|

21. Y�zy�l�n bu ilk g�nleri ile beraber iki �nemli y�ld�n�m�n�
de birlikte ya��yoruz. Bunlardan biri kuruldu�u g�nden bu yana
hi� durmadan, b�kmadan, usanmadan varl�klara ���k sa�an bir
merkez, bir bilgi oda��, bir okul olarak vazifesini s�rd�ren
Metapsi�ik Tetkikler ve ilmi ara�t�rmalar Derne�i�nin
50.kurulu� y�l�, di�eri de yay�nland��� ilk say�dan bu yana
yurdumuzdaki ruhsal ayd�nlanma ve bilgilendirme vazifesinin
temel unsuru olan Ruh ve Madde Dergisi'nin 40. yay�n y�l�d�r.
Dile kolay... 50 y�l. Yar�m as�rl�k bir vazife ko�usudur bu.
Nereden gelip nereye gitmektedir bu ko�u. ��te bunu
anlamak, i�inde bulundu�umuz yolu biraz daha yak�ndan
tan�yabilmek ��in bu say�m�zda yurdumuzda ruh�ulu�un, ruhsal
d���nce yolunun temellerini atan �statlar�n hayat�n�, Derne�in
nas�l kuruldu�unu, ilk yay�nlar�n nas�l ba�lad���n�, asl�nda
50 y�ldan uzun bir zamand�r yap�lan �al��malar� k�sacas� belki
de �o�u okuyucumuzun bilmedi�i tarihsel geli�imi sizlerle
payla�mak istedik.
Organizasyonun su
�st�nde, bilinen tarihini derlemek-toparlamak ve de�erli
okurlarla payla�mak bizim vazifemizdi. Bu organizasyonda
vazife alan, hizmeti ge�en aram�zda �u an olsun veya olmas�n,
bedenli veya bedensiz herkese te�ekk�r ederiz. Hep birlikte
organizasyonun tarihsel geli�mesine tan�kl�k edelim...
KURULMAKTA
OLAN �LM� NEO-SP�R�T�AL�ZM S�STEM�NE A�T B�RKA� S�Z
�stat
Dr. Bedri Ruhselman'�n 1953'de yay�nlanan Ruh ve Kainat
dergisinin Eyl�l say�s�nda, derginin birinci senesi
dolay�s�yla kaleme ald��� yaz�y� de�i�tirmeden sunuyoruz. Yeni
Ruh�ulu�un (Neo-Spirit�alizm) kurulu�unu, �stat Bedri
Ruhselman'�n kendi kaleminden aktar�yoruz:�
Gelecek say�m�zdan itibaren okuyucular�m�z� yepyeni bir
istifade kayna��na yakla�t�rmak imkan ve nasibine kavu�mu�
bulunuyoruz. Neo-Spirit�alizma 'n�n ilk basit esaslar�n� ve
anahtarlar�n� bize ve en b�y�k ruh dostumuz �stad�n
tebligat�n� bu sayfalarda ne�retmeye ba�layaca��z. Bunu
�imdiye kadar yapamay���m�z�n sebebi hen�z bu i�e haz�rl�ks�z
bulundu�umuz d���ncesiydi. �stad, di�er �arkl� ve Garpl�
yabanc� ara�t�r�c�lar�n irtibata ge�tikleri varl�klar�n klasik
tebligat�n� iyice m�talaa ettikten ve onlar�n a��klam��
olduklar� baz� realiteleri hazmettikten sonra gene tatmin
edilememi� oldu�umuz noktalar� o zaman�m�za g�re, yani bundan
17-18 sene evvelki d���ncelerimize g�re, bizi tatmin eden
tebli�ler vermi�, ilk temasta bulundu�umuz y�ksek bir
varl�kt�r.
Filhakika �stad ad�yla
and���m�z bu y�ksek varl���n alm�� oldu�umuz �st�n k�ymeti
haiz tebligat�n�n d�nyada yeni bir realitenin ilk kap�lar�n�
a�maya bir haz�rl�k oldu�unu, uzun zamanda kazanabildi�imiz
g�rg� ve tecr�belerden sonra anlad�k. O bir ba�lang��t�. O
zamandan bu zamana kadar ge�en m�ddet zarf�nda araya bir s�r�
di�er k�ymetli ruh dostlar�m�z�n tebligat� kar��t�. Ve
bunlar�n her biri gene haz�rlanmakta olan ve ilk kap�s�n�n
anahtar� �stad taraf�ndan verilmi� bulunan b�y�k realitenin
yava� yava� iptidai malzemelerini haz�rlamak vazifesini
g�rd�ler. Bu vazifelerin verimli neticelerinden bir k�sm�n�
muhtelif isimlerde ne�retmi� oldu�umuz kitaplarla yay�nlamay�
biz de kendi �zerimize d��en bir vazife telakki ederek
memleketimize ve b�t�n insanl��a kar�� olan bu b�y�k borcumuzu
�demeye �al��t�k. Fakat vazifemiz bitmedi ve borcumuzun en son
ve en temelli k�s�mlar�n� hen�z �demedik. Zira biz de klasik
bir Spirit�alizma g�r���nden esas itibar�yla
(Neo-Spirit�alizma) ad� ile ayr�l��� ifade etmi� olmakla
beraber, bu ayr�l���n vaz�h (a��k) ve esasl� hudutlar�n�n
tayinine medar (sebep) olabilecek berrakl�k i�inde ana
prensiplerimizi hen�z kurabilecek bir tekam�l merhalesini
ikmal etmi� (tamamlam��) bulunmuyorduk. Bu y�zden, �imdiye
kadar ne�redilen kitaplar�m�z klasik spirit�alizmaya nazaran
olduk�a m�him yenilikleri ihtiva etmi� bulunmas�na ra�men,
bir�ok noktalarda sadece eski anlay�� tarz�na a��k ve daha
kolay anla��l�r bir tarzda izahlar�n� yapm�� olman�n
hududundan ileri gitmi� bulunmuyordu. Fakat m�temadi
�al��malar�m�z ve buna mukabil yukar�lardan zamanla k�ymetleri
birbirine nazaran artarak gelen tebligat�n yard�mlar� bizi
yepyeni ve en son anlam�nda bir Neo-Spirit�alizma sisteminin,
asr�m�z i�in ancak anla��labilmesi m�mk�n en ileri realite ve
materyallerini buldurmaya sevk etti. ��te bu �al��malar�n ve
bu yard�mlar�n neticesiyledir ki d�nyam�z�n bug�nk� y�ksek
tekam�l durumu ile m�tenasip, �imdiye kadar hi�bir taraftan
d�nyam�za verilmemi� b�y�k hakikatlere ait ilham medyomlar
arac�l��� ile gene y�ksek varl�k plan� taraf�ndan haz�rland�
ve esas itibar�yla kendi �ahsi bilgileri pek de ileri olmayan
ve bilhassa..bu mevzularda s�f�r derecesine yak�n bulunan bu
yeni haz�rlanm�� medyom dostlar�m�z vas�tas�yla b�y�k ve
yepyeni hakikatleri ihtiva eden tebligat verilmeye ba�land�.
Bu tebligat�n say�s� mahdut (s�n�rl�) olacakt�r. Ve son ger�ek
realiteyi d�nyam�zdaki vazifelilere vermek gayesine matuf
olarak tertiplemi� bulunmaktad�r. ��te biz de bu i�i art�k bu
d�nya hayat�m�z�n en ileri bir faaliyeti olarak bug�n idrak
etmi� bulunuyor ve 1936'da ba�lanm�� bir (Neo-Spirit�alizma)
realitesinin �stad taraf�ndan verilen anahtarlar� ile a��lm��
kap�lar�n�n b�y�k bir devresinin ve o devre i�indeki son
vazifelerimizin manas�n� �imdi daha iyi kavram�� bulunuyoruz.
Bu kavray�� liyakatine ancak �stad zaman�ndan bu son aylara
gelinceye kadar, k�ymetli ruh dostlar�m�z�n yard�mlar�yla
s�ren bir haz�rl�k, bir ara�t�r�c�l�k devresinden sonra
eri�mi� bulunuyoruz. Ve bu idrak de bize �stad�n takriben 20
celse s�ren tebligat�n�n mana, k�ymet ve gayesinin hakiki
de�erini tan�tm�� bulunuyor. Zira bu kadar uzun s�ren ve her
biri ayr� k�ymette ve ayr� fikir ve duygu zenginli�i i�inde
bizi ve bizlerle beraber sevgili di�er ara�t�r�c� dostlar�
ayd�nlatan muhtelif varl�klar�n devaml� ve programl� ve
birbirini tamamlay�c�, birbirine ba�l� tebligat� muhitimizde
gayesine varm��, vazifesini g�rm�� ve beklenilen neticenin
tahakkuku e�i�ine bizi ula�t�rm��t�r.
Son
aylardaki mesaimizde ikinci bir �stad plan�n�n b�y�k bir fikir
ve bilgi ayd�nl��� i�inde vermekte oldu�u tebligat, ilk �stad
plan�n�n a�t�rd��� Neo-Spirit�alizma sahas�n�n ve devresinin
d�nyam�z anlay�� ve kavray�� ihtiyac�na as�rlarca yetecek en
esasl� ve ger�ek realiteleri �zerinde toplam�� bulunmaktad�r.
�imdiye kadar ancak iptidai materyallerini, haz�rlay�c�
unsurlar�n� elde etti�imiz ve bir ba�lang�� olarak sundu�umuz
Neo-Spirit�alizma realitesi prensiplerini son �stad plan�ndan
ald���m�z bilgilerle ikmal ederek halen olgunla�m��,
d�nyam�z�n yeni bir tekam�l safhas� i�in haz�rlamaya ve b�t�n
sevgili dostlar�m�z� ve tefekk�r, tahakkuk pe�inde ko�an
insanl��� tatmin edici bir sistem dahilinde takdim edilecek
bir duruma sokmaya �al���yoruz. Bu en zevkli ve en ileri
sayd���m�z b�y�k vazifemizin herkes i�in faydal� bir neticeye
vard���na kanaat getirdi�imiz anda bize bu liyakate ula�t�rmak
imkanlar�n� gene bir vazife halinde kazand�rm�� bulunan son
�stad plan�n�n tebligat� ile birlikte haz�rlam�� oldu�umuz
'Son Neo-Spirit�alizma g�r��� ile 'Ruh ve Kainat' bilgisi
hakk�ndaki sistemimizi ne�retmeye ba�layaca��z.
Demek ki
�u son d�nya enkarnasyonumuzdaki insan karde�lerimize ve
dostlar�m�za kar��, onlar�n fikir ve duygu hayatlar�nda
kendilerine faydal� bir varl�k, vefakar bir karde�, sad�k bir
dost olmak vazifemizin b�t�n hizmetlerini g�rmek arzu ve
i�tiyak�m�zda ve vazife iste�imizde bizi destekleyen ilk
�stad�m�z bu vazifemizin ger�ekle�ebilmesine yetecek malzeme
kap�s�n�n anahtarlar�n� vermi�, son �stadlar�m�z da (ki biz bu
y�ksek dostlar�m�za 'Kemal Yolu Rehberleri' diyoruz) bu
malzemelerin tedariki ve taraf�m�zdan kullan�labilmesi yol ve
imkanlar�n�n rehberi ve naz�m� olmu�. Ve d�nyam�za lay�k
oldu�u �imdiye kadar verilmemi� bilgilerin muhtelif
kanallardan verilmesini sa�lam��t�r.�
RUH�U B�LG�
(SP�R�T�AL�ZM)
Ruh�u
Bilgi, evreni ve varl�klar� ara�t�ran, evren-insan aras�ndaki
ahengi ve i�leyen yasalar� bulmaya, anlamaya ve uygulamaya
�al��an bir bilgi sistemi ve ger�e�i ara�t�rma y�ntemidir.
D�nya �zerinde etki alan�n� h�zla geni�leten ruh�uluk ekol�,
t�m ara�t�rmalar�nda hem ruhu, hem de maddeyi kendi de�erleri
�l��s�nde bir araya getirerek ahenkli bir bilgi sistemini
sentezleyerek insanlar�n hem kendilerini, hem de hayat� bir
b�t�n halinde kavramalar�n� sa�layacak yepyeni bir anlay��
olu�turmu�tur. Felsefi olarak kozmoloji (evrenbilim), ontoloji
(varl�kbilim) ve etikle (ahlak) ilgilenir. Deneysel ve
bilimsel y�n�yle parapsikoloji, duyular d��� alg�lamalar,
�pnoz, telkin, manyetizma gibi konularla �lgilenir.
Ara�t�rmalar yapar.
T�RK�YE'DE
RUH�ULU�UN BA�LANGICI
�stat Dr. Bedri Ruhselman taraf�ndan kurulan
"T�rkiye
Metapsi�ik Tetkikler ve �lmi Ara�t�rmalar Cemiyeti" �nsanl��a
hizmete 1950 y�l�nda ba�lad�. �stat Dr. Bedri Ruhselman,
���kl� ad�mlar�yla Ruh�u anlay��ta yeni bir yol a�m��t�r.
�nsanl���n y�zy�llardan beri ihtiyac�n� duydu�u ve ruhsal
tekam�l i�in ka��n�lmaz olan kainat yasalar�n� a��klayan
bilgileri, ilahi Yard�m ve Himaye alt�nda derlemek ve
insanl���n �stifadesine sunmak �zere yery�z�ne gelmi� olan
�stat Dr. Bedri Ruhselman��n yapm�� oldu�u hizmet ve vazifenin
kapsam� yar�n�n insanlar� taraf�ndan daha derinden
anla��lacakt�r. Yar�nlardaysa, �stat Dr. Bedri Ruhselman'�n
�a�lar boyu s�regelen vazife halkas�na yeni bilgiler, yeni
uygulamalar, yeni anlay��lar,yeni insanlar kat�lmaya devam
edecek; �����n Bilgisi geni�leyen halkalarla vazifesini ifa
ederek, d�nyada yak�lan
"De�i�im Ate�i"nin, ���l' ���l yanan
me�alesini elden ele ula�t�rmaya �al��acakt�r. �stat Dr.
Bedri Ruhselman'�n ilk ruhsal bilgi �al��malar�ndan itibaren
elden ele aktar�lan bilgi me�alesi hi� s�nmedi, hi�
s�nmeyecek...
�STAT DR.
BEDR� RUHSELMAN'IN KISA HAYAT �YK�S�
Sessiz ve
sedas�z �ekilde d�nyam�zdan gelip ge�en, Metapsi�ik Biliminin
50 y�ld�r �lkemizde ayn� sadelikle hizmetini s�rd�ren T�rk
Ruh�ulu�unun �nc�s� �stat Dr. Bedri Ruhselman, 1898 y�l�nda,
�stanbul�un F�nd�kl� semtinde, Set �st�'ndeki evlerinde
d�nyaya geldi. Ruhselman'�n soy k�t���, Kafkasya'da ya�ayan
�erkezlerin �aps�� koluna kadar uzan�r. Babas� Bahriye
Kola�as�, yani K�demli Y�zba�� Askeri Cerrah Cemal Efendi,
annesi ise Kastamonu Kale Kumandan� Binba�� H�sn� Efendi'nin
k�z� Safiye han�md�. Ruhselman asker k�kenli bir aileden
geliyordu. Ailece, ilkokulu bitirinceye kadar �stanbul�da
F�nd�kl�'da oturdular. �lkokula �emsi Efendi Mektebi'nde
ba�lad�. �ocuklu�unun ilk y�llar� �stanbul�un F�nd�kl�
semtinde ge�en Ruhselman, 1902 y�l�nda babas�n�n �anakkale'ye
tayin olmas� nedeniyle, ilk ve orta ��renimini �anakkale
R��tiyesinde tamamlad�. K���k ya�lardan beri m�zik yetene�i
dikkat �ekiyordu. On ya��ndayken m�zi�e olan ilgisi nedeniyle
keman dersleri almaya ba�lad�. M�zik yetene�inin yan� s�ra
�ocuklu�undan beri metapsi�ik konulara �ok b�y�k ilgi duyan
�stat Dr. Bedri Ruhselman, 12 ya��ndayken kendisi i�in d�n�m
noktas� olu�turacak �nemli bir olay ya�ad�. Gayret Kitapevinin
yay�nlad��� bir cep kitap����yla, ruhsal haberle�me
deneyimlerine giri�ti. Ve �lk celse deneyini, 15 ya��ndayken
babas�n�n ve baz� dostlar�n�n yan�nda ger�ekle�tirmeyi
ba�ard�. Kendisinin de belirtti�ine g�re bu celsede bir
sava��n ��kaca�� s�ylenmi�ti. Nitekim 1914 y�l�nda, Birinci
D�nya Sava�� patlak verdi. Bu nedenle ailesi, Ruhselman�� bir
denizalt� ile �stanbul�a yollad�. Bundan sonra lise ��renimine
Kabata� Lisesinde devam edecekti.
Ruhselman e�itimi s�ras�nda keman dersleri almaya devam etti.
�stanbul�un �stat keman hocas� Bay Braun ��rencisinin b�y�k
�mit vaat etti�ini s�yleyerek, Ruhselman 'dan ders almalar�
i�in baz� prenslere ��rencisiyle ilgili referanslar verdi. Ruhselman
1916 y�l�nda Kabata� Lisesini bitirdikten sonra T�bbiyeye
girdi . Ailesi de �stanbul�a gelmi�ti. O d�nemlerde eline
ge�en bir kitapta �ehit olanlar�n cennete gidece�i ifade
edilmekteydi. Gen� Ruhselman bu kitaptan �ok
etkilenerek �anakkale Sava��'na kat�lmaya karar verir ve hemen
askerlik �ubesine giderek kayd�n� yapt�r�r. Fakat psi�ik
yetenekleri olan bir ki�inin, ona
"�l�rse cennete gitme d���ncesini
b�rakmas�n�, aksine e�itimine devam etmesinin daha �nemli
oldu�unu"
bildirmesinden sonra verdi�i karardan
vazge�er, pi�man olmu�tur ama art�k vakit �ok ge�tir. K�sa bir
s�re i�inde askerlik �ubesine teslim olmas� gerekecektir.
Y�zba��
olan day�s�yla bir ��z�m bulmak i�in subaylar�n gelip gitti�i,
Sirkeci' deki Meserret kahvehanesine giderler. Ne
yapacaklar�n� tart��maya ba�larlar. Yan masada oturan bir
subay konu�malar� duyar. Onlara d�nerek ne oldu�unu sorar,
olup biteni anlat�rlar. Subay gen� Ruhselman 'a d�nerek
�unlar� s�yler:
"O�lum, vatan i�in �lmek
�ereftir. Sava�ta insan bir kere �l�r, ama okumu� bir insan
ya�ayarak, vatan�na her g�n hizmet eder. Sen de e�itimini
tamamla ve milletine bu yolda hizmet et."
Cebinden
��kartt��� karta bir �eyler yazar ve Bakanl�ktaki bir ki�iye
verilerek kayd�n silinmesini ister. Day�, ye�en kart�n
�st�ndeki ismi okuyunca �a��r�rlar. Kart�n �st�nde �u isim
yazmaktad�r:
"Miralay Mustafa
Kemal"
Bu olay
gen� Ruhselman '� �ok derinden etkiler. Sanata ve m�zi�e olan
ilgi ve sevgisi de her ge�en g�n artar. �zellikle Adli T�p
Hocas� Saim Ali Bey, onun m�zikteki ba�ar�s�n� �ok destekler.
M�zi�e olan sevgisi, O'nun T�bbiyeyi d�rd�nc� s�n�ftan terk
ederek Prag Konservatuar�na girmesine neden olur. 1920
y�l�nda Prag 'tayd�. Adli T�p Hocas� Saim Ali Bey'in de
yard�m�yla ve �stanbul�da oturan M�s�rl� bir prensesin
himayesinde olarak Prag'da y�r�tt��� m�zik �al��malar�
sonucunda konservatuardan mezun oldu ve Meister Schule'nin
yeni Virt��z okulunun s�navlar�n� ba�ar�yla vererek, keman
virt��zl���ne y�kseldi. Prag'daki m�zik e�itimi s�ras�nda
Ruh�ulukla �ok yak�ndan ilgilenen bir ki�iden ilk bilgilerini
ald�. Frans�zca, Almanca ve biraz da �ngilizce bilmenin
verdi�i avantajla metapsi�ik ara�t�rmalar�na ba�lad�. Ve d�nya
literat�r�nden Allan Kardec, Gustave Geley,Charles Richet,
Leon Denis gibi klasik ruh�ulu�un �nc� ki�ilerinin yazd���
ciddi eserleri inceledi. Ve uygulamalar yaparak, �pnotizma
��rendi.
Cumhuriyetin �lan�n�n �lk y�llar�yd�. Kendisini maddi y�nden
destekleyen prensesin mali durumunun bozulmas� �zerine Maister
Schule Virt��z Okulunun mezuniyet s�navlar�na giremeden
�stanbul'a d�nmek zorunda kald�. 1926-1935 y�llar� aras�nda
Anadolu'nun �e�itli kentlerinde m�zik ��retmenli�i yapar. Ve
yar�m b�rakt��� T�p Fak�ltesine yeniden kaydolur. 1934
y�l�nda, �zmir Erkek Muallim Mektebinde, dinleyicilerin, bir
�ocu�un elinden ka�an balonla ilgilenmeleri ve o anda �alan
m�zikle ilgilerinin kalmamas�, Ruhselman'�n konseri yar�m
b�rak�p salonu terk etmesine neden olur. Keman�n� dolab�n�n en
�st g�z�ne yerle�tirir ve bir daha konser vermeme karar� al�r.
Spirit�alizm ve T�bbiyedeki e�itimine daha fazla �nem verir.
T�bbiyeden mezun olduktan sonra, Profes�r Frank'�n yan�nda
uzmanl�k e�itimi g�r�r ve dahiliye uzman� olur. �zmir�de bir
muayenehane a�ar. Teorik ruh�ulu�u �ok iyi sentezleyen Dr.
Bedri Ruhselman uygulamal� ara�t�rmalara ba�lar. 1936 y�l�nda
�nl� m�zikolog H�seyin Saadettin Arel'in medyomlu�u
arac�l���yla ilk y�ksek ruhsal bilgileri almaya ba�lar.
Kendisini
"�stat"
ad�yla tan�tan bedensiz varl�k bu celselerde olduk�a y�ksek
bilgiler aktarm��t�r. Bu bilgiler Yeni Ruh�ulu�un
(Neo-Spirit�alizmin) do�u�unu sa�lar. Bu celseler 11 y�l
s�rer.
Dr.
Bedri Ruhselman bir s�re Bak�rk�y Ak�l Hastanesinde �al���r ve
incelemeler yapar. Doktorlu�a ba�lad�ktan sonra da Fener
adl� bir dergide yaz�lar� yay�nlan�r. Bu
"Y�kseltici
Bilgiler ve Sanatlardan S�z Eden Ayl�k Mecmua"
Mart
1938'de yay�n hayat�na ba�lar, maddi sorunlar y�z�nden alt�
say� sonra yani 1938 A�ustosunda kapan�r.
Dr. Ruhselman 1940-41 y�llar�nda, yedek y�zba�� r�tbesiyle
doktor olarak askerli�ini yapar. Askerlikten sonra, ruh�ulukla
ilgili �al��malara devam eder. Bu arada Afganistan,
T�rkiye�den doktor istemektedir. Dr. Bedri Ruhselman birka�
doktorla birlikte, 1943 Mart�nda Afganistan'a gider. Doktorlar
aras�nda, ilk T�rk spirit�alistlerinden olan Dr. Sevil Akay da
vard�r.
Dr.
Ruhselman Kabil'deki R�fk� Sanatoryumu'nda �� y�l s�reyle ba�
hekimlik g�revini y�r�t�r. Bir ara Hindistan�a gitme
giri�iminde bulunursa da ba�ar�l� olamaz. Deneysel
�al��malar�n� s�rd�r�r ve bu �� y�l i�inde Ruh ve Kainat adl�
�� ciltlik eserini tamamlar.
1946
y�l�nda yurda d�nen �stat Dr. Bedri Ruhselman, T�rk Ruh�ulu�u
i�in yeni bir ����r a�acak olan eserini yay�nlar. Ve
yay�nlar�na Neo-Spirit�alizm (Yeni Ruh�uluk) ad�n� vererek
klasik ruh�uluk anlay���n�n ufkunu ve hedefini geni�leterek
metapsi�ik alanda yeni bir ekol kurar. �stat Dr.
Bedri Ruhselman, Yeni Ruh�ulu�un (Neo-Spirit�alizmin)
esaslar�n� Yaradan'�n birli�i, varl�klar�n birli�i, �lahi
irade yasalar�n�n mevcudiyeti ve bu yasalar�n tatbikat
zorunlulu�u, sonsuz tatbikatlar, sonsuz evrenler ve evrenlerde
zeki ya�am�n oldu�u, ruhun varl���, tekrar do�u�, tekam�l,
feragat, fedakarl�k, sevgi, �efkat, merhamet, ho�g�r� gibi
kozmogonik ve ontolojik temelleri yeniden ele alarak
sistematize etmi�tir. 50 y�ld�r
�lkemizde ruhsall�kla ilgili konularda bilgi sahibi olmak
isteyen, �nsan�-evreni-varolu�u-ya�am� sorgulayan her insana;
insan, ruh, �te alem, tekam�l, vicdan, kader,tekrar do�u� gibi
temel konular hakk�nda esasl� ve sade bilgiler veren
"Yeni
Ruh�uluk
Ekol�"
�� ciltlik Ruh ve Kainat adl� eserle temellerini atm��t�r. Bu
eser �lkemizde metapsi�ik alanda yay�nlanan ilk bilimsel ve
ciddi yay�nd�r.
1947
y�l�nda �zmir�de doktorluk mesle�ini s�rd�ren Ruhselman, bir
celse �al��ma grubu kurar ve ruhsal ba�lant�lara ba�lar.
�stanbul'da bir �al��ma grubu daha vard�r, onlarla da
ba�lant�s�n� s�rd�r�r. Dr. Bedri Ruhselman muayenehane sahibi
olmay� uzun s�re y�r�temeyecektir. Asil karakterine uymayan
haks�z olaylar nedeniyle, hekim olarak y�klendi�i sorumluluk
anlay��� ve Hipokrat yemini doktorlu�u da b�rakmas�na neden
olur. Dr.
Ruhselman art�k kendisinin kurucusu oldu�u "Yeni Ruh�uluk
Ekol�yle" ilgili bilgi �al��malar�na daha fazla zaman ay�rmak
istemektedir. Bu y�zden maa�la �al��aca�� bir i� aramaya
ba�lar. Akdeniz'de Marsilya hatt�nda �al��an Ankara yolcu
gemisinde doktorluk yapmaya ba�lar. B�ylece, odas�nda bo�
kald��� zamanlarda yo�un bilgi �al��malar� i�in zaman
bulur.1947-1954 y�llar� aras�ndaki d�nem,"Yeni
Ruh�uluk Ekol�n�n"
en verimli y�llar�d�r.
En yo�un celse �al��malar� bu d�nemde yap�l�r.
"�stad"
celselerinde de bildirildi�i gibi 10-12 y�ll�k bir aradan
sonra yeniden ba�layan celse �al��malar�
"Kadri", "Mustafa Molla"
isimli varl�klar�n celseleriyle s�rm��;
"�ihap", "Ak�n", "Kemal Yolcusu"
celseleriyle son bulmu�tur.
Dr. Bedri
Ruhselman, ruhsal alemden bedensiz varl�klar arac�l��� ile
verilen �ok kapsaml� bilgilerle "Yeni Ruh�uluk Ekol�n�n"
temsil etti�i realitenin �e�itli y�nlerine a��kl�k kazand�rm��
ve 1947-1954 y�llar� aras�ndaki eserlerinde bu yeni anlay���
�lkemiz halk�na daha yak�ndan tan�tmaya �al��m��t�r. Kendini
ruhsal ara�t�rmalara vakfeden Ruhselman, 1948 y�l�nda Ankara
ve �stanbul �niversitelerinde Ruh�uluk �zerine bir dizi
konferanslar verir. 1949 y�l�nda, b�y�k bir b�l�m� celse
�al��malar�ndan olu�an
"Ruhlar Aras�nda"
adl� ara�t�rma kitab�n� yay�nlar.
METAPS���K TETK�KLER ve �LM� ARA�TIRMALAR DERNE��N�N KURULU�U
Dr. Bedri
Ruhselman �lkesinin insan�na Ruhsall�kla ilgili bilgileri daha
yak�ndan tan�tmak insanlar�n �uur seviyelerini, anlay��lar�n�
y�kseltmek ve ya�amakta olan varl���n amac� nedir, insano�lu
nereden gelir, nereye gider sorular�na yan�t verebilmek,
tekam�l ger�e�ini, vazife anlay���n� ve beden �tesi
realitesini daha iyi anlatabilmek i�in bir dernek kurmay�
hedefler.
�stat
insano�lu i�in belli bir hedef �er�evesinde, o hedefin
ger�ekle�mesi i�in kilitlenmenin �nemini �ok iyi bilmektedir.
Resmi bir dernek, da��n�k �eklide ara�t�rma yapan grup
�yelerini merkezi bir hedef etraf�nda toplayacakt�r. O, �a�lar
boyunca kendilerini bir araya getiren VAZ�FE� N�N �nemini bir
vazife sezgisi i�inde yerine getiren gruplar�n hedefe
kilitlenme ve topluma hizmet verme konusunda daha ba�ar�l�
olduklar�n� �nc�l vazife sezgisiyle �ok �nceden kavram��t�r.
Ve nihayet bu b�y�k idealini de ger�ekle�tirme f�rsat� bulur.
O ve vazife arkada�lar�, Taksim S�raselviler, Billurcu
��kmaz�'nda kiralad�klar� son derece sade ve harap bir kat�
yeniden d�zenleyerek dernek olarak kullanmaya ba�larlar.
Resmi
olarak da, 30 Mart 1950'de T�rkiye Metapsi�ik Tetkikler ve
�lmi Ara�t�rmalar Cemiyeti'ni (Cemiyet kelimesi sonradan
Dernek olmu�tur) kurar.
Kurucular�: Ba�kan Dr. Bedri Ruhselman, Y�netim Kurulu
�yeleri: Dr. Sevil Akay, Avukat Suat Plevne, Muammer Bayurgil
ve Nurettin �zmen'd�r.
�stat Ruhselman bu g�revini 1957 y�r�na kadar s�rd�rm��t�r.
Dr. Bedri Ruhselman 1951 y�l�nda
"Allah"
adl� kitab�n� yay�nlad�. Bu kitapta,
"Yeni Ruh�uluk Ekol�n�n" (Neo-Spirit�alizm) di�er klasik
spirit�alist ekollerle aras�ndaki fark iyice belirginle�mi�ti.
Dr.
Ruhselman, ayn� d�nemde Ankara'da yay�nlanan �� Varl�k adl�
dergiye de yaz�lar yaz�yordu. Bu d�nemde ayr�ca �stat
Ruhselman Anadolu'dan gelen yo�un talep �zerine bir b�lten
��kar�r. Bu b�ltenle hem bilgi yayma hem de yurdun �e�itli
yerlerinden gelen konu ile ilgili sorular� yan�tlamaktad�r. Bu
�al��ma k�sa bir s�re sonra Ruh ve Kainat dergisine
d�n��ecektir. Yine bu d�nemde, Metapsi�ik Tetkikler ve �lmi
Ara�t�rmalar Derne�i, Uluslararas� Spirit�alizm Federasyonuna
�ye kabul edilir.
Ayn� y�l
Stockholm'de Uluslararas� Spirit�alizm Kongresi yap�lmaktad�r.
Dr. Ruhselman bu kongreye,
"Medyomlu�un ve Ruhlar�n D�nyam�zdakilerle G�r��me ve
M�nasebetlerinin Neo-Spirit�alizma G�r��� ile �lmi �zah�"
ba�l�kl� 61 sayfal�k bir rapor sunar.
B�ylece
kongreye kat�lan 15 ulusun bayra��n�n yan�nda T�rk Bayra�� da
yer al�r.
Dr. Bedri
Ruhselman'�n bu raporu d�nyadaki �e�itli ruh�u merkezlere
da��t�l�r ve yank�lar uyand�r�r. Londra'daki Uluslar aras�
Spirit�alizm Federasyonu Ba�kan� Hitchcock hayranl�k dolu bir
mektupla �vg�lerini bildirir. Bu rapor T�rk�e'de
"Medyomluk"
ad�yla yay�nlan�r. Dr. Bedri
Ruhselman 1952 y�l�nda ruhsal bilgileri daha geni� bir kitleye
yayabilmek i�in �� ciltlik eserinin ad�n� ta��yan bir dergi
yay�nlad�: RUH VE KAINAT dergisi. �ok zor �artlar alt�nda
�al��malar�n� s�rd�ren Ruhselman ve arkada�lar� baz� maddi
problemleri t�m �abalar�na ra�men ��z�mleyemediler. Ruhsal
Alemle ilgili �al��malar�, maddi alemle ilgili �al��malar�ndan
daha yo�un oldu�u i�in s�k s�k maddi s�k�nt�lar
ge�iriyorlard�. Dergi maddi imkans�zl�klardan dolay� ancak 18
say� s�rd�.
MT�A DERNE�� HAKKINDA
Ruh ve
Kainat dergisinin 6. say�s�nda (Mart 1953) Metapsi�ik Cemiyeti
i�in kaleme ald��� yaz�y� �stat Ruhselman'�n kaleminden
aktar�yoruz: "
�stanbul�da 1/4/1950 tarihinde T�rkiye Metapsi�ik Tetkikler ve
�lmi Ara�t�rmalar Cemiyeti ad�nda bir cemiyet kurulmu�tur.
B�t�n d�nyada ve bilhassa ilim hayat�n�n inki�af etmi� oldu�u
b�t�n medeni memleketlerde mevcut olan ve kendi sahas�ndaki
ilmi �al��malara yol a�an b�yle bir te�ekk�l memleketimizde
�imdiye kadar maalesef teess�s edememi�ti. Ve bu da elbette
memleketimizin irfan� nam�na �ok b�y�k bir eksiklik, bir
kusurdu. Bununla beraber yurdumuzun her taraf�nda ve bilhassa
son zamanlara do�ru g�r�len bu sahalardaki ara�t�rma
hareketlerinin �o�al��� b�yle bir ilim mihrak�n�n bizde de
kurulmas�n�n vakti gelmi� oldu�unu a��k�a g�steriyordu. Di�er
taraftan ilmi �al��malar neticesinde y�ksek ruh alemlerinden
medyomlar vas�tas�yla alm�� oldu�umuz �ayan� dikkat ve b�y�k
bir ilmin, b�y�k bir hakikatin ifadesi olan �ok k�ymetli
tebligat da b�yle ruh bilgilerinin b�t�n d�nyay� sarmaya
ba�layan neticesinden memleketimizle beraber b�t�n
d�nyan�n da istifade etmesini istilzam (gerektirme) edecek
mahiyet arz etmekte idi. Mesele d�nya �ap�nda ilmi bir
mevzuyla ilgilidir. Bug�n
bilhassa Anglasakson ve Latin memleketlerinde hararetle
�zerinde �al���lan bu mevzu bizim s�ratle ge�mi� oldu�umuz
ilmi merhalelerin baz� noktalarda �ok gerisinde kalmaktad�r.
Bu halden hakikati ve ilmi seven ve arayan her memleketin
istifade edece�i tabiidir. ��te bu d���nceler ve bu ilmin ve
hakikatin tahmil etmi� (y�klemi�) oldu�u vazifeler bizleri
harekete getirdi ve bu cemiyeti, arkas�ndan da bu mecmuay�
tesis ve ne�re bizi mecbur k�ld�.
D�nya yeni
bir realitenin taharrisiyle (ara�t�rma) me�guld�r. Bu realite
kalple beynin, iIme dayanan akil ve hadsin el ele vererek
y�r�d��� bir saha i�inde parlamaktad�r. Maddi oburlu�un, kana
ve cana k�yma ihtiras�n�n ba�� bo� ve alabildi�ine d�nyay�
ku�att��� devrimizde dar g�r���n mahsul� olan inkarc�
materyalist telakkinin iflasa y�z tuttu�unu hissediyoruz. O
materyalizm ki as�rlardan beri d�nyaya yaln�z madde h�rs�,
yaln�z kan kokusu, yaln�z �l�m ve yokluk tohumu ekmi�tir... O
materyalizm ki insanlar�n en k�ymetli �zbenliklerini hi�e
indirmi�, en k�ymetli varl�klar�n� yok etmi�, asil
k�ymetlerini te�kil eden ruhlar�n� kendilerine inkar
ettirmi�tir. ��te bug�nk� d�nya, �zbenli�ini, asil varl���n�
ruhunu kendisine yeniden kavu�turacak y�ksek ve parlak
realiteyi ar�yor. ��nk� maddi h�rs d�nyay� art�k yordu, kan
kokusu tiksindirdi, yokluk telkinin ac�s� onu inkarc�
materyalist realitesinden ruhen uzakla�t�rd�. Bu bir
hakikattir. Fakat bu hakikati izah ve ispat edecek yol ancak
bir tek yoldur o da parlak, nurlu ve hi�bir ihtiras�n zebun�
(zay�f, g��s�z) olmayan hakiki, ilim ve bilgi yoludur. Her
�ey ancak ilmin ����� alt�nda parlak ve her hakikatin kap�s�
ancak hakiki ve muhteris (�ok h�rsl�) el/erin oyunca��
olmaktan azade ilmin sa�lam ve emin anahtarlar�yla a��l�r. Bu
d���nceler, T�rkiye Metapsi�ik Cemiyetinin kurucular�na rehber
olan fikirlerin anas�d�r. Onu ho� g�renler ve do�ru bulanlar
bu b�y�k hakikatlerin inki�af� yolundaki hareketlere
bedenleriyle, ruhlar�yla, vakitleriyle, otorite ve
h�viyetleriyle maddi ve manevi imkanlar� ve ihtiyatlar�yla
kat�lmaktan �ekinmezler. ��nk� bu hareketler d�nyan�n arad���
ve istedi�i, �zledi�i realitenin pe�inde ko�maktad�r. Tanr� bu
yolda h�z almak isteyen her ko�ucunun b�y�k yard�mc�s� olsun."
�abalar�ndan ve insana hizmet etme arzusundan bir an bile
vazge�meyen Dr. Ruhselman 1953 y�l�nda da
"Mukadderat ve �cabat"
adl� eserini yay�nlad�.
Dr.
Ruhselman'�n bu d�nemdeki �al��malar� ve y�nlendirmeleri
�dealist bir insan�n, d�nya okulunun temel bilgilerini d�nya
bedeni ve idraki i�inde bilen, anlayan, HAK�KAT� UYGULAYAN bir
varl���n �rg�tleyici davran��lar�na benzer. Onun
davran��lar�n�, �ahsiyetini, i�ini ve �zellikle RUHSAL
VAZ�FES�N� inceleyip, anlamaya �al��acak olanlar, onun bu
�zelliklerini de dikkate almal�d�rlar.
�STAT
BEDR� RUHSELMAN 'IN SON B�Y�K VAZ�FES�
Ruhsal
bilgi �al��malar� art�k yeni bir yo�unluk kazan�r. Bu nedenle
Dr. Bedri Ruhselman, Metapsi�ik Tetkikler ve �lmi Ara�t�rmalar
Derne�inden 5 Mart 1957 tarihinde ayr�l�r. G�revi gen�
arkada�lar�na teslim eder. Te�kil ettirilmi� olan hizmet ve
vazife kadrosunun g�revini ifa edece�ine g�veni tamd�r. B�t�n
bu yorucu �al��malar sonucu Dr. Ruhselman 1958 Haziran�nda bir
kalp krizi ge�irir. iki ay s�reyle Cenova'da tedavi g�r�r.
Gemi doktorlu�unu b�rakm��t�r art�k. T�rkiye'ye d�nd�kten
sonra, d�zenli bir ya�am s�rmesi gerekirken, aksine �ok a��r
bir tempo ile �al��malar�n� s�rd�r�r. Bu yo�un �al��malar�n�
s�rd�rd��� evi ise gayet m�tevaz� idi. K���k bir salon, onun
yan�nda bir oda ve k���k bir mutfak. Kendi odas�nda sadece bir
gard�rop ve seyyar yatak vard�. Salonu ise kitaplarla
doluydu. Salonda en �ok dikkat �eken ise, kendisinin oturdu�u
yerin sa� taraf�nda �st �ste konmu� �eker sand�klar�ndan
olu�an, i�i kitaplarla dolu bir raf�n bulunmas�yd�. Masan�n
�zerine gelen k�s�mda tavana do�ru olan yerde, yukar�da beyaz
bir bez gerili olur ve iplerle de ucu duvardan duvara
tutturulurdu. K�m�r ve odun sobas� beraber yand��� i�in baz�
ufak k�m�r-odun kurumlar� masan�n ve kendisinin �zerine
d�k�l�rd�. Bu nedenden dolay� yukar�da gerili beyaz k���k bir
�ar�af� �emsiye haline getirmi�ti ve onun alt�nda oturuyordu.
Objektif
olarak �unu belirtmek gerekir ki, Y�ksek �dareci Planlar�n
yery�z�nde olu�turaca�� yeni tekam�l hamlelerinde, bilginin
ye�ermesi i�in sath�n (alan�n) �nce tohum ekilebilir hale
getirilmesinde ancak
"Arz
�st�"
y�ce vazifeliler g�rev alabilir. Ve t�m ya�amlar�n� bilgiyi
ye�ertmek i�in �nce tohum ekilecek zemini haz�rlama
�al��malar�na adarlar. �nsanl���n tekam�l hamlelerinde b�y�k
de�i�iklik yap�lmas� ya da yeni bir d�nemin ba�lat�lmas�
gerekti�inde Onlar d�nyan�n �nceden kararla�t�r�lm�� belli bir
k��esine, sessiz sedas�z dolarlar. Ve t�m hayatlar�n�
vakfettikleri
"Bilgiyi yery�z�ne indirme"
operasyonlar�n� s�rd�r�p, kimse fark etmeden yine geldikleri
gibi sessiz sedas�z �eklide aram�zdan ayr�l�rlar. i�te Dr.
Ruhselman bu son vazifesini lay�k�yla yapabilmek i�in g�revi
gen� arkada�lar�na emanet ederek 1957 y�l�nda Harbiye'deki
evine �ekilmi�tir. �stat Ruhselman yery�z�ne enkarne olmas�n�n
temel nedenlerinden biri olan asli vazifesine 1958 Eyl�l�nde
ba�lad�.
B�Y�K VAZ�FE
Tarih
1958 Eyl�l�d�r, "Me�ale" celselerinden sonra kendisini "�nder"
ad�yla tan�tan "Y�ce Planlar�n uzant�s� olan bir rehber
varl���n" denetimi alt�nda yo�un bir �al��ma ba�lar. Bu
�al��ma daha da geni�leyerek 1959 A�ustosuna kadar devam eder.
Bu,o g�ne kadar verilmi� olan b�t�n bilgilerin vard��� en
y�ksek realitedeki bilgilerin �al��mas�d�r. Kendisine verilen
bu b�y�k bilgi sentezini yapma ve derleme vazifesinin ifas�
s�ras�nda, Ruhselman 3-4 ay s�reyle, g�nde 20 saat �al��m��,
sadece 4 saat uyumu�tur. Vazifeli
bir insan olarak �stat Dr. Bedri Ruhselman'�n d�nyaya
geli�inin ger�ek hedefi, hayat�n�n son y�l� i�indeki
�al��malar�n� olu�turan, bu bilgilerdi. Derlemi� oldu�u bu
bilgiler i�in,
"Bu,
hi�bir zaman benim eserim de�il, Yukar�'n�n eseridir."
demi�tir. Fakat bir ba�ka ger�eklik var
ki onun da g�zden ka��r�lmamas� gerekiyor. D�nya gezegeninin
son hedefine, son sentezine ula�mas� i�in verilen bu "Evrensel
Bilgilerin" al�nmas� i�in de, bir Bedri RUHSELMAN olmas�
gerekiyordu. O, d�nya
plan�na enkarne olmu� b�t�n varl�klar�n g�r�p g�zeticisi olan
Ruhsal Plan'�n temel vazifelisiydi. Ve vazifesini kusursuz bir
�ekilde yerine getirdi. Dr. Ruhselman son alt� ay�n� �ngilizce
okuyarak, m�zik dinleyerek ge�irdi. Kendisine �te alemden
bildirilen �l�m�n� bekliyordu. Ve 1960 �ubat�nda, bu d�nyadaki
b�y�k vazifesi i�in kullanm�� oldu�u bedeninden ayr�ld�.
Son
be�eri kimli�iyle, �stat Dr. Bedri RUHSELMAN olarak ya�ayan bu
b�y�k vazifeli varl���n derlemi� oldu�u bilgiler,
B�LG� K�TABINI
olu�turdu. Evrensel boyutlarda de�i�ime
yol a�acak "Bilgiler" koruma alt�ndad�r. Ve zaman� geldi�inde
insanl��a sunulacakt�r.
D�nya
tekam�l ��retim kadrosu i�inde ald��� kutsal vazifesini,
noksans�z ve en iyi �ekilde yerine getirerek, B�y�k
inisiyelerin �a�lar boyu s�rd�rd�kleri vazife halkalar�ndan
birini de T�rkiye'de tamamlayan, Metapsi�ik Tetkikler ve ilmi
Ara�t�rmalar Derne�inin kurucusu ve T�rkiye'deki metapsi�ik
biliminin �nc�s� �stat Dr. Bedri RUHSELMAN, her �eyden �nce
Bilgi, Hakikat ve Vazife insan�yd�. O, ilme, ilkelere,
hakikati ara�t�rmaya, do�rulu�a, fazilete, erdeme b�y�k �nem
verir, bu konudaki g�r��lerini ��yle belirtirdi: "�yili�in
ve d�r�stl���n yitirildi�i bir ortamda, ger�ek sanat ve
fazilet geli�emez. Pisagor teoremini ezberlemekle, kimse insan
olmay� ��renmemi�tir. Bir insana geli�imi i�in nefes kadar
vazge�ilmez �ekilde laz�m olan �ey, �nce y�ksek insani
de�erlerdir. Di�er her �ey ondan sonra gelir. Sa�lam ahlak�n
olmad��� yerde, bilim de yozla��r."

Dr. Bedri
RUHSELMAN�IN vazife anlay��� �ok kapsaml�yd�. Vazife konusunda
�ok titiz davran�rd�. Ya�ayan her varl���n bir vazifesi
oldu�unu savunur ve vazifenin bir ahlak anlay��� oldu�unu
herkese ��retmek isterdi. Vazife
onun i�in kutsald�. Vazifenin en k�sa tan�m�n� �u �ekilde
yapm��t�:
�Fiillerin ve hareketlerin
amac� vazifedir. Yani insan hangi durumda olursa olsun, ne
yaparsa yap�n vazifesini yapmaktad�r. �ster fark�na vars�n
ister varmas�n her varl�k Hizmet ve Vazife Kanununun gere�ini
yerine getirmektedir. Bir b�cek bedenini y�neten varl�k da
vazifesini yapar. Bir gezegeni y�neten varl�k sistemi de.
Ancak i�inde bulunduklar� �artlara ve �uur kapasitelerini
kullanma g�c�ne g�re, biri i�g�d�sel ve otomatik tarzda
vazifesini yapmaktad�r, di�eri ise �uurlu bir tarzda T�m ya�am�
ve eserleri insanl��a rehber olan Dr. Ruhselman, �lahi �rade
Yasalar�'na eserlerinde geni� yer vermi�tir. �lahi �rade
Yasalar� hakk�nda �zetle s�yledikleri �unlard�r:
��lahi �rade Yasalar�
hi�bir tesir, hi�bir hareket ve hi�bir kuvvet ile y�n�nden k�l
kadar bile �a�maz. �lahi �rade Yasalar�n�n kapsam�, evren
kavram�n� da her y�nden a�mak ilkesini i�erir. ��nk� evren
ancak bu yasalar�n gerekleriyle ayakta durabilmektedir. �lahi
�rade Yasalar�, insanlar�n yasalar� gibi belirli zamanlar�n
belirli toplumsal zorunluluklar�na ba�l� anlay��lardan do�ma
bir ruh durumunun ifadesi de�ildir. Onlar, evrenin ezelden
ebede kadar olu�unu ve bu olu� halinin sonsuz �artlar�n� ve bu
�artlar�n birbiriyle olan ili�kilerini belirleyen ve saptayan
h�k�mlerini i�erir. Evrenin olu� �artlar�n�n s�ms�k� ve sonsuz
karma��kl�klar halinde birbirine ba�l� olarak ak�p gidi�i,
bize, bu durumun zorunlulu�unu gereklendiren �lahi �rade
Yasalar�n�n de�i�mez bir kat�l�k i�inde devam edip gitmekte
oldu�unu g�steren ifadesinden yoksunlu�unu d���nmek, evren
varl���n�n b�y�k bir d�zensizlik ve anar�i i�inde darmada��n�k
oldu�unu ve yerini yoklu�a, bo�lu�a b�rakmas� gerekti�ini
kabul etmek olur. Oysaki, her d���nen, duyan ve g�rebilen
ciddi bir g�zlemci evrende bulunan olaylar�n hi�birisinin
insana b�yle anlams�z ve yersiz bir fikri telkin edici
i�erikte olmad���m�, aksine bunun b�t�n�yle z�dd�n�n her
olayda, en k�r olan�n bile g�z�ne batacak kadar belirdi�ini
s�ylemekte bir an bile karars�zl�k g�stermez. �lahi
�rade Yasalar��n�n gereklerine uygunluk g�stermek, her varl�k
ve b�t�n evren i�in bir zorunluluk oldu�u kadar, ayn� zamanda
bir kaderdir. Bu ger�e�in ba�ka bir dille ifadesi de �udur:
Evrende her olmu� bulunan �ey, kesinlikle, kendisinden evvel
var olan ba�ka bir hareketin zorunlu olan sonu�lar�ndan
birisidir. ��nk� hi�bir �ey, hi�bir hareket �lahi �rade
Yasalar��n�n ereklerinden kendisini kurtaramaz ve b�t�n
ger�ekle�me imkanlar� ancak bu gerekler i�inde akar gider. �lahi
�rade Yasalar� gerekleri hi�bir zaman de�i�meyen, hi�bir etki
alt�nda �a�mayan ve bu sayede evrenin d�zen ve uyumunu
sa�layan �lahi yapt�r�mlard�r. Varl�klar�n iradeleri ise, bu
yasalar�n herhangi birinden belirli �artlar alt�nda
yararlanmak �zg�rl���ne tam anlam�yla sahiptir. Benzer
�ekilde, bir do�a yasas�n�n yine belirli �artlar alt�nda
kullan�lmas�, onun, belirli sonu�lar�ndan biriyle
kar��la��lmas�n� zorunlu bir sonu� haline getirir. �lahi
�rade Yasalar��n�n belirtilerinden olan d�zen ve kurallar�n
birisine ya da �tekine uymak, varl�klar�n b�t�n�yle kendi
durum ve yeteneklerine ait bir i�tir. D��ardan hi�bir kudret
zorla bu d�zen ve kurallardan birisine uymak konusundaki
varl���n ba��ms�z se�me hakk�n� onun elinden alamaz.�
(Mukadderat ve �cabat Dr. Bedri Ruhselman)
Dr. Bedri
Ruhselman Bat�da ye�ermi� olan klasik spirit�alizmi ele alm��,
geli�tirmi� ve insanl�k ufkunu sonsuzlu�a y�nelterek Yeni
Ruh�uluk anlay���n� doktriner tarzda insanl��a sunmu�tur. Yeni
Ruh�ulu�un belli ba�l� ilkeleri �unlard�r:
1-
B�t�n yarat�lm�� olanlar�
var eden, yaratan Allah't�r. Yaradan, her dilde ba�ka isimle
an�lm�� ve herkesin g�recelik anlay���na g�re kimlik alm��t�r. 2-
Allah'�n v�cut verdi�i
yarat�klar bizim idrak alan�m�za girmeyecek kadar sonsuzluk
i�inde yay�l�p gider ve bu sebeple onlar bizim i�in ezeli ve
ebedidir. 3-
Allah'a hi�bir kimlik
yak��t�r�lamaz. ��nk� O, Mutlak't�r. Yarat�klar ise
g�recelidir. Mutlak s�zc���nden ��kard���m�z anlam; hi�bir
�eyle, hi�bir �ekilde kar��la�t�r�lmas� s�z konusu olmayand�r.
Bu nedenle Yeni Ruh�u bir g�r��le; Allah hakk�nda, b�y�kl�k,
k���kl�k, iyilik, fenal�k, bilicilik, bilmeyicilik gibi her
zaman z�tlar�yla kar��la�t�r�lan eksik s�fatlar�n hi�birinin
s�z konusu olmayaca��na inanm�� bulunuyoruz. Bizim O'nu
anlamaktaki bu g��s�zl���m�z O'nun Mutlak de�erini ne
b�y�lt�r, ne de k���lt�r. Bundan da bize ne bir m�kafat ne de
bir ceza gelir. 4-
Yarat�l��, bizim d���nme ve
duygulanma yetene�imizin d���nda kal�r. "Yoktan var olmak"
s�z�, bizim hi�bir zaman anlayamayaca��m�z anlamlar� i�erir.
Biz, yoklu�u hi�bir zaman idrak edemeyiz ki, ondan var olma
halini d���n�p, duyabilelim! 5-
Demek ki , Allah bizce s�z
konusu olmayacak �ekilde ruhlar� yaratm��t�r, onlara v�cut
vermi�tir, gibi �ok eksik ve kusurlu bir ifadeden ba�ka
herhangi bir s�z s�yleyemeyiz. 6-
Ruh, tesirlilik g�c�ne
sahip �uurlu bir varl�k olmakla beraber; onda toplanm�� olan
b�t�n nitelikler bizim bildiklerimiz ve anlayabildiklerimizle
s�n�rl� de�ildir. Ruhun becerileri madde evrenindeki maddesel
ba�lar� oran�nda kararm�� ve g�zden kaybolmu� durumdad�r. 7-
Ruhlar madde evreninde
tekam�l ettik�e, yani g�rg� ve deneyimleriyle maddeler
�zerindeki tesirlilik kudretlerini kullanabilme imkanlar�n�
geni�lettik�e kendilerinde sakl� bulunan y�ksek becerileri
yava� yava� ve artan bir �ekilde geli�me ortam� bulur
ve o oranda
maddesel tutsakl�ktan kurtulur. 8-
Ruhlar�n tekam�l�
zorunludur. ��nk� onlar�n maddelere ba�lanmalar�n�n amac�,
kendilerinde sakl� bulunan, maddelerle ilgili b�t�n
becerilerinin yava� yava� ve y�kselen bir �ekilde geli�mesiyle
tesirlilik kudretlerini maddesel evrende de �zg�r olarak
g�sterecek bir duruma gelmektir. 9-
Tekam�l, ruhlar�n, ancak
maddesel evrenle olan ili�kileri bak�m�ndan s�z konusudur.
Daha do�rusu tekam�l, do�a kanunlar� gere�ince ebedi olmas�
gereken ruh ile madde aras�ndaki ili�kilerin yine do�a
yasalar�na her noktada uygun bir durumda geli�mi� olmas�d�r.
Bu nedenle biz madde evreniyle olan ili�kileri d���nda ruhun
hi�bir varl���n�, hi�bir etkinli�ini nas�l idrak edemiyorsak,
onun ebedi sonlar�ndan da s�z edemeyiz. Bu nedenle, onun
maddesel evren d���ndaki tekam�l� de bizce s�z konusu olamaz.
O halde
ruhlar�n tekam�l� demek, onlar�n maddelerle olan ili�kilerinin
tekam�l� demektir. 10-
Demek ruhlar g�rg� ve
deneyimlerini art�rmak i�in maddesel evrene zorunlu olarak
ba�lan�rlar. Bu durumu zorunlu k�lan �lahi Yasalar, daha
do�rusu bu yasalar�n gereklerine susam�� ruhun kendi olu�
halidir. Bu durumda, ruhlar�n maddelere ba�lanmas� bir neden
de�il, sonu�tur ve bu sonu� ruhlar� tekam�l amac�na ula�t�r�c�
bir ara�t�r. ��te Yeni Ruh�uluk d���ncesi; klasik deneysel
ruh�uluk izleyicilerinin bir�o�undan, bir�ok skolastik felsefe
d���ncesi sahiplerinden ve �zellikle eski Hindistan�dan,
Budizm�den kayna��n� alan bir�ok dinsel ve felsefi
anlay��lardan bu �ekilde ayr�l�r. 11-
Yarat�klar�n g�receli olu�u
ve meydana gelmi� olmas� onlar�n y�netilmesi zorunlulu�unu
sonucunu verir. Y�netim bir d�zene ba�l�d�r. D�zen de birtak�m
yasalarla disiplin alt�na al�nm��t�r. Yasas�z d�zen ve
d�zensiz y�netim olmaz.
Yarat�klar�n d�zeni, do�a yasalar� ad�yla anmaya al��t���m�z
ilahi Yasalarla sa�lan�r. Bu yasalar�n belirledikleri d�zen,
g�recelidir. Bu durum onlar�n, g�receli de�erde olan �uurlu
etkileyiciler taraf�ndan uygulanma alanlar�na ��kar�lmas�n�
gerektirir. ��nk� kesinlikle hi�bir g�receli varl���n
Mutlak'la kar��la�t�r�lamayaca�� bilinir. Evren,
�lahi Yasalar i�inde ruhlar taraf�ndan y�netilir ve ruhlar�n
da bu i�i ba�arabilecek durumlara gelmeye �aba g�stermesi, bu
halin do�urdu�u zorunluluklardan biri olur. Demek ki ruhlar,
tekam�l dereceleri oran�nda evreni y�netecek durumlara
gelirler. �te yandan evreni y�netmenin sonu olmad��� gibi
ruhlar�n tekam�llerinin de sonu yoktur. 12-
Yeni Ruh�uluk anlay���na
g�re; bu sonsuzluk birtak�m mistik ve dogmatik kaynaklar�n
inand��� gibi bizi, ruhlar�n bir g�n Allah olacaklar� ya da
herhangi bir �ekilde Allah ile ili�kide bulunabilecekleri
d���ncesine hi�bir zaman g�t�rmez. 13-
Ruhun tekam�l� madde
evreniyle olan ili�kilerin geli�mesine ait olunca bu
ili�kilerin ebediyet i�inde kesilmemesi gerekecektir. ��nk� bu
ili�kiler, tamamlam�� olmak, �lahi Yasalar� tam olarak
uygulayabilir bir duruma gelmek demektir. 14-
Ruhlar�n madde evreni
i�indeki tekam�lleri i�in ruhlar, maddelerin en ilkel
hallerinden en geli�mi� hallerine kadar s�ralanm�� b�t�n
alemlerinde kendi ihtiya�lar�na g�re bir s�re ya�arlar.
B�ylece onlar her maddesel durumda, her maddesel a�amada ve
her maddesel gereklilikte yo�rularak yuvarlanarak g�rg� ve
deneyimlerini art�rmak imkan�n� bulurlar. 15-
�� buutlu alemimiz, sonsuz
madde evrenimizin olduk�a geri bir a�amas�d�r. B�yle olmakla
beraber bu ilkel a�ama bile bize, bir ebediyet kadar uzun
g�r�nen zaman i�indeki sonsuz maddesel olu� imkanlar�n� sunar.
Bu alemde bir�ok d�nyalar vard�r ve her bir d�nya, hen�z o
d�nyada g�rg� ve deneyimini tamamlamam�� bir ruh i�in bir dev
kadar b�y�kt�r. 16-
�� buutlu alemin d�nyalar�
ayn� do�al �artlara ba�l� de�ildir. Bunlar birbirinden �ok
farkl� de�i�ikliklerle ayr�l�r. 17-
Her grupta tekam�l eden
ruhlar, o gruptaki d�nyalar�n gereklerine ve zorunluluklar�na
uygun ayn� amaca y�nelik ba�ka bir tekam�l yolu izlerler. Bir
ruhun �� boyutlu evrendeki tekam�l�n� tamamlayabilmesi i�in
b�t�n bu d�nya gruplar�ndaki tekam�l yollar�ndan ge�mesi �art
de�ildir. 18-
Evrende her yer iskan.
edilmi�tir. Her yerde, o yerin gereklerine, olu� �artlar�na ve
do�al yasalar�na uygun �ekilde tekam�l eden ruhlar vard�r.
Maddesel evrende,maddesel zerreden ar�nm�� bo� bir yer yoktur.
Ruhlar�n etkilerinden uzak bir tek zerre de yoktur. 19-
Gruplanm�� olan b�t�n bu
say�s�z tekam�l a�amalar�n�, �e�itli alemlerde tamamlad�ktan
sonra; �� buutlu alemde, ruhlar i�lerini bitirmi� ve
oralardaki maddesel olaylara egemen bir duruma gelmi� olurlar.
Bu andan ba�layarak, ayr� ayr� yollardan gelen ruhlar sembolik
bir ifadeyle d�rt buutlu dedi�imiz daha y�ksek ve esasl�
de�i�imler ge�irmi� maddesel s�ralamadaki bir aleme girerler.
Bu alemde yine sonsuz olan ayr� ayr� tekam�l imkanlar�
i�indeki iradeleriyle ve ihtiya�lar�na g�re, belki tekrar
ayr�lacak olan yollar�na devam etmek �zere birle�irler. 20-
D�nyam�z�n i�inde bulundu�u
tekam�l grubu �teki d�nyalar aras�ndaki olduk�a geri bir
a�amay� olu�turur.
21-
Tekrar do�u� s�recinde
izlenen ama�; ruhlar�n d�nyadaki herhangi bir madde olu�umuna
ait gereklerde fiilen ya�ad�ktan sonra, daha y�ksek d�zendeki
madde gereklerinde de ya�amaya kendilerini haz�rlamalar�d�r. 22-
Bu durumda, baz� klasik
d���nce sahiplerinin kabul ettikleri tenas�h fikri klasik
deneysel ruh�uluk anlay���nda oldu�u gibi Yeni Ruh�ulu�un
anlay���na g�re de kabule uygun de�ildir. 23-
Bir hayatta �uurlu ya da
�uursuz her ruh varl���n�n yapmakla y�k�ml� oldu�u, kendi
ihtiya�lar�na g�re belirlenmi� birtak�m i�leri vard�r. Burada
varl�klar�n �uurlu ya da �uursuz olmas�, bu i�lerin de�erini
gereklili�ini ve sonu�lar�n� ne azalt�r, ne �o�alt�r; ne de
ortadan kald�r�r. B�t�n varl�klar Nedensellik Yasas� i�inde
birbiriyle ilintili hayat �artlar�na ba�l� olarak d�nyaya
tekrar tekrar gelip giderek y�kselirler. 24-
Nedensellik Yasas�'n�
tan�m�� olan ruh, tekam�l yolundaki ad�mlar�n� daha �nceki
a�amalarda oldu�undan daha �ok h�zland�r�r. Bu d�neme
girdikten sonra ruhun �teki gizli becerileri daha h�zl� olarak
ve daha g�venle geli�meye ba�lar. ��nk� Nedensellik Yasas�'n�
anlam�� ve kabul etmi� olan ruh, do�a yasalar�na ayak uydurmak
i�in daha b�y�k �abalar harcar. Bu �abalar, onun �lahi
Yasalar�n uygulanmas�yla vazifeli ajanlar s�ras�nda ge�mek
yolundaki y�r�y���n� h�zland�r�r. Bu da, �lahi Yasalar�n
gere�idir. Demek
ki, �nsan, Nedensellik Yasas�'n�n anlam�n� ne kadar iyi
kavrayabilmi� ve onun gereklerini ne kadar yerinde
uygulayabilecek bir duruma gelmi� ise, o kadar y�ksek d�zeyli
bir insan halini al�r, o kadar g��l� bir varl�k olur ve
sonunda, ebedi y�kseli�inde ad�mlar�n� o kadar fazla
h�zland�rm�� ve kolayla�t�rm�� olur. 25-
�nsan�n bir hayatta deneyimlerini ba�ar�yla tamamlayabilmesi;
"b�t�n fiil ve hareketlerini uygulama yasalar�na uydurmu�
olmak" form�l� ile g�sterilebilir. 26-
Do�a Yasalar�na uyup
uymaman�n �l��s� vicdand�r. Herhangi bir fiil ve hareket
kar��s�nda vicdan�m�zda duydu�umuz en hafif bir burkulmadan,
en ac� ve keskin s�z�lara kadar olan her duygu, bize do�a
yasalar�ndan ayr�lmak giri�iminde bulundu�umuzu hat�rlat�r. 27-
D�nyadaki deneyden ama�,
maddelerden tiksinmek ve olaylardan ka�arak, yal�t�lm�� hayata
girmek de�ildir. Bunun aksine, maddeleri ama� olarak kabul
edip onlar�n ge�ici olaylar�na tapmak da de�ildir. Hem
birinci, hem de ikinci yollar ayn� derecede sakatt�r. Bunlar,
d�nyaya gelmekteki ama�lar� incitir ve ba�ar�s�zl�k
etkenlerini haz�rlar. .
D�nyalardaki maddeler tekam�l�n ara�lar�d�r. Bu bak�mdan,
onlara ba�lanmak ve onlar�n do�urdu�u olaylardan kendimizi
uzakla�t�rmamak zorunday�z. Fakat maddeler tekam�l�n amac�
de�ildir. Bu da onlara ancak belirli ama�lar u�runda ve o
ama�lar�n ger�ekle�mesi i�in ba�lanmam�z gerekti�ini g�sterir.
Bu ama�lar ger�ekle�ince maddelere olan ba�l�l�klar hemen
kendi kendine ��z�l�r ve ��z�lmelidir. ��te bu ger�e�i duyarak
anlayabildi�imiz oranda y�kseldi�imizi idrak etmi� oluruz. 28-
Do�ru yolu bulmak, iyi
insan olmak, tecr�belerimizi d�nyada ba�ar�yla bitirmek;
�zetle, tekam�l etmek i�in, hi�bir ahlak hocas�na gerek
yoktur.Bir ruh hakk�nda ho� g�r�lebilir olan az �ok k�t� bir
hareket, di�er bir ruh hakk�nda en a��r sorumluluklar�
d���nd�rebilir. Bunu da d��ar�dan kimse belirleyemez. Herhangi
bir ruhun ihtiyac� kar��s�nda verilen ���tler, ba�ka bir ruhun
ihtiya�lar�na yeterli olmaz ve ona yarar sa�lamaz. �nsan�n
ahlak hocas� d���nda de�il, kendi i�indedir. O ne b�y�k
bir saadettir ve ne b�y�k bir kazan�t�r ki, her insan�n
rehberi ve kurtar�c�s� kendisinden asla ayr�lmayan ve ebediyet
i�inde kendisine e�lik eden en yak�n ve en emin bir yerdedir.
yani kendisindedir..�
(Ruh ve Kainat, Dr. Bedri Ruhselman)

1957 SONRASI �ALI�MALAR
Dilerseniz Derne�in o y�llardaki faaliyetlerine tekrar
d�nelim. Ve o ilk g�nlerin co�kulu �al��malar�n� g�zden
ge�irelim. Y�l 1957. �stat Dr. Bedri Ruhselman g�revi
arkada�lar�na emanet ederek, kendi �zel �al��malar�n� yapmak
i�in Harbiye'deki evine �ekilmi�tir. Vazifeyi geride kalan
kadro devam ettirmektedir. MT�A
Derne�inde �stat Dr. Bedri Ruhselman'dan sonra ba�kanl��a
Dr. Refet Kayserilio�lu
(D.1922) se�ildi. Dr. Refet Kayserilio�lu ve arkada�lar� zor
bir devrede vazife bayra��n� alm��lard�. Bilhassa �stat
Ruhselman'�n bedenini terk etti�i 1960 �ubat�ndan sonra,
herkesin g�vendi�i, yol g�sterici, �nisiye art�k fizik bedenli
olarak yanlar�nda yoktu. Ancak �izdi�i ���kl� yolu ve bilgisi
ortada idi. Bu durum yine de a��ld� ve o zamanki talebeleri,
dostlar� k�sa zamanda kenetlenerek yola devam ettiler. Refet
Bey�in ba�kanl��� zaman�nda Ruh ve Madde dergisinin yay�n�
ba�lad�. Halen yay�n hayat�n� s�rd�rmekte oldu�umuz Ruh ve
Madde dergisi ilk be� ay� b�lten tarz�nda ��kt�ktan sonra
�ubat 1960'da ilk kez dergi olarak okuyucusuyla bulu�tu. Dr.
Refet Kayserilio�lu 11 Kas�m 1962 tarihine kadar ba�kan olarak
kald�. Bu tarihte ba�kanl���
Dr. Ata Atalay
devrald�. Dr. Refet
Kayserilio�lu 19 May�s 1963 tarihinden sonra MT�A Derne�inden
ayr�ld�. Dr. Ata Atalay'�n ba�kanl�k s�resi iki y�l s�rd�. 29
Kas�m 1964 tarihinde yeni ba�kan
Feridun Tepek�y
ve arkada�lar� vazifeyi devrald�lar. Feridun
Tepek�y ise 19 Kas�m 1967'de ba�kanl���
Erg�n Ar�kdal
ve arkada�lar�na b�rakt�ktan sonra, Ruh ve Madde Yay�nlar�
vazife ailesi b�y�meye, ilk meyvelerini vermeye ba�lad�.
1967
sonras�ndaki 30 y�l boyunca Derne�in hizmet ve vazifesinin
sorumlulu�unu y�klenerek bug�nlere ta��yan �stat Erg�n
Ar�kdal, �stat Bedri Ruhselman ile ilgili an�lar�n� ��yle
anlat�r: "B�y�k
�stat Ruhselman'la olan hat�ralar�m�n adedi �ok azd�r. ��nk�
ben Derne�e geldi�im zaman 1957 y�llar�n�n sonuydu. Kendisi
1955-1956 y�llar� aras�nda Dernekten, kendi evinde �zel
�al��malar�n� devam ettirebilmek i�in istifa edip ayr�lm��t�.
Dolay�s�yla Dernekte kendisini g�rmem m�mk�n olmad�. Fakat
Dernekteki faaliyetlerimizi �e�itli arkada�larla beraber,
devrin faal arkada�lar�yla beraber yapm�� oldu�umuz
etkinlikler sonucunda kendisine ula�t�r�lan bilgiler, verilen
haberler �ok ho�una gitmi�; demi�, bu gen� arkada�larla
g�r��mek isterim. Ve bir g�n a�a�� yukar� 6-7 ki�i, hep
beraber, kendi (Harbiye, �ay�r Sokaktaki) evine gittik.
Bizimle 5-10 dakika kadar hal hat�r sordu, isimlerimizi sordu.
Sonra dedi ki, sizler i�in bir konu�ma haz�rlad�m, ben de
tesad�fen -�yle diyelim- tam teybin yan�nda oturuyorum,
kap�dan giri�te sol tarafta bo�luk var, bir sandalye vard�,
ben orada oturdum. Teyp, eski makara", TK dedi�imiz �ey, Alman
mal�, Grundig teyplerdendi. A�a�� yukar� b�y�k makara 1-1,5
saatlik bir bant kayd� olmas� gerekirdi. Biz hep beraber
kendisinin daha evvel yap�lm�� olan bro��rleriyle alakal�,
bro��rlerdeki bilgilerle alaka", daha de�i�ik bir manay�
i�erdi�ini zannediyorum. ��nk� hat�r�mda hi�bir �ey kalmad�, o
dinledi�im banttan. Belki de vicdanla alakal� bir konuydu. Bu
bant m�ddeti i�erisinde tam kar��mda oturuyordu kendisi, di�er
yanda da di�er tan�d���m�z arkada�lar vard�.
Mesela
Erol Sevil vard�, Refet Kayserilio�lu vard�, bir m�hendis
arkada� daha vard�, Enver (�l�erman) Bey, ben ve benim gibi
yeni gelmi� Suat Bey, rahmetli oldu, Suat Tahsu�. Birka�
ki�iydik. Zaten daha fazlas�n� i�erisi almazd�. Yani ancak
bizim girebilece�imiz kadar k���k bir yerdi."
�stat
Erg�n Ar�kdal, ilk g�nlerin an�lar�n� anlatmaya ��yle devam
eder:
"Ben Aral�k
ay�nda derne�e geldim. Benim liseden bir arkada��m vard� ve
benim bu konularla ilgilendi�imi biliyordu, ben de derne�i
ar�yorum, �stanbul�daki dernek ama nerede? Talebelikten ��kt�k
art�k, �imdi �niversitelisin, vaktin de var, gidebilirsin
diyordum kendi kendime. Bir g�n bu arkada� geldi, dedi ki:
"Sorma beni �ok matrak bir yere g�t�rd�ler ge�en hafta".
"Nereye gittin?" dedim, "Garip bir yere" dedi, "Biz, �u ruh
cemiyetine gittik. " dedi, "Yok ya." dedim, "Nerede bu?",
"Beni g�t�r�r m�s�n?" Biz kaville�tik arkada�la, ertesi
per�embe ak�am� biz onunla Billurcu ��kmaz�ndaki,
Beyo�lu'ndaki ilk derne�e, Bedri Ruhselman'�n tuttu�u derne�e
gittik. ��eri girdik, sonunda uzun boylu, ye�il g�zl� birisi
��k�p geldi. Me�er Dr. Refet Kayserilio�lu�ymu�. Hepsi bizimle
birlikte be� ki�i. O s�ralarda kimse gelmiyormu�. Ondan sonra
birka� ki�i daha geldi. Me�er o g�n Per�embe, onlar�n
konferans g�n�ym��. Refet Kayserilio�lu bir �eyler anlatt�.
Ondan sonra ben o i�in pe�ini b�rak�r m�y�m? Zaten bulmu�um
yerimi, gittim bakt�m, bir ara ��yle aralardan bir yerlerden
ge�tim, k�t�phane gibi bir �ey var i�inde. Ruh ve Kainat'�n
son say�lar� duruyor. Mecmualar� da sat�ls�n diye getirmi�ler.
�ki �� say� da paras�n� vererek oradan ald�k. Ondan sonra
nas�l olduysa ben bilemiyorum, art�k derne�e devam ediyorum.
Yani zaten niyetim o da, bilgi edinmem laz�m. Bu sefer �stat
Dr. Bedri Ruhselman'�n di�er yay�nlar�n� da biliyorum,
Mukaderrat ve �cabat. Ben daha lisedeyken yay�nlanm��t�. ��nk�
Ca�alo�lu bizim yolumuz, yani yukar�dan a�a��ya iniveriyoruz.
Bab�ali Yoku�u, oras� bizim yolumuzdu. Gezmeye Sirkeciye
inerdik, sonra bir de yukar� ��kard�k, i�te k�rk be� dakika
al�rd�, biz de gezmi� olurduk. Ben o kitab� yollarda
g�r�yorum. Orada bir yay�nevi vard�, Gayret Kitabevi sahibi
Garbis, orada Dr. Bedri Ruhselman'�n kitaplar�n� g�r�rd�m.
Fakat o zaman fiyat� 750 kuru�, nas�l al�rs�n, alamazs�n. 750
kuru� �ok para, benim b�t�n ayl�k param.
Dedik
al�r�z elbet bir g�n, fark etmez. Ben onu bulurum bir
yerlerden. Kitab� falan alamam��t�m ama �stat��n hangi
kitaplar�n�n ��kt���n� biliyordum. ��te �yle iki senem
ara�t�rmayla ge�ti. Hem fak�lteye gidiyordum, hem Frans�zca
�al���yordum, hem de bu konular� okuyordum. Sonra yava� yava�
gelenler gidenler olmaya ba�lad�. Rahmetli Suat Tahsu� da
gelmeye ba�lad�. Bir han�m arkada��m�z Frans�z dilini
biliyordu, yabanc� dil bildi�i i�in �� Bankas�n�n kambiyo
servisine memur olarak girmi�. O s�rada Suat Bey de �ef
muavini, onun yan�na gelmi� ve metapsi�ik konularla ilgili
olarak derne�i anlatm��, Suat da ilgilenirmi�. �yi demi�, ben
de gideyim. Bakt�k pat o da geldi, yeni bir arkada�. Bakt�m
sempati duydum kendisine kar��, benim en iyi dostumdu: Benden
sekiz dokuz ya� b�y�kt�. Biz onunla hemen kendimize bir �evre
olu�turduk. Geli�imiz gidi�imiz ba�lad�. Bana falan yerde
�al���yorum, vaktin olursa u�ra, �ay kahve i�eriz dedi. Biz de
talebeyiz, tak�lacak yer ar�yoruz o aralarda. Galata ��
Bankas�ndayd�. Arada bir oraya gittim, derken biz onunla
kimsenin haberi yokken bir proje olu�turmaya ba�lad�k. Dedik
ki b�yle �eyler var ama bu dernekte bir�ok �eyler eksik. Gel
biz seninle seminerimsi bir �ey yapal�m. Senin, dedim, �ok iyi
Frans�zcan var, benim o kadar iyi de�il. Ben terc�me yap�yorum
ama o okurken terc�me edebiliyor. Bende dedim g�zel bir kitap
var.
J.
L'Homme'un Herkes ��in Medyomluk kitab�, herkesi
cezbeder.Hemen biz dernekteki o masan�n etraf�na bir halka
te�kil ettik. Kimler varsa sekiz on ki�i olduk. Bir canl�l�k
oldu, �ocuklara dedik, haftaya yan�n�za birer defter getirin.
Biz b�yle bir �al��ma yapaca��z. Derken biz on, on iki ki�i
olduk, herkesin defteri var, Suat Bey okuyor, hemen
T�rk�ele�tiriyor s�yl�yor, notlar al�n�yor, arada toplan�p
al�nan notlar �zerinde �al���yoruz. Sene 1957'nin Aral�k
ay�nda geldim, 58'in bahar�nda bu i�leri ba�latt�m. O g�nden
bu g�nden beri bu i� bitmedi. Ondan sonra o arkada�lar�m�zla
daha da b�y�tt�k i�leri, bizim bu �al��malar�n hemen etkisi
oldu, nereden duydularsa, biz de kat�laca��z, bizi de al�n
aran�za diye talepte bulunulmaya ba�land�. Gelin, neredesiniz
�imdiye kadar dedik ve herkes ak�n etti.
Efendim
biz daha �nce de gelirdik de, efendim daha �nce Bedri Bey'in
zaman�nda da b�yle �eylere i�tirak ettik falan derlerdi. Biz
de gelin �yleyse, madem b�yle yapacak i�leriniz vard�, tutun
bakal�m �u i�in etraf�ndan . Ondan sonra �ok g�zel bir ahenk
i�erisinde dersleri ba�latt�k, bu sefer i�leri programl�
derslere d�kt�k. Ben Ruh ve Kainat'� okuyup, k�t�phanede iki
tak�m varm��, bir tanesine derhal el koydum ve oradan
arkada�lara konferanslar haz�rlad�m. �nce kendim ba�lad�m,
ondan sonra Suat Bey'e, ondan sonra Feridun (Tepek�y) Bey'e,
ondan sonra Abidin Bey vs., birinci cildi b�l��t�k. Alt�ya m�
ne b�ld�k, hemen herkes kendine d��eni her hafta birisi, onu
alt� haftada bitirdik, birinci cildi. Ondan sonra geldik �b�r
cilde, ondan sonra halka ��kt� otuz k�rk ki�iye. Konferans�n
d���nda ders halkas�, gayet g�zel oluyordu.
B�ylece
1958'i bitirdik. Ondan sonra san�yorum 1959 y�l�nda i� art�k
olduk�a geli�ti, bu dersler bitti, bu �ifalarda Adnan Bey
falan geldi, di�er ba�ka arkada�lar geldi. Biz di�er ba�ka
�al��malara ba�larken dersleri onlara havale ettik.
Konferanslar�n �e�idi de�i�ti, konferanslar� vereceklerin
adedi artt�. Sonra dedik ki madem biz Spiritizmle me�gul�z,
bizim medyomumuz yok, medyom bulal�m. O senelerde Jale (Gizer)
Han�m teyzesiyle beraber geldiler. Jale per�embe
konferans�ndan evvel, alt� bu�ukta geliyor, i�erdeki odada
oturuyor ve di�er insanlar gelince hemen bir sohbet a��yor,
yani bo� durmak yok, bir fikir at�yor ortaya ve konferanstan
evvel herkes en az bir saat falan konuyla me�gul oluyor.
Hangi konu olursa olsun, hi� dalga yok, dedikodu yok, �ene
yok. Sadece yegane i� soban�n odununu tazelemek gibi, herkes
p�r dikkat, ona dikkat ettik o i�i baya�� g�t�r�yor ve bu fena
bir �ey de�il. Eee dedik biz, o halde arkada�lar�m�z�n buna
ihtiyac� var demek ki. O zamanlar yegane faaliyet buydu:
konferans ve bu yeti�tirme �al��malar�. O zaman biz bir g�n
seminer yapal�m, gelir misiniz arkada�lar, ayak �st� sorduk,
cuma g�n� seminer g�n� oldu. Bu sefer derne�in kendi �yeleri
kendi aralar�nda konu�maya ba�lad�lar. �ok g�zel �al��malar
oldu. ��te biz bu arada bir �ifa ekibi meydana getirdik. �ifa
ekibi meydana getirdikten sonra, ayn� zamanda medyomluk
ara�t�rmas� yapt�k, bir�ok arkada�lar �zerinde deneyler
yapt�k. Bu konularda da tecr�beler yapmaya ba�lad�k, bir
taraftan da �ifa �zerinde �al��malar�m�z� s�rd�r�yorduk.Tam
yeti�mi� bir �ifac� medyom yoktu ama herkesin b�y�k bir
samimiyeti, b�y�k bir iste�i vard�. ��erli tak�m halinde ��
ayr� odada �al���yorlard�, hatta d�rderli. Demek ki on ki�i
kadar �ifac� ekibimiz vard�. �ifa �al��malar�m�z iki, iki
bu�uk sene, 1962'nin bahar�na kadar s�rd�. Tabii bu arada
medyonomik �al��malar yap�l�yor,tebli�ler al�n�yor, i�lerimiz
ilerliyordu. Bu arada �ifaya �ok tevecc�h oldu, nefesi
kuvvetli hocalar varm�� diye nineler, teyzeler vs. gelmeye
ba�lad�. Kartoteks tutmak zorunda kald�k, o kadar �ok ki,
rapor istiyoruz, foto�raf istiyoruz, bir taraftan da Jale
Han�m�� destekliyoruz. Onlar da �ngiltere�deki �ifac� Henry
Edwards ile ili�kideler, birtak�m hastalar�n kay�tlar�n� oraya
yolluyoruz, yani �ngiltere�den uzaktan tedavilere al�nd�lar.
Bir ay sonras�na bir bu�uk ay sonras�na s�ra veriliyor.
Olmuyor tabii. Zaten �e�itli �al��malar vesilesiyle elli
altm�� ki�i bir araya getirilmi�, k���c�k dernekte altm��
ki�iyi bir araya getirmek daha nasip olmam��. Baya�� g��l�
�ocuklar vard�. 1962'de bir se�im yapt�k, Refet Bey
ba�kanl�ktan ayr�ld�. 1967'de ben ba�kanl��a ge�tim."
RUH ve MADDE DERG�S�
Bu
d�nemde Dernekte teksir �eklinde b�lten yay�nlanmaya
ba�lanm��t�r. Bu b�lten �al��mas� k�sa bir s�re sonra
meyvesini verecek ve 1959 y�l�n�n Aral�k ay�nda hepimizin
bildi�i Ruh ve Madde dergisine d�n��ecektir.
Dilerseniz Ruh ve Madde dergisinin ilk yay�nlan�� �yk�s�n�,
�stat Erg�n Ar�kdal'�n orijinal anlat�m�yla sunal�m:
"�stat Bedri Ruhselman
derginin ilk say�s�n� g�rd�. ��nk� biz 1959'un Aral�k ay�nda
��kartt�k.1.2. say�s�n� g�rd� hatta �ubat'� da g�rd�, O'nun da
tecr�besi var tabii, Ruh ve Kainat'tan.
�n�allah
demi� devam ettirirler. Ben de ��kartt�m ama benimki 18 say�da
bitti olmad� yani bu memlekete bunu kabul ettiremedim yahut
memleketin durumu buna m�sait de�ildi, in�allah dedi sizin
devam eder demi�ti.
Bu
bak�mdan Refet Kayserili o�lu�nun hakk� yenmez. O dergiyi
b�y�k bir cesaretle ��kartmak kolay de�ildir. ��nk� biz daha
evvel 1958'in sonunda 1959'da teksir yay�n� yap�yorduk. Ruh ve
Madde teksir yay�nlar� olarak ��k�yordu. Art�k 8 sayfa, 10
sayfa ne basabiliyorsak, ne yazabiliyorsak. Daha da k�t� bir
tane teksir makinemiz vard�. Onu da Bedri Bey hediye etmi�.
Onu kendisi kullan�rm��, b�rakm��. Al�n demi�, bunu g�t�r�n
siz kullan�n. 50 tane filan bas�yoruz, 20 tanesini kendimiz
al�yoruz, 30 tanesini de gelenlere sat�yoruz. Bir yere
g�t�rd���m�z filan yok. Teksir yay�n� yani. Sadece �n�
d�zeltilmi�. �lk yaz�s�n� da onun Mehmet Fahri (��retici)
yazm��t�, kalemle. ��nk� teknik ressam oldu�u i�in. O i�lerden
iyi anl�yordu. Ruh ve Madde dergisi �eklinde yazm��t�. Sonra o
dergiye d�n��t�. Dergi �eklinde ��karal�m dedik. Haydi bakal�m
davran�n dedik. Hi� unutmuyorum ben ancak 5 lira
verebilmi�tim. 5 lira b�y�k para. O zamanlar 50 kuru� 100
kuru� �ok iyi para. 5 lira verebildim. Zaten toplana toplana
30 lira toplanabildi hepsi. 30 lirayla ilk dergiyi,
zannediyorum bir 30 lira da kendisi verdi cebinden Refet Bey.
Ondan sonra iki sene de �yle y�r�d�. Hangi 18 say� hangi 58
say�. O zamandan bu zamana ba�lad�, devam etti geliyor.�
MT�A
Derne�inin 1960 y�l�ndan beri ayl�k olarak yay�nlad���, ruhsal
konular� i�eren RUH VE MADDE dergisi, �lkemiz insan�na sade,
objektif, tarafs�z, tutarl� ve bilimsel bir yakla��mla
ruhsall�k, ruhsal d�nya, psi�ik yetenekler, parapsikoloji,
tekrar do�u�, kendini tan�ma, medyonomik �al��malar, evrende
zeki hayat, alternatif tedavi y�ntemleri gibi pek �ok konuda
bilgi ula�t�rmada �nc� olmu�, hem �lkemizdeki hem d�nya
�zerindeki ara�t�rma ve fenomenlerden haberler vermi�tir. �imdilerde,
Ruh ve Madde dergisi bu asli g�revini B�LYAY Vakf�'n�n yay�n
organ� olarak s�rd�rmektedir.
�nsanl���
yozla�madan kurtaracak, ruhsal bilgiyle bilimi bar��t�racak,
her k�lt�r d�zeyindeki insana hitap edecek yeni yay�nlara yeni
kitaplara gereksinim ise her ge�en g�n art�yor. Bildiklerinin
art�k kendisini tatmin etmedi�ini anlayan b�y�k kitleler
sorduklar� sorulara yan�t aramaya devam ediyorlar. Ruh ve
Madde Yay�nlar�n�n bu s�rece olan katk�s�n� daha iyi
anlayabilmek i�in ele ald��� baz� konular� g�zden ge�irelim:
* Ruh,
yarad�l��, tekam�l, �uurlanmak gibi her varl��� ilgilendiren
konular� �ncelikle ele al�r. * �nsan�n
Ya�am Amac� Nedir? Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum
sorular�n�n yan�tlar� nelerdir? * Bir
uygulamal� bilim dal� olan parapsikoloji, psi enerjisi ve
psi�ik yetenekler derken neler anlatmaktad�r? *Telepati,
duru g�r�, duru i�iti, telekinezi, levitasyon gibi psi�ik
yetenekler nas�l a��klan�r? * Kendini
tan�ma, kendini bilme, �� �zg�rl�k, fark�ndal�k konular�yla
ilgili pratik ve teorik bilgilerin insan�n yarat�c� g�c�n�
harekete ge�irecek ve ya�am� daha anlaml� hale getirecek
Yarat�c� imgeleme G�c�n�n do�ru metotlarla kullan�m�. * Tekrar
do�u�la ilgili t�m d�nya �zerindeki geni� bilimsel
ara�t�rmalar�n sonu�lar� ve haberler. * Ruhsal
akt�alite konular�, ruhsal tecr�beler ge�iren insanlar�n
an�lar�. * �l�m, �te
alem ve �l�mden sonraki ya�amla ilgili ruhsal ve bilimsel
deneyimler. * Tebli�ler
ve medyomlukla ilgili temel bilgiler. �pnotizma ve manyetizmin
varl�k geli�imine katk�s�. * Evrende
zeki ya�amla ilgili elde edilen makaleler, yaz�lar,
a��klamalar. UFO akt�alite (UFO g�zlemi ya�an ki�ilerin
aktar�mlar�) * T�m
felsefelerle ruhsal e�itim sistemlerinin kar��la�t�rmal�
olarak incelenmesi. *
Ruhsall�kla bilim aras�nda k�pr�ler kuran bilim adamlar�n�n
bilimsel g�r��leri,makaleleri. * Kay�p
uygarl�klar, ezoterik konular ve gelece�e alt kehanetlerle
ilgili konular.
Ve daha
sayamad���m�z, insan� kendi k�keninden yakalay�p kendine
g�steren yal�n, g��l�, h�manistik nice konular... Derginin t�m
ara�t�rma, yaz� haz�rlama, �eviri, dizgi, tashih, mizanpaj ve
montaj �al��malar� Dernek ve Vak�f �yeleri taraf�ndan
yap�lmaktad�r.
RUH VE
MADDE YAYINLARININ �LK K�TABINI YAYINLAMASI

G�n�m�zde
y�z� a�k�n kitapla ruhsal bilgi, k�lt�r ve e�itim konusunda
eserler veren Ruh ve Madde Yay�nlar�n�n ilk kitab�n�n
yay�nlan���n�n �yk�s�, bir hizmet ve vazife kadrosunun t�m
zorluklar�n� g�zler �n�ne seren �rneklerle doludur. �lk
g�nlerin ve ilk kurulu�un t�m zorluklar�n� ya�ayanlar� sevgi,
sayg� ve rahmetle anarken, anlat�m� tekrar �stat Erg�n
Ar�kdal'�n an�lar�na b�rak�yoruz:
��lk
kitab�m�z da teksir olarak ��kt�. O da �ok enteresand�r.
Derne�in kurucular�ndan Suat Plevne a�abeyimiz vard�, gayet
k�lt�rl�, esasl� bir insan. Bedri Bey'in �ok eski arkada��.
Taa Ankara'lardan. Sene 1965, '66 veya '67 olmadan, o
s�ralarda. Suat Bey geldi bize. Bizim b�t�n uzay hakk�nda veya
d�� uzayl� varl�klar hakk�ndaki bilgimiz, Ruh ve Kainat'taki
'her yer meskundur' bahsi ve orada bir tebli�deki bilgiyle
s�n�rl�d�r. Yani prensip olarak diyoruz ki, d�nyan�n d���nda
da canl�lar vard�r. Ama ba�ka hi�bir ili�kimiz yoktu. Bu kadar
idi bilgimiz. Dalmam���z hi�bir �eyin i�erisine. Suat Plevne
a�abey geldi, bir konferans verdi. �lk defa biz u�an daireler
hakk�nda bilgi edindik. Fele�imiz �a�t�. Bu adam bo�una
konu�maz. Ondan sonra biz bal�klama bu i�in i�ine dald�k.
Me�er onda �ok g�zel kitaplar varm�� Frans�zca. Onlar� ald�k.
�udur budur. Biz ��yle bir baya�� ara�t�rma yapt�k. ��kt�
ortaya baya�� bir �eyler var. George Adamski'yi tan�d�k en
az�ndan. Kim ne yapm��, kim ne etmi� ve bu s�rada dergide de
baz� �eyler
yay�nlamaya ba�lad�k. O s�ralarda Refet Bey Dernekten
ayr�lm��t�. O, 1964'ten sonra Ruh D�nyas� dergisini ��kartmaya
ba�lad�, onlar arada s�rada yaz�yorlard� bunu. Ruh D�nyas�
ciltlerini iki cilt getirdiler, okuduk, iki g�nde bitirdim
hepsini. Sonra bu sefer dedik ki Suat A�abey'e, A�abey dedik,
gel bir anlat bakal�m �unu bize, bir de senin a�z�ndan
dinleyelim. Yani ne demek istiyor bunlar, neyin nesidir? Evet,
biz meskun d�nyalar�n �ok oldu�unu biliyoruz, kabul ediyoruz
ama bu nas�l bir �ey? Ondan sonra geldi anlatt� bize bir
g�zel. ��te yard�m, yard�m� �a��r�yor. Onun bir arkada�� var.
Bu s�ralarda da Erich von Daniken isimli bir Alman yazar -daha
T�rkiye'de hi� kimse bilmiyor- �svi�re�de Die Weltwoche diye
bir dergi ��k�yor. O zat, fevkalade Almanca bilen birisi.
Kendisi kimya m�hendisi, okulda da daha gen�ken talebeyken
kimya hocalar� var Aster. Onun meccanen m�tercimli�ini
yaparm�� derste. Hem ��renci, hem de asistan gibi yard�m
ediyor. O derecede Almancaya muktedir.
Okuyor.
�svi�re�de ��k�yor mahalli bir dergi Weltwoche. Bunu Suat Beye
s�yl�yor. Diyor ki: Yahu Suat, bak sen b�yle �eylerle
me�guls�n, �imdi adam�n biri ��kt�. D�nyada kal�nt�lardan
bahsediyor, bilmem nelerden bahsediyor. Bunu g�r�nce Suat
Beyin kulaklar� dikiliyor. Yahu diyor, �unu getirsene bir
bakal�m seninle bu konuya. Ertesi hafta okuyorlar, �ok g�zel.
Bunu a�t� bana b�yle b�yle. Dedi ne yapal�m? Dedim, vallahi
biz yararlanmak isteriz bundan ama bizde Almanca bilen yok.
Dedi ben ona s�ylerim. O dedi okurken yazar T�rk�esini. Hay
Allah raz� olsun. Eski T�rk�e. Adam yani Almancay� okuyor,
yaz�yor b�yle. �evirmek diye bir �ey yok adamda. Ve �lahlar
Kozmonotlar m�yd�? diye bizde ilk teksir yay�n� ��kt�. 90
k�sur sayfa. Bizim de ya�l� bir han�m arkada��m�z vard�,
Sadiye (Korates) Han�m. Eski T�rk�e biliyordu o, eski
edebiyat��lardan, yani T�rkoloji okumu�, oradan eski T�rk�e
geliyordu. Sadiye Han�m hemen onu yeni T�rk�e ye �eviriyor,
bir taraftan da biz daktilo ediyoruz bunlar�. Ve �lahlar
Kozmonotlar m�yd�? ismiyle. B�yle bir sorular sorarak
ba�l�yor. "�lahlar Kozmonotlar m�yd�?" diye giriyor. Biz bunu
kitap ba�l��� yapt�k. Hemen akabinde teksir olarak yay�nlad�k.
Ondan evvel ba�ka teksir yay�nlar da vard�, medyomluk falan
i�te onlar� yapm��t�k. Von Daniken'i biz biliyoruz, ba�ka
kimse bilmiyor yery�z�nde. Ve nas�l sat�ld� o, nas�l kap��
kap�� gitti, biz onu iki �� defa bast�k ondan sonra, teksir
olarak. Ve sonradan i�te Von Daniken'in kitaplar� ��kmaya
ba�lad�. Ve hala herkes bizim o terc�meyi ar�yor. Yani
diyorlar, o terc�me bamba�kayd�. Ni�in siz bunu bir defa daha
basmad�n�z. Eee dedik yahu adamlar patentini alm��lar. Sonra
ben Abdi �pek�i ile g�r��meye gittim. Bu konularla alakal� bir
�eyler de�ildi, parapsikoloji ile ilgili bir r�portaj yapt�
benimle. Ve orada da s�yledim. Dedim Abdi Bey biz sizden evvel
bast�k.��nk� Milliyet'te ��kt� o ilk �nce. Tanr�lar�n
Arabalar� diye ilk defa Milliyet'ten ��km��t�r o.�
MT�A
DERNE��N�N �ALI�MALARI VE B�LG� YAYMA FAAL�YETLER� GEN��L�YOR
�stat
Erg�n Ar�kdal ba�kanl���nda, T�rk Ruh�ulu�unda bir�ok ilk'e
ba�lang�� yapan MT�A Derne�i, t�m �al��ma ekibiyle birlikte
Dr. Bedri Ruhselman'dan ald��� emaneti, gelecek ku�aklara
aktarmak i�in faaliyetlerini geni�letti. Yay�nlar�n�, d��
konferanslar�n� artt�rd�, paneller d�zenledi. �lkemizin ilk
T�rk�e Evrende Zeki Hayat dergisini ve Spirit and Matter adl�
�ngilizce b�lteni ��kartt� ve T�rk Ruh�ulu�u pek �ok �ehirde
karde� derneklere yay�ld�.
Tabi ki
MT�A Derne�i bu h�zl� tempodaki �al��malar�n da �evkini ve
�����n� vazifeyi devralan bir ba�ka ��retmenden esinlenerek
yap�yordu. Derne�in, derginin, Vakf�n ve yay�nlar�n son k�rk
y�l�ndaki her an, �stat Ar�kdal'�n hayat�n�n son k�rk y�l�yla
bir b�-t�nl�k te�kil eder. Bu nedenle kendisinin k�sa
ge�mi�ini hat�rlamakta fayda g�r�yoruz:
�STAD
ERG�N ARIKDAL'IN KISA YA�AM �YK�S�
Erg�n
Ar�kdal 21 Kas�m 1936'da Geyve'de do�du. Annesinin ad� Hafize,
babas�n�n ad� Mehmet Nuri'dir. �� erkek karde�in en k�����d�r.
Annesi ev kad�n�yd�, babas� ise devlet demiryollar�nda
demiryolu hat m�d�r� olarak �al���yordu. Babas� devlet memuru
oldu�undan �ocuklu�u ve gen�li�i yurdun farkl� illerinde
ge�mi�tir. Babas�, Erg�n Ar�kdal'a hayat�n�n bu k�s�mlar�nda
�ok s�k�nt�lar �ekti�ini s�ylemi�. Bu s�ralarda babas�n�n
ba��ndan baz� ilgin� metapsi�ik olaylar da ge�mi� olmas�ndan
dolay�, spirit�alizm konusuna olumlu olarak bakm��t�r. �lk
��renimini Sivas ve Samsun illerinde, ortaokulu Konya'n�n
Ere�li il�esinde tamamlam�� ve liseye Mersin'de ba�lam��,
ard�ndan �stanbul Erkek Lisesinde bitirmi�tir. 12 ya��nda
babas�n� kaybetmi�, 16 ya��ndan itibaren yat�l� okullarda
okumu�, tatillerde ise annesinin Konya'n�n Ere�li il�esindeki
evlerinde oturmu�lard�r.
Daha 15
ya�lar�nda iken felsefi konular ilgisini �ekmi�, o zamanlar�n
imkanlar� dahilinde ba�ta Varl�k Yay�nlar� olmak �zere okul
kitapl�klar� ve zaman�n Milli E�itim Bakanl���'n�n ��kard���
Fikir Eserleri serilerini hi� aral�ks�z takip etmi�tir.
1940'l� y�llarda art�k g�n�m�zde tekrar g�ncelle�tirilip
yay�nlanmakta olan B�t�n D�nya adl� bir dergi
yay�nlanmaktad�r. Bu derginin i�inde ipnoz, alt�nc� duyu,
telepati, ruhlarla irtibat gibi konularla ilgili makaleler de
yer almaktad�r. Bu makalelerin i�eri�inden �ok etkilenmi�,
zamanla i�ini metapsi�ik konular�nda ara�t�rma yapmak,
bilgilenmek ate�i kaplam��t�r.
1950
y�l�nda ortaokulda okurken bir g�n a�abeyinin �stanbul�dan
gelirken yan�nda getirdi�i dergiler aras�nda, o zamanlar �stat
Bedri Ruhselman'�n yay�nlad��� Ruh ve Kainat dergisi ile
tan��m��t�r. O andan itibaren dergiye ba�lanm��, fakat liseyi
okumak �zere �stanbul�a gidene kadar di�er say�lar� senelerce
bulamam��t�r. �lk metapsi�ik bilgilerinin temellerini buradan
almaya ba�lam��t�r. Bu esnada liseyi �stanbul�da okumak
f�rsat� kendisine ba�ka kap�lar a�m��t�r. Bir yandan
metapsi�ik konular� takip ederken, bir yandan da felsefe,
psikoloji ve sosyoloji ile ilgilenmeye devam etmi�tir.
�stanbul Erkek Lisesinde zaman�n �ok k�ymetli ��retmenlerinden
ders alm�� ve bu durum kendisini, entelekt�el geli�imi
bak�m�ndan m�spet y�nde etkilemi�tir. Lisedeki felsefe
��retmeni kendisindeki �zel yetene�i fark etmi� ve ders
d���nda da felsefi konular �zerinde sohbetlerde bulunmu�tur.
Spirit�el konular� kayna��ndan takip etmek niyetiyle liseden
itibaren kendi �abas�yla Frans�zca ��renmeye �al��m�� ve bunda
ba�ar�l� olmu�, dilimize say�s�z eser ve makale
kazand�rm��t�r. �stanbul�da okurken ayn� zamanda Metapsi�ik
Tetkikler ve ilmi Ara�t�rmalar Derne�ine devam etmeye ba�lam��
ve bu faaliyet, hayat�n�n sonuna kadar s�rm��t�r. 1957 ile
1961 y�llar� aras�nda �stanbul �niversitesi �ktisat
Fak�ltesinde ��renim g�rm��t�r.
3 Ocak 1958 tarihinde Metapsi�ik Tetkikler ve ilmi
Ara�t�rmalar Derne�ine �ye kaydedildikten sonra, Ruh ve Madde
dergisinde makaleleri ve Frans�zca�dan �evirileri yay�nlanmaya
ba�lam��t�r. �lk kitab� olan �pnotizma, Manyetizma ve Telkin
ad�ndaki eserini 1963 y�l�nda daha 27 ya��ndayken kaleme
alm��t�r. 1959-1974 y�llar� aras�nda 15 y�l s�reyle Sad�klar
Plan� Tebli�leri'nin bizzat medyomlu�unu s�rd�rm��t�r. 1965
y�l�nda evlenmi�, 1966 y�l�nda bir o�lu, 1975 y�l�nda bir k�z�
olmu�tur. 19 Kas�m 1967'de Metapsi�ik Tetkikler ve ilmi
Ara�t�rmalar Derne�i ba�kan� olmu� ve bu vazifeyi �mr�n�n
sonuna kadar s�rd�rm��t�r. Derne�e giri�inden itibaren o
d�nemde yava�lam�� olan faaliyet ve ara�t�rmalara ivme
getirmi�, say�s�z yaz� ve makaleyi dilimize kazand�rm��t�r.
Konferanslar, seminerler, paneller ile ruh�ulu�u T�rkiye ve
d�nyaya tan�tm��, bilgi ak���na �mr� boyunca s�ren titiz
�al��malar�yla b�y�k bir h�z kazand�rm��t�r. 1970 y�l�nda
�stanbul �niversitesi Psikoloji! B�l�m�ne kaydolmu� ve burada
3 y�l ��renim g�rm��t�r.
Vazife
hayat�n� daima meslek hayat�ndan �nde tutmu�, hayat�n�n t�m
ak���n� ruhsal �al��malar�na g�re ayarlam��t�r. Meslek
hayat�nda finans ve otomotiv sekt�rlerinde �al��m��, son
olarak 1986 y�l�nda otomotiv yedek par�alar� sat�� m�d�rl���
g�revindeyken emekli olmu�, bundan �nce de oldu�u gibi daha da
artan bir tempoyla zaman�n� Ruhsal Bilgilerin yay�lmas�na
ay�rm��t�r. T�rkiye'de vazifeyi �stat Dr.' Bedri Ruhselman'�n
b�rakt��� yerden devralm��, daima yeniyi ve ileriyi hedef
alarak s�rd�rm��t�r. Hayat�n� tam bir ruh�u, b�y�k bir vazife
insan� olarak ya�am��, �rnek olmu�, bir�ok "ilk"e imza atm��,
bir�ok talebe yeti�tirmi�, b�y�k bir disiplin i�erisinde
bilimsel ara�t�rmalar�n� s�rd�rm��, daima T�rkiye'yi
gelecekteki fonksiyonuna haz�rlamaya gayret etmi�tir. Hayat�
boyunca maddiyat� daima ikinci planda tutarak tam bir
teslimiyet i�inde ya�am��t�r. Ruh�u bilgiyi T�rkiye ve d�nyaya
yaymak i�in ilk defa Ruh ve Madde Yay�nlar�n� kurmu� ve bug�ne
kadar say�s�z eserin insanl��a ula�mas�na daima �nc�l�k
etmi�tir. Yap�tlar� aras�nda Nazari ve Tatbiki �pnotizma
Manyetizma ve Telkin, Medyomluk, Ansiklopedik Metapsi�ik
Terimler S�zl���, �pnozun Ger�ek Y�z�, Ruhsall�k �zerine
Denemeler, De�i�ime Do�ru, Gizli ��reticilik, T�m Y�nleriyle
Medyomluk,
Vazife, Ya�am�n Amac� Kendini Bilmek, B�y�k Sentez Tekam�l
adl� eserler ile say�s�z makale, �eviri, derleme say�labilir.
Bilgisinin tatbikat�n� yapabilen nadir insanlardan biri olarak
tam bir sadelik ve al�akg�n�ll�l�k i�inde hayat�n�
s�rd�rm��t�r.
Herkes
i�in son derece m��fik bir baba, evlatlar�n�n i�indeki
cevherleri bularak kendilerini en iyi �eklide y�nlendiren bir
��retmen, �ok g��l� bir medyom ve telepat, ileri derecede
sahip oldu�u sezgi, telkin ve tedavi yetene�i ile say�s�z
insan�n hayat�ndaki karanl�klar� ayd�nlatan bir �ifac�
olmu�tur. �mr� boyunca Kutsal Vazifesi do�rultusundaki her
�eyi ger�ekle�tirmi�, zaman zaman hayat�nda meydana gelen t�m
�alkant� ve ihanetlere ra�men yolundan bir an bile
sapmam��t�r. Hayat�n�n son g�n�ne kadar �al��m��, radyo
sohbetleri, konferanslar�, seminerleri, Vak�f i�i �zel
�al��malar�na devam etmi�tir. Vazife ilkelerini ortaya koymu�
ve bunlar� ya�ayarak herkese �rnek olmu�tur.
Kutsal
Vazifesinin son a�amas� olarak 6 Ocak 1997 tarihinde bedenini
terk eden �stat Erg�n ARIKDAL, ard�nda vazifenin s�rd�r�lmesi
i�in gereken t�m ilke ve uygulamalar� b�rakm��t�r.
D��ER
YAYIN FAAL�YETLER�
Ruh ve
Madde dergisinin kesintisiz yay�nlanmas�na ve i�eri�inin bilgi
dolu olmas�na �ok �nem verir, Ruh ve Madde dergisini halkla
ileti�im arac� olarak kabul ederdi. 1950'li y�llar�n
sonlar�nda MT�A Derne�ine �ye kaydedildikten sonra, t�m ya�am�
boyunca Ruh ve Madde dergisine yaz�lar yazmay� bir bilgi
aktar�m� ve insanl�k vazifesi kabul eden Erg�n Ar�kdal, her ay
"Realite" k��esinde yay�nlanan yaz�lar�nda bilgisindeki ve
anlay���ndaki geli�meleri t�m okuyucular�yla payla��rd�. MT�A
Derne�i, Ruh ve Madde�nin d���nda kendisinin �nc�l���nde
1980-1985 y�llar� aras�nda be� y�l s�reyle ufoloji ve evrende
zeki hayat konular�n� i�eren Planet adl� bir dergi de
yay�nlad�. Yurt d���ndaki benzer ama�l� kurulu�lar�n �ye ve
okurlar�n�n bilgilendirilmelerine y�nelik �al��malar� da asla
ihmal etmeyen Erg�n Ar�kdal, �ngilizce olarak y�lda 4 kez
yay�nlanan ve yurtd���ndaki ilgili ki�i ve kurulu�lara
postalanan Spirit and Matter adl� �ngilizce bir b�lteni yay�n
hayat�na ba�latt�.

Ruhsal
hakikatler, Varl�ksal ilkelerle ilgili temel bilgileri i�eren
kitap��klar� T�rk�e,�ngilizce, Almanca, Frans�zca,
�spanyolca,Portekizce, Bulgarca, S�rp�a, Rus�a bro��rler
halinde bast�rarak, Anadolu'da yanmakta olan Bilgi I����n�n
yans�malar�n� yurt i�ine oldu�u gibi di�er �lkelere de yaymay�
fonksiyonunun bir par�as� kabul etmi�tir. Ruh�u Bilgiyi
T�rkiye'ye ve D�nya'ya yaymak i�in RUH ve MADDE Yay�nlar� ve
Sa�l�k Hizmetleri A�.yi revize ederek geni�leten Erg�n
Ar�kdal, bug�ne kadar say�s�z eserin insanl��a ula�mas�na
�nc�l�k etti.
Ruh ve
Madde Yay�nlar� kurulu�undan g�n�m�ze kadar 208 adet
yerli/yabanc� kitaplar� T�rk okuyucusu ile bulu�turmu�,
yurdumuzdaki eksik olan bo�lu�u yay�n yolu ile doldurulmaya
�al��m��t�r. Metapsi�ik yelpazedeki �e�itli konular titizlikle
se�ilerek, �ok de�erli yap�tlarla okurlar�m�z�n fikir d�nyas�
zenginle�tirilmi�tir.
�stat
Erg�n Ar�kdal, ruhsal konulardaki kitap yay�nlar�n�n
�o�almas�na, �stanbul ve d���ndaki belli ba�l� kentlerde de
okuyucunun bu eserleri bulabilmesine �n ayak olmu�tur.
Kitaplar arac�l���yla insan�m�za ula�acak olan bilgiye ve
okuyucuya b�y�k bir sayg� duyard�. Ya�am� boyunca t�m insanl�k
ad�na �nsan�st� �al��malar, Ruh�uluk Ekol� ad�na ola�an�st�
hizmetler veren Erg�n Ar�kdal bir ilke ve vazife insan�yd�.
�lke kapsam�nda uygulad��� kutsal vazifesini ya�ad��� son
dakikaya kadar b�y�k bir onurla ta��yan ve uygulayan Erg�n
Ar�kdal d�nya okulunun ilkelerini ve temel bilgilerini d�nya
bedeni ve idraki i�inde bilen, anlayan bir varl�kt�.
Davran��lar�, ki�ili�i ve g�nl�k ya�am�yla t�m �statlar gibi
enerjiyi yerli yerinde kullan�r, her zaman herkesle payla�maya
�al��t��� bilgi, umut, sevgi ve ho�g�r�y� hi� ay�rmadan onu
tan�yan tan�mayan her varl���n hizmetine sunard�.
Bilgiyi
yayma ve geni�letme �al��malar�na �ok �nem veren �stat Erg�n
Ar�kdal, bu amac�na y�nelik olarak, hayat�n�n en b�y�k
isteklerinden birini ger�ekle�tirdi. Hayat� boyunca bir radyo
kanal�ndan dinleyicileriyle sohbet etmek, bilgiyi daha geni�
kitlelere ta��mak onun hedeflerinden biri olmu�tu. Hayat plan�
onun bu soylu iste�inin de ger�ekle�mesine izin verdi.
T�rkiye'de ilk kez yerel radyolar kuruldu�u s�ralarda, Erg�n
Ar�kdal hi� zaman yitirmeden bu konu ile ilgili �al��malara
ba�lad�. 1993 y�l�n�n ilk aylar�nda yeni kurulmakta olan yedi
radyodan birini, �stanbul�daki Meta FM 105.6'yi kuruldu. Meta
FM 105.6�y� kurarken tek bir amac� ve d���ncesi vard�; ruhsal
bilgileri daha geni� kitlelere ula�t�rmak...Bilgi �����n� t�m
Marmara B�lgesine aktarmak i�in ya�am�n�n son g�n�ne kadar
sevgili dinleyicileriyle haftan�n bir ya da iki g�n� canl�
yay�nda ruhsal s�yle�iler yapt�. �stat
Erg�n Ar�kdal, Derne�e giri�inden itibaren t�m etkinlik ve
ara�t�rmalara ivme getirerek say�s�z yaz� ve �eviriyi dilimize
kazand�rd�. Konferanslar, seminerler, paneller ile Ruh�ulu�u
T�rkiye ve d�nyaya tan�tarak, bilgi ak���na �mr� boyunca s�ren
titiz �al��malar�yla h�z kazand�rd�.
Bilgi ve
Vazifeye adanm�� hayat�n�n son y�llar�nda, kendini �ok
zorlayan sa�l���n�n ortaya ��kard��� b�t�n elveri�siz �artlara
ra�men, t�m bilgi ileti�im a�lar�n� kurmaya ve halk�yla
b�t�nle�meye devam etti,1995-1996 y�llar�nda HBB TV'de "A'dan
Z'ye" program�n�n, "Merak Ettikleriniz" k��esinde 10 ay s�re
ile her sal� g�n� t�m T�rkiye'ye periyodik olarak seslendi ve
seyircilerinin sorular�n� yan�tlad�. Ayr�ca Anadolu'dan gelen
TV yap�mlar�na ve sorular�na cevap verdi, �zel TV paket
programlar� yapt�. Hatta vefat�ndan tam bir hafta �nce
Adana'da bir yerel TV'den gelen istek �zerine Kehanetler ve
�l�me Yak�n Deneyimler ad� ile iki program haz�rlad�. �a�da�
ileti�im ara�lar�n�n �nemine �ok inanan ve t�m arkada�lar�n�n
her an yeniye ve yeni bilgilere a��k olmas�n� isteyen,
taassuptan, putla�t�rmadan ve dar kafal�l�ktan hi� ho�lanmayan
�stat Erg�n Ar�kdal, Ruh�ulu�un temiz ve saf bilgiyi alan ve
bilgiyle amel etmek isteyenlerin ihtiyac�n� kar��layacak bir
geli�im yolu oldu�unu, �lkemizin bu tekam�l yolunun oda��
oldu�unu, ama hen�z �uurlar pek bulan�k oldu�u i�in bunun
fark�na var�lamad���n�, �lke �ap�nda liyakatimizi ortaya
��karma s�navlar�yla kar�� kar��ya oldu�umuzu biliyordu.
�stat
Erg�n Ar�kdal, �st�n vazife anlay���yla ayr�m g�zetmeden t�m
insanl��a adad��� bilgi aktarma i�levinin daha da geni�
olanaklarla yap�labilmesi i�in 1994 y�l�nda MT�A derne�inin
gelece�e ait b�y�k vazifesinin zemini olarak uluslararas� bir
organizasyon olan "�nsanl��� Birle�tiren Bilgiyi Yayma
Vakf�"n�n (BILYAY) kurulmas�na �nc�l�k etmi�tir..
T�RK�YE�DE
RUH�ULUK YAYILIYOR
�stat Dr.
Bedri Ruhselman'�n ve �stat Erg�n Ar�kdal'�n ilkeleri �����nda
kurulmu� hizmet ve vazife halkalar� her g�n b�y�yerek
ektikleri binlerce tohum ye�ermeye devam etmektedir. Bu b�y�me
s�reci i�erisinde �stanbul d���nda da ruhsal konular� ayn�
ekol disiplini i�erisinde i�leyen, ara�t�ran ve yayma
vazifesini yerine getiren karde� dernekler kurulmu�tur. Dernek
ve Vak�f'la tamamen paralel bir tarzda �al��malar�n� s�rd�ren
karde� derneklerimizin isimleri ve kurulu� y�llar� ��yledir:
-Ankara
Ruhsal Ara�t�rmalar Derne�i-1990 -�zmir Ruhsal Ara�t�rmalar
Derne�i-1990 -Adana
Ruhsal Ara�t�rmalar Derne�i-1992 -K�br�s
Ruhsal Ara�t�rmalar Derne�i-1992
T�m d�nya
�zerindeki bilimsel bir disiplin alt�nda deneysel ara�t�rmalar
yapan ruh bilimi ya da ruh�uluk; bilimle, ruhsal ��retiler
aras�nda k�pr� olu�turdu�u i�in evrenseldir. Bilim
d�nyas�ndaki baz� �nc�ler art�k �uurun, ya�am�n ve asl�nda her
�eyin evrenin i�inde bir arada topluca bulundu�u fikrini
benimsemeye ba�lam��lard�r. Ve Yeni �a� anlay���n�n kap�s�n�
cesaretle aralayan bu ara�t�r�c�lar, "evrenin her bir par�as�
t�m�n� i�ermektedir" diyerek, madde ve madde d���n�n
birbirlerinden ba��ms�z olarak var olamad�klar�n�, her
ikisinin de daha y�ce bir d�zeninin par�alar� oldu�unu gitgide
daha �ok fark etmektedirler. Varolu�u
�nlenemeyen paranormal olaylar; �u an ge�erli olan bilimsel
metodoloji ile a��klanamad���ndan; g�n�m�z insan�na evrene
yeni bir bak�� a��s� yeni bilimsel ve ruhsal bilgiler
gerekmektedir. Maddesel olanla ruhsal olan�n sonsuz bir
"B�t�nsel anlay��" i�inde eridi�i; Yeni �a��n Ruhsal ve
Bilimsel bilgileri, ruh biliminin, engin ve geni� yelpazesi
i�inde kendine yer bulmakta, her soruya bir yan�t elde
edebilmektedir. Deneysel metotla desteklenmi� olan Ruh�uluk
��retisi ruhsal ��retiler ad�na yaln�z arayanlara da
ellerindeki bilgileri daha iyi tan�tmakta ve a��klamaktad�r. 2000'li
y�llar "Birle�tiren, B�t�nle�tiren, K�resel Bilgilerin" h�zla
yay�ld���, bir ���k gibi sevgiyle ve do�all�kla her yan� sar�p
sarmalad��� y�llar olacak. "K�resel, B�t�nsel Bilgilerin" yeni
tesiri ve ����� g�recek g�zleri i�itecek kulaklar� olanlar�n
da g�zlemledi�i gibi b�y�k h�zla yay�l�yor. �ok etkisi yaratan
�a��rt�c� olaylar dizisinin t�m insanl�k ailesi olarak art
arda ya�ad�k�a sordu�umuz sorular�n kapsam� ve yo�unlu�unun da
artt��� ruhsal konulara ilgi duyanlar�n g�zlerinden ka�m�yor.
Yar�n�n
d�nyas�n� kendi eme�imizle biz in�a ediyoruz. Her �ey Birli�e
ve Tekli�e do�ru gidiyor. Kendimizi m�mk�n oldu�unca di�er
insanlardan ve b�t�nden ayr�ym�� gibi d���nmemek bizi de "Yeni
�a��n Alt�n ���kl� Dokumas�na" katacak ve bir ilmi�ini de biz
atm�� olaca��z. Her ya�am, okyanus i�indeki bir damla su
gibidir. ister okyanustan ayr� ister okyanusta olan bir damla
olsun yine de sudur ve b�t�n�n bir par�as�d�r. �nsan
bu "Y�ksek Hakikati" anlad���nda; sevginin, sayg�n�n,
anlay���n, yard�mla�ma ve dayan��man�n birlik-beraberli�in
�nemi daha iyi anla��l�r. Hi� kimsenin
"B�t�n"den
ve
"bilginin"
birle�tirici etkisinden ayr� ya�amak istemeyece�i; �z�nt�,
g�zya�� ve yozla�man�n insanlar �zerindeki tehdidini
yitirece�i g�nlerin yakla�mas�n� istiyorsak kollar� s�vamal�.
yeni bir anlay���n in�as�na bizler de bir tu�la koymal�y�z.

BU MET�N RUH VE
MADDE DERG�S�N�N 50. YIL �ZEL SAYISINDAN KISALTILARAK ALINMI�,
T�RK RUH�ULU�UNUN TAR�H�N� ��RENMEK �STEYENLER�N H�ZMET�NE
SUNULMU�TUR DAHA DETAYLI B�LG� ���N;
www.bilyay.org.tr |