Spirit�alizm & Parapsikoloji

WWW.ASTROSET.COM

UYKU

Bedri RUHSELMAN��n RUH ve K��NAT adl� eserinin 745-765 sayfalar�ndan g�ncel T�rk�e�ye uyarlanm��t�r
Derleyen: Selman GER�EKSEVER

  S�radan ya�amda gelip ge�ici �uursuzluk hallerinden biri de uykudur. M�dem ki d�nyaya bir tak�m deneyimler ge�irmek i�in geliyoruz ve bu deneyimlere �uur ve irademizle giri�mek durumunday�z; o halde, neden d�nya �t�l �uursuz ve ��l�� gibi baz� haller ba��m�zdan ge�iyor? Bu durumlar s�ras�nda d�nya deneyimlerinden ge�miyor muyuz, tamamen kullan�lmaz durumda m�y�z? Araya neden bu �uursuzluk halleri, sanki �bo�luklar� giriyor? Ayr�ca, uyku durumu tekrardo�u� fikrine ayk�r� m�d�r, de�il midir gibi bu durumda var�

  Her �eyden �nce �unu an�msatmak isteriz ki, ruhun maddesel es�retten kurtulmu� ya da hi� olmazsa, spatyomda ortaya ��km�� olan �serbest �uur� h�li; kitab�m�zda �ba�l� �uur� olarak ifadeye koydu�umuz d�nya maddelerinin olanaklar� ve bask�lar� aras�nda tezah�r eden s�radan �uur h�linden bamba�ka bir �eydir, denecek kadar geni� kapsaml�d�r.

  �imdiye kadar kitab�m�z�n de�i�ik k�s�mlar�nda, s�ras� geldik�e s�ylendi�i gibi; beyin gibi, d�nya maddelerinin her an de�i�ebilen ve herhangi k���k bir olay ile ar�zalanan / rahats�zlanan f�ni, sabit olmayan elemanlar�yla ilgili �ba�l� �uur� h�li, ruhun ebedi varl���yla s�r�p giden genel �uur durumuna hi�bir zaman �l�� olamayaca�� gibi, herhangi bir rahats�zl�ktan dolay� ba�l� �uur� da olu�acak de�i�meler de �serbest �uur� �zerinde etkili olamaz. �unu da an�msamak gerekir ki, bir kez madde d�nyas�na ad�m�n� atm�� olan varl�k, bu ilk ad�m�ndan ba�layarak kesintisiz bir �ekilde s�r�p giden deneyimlerine ba�lam�� bulunur. Bu deneyimlerin kesilmesi, onun d�nyadan ayr�laca�� ana kadar s�rer gider.

  Yery�z�nde enkarne bir varl���n ge�irdi�i hi�bir dakika bo� de�ildir. �ster uyusun, ister �ocuk h�linde bulunsun ya da deli olsun, hasta olsun, o; s�rekli bir �ekilde �evresinden tesirler al�r ve bu tesirler onun ruhunda g�r�nen / g�r�nmeyen bir�ok izlenimler olu�turur. Bu konuda psikoloji bilim dal� pek �ok �rneklerle doludur. Esasen biz de, kitab�m�z�n daha �nceki k�s�mlar�nda (degajman ve unutma kavramlar� kar��s�nda) bu durumla ilgili baz� �rnekler vermi�tik. �imdi konunun ayr�nt�lar�na girmeden �nce �do�al uyku� durumu �zerinde biraz dural�m:

Do�al Uyku

  G�r�n��te ruhun t�m maddesel etkinlikleri, durmu� gibi g�r�nen do�al / normal uykuda; bir�ok ruhsal melekeler, hatt� bazen uyan�k durumdakinden fazla olarak etkinle�ir. Bu konuda yap�lm�� dikkate de�er ve g�z ard� edilmemesi gereken deneyler vard�r. Bu deneylere de�inmeden �nce herkesin bildi�i bir olay� burada an�msatmak isterim: Genellikle insanlar istedikleri saatte uyuyabilir. Bir istatisti�e g�re, insanlar ortalama 12 dakikal�k bir hata ile bu i�i ba�ar�yla yapabilmektedirler. Bu hat� s�rekli olarak her zamanki saatten erken uyanma �eklinde g�r�nmektedir. Do�rudan do�ruya kendim yapm�� oldu�um denemelerim (celselerim) s�ras�nda bu noktayla ilgili baz� bak�mlardan �ok dikkate de�er bir g�zlem ile kar��la�t�m. Ruhun de�i�ik melekelerinin uyku s�ras�ndaki etkinli�ini g�steren bu g�zlem bence �ok ��reticidir:

  Bundan birka� y�l �nce (1940�l� y�llar�n ilk yar�s�) Devlet Demir Yollar��nda g�revim vard�. Bilecik�teydim. Bir g�n �stanbul�da bulunmam� gerektiren �nemli bir i�im ��kt�. Bu i�imi g�rebilmek i�in, o gece �stanbul�a do�ru saat 3�te ge�ecek olan ekspres trene yeti�meliydim. Yaln�zd�m ve beni o saatte uyand�racak g�venilir bir kimse de yoktu. B�yle durumlarda ara s�ra yapt���m gibi, saat 2�de (trenin hareketinden bir saat �nce) uyanmak karar�yla, her zaman oldu�u gibi 22�de yatt�m. O zamana kadar yapm�� oldu�um denemelerin sonu�lar�na g�venerek, kesinlikle zaman�nda uyanaca��ma emin bulunuyordum. Derhal uyumu�um. Bir r�ya g�rmeye ba�l�yorum: R�yamda, uyand���m zaman saat 3 olmu�. Akl�ma d�n ak�amki karar�m ve bug�n �stanbul�da g�r�lmesi gereken �nemli i�im alt�st oldu�u fikri geliyor. �Eyvah!� diyorum. �Treni ka��rd�m. D�nk� telkinlerim beni aldatt�. Trene rahat�a yeti�mek i�in saat 2�de uyanmaya karar vermi�tim. Oysa ki, �imdi bir saat ge� uyanm�� bulunuyorum. Tam trenin gelme zaman�. Ama neyleyim, ben kalk�p haz�rlan�ncaya kadar o gelip gidecek�� Yatakta ba��m� kald�r�p, pencereden d��ar� bak�yorum(1). Tren istasyondan ayr�lmak �zeredir. Fena halde can�m s�k�l�yor. Bir telkinle uyanabilece�ime d�ir olan kuvvetli inanc�m y�z�nden, benim i�in ya�amsal bir �nemi olan �stanbul�daki i�imi ka��rd�m, diye �z�l�yorum. �fke ve �mitsizlikle kar���k bir tak�m s�k�c� duygular i�inde tekrar uyumaya karar veriyorum. Fakat tam bu s�rada kim oldu�unu bilemedi�im ve �ok iyi tan�d�klar�mdan, hatt� dostlar�mdan biri oldu�unu sand���m birisi ortaya ��k�yor ve bana �unlar� s�yl�yor:

  ��z�lme ve uyuma. Hi�bir �ey yitirmi� de�ilsin. Tren bir saat sonra gelecek, onunla gidersin ama seni o trene almayacaklar. Bununla beraber, sen gizlice arkadan bir vagonun i�ine gireceksin ve karanl�k dar bir yerde gideceksin.� Bu s�zlere inanm�yorum ve kendi kendime �unlar� s�yl�yorum: "Bu dost her kimse beni �z�nt�den kurtarmak i�in b�yle anlams�z sa�ma tesellilere kalk���yor. ��nk� bu son trendir. Bundan sonra gelecek olan 7 treni benim i�imi g�rmez. Ayr�ca, ben bu kurumun g�revlilerindenim; her trenin neresine olursa olsun binmek benim hakk�md�r. Kim beni trene almamazl�k yapabilir� diyor ve uyumak �zere g�zlerimi kapat�yorum.

  ��te tam bu s�rada ger�ekten uyand�m. G�rd���m r�yam�n canl� ayr�nt�lar� ve etkisi o kadar i�ime n�fuz etmi� ki, ilk zamanda r�ya g�rm�� oldu�uma ya da �imdi uyand���ma inanamad�m. Kendimi kontrol ettim; �imdi ger�ekten uyan�k bulunuyordum. Hemen saatime bakt�m 2�ye be� vard�. Derin bir nefes ald�m; demek ki i�lerimin do�urdu�u heyecanla ben bu gece bir k�bus ge�irmi�tim ve bu k�busta oldu�u gibi ak�amki telkinlerim hi� de bo�una gitmemi�ti. Treni ka��rmam��t�m. ��nk� onun gelmesine daha bol bol bir saat vard�. Hen�z bu d���ncelerim bitmemi�ti ki, odam birden ayd�nland� ve istasyona olanca g�r�lt�s�yle bir tren girdi. �Herhalde bu s�k s�k gelip ge�en mar�andizlerden biri. Bol zaman�m var�� d���ncesinden dolay� tembel tembel ba��m� kald�r�p istasyona do�ru bakt�m. Bir de ne g�reyim; istasyonda duran tren yolcu treni de�il mi! Oysa ki, bu saatlerde ancak bir tren vard�r, o da benim bekledi�im ekspres. Hemen deli gibi yataktan f�rlad�m ama hen�z giyinmeye ba�larken, tren hareket etti ve �stanbul�a do�ru bizim istasyonu terk etti.

  Ne olmu�tu, nas�l oldu da 3�te kalkmas� gereken bu tren bir saat �nce, yani 2�de hareket etti? �ok ge�meden durumu kendi kendime a��klad�m: O s�ralarda saatimin yelkovan� gev�emi� bulunuyordu; ara s�ra biraz ileri, biraz geri kal�yor ve umulmad�k zamanlarda, zaman� yanl�� g�sterirdi. Demek gene bu mel�un yelkovan bir saat geri f�rlam��t� ve 3 yerine 2�yi g�steriyordu. Ola ki ben ak�amki telkini de bu yanl�� ayara g�re verdi�im i�in ona g�re uyanm��t�m. Yani bu saate g�re tam zaman�nda uyanm��t�m ama ger�ekte bir saat ge� kalm�� bulunuyorum. Bu kez can�m ger�ekten �ok s�k�ld� ve �imdi i�lerimin cidden alt �st oldu�unu d���nd�k�e, r�yamdayken ortaya ��kan ve h�la �zerimden tesiri silinmemi� bulunan �z�nt�m bir kat daha artt� ve sanki saatimi par�alayacak gibi oldum. Fakat art�k i� i�ten ge�mi� ve her �ey olup bitmi�ti. �stemeye istemeye saatimi d�zelttim yani 3 yapt�m ve yatt�m.

  Art�k sabaha kadar deliksiz bir uykuyla uyuyarak, iyice gerilmi� olan sinirlerimi yat��t�rmak gerekiyordu. Uyuyabilmek i�in kafamdan t�m parazit fikirleri kovdum ve uyudum. Ne kadar zaman ge�ti�ini bilmiyorum. Uykunun i�indeyken sanki birisi beni uyand�rmak i�in d�rter gibi oldu. Bu duygu ile uyand�m ve �evreme bakt�m, kimse yoktu. Hi� de yeri olmayan bu uyan��, hen�z yat��mam�� olan sinirlerimin gerginli�ini artt�rmaktan ba�ka bir i�e yaramam��t�. Fakat gene nedensiz bir duygu ile pencereden d��ar� bakt�m. Demir yolunun g�r�nen sonlar�na do�ru g�z�m kay�verdi. Uzaktan, istasyona ve dolay�s�yla �stanbul y�n�ne do�ru gelmekte olan bir trenin ����� g�r�n�yordu. Acaba bu gelen bir mar�andiz miydi diye d���nd�m. Sonra otomatik bir �ekilde istasyona bakt�m. Birka� yolcu g�r�n�yordu ve saat 3:55�ti. Art�k ne olursa olsun hi�bir �ey d���nmeden yataktan f�rlad�m, yar�m yamalak giyindim. Esasen ak�amdan haz�rlam�� oldu�um �antam� kapt���m gibi kendimi istasyona att�m.

  Fakat ben t�m bu i�leri yap�ncaya kadar; inen inmi�, binen binmi� ve tren a��r a��r hareket etmeye ba�lam��t�. Bu, benim beklemekte oldu�um trenin ta kendisiydi. Hemen vagonlardan birinin basama��na atlad�m. Kap�s� kilitliydi. Oradan h�zla indim ve ba�ka bir vagona y�neldim ama onun da kap�s� kilitliydi. Gece oldu�u i�in de ortal�kta kimse g�r�nm�yordu. Hava so�uktu ve ben b�yle basamakta, bir saatlik uzakl�kta olan bir sonraki istasyona kadar gidemezdim. Bu s�rada tren istasyondan ��km��t� ve giderek h�zlanmaya ba�lam��t�. Tekrar yere indim, g��bela ve tehlikeli bir �ekilde en sondaki vagonlardan rastgele birinin basama��na kendimi atabildim. E�er bunun kap�s� kilitli olmu� olsayd� ve tekrar yere atlayamayacak ve orada gitmeye mecbur kalacakt�m. ��nk� tren iyiden iyiye h�zlanm��t�. Bereket versin ki bu basama��n kap�s� kilitlenmemi�ti. Derin bir nefes ald�m ve i�eri dald�m.

  ��erideydim ama buras� vagon sahanl��� idi ve i� kap�lar� kilitliydi. Dar ve karanl�k olan bu sahanl�kta gitmek d��ar�da basamakta gitmekten elbette �ok daha konforlu oldu�undan, buna can�m s�k�lmad�. �ok ge�meden, bulundu�um bu vagonun lokanta vagonu oldu�unu fark ettim. Kond�kt�rler buraya u�ramad���ndan, ve ben de ara istasyonlarda �ok az duran trenin bu k�sa duru�lar� s�ras�nda, inerek tekrar tehlikeli bir oyuna giri�mek istemedi�imden, tren b�y�cek bir istasyona gelinceye kadar orada yolculu�u g�ze ald�m. Tren sabaha kar�� �zmit�e yakla��nca, lokantan�n garsonlar� uyand�, ben de bu dar yerden kurtuldum.

  Daha sonra durum anla��ld�: Benim saatim do�ruydu ve sand���m gibi yelkovan geri gitmemi�ti. Ancak ak�am saat 19:00�da Bilecik�ten ge�mesi gereken bir yolcu treni kaza sonucu r�tar yapm�� ve saat 2�de gelebilmi�ti. ��te benim ekspres sand���m ve gereksiz yere saatimin ayar�n� onun geli�ine g�re de�i�tirdi�im tren buydu� As�l ekspres de tam zaman�nda gelmi� bulunuyordu. Demek ki ben daha �nceden de r�tardan haberdar olmu� bulunsayd�m, saat 2�de ilk uyand���m zaman, tam zaman�nda davranacak ve hi�bir tela�a gerek kalmadan, rahat rahat trene yeti�ecektim. Bunun tersine olarak da, e�er ilk tren ge�ti�i zaman, onu ka��rd�m diye hi� uyanmadan yatm�� olsayd�m, hi� yoktan ekspresi ka��rm�� olacakt�m. �imdi bir�ok bak�mdan dikkate de�er bu olay�n baz� noktalar� �zerinde durmak isterim.

1- Ak�am yatarken vermi� oldu�um karar gere�ince, saat 2�den be� dakika �nce uyand�m. Bu durum, �imdiye dek yap�lm�� olan bir�ok g�zleme uygundur. 

2- Uyand���m zaman, yataktan kalk�p, haz�rlanmam gerekirken, gecikmi� bir yolcu treninin tam o dakika da geli�ine aldanarak, �uuralt�mla dosdo�ru yapm�� oldu�um bir i�i d�nya �uuruyla (uyan�kl�k �uurunla) bozmu� ve saatimin de yanl��l���na h�kmederek yeniden uyumaya karar vermi�tim. Buraya kadar olan �eylerde o kadar bir s�ra d���l�k yoktur. Bununla birlikte , burada da a��klama isteyen konular yok de�ildir. �rne�in, ak�amdan belli bir saatte uyanmak �zere yap�lan telkinle insan, hangi psikolojik otomatizman�n etkisi alt�nda o saatte uyanabiliyor? E�er uyku s�ras�nda ki�i �t�l ve cans�z gibi duruyorsa, bu etkinlik nereden geliyor? �kinci olarak, burada hi� �a�madan zaman� belirleyen kimdir ve bu nas�l olur?

  Bundan �nceki konular�m�z� an�msayan okuyucular�ma bu konudaki durumlar yabanc� gelmeyecektir. Fakat burada �u noktay�, �neminden dolay� kesin olarak vurgulamay� zorunlu g�r�yorum: Bu konu, ruhun varl���n� ve s�rekli etkinli�ini tan�mayan bir fikir s�hibi i�in a��klanabilir t�rden de�ildir. ��nk� burada yaln�z bitkisel bir �ekilde ya�ayan bedenin at�letine kar��l�k, be�er� ya�am�n t�m zorunluluklar�n� en ince ayr�nt�s�na dek izleyen ve ger�ekle�tirmeye �al��an bir etkinlik / aktiflik s�z konusudur. Bu etkinlik d�nya i�lerinin �nem ve zorunlulu�unu bilen ve uyumayan bir varl�kla ilgilidir ki, bu da ruh varl���d�r. Ruh varl���n�n bedenle ili�kisi, her zamankinden ku�kusuz daha kudretlidir. Nas�l ki, bu �rnekte ben s�rekli olarak saate bakmama kar��n; gene de yan�lmaktan kurtulamad���m halde, uyku durumundaki etkinli�imle bu i�i daha kusursuz yapm�� bulunuyorum. Bununla birlikte �imdi ortaya koyaca��m noktalar bu �rne�i daha gizemli bir g�r�n�me sokmaktad�r.

3- Ak�am yatarken, 2�de uyanmam konusunda vermi� oldu�um telkinin ger�ekle�mesi, yani benim uygun saatte uyanabilmem e�er bir otomatizma ile olmu� olsayd�, yeniden uyuduktan sonra ve �zellikle de sabaha dek deliksiz bir uyku ile uyumak konusunda vermi� oldu�um karar �zerine trenin hareketinden alt� dakika �nce uyanmamam gerekirdi. Klasik g�zlemlere uygun olan bu durum burada otomatik bir hareketi de�il, belirli bir ama� u�runda sarf edilmekte bulunan bir cehti g�sterir. Bu cehit, benim o s�radaki ba�l� �uurumun ters y�nde cereyan etmekteydi. ��nk� benim her �eyden �midimi kesmi� ve uyumaya karar vermi� ba�l� �uurumun bu hareketine kar��l�k gene ben de bulunan ve trene beni yeti�tirmeye �al��an bir varl���n etkinli�i s�rmektedir. Bu durum, insan�n uykusu s�ras�nda �t�l olmad���n� ve �evresiyle ili�kileri hakk�nda bilgi sahibi bulundu�unu ve hatta bir tak�m etkinlikler g�sterdi�ini kan�tlar.

4) Arada ge�en r�ya olay�nda ayr�ca bir �neme sahiptir. Oldu�u gibi ger�ekle�en ba�ka r�yalar g�rm���md�r. Fakat bu kadar canl� ve ayr�nt�l� bir r�ya ile kar��la�mad�m. Bu r�yan�n baz� �zelliklerini ayr�ca belirtmek istiyoruz.

a) Ger�ekten, aynen r�yada g�rd���m gibi ilk treni ka��rd�m. 

b)Bu r�yada birisi ba�ka bir trenin gelece�ini be ona yeti�ebilece�imi s�yl�yor, ben ise ikinci trenin olmad���na emin bulunarak buna inanm�yorum. Oysa ki, ger�ekte; her zamankinin tersine bu durum da ger�ekle�iyor. Hatta bu durum, o zaman bence o kadar olas�l�k d��� bulunuyor ki, ben saatimi bile de�i�tirmek gere�ini duyuyor, r�yaya �nem vermiyor ve �Uyuma!� diye yap�lan uyar�ya da kulak asmayarak, uykuya dal�yorum. 

c) R�yamda trene al�namayaca��m, arkada karanl�k ve dar bir yerde yolculuk edece�im de bildiriliyor.

O zaman ortada buna hi�bir neden g�remedi�im i�in, buna da kulak asm�yorum. Fakat ger�ekten de bir saat sonra, hi� beklemedi�im bir �ekilde, trenin b�t�n kap�lar� kapal� bulunuyor; birnbir g��l�kle ve tehlikeler i�inde, kendimi arka vagonlardan birine atabiliyor ve karanl�k, dar bir yerde uzunca bir s�re yolculuk etmek zorunda kal�yorum.

  Bu olaylarda ortaya ��k�p belirginle�en nokta, ba�l� �uurumuzun d���nda etkinlik g�steren basiretli bir varl���n ifadesidir. G�r�l�yor ki, uykuda insan, d��ar�dan g�r�ld��� gibi �l� gibi �t�l durumda de�ildir. Uykuda olan bir kimse (hatta gelecektekiler de dahil oldu�u halde) olaylar kar��s�nda,uyan�k durumdakinden daha duyarl� bir hal i�indedir. K�saca bizler uyurken d�nyada olup bitenlerden ba��ms�z ve onlara duyars�z de�iliz.

  Do�rudan do�ruya kendimin deneyimledi�i bu �rnekten sonra, ba�ka ara�t�rmac�lar taraf�ndan toplanm�� ve incelenmi� / irdelenmi� bu konuyla ilgili ba�ka �rnekler de vermek isterim: Bunlar uyku s�ras�nda, beden organizmam�zda yap�lan tesirlerin as�l varl���m�zda olu�turdu�u izlenimleri ve hatta imajlar� i�ermektedir. Bu durum uykudaki bir kimsenin d�nya titre�imlerinden etkilenmekte oldu�u nu a��k�a g�stermektedir:

I) Uyumakta olan bir s�jenin bir t�y par�as� ile burnuna ve dudaklar�na dokunuluyor ve s�je ��yle bir r�ya g�rmeye ba�l�yor: Onun y�z�ne ziftten bir maske ge�irmi�ler. Y�z�ne iyice yap��m�� olan bu maskeyi birden bire �ekip ��kar�yor fakat maskeyle birlikte dudaklar�n�n, burnunun ve oldu�u gibi t�m y�z�n�n derisi de kalk�yor.

II) Uyuyan birisinin ensesini hafif�e �imdikliyorlar. Bu s�rada s�je r�yas�nda, �ocuklu�unda kendisini tedavi eden bir doktorun ensesine �pehlivan yak�s�� yap��t�rmakta oldu�unu g�r�yor. 

III) Uyumakta olan s�jenin kula��n�n dibinde, �elik bir b��ak ile demir ma�a birbirine s�rt�lerek, hafif bir ses ��kart�l�yor. S�jenin r�yas� ��yle: �anlar �almakta ve kendisini 1848 Haziran olaylar�nda ya�amakatad�r. O, bu olay�n t�m ayr�nt�s�n� g�rmektedir.

IV) Burnuna bir kolonya �i�esi yakla�t�r�ld��� zaman uyanan bir s�je kendisini M�s�r�da Kahire�de bir lavantac� d�kk�n�nda g�r�yor ve orada bir dizi maceralar ge�iriyor.

V) Bu gruba sokulabilecek benim de bir r�yam vard�r: Bundan 19 y�l �nce Kastamonu�da bulunurken bir gece, birinci d�nya sava��n�n ac� g�nlerinden birini r�yamda g�r�yordum: Davullar �al�yor ve 314�l�lerin askere al�nd�klar�n� duyuruluyor. Fakat bu davul sesi bana o kadar ac� geliyor ki, onu sanki beynimin i�inde g�mb�rd�yor san�yorum. Bizi palas pand�ras yakal�yorlar ve burada ayr�nt�s�na da gerek g�rmedi�im bir�ok maceralar i�inde sava� alan�na g�t�r�yorlar. Fakat t�m bu hengamede davulun sesi susmuyor. Bundan ba�ka, sava� alan�na geldi�im zaman, bu berbat ses top sesine d�n���yor. Bu ses sava� alan�n�n �teki t�m g�r�lt�lerine egemen. Sonunda bu ba� belas� sesin az�b� i�inde uyan�yorum fakat uyan�rken ve uyand�ktan sonra da o sesin ayn� ritimle s�r�p gitti�ini duyuyorum. Yaln�z bu kez, o ne bir davul sesidir, ne de top  sesi. Sadece, sadece tokma�� ile vurulmakta olan kap�n�n sesidir.

  Bu r�yalar basit olduklar� kadar, konumuzu ayd�nlat�c� i�eriktedirler. Fakat bunlar�n yan�nda daha kar���k �yle r�yalar vard�r ki, bunlar bizi bilgi alan�nda daha ilerilere g�t�r�rler. Bunlar� inceledi�imiz zaman, fikir gibi bir tak�m y�ksek titre�imli etmenlerin de uyumakta olan kimseler �zerinde izlenimler ve imajlar olu�turabildiklerini anlar�z. A�a��daki r�ya buna g�zel bir �rnektir.

  Bunu, Paris Hastanesi cerrahlar�ndan (operat�rlerinden) Dr. Aim� Guimard ��yle anlat�yor:�Bir eyl�l ak�am� her zamanki gibi yata�a girmi�tim. Saat onbire do�ru, dayan�lmaz bir di� a�r�s� ba�lad� ve bu durum sabah�n ikisine kadar s�rd�. O g�nlerde, mide kanseri ameliyat� hakk�nda yazmakta oldu�um bir kitab�n son b�l�m�yle ilgili plan� da bu a�r�lar ara s�ra a�r�n�n �iddetlenmesiyle kesintiye u�ruyor ve o zaman, yar�n sabah erkenden kom�um olan di� hekimi Dr. Martial Lagrange�e gidip, di�imi �ektirmeyi d���n�yordum. ��te t�m uykusuzlu�um boyunca d���ncem bu iki nokta �zerinde gidip geliyordu.

  Sabah saat ona do�ru di� hekimi arkada��m�n bekleme salonuna girdim. O beni g�r�nce ���te bu garip!� diye ba��rd� ve ekledi. �B�t�n gece seni r�yamda g�rd�m.� Ben g�lerek kar��l�k verdim: R�yan�z in�allah benim araya kar��mamla rahats�z edici ve usand�r�c� olmam��t�r. Yan�tlad�: �G�rd���m r�ya r�ya de�il, tam bir kabustu: R�yamda mide kanseri olmu�um; sen de s�rekli olarak benim karn�m� yarmakla me�guld�n.� Doktor, uzun zamand�r bu di� hekimi arkada�� ile g�r��medi�ini ve onun bu kitapla ilgili hi�bir bilgisi olmad���n� da ekliyor.

  Bu �rnekte operat�r doktorun kafas�ndan ge�en ameliyat vetiresiyle ilgili fikirler, ister istemez di��iye yans�m��t�r. O s�rada bedeni uyu�uk ve uykuda bulunan di� hekiminin yar� serbestle�en perispirisi bu fikirlerin kolayl�kla tesiri alt�nda kalm��t�r. Biz bu t�r tesirlerin beden �zerindeki tezah�rlerine o kadar inan�r�z ki; e�er bu ko�ullar alt�nda g�nderilen fikirler biraz daha usul�nce y�nlendirilmi� olsalard� ve s�je de daha derin bir degajman durumunda bulunsayd�, di� hekiminin midesinde ger�ekten birtak�m marazi durumlar bile belirebilirdi, diyebiliriz. ��nk� metapsi�ik ara�t�rmalar kapsam�nda yap�lm�� ba�ka denemeler bu durumun daha kuvvetli �rneklerini bize g�stermi�tir. Nas�l ki, tahayy�l�n yarat�c� k�biliyetleri ve ded�bl�man�n ilk bak��ta do�al de�ilmi� gibi �e�itleri hakk�nda daha �nce ifadeye koydu�umuz s�zler de bu fikirlerle bizi do�rulamaya yaram��t�r san�r�z. B�ylece, baz� r�yalar�n incelenmesiyle, insan�n uyku durumunda da g�nd�z ki i�leriyle me�gul oldu�unu daha iyi anlam�� oluruz. Bu t�r r�yalardan da bir ka��n� okurlar�ma sunuyorum.

1.Y�llar �nce Hudson�da b�y�k ve g�zel bir evi olan bir dostum taraf�ndan davet edilmi�tim. Bir aral�k, orada bulunan ba�ka misafirlerle beraber bir k�r gezintisine ��kt�k. K�rlarda epeyce dola�t�k. Gezi yakla��k bir saat kadar s�rm��t�. Eve d�nd���m�z zaman, bence de�erli bir an�s� olan alt�n kol d��melerimden birisinin gezi s�ras�nda d��t���n� fark ettim. Bunun ne zaman ve nerede yitirdi�imi elbette bilmiyorum. Hava kararm��t�. Mevsim de sonbahar oldu�undan, yerler kuru yapraklarla �rt�l�yd�. Bu y�zden kay�p kol d��memi aramaya gerek g�rmedim. O gece r�yamda, bir duvar kenar�ndaki asman�n �zerinde kurumu� bir salk�m �z�m g�r�yorum. Asman�n alt�ndaki topra��n �zeri kuru yapraklarla �rt�l� ve bu yaprak �rt�s�n�n alt�nda kol d��mem sanki bana g�z k�rp�yor. Ertesi g�n uyand���m zaman, d�nk� gezintimiz s�ras�nda, b�yle asmal� bir duvar�n yan�ndan ge�mi� oldu�umuzu an�msayamad�m. Arkada�lara sordu�umda, onlar da bunu an�msayamad�lar. Kimseye bir �ey s�ylemeden, birg�n �nce dola�t���m�z yerleri yeniden g�rmek i�in d��ar� ��kt�m. Dosdo�ru gidiyordum. Kar��ma bir duvar ��kt�. Bu duvar�n �zerinde bir asma a�ac� yaslanm��t� ve manzaras� da t�pk� r�yamdaki gibiydi. Alt�nda, aynen r�yamdaki gibi kurumu� yaprak �rt�s� vard�. Pozitif d���nen kafamla; kendimi g�rd���m r�yaya g�re hareket eden bir budala yerine koymu�tum. Bunun i�in sanki kendimden utana utana yapraklara e�ildim ve onlar� biraz kar��t�rd�m. �ok ge�meden alt�n kol d��memin parlakl��� g�z�m� ald�: O, r�yada g�rd���m gibi yaprak �rt�s�n�n alt�nda duruyordu.

2.Borockelbank �ak�s�n� yitiriyor, her yan� ar�yor ama bulam�yor. R�yas�nda, �ak�s�n�n bulundu�u pantolonunu ve cebini g�r�yor. Sonunda �ak� orada bulunuyor. 

3.Dante�nin o�lu Jaques Alighieri; babas�n�n �Di Comediae� adl� eserinin par�alar�n� toplarken, bu par�alarla ilgili on�� �ark�n�n yitirildi�ini g�r�yor ve onlar� bir t�rl� bulam�yor. Bu duruma �ok �z�len Jaques bir gece ger�ekten �ok g�zel bir r�ya g�r�yor. Bu r�yada babas� beyazlar giyinmi� ve ba�� da son derece ayd�nlanm�� (nurlanm��) oldu�u halde kendisine g�r�n�yor ve oradaki gizli bir dolapta aran�lan �ark�lar�n bulundu�u yeri ona g�steriyor. Ertesi g�n Jacques r�yada g�rd��� yere bak�yor ve kendi eliyle koymu� gibi buluyor. 

4.1870 y�l�nda k�pr�leri ve anayollar� incelemekle g�revlendirilmi�tim. Aras�ra bu y�rede olan su bask�nlar� k�pr�lerin durumunu tehlikeye sokuyordu. Y�llardan beri bu i�lere bakmaya o kadar al��m��t�m ki, bu y�zden bende olu�an kendine g�ven duygusundan ku�kulanm�yordum. Bununla birlikte bir gece k�pr�lerden birinin son derece a��k, se�ik ve canl� bir tablosunu g�r�yordum. Bir ses bana r�yamda �unlar� s�yl�yordu: �Git ve o k�pr�y� incele�  Bunu �� kez yinelemi�ti. Ertesi sabah at s�rt�nda yakla��k 6 mil kadar uzakta bulunan o k�pr�ye vard�m. K�pr�n�n  durumunda hi�bir anormallik yoktu. Fakat r�yam�n, �zerindeki etkisi o kadar g��l�yd� ki, bu durum beni dikkatli bir �ekilde k�pr�y� incelemeye zorlad�. Suyun i�ine girdim ve hayretle g�rd�m ki, su i�indeki temeller akan suyun etkisiyle a��nm�� ve iyice incelmi�. Hemen o g�nden ba�layarak onar�ma ba�latt�m. �uras� muhakkak ki, e�er ben o r�yay� g�rmeseydim, k�pr�n�n onar�m� yap�lamayacakt�. ��nk� �teki k�pr�ler aras�nda bu k�pr�n�n temellerinin bu duruma geldi�i akl�m�n k�y�s�ndan bile ge�memi�ti.

  Uyku s�ras�nda ruhun d�nya i�lerine y�nelik ilgisi ve etkinlikleri baz� ko�ullar alt�nda o kadar ileri gidebilir ki, bunlar� uyan�k halde iken, ancak metapsi�ikte kullan�lan y�ntemlerle ve telestezik(2) becerilerinin yard�m�yla g�zlemlemek olas�d�r. Ruhun bu etkinlikleriyle ilgili olarak elimizde pek �ok �rnek bulunmaktad�r. Bu etkinlikler ba�l� �uurda, gelece�e y�nelik olaylar� �nceden bildirici r�yalar �eklinde ortaya ��kar. Bu yolda �al��an bilim insanlar� bu t�r r�yalara �telepatik r�yalar� demi�tir. Hepsini aktarmak bu kitab�n kapsam� d���na ta�aca��ndan, �rneklerden sadece bir tanesini aktarmakla yetinece�iz:

  �1895 y�l� ba�lar�nda Rus Donanmas��nda y�ksek r�tbeli bir subay�n han�m� madam Lukawski, bir gece kocas�n�n inlemeleriyle uyand�. Kocas� uykusunda ��yle ba��r�yordu: ��mdaaat, beni kurtar�n!�ayn� zamanda da bo�ulmak �zere ��rp�nan bir kimse gibi ��rp�n�yordu. Besbelli ki, r�yas�nda berbat bir deniz kazas� g�r�yor ve bunu sanki ya��yordu. Uyand�ktan sonra, kar�s�na anlatt�: B�y�k bir geminin g�vertesindeymi�im. Bu gemi birdenbire �arparak bat�yormu�. Kendisinin birden denize f�rlatt���n� g�rm�� ve bir yolcuyla birlikte can�n� kurtarmaya �al���yormu� ama giderekte dalgalara yeniliyormu�. Kar�s�na bu r�yas�n� anlatt�ktan sonra, �unu da ekliyor: �Ben �imdi inand�m ki, benim �l�m�m denizde olacak�� O buna o kadar inanm��t�r ki, sanki son g�nleri gelmi� bir kimse gibi, i�lerini bu olas�l��a g�re d�zenlemeye bile ba�lam��t�. Aradan iki ay ge�ti, r�yan�n etkisi zay�flamaya ba�lad�. Bununla birlikte Karadeniz�e gitmesi i�in bakanl�ktan gelen bir emir bu etkiyi yeniden canland�rd�.

  Petersburg Gar��nda kar�s�yla vedala��rken, Lukawski �unlar� s�yledi: �R�yay� an�ms�yor musun?� Kar�s�n�n yan�t� ��yle oldu: �Allah a�k�na, ni�in onu bana soruyorsun!� ��nk� ben geri d�nmeyece�imden ve tekrar g�r��emeyece�imizden eminim.� Madam Lukawski e�ini yat��t�rmaya, sakinle�tirmeye �al��t� ama o, sesindeki derin bir h�z�nle �unlar� s�ylemekten kendini alamam��t�: �Sen ne dersen de, kanaatim ve hissiyat�m de�i�meyecek ve sonumun yak�n oldu�unu biliyorum. Bunu kimse engellemeyecek. Evet, ben gemiyi, g�verteyi, �arp��may� ve sonumu g�r�yorum. Bunlar�n hepsi yine aynen r�yamdaki gibi g�z�m�n �n�nde� K�sa bir sessizlikten sonra ekledi: �Benim �l�m haberim geldi�i ve sen m�tem (yas) giysini giydi�in zaman, nefret etti�im o uzun siyah pe�eyi koymaman� rica ederim.� Madam Lukawski tepki vermeye g�c� yetmedi ve h��k�rmaya ba�lad�. Tren d�d���n� hayk�rarak hareket zaman�n� haber verdi, Lukawski kar�s�n� sevgiyle kucaklad� ve tren istasyonundan a��r a��r uzakla�t� gitti.

  �Madam Lukawski iki haftal�k sonsuz gibi gelen bir endi�enin ard�ndan Karadeniz�de Wladimir ve Sinens ad�nda iki geminin �arp��t���n� gazetelerden ��rendi. �mitsizlik i�inde Odesa�daki amiral Zelenoi�ye kocas�ndan bir haber almak i�in telgraf �ekti ve �u yan�t� ald�: �Kocan�zdan �imdiye kadar hi�bir haber al�nmad�. Fakat �uras� kesin ki O, Wladimir�deydi.� Bundan bir hafta sonra kocas�n�n �l�m haberi geldi: Kaza sonras� Wladimir�de M.Henicke ad�nda bir yolcu, bir cankurtaran simidiyle/ yele�iyle denize atlam��t�. O s�rada M.Lukawski�de suya d��m��t� cankurtaran simidine do�ru y�neldi ama Henicke onu g�r�nce �iki ki�iyi kald�rma, ikimiz de  bo�uluruz!�diye hayk�rm��t�. Fakat buna ra�men Lukawski simide sald�r�r ve y�zme bilmedi�ini s�yler. Bunun �zerine Henicke, �o halde tutunun, ben iyi y�z�c�y�m. Kendimi kurtarabilirim� dedi. Fakat tam bu s�rada b�y�k bir dalga geldi ve onlar� birden bire ay�rd�. M. Henicke kendini kurtarabildi fakat Lukawski mukadderat�na do�ru y�r�d�.�

  Bu r�yalar insan varl���n�n uyku s�ras�nda da d�nya i�leriyle, hatt� uyan�k durumdakinden daha basiretli bir �ekilde ilgilendi�ini a��k�a g�steriyor. Demek ki, enkarne varl�k uyurken de d�nyada ya�amaktad�r ve d�nya deneyimlerinden ayr�lm�� de�ildir. Fakat bu durum, uyan�kl�kla kar��la�t�r�ld���nda, ba�ka bir d�zende olmaktad�r. Bununla birlikte, �unu da unutmayal�m ki, uyku durumu d�nya deneyimlerinin selameti i�in ba�ka bir bak�mdan zorunludur. Do�al uykudaki durumu bu �ekilde g�rd�kten sonra, biraz da yapay uykudan s�z edelim:

  Bu konuda yap�lan denemeler (celseler / seanslar) konumuzun irdelenmesine yarayacak de�erli �al��malard�r. Hipnoz durumundayken s�jeye verilen telkinlerin daha sonra s�jenin durumu ve hareketleri �zerinde ne kadar etkili roller oynad���na y�nelik daha �nceki k�s�mlarda (3) baz� �rnekler vermi�tik. Burada birka� �rnek daha vererek onlar� desteklemek istiyoruz. Bunlar� �ncekilerle kar��la�t�rarak yeniden g�zden ge�irmekte yarar olabilir. ��nk� �nceki �rnekler �imdiki konumuzu da ayd�nlat�c� niteliktedir.

  Do�al uykuda oldu�undan daha �ok ileride bir beceri ile hipnoz durumundaki s�jeler uykular�n�n bir�ok a�amas�nda d��ar�dan de�i�ik tesirler al�rlar ve o tesirlerin izlenimlerini ruhlar�nda ta��d�klar�yla ilgili baz� tezah�rler g�sterirler.

1)Mile Ce�line bir bilim kurulu kar��s�nda somnamb�l durumuna getiriliyor. Bu durumdayken o, t�pk� bir hekimin yapt��� gibi, asistanlardan bir�oklar�n� muayene ediyor, rahats�zl�klar�n�n tan�s�n� koyuyor ve etyolojileri, tedavileri hakk�nda a��klamalar yap�yor. Elbette somnab�l durumundayken, baz� kimselerin s�ra d��� i�ler yapt���n� �o�umuz bilir, bunlardan da verece�imiz birka� �rnek i�imize yarayacakt�r.

2)Bir hizmet�i olan Gassendi gece karanl�kta, �st� s�rahi ve bardaklarla dolu bir tepsiyi ba��n�n �st�ne koyarak son derece dar bir merdivenden hi�bir ar�zaya u�ramaks�z�n inip ��kard�.

 3)Bir somnamb�l, g�zleri kapal� oldu�u halde yaz� yazard�. Fakat onun bu yaz�y� g�rebilmesi i�in mutlaka �amdan�n� yakmaya ihtiyac� vard�. O da �teki iyice ayd�nlat�lm�� oldu�u halde bile o (yazabilmek i�in) gene de �amdan�n� yakmal�yd�. �evresinde bu olay� izleyenler yaz�s�n� yazarken �amdan�n� s�nd�rd�. Somnamb�l g�remez oldu ve yaz�s�n� yazamad�. Ancak �amdan yeniden yak�ld�ktan sonra, yazmay� s�rd�rebildi. Unutulmas�n ki, t�m bunlar olup biterken, onun g�zleri kapal�yd�.

4)Ba�ka bir somnamb�l gece yar�s� yata��ndan kalk�yor, sadece birka� kolon ile ayakta duran tehlikeli y�ksek duvarlardan ibaret bir harabeye gidiyor ve bu y�ksek duvarlar�n �zerinde, sanki geni� bir caddede geziyormu� gibi g�venle dola��yor.

5)Yirmid�rt ya��nda bir gen� kad�n �iddetli bir sinir krizi sonunda hastalan�yor. Bu hastal�ktan sonra kendisinde do�al bir somnamn�lizma durumu olu�uyor. Maraz� uykusunun her ba�lang�c�nda �nce �iddetli ��rp�nmalar ge�iriyor. Bir s�re sonra da somnamb�lizma durumu ba�l�yor. Fakat bu durum ba�lay�nca o tamamen de�i�iyor ve hareketli bir ya�ama giriyor. O �st�rapl� ��rp�nmalar da sona eriyor. Bu durumdayken; kitap okuyor, i� yap�yor ve �zellikle hayret edilecek h�zda diki� dikiyor. T�m bunlar� yaparken g�zleri yar� kapal�d�r. O, de�i�ik bir hal i�inde bulundu�unu o zaman biliyor ve bu s�ra d��� durumun ne kadar s�rece�ini, bir sonraki durumun ne zaman ba�layaca��n� ve o zaman kendisine kar�� nas�l hareket edilmesi gerekti�ini do�ru olarak s�yl�yor. Bu s�ra d��� durumlar; bazen birka� saat, bazen de bir g�n boyunca s�r�yordu. Ama her seferinde uyand�ktan sonra bu bayan hi�bir �ey an�msam�yordu. 6)Somnamb�l eczac�n�n durumu metapsi�ikte klasik bir �rnek olarak kabul edilir. Bu �ah�s, uykudayken; g�nd�zm�� gibi i�lerini g�rmekte ve re�etelere bakarak ila�lar haz�rlamaktayd�. Hatt� bir g�n doktor, eczac�n�n durumundan ku�kulanm�� ve kasten zararl� bir re�ete yazarak, �teki re�etelerin aras�na kar��t�r�r. Kendi de eczanenin bir yerinde gizlenerek, eczac�n�n bu re�eteye nas�l bir tepki verece�ini g�zlemeye koyulur. Eczac� her zamanki gibi gene uyku durumunda oldu�u halde, eczaneye gelir ve re�etelere bakarak birer birer ila�lar�n� haz�rlamaya ba�lar. S�ra o re�eteye gelince, hayretle durur ve kendi kendine, �Acayip , bunu doktor nas�l yazm�� olabilir� Yar�n bunu doktora g�stermeliyim� diyerek onu yan tarafa b�rak�r.

  T�m bu �rnekler incelenirse, g�r�l�r ki; uyku yaln�z bedenle ilgilidir ve ger�ekte ruh �uyan�k� durumdad�r ve hatta baz� ko�ullar alt�nda; bedeni, t�pk� uyan�k durumdaki gibi de kullan�r. Burada insan� aldatan nokta �udur: Uyku durumundayken yap�lan i�lerden ve al�nan izlenimlerden kimsenin haberi olmaz ve bunlar sonunda ve baz� ko�ullar alt�nda belli belirsiz ve �ok kez dikkat �ekmemi� bir r�ya �eklinde normal �uura yans�m�� olsalar bile, akademik d���ncelere kurban giderek, ger�ek de�erleriyle bir inceleme konusu olmak hakk�n� yitirmi� bulunurlar.

  Bununla birlikte, unutman�n do�al bir vetire oldu�unu ve hatta d�nya deneyimleri i�in gerekli bulundu�unu bilen bir metapsi�ik�i ba�ka t�rl� d���n�r. Onun bu d���n���n� destekleyen kuvvetli nedenlerde vard�r ki, bunlar�n bir an �nce akademik birer konu olmas�n� o, t�m samimiyetiyle diler. K�saca, uyku durumunun, d�nyadaki deneyimleri ge�irmek fikriyle uyu�amayaca��n� d���nemeyiz. ��nk� uyku durumu da, d�nyasal deneyimler i�inde ve ba�ka bir d�zende cereyan eden ruhsal etkinli�in ortaya ��k���ndan ba�ka bir �ey de�ildir.

(1) Yatt���m odan�n pencereleri tren istasyonuna bak�yordu ve burada, uzaktan trenin geli�ini bile g�rebiliyordum.

(2) telestezi: olaylar� uzktan ag�layabilme. Telesteziye giren psi�ik yetenekler: Durug�r�, durui�iti,�nsezi vb. Bu yeteneklerin hepsinin genel ad��

(3) Bu konuda kitab�m�z�n �u b�l�mlerine ba�vurulabilir: �Hipnozun fenomenik tezah�rleri� , �Ge�mi� ya�amlar� an�msamak gerekli de�ildir.�, � Ded�bluman olay�n�n deneye dayal� g�zlemleri 

Yay�n Tarihi: 08 Aral�k 2014

 

Astroset 2003-2014