|
Kur�an��n
i�levsel yanlar�ndan biri, d�nya insan�n�, maddele�mi� d�nya
ya�am�ndan (inisiyatik ifadesiyle �karanl�klar�dan,
�cehennem�den
kurtarmaya �al��makt�r (Ahzab 43). Bu istenmeyen durumdan
korunman�n "sak�nman�n" ve kurtularak "y�kselmenin"
yolu hidayete ermektir(Bakara 157). ��te bu
istenmeyen, insan�n y�celi�iyle ba�da�mayan durum yerine,
erdemli pozitif insanlara �zg� bir ya�am�n ikame
edilmesi(yerine ge�irilmesi) "ibadet hali"ni s�rekli k�lmakla olas�d�r(1).
Pozitif
insan�n niteliklerinden biri olan sab�r, teslimiyet(2)
kavram�nda anlam�n� bulan iman�n gere�i ve erdemli
insanlara �zg� bir fazilet ve meziyettir(3).
Pozitif
insan b�y�k �l��de "zihin gevezeli�i"nden kurtulup; akl�n�, vicdan� y�n�nde
kullanabilen insand�r. Bu da akl�n, nefsin egemenli�inden(daha
do�rusu zulm�nden) kurtar�lmas�yla olas�d�r. Bu ba�ar�,
pozitif ya�ama kararl�l��� i�inde olan insana, "ayetler
evreni"nden ba�ka bir �ey olmayan �evremizdeki
olaylar� daha sa�l�kl� irdeleyip, analiz etme niteli�i
kazand�racakt�r.
"G�ren
g�zler"(Casiye 13, Ra�d 4, Nahl 6 + 12, Zariyat 20
+ 21, Secde 26, Naziat 26, Neml 52, Bakara 171, Fussilet 53)
bireye bunun i�in gereklidir. Bu ayetlerde anlam�n� bulan g�ren
g�zlere sahip olman�n gere�i; be�eri akl�n,
kendini tan�ma kararl�l��� �er�evesinde terbiye
edilmesidir ki bu da pozitif insan�n (Kur�an ifadesiyle
"takva ehli basiretli ki�i"nin
tavr�d�r. Bu tavr� s�rekli k�lman�n yan �r�n� de "makul
vicdan"d�r(4).
Nefsin i�vas�ndan ve be�eri/toplumsal ko�ulland�rmalardan
sak�nma konusunda belli bir fark�ndal�k/uyan�kl�k i�inde
olmak pozitif ya�ama titizli�i i�inde bulunan bireye �zg�
bir tav�rd�r. Maddenin cazibesinden, nefsin (Kur�an
ifadesiyle "�eytan"�n) i�vas�ndan
ve toplumsal/be�eri ko�ulland�rmalardan sak�nma becerisi ki�iye,
Kur�an�dan daha �ok yararlanma (ayetleri daha derinlemesine
anlama) g�c� kazand�r�yor. Bu anlamda "sak�nanlar"
i�in Kutsal Kelam��n bir k�lavuz oldu�unu
Bakara 2�de g�r�yoruz. ALLAH��n bizlerle konu�ma �ekillerinden/ara�lar�ndan
biri olan Kur�an�� anlamak (ba�ka t�rl� ifadesiyle,
ALLAH��n bizlere hitab�n� anlamak) ve gere�ini yapmak
bizce �nemli ise, ya�arken b�yle bir sak�nma titizli�i
i�inde bulunmal�y�z ki, bu titizli�e sahip olmak da pozitif
insan�n niteliklerinden biridir. Pozitif olmak, "iyi"
olmakt�r. Felsefede ALLAH��n "y�ce iyilik"
olarak adland�r�ld���n� biliyoruz. �yi olmak ayn�
zamanda �lahi isimlerden (Esma-�l H�sna�dan) biridir: Hadi.
ALLAH bizden, kendisine benzememizi, O�nun s�fatlar�yla s�fatlanmam�z�
istiyor. Bunun Sufizm�deki kar��l���n�n "Allah'�n
rengi ile boyanmak" oldu�unu biliyoruz ki, b�yle
bir kararl�l�k ve ceht i�inde bulunmak pozitif insan�n harc�d�r.
Pozitif
ya�aman�n gere�i olan sak�nmak(5)
duyarl�l���n�n ve fark�ndal���n�n bir yan �r�n� de
"selim kalp"e sahip olmakt�r. Yani, bireyin vicdan kanal�n�n
nefsan� tesirlerden ar�nd�r�lm�� olmas�� Bu, ayn�
zamanda "kalp temizli�i"dir. Kalp temizli�inin ya da
selim kalp'in Sufice ifadesi, "g�n�l ehli" olmakt�r.
Yani kalbin g�n�l�e d�n��m�� olmas� durumu. Birey
ancak sak�nma titizli�i i�inde g�n�l
bo�lu�unda y�kselebilir, g�n�ller dolusu sevgi ile B�t�n�e
(onun
en s�ptil/ince, latif tesirlerine) y�nelebilir. ��te bu
anlamda "g�n�l ulular�" ancak ve elbette ki Kur�an Vahyinin
derinlerine daha �ok n�fuz edebilir. "...rehberlerinden
bir hidayet �zere olanlar" da(Bakara 5) elbette ki bu g�n�l
ulular�, pozitif insanlard�r.
T�m
bunlardan anla��laca�� �zere, Kutsal Kelam��n "Sak�n�n�z
!" uyar�s�, pozitif insan da d�hil, t�m
realitelerde bulunan enkarne varl�klar i�in ge�erlidir. Yukar�ya
do�ru giderek incelse de, her realitede nefsaniyet vard�r;
nefse kar�� b�yle bir sak�nma titizli�i ve duyarl�l��� i�inde bulunmak her realite basama��ndaki
be�erin hayr�nad�r.
Tanr��n�n
s�fatlar�yla s�fatlanmak, ayn� zamanda
"teslimiyet"in de ifadesidir. Bunun Kur�an�daki
ifadesini Bakara 138�de g�r�yoruz. Pozitif d���nme ve
davranma titizli�i i�inde olan sak�nanlar bir bak�ma bu
anlamda teslimiyeti ger�ekle�tirme yoluna girmi� olanlar oluyor� Zaten
Kur�an��n ideal insan� olan "m�selman";
"�slam" s�zc���yle ba�lant�l� olarak, �slam��n vahye dayal�
ger�ek �ehresinde "Allah'a teslim olmak" vard�r ki, bununda gere�i pozitif
insan olmakt�r.
Kur�an�da
sak�nmak kavram�nda
anlam�n� bulan pozitifli�in bir gere�i de, elinde bulunan i�sel geli�im
olanaklar�n� (sahip oldu�u nimetleri ve r�zk�) ba�kalar�yla
payla�makt�r, kendi yararland��� bir olanaktan ba�kalar�na
da pay ��karmakt�r. Bu "nimetler"in kapsam�na her �eyle birlikte bireyin sahip oldu�u
bilgi de girer. ��te pozitif insan, sahip oldu�u bilgiyi de
ba�kalar�yla(ona gereksinimi oldu�unu hissettikleriyle) payla��r.
Esasen bu anlamda bilgi payla��m�, biliyor olman�n sorumlulu�unun
yerine getirilmesidir. Bilen, bildi�inden sorumludur; bu
sorumlulu�un gere�i de, o bilginin uygulamas�n� yapmak ve
onu ihtiya� sahipleriyle payla�makt�r. Esasen en b�y�k ve
de�erli sadakan�n da bilgi oldu�unu yeri gelmi�ken an�ms�yoruz.
Pozitif
olman�n gere�i olan b�yle bir titizlik ve duyarl�l�k i�inde
bulunmak asl�nda, kendimiz i�in istedi�imiz bir �eyi ba�kalar�
i�inde istemenin (�sa Nebi, Thomas��n �ncili) gere�idir
ve bu durum; be�eri zaaf ve rahats�zl�klar�m�zdan biri olan
cimrili�in tam tersidir.
Cimri
bireyin karakteri olan biriktirme rahats�zl���na yakalanmadan, elimizdekinin
yeterli olan�ndan fazlas�n� ger�ek ihtiya� sahipleriyle
payla�makta(ya da ihtiya�tan fazlas�n� edinmemekte) yarar
vard�r. Pozitif insan bilir ki, ALLAH��n verdi�i nimetler
yerli yerince harcan�rsa(ve hele onlar i�in ��kredilirse) �o�al�r.
Bu �o�alma, onlar� ba�kalar�na da��tmak i�indir,
biriktirmek ve istif�ilik i�in de�il� Bu nedenle, t�kenirde
bana kalmaz gibi bir be�eri endi�eye kap�lmaya
gerek yoktur. Hepsi de asl�nda emanetten ba�ka bir �ey
olmayan ALLAH��n nimetlerinin �u ya da bu nedenle bizde
birikmesi; vericili�imizi, ba�kalar�na da onlardan pay ��kar�p
��karmayaca��m�z konusunda s�nanmak i�indir. Ki�i, varl�kla
da s�nan�r, yoklukla da� Ama varl�kla s�nanmak (Kur�an ifadesiyle
servet ��mar��� olmamak)(6)
herhalde daha zordur.
Pozitif insan�n belirgin niteliklerinden
olan vericili�in/fedak�rl���n (Kur�an ifadesiyle ba�kalar�na
da pay ��kartman�n)
(7)
tersi olan cimrilik/nekeslik rahats�zl���na birey yakalanm��sa;
yani bir bak�ma d�nyala�m��sa,
ALLAH r�zas� i�in vericilik ve hizmet g�c�n� de yitirmi�
demektir. Bakara 245�te bu tehlikeye kar�� be�eriyetin uyar�ld���n�
g�r�yoruz. ALLAH, ��kars�z vericili�in kar��l���n�
kat kat artm�� olarak iade edece�ini de yine Bakara 245�te
belirtiyor. Veren elin �st�nl��� Muhammed Nebi�nin bir
hadisinde de dile getirilmi�tir: " Veren el, alan elden �st�nd�r."
Bir
toplumda makul bir birli�in en �nemli g�r�n�mlerinden biri
olan yard�mla�ma ve dayan��ma bilincinin (pozitif insanlar
arac�l���yla) k�k salmas� da Kur�an��n be�eriyetten
bekledi�i g�zelliklerden birisidir. Bu g�zel durum; bar��a
y�nelik de�er �reten ve hay�rl� i�ler yapma titizli�i i�inde
olan pozitif insan�n sahip olduklar�undan ba�kalar�na da pay
��kartmak talimleri sayesinde, toplumda yayg�nla�mas�na ba�l�d�r.
Ayn� zamanda, �lahi �rade Yasalar�ndan (S�nnetullah) olan yard�mla�ma ve dayan��ma, varl�k olman�n gere�idir.
Yukar�dan beri, irdelemeye �al��t���m�z anlamda,
pozitifle�memi� bir birey, nefsaniyetinden ve be�eri
tutkular�ndan dolay� bu varl�ksal gereklili�i yerine
getiremez. Varl�k varl���n geli�im arac� oldu�u bir tezah�rat
ortam�nda; bilenin, bilmeyene yard�m etmesi bile, biliyor
olman�n sorumlulu�unun gere�idir. Esasen yard�mla�ma ve
dayan��man�n bilin� d�zeyinde kusursuz olarak ya�and���
yer ruhsal plan( plane)
durumudur. Biz enkarne varl�klar da(planlar�m�z�n tezah�r
uzant�lar� olarak) y�ksek benimize/as�l kendimize ve plan�m�za
benzemek durumunda oldu�umuza g�re, bu d�nyada pozitif olmak
zorunday�z.
Kalbi
�rperti i�inde olan pozitif insan, yanl�� yapmama ve do�ru
yolda olma titizli�i i�indedir. Toplumsal ya�amdaki her t�rl�
kand�r�c� ve cezp edici etkiye ve ko�ulland�rmalara ra�men;
do�ruya, iyiye ve g�zele y�nelik olarak ya�amak pozitif
insan�n, taklit edilmeye de�er bir meziyetidir.
Toplumsal
ya�amda Kur�an��n takva ehli pozitif insandan
beklediklerine pozitif insan�n meziyetlerine, g�n�m�z s�zde
modern be�eriyeti hen�z tam olarak ula�amam��t�r.
Kur�an�la gelen Kutsal Kelam��n ideal insan�n�n �zellikleri
�unlard�r. Kur�an�a g�re pozitif insan toplumsal ya�amda
�u alt� konuya sayg�l�d�r:
1-Ya�am
hakk�na sayg�, 2-�zg�rl�k hakk�na sayg�, 3-Duygu ve d���nceye sayg�, 4-Bilimsel kanaate sayg�, 5-
Namus ve haysiyetine sayg�, 6-
M�lkiyet hakk�na sayg�.
Ger�ek �a�da�l���n ve uygarl���n
bu konularda insanlar�n birbirine sayg�l� olmas�yla ortaya
��kaca��na inan�yoruz ve bu konularda birbirine sayg�l�
olan insanlardan "YEN� �NSANLIK"�n olu�aca��n� biliyoruz.
D�nya
be�eriyeti i�in yeni insanl�k d�zeyine ve toplumuna ula�mak,
yine Kur�an ifadesiyle do�ru yolda olman�n en do�al sonucudur. Pozitif insan
do�ru yolda olmak ifadesinde anlam�n� bulan; bar��a y�nelik
de�erler �reten ve her durumda hay�rl� i�ler yapma titizli�i
i�inde olan, bilgiden nasipli bireydir(Araf 32). Ger�ek �st�nl�k
de, bu insan�n s�z konusu meziyetleriyle gelen �st�nl�kt�r.
Ba�ka t�rl� ifadesiyle ger�ek �st�nl�k ve iktidar,
ALLAH�a giden do�ru yolda en iyi �ekilde y�r�yebilen pozitif insan�n
durumudur. Pozitif insan bu kazanc�n�, Kur�an��n ilke de�erlerine
uymas�na bor�ludur. Kutsal Vahyle gelen bu ilke de�erlerin;
�lahi �rade Yasalar�(S�nnetullah), Kur�an�daki �slam,
ak�l, bilim ve insani de�erler(yani erdemler) oldu�unu
biliyoruz. Be�eri zaaflardan ve kusurlardan kurtulup insanla�mak
da bu ilkeleri ya�ama ge�irmekle olas�d�r.
D�nya
be�eri toplumunun bu anlamda insanla�arak yani pozitifle�erek
bir �dem devresini bitirmesi i�in Kutsal Kelam��n d�nyaya
d�nem d�nem indirildi�ini ve bu rehberlik ve e�itim kapsam�nda
t�m toplumlara peygamberler geldi�ini biliyoruz. Kutsal Vahyin
d�nya be�erine d�nem d�nem indirilmesinin amac�; be�erin
tek�m�l�, ayd�nlanmas� ve do�ru yol boyunca, bu �dem devresiyle hedeflenen sona a�ama
a�ama ilerletilmesidir. ��te �lahi Murada uygun olarak b�yle
kutsal bir ama� ile be�eriyete verilmi� olan bilginin;
idraklenme cehti i�inde hazmedilerek �uurlan�lmas�,
pozitifle�menin ve devreyi ba�ar�yla bitirmenin gere�idir.
Pozitif insan, bu gere�i yerine getirmi� ya da getirme
titizli�i i�inde olan, Kutsal Kelam �l��lerine g�re makbul
insand�r. Pozitif insan, bu gere�i yerine getirme �er�evesi
i�inde, "sapk�nl�k"(8) yerine
"hidayet"i(9)
ye�lemi� ya da b�yle bir duyarl�l�k ve sak�nma i�inde
olan iman onuruna ermi� insand�r.
G�r�l�yor
ki kurtulu�a giden do�ru yolda olmak Yahudi, H�ristiyan ya da g�r�n��te
M�sl�man olmakla; yani, n�fusa bu �ekilde kay�tl� olmakla
olas� de�ildir. Kurtulu� ve insanla�mak "takva" kavram�nda anlam�n� bulan
pozitifle�mekle olas�d�r. M�sl�man bir ailenin M�sl�man �ocu�u
olmakla, ger�ek anlamda M�sl�man(yani teslim olmu�, hanif anlam�nda M�sl�man) olunmuyor.
Do�ru yola k�lavuzlanmak (Bakara 135 + 136 + 137), pozitifle�mek
kavram�nda anlam�n� bulan "ak�l-g�n�l sahibi olmak"la(10)
olas�d�r. Esasen bizleri do�ru yola k�lavuzlayan Kutsal
kelam�(ALLAH��n bize hitab�n�) en iyi anlayanlar, dolay�s�yla
da O�nu en iyi anlayanlar ak�l-g�n�l sahibi pozitif
insanlard�r.
�Do�ru
yola k�lavuzlanmak�
ifadesinde anlam�n� bulan pozitifle�mek,(yine Kur�an
ifadesiyle) "Allah'�n ipine yap��m�� olmak "(11) titizli�i i�inde ya�ama kararl�l���
sergilemek, indirilen dinsel ��reti�ye g�re ya�amakla
gelen pozitifliktir. Bunun tersi durum ise M�sl�man/H�ristiyan/Yahudi
g�r�n�m�nde(bid�at ve hurafeden olu�mu� bir) uydurulan
dine g�re
ya�amak oluyor ki bunun Kur�an�daki ad� sapm��l�kt�r.
Pozitiflik
ile ba�da�mayan sapm��l���n(8) nedenlerini ve bunlardan
sak�nman�n gereklerini de yine Kur�an�dan ��reniyoruz:
Kur�an bu nedenleri "g�zlerin/kulaklar�n m�h�rl�,
kalbin hastal�kl� olmas�" sembolizmi ile veriyor(12). Bu kimseler bu
nedenle Allah'tan y�z �evirmi� olduklar�( Bakara 137) i�in; onlar�n ALLAH�a olan inan�s�zl�klar�
ile ALLAH��n g�nderdi�i resul ve nebilere y�nelik sayg�s�zl�klar�; Kur�an�daki ger�ek/�zg�n �slam
olan "indirilmi� din" varken, kendi
uydurduklar� bir dine g�re do�ru yoldan sapm��l�k
sergilemeleri son derece do�ald�r.
�Pozitif
insan�
kavram�nda anlam�n� bulan takva ehli hanif insan�n g�z�-kula�� m�h�rl� ve
kalbi hastal�kl�(12) olmad���
i�in "salih amel"(bar��a y�nelik eylemler ve hay�rl� i�ler)
�zere olmas� son derece do�ald�r. Pozitiflik anlam�nda �teki Kur�an ifadeleri de �unlard�r:
"Kabe'ye y�nelik olmak","Kurandaki
islama y�nelik ya�amak", "do�ru yolda olmak",
"hidayet �zre olmak","y�z�n�
Allah!a d�nd�rmek"tir.
Birey
hangi realitede bulunursa bulunsun, o realitenin do�rusundan sapmas� her zaman olas�d�r. ��nk�
nefsaniyetin s�f�rlanmas�(�ld�r�lmesi/yok edilmesi) s�z
konusu de�ildir. B�yle olunca, her �eyin s�nanma ve s�nav
arac� oldu�u �u dualite ortam�nda kusursuzluk s�z konusu
olamaz. Burada �nemli olan, i�lenen kusurun(ya da Kur�an
ifadesiyle sapk�nl���n hemen fark�na var�p, do�ruya y�nelmek; hatta
"t�vbe" ederek bunu
yapmakt�r. B�yle g�zel bir manevran�n �vg�s�n� Bakara
160�ta g�r�yoruz: "..T�vbe edip hallerini d�zeltenler
ile ger�e�i a��klayanlar.." ��te, �lahi �vg�ye de�er bulunan bu g�zel fark�ndal��a
pozitif insan sahiptir. ��nk� pozitif insan�n b�yle
bir duyarl�l���(sak�nma titizli�i) vard�r. Kur�an��n ayn�
ayetinde g�nahlar� affeden(Gaffar ve Gaffur) ALLAH��n bu t�vbeleri
kabul etti�ini g�r�yoruz. ��nk� ALLAH ayn� zamanda t�vbeleri
kabul edendir(Tevvab) zaten� ��te b�yle bir gaflet ve
dalaletten, g�zel bir manevra ile kendini kurtar�p; af dileyip
t�vbe edenlere ALLAH, kusurunu d�zeltme(bir daha, hatta bir�ok
kez s�nanma ve s�nanarak g��lenme/ar�nma) olana�� l�tfediyor.
B�yle bir telafi olana��na, biz dar/kapal� �uurlu varl�klar�n
�ok �ok gereksinimi oldu�unu ve bu olana��n giderek daha �ok
pozitifle�me f�rsat�(hatta rahmeti) oldu�unu,
bu sayede kusurlar�m�z� d�zeltip, do�ru yolda (s�rat-� m�stakim)
kalma g�c�ne sahip olaca��m�z� �ok iyi biliyoruz.
Yine
biliyoruz ki, bu anlamda t�vbe eden varl�k, haddini bilen;
kusurlar i�inde oldu�unu anlam��, kusurlar�n� d�zeltme ve
sak�nma titizli�i i�inde bulunan pozitif insand�r ki, bu da
do�ru yola y�nelmi�li�in, do�ru yolda kalma titizli�inin belirtisi makbul bir
tutumdur.
Kur�an�daki
�slam bireyde, biyolojik bedeni ve onun meta-biyolojik yan�n�
bir b�t�n olarak geli�tirmeyi hedeflemi�tir ki bu, pozitif
insan�n en belirgin niteliklerinden olan makul vicdand�r(orta
yol). Birey i�in kendinden habersiz, beden olarak ya�amak
ne kadar sak�ncal� ise; bedensizmi� gibi tamamen vicdan insan�
olarak ya�amak da o kadar istenmeyen bir durumdur. Esasen,
bedenli olup da tamamen vicdan insan� olarak ya�amak hemen
hemen zaten olas� de�ildir. Makbul olan, orta yol olan makul
vicdanl� olarak ya�amakt�r. �nsan, enkarne
durumda esasen ruh varl���d�r ama bedenin ve maddenin de
hakk�n� vermek durumundad�r. Enkarne ruh varl��� ancak
orta yolda(ki bu bedenli bir ya�am i�in do�ru yoldur) oldu�u
s�rece, kendisini oldu�u kadar bedeni de geli�tirir ve �evresine
kar�� da pozitif anlamda iyi bir �rnek(taklit edilmeye de�er
bir �rnek) olma ba�ar�s�na ula��r(13).
Pozitif
orta yol insan� sadece ak�ll� de�il, ak�ll� oldu�u kadar
da vicdanl� bir kimsedir. Ba�ka t�rl� ifadesiyle, akl�n�
nefsin heva ve hevesi y�n�nde de�il, vicdan� y�n�nde
kullanan insan, orta yolun pozitif insan�d�r. Akl�n sa�l�kl�
bir �ekilde i�lemesi ancak makul vicdan titizli�i i�inde ya�amakla
olas�d�r. Kur�an��n insandan bekledi�i de bundan ba�kas�
de�ildir. Akl� sa�l�kl� bir �ekilde i�letmenin(yani, akl�
insani de�erler ve vicdani �eriat y�n�nde i�letmenin)
sadece bireysel a��dan de�il, �evre ve toplum a��s�ndan
da ne kadar �nemli oldu�unu; ayr�ca, anlay��s�zl�ktan
kaynaklanan sorunlar�n ve sa�l�ks�z be�eri ili�kilerin(bu
anlamda) "ak�ls�zl�k"tan kaynakland���n� biliyoruz. Akl�, vicdan ve
insani de�erler y�n�nde de�il de, nefsan� itilimler y�n�nde
kullanman�n Kur�an�daki kar��l��� ak�ls�zl�kt�r. Bu nedenle, pozitif insan�n yapt��� gibi; akl�
insani de�erler ve vicdani �eriat y�n�nde i�letmek, olup
bitenlerden i�sel geli�im y�n�nde yararlanmak, dolay�s�yla
anlay��l� ve ho�g�r�l� olmak, ba�ta Kur�an olmak �zere
t�m kutsal ve inisiyatik ��retilerde vurgulanm��t�r. Bu
anlamda "ak�ll� olmak", akl� vicdan y�n�nde, yani Y�ksek
Benimizle(as�l kendimizle) ba�lant�l� olarak kullanmak
oluyor. Bu arada, vicdan�n; Rabb Plan��n�n bizdeki en u�
noktas� oldu�unu da(SADIKLAR PLANI TEBL��LERݒnden) an�ms�yoruz.
Vicdan
yerine nefsin g�d�m�ndeki be�eri akl�n sergiledi�i(yani ak�ls�zl���n sergiledi�i) g�n�m�z be�eriyetinin
y�zkaras� marifetlerini �z�lerek g�r�yoruz. Bu talihsiz
manzaran�n m�sebbipleri(sebep olanlar�) s�z konusu ak�ls�zl�klar�ndan dolay� o kadar anlay��s�z,
aymaz, gaflet ve dalalet i�indedirler ki,(Kur�an ifadesiyle)
".. ���t al�p d���nmekten bile acizdirler." (Bakara
269) ���t al�p d���nenler
ve akl�n� i�letenler ise (Bakara 269�a g�re) pozitiflikte anlam�n� bulan
salih ak�l sahipleridir: �.. temiz ak�l sahiplaerinden ba�kas�
���t al�p d���nemez." Kur�an�la gelen Kutsal Kelam da, ���t oldu�una g�re,
Kur�an�� da en iyi anlayanlar salih ak�l sahibi pozitif insanlar olmaktad�r
(Kamer 40).
Konumuz
olan pozitifle�mek, be�eri
akl�n; i�sel geli�imi engelleyici kabal���n�n
giderilmesiyle olas�d�r. Be�eri akl�n bu niteli�ini
gidermek, onu nefsin hegemonyas�ndan kurtar�p, vicdana teslim
etmekle oluyor. Her�eyin ayet oldu�u bilinci i�inde ya�amak, be�eri
ak�l(geveze zihin) �zerinde olu�turulacak vicdani bir
egemenlikle olas�d�r. Bakara 242�de dile getirilen,
"..ayetleri d���nebilmek.." ve onlardan(nimetlerden) i�sel
geli�im y�n�nde yararlanabilmek i�in �nce; be�eri akl�n
bu anlamda terbiye edilmesi ve onun, nefsin tesirlili�inden
kurtar�lmas� gerek. Ancak o zaman ak�l,(pozitif insan�n tavr�
olan) vicdan ile kol kola y�r�yebilecek bir olgunluk d�zeyine
ula�abilir. Akl�n vicdan ile kol kola gitmesi ise, makul
vicdan ifadesinde anlam�n� bulan makbul bir
durumdur ki bu ayn� zamanda, dinsel ifadesiyle orta yoldur. Makul vicdan uygulamas�n�n d��a vurumu;
s�k�net, ferahl�k, i�sel huzur ve doygunluktur. Ancak bu
anlamda edeplendirilmi� bir ak�l ile sadece anlay��s�zl�k
ortadan kald�r�lmakla kalmaz, bu sayede yap�lan sa�l�kl� g�zlem
ve alg�lama ile her �eyin ayet oldu�u fark edilir ve bu
nimetten/rahmetten i�sel geli�im y�n�nde yararlanma �ans�
yakalan�r ki Kur�an��n da bizden istedi�i budur.
Pozitif
insana �zg� bir tav�r olan akl�n/zihnin bu anlamda e�itilip
�slah edilmesi(Sufizm�deki ifadesiyle "sarho�
gezmek" ten kurtulu�),
zihnin/zihniyetin(mantalitenin) de�i�iminin ger�ekle�mesidir.
Akl�n nefsin hegemonyas�ndan kurtar�lmas�yla ortaya ��kan
zihniyet de�i�ikli�i do�al olarak; �nyarg�lardan kurtulmay�,
ba�nazl�ktan uzakla�may� da beraberinde getirecektir. B�yle
bir zihniyet yenilenmesiyle, de�erlendirmelerin yeniden yap�lmas�
ki�iye insanla�ma ve pozitifle�me y�n�nde pek �ok olumlu
puan kazand�racakt�r. Ki�iyi dengesiz, �uursuz ya da en az�ndan
kapal� �uur halinde
tutan bir tak�m olumsuz etkilerden kurtulmas� da bu yolla olas�d�r.
Bu
�ekilde, pozitif insana �zg� bir safiyet ve ar�nma e�li�inde
gelen ak�l, Thomas��n �ncili�nde(Kelam 39)(14)
"y�lanlar kadar tedbirli" olarak ge�er. Yani �sa Nebi
burada mealen; hem vicdan�n�z� hemde akl�n�z� birlikte
kullanabilecek durumda olun diyor. Bu sembolik uyar�da, y�lan
akla, g�vercin ise vicdana kar��l�k oluyor. Vicdan�n g�vercinler
gibi �zg�r olmas�� Bu g�zel durumda; akl�n, nefsin
hegemonyas�ndan kurtar�lmas�yla olas�d�r. Akl� nefsin
hegemonyas�ndan kurtarmak i�in, �nce nefsi terbiye etmek
gerek. ��imizdeki �eytan olan nefs, terbiye edilerek kontrol
alt�na al�nd�k�a da vicdan �zg�rle�ecektir ki, vicdan�n
g�ksel i�levini ger�ekle�tirmesi de ancak b�yle olas�d�r.
Her konuda sa�l�kl� ak�l y�r�tme de; akl�n, bu anlamda
terbiye edilmesiyle olas�d�r. Bu �ekilde bir nefsin terbiyesi
ile Rabb Plan��n�n i�imizdeki uzant�s� olan vicdan� �zg�rle�tirerek;
akl�n denetimini vicdana vermek, kendini tan�ma cehti i�inde
idraklenmeye �al��makla olas�d�r ki, pozitif insan�n tavr�
da budur.
�Orta
yol� da
olman�n, pozitif insana �zg� makul vicdanl� olmakla �zde�
oldu�unu yukar�daki paragraflar�m�zda belirtmi�tik.
Muhammed Nebi�nin sa�l���nda, onun yak�n �evresinde
bulunmu� ilk M�sl�manlar(Sahabiler) i�in de orta yolu
izleyenler ifadesi kullan�ld���n� Bakara
143�te g�r�yoruz. Sahabiler, say�lar� �ok az da olsa,
"indirilmi� din" olan Kur�an�daki �zg�n �slam�a g�re ya�ayan
k���k bir pozitif insanlar toplulu�uydu. Muhammed Nebi �nderli�indeki
bu se�kin insanlar toplulu�u elbette ki makul vicdan uygulay�c�lar�yd�.
Pozitif insan�n tavr� olan vicdana y�nelik(ama akl�n�
kullanarak) ya�amak, bir bak�ma simgesel anlamda(Bakara
143�teki ifadesiyle) "K�bleye y�nelmi� olmak" t�r.
Bakara 143��n ikinci c�mlesinde k�bleye y�nelmi� olman�n (i�sel geli�im ba�lam�nda
vicdana y�nelmi� olman�n)
bir s�nav ve g�zlem vesilesi yap�ld���n� g�r�yoruz. (15)
Bu duruma g�re, Resul�e uymak; hem K�be�ye(yani
vicdana) y�nelmek, hem de Kur�an�daki �zg�n �slam�a
uymak/y�nelmek (do�ru yola y�nelmek) oluyordu.
���
denetim�den
yoksunluk, bireyi; paran�n, konforun ve bencilli�in tuza��na
d���r�r. Bunlar da pozitifle�me yolunda b�y�k
engellerdir. Pozitif insan�n bir niteli�i de "i�
denetim" sahibi olmas�d�r, ��nk� o i�sel dengeye
sahiptir, duygusal karma�a i�inde de�ildir. Pozitif insan�n
bu g�zel niteli�inin d��a vurumu israftan/savurganl�ktan
sak�nmakt�r. Bu ba�lamda, pozitifle�menin d��a vurumu
savurganl�ktan sak�nmakt�r demek
hi� de yanl�� olmaz. ��nk� pozitif insan bilir ki,
temelinde; nefsin ba��bo�lu�u bulunan savurganl�k, kendini
bilmezli�in bir t�r ifadesidir. Kendini bilmez insan�n bu
zafiyetinden yararlanan g�n�m�z s�m�rgen kapitalizmi, t�ketim
��lg�nl���n� k�r�kleye k�r�kleye, d�nyay� �n� al�nmaz
bir felaketin e�i�ine getirmi�tir. Bu vahim durum, elbette ki
kendini bilmezlikten kaynaklanan nefsan� arzular�m�z�n peri�an
manzaras�ndan, yani bir t�rl� pozitifle�ememekten
kaynaklanan olumsuzluktan ba�ka bir �ey de�ildir. Ayet ayet
gelmi� olan Kutsal Kelam��n bunca uyar�s�na ra�men;
edeplendirilmemi�, kontrol alt�na al�nmam�� akl�n eseri
olan ruhsuz teknoloji, be�eriyetin tepesinde kara bulut gibi
durmaktad�r. G�n�m�zde t�ketim ��lg�nl���n�n e�li�inde
ortaya ��km�� bulunan israf(savurganl�k) sadece bir�ok �evre
sorununun(gereksiz at���n) nedeni de�il, ayn� zamanda gelir
da��l�m�ndaki dengesizli�in ve yoksullu�unda nedenidir.
Zaman�nda pozitifle�ememenin bedelini g�n�m�z be�eriyeti
bu �ekilde �demeye, bunun s�k�nt�lar�n� g���sleye g���sleye
insanla�maya, kurtulmaya ve "Yeni �nsan" olmaya �al���yor.
Pozitif
insan�n ya�am yolu olan do�ru yolun Kur�an terminolojisindeki kar��l���
S�rat-� M�stakim,
Sufizm�deki kar��l��� "Seyr-i S�luk" tur. Do�ru yolda olmak ayn� zamanda,
hakikatten hakikate giden yoldur. Bu yolda ilerlemenin,
idraklenme cehti i�inde �uurlanmak oldu�unu biliyoruz. T�m
varl�klar i�in d�n�� ALLAH�a oldu�una g�re(15),
bu dosdo�ru yol boyunca yard�mla�ma ve dayan��ma yasas�n�n
gere�i olarak O�na do�ru y�nelik ya�amak(ki bunun ibadet
hali i�inde
ya�amak demek oldu�unu da belirtmi�tik) pozitif insana �zg�
g�zel bir ya�am �eklidir.
D�nya
ya�am�nda do�ru yolun, ayn�
zamanda orta yol(makul vicdan) oldu�unu daha �nce de belirtmi�tik.
Bireyin orta yoldan sap�p; as�l kendisinden habersiz,
beden(bedensel ben) olarak ya�amas�(Kur�an�a g�re) zul�m
t�rlerinden biridir. Bu anlamda kendine zulmeden bireyin, �evresine
de zulmetmemesi pek olas� de�ildir: Buna "bireyin
bireye zulm�" diyebiliriz. �rne�in, d�nyasal/be�eri
ya�ama(tamamen de�ilse bile) b�y�k �l��de s�rt �evirmek,
bireyin bedenine kar�� zulm� oldu�u gibi; bunun tersi
de(yani yo�un bir �ekilde d�nya ya�am�na g�m�lmek)
enkarne varl���n a�k�n yan�na(as�l kendisine) zulm�d�r.
K�saca, bu tav�rlanman�n/zihniyetin her ikisi de orta yol/do�ru
yolda(s�rat-� m�stakim�de) olmamakt�r. Bu durumda, zor ama
makul ve makbul olan tutum orta yolda(yani, makul vicdan uygulamas� i�inde) olmakt�r. Pozitif insana
�zg� bu tutum ayn� zamanda(as�l konumuz olan) adaletin ta
kendisidir. Yani her �eyi yerli yerinde ve ifrata(a��r�l��a,
i�g�zarl��a) ka�madan yapmak ve nimetleri(i�sel geli�im
olanaklar�n�) yerli yerinde de�erlendirmek. Aksi halde birey
kendi zulm�n�, kendi elleriyle kendine haz�rlam�� olur (
Allah onlara zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler - Hud 101 ).
�yilik/k�t�l�k,
do�ruluk/e�rilik g�receli ve elbette ki realiteden realiteye
de�i�en kavramlar olmas�na kar��n; iyilik/g�zellik, do�ru
yolda olmak, hatta pozitif d���nmek, iyi niyetler i�inde
olmak t�m kutsal metinlerde vurgulanm�� ve t�m peygamberler
bu �ekilde ya�ayarak �evrelerine iyi �rnekler olmaya �al��m��lard�r.
��nk� bu �ekilde olmak erdemli pozitif insan�n tarz�d�r.
Birey(Bakara 171�de ge�ti�i �ekliyle) sa��rl�ktan/k�rl�kten
ve inan�s�zl�k
illetinden yakas�n� s�y�rmad�k�a,
pozitif insana �zg� erdenleri de kendinde tezah�r ettirmeye
ba�lar ama sa��rl�k da,
k�rl�k de ve inan�s�zl�k da �srar ettik�e de, s�k�nt�l� �st�raplar/ya�am
s�navlar�(epr�vler) i�inde bu kusurunu(bilerek ya da
bilmeyerek) gidermeye �al���r. Bu gidi�, bir bak�ma(Kur�an
ifadesiyle) Allah'a y�nelmektir(Sebe 9). Allah'a y�nelmi�
olmak pozitif insan olma kararl�l���n�n
d��a vurumudur(16).
G�n�m�z
be�eriyetinin y�z karas� eylemlerinden olan; kul hakk� �i�nemek,
yolsuzluk/usuls�zl�k ve(belki de bunlar�n toplam�
olan)haram, elbette ki pozitif insan i�in s�z konusu de�ildir.
��nk� pozitif insan�n haram ile s�nanmak gibi bir epr�ve gereksinimi kalmam��t�r.
Pozitif insan, haram kavram�nda anlam�n� bulan be�eri zaaf ve kusurlarla ilgili
ya�am s�navlar�n� ba�ar�yla ge�mi� ya da bunlara gerek
kalmam��t�r. G�r�ld��� gibi, bir toplumu olu�turan
bireylerin pozitifle�mesi, o toplumda; bireylerin basiretsizli�inden(kalp
k�rl���nden)
kaynaklanan; kul hakk� �i�nemek, yolsuzluk, haram kazan�
gibi olumsuzluklar�n kendili�inden yok olmas�n� beraberinde
getirecektir.
Yukar�da
de�indi�imiz be�eri kusurlar�n ortadan kalmas� elbette ki
iyiliklerin yayg�nla�mas�n� beraberinde getirecektir.
Pozitifle�en bireylerden ba�layarak topluma(ve giderek t�m be�eriyete)
yayg�nla�an bu iyilik,
bireyin idraklenme cehti ve samimiyeti kar��l��� olarak
"Allah'tan gelen iyilik"tir( "Sana gelip �atan
her iyilik Allah'tan d�r... Nisa 79).
Sapk�nl�k yerine hidayeti ye�leyerek ALLAH��n l�tfuna(Yukar��n�n
daha �ok rehberli�ine) lay�k duruma gelmi� pozitif insan
elbette ki toplumun y�z ak�/se�kin �yesidir.
��lemlerin
Rabb�inden indirilmi��(Hakka
43) olan Kur�an, pozitif insan�(ger�ek m��mini) ��yle
tan�ml�yor: " ... Allah ve resul�ne iman ederler, sonra
hi�bir ku�kuya d��mezler ve mallar�yla, canlar�yla Allah
yolunda didinirler. ��te bunlar �z�-s�z� birbirine
uyanlard�r." -Hucurat
15. Bu insan tiplemesinin kurtulmu�
oldu�unu da M��minun 1�de g�r�yoruz: "Hi� ku�ku
yok, kurtulmu�tur m�'minler." Bunlar�n
ayn� zamanda Allah'�n yery�z�ndeki halifesi durumunda olan kimseler oldu�unu
da yine Kur�an�da g�r�yoruz: "Allah; sizin, iman edip
bar��a/hayra y�nelik i�ler yapanlar�n�za �u vaatte
bulunmu�tur: Onardan �ncekileri halef k�ld��� gibi, onlar�da
yery�z�nde mutlaka halef k�lacak..." - Nur 55.
Takva
ehli pozitif insan i�in Kur�an�da ge�en ba�ka bir isim de
"hanif" s�zc���d�r. Ali �mran 191�de hanif nitelikli
pozitif insan i�in ��yle dendi�ini g�r�yoruz: "�brahim'in
dinine y�z �evirmeyen hanifler Kutsal kelam �zerinde d���n�rler/ak�llar�n�
i�letirler. Bununla da yetinmeyip ��yle derler; Ey Rabbimiz
sen bunlar� elbette ki bo�una yaratmad�n." Bu ayette g�rd���m�z
ak�l i�letmek becerisinin, pozitif insan�n belirgin
niteliklerinden biri oldu�unu, daha �nceki paragraflar�m�zda
belirtmi�tik. Bu insan, kalbi hu�u i�inde ak�l-g�n�l
sahibi "hadi" (iyi
insan)d�r. Yukar�daki ayette �brahim dininden kas�t da �slam'd�r. ALLAH, bizden(d�nya be�eriyetinden)
hanif olarak(yani, pozitif insan olarak) O�nun dini �slam�a
�evirmemizi istiyor(Rum 30) ve(yine ayn� ayette)," do�ru
ve eskimez" dinin �slam oldu�unu belirtiyor. Aslen bir S�merli olan �brahim
peygamberin, hanif bir M�sl�man(ve do�al olarak da dininin de
�slam) oldu�unu Ali �mran 67�de g�r�yoruz: " �brahim
ne bir yahudi idi, nede bir h�ristiyan. O sadece hanif bir m�sl�mand�/Allah'a
teslim oland�.."
B�t�n
bunlardan anl�yoruz ki, insan; n�fusa kay�tl� olarak hangi
dinden g�r�n�rse g�r�ns�n, hanif ya da takva ehli gibi kavramlarda anlam�n� bulan pozitifli�i b�nyede
ger�ekle�tirmedik�e Kur�an �l�� ve ilkelerine g�re M�selman(ALLAH�a
teslim olmu�) say�lm�yor:
��sa onlarda ink�r� sezince, ��yle konu�tu:
�ALLAH�a gidi�te benim yard�mc�lar�m kimdir? Havariler
dediler: �Biz ALLAH��n yard�mc�lar�y�z, ALLAH�a iman
edenleriz.� .�
|
| (1) �badet hali: ALLAH��n nazar�nda t�m yery�z� mabet ve t�m me�ru
fiiller(�amel� nitelikli eylemler) ibadettir. Bu anlamda �BADET;
�zg�rce i�letilen akla sahip, bilime ���k, insan haklar�na
ve insani de�erlere sayg�l�, g�zelli�e tutkun, s�rekli
�al���p de�er �reten hak eri ve benli�ini ALLAH�a
adam�� ki�ilerle beraberlikte olma titizli�idir. G�n�m�z
ilahiyat profes�rlerinden H�seyin ALTAY�a g�re Kur�an
okumak, dinin ilk ve en �nemli farz�d�r. Kur�an�� hakk�yla
ve anlayarak okumak en �st�n ibadettir. Kur�an be�eriyete
ALLAH��n hitap �ekillerinden biri oldu�una g�re; O�nun
bize hitab�n� anlamaya �al��arak Kur�ansal ilkeleri ya�ama
ge�irme titizli�i i�inde bulunmaktan daha g�zel bir ibadet
�ekli olur mu? Bu anlamda bir ibadet halinin s�rekli k�l�nmas�,
elbette ki; ki�iyi �irkin fiillerden, akla ve sa�duyuya ayk�r�
olan her �eyden al� kor. Bu durumda g�r�l�yor ki, esas
olan; oldu�u gibi ya�am� ibadet hali i�inde
deneyimlemektir. Bu nedenle, ibadet �ekillerinden biri olan
namaz, Hz. Muhammed taraf�ndan �dinin
dire�i� olarak nitelendirilmi�tir. �badet halinin
�direk�e
benzetilmesi; onun sadece bireysel d�zeydeki �nemine de�il,
ayn� zamanda toplumsal d�zeydeki �nemine de dikkat �eken
bir vurgulamad�r. ��nk� toplumun yap� ta�lar�
bireylerdir. �deal bir toplum, elbette ki; bu anlamda, ibadet
hali i�inde ya�ayan erdemli bireylerden olu�ur. �badet
halini en uygun �ekilde ifa etmek, ��tam
bir sayg� ile ALLAH��n huzurunda bulunmak��(Bakara
238) ile �zde� bir durumdur. Keza Bakara 3�te anlam�n�
bulan
�sak�nanlar� kapsam�na girmek de �ibadet
hali� ni s�rekli k�lmakla olas�d�r. G�zetip
koruyan(�Mevla�)
ALLAH��n korumas�ndan daha �ok yararlanman�n da b�yle
bir ibadet hali i�inde ya�amakla m�mk�n oldu�unu da
Bakara 11�de g�r�yoruz.
(2) Teslimiyet:
Maddesel cazibeden ve nefsin i�vas�ndan korunma/sak�nma
titizli�i i�inde ve ibadet halinde ya�amaya �al��mak
teslimiyettir. D��sal ko�ulland�rmalar�n(�eraitin) g�d�m�nde
de�il, vicdani ko�ulland�rmalar y�n�nde idraklenme cehti
sergilemek ALLAH�a teslimiyettir. ALLAH�a teslimiyetin d��a
vurumu, nefsin i�vas�na kar�� sak�nma uyan�kl��� i�inde
idraklenip, �uurlanmakt�r. Bakara 135�teki ifadesiyle, ���brahim�in
dininden olmak�. ��slam�
s�zc���nde anlam�n� bulan ALLAH�a teslimiyet ve
O�nun peygamberlerine inanmakt�r. �M�sl�man� s�zc���,
Fars�a�daki �M�selman� dan bozularak dilimize girmi�tir. S�zc���n
asl�, �M�slim�
ya da �M�slime� yle ba�lant�l� olarak �silm� ve �selam�
k�klerinden t�remi� ve Kur�an b�nyesinde �ALLAH�a
teslim olmak� anlam�nda kullan�lm��t�r.
(3) Ya�am boyunca idraklenme cehtini, her �eye ra�men SABIR ile
sergileyip, sonucu ALLAH�a b�rakmak, pozitif mantaliteye
sahip olman�n gere�idir. Daha teknik bir ifadeyle; zaman
enerjisinin olgunla�t�r�c� etkisinin ortaya ��kmas�n�
sab�r ile beklemektir.
Bu
arada, bireyi bu kararl�l�ktan cayd�rmaya y�nelik be�eri
etkilere(nefsin ve toplumsal ko�ulland�rmalar�n i�vas�na)
sab�r ile dayanma g�c� sergilemek gerekir. Pozitif ya�ama
kararl�l���nda olan bireye �zg� bu tutum, ayn� zamanda;
Ali �mran 159�daki ilahi uyar�n�n ve tek�m�l�n gere�idir:
�Bir
kez i�e giri�tin mi, ALLAH�a dayan ve g�ven. ��nk�
ALLAH, kendine dayan�p g�venenleri sever.� SABIR
ve tek�m�lde bu anlamda ba�ar�l� olan birey, hayat�
pozitif olarak ya�amak yolunda nefsine kar�� da g��leniyor
demektir. Nefse kar�� geli�tirilen muhalefet g�c�, ger�ek
samimiyetin de belirtisidir.
(4) �Makul
Vicdan� kavram� i�in bkz. SADIKLAR PLANI TEBL��LER�,
sayfalar: 388, 392, 411, 423, 456,457, 501.
(5)
�Sak�nmak� kavram�n�n ge�ti�i ayetler: Leyl 4 + 10, Ali �mran 138 +
76 + 186, Naziat 40 + 41, Bakara 1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 206 +
177, Yunus 63, Hakka 48
(6)
Z�hruf
23, �sra 16.
(7)
Bakara
265 + 268, Ali �mran 92, Tagabun 16, Nahl 27, Leyl 4 + 10
(8)
�Sapk�nl�k/sapm��l�k�
konulu ayetler: Duhan 29, Ha�r 19, Maide 60, Saff 5, Nisa 27
+ 116, Kamer 47, Nahl 115, �brahim 30, Ahkaf 32, Bakara 5 + 6
+ 7 + 8 + 9 + 10 + 11 + 99
+ 212 + 257
(9) �Hidayet� kavram�n�n
ge�ti�i ayetler: Casiye 11, Leyl 12
(10)
�Ak�l-g�n�l
sahipleri�yle ilgili ayetler: Ali �mran 7 + 190,
En�am 97, Ankebut 43 + 49, Talak 10, M�cadile 11
(11)
�ALLAH��n
ipi� ile ilgili ayetler: Ali �mran 103, Bakara 256
(12) Bakara
183 + 184, Enbiya 44 + 47, En�am 104, A�raf 179, Casiye23
(13)
Pozitif
insan��n �makul vicdan� durumu
konusunda daha ayr�nt�l� bilgi i�in bkz. SADIKLAR PLANI
TEBL��LER�� sayfalar: 388, 392, 411, 423, 456, 457, 501
(14) THOMAS��n
�NC�L�, Ruh ve Madde Yay�nlar�
(15)
�D�n���m�z
ALLAH�ad�r�
konulu ayetler: Kalem 15, Yunus 4, Bakara 143, 245, 223, 203,
28, �n�ikak 6, Rum 11, Ankebut 8, Meryem 93, Lokman 14, M��min
61, Kasas 88
(16) Bu
konunun do�rudan ya da dolayl� olarak i�lendi�i �teki
ayetler: Hucurat 3, Hacc 37, Fat�r 28, Taha 113, Z�mer 28,
Ali �mran 133, 134
|