|
Tekrardo�u�tan s�z ederken, bir�ok kimsenin akl�na hemen �u
gelir: �D�nyada kad�n ve erkek
birbirinden tamam�yla ayr� birer varl�kt�r. Morfolojik ve
fizyolojik do�al olaylar kad�n ile erke�i sanki keskin bir s�n�rla
denilebilecek kadar birbirinden ay�rm��t�r. Bundan dolay�
tekrar, tekrar d�nyaya geli�lerde; varl�klar�n bazen kad�n,
bazen erkek olarak enkarne olmalar�n� kabul etmek akla uygun
ve bilimsel bir d���nce �r�n� olamaz.� Buna kar��l�k
kad�nlar�n, hep kad�n, erkeklerin de hep erkek olarak enkarne
olduklar�n� kabul edersek, bu fikir iddia olunan geli�im
olgusuna uygun gelmez. ��nk� cinsiyetin sonu�land�rd���
birinde var olup; �tekisinde bulunmayan �yle �zellikler vard�r
ki, varl���n bunlardan yoksun kalmas� olgunla�maya ve geli�me
fikriyle ba�da�t�r�lamaz. B�yle olunca; �rne�in, kad�ndaki
�efkat hisleri, erkekteki ces�ret ve met�net hisleri tek
tarafl� olarak geli�meye mahkum b�rak�l�r.
Bu yakla��mlar, d�nya ile s�n�rl� olaylar i�inde ele al�nd���nda
do�ru olabilir. Fakat d�nyadaki olaylar u�suz bucaks�z
evrenin t�m olaylar�n� a��klayamaz. D�nyada olup bitenler
ve onlara ba�l� yakla��mlar sonsuzluk i�im bir �hi��
ten ib�ret kal�r. ��nk� ebediyet i�inde bizim d�nya ya�am�m�z�
�evreleyen zaman�n hi�bir de�eri, yoktur. Ruhun tek�m�l�
yaln�z bir tek d�nyada olu�maz; d�nyaya benzer d�nyalarda
ve say�s�z �lemlerde yava� yava� olur. (Tedric Yasas��)
Bu �ekilde ruh varl��� bir uzaysal objede (d�nyada) noksan
kalan taraflar�n� ba�ka bir uzaysal objede tamamlamak olana��na
her zaman ve s�rekli olarak sahiptir. Esasen tekrar tekrar do�u�lar�n
nedenlerinden biri de budur. S�dece bizim d�nyam�zdaki gelip
gitme ihtiya�lar�n� gidererek ayr�lm�� bir varl��� her
bak�mdan tamamen geli�mi� sayamay�z. Nas�l ki o ba�ka
uzaysal objelerden de s�rekli olarak noksan ��kacak ve
enkarne oldu�u her maddesel ortamda s�rekli olarak yeni g�rg�
ve deneyim kazanmak i�in ya�ayacakt�r. Durum b�yle olunca, e�er
varl�k; bu d�nyaya hep kad�n ya da
hep erkek olarak gelmi� olsayd� bile, noksan kalan
yanlar�n� bizimkine benzer ba�ka uzaysal objelerle tamamlamak
olana��n� her zaman bulabilirdi.
Bundan ba�ka, bir toplumda kad�nlardan daha duyarl�, onlardan
daha �efkatli erkekler de yok de�ildir. Keza, erkeklerin
bulundu�u toplumsal ko�ullarda ya�ayan ve onlar gibi tepkiler
veren kad�nlar da az say�lmaz. Bu durumun yery�z�nde giderek
belirginle�mesi bir cinste bulunan manevi �zelliklerin �teki
cinste olamayaca�� sav�n� ��r�tmeye yeterlidir. Bununla
birlikte, bu d���ncelere girmeden, yukar�daki itiraz�, yani
tek yanl� geli�im iddias�n� h�k�ms�z b�rakacak olaylar�
bulup, �ne s�rebilecek durumday�z. Erkeklik ve kad�nl�k,
maddesel olu�umun gere�i olan ge�ici bir tezah�rd�r. Bu
durum d�nyan�n maddeleriyle kazan�l�r ve gene d�nyada b�rak�l�r.
D�nyadaki ko�ullar�n bulunmad��� ba�ka alemlerdeki kad�nl�k
/ erkeklik durumu bizdeki gibi de�ildir. Daha �y�ksek�
�lemlerde ise, bu durum ortadan tam�men kalkm��t�r.
Erkeklik ve kad�nl�k demek, ruh varl�klar�n�n;
bedenlerini bu cinslerden birisine �zg� hormonlarla kurmu�
olmas� demektir. Hormon ise maddedir. Ruh varl�klar�
istedikleri maddeyi d�nyada kullanmakta serbesttirler. T�p ve
biyoloji bize, insan bedenindeki hormanal durumlarda ortaya ��kan
de�i�melerin ne kadar dikkat �ekici de�i�imlere / ba�kala�malara
neden oldu�unu a��k olarak g�steriyor. Cinsiyetle ilgili
hormon bezelerinin birinde olu�an bozukluk bir erke�i yar�
kad�n ya da kad�n� yar� erkek duruma getirebiliyor. Ak�l
hastal�klar� kitaplar�nda erkek giysileri i�inde kad�nlar�
ve kad�n giysileri ile dola�an erkeklerin resimleri g�r�lebilir.
Fizyolojik ses de�i�imleri, k�llanmalar ve hatta
karakter de�i�iklikleri, hep cinsiyet organlar�n�n geli�ip
olgunla�mas�yla paralel y�r�yen olaylard�r. Bu organlardaki
rahats�zl�klar insan�n m�nevi varl��� �zerinde tesirler
olu�turur. Bu bak�mdan, bir harem a�as�n�n erkekli�i lafta
kal�r. Ver�set konusunda, maddesel olu�umun moral �zerinde
�nemli etkileri oldu�unu a��klam��t�k. Do�rudan do�ruya
bir hormon konusu olan cinsiyet irdelemesindeki biyolojik
olgular bu kurallar�n d���nda kalamaz.
Ruhlar, maddeler aras�na inecekleri s�rada, daha
spatyomdayken, d�nyasal ko�ullara g�re haz�rlanmaya ba�larlar.
D�nyadaki had�ml�k / erkeklik durumu onlar�n orada i�sel
geli�im gereklerine g�re verecekleri karara ba�l�d�r. Onlar�n
bu kararlar�, d�nya maddeleri aras�nda �u ya da bu olu�umu
ye�lemeleriyle ger�ekle�ir. Bir kez, d�nyaya �rne�in,
erkeklik �zelliklerini ta��yan bir bedenle enkarne olmu� ruh
varl���, erkek olman�n gerektirdi�i t�m maddesel ve
toplumsal ko�ullarda ya�amak zorunda kal�r. ��nk� bu �zellikleri
do�rudan fizyolojik ve biyolojik yasalar onun bu d�nya ko�ullar�n�
zorunlu olarak belirlemi�tir. Kad�nl�k hakk�nda da durum
aynen b�yledir.
Baz� kad�nlar / erkekler kendi cinsiyetlerini ye�lerler
ve erkek erkekli�ini, kad�n da kad�nl���n� b�rakmak
istemez. Bu durumdan dolay� tekrardo�u� ger�e�i aleyhindeki
itirazlar ortaya ��kar. Fakat bu durum d�nyan�n ge�ici
maddelerine ba�l�, gelip ge�ici arzulardan do�mu� bir anlay��
ve yakla��mdan ba�ka bir �ey de�ildir. D�nyada b�rak�lmas�
ka��n�lmaz olan her maddesel anlay�� gibi, bu anlay�� da
burada b�rak�lmaya mahk�mdur.
Bu konu �zerinde bir toplant�da g�r���l�rken ben,
�nceki doktorlardan bir arkada��m�n �iddetli h�cumuyla kar��la�m��t�m.
Bu doktor arkada��m�z, bir erke�in kad�n olarak d�nyaya
gelmesini erkekli�in ciddiyeti ile ba�da�t�ram�yor ve bunu
sanki dayan�lmaz bir �d���kl�k�
say�yordu.
Bu doktor o g�nk� d���ncesinde tamamen hakl�d�r. Nas�l
ki, b�yle kusurlu bir anlay��a ba�l� olarak ya�amak i�in
d�nyaya geldi�ini bilmemekte de hakl� bulunmaktad�r. O,
erkekli�in bir meziyet oldu�una inanacak ve bir d�nya ya�am�n�
bu realite i�inde ge�irecektir. Onun buna kendi ya�am plan�
gere�i gereksinimi vard�r. Fakat acaba akl� ba��nda ve
olgunla�m�� bir kad�n, doktorumuzun bu realitesini nas�l
kar��layacakt�r? Bunun takdirini okuyucuya b�rak�yorum.
Asl�nda ne erkeklik ne de kad�nl�k bir kusurdur; bunlar�n
her biri d�nyan�n t�m maddesel olu�umu gibi, ruh varl���n�n
geli�imi i�in gerekli olan de�erli birer ara�t�r. Her ara�
hakk�nda oldu�u gibi burada da bir ruh varl���; kad�nl�k
ya da erkekli�in bir geli�im arac� oldu�unu unutup, onu ama�
edinmeye kalk���rsa, ger�ekle kar�� ka��ya geldi�i
zaman, doktorumuz gibi onun, isyan�ndan dolay� baz� endi�elerle
kar��la�mas� pek olas�d�r. Fakat bu endi�elerin de b�y�k
bir �nemi yoktur. ��nk� sonunda bir g�n d�nya deneyimleri
sona erer; t�m maddeler, t�m hormonlar ve onlara ba� t�m
kabullenmeler mezar �ukuruna terk edilir. ��te o zaman ruh
varl���, a��r d�nya y�klerinden kurtulmu�; serbest bir
varl�k durumunda, kendi i� ya�am�na ve kazanm�� oldu�u en
y�ksek realitesine kavu�ur. O zaman anlar ki, ortada ne kad�nl�k,
ne de erkeklik diye bir �ey vard�r. Bunlar, yery�z�nde s�rekli
olarak edinilen ve b�rak�lan d�nyan�n gelip ge�ici ko�ullar�yla
ilgili kabullenmelerden ibarettir. T�m buna benzer
kabullenmeler asl�nda enkarne varl��a ibretli ve yararl�
dersler veren �masallardan� do�mu�
gibidirler. Bu �masallar� o
kadar �oktur ki, bunlar�n yan�nda �kad�nl�k
/ erkeklik masal��
n�n s�z� bile olmaz.
Bir
ruh varl��� d�nyaya enkarne olurken, geli�im plan�na uygun
ko�ullar� arar. O, bunda serbesttir. Madde t�rleri ruhlar�n
elinde birer oyuncak gibidir. Ruh varl�klar� bu �zg�rl�klerinden
yararlanarak, i�inde bulunduklar� �lemlerin maddeleri �zerinde
uygulamalar yaparlar. Koskoca bir bedeni (v�cut organizmas�n�)
olu�turan bir ruh varl���n�n, o bedene erkek ya da kad�n
formu verebilece�inden ku�kulanmaya bile gerek yoktur. Yeter
ki bu se�imi onun geli�im ihtiyac�n� kar��lam�� olsun. E�er
bir ruh varl���n�n d�nyaya enkarne olmaktaki amac� bir kad�n
ya�am�n�n gerekleri yerine getiriliyorsa, bunu yapmak olana��
onun elinde oldu�una g�re d�nyaya bir kad�n olarak gelmekte
�srar etmesinin ya da erkek olarak gelmesinin bir nedeni ve
anlam� kalmaz. Bu durum tekrardo�u� fikrine ayk�r�
gelmedikten ba�ka, tam tersine, onu zorunlu k�lan geli�im
yasalar�n�n bir gere�i olur.
Her �eyden �nce �unu unutmamak gerekir ki spatyomdaki
ruh varl�klar�n�n cinsiyet hakk�ndaki g�r��leri, d�nyadayken
etkisi alt�nda kald���m�z maddesel / be�er, e�ilimlerden
ve doymazl�klardan ayr�, �uurlu ve y�ksek ama�lara y�neliktir.
Bu g�r��teki esasl� fark, kad�nl�k ve erkeklik hakk�ndaki
d�nya ve ahiret anlay��lar�n�n da esasl� bir �ekilde
farkl� olmas� sonucunu do�urur. D�nyaya enkarne olmu� bir
ruh varl���n�n, spatyomdayken iradi olarak y�klendi�i a��r
kad�nl�k / erkeklik y�kleri, yery�z�nde zorunlu olarak ta��ma
durumu kar��s�nda olabildi�ince dayan�labilir bir �ekle
sokabilmek i�in, bir tak�m aldat�c� duyularla �cilalanm��t�r�. Oysa, ya�am�n� �zg�rce se�ebilecek
kadar fehim ve ferasete sahip bir ruh varl���n�n g�rebildi�i
y�ksek ama�lar b�yle �cilalanmalara�
gerek g�stermez. B�yle bir varl���n biricik amac�, geli�erek
y�kselmek ve geli�menin �arelerine ba�vurmak olur.
Aile
Bir aile �yeleri bir sonraki ya�amlar�nda da ayn� aileden
mi, yoksa ba�ka aileden mi d�nyaya gelecekler / gelirler?
Dahas�, insanlar d�nyaya her geli�lerinde ba�ka ba�ka
ailelerden enkarne olacaklarsa, aile �yeleri aras�ndaki
sevginin, akrabal���n ak�beti ne olur / olacakt�r? Tekrardo�u�
konusunda zihinleri kurcalayan sorular�n baz�lar� da bunlard�r.
Dolay�s�yla bu sorular�n yan�tlar�n� ara�t�rmak yararl�
olacakt�r. Fakat bunlar�n do�ru yan�tlar�n� bulmak i�in,
her �eyden �nce ba�l� bulundu�umuz be�eri anlay��lar�n
ve ko�ullanm��l�klar�n d���nda kalmaya �al��mak ve
olaylar� tam bir tarafs�zl�kla irdelemek gerekir:
�nce �unu an�msamakta yarar var: Aile olu�umu d�nya
yasalar�na ba�l� do�al bir zorunluluktur. �zellikle
insanlar aras�nda en y�ksek derecesine varan aile ba�lar�n�n;
hayvanlar �lemine ve daha a�a��lara inildik�e g�c�n�
yitirmesi, s�z konusu ba�lar�n bir geli�im zorunlulu�u oldu�u
d���ncesine bizi y�nlendirir. En do�al bir aile ba�� olan
�ocuk ve ana�baba sevgisi, taslak h�linde de olsa y�ksek
hayvanl�k d�zeyinde de bulunur. Fakat a�a��lara do�ru
inildik�e bunlardan eser kalmad��� g�r�l�r. Bir maymunun,
bir kedinin hat� bir kaz�n yavrular�na kar�� (derece fark�yla)
g�sterdi�i ilgi, �rne�in; sinek, bal�k, kurba�a vb. gibi
hayvanlarda g�r�lmez. Buna kar��l�k, bunlardan daha geni�
aile ba�lant�lar�, insanlar aras�nda idealle�mi� olarak
vard�r.
Aile olu�umlar�nda biz, birisi �tekinin arac� olan
ayr� iki eleman� hemen hemen her zaman birbirine kar��t�r�r�z.
Her �eyden �nce bu elemanlar� ay�rt etmek gerekir. Acaba bu
elemanlar nelerdir ve yukar�da bir �geli�im arac��
olarak ifade etti�imiz �aile ba�lar�� bu elemanlardan hangisiyle ilgilidir? �Aile
ba�lar�� s�ylemini anlamland�ran elemanlar�ndan d�nya
maddelerine ve o maddelerin ba�l� bulunduklar� yasalara ba�l�
olgu gruplar�d�r. Bundan dolay� yery�z�ne inmek, bu olgu
gruplar�yla kar��la�mak demektir. Ne kadar k���k g�r�n�rse
g�r�ns�n, bu olgulardan hi�birisi anlams�z ve gereksiz de�ildir.
�rne�in, benim bu d�nyada, yaz� yazmak i�in bir kalemim
olacak diyorum. Bu kaleme sahipli�im maddesel bir elemand�r ve
bu eleman benim d�nyaya inmekteki amac�m�, yani olgunla�mam�
sa�layacakt�r. B�ylece geli�ip, olgunla�mam�n sa�lanmas�
da m�nevi elemand�r. �u halde maddesel elemanlar birer ara�,
m�nevi elemanlar ise ama�t�r.
Aile olu�umlar�n�n maddesel elemanlar�n�; anal�k,
babal�k, karde�lik ve ba�ka adlarla an�lan d�nyasal / be�eri
yasalar kapsam�nda maddesel olgular olu�turur. Aile olu�umunda
ama� olan m�nevi elemanlar ise ruhlar�n birbirleri ile
ilgilenmeleri ve bu ilgiden do�an �l�ms�z sevginin varl�k
�lemiyle ilgili d�zen ve uyumunun kurulmas�d�r. �u halde
anal�k, babal�k, karde�lik vb. gibi bir tak�m maddesel soyca
yak�nl�k �ekilleriyle ortaya ��kan aile olu�umunun d�� g�r�n���,
ruh varl�klar�n�n birbiriyle kayna�arak il�hi d�zeni ve g�zelli�i
i�inde liyakatli ve etkin birer etmen olmalar�n� kolayla�t�ran
ara�lar�n if�desinden ba�ka bir �ey de�ildir.
Yery�z�ne inmek, maddesel ara�lar� kullanarak,
onlardan geli�im y�n�nde / yolunda yararlanmak olunca; ruh
varl�klar� aras�ndaki sevgiyi ve yak�nla�may� sa�layacak
ara�lar�n en verimlisi olan aile d�zeninden onlar�n
yararlanmalar� ka��n�lmaz bir �ekilde gereklilik olur.
Durum b�yle olunca, geli�im gere�i olarak kabul etti�imiz
aile ba�lar�n�, aile olu�umlar�n�n maddesel elemanlar�
aras�nda aramam�z gerekir.
Bir ailenin en yak�n maddesel elemanlar� anal�k ve
babal�k �eklinde ortaya ��km�� olanlard�r. Ruh varl�klar�n�n
bir aile i�inde �ekil olarak belirleyip kabul ettikleri
maddesel elemanlar, onlar�n geli�im hedeflerine uygun olarak
duyduklar� gereksinime g�re ayarlanm��t�r. Bundan dolay�;
evlat, karde�, torun, amca o�lu, hala k�z� vb. gibi derece
derece birbirinden uzakla�arak, do�an bireylerin aile i�indeki
yerleri rastgele ya da bir kaprisle belirlenmi� de�ildir.
Bunlar, spatyomda verilmi� ince hesapl� bir ak�l y�r�tmeye
ba�l� karar�n sonucudur. B�ylece bir ailenin �yeleri,
duyduklar� i�sel geli�im gereklerine g�re d�nyaya her ini�lerinde
yerlerini (aile i�i konumlar�n�) pek�la de�i�tirebilirler
ve hatta bu durum bazen bir zorunlulukta olabilir.
Sonu� olarak, bu maddesel ara�lar�n �l�me mahk�m
oldu�unu bildi�imize g�re, aile kurumunun yak�nl�k ba�lar�n�
ifade eden bu asl�nda m�nevi de�erlerin geli�imine yarayan;
anal�k, babal�k, karde�lik vb. gibi maddesel soyca yak�nl�k
durumunun ancak d�nya ya�am� ile m�mk�n oldu�unu anlamakta
g��l�k �ekmeyiz. Geli�imimizde ara� olan her maddesel
eleman; son nefesle arkada b�rakaca��m�z beden gibi, mezara
g�m�lecektir. D�nyan�n mal� d�nyada kal�r. Bunlar yery�z�n�n
demirba� e�yas�d�r ve oradan d��ar� ��kar�lmamalar�
do�a yasalar�yla yasaklanm��t�r. G�r�l�yor ki, aile olu�umunun
�ekle ve maddeye ili�kin anal�k, babal�k, karde�lik vb.
gibi durumlar� d�nyada b�rak�lacakt�r. ��nk� bu
durumlarda gere�i kadar (geli�im y�n�nden) yararlan�lm��
ve sonunda bizi y�kseltecek m�nevi de�erler kazan�lm��t�r.
��te
tekrardo�u� a��s�ndan aileyi incelerken bu g�r���m�ze
konu olu�umlar bu maddesel elemanlarla ilgilidir. ��nk�
maddeye ili�kin olmalar� bak�m�ndan tekrardo�u� vetiresini
bu elemanlar do�rudan ilgilendirir. Yery�z�ndeki aile ba�lar�
ruh varl�klar�n�n birbirine manen yak�nla�mas�na bir
vesile ve ara� olunca, bu amac�n ger�ekle�mesi yolundaki
gereklere g�re ara�lar�n istenildi�i �ekilde kullan�lmas�
do�al bir hak olur. Acaba akrab�l�k ba�lar� d���nda, s�z
konusu m�nevi yak�nl��� sa�layacak, bir ailedeki iki karde�
sevgisi kadar g��l� yak�nla�ma ara�lar� yok mudur? Be �yle
dostluklar bilirim ki, iki karde�in birbirine g�stermeyece�i
sevgiyi ve �zveriyi kalbinde ta��r.
Bundan ba�ka, bireylerin birbirine yakla�mas� akrabal�k
yoluyla da olur. Birbirine yabanc� iki uzak akraba g�n�n
birinde bu yolla birle�irler ve bir aile oluverirler. Demek ki,
d�nyam�zda bile bu gereksinim duyulmakta ve bir aileden ba�ka
aileye ge�i�ler daha karma��k yollardan sanki bir i�tepiyle
oluvermektedir. Benzer �ekilde, ileride ele alaca��m�z ba�ka
be�eri olu�umlar da ruh varl�klar�n�n yak�nla�mas�na ara�
/ vesile olmak bak�m�ndan bize g�re b�y�k birer aile oca��
say�l�r.
T�m bunlardan dolay� ruhlar� birbirine yakla�t�r�c�
maddesel d�nya
etmenleri yaln�z aile olu�umuyla s�n�rl� de�ildir. Her tek�m�l
arac�nda oldu�u gibi, burada da say�s�z ilerleme olanaklar�
vard�r. Durum b�yle olunca, bir ya�amda herhangi bir aileden
gelmi� varl�klar�n ba�ka ya�amlarda mutlaka ayn� ailenin
ayn� fertleri (�rne�in; babalar�n s�rekli baba, k�z karde�lerin
hep k�z karde� vb.) durumunda do�malar� gibi bir ko�ul
olmad�ktan ba�ka, geli�im a��s�ndan �o�unlukla olas� da
de�ildir. Erkeklik / kad�nl�k nas�l geli�im ihtiyac�na g�r
de�i�ebiliyorsa, t�pk� bunun gibi, bir aile i�indeki yak�nl�k
�ekilleri de varl�klar�n serbest spatyom ya�amlar�nda, geli�im
ihtiya�lar�na g�re vermi� olduklar� karar gere�i pek�l�
yer de�i�tirebilir. Yani geli�im ihtiyac�na g�re bir baba,
bir sonraki ya�amda o�ul, bir k�z da anne olabilece�i gibi;
bir kar�, koca, bir day� da hala olabilir. �u halde bir
ferdin, bedeni terk edi�i ve yeniden do�u�u ile ailesi aras�ndaki
�nceki yerini yitirmesi, hatt� �nceki yerini yitirmesi, hatt�
�nceki ailesinden tamamen ayr�lmas� tekrardo�u� ger�e�i
aleyhinde hi�bir zaman kan�t olamaz. B�yle bir d���nce
tekrardo�u� olgusuna ayk�r� gelmek ��yle dursun; tam
tersine, onu destekler.
Bununla beraber, varl�klar aras�ndaki sempati, yak�nl�k
ve sevgi (d�nyadaki yasalar kapsam�nda)aile fertleri aras�nda
epeyce y�ksek derecesini bulmu�tur. Bundan dolay� bu yak�nl�k
�o�unlukla onlar�n bir�ok ya�am�nda s�rekli olarak ayn�
aileden d�nyaya gelmelerini sonu�land�rabilir. Bundan ba�ka,
bir aile �yelerinin duygu, d���nce ve y�kseklik d�zeyleri
de a�a�� yukar� benzeyi�ler / and�rmalar vard�r ki,
bunlar da onlar�n ayn� ya�am ko�ullar� alt�nda ve ayn�
deneyimleri ge�irerek ya�amalar�n� gerektirir. T�m bu
durumlar, ruhlar�n varl�klar�n�n yery�z�ne inmelerindeki
geli�im ihtiya�lar�na ve ama�lar�na g�re ayarlanm��t�r.
Esasen �bedensiz�
varl�klardan al�nan bilgiler de, bir aile �yeleri toplulu�unun
�o�unlukla toplu halde ve ayn� toplum i�inde tekrardo�u�lar
yapt���n� g�stermektedir. Bununla birlikte, bir kez daha
yineliyoruz ki; bu maddesel ara�lar spatyomdaki varl�k
topluluklar�n� olu�turan sevgi ve yak�nl�k ba�lar�n� g��lendirmek
i�indir. Bu durumu unutup, maddesel ara�lar� ama� edinerek
onlar� ebedile�tirmeye kalk��anlar bu gafletlerini ancak
geli�im ilerleyi�lerini yava�latmak ve zorla�t�rmak bahas�na
�derler. Neden?
E�er bir aile bireyleri �yesi bulunduklar� toplulu�u
ama� edinirlerse, o toplulu�un selameti ve �zellikle de s�rd�r�lebilmesi
yolunda ba�ka kimseler aleyhinde de olda, her arac� kullanmak
hakk�n� kendilerinde g�rmeye ba�larlar. Bu durum, giderek
bir t�r maddesel aile egoizmas� do�urur. Daha �nce bireysel
egoizman�n yolunu �a��r�p maddesel de�erleri ama� edindi�i
zaman, o kimsenin geli�imini nas�l geciktirdi�inden s�z etmi�tik.
Ayn� nedenlerden dolay�, ortaya ��kan aileyle ilgili egoizma
da do�al olarak ayn� sonu�lar� beraberinde getirecektir.
Hatt� iyi d���n�ld���nde, buradaki tehlikenin �ncekinden
daha fazla oldu�u da anla��l�r. �imdiye dek belirtti�imiz
gibi, aile olu�umlar�n�n amac� varl�klar�n aras�nda
ortaya ��kmas� hedeflenen sevgi ba�lar�n�n g��lendirmek
ve bireylere, birbirine kar��; feragat, fedak�rl�k duygular�yla
hareket etmelerini ��retmektir. E�er bu ama�, yaln�z
maddesel ��karlara y�nelik olursa ve manevi etmenler / de�erler
fed� edilirse, ba�kalar�na kar�� bu ama� u�runda do�al
olarak bir tak�m ge�imsizliklerden kaynaklanan husumetler
kendini g�stermeye ba�layacakt�r. Bu durum, o ailenin �teki
ailelerden ve �ah�slardan uzakla�mas�na neden olur. B�yle
olunca, d�nyaya inmekteki ama� yitirilmi� geli�imin d�z
yollar� t�kanm�� olur. ��nk� yitirilen amac� yeniden
bulmak i�in �st�rapl� deneyimler ve hatt� �st�rapl� ya�amlar
ka��n�lmaz olur. ��te bu yeni deneyimleri haz�rlayan ya�am
ko�ullar�ndan biri de; varl���n �nceki ailesi �evresinden
ge�ici olarak ayr�l�p, �teki kimselerle kayna�mas�, yabanc�
topluluklarla ba�ka aileler i�inde do�mak zorunda kalmas�d�r.
G�r�yoruz ki, ruh varl�klar�n�n geli�im ihtiya�lar�na
g�re bir aileden ya da ba�ka ailelerden d�nyaya gelmeleri s�dece
bir olas�l�k de�il, ayn� zamanda �o�unlukla da bir
zorunluluktur.
|