|
Nefsin Ne Oldu�u�
NEFS, enkarne varl���n; bir
beden ile ba�lant� kurmas�ndan dolay� ortaya ��km�� olan
ruh-beden ili�kisinin ka��n�lmaz ve en do�al sonucudur.
Tarih boyunca, t�m inisiyatik ve dinsel ��retilerin hedefi,
ki�iye; nefsaniyetin zaaflar�n�n tan�nmas� ve bunlar�n
giderilmesinin ��retilmesi olmu�tur. ��nk� nefsaniyetin
zaaflar�; ruhun i�imizde parlamas�n� engelleyen k�l�flar�d�r.
Ne �ekilde Ortaya ��kt����
Yine nefsaniyetten kaynaklanan be�eri
bir zaaf olarak; t�m ters ve sapa/yan yollar� denedikten
sonra, do�ru yola (erdemlerle dolu yola), bilgece ya�am yoluna
gireriz. Bu inat��l���n alt�nda da; kendini be�enmi�lik,
zihinsel/bedensel konfora d��k�nl�k, yani nefsin kabal���
ve e�itilmemi�li�i bulunmaktad�r.
Nefsaniyetin �teki ortaya ��k�� �ekilleri ise; cimrilik
hasisilik, payla�amama/yard�mla�amama, yard�m etse bile ��kar�n�
g�zetme (kaz gelecek yerden tavu�u esirgememek�.) vb.
Kendini bilmeyen (nefsani, bencil, egoist) ki�inin ak�l ve
duygular� nefsinin hegemonyas� alt�nda oldu�undan; onlar�n
g�d�m�nde/tutsakl���nda, zevk ve sefa pe�inde olmasa da,
sadece nefsini tatmine y�nelik heves ve arzular pe�inde olan
birey, maddenin g�d�m�nde sadece beden olarak ya��yor
demektir.
17.y.y. d���n�rlerinden Pascal, nefsani insan� �e�itli
betimlemelerinden birinde ��yle diyor: �Aksini yapmalar�
gerekirken, a� g�zl�l���n h�km�n� s�rd�rmesine izin
veriyor ve vicdan�n�n sesini (�e�itli uyduruk tevillerle)
susturmaya �al���yor.� (Pascal, D���NCELER)
Denetimi(murakabesi)�
Nefse egemen olmak i�in, onun ba��bo�lu�unu kontrol
alt�nda tutmak i�in, onu zaman zaman (hatta s�k s�k)
denetlemek ve ona kar�� uyan�k olmak gerek. Buna
Tasavvuf�ta �ay�k gezmek�, genel ruh�ulukta da �fark�ndal�k�
denir. Bu anlamda fark�ndal�k da, nefsaniyetin incelik
derecesine g�re farkl� farkl�d�r, derece derecedir.
Nefsaniyetin bu derecelenmesine �fark�ndal���n evreleri�
denir. Tasavvuf�ta fark�ndal���n evreleri nefsin e�itilmi�li�ine
g�re s�ralanm��t�r:
-
Nefs-i Emare ---
Birinci �akra insan�,
-
Nefs-i Levvame --- �kinci �akra insan�,
-
Nefs-i M�lhime --- ���nc�
�akra insan�
Nefse kar��, fark�ndal�k �eklinde b�yle bir uyan�kl�k,
bizleri; erdemler (insani de�erler) ve bilgelik y�n�nde
ilerleyi�imizi kolayla�t�racakt�r. ��nk�
erdemlerin/bilgeli�in �ndeki en b�y�k engel, bireyin
nefsinin i�vas�d�r. Bu nedenle, ���sel geli�im y�n�nde,
ki�inin �n�ndeki engel yine kendisidir�� denmi�tir. Bu
engel de, kendi nefsinden, nefsaniyetinden ba�kas� de�ildir.
Bu konuda 17.y.y. d���n�rlerinden Pascal��n da �unlar�
kaydetti�ini (onun �D���nceler� adl� eserinden)
okuyoruz: �Ki�inin kendi nefsinden ba�ka d��man� yoktur
ve ki�iyi ALLAH�tan ay�ran �ey, onun kendi ihtiraslar�d�r.
E�itilmemi� kaba nefsin de�i�ik ve�helerinden olan;
tutuculuk, �n yarg�, gurur, ihtiraslar vb. i�imizde
�ylesine kuvvetli bir �ekilde k�k salm��t�r ki, ak�l�m�z�n
s�n�rlar�n� zorlamak bile bizi bundan kurtaramaz:."
Nefsin,
hotgamca(bencilce) isteklerine kar�� uyan�k olabilirsek;
bunda ba�ar�l� olabildi�imiz �l��de, digerkaml���n/elcili�in
(yard�m severli�in, hizmet severli�in) gere�i olan fedakarl�k,
sevgi, merhamet, yard�m ve ba�kalar�n� teselli, ba�kalar�na
dert orta�� vb. i�sel geli�imi h�zland�r�c� ivmeyi
tutturabiliriz.
Nefis
denetiminde esas olan; saptanan hatalar�n yinelenmemesi ve bu y�ndeki
samimi kararl�l���n s�rd�r�lmesidir. Nefis denetimi, hi�bir
bahane �ne s�rmeden (tevil yapmadan); be�eri hatalar�m�z�
ve zaaflar�m�z� g�rmek ve bunlar� bir daha yinelememektir.
Nefsani/be�eri hatalar�m�z� tevilsiz g�rebilmek ve
kabullenebilmek bir ba�ar� ise de; onlar� d�zeltme y�n�nde
samimi cehit sergilemek daha b�y�k
ba�ar�d�r. Nefsani hatalar� g�rmek/belirlemek, kabullenmek,
onlar� vicdan �n�nde yarg�lamak ve bir daha yinelememek, b�ylece
fazilet ve iyilikleri kendinde toplamak, i�sel geli�im y�n�nde
�nemli ad�mlar� olu�turur ki bu ayn� zamanda kendini tan�ma
cehtidir (�Maksatl� �st�rap�). B�yle samimi bir cehit;
bireyi, nefsinin i�vas�na kar�� uyan�k tutucu ve i�se geli�im
a��s�ndan makbul bir uygulamad�r.
Nefsin
i�vas�na d��meme y�n�nde sergilenen b�yle bir cehit ile,
be�eri nitelik ve zaaflardan kurtularak, insani de�erler y�n�nde
ilerlemek, yani �insanla�mak� olas�d�r. Nefse kar�� b�yle
bir tav�rlanma ve uygulaman�n �evremize ve topluma yans�malar�
da elbette ki olumlu olacakt�r, olmaktad�r da, bunu g�r�yoruz�
Ancak
bu �ekilde, biz yeti�kinler olarak; �ocuklar�m�za,
�taklit edilmeye de�er �rnekler� olu�turabiliriz.
Nefis Terbiyesi�
-
Vicdan�m�z�n
sesine uyan i�leri aray�p; onlar�, tevilsiz, uygulamaya �al��mak,
-
�radi
bir zorlay�� ile, vicdani oldu�unu kabul etti�imiz fiilleri
zorla yapmaya �al��mak. Ba�lang��ta �zorla� olan bu
uygulama yerini; i�ten gelen bir istek ile yapaca��m�z
hizmet ve fedakarl�klara terk edecektir
-
Kendimizi,
kar��m�zdaki insan�n yerine koymak,
-
�drakine
var�lan hatalar�n bir daha yinelenmesine meydan vermemek ve bu
konuda �srarl� olmak,
-
Her
olayda nefs kontrolu yapma al��kanl��� kazanmak,
-
Ho�umuza
giden fakat hi�bir yarar� olmayan bir tak�m arzulardan vazge�mek,
-
Nefs
terbiyesinde, aceleci bir zihniyet ile hareket ederek, kald�ramayaca��m�z
y�klerin alt�na girmemek,
-
Yap�lmamas�n�
arzu etti�imiz halde, her hangi bir k�t�l��� yapmaktan
kendimizi alam�yorsak, bekleyip; sabrederek, onun ger�ekle�mesini
geciktirmek,
Nefsimizi
terbiye y�n�nde, e�er de�erlendirebilirsek; bize hatalar�m�z�
i�aret eden kimselerin de b�y�k yarar� olabilir. Bu konuda
Pascal (17.y.y.) �D���NCELER� adl� eserinde �unlar� s�yler:
�Bize hatalar�m�z� g�steren insanlara �ok �ey bor�luyuz.
��nk� nefsimizin gururunu k�rar ve bize, zillete (a�a��l��a)
maruz oldu�umuzu i�aret ederler.�
|