Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

YA�AMDA BA�ARISIZLIKLAR KAR�ISINDA G�R���MLER�N DE�ER�

Bedri Ruhselman��n RUH ve KA�NAT adl� eserinin 3.cildi, sayfa 863 ve devam�ndan g�n�m�z T�rk�esine uyarlayan Selman GER�EKSEVER

  �A� �ahs� zay�f ve c�l�z ruhunu kuvvetlendirmek i�in, daha do�rusu �pi�irmek� i�in, olaydan olaya girecek, olaylar aras�nda yuvarlanacak ve yo�rulacakt�r. Onun buna gereksinimi vard�r. Bu onun i�sel geli�im gereksinimidir. Bundan dolay�, bir kimsenin ba�ka birine oranla ac� ya�am ko�ullar� i�inde ya�amas� bir talihsizlik eseri olamaz. E�er burada bir talihsizlik s�z konusu olursa; o da, bu i�in a�k�n nedenlerini g�rmemekte ve onun bir talihsizlik saymaktad�r. Bilgili ve basiretli insan ise t�m bu �z�nt�l� ve yorucu olaylar�n, geli�im a��s�ndan bir zorunluluk oldu�unu kabul eder ve bir boks�r�n yedi�i yumruklara kar��n, seve seve d����� s�rd�rmesi gibi d�nya olaylar�n�n kendisine do�ru savurdu�u hat�r� say�l�r yumruklar� yiye yiye o olaylara egemen olmaya �al���r. Boks�r�n, rakibinden ka�makla ya da pasif olarak ba��n� onun yumruklar� alt�na uzat�p beklemekle hi�bir �st�nl�k elde edemeyece�i gibi, olaylardan ka�makla ya da pasif kalmakla da ya�am m�cadelesinde ba�ar�ya ula�maz. Ya�am m�cadelesi ile ilgili fikirlerde ne yaz�k ki ne klasik ruh�uluk ne de klasik maddecilik bize ortalama olan do�ru yolu g�sterebilmi�, sa�a / sola ka�maktan ba�ka bir �ey yapmam��lard�r.

  O halde, giri�imlerden korkmayaca��z. Her giri�imin sonunda ba�ar�s�zl�k olas�l��� vard�r. Fakat bu ba�ar�s�zl�klar bizi ama�lar�m�zdan uzakla�t�rmak ��yle dursun; tam tersine, ona yakla�t�r�r. B�yle olunca ba�ar�s�zl�ktan korkmayaca��z; yeter ki hi�bir giri�imimiz vicdan�m�z� en ufak bir oranda bile incitebilecek k�t� ama�lara y�nelik olmas�n. Durum b�yle olunca, iyi niyetle ba�lam�� her giri�im ruhumuzun g��lendirmesi i�in zorunlu olan bir etkinlik hamlesidir. Sonu�ta ortaya ��kacak ba�ar�lar ya da ba�ar�s�zl�klar ikinci derecede �nemli olan durumlard�r. Burada as�l �nemli olan, bu ba�ar� ya da ba�ar�s�z sonu�lar�n bizi daha y�ksek ruhsal durumlara ula�t�racak yeni giri�imlere y�nlendirmeye ara� olmas�d�r.

  �yi niyetle yap�lm�� bu giri�imimiz e�er ba�ar�s�zl�kla son bulmu�sa, bu ba�ar�s�zl�k bize yeni giri�imlerde bulunmam�z i�in bir k�rba� darbesi olmal�d�r. Olaylara kar�� �st�nl�k bu �ekilde sa�lan�r. Kuvvetli ruhlar bu �ekilde yeti�ir. Fakat alt�n� bir kez daha �iziyorum ki, burada �st�nl��� ve kuvveti sa�layan biricik etmen iyi niyettir. Bu iyi niyeti belirleyen ruh melekesi de vicdand�r. �u halde, vicdan�n�n sesiyle hareket eden ve bu hareketle ba�ar�s�zl��a d��en her birey ger�ekte ba�ar�l� olmu�tur; e�er ba�ar�dan ama�, ruhun zaferi ise� ��nk� s�rekli olarak s�yledi�imiz gibi, ruhu zafere ula�t�ran �ey ba�ar�l� / ba�ar�s�z son de�il, o sona ula�mak i�in sarf edilen emektir.

  O halde �A� �ahs�n�n ya�amdaki ba�ar�s�zl�klar�n�n, onu yeni giri�imlere y�nlendirmek ve maddesel sars�nt�lar kar��s�nda kuvvetlerinin felce u�ramas�n� �nlemek gibi bir �st�nl��� vard�r. Bir �nceki ya�amda elde edilmemi� kudretleri madde �leminde �e�itli yollardan tamamlamaya ruhlar muhta�t�r. Bir �nceki ya�am�n� rahat ve bolluk i�inde ge�irmi� ama onu iyi kullanamam�� ve o ya�am�ndan yenik ��km�� bir ruh varl���n�n zay�f yanlar� �oktur. Bolluk ve bereket i�inde sa�lanamayan bu zaferin yokluk / k�tl�k i�inde sa�lanmas� genellikle daha �ok kolay olmaktad�r. Burada �sa Peygamber�in hikmet dolu s�z�n� payla�madan ge�emeyece�im: �Zenginin cenneti kazanmas�; devenin, i�ne deli�inden ge�mesi kadar zor bir i�tir.�

  Bu s�z�n anlam�nda olanaks�zl�k bulunmaktad�r. Fakat bunu olanaks�zl�k olarak kabul etmekten �ok, olanaks�zl�k derecesinde zor �eklinde yorumlamak daha uygun olacakt�r. Biz, her kim taraf�ndan gelirse gelsin, iyi niyet ve ruh zenginli�iyle g�sterilen her cehtin; her �zverinin, �ok az da olsa, ruhun �y�kseltici� ve huzura kavu�turucu sonu�lar do�uraca��ndan emin bulunuyoruz. Bu sonu� da, ruh varl���n�n besledi�i ama�lardaki iyili�in ve g�sterdi�i cehitlerin derecesiyle uyumludur.
  Zorluklar ve yokluklar i�inde ge�en bir ya�amda ba�ar�n�n daha kolay elde edilmesi �undan dolay�d�r. Yoksul kimsenin �zveride bulunmas� ve maddesel getirisinden yararlanmas�; d�nyasal zevklere g�m�lm�� bir kimseninkinden �ok daha kolay olur. Dahas�, darl�k i�inde ya�ayanlar�n kar��la�t�klar� g��l�kler ve ba�ar�s�zl�klar onlar� daha �ok giri�ime ve etkinli�e s�r�kler. Fakat bu durum, zenginlerin d�nya ya�amlar�ndan zaferle ��kamayacaklar� anlam�na gelmez. Tam tersine, al�nan sonu�lar�n iyili�i, sergilenen cehitlerin fazlal��� ile ilgili oldu�undan, e�er bir zengin adam / kad�n ya�amdan ba�ar�l� olarak ��kabilecek kadar s�rekli bir cehit sarf edebilmek kudretini g�stermi�se; onun elde edece�i sonu�lar�n b�y�kl���, fakirinkinden ku�kusuz �ok daha fazla olacakt�r. Paras�z bir kimsenin eline ge�en on kuru�un be�ini ba�kas�na vermesi yan�nda, bin liras� olan bir kimsenin be� y�z liras�n� ba�kas�na vermesi ruhsal cevherler �zerinde �ok daha belirgin sars�nt� ve de�i�ime olu�turabilir. ��te bundan dolay�d�r ki; birincisi kolay, ikincisi g�� bir i� olur.

  T�m bunlara kar��n, baz� varl�klar�n d�nyadaki geli�melerinde refah yolunu ye�lemeleri, bu yolun gelecekte sa�layaca�� parlak zaferler yan�nda tehlikeli bir�ok sonu�lar� da haz�rlayabilir ve bu sonu�lar, zaferin parlakl��� oran�nda karanl�k olur. Ne yaz�kt�r ki, bir�ok varl�k; bolluk i�indeki ya�am�n cazibesine aldanarak ya da y�ksek makamlara daha �abuk varabilmek sevdas�na kap�larak kendi kuvvetlerinin �st�nde zengin ve tehlikeli bir ya�am deneyimini g�ze al�rlar ve onlar�n bu kararlar� kendilerini b�y�k s�k�nt�lara ve y�k�mlara aday duruma getirir. B�yle yanl�� ya da �l��s�z d���nceyle bir d�nya ya�am�n�n se�mesi y�z�nden, deneyimlerini ba�ar�yla bitiremeyen bir enkarne varl���n, bir sonraki ya�am�nda kusurunu anlayarak, d�zeltece�i ve ba�ar�ya ula�mak i�in, uzunca olmakla birlikte, daha g�venli bir yolu, yani �st�rapl� ve s�k�nt�l� deneyimler i�eren bir ya�am� ye�leyece�i do�ald�r.

  �A� �ahs�n�n �nceki ya�am�nda oldu�u gibidir ve gelecek ya�amda o da �A� n�n yapt��� gibi, kusurunu anlayacak ve onun bu ya�am�ndaki sef�letini seve seve kabul edecektir. Bu s�zler, bir�ok g�zler �n�nde kapal� duran kal�n perdenin arkas�na ge�en �yk�lerle ilgilidir. Ayn� �yk�lerin perde d���nda ge�en k�s�mlar� ise �rne�imizin ba��nda belirtti�imiz �ekilde yalan yanl�� etkilere hedef olan yoksulluk ve refah tablolar�yla s�slenmi�tir.

  Demek ki, bizim i�in do�ru olan �talihlilik� ve �talihsizlik� konusu b�ylece perdenin d���nda do�ar ve orada biter. Nas�l ki perdenin arkas�nda ba��m�z� uzat�p bakt���m�z zaman talihli sand���m�z �B� �ahs�n�n feci sonunu ve talihsiz sand���m�z �A� �ahs�n�n da mutlu ya�am�n� g�r�nce, burada vermi� o0ldu�umuz h�k�mlerin ne kadar y�zeysel oldu�unu anlamakta gecikmeyiz.

  Bu d���ncelerle �talih� kavram�n� mezara g�mm�� oluyoruz. Enkarne ruh varl���n�n ya�am�nda bir �talihsizlik� konusu d���n�lemez. Esasen varl���m�z ba�l� ba��na bir talih eseridir. �Talihsizlik� diye bir kavram� olu�turan �st�rap duygular�, bizim maddeye olan ba��ml�l���m�z�n bir sonucudur ki, varl���m�z�n g��s�zl���nden ve �gerili�inden� h�z�n� al�r. Varl�k g��lendik�e, maddesel durumlara ve olgulara egemen duruma geldik�e, �st�rap duygusu zay�flamaya ba�lar. Bu durum s�rd��� s�rece bir an gelir ki, art�k bir daha dirilmemek �zere �st�rap, ge�mi�in karanl�k sayfalar�na g�m�l�r gider. ��te yolumuz budur ve yeniden d�nyaya gelmekteki b�y�k / varl�ksal ama�lar�m�zdan biri de budur.

 Yay�n Tarihi:15 Mart 2015 

 

Astroset 2003-2015