amak ne kadar sak�ncal� ise; bedensizmi� gibi tamamen vicdan insan� olarak ya�amak da o kadar istenmeyen bir durumdur. Esasen, bedenli olup da tamamen vicdan insan� olarak ya�amak hemen hemen zaten olas� de�ildir. Makbul olan, orta yol olan makul vicdanl� olarak ya�amakt�r. �nsan, enkarne durumda esasen ruh varl���d�r ama bedenin ve maddenin de hakk�n� vermek durumundad�r. Enkarne ruh varl��� ancak orta yolda(ki bu bedenli bir ya�am i�in do�ru yoldur) oldu�u s�rece, kendisini oldu�u kadar bedeni de geli�tirir ve �evresine kar�� da pozitif anlamda iyi bir �rnek(taklit edilmeye de�er bir �rnek) olma ba�ar�s�na ula��r(13).

   Pozitif orta yol insan� sadece ak�ll� de�il, ak�ll� oldu�u kadar da vicdanl� bir kimsedir. Ba�ka t�rl� ifadesiyle, akl�n� nefsin heva ve hevesi y�n�nde de�il, vicdan� y�n�nde kullanan insan, orta yolun pozitif insan�d�r. Akl�n sa�l�kl� bir �ekilde i�lemesi ancak makul vicdan titizli�i i�inde ya�amakla olas�d�r. Kur�an��n insandan bekledi�i de bundan ba�kas� de�ildir. Akl� sa�l�kl� bir �ekilde i�letmenin(yani, akl� insani de�erler ve vicdani �eriat y�n�nde i�letmenin) sadece bireysel a��dan de�il, �evre ve toplum a��s�ndan da ne kadar �nemli oldu�unu; ayr�ca, anlay��s�zl�ktan kaynaklanan sorunlar�n ve sa�l�ks�z be�eri ili�kilerin(bu anlamda) "ak�ls�zl�k"tan kaynakland���n� biliyoruz. Akl�, vicdan ve insani de�erler y�n�nde de�il de, nefsan� itilimler y�n�nde kullanman�n Kur�an�daki kar��l��� ak�ls�zl�kt�r. Bu nedenle, pozitif insan�n yapt��� gibi; akl� insani de�erler ve vicdani �eriat y�n�nde i�letmek, olup bitenlerden i�sel geli�im y�n�nde yararlanmak, dolay�s�yla anlay��l� ve ho�g�r�l� olmak, ba�ta Kur�an olmak �zere t�m kutsal ve inisiyatik ��retilerde vurgulanm��t�r. Bu anlamda "ak�ll� olmak", akl� vicdan y�n�nde, yani Y�ksek Benimizle(as�l kendimizle) ba�lant�l� olarak kullanmak oluyor. Bu arada, vicdan�n; Rabb Plan��n�n bizdeki en u� noktas� oldu�unu da(SADIKLAR PLANI TEBL��LERݒnden) an�ms�yoruz.

   Vicdan yerine nefsin g�d�m�ndeki be�eri akl�n sergiledi�i(yani ak�ls�zl���n sergiledi�i) g�n�m�z be�eriyetinin y�zkaras� marifetlerini �z�lerek g�r�yoruz. Bu talihsiz manzaran�n m�sebbipleri(sebep olanlar�) s�z konusu ak�ls�zl�klar�ndan dolay� o kadar anlay��s�z, aymaz, gaflet ve dalalet i�indedirler ki,(Kur�an ifadesiyle) ".. ���t al�p d���nmekten bile acizdirler." (Bakara 269) ���t al�p d���nenler ve akl�n� i�letenler ise (Bakara 269�a g�re) pozitiflikte anlam�n� bulan salih ak�l sahipleridir: �.. temiz ak�l sahiplaerinden ba�kas� ���t al�p d���nemez." Kur�an�la gelen Kutsal Kelam da, ���t oldu�una g�re, Kur�an�� da en iyi anlayanlar salih ak�l sahibi pozitif insanlar olmaktad�r (Kamer 40).

   Konumuz olan pozitifle�mek, be�eri akl�n; i�sel geli�imi engelleyici kabal���n�n giderilmesiyle olas�d�r. Be�eri akl�n bu niteli�ini gidermek, onu nefsin hegemonyas�ndan kurtar�p, vicdana teslim etmekle oluyor. Her�eyin ayet oldu�u bilinci i�inde ya�amak, be�eri ak�l(geveze zihin) �zerinde olu�turulacak vicdani bir egemenlikle olas�d�r. Bakara 242�de dile getirilen, "..ayetleri d���nebilmek.." ve onlardan(nimetlerden) i�sel geli�im y�n�nde yararlanabilmek i�in �nce; be�eri akl�n bu anlamda terbiye edilmesi ve onun, nefsin tesirlili�inden kurtar�lmas� gerek. Ancak o zaman ak�l,(pozitif insan�n tavr� olan) vicdan ile kol kola y�r�yebilecek bir olgunluk d�zeyine ula�abilir. Akl�n vicdan ile kol kola gitmesi ise, makul vicdan ifadesinde anlam�n� bulan makbul bir durumdur ki bu ayn� zamanda, dinsel ifadesiyle orta yoldur. Makul vicdan uygulamas�n�n d��a vurumu; s�k�net, ferahl�k, i�sel huzur ve doygunluktur. Ancak bu anlamda edeplendirilmi� bir ak�l ile sadece anlay��s�zl�k ortadan kald�r�lmakla kalmaz, bu sayede yap�lan sa�l�kl� g�zlem ve alg�lama ile her �eyin ayet oldu�u fark edilir ve bu nimetten/rahmetten i�sel geli�im y�n�nde yararlanma �ans� yakalan�r ki Kur�an��n da bizden istedi�i budur.

   Pozitif insana �zg� bir tav�r olan akl�n/zihnin bu anlamda e�itilip �slah edilmesi(Sufizm�deki ifadesiyle "sarho� gezmek" ten kurtulu�), zihnin/zihniyetin(mantalitenin) de�i�iminin ger�ekle�mesidir. Akl�n nefsin hegemonyas�ndan kurtar�lmas�yla ortaya ��kan zihniyet de�i�ikli�i do�al olarak; �nyarg�lardan kurtulmay�, ba�nazl�ktan uzakla�may� da beraberinde getirecektir. B�yle bir zihniyet yenilenmesiyle, de�erlendirmelerin yeniden yap�lmas� ki�iye insanla�ma ve pozitifle�me y�n�nde pek �ok olumlu puan kazand�racakt�r. Ki�iyi dengesiz, �uursuz ya da en az�ndan kapal� �uur halinde tutan bir tak�m olumsuz etkilerden kurtulmas� da bu yolla olas�d�r.

   Bu �ekilde, pozitif insana �zg� bir safiyet ve ar�nma e�li�inde gelen ak�l, Thomas��n �ncili�nde(Kelam 39)(14)   "y�lanlar kadar tedbirli" olarak ge�er. Yani �sa Nebi burada mealen; hem vicdan�n�z� hemde akl�n�z� birlikte kullanabilecek durumda olun diyor. Bu sembolik uyar�da, y�lan akla, g�vercin ise vicdana kar��l�k oluyor. Vicdan�n g�vercinler gibi �zg�r olmas�� Bu g�zel durumda; akl�n, nefsin hegemonyas�ndan kurtar�lmas�yla olas�d�r. Akl� nefsin hegemonyas�ndan kurtarmak i�in, �nce nefsi terbiye etmek gerek. ��imizdeki �eytan olan nefs, terbiye edilerek kontrol alt�na al�nd�k�a da vicdan �zg�rle�ecektir ki, vicdan�n g�ksel i�levini ger�ekle�tirmesi de ancak b�yle olas�d�r. Her konuda sa�l�kl� ak�l y�r�tme de; akl�n, bu anlamda terbiye edilmesiyle olas�d�r. Bu �ekilde bir nefsin terbiyesi ile Rabb Plan��n�n i�imizdeki uzant�s� olan vicdan� �zg�rle�tirerek; akl�n denetimini vicdana vermek, kendini tan�ma cehti i�inde idraklenmeye �al��makla olas�d�r ki, pozitif insan�n tavr� da budur.

   �Orta yol� da olman�n, pozitif insana �zg� makul vicdanl� olmakla �zde� oldu�unu yukar�daki paragraflar�m�zda belirtmi�tik. Muhammed Nebi�nin sa�l���nda, onun yak�n �evresinde bulunmu� ilk M�sl�manlar(Sahabiler) i�in de orta yolu izleyenler ifadesi kullan�ld���n� Bakara 143�te g�r�yoruz. Sahabiler, say�lar� �ok az da olsa, "indirilmi� din" olan Kur�an�daki �zg�n �slam�a g�re ya�ayan k���k bir pozitif insanlar toplulu�uydu. Muhammed Nebi �nderli�indeki bu se�kin insanlar toplulu�u elbette ki makul vicdan uygulay�c�lar�yd�. Pozitif insan�n tavr� olan vicdana y�nelik(ama akl�n� kullanarak) ya�amak, bir bak�ma simgesel anlamda(Bakara 143�teki ifadesiyle) "K�bleye y�nelmi� olmak" t�r. Bakara 143��n ikinci c�mlesinde k�bleye y�nelmi� olman�n (i�sel geli�im ba�lam�nda vicdana y�nelmi� olman�n) bir s�nav ve g�zlem vesilesi yap�ld���n� g�r�yoruz. (15) Bu duruma g�re, Resul�e uymak; hem K�be�ye(yani vicdana) y�nelmek, hem de Kur�an�daki �zg�n �slam�a uymak/y�nelmek (do�ru yola y�nelmek) oluyordu.

   ��� denetim�den yoksunluk, bireyi; paran�n, konforun ve bencilli�in tuza��na d���r�r. Bunlar da pozitifle�me yolunda b�y�k engellerdir. Pozitif insan�n bir niteli�i de "i� denetim" sahibi olmas�d�r, ��nk� o i�sel dengeye sahiptir, duygusal karma�a i�inde de�ildir. Pozitif insan�n bu g�zel niteli�inin d��a vurumu israftan/savurganl�ktan sak�nmakt�r. Bu ba�lamda, pozitifle�menin d��a vurumu savurganl�ktan sak�nmakt�r demek hi� de yanl�� olmaz. ��nk� pozitif insan bilir ki, temelinde; nefsin ba��bo�lu�u bulunan savurganl�k, kendini bilmezli�in bir t�r ifadesidir. Kendini bilmez insan�n bu zafiyetinden yararlanan g�n�m�z s�m�rgen kapitalizmi, t�ketim ��lg�nl���n� k�r�kleye k�r�kleye, d�nyay� �n� al�nmaz bir felaketin e�i�ine getirmi�tir. Bu vahim durum, elbette ki kendini bilmezlikten kaynaklanan nefsan� arzular�m�z�n peri�an manzaras�ndan, yani bir t�rl� pozitifle�ememekten kaynaklanan olumsuzluktan ba�ka bir �ey de�ildir. Ayet ayet gelmi� olan Kutsal Kelam��n bunca uyar�s�na ra�men; edeplendirilmemi�, kontrol alt�na al�nmam�� akl�n eseri olan ruhsuz teknoloji, be�eriyetin tepesinde kara bulut gibi durmaktad�r. G�n�m�zde t�ketim ��lg�nl���n�n e�li�inde ortaya ��km�� bulunan israf(savurganl�k) sadece bir�ok �evre sorununun(gereksiz at���n) nedeni de�il, ayn� zamanda gelir da��l�m�ndaki dengesizli�in ve yoksullu�unda nedenidir. Zaman�nda pozitifle�ememenin bedelini g�n�m�z be�eriyeti bu �ekilde �demeye, bunun s�k�nt�lar�n� g���sleye g���sleye insanla�maya, kurtulmaya ve "Yeni �nsan" olmaya �al���yor.

   Pozitif insan�n ya�am yolu olan do�ru yolun Kur�an terminolojisindeki kar��l��� S�rat-� M�stakim, Sufizm�deki kar��l��� "Seyr-i S�luk" tur. Do�ru yolda olmak ayn� zamanda, hakikatten hakikate giden yoldur. Bu yolda ilerlemenin, idraklenme cehti i�inde �uurlanmak oldu�unu biliyoruz. T�m varl�klar i�in d�n�� ALLAH�a oldu�una g�re(15), bu dosdo�ru yol boyunca yard�mla�ma ve dayan��ma yasas�n�n gere�i olarak O�na do�ru y�nelik ya�amak(ki bunun ibadet hali i�inde ya�amak demek oldu�unu da belirtmi�tik) pozitif insana �zg� g�zel bir ya�am �eklidir.

   D�nya ya�am�nda  do�ru yolun, ayn� zamanda orta yol(makul vicdan) oldu�unu daha �nce de belirtmi�tik. Bireyin orta yoldan sap�p; as�l kendisinden habersiz, beden(bedensel ben) olarak ya�amas�(Kur�an�a g�re) zul�m t�rlerinden biridir. Bu anlamda kendine zulmeden bireyin, �evresine de zulmetmemesi pek olas� de�ildir: Buna "bireyin bireye zulm�" diyebiliriz. �rne�in, d�nyasal/be�eri ya�ama(tamamen de�ilse bile) b�y�k �l��de s�rt �evirmek, bireyin bedenine kar�� zulm� oldu�u gibi; bunun tersi de(yani yo�un bir �ekilde d�nya ya�am�na g�m�lmek) enkarne varl���n a�k�n yan�na(as�l kendisine) zulm�d�r. K�saca, bu tav�rlanman�n/zihniyetin her ikisi de orta yol/do�ru yolda(s�rat-� m�stakim�de) olmamakt�r. Bu durumda, zor ama makul ve makbul olan tutum orta yolda(yani, makul vicdan uygulamas� i�inde) olmakt�r. Pozitif insana �zg� bu tutum ayn� zamanda(as�l konumuz olan) adaletin ta kendisidir. Yani her �eyi yerli yerinde ve ifrata(a��r�l��a, i�g�zarl��a) ka�madan yapmak ve nimetleri(i�sel geli�im olanaklar�n�) yerli yerinde de�erlendirmek. Aksi halde birey kendi zulm�n�, kendi elleriyle kendine haz�rlam�� olur ( Allah onlara zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler - Hud 101 ).

   �yilik/k�t�l�k, do�ruluk/e�rilik g�receli ve elbette ki realiteden realiteye de�i�en kavramlar olmas�na kar��n; iyilik/g�zellik, do�ru yolda olmak, hatta pozitif d���nmek, iyi niyetler i�inde olmak t�m kutsal metinlerde vurgulanm�� ve t�m peygamberler bu �ekilde ya�ayarak �evrelerine iyi �rnekler olmaya �al��m��lard�r. ��nk� bu �ekilde olmak erdemli pozitif insan�n tarz�d�r. Birey(Bakara 171�de ge�ti�i �ekliyle) sa��rl�ktan/k�rl�kten ve inan�s�zl�k illetinden yakas�n� s�y�rmad�k�a, pozitif insana �zg� erdenleri de kendinde tezah�r ettirmeye ba�lar ama sa��rl�k da, k�rl�k de ve inan�s�zl�k da �srar ettik�e de, s�k�nt�l� �st�raplar/ya�am s�navlar�(epr�vler) i�inde bu kusurunu(bilerek ya da bilmeyerek) gidermeye �al���r. Bu gidi�, bir bak�ma(Kur�an ifadesiyle) Allah'a y�nelmektir(Sebe 9). Allah'a y�nelmi� olmak pozitif insan olma kararl�l���n�n d��a vurumudur(16).  

   G�n�m�z be�eriyetinin y�z karas� eylemlerinden olan; kul hakk� �i�nemek, yolsuzluk/usuls�zl�k ve(belki de bunlar�n toplam� olan)haram, elbette ki pozitif insan i�in s�z konusu de�ildir. ��nk� pozitif insan�n haram ile s�nanmak gibi bir epr�ve gereksinimi kalmam��t�r. Pozitif insan, haram kavram�nda anlam�n� bulan be�eri zaaf ve kusurlarla ilgili ya�am s�navlar�n� ba�ar�yla ge�mi� ya da bunlara gerek kalmam��t�r. G�r�ld��� gibi, bir toplumu olu�turan bireylerin pozitifle�mesi, o toplumda; bireylerin basiretsizli�inden(kalp k�rl���nden) kaynaklanan; kul hakk� �i�nemek, yolsuzluk, haram kazan� gibi olumsuzluklar�n kendili�inden yok olmas�n� beraberinde getirecektir.

   Yukar�da de�indi�imiz be�eri kusurlar�n ortadan kalmas� elbette ki iyiliklerin yayg�nla�mas�n� beraberinde getirecektir. Pozitifle�en bireylerden ba�layarak topluma(ve giderek t�m be�eriyete) yayg�nla�an bu iyilik, bireyin idraklenme cehti ve samimiyeti kar��l��� olarak  "Allah'tan gelen iyilik"tir( "Sana gelip �atan her iyilik Allah'tan d�r... Nisa 79). Sapk�nl�k yerine hidayeti ye�leyerek ALLAH��n l�tfuna(Yukar��n�n daha �ok rehberli�ine) lay�k duruma gelmi� pozitif insan elbette ki toplumun y�z ak�/se�kin �yesidir.

   ��lemlerin Rabb�inden indirilmi��(Hakka 43) olan Kur�an, pozitif insan�(ger�ek m��mini) ��yle tan�ml�yor: " ... Allah ve resul�ne iman ederler, sonra hi�bir ku�kuya d��mezler ve mallar�yla, canlar�yla Allah yolunda didinirler. ��te bunlar �z�-s�z� birbirine uyanlard�r." -Hucurat 15. Bu insan tiplemesinin kurtulmu� oldu�unu da M��minun 1�de g�r�yoruz: "Hi� ku�ku yok, kurtulmu�tur m�'minler." Bunlar�n ayn� zamanda Allah'�n yery�z�ndeki halifesi durumunda olan kimseler oldu�unu da yine Kur�an�da g�r�yoruz: "Allah; sizin, iman edip bar��a/hayra y�nelik i�ler yapanlar�n�za �u vaatte bulunmu�tur: Onardan �ncekileri halef k�ld��� gibi, onlar�da yery�z�nde mutlaka halef k�lacak..." - Nur 55.

   Takva ehli pozitif insan i�in Kur�an�da ge�en ba�ka bir isim de "hanif" s�zc���d�r. Ali �mran 191�de hanif nitelikli pozitif insan i�in ��yle dendi�ini g�r�yoruz: "�brahim'in dinine y�z �evirmeyen hanifler Kutsal kelam �zerinde d���n�rler/ak�llar�n� i�letirler. Bununla da yetinmeyip ��yle derler; Ey Rabbimiz sen bunlar� elbette ki bo�una yaratmad�n." Bu ayette g�rd���m�z ak�l i�letmek becerisinin, pozitif insan�n belirgin niteliklerinden biri oldu�unu, daha �nceki paragraflar�m�zda belirtmi�tik. Bu insan, kalbi hu�u i�inde ak�l-g�n�l sahibi "hadi" (iyi insan)d�r. Yukar�daki ayette �brahim dininden kas�t da �slam'd�r. ALLAH, bizden(d�nya be�eriyetinden) hanif olarak(yani, pozitif insan olarak) O�nun dini �slam�a �evirmemizi istiyor(Rum 30) ve(yine ayn� ayette)," do�ru ve eskimez" dinin �slam oldu�unu belirtiyor. Aslen bir S�merli olan �brahim peygamberin, hanif bir M�sl�man(ve do�al olarak da dininin de �slam) oldu�unu Ali �mran 67�de g�r�yoruz: " �brahim ne bir yahudi idi, nede bir h�ristiyan. O sadece hanif bir m�sl�mand�/Allah'a teslim oland�.."

   B�t�n bunlardan anl�yoruz ki, insan; n�fusa kay�tl� olarak hangi dinden g�r�n�rse g�r�ns�n, hanif ya da takva ehli gibi kavramlarda anlam�n� bulan pozitifli�i b�nyede ger�ekle�tirmedik�e Kur�an �l�� ve ilkelerine g�re M�selman(ALLAH�a teslim olmu�) say�lm�yor:

  ��sa onlarda ink�r� sezince, ��yle konu�tu: �ALLAH�a gidi�te benim yard�mc�lar�m kimdir? Havariler dediler: �Biz ALLAH��n yard�mc�lar�y�z, ALLAH�a iman edenleriz.� .�


(1) �badet hali: ALLAH��n nazar�nda t�m yery�z� mabet ve t�m me�ru fiiller(�amel� nitelikli eylemler) ibadettir. Bu anlamda �BADET; �zg�rce i�letilen akla sahip, bilime ���k, insan haklar�na ve insani de�erlere sayg�l�, g�zelli�e tutkun, s�rekli �al���p de�er �reten hak eri ve benli�ini ALLAH�a adam�� ki�ilerle beraberlikte olma titizli�idir. G�n�m�z ilahiyat profes�rlerinden H�seyin ALTAY�a g�re Kur�an okumak, dinin ilk ve en �nemli farz�d�r. Kur�an�� hakk�yla ve anlayarak okumak en �st�n ibadettir. Kur�an be�eriyete ALLAH��n hitap �ekillerinden biri oldu�una g�re; O�nun bize hitab�n� anlamaya �al��arak Kur�ansal ilkeleri ya�ama ge�irme titizli�i i�inde bulunmaktan daha g�zel bir ibadet �ekli olur mu? Bu anlamda bir ibadet halinin s�rekli k�l�nmas�, elbette ki; ki�iyi �irkin fiillerden, akla ve sa�duyuya ayk�r� olan her �eyden al� kor. Bu durumda g�r�l�yor ki, esas olan; oldu�u gibi ya�am� ibadet hali i�inde deneyimlemektir. Bu nedenle, ibadet �ekillerinden biri olan namaz, Hz. Muhammed taraf�ndan �dinin dire�i� olarak nitelendirilmi�tir. �badet halinin �direk�e benzetilmesi; onun sadece bireysel d�zeydeki �nemine de�il, ayn� zamanda toplumsal d�zeydeki �nemine de dikkat �eken bir vurgulamad�r. ��nk� toplumun yap� ta�lar� bireylerdir. �deal bir toplum, elbette ki; bu anlamda, ibadet hali i�inde ya�ayan erdemli bireylerden olu�ur. �badet halini en uygun �ekilde ifa etmek, ��tam bir sayg� ile ALLAH��n huzurunda bulunmak��(Bakara 238) ile �zde� bir durumdur. Keza Bakara 3�te anlam�n� bulan �sak�nanlar� kapsam�na girmek de �ibadet hali� ni s�rekli k�lmakla olas�d�r. G�zetip koruyan(�Mevla�) ALLAH��n korumas�ndan daha �ok yararlanman�n da b�yle bir ibadet hali i�inde ya�amakla m�mk�n oldu�unu da Bakara 11�de g�r�yoruz.  

(2) Teslimiyet: Maddesel cazibeden ve nefsin i�vas�ndan korunma/sak�nma titizli�i i�inde ve ibadet halinde ya�amaya �al��mak teslimiyettir. D��sal ko�ulland�rmalar�n(�eraitin) g�d�m�nde de�il, vicdani ko�ulland�rmalar y�n�nde idraklenme cehti sergilemek ALLAH�a teslimiyettir. ALLAH�a teslimiyetin d��a vurumu, nefsin i�vas�na kar�� sak�nma uyan�kl��� i�inde idraklenip, �uurlanmakt�r. Bakara 135�teki ifadesiyle, ���brahim�in dininden olmak�. ��slam� s�zc���nde anlam�n� bulan ALLAH�a teslimiyet ve O�nun peygamberlerine inanmakt�r. �M�sl�man� s�zc���, Fars�a�daki �M�selman� dan bozularak dilimize girmi�tir. S�zc���n asl�, �M�slim� ya da �M�slime� yle ba�lant�l� olarak �silm� ve �selam� k�klerinden t�remi� ve Kur�an b�nyesinde �ALLAH�a teslim olmak� anlam�nda kullan�lm��t�r.  

(3) Ya�am boyunca idraklenme cehtini, her �eye ra�men SABIR ile sergileyip, sonucu ALLAH�a b�rakmak, pozitif mantaliteye sahip olman�n gere�idir. Daha teknik bir ifadeyle; zaman enerjisinin olgunla�t�r�c� etkisinin ortaya ��kmas�n� sab�r ile beklemektir.

Bu arada, bireyi bu kararl�l�ktan cayd�rmaya y�nelik be�eri etkilere(nefsin ve toplumsal ko�ulland�rmalar�n i�vas�na) sab�r ile dayanma g�c� sergilemek gerekir. Pozitif ya�ama kararl�l���nda olan bireye �zg� bu tutum, ayn� zamanda; Ali �mran 159�daki ilahi uyar�n�n ve tek�m�l�n gere�idir: �Bir kez i�e giri�tin mi, ALLAH�a dayan ve g�ven. ��nk� ALLAH, kendine dayan�p g�venenleri sever.� SABIR ve tek�m�lde bu anlamda ba�ar�l� olan birey, hayat� pozitif olarak ya�amak yolunda nefsine kar�� da g��leniyor demektir. Nefse kar�� geli�tirilen muhalefet g�c�, ger�ek samimiyetin de belirtisidir.  

(4) �Makul Vicdan� kavram� i�in bkz. SADIKLAR PLANI TEBL��LER�, sayfalar: 388, 392, 411, 423, 456,457, 501.  

(5) �Sak�nmak� kavram�n�n ge�ti�i ayetler: Leyl 4 + 10, Ali �mran 138 + 76 + 186, Naziat 40 + 41, Bakara 1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 206 + 177, Yunus 63, Hakka 48  

(6) Z�hruf 23, �sra 16.

(7) Bakara 265 + 268, Ali �mran 92, Tagabun 16, Nahl 27, Leyl 4 + 10

(8) �Sapk�nl�k/sapm��l�k� konulu ayetler: Duhan 29, Ha�r 19, Maide 60, Saff 5, Nisa 27 + 116, Kamer 47, Nahl 115, �brahim 30, Ahkaf 32, Bakara 5 + 6 + 7 + 8 + 9 + 10 + 11 +  99 + 212 + 257

(9)  �Hidayet� kavram�n�n ge�ti�i ayetler: Casiye 11, Leyl 12

(10) �Ak�l-g�n�l sahipleri�yle ilgili ayetler: Ali �mran 7 + 190, En�am 97, Ankebut 43 + 49, Talak 10, M�cadile 11

(11) �ALLAH��n ipi� ile ilgili ayetler: Ali �mran 103, Bakara 256

(12) Bakara 183 + 184, Enbiya 44 + 47, En�am 104, A�raf 179, Casiye23

(13) Pozitif insan��n �makul vicdan� durumu konusunda daha ayr�nt�l� bilgi i�in bkz. SADIKLAR PLANI TEBL��LER�� sayfalar: 388, 392, 411, 423, 456, 457, 501

(14) THOMAS��n �NC�L�, Ruh ve Madde Yay�nlar�

(15) �D�n���m�z ALLAH�ad�r� konulu ayetler: Kalem 15, Yunus 4, Bakara 143, 245, 223, 203, 28, �n�ikak 6, Rum 11, Ankebut 8, Meryem 93, Lokman 14, M��min 61, Kasas 88

(16) Bu konunun do�rudan ya da dolayl� olarak i�lendi�i �teki ayetler: Hucurat 3, Hacc 37, Fat�r 28, Taha 113, Z�mer 28, Ali �mran 133, 134

 Yay�n Tarihi:19 Temmuz 2014 

 

Astroset 2003-2014