|
S�radan
ya�amda gelip ge�ici �uursuzluk hallerinden biri de
uykudur. M�dem ki d�nyaya bir tak�m deneyimler ge�irmek i�in
geliyoruz ve bu deneyimlere �uur ve irademizle giri�mek
durumunday�z; o halde, neden d�nya �t�l �uursuz ve ��l��
gibi baz� haller ba��m�zdan ge�iyor? Bu durumlar s�ras�nda
d�nya deneyimlerinden ge�miyor muyuz, tamamen kullan�lmaz
durumda m�y�z? Araya neden bu �uursuzluk halleri, sanki �bo�luklar� giriyor? Ayr�ca, uyku durumu tekrardo�u�
fikrine ayk�r� m�d�r, de�il midir gibi bu durumda var�
Her
�eyden �nce �unu an�msatmak isteriz ki, ruhun maddesel es�retten
kurtulmu� ya da hi� olmazsa, spatyomda ortaya ��km��
olan �serbest
�uur� h�li; kitab�m�zda �ba�l�
�uur� olarak ifadeye koydu�umuz d�nya
maddelerinin olanaklar� ve bask�lar� aras�nda tezah�r
eden s�radan �uur h�linden bamba�ka bir �eydir, denecek
kadar geni� kapsaml�d�r.
�imdiye
kadar kitab�m�z�n de�i�ik k�s�mlar�nda, s�ras�
geldik�e s�ylendi�i gibi; beyin gibi, d�nya maddelerinin
her an de�i�ebilen ve herhangi k���k bir olay ile ar�zalanan
/ rahats�zlanan f�ni, sabit olmayan elemanlar�yla ilgili �ba�l� �uur� h�li,
ruhun ebedi varl���yla s�r�p giden genel �uur durumuna
hi�bir zaman �l�� olamayaca�� gibi, herhangi bir rahats�zl�ktan
dolay� ba�l�
�uur� da olu�acak de�i�meler de �serbest
�uur� �zerinde etkili olamaz. �unu da an�msamak
gerekir ki, bir kez madde d�nyas�na ad�m�n� atm�� olan
varl�k, bu ilk ad�m�ndan ba�layarak kesintisiz bir �ekilde
s�r�p giden deneyimlerine ba�lam�� bulunur. Bu
deneyimlerin kesilmesi, onun d�nyadan ayr�laca�� ana kadar
s�rer gider.
Yery�z�nde
enkarne bir varl���n ge�irdi�i hi�bir dakika bo� de�ildir.
�ster uyusun, ister �ocuk h�linde bulunsun ya da deli
olsun, hasta olsun, o; s�rekli bir �ekilde �evresinden
tesirler al�r ve bu tesirler onun ruhunda g�r�nen / g�r�nmeyen
bir�ok izlenimler olu�turur. Bu konuda psikoloji bilim dal�
pek �ok �rneklerle doludur. Esasen biz de, kitab�m�z�n
daha �nceki k�s�mlar�nda (degajman ve unutma kavramlar�
kar��s�nda) bu durumla ilgili baz� �rnekler vermi�tik.
�imdi konunun ayr�nt�lar�na girmeden �nce �do�al
uyku� durumu �zerinde biraz dural�m:
Do�al Uyku
G�r�n��te
ruhun t�m maddesel etkinlikleri, durmu� gibi g�r�nen do�al
/ normal uykuda; bir�ok ruhsal melekeler, hatt� bazen uyan�k
durumdakinden fazla olarak etkinle�ir. Bu konuda yap�lm��
dikkate de�er ve g�z ard� edilmemesi gereken deneyler vard�r.
Bu deneylere de�inmeden �nce herkesin bildi�i bir olay�
burada an�msatmak isterim: Genellikle insanlar istedikleri
saatte uyuyabilir. Bir istatisti�e g�re, insanlar ortalama
12 dakikal�k bir hata ile bu i�i ba�ar�yla
yapabilmektedirler. Bu hat� s�rekli olarak her zamanki
saatten erken uyanma �eklinde g�r�nmektedir. Do�rudan do�ruya
kendim yapm�� oldu�um denemelerim (celselerim) s�ras�nda
bu noktayla ilgili baz� bak�mlardan �ok dikkate de�er bir
g�zlem ile kar��la�t�m. Ruhun de�i�ik melekelerinin
uyku s�ras�ndaki etkinli�ini g�steren bu g�zlem bence �ok
��reticidir:
Bundan
birka� y�l �nce (1940�l� y�llar�n ilk yar�s�) Devlet
Demir Yollar��nda g�revim vard�. Bilecik�teydim. Bir g�n
�stanbul�da bulunmam� gerektiren �nemli bir i�im ��kt�.
Bu i�imi g�rebilmek i�in, o gece �stanbul�a do�ru saat
3�te ge�ecek olan ekspres trene yeti�meliydim. Yaln�zd�m
ve beni o saatte uyand�racak g�venilir bir kimse de yoktu. B�yle
durumlarda ara s�ra yapt���m gibi, saat 2�de (trenin
hareketinden bir saat �nce) uyanmak karar�yla, her zaman
oldu�u gibi 22�de yatt�m. O zamana kadar yapm�� oldu�um
denemelerin sonu�lar�na g�venerek, kesinlikle zaman�nda
uyanaca��ma emin bulunuyordum. Derhal uyumu�um. Bir r�ya g�rmeye
ba�l�yorum: R�yamda, uyand���m zaman saat 3 olmu�. Akl�ma
d�n ak�amki karar�m ve bug�n �stanbul�da g�r�lmesi
gereken �nemli i�im alt�st oldu�u fikri geliyor. �Eyvah!� diyorum. �Treni
ka��rd�m. D�nk� telkinlerim beni aldatt�. Trene rahat�a
yeti�mek i�in saat 2�de uyanmaya karar vermi�tim. Oysa
ki, �imdi bir saat ge� uyanm�� bulunuyorum. Tam trenin
gelme zaman�. Ama neyleyim, ben kalk�p haz�rlan�ncaya
kadar o gelip gidecek�� Yatakta ba��m� kald�r�p,
pencereden d��ar� bak�yorum(1). Tren istasyondan ayr�lmak �zeredir. Fena
halde can�m s�k�l�yor. Bir telkinle uyanabilece�ime d�ir
olan kuvvetli inanc�m y�z�nden, benim i�in ya�amsal bir
�nemi olan �stanbul�daki i�imi ka��rd�m, diye �z�l�yorum.
�fke ve �mitsizlikle kar���k bir tak�m s�k�c�
duygular i�inde tekrar uyumaya karar veriyorum. Fakat tam bu
s�rada kim oldu�unu bilemedi�im ve �ok iyi tan�d�klar�mdan,
hatt� dostlar�mdan biri oldu�unu sand���m birisi ortaya
��k�yor ve bana �unlar� s�yl�yor:
��z�lme
ve uyuma. Hi�bir �ey yitirmi� de�ilsin. Tren bir saat
sonra gelecek, onunla gidersin ama seni o trene almayacaklar.
Bununla beraber, sen gizlice arkadan bir vagonun i�ine
gireceksin ve karanl�k dar bir yerde gideceksin.� Bu s�zlere inanm�yorum ve kendi kendime �unlar� s�yl�yorum:
"Bu dost her kimse beni �z�nt�den
kurtarmak i�in b�yle anlams�z sa�ma tesellilere kalk���yor.
��nk� bu son trendir. Bundan sonra gelecek olan 7 treni
benim i�imi g�rmez. Ayr�ca, ben bu kurumun g�revlilerindenim;
her trenin neresine olursa olsun binmek benim hakk�md�r. Kim
beni trene almamazl�k yapabilir� diyor
ve uyumak �zere g�zlerimi kapat�yorum.
��te
tam bu s�rada ger�ekten uyand�m. G�rd���m r�yam�n
canl� ayr�nt�lar� ve etkisi o kadar i�ime n�fuz etmi�
ki, ilk zamanda r�ya g�rm�� oldu�uma ya da �imdi uyand���ma
inanamad�m. Kendimi kontrol ettim; �imdi ger�ekten uyan�k
bulunuyordum. Hemen saatime bakt�m 2�ye be� vard�. Derin
bir nefes ald�m; demek ki i�lerimin do�urdu�u heyecanla
ben bu gece bir k�bus ge�irmi�tim ve bu k�busta oldu�u
gibi ak�amki telkinlerim hi� de bo�una gitmemi�ti. Treni
ka��rmam��t�m. ��nk� onun gelmesine daha bol bol bir
saat vard�. Hen�z bu d���ncelerim bitmemi�ti ki, odam
birden ayd�nland� ve istasyona olanca g�r�lt�s�yle bir
tren girdi. �Herhalde
bu s�k s�k gelip ge�en mar�andizlerden biri. Bol zaman�m
var�� d���ncesinden dolay� tembel tembel ba��m�
kald�r�p istasyona do�ru bakt�m. Bir de ne g�reyim;
istasyonda duran tren yolcu treni de�il mi! Oysa ki, bu
saatlerde ancak bir tren vard�r, o da benim bekledi�im
ekspres. Hemen deli gibi yataktan f�rlad�m ama hen�z
giyinmeye ba�larken, tren hareket etti ve �stanbul�a do�ru
bizim istasyonu terk etti.
Ne
olmu�tu, nas�l oldu da 3�te kalkmas� gereken bu tren bir
saat �nce, yani 2�de hareket etti? �ok ge�meden durumu
kendi kendime a��klad�m: O s�ralarda saatimin yelkovan�
gev�emi� bulunuyordu; ara s�ra biraz ileri, biraz geri kal�yor
ve umulmad�k zamanlarda, zaman� yanl�� g�sterirdi. Demek
gene bu mel�un yelkovan bir saat geri f�rlam��t� ve 3
yerine 2�yi g�steriyordu. Ola ki ben ak�amki telkini de bu
yanl�� ayara g�re verdi�im i�in ona g�re uyanm��t�m.
Yani bu saate g�re tam zaman�nda uyanm��t�m ama ger�ekte
bir saat ge� kalm�� bulunuyorum. Bu kez can�m ger�ekten
�ok s�k�ld� ve �imdi i�lerimin cidden alt �st oldu�unu
d���nd�k�e, r�yamdayken ortaya ��kan ve h�la �zerimden
tesiri silinmemi� bulunan �z�nt�m bir kat daha artt� ve
sanki saatimi par�alayacak gibi oldum. Fakat art�k i� i�ten
ge�mi� ve her �ey olup bitmi�ti. �stemeye istemeye
saatimi d�zelttim yani 3 yapt�m ve yatt�m.
Art�k
sabaha kadar deliksiz bir uykuyla uyuyarak, iyice gerilmi�
olan sinirlerimi yat��t�rmak gerekiyordu. Uyuyabilmek i�in
kafamdan t�m parazit fikirleri kovdum ve uyudum. Ne kadar
zaman ge�ti�ini bilmiyorum. Uykunun i�indeyken sanki birisi
beni uyand�rmak i�in d�rter gibi oldu. Bu duygu ile uyand�m
ve �evreme bakt�m, kimse yoktu. Hi� de yeri olmayan bu uyan��,
hen�z yat��mam�� olan sinirlerimin gerginli�ini artt�rmaktan
ba�ka bir i�e yaramam��t�. Fakat gene nedensiz bir duygu
ile pencereden d��ar� bakt�m. Demir yolunun g�r�nen
sonlar�na do�ru g�z�m kay�verdi. Uzaktan, istasyona ve
dolay�s�yla �stanbul y�n�ne do�ru gelmekte olan bir
trenin ����� g�r�n�yordu. Acaba bu gelen bir mar�andiz
miydi diye d���nd�m. Sonra otomatik bir �ekilde istasyona
bakt�m. Birka� yolcu g�r�n�yordu ve saat 3:55�ti. Art�k
ne olursa olsun hi�bir �ey d���nmeden yataktan f�rlad�m,
yar�m yamalak giyindim. Esasen ak�amdan haz�rlam�� oldu�um
�antam� kapt���m gibi kendimi istasyona att�m.
Fakat
ben t�m bu i�leri yap�ncaya kadar; inen inmi�, binen binmi�
ve tren a��r a��r hareket etmeye ba�lam��t�. Bu, benim
beklemekte oldu�um trenin ta kendisiydi. Hemen vagonlardan
birinin basama��na atlad�m. Kap�s� kilitliydi. Oradan h�zla
indim ve ba�ka bir vagona y�neldim ama onun da kap�s�
kilitliydi. Gece oldu�u i�in de ortal�kta kimse g�r�nm�yordu.
Hava so�uktu ve ben b�yle basamakta, bir saatlik uzakl�kta
olan bir sonraki istasyona kadar gidemezdim. Bu s�rada tren
istasyondan ��km��t� ve giderek h�zlanmaya ba�lam��t�.
Tekrar yere indim, g��bela ve tehlikeli bir �ekilde en
sondaki vagonlardan rastgele birinin basama��na kendimi
atabildim. E�er bunun kap�s� kilitli olmu� olsayd� ve
tekrar yere atlayamayacak ve orada gitmeye mecbur kalacakt�m.
��nk� tren iyiden iyiye h�zlanm��t�. Bereket versin ki
bu basama��n kap�s� kilitlenmemi�ti. Derin bir nefes ald�m
ve i�eri dald�m.
��erideydim
ama buras� vagon sahanl��� idi ve i� kap�lar�
kilitliydi. Dar ve karanl�k olan bu sahanl�kta gitmek d��ar�da
basamakta gitmekten elbette �ok daha konforlu oldu�undan,
buna can�m s�k�lmad�. �ok ge�meden, bulundu�um bu
vagonun lokanta vagonu oldu�unu fark ettim. Kond�kt�rler
buraya u�ramad���ndan, ve ben de ara istasyonlarda �ok az
duran trenin bu k�sa duru�lar� s�ras�nda, inerek tekrar
tehlikeli bir oyuna giri�mek istemedi�imden, tren b�y�cek
bir istasyona gelinceye kadar orada yolculu�u g�ze ald�m.
Tren sabaha kar�� �zmit�e yakla��nca, lokantan�n
garsonlar� uyand�, ben de bu dar yerden kurtuldum.
Daha
sonra durum anla��ld�: Benim saatim do�ruydu ve sand���m
gibi yelkovan geri gitmemi�ti. Ancak ak�am saat 19:00�da
Bilecik�ten ge�mesi gereken bir yolcu treni kaza sonucu r�tar
yapm�� ve saat 2�de gelebilmi�ti. ��te benim ekspres
sand���m ve gereksiz yere saatimin ayar�n� onun geli�ine
g�re de�i�tirdi�im tren buydu� As�l ekspres de tam
zaman�nda gelmi� bulunuyordu. Demek ki ben daha �nceden de
r�tardan haberdar olmu� bulunsayd�m, saat 2�de ilk uyand���m
zaman, tam zaman�nda davranacak ve hi�bir tela�a gerek
kalmadan, rahat rahat trene yeti�ecektim. Bunun tersine
olarak da, e�er ilk tren ge�ti�i zaman, onu ka��rd�m
diye hi� uyanmadan yatm�� olsayd�m, hi� yoktan ekspresi
ka��rm�� olacakt�m. �imdi bir�ok bak�mdan dikkate de�er
bu olay�n baz� noktalar� �zerinde durmak isterim.
1-
Ak�am yatarken vermi� oldu�um karar gere�ince, saat
2�den be� dakika �nce uyand�m. Bu durum, �imdiye dek yap�lm��
olan bir�ok g�zleme uygundur.
2- Uyand���m zaman,
yataktan kalk�p, haz�rlanmam gerekirken, gecikmi� bir yolcu
treninin tam o dakika da geli�ine aldanarak, �uuralt�mla
dosdo�ru yapm�� oldu�um bir i�i d�nya �uuruyla (uyan�kl�k
�uurunla) bozmu� ve saatimin de yanl��l���na h�kmederek
yeniden uyumaya karar vermi�tim. Buraya kadar olan �eylerde
o kadar bir s�ra d���l�k yoktur. Bununla birlikte ,
burada da a��klama isteyen konular yok de�ildir. �rne�in,
ak�amdan belli bir saatte uyanmak �zere yap�lan telkinle
insan, hangi psikolojik otomatizman�n etkisi alt�nda o
saatte uyanabiliyor? E�er uyku s�ras�nda ki�i �t�l ve
cans�z gibi duruyorsa, bu etkinlik nereden geliyor? �kinci
olarak, burada hi� �a�madan zaman� belirleyen kimdir ve bu
nas�l olur?
Bundan
�nceki konular�m�z� an�msayan okuyucular�ma bu konudaki
durumlar yabanc� gelmeyecektir. Fakat burada �u noktay�, �neminden
dolay� kesin olarak vurgulamay� zorunlu g�r�yorum: Bu
konu, ruhun varl���n� ve s�rekli etkinli�ini tan�mayan
bir fikir s�hibi i�in a��klanabilir t�rden de�ildir.
��nk� burada yaln�z bitkisel bir �ekilde ya�ayan bedenin
at�letine kar��l�k, be�er� ya�am�n t�m zorunluluklar�n�
en ince ayr�nt�s�na dek izleyen ve ger�ekle�tirmeye �al��an
bir etkinlik / aktiflik s�z konusudur. Bu etkinlik d�nya i�lerinin
�nem ve zorunlulu�unu bilen ve uyumayan bir varl�kla
ilgilidir ki, bu da ruh varl���d�r. Ruh varl���n�n
bedenle ili�kisi, her zamankinden ku�kusuz daha kudretlidir.
Nas�l ki, bu �rnekte ben s�rekli olarak saate bakmama kar��n;
gene de yan�lmaktan kurtulamad���m halde, uyku durumundaki
etkinli�imle bu i�i daha kusursuz yapm�� bulunuyorum. Bununla
birlikte �imdi ortaya koyaca��m noktalar bu �rne�i daha
gizemli bir g�r�n�me sokmaktad�r.
3- Ak�am yatarken,
2�de uyanmam konusunda vermi� oldu�um telkinin ger�ekle�mesi,
yani benim uygun saatte uyanabilmem e�er bir otomatizma ile
olmu� olsayd�, yeniden uyuduktan sonra ve �zellikle de
sabaha dek deliksiz bir uyku ile uyumak konusunda vermi� oldu�um
karar �zerine trenin hareketinden alt� dakika �nce uyanmamam gerekirdi. Klasik
g�zlemlere uygun olan bu durum burada otomatik bir hareketi
de�il, belirli bir ama� u�runda sarf edilmekte bulunan bir
cehti g�sterir. Bu cehit, benim o s�radaki ba�l� �uurumun
ters y�nde cereyan etmekteydi. ��nk� benim her �eyden �midimi
kesmi� ve uyumaya karar vermi� ba�l� �uurumun bu
hareketine kar��l�k gene ben de bulunan ve trene beni yeti�tirmeye
�al��an bir varl���n etkinli�i s�rmektedir. Bu durum,
insan�n uykusu s�ras�nda �t�l olmad���n� ve �evresiyle
ili�kileri hakk�nda bilgi sahibi bulundu�unu ve hatta bir
tak�m etkinlikler g�sterdi�ini kan�tlar.
4) Arada ge�en r�ya olay�nda ayr�ca bir �neme sahiptir. Oldu�u gibi
ger�ekle�en ba�ka r�yalar g�rm���md�r. Fakat bu kadar
canl� ve ayr�nt�l� bir r�ya ile kar��la�mad�m. Bu r�yan�n
baz� �zelliklerini ayr�ca belirtmek istiyoruz.
a)
Ger�ekten, aynen r�yada g�rd���m gibi ilk treni ka��rd�m.
b)Bu r�yada birisi ba�ka bir trenin gelece�ini be ona yeti�ebilece�imi
s�yl�yor, ben ise ikinci trenin olmad���na emin bulunarak
buna inanm�yorum. Oysa ki, ger�ekte; her zamankinin tersine
bu durum da ger�ekle�iyor. Hatta bu durum, o zaman bence o
kadar olas�l�k d��� bulunuyor ki, ben saatimi bile de�i�tirmek
gere�ini duyuyor, r�yaya �nem vermiyor ve �Uyuma!�
diye yap�lan uyar�ya da kulak asmayarak, uykuya dal�yorum.
c) R�yamda
trene al�namayaca��m, arkada karanl�k ve dar bir yerde
yolculuk edece�im de bildiriliyor.
O
zaman ortada buna hi�bir neden g�remedi�im i�in, buna da
kulak asm�yorum. Fakat ger�ekten de bir saat sonra, hi�
beklemedi�im bir �ekilde, trenin b�t�n kap�lar� kapal�
bulunuyor; birnbir g��l�kle ve tehlikeler i�inde, kendimi
arka vagonlardan birine atabiliyor ve karanl�k, dar bir yerde
uzunca bir s�re yolculuk etmek zorunda kal�yorum.
Bu
olaylarda ortaya ��k�p belirginle�en nokta, ba�l� �uurumuzun
d���nda etkinlik g�steren basiretli bir varl���n
ifadesidir. G�r�l�yor ki, uykuda insan, d��ar�dan g�r�ld���
gibi �l� gibi �t�l durumda de�ildir. Uykuda olan bir
kimse (hatta gelecektekiler de dahil oldu�u halde) olaylar
kar��s�nda,uyan�k durumdakinden daha duyarl� bir hal i�indedir.
K�saca bizler uyurken d�nyada olup bitenlerden ba��ms�z
ve onlara duyars�z de�iliz.
Do�rudan
do�ruya kendimin deneyimledi�i bu �rnekten sonra, ba�ka
ara�t�rmac�lar taraf�ndan toplanm�� ve incelenmi� /
irdelenmi� bu konuyla ilgili ba�ka �rnekler de vermek
isterim: Bunlar uyku s�ras�nda, beden organizmam�zda yap�lan
tesirlerin as�l varl���m�zda olu�turdu�u izlenimleri ve
hatta imajlar� i�ermektedir. Bu durum uykudaki bir kimsenin
d�nya titre�imlerinden etkilenmekte oldu�u nu a��k�a g�stermektedir:
I)
Uyumakta olan bir s�jenin bir t�y par�as� ile burnuna ve
dudaklar�na dokunuluyor ve s�je ��yle bir r�ya g�rmeye
ba�l�yor: Onun y�z�ne ziftten bir maske ge�irmi�ler. Y�z�ne
iyice yap��m�� olan bu maskeyi birden bire �ekip ��kar�yor
fakat maskeyle birlikte dudaklar�n�n, burnunun ve oldu�u
gibi t�m y�z�n�n derisi de kalk�yor.
II)
Uyuyan birisinin ensesini hafif�e �imdikliyorlar. Bu s�rada
s�je r�yas�nda, �ocuklu�unda kendisini tedavi eden bir
doktorun ensesine �pehlivan yak�s��
yap��t�rmakta oldu�unu g�r�yor.
III) Uyumakta olan s�jenin kula��n�n dibinde, �elik bir b��ak ile
demir ma�a birbirine s�rt�lerek, hafif bir ses ��kart�l�yor.
S�jenin r�yas� ��yle: �anlar �almakta ve kendisini 1848
Haziran olaylar�nda ya�amakatad�r. O, bu olay�n t�m ayr�nt�s�n�
g�rmektedir.
IV) Burnuna bir kolonya �i�esi yakla�t�r�ld��� zaman uyanan bir s�je
kendisini M�s�r�da Kahire�de bir lavantac� d�kk�n�nda
g�r�yor ve orada bir dizi maceralar ge�iriyor.
V) Bu gruba sokulabilecek benim de bir r�yam vard�r: Bundan 19 y�l �nce
Kastamonu�da bulunurken bir gece, birinci d�nya sava��n�n
ac� g�nlerinden birini r�yamda g�r�yordum: Davullar �al�yor
ve 314�l�lerin askere al�nd�klar�n� duyuruluyor. Fakat
bu davul sesi bana o kadar ac� geliyor ki, onu sanki beynimin
i�inde g�mb�rd�yor san�yorum. Bizi palas pand�ras yakal�yorlar
ve burada ayr�nt�s�na da gerek g�rmedi�im bir�ok
maceralar i�inde sava� alan�na g�t�r�yorlar. Fakat t�m
bu hengamede davulun sesi susmuyor. Bundan ba�ka, sava� alan�na
geldi�im zaman, bu berbat ses top sesine d�n���yor. Bu
ses sava� alan�n�n �teki t�m g�r�lt�lerine egemen.
Sonunda bu ba� belas� sesin az�b� i�inde uyan�yorum
fakat uyan�rken ve uyand�ktan sonra da o sesin ayn� ritimle
s�r�p gitti�ini duyuyorum. Yaln�z bu kez, o ne bir davul
sesidir, ne de top sesi.
Sadece, sadece tokma�� ile vurulmakta olan kap�n�n
sesidir.
Bu r�yalar basit olduklar� kadar, konumuzu ayd�nlat�c� i�eriktedirler.
Fakat bunlar�n yan�nda daha kar���k �yle r�yalar vard�r
ki, bunlar bizi bilgi alan�nda daha ilerilere g�t�r�rler.
Bunlar� inceledi�imiz zaman, fikir gibi bir tak�m y�ksek
titre�imli etmenlerin de uyumakta olan kimseler �zerinde
izlenimler ve imajlar olu�turabildiklerini anlar�z. A�a��daki
r�ya buna g�zel bir �rnektir.
Bunu, Paris Hastanesi cerrahlar�ndan (operat�rlerinden) Dr. Aim�
Guimard ��yle anlat�yor:�Bir eyl�l ak�am� her zamanki
gibi yata�a girmi�tim. Saat onbire do�ru, dayan�lmaz bir
di� a�r�s� ba�lad� ve bu durum sabah�n ikisine kadar s�rd�.
O g�nlerde, mide kanseri ameliyat� hakk�nda yazmakta oldu�um
bir kitab�n son b�l�m�yle ilgili plan� da bu a�r�lar
ara s�ra a�r�n�n �iddetlenmesiyle kesintiye u�ruyor ve o
zaman, yar�n sabah erkenden kom�um olan di� hekimi Dr.
Martial Lagrange�e gidip, di�imi �ektirmeyi d���n�yordum.
��te t�m uykusuzlu�um boyunca d���ncem bu iki nokta �zerinde
gidip geliyordu.
Sabah saat ona do�ru di� hekimi arkada��m�n bekleme salonuna girdim.
O beni g�r�nce ���te bu garip!� diye ba��rd� ve ekledi. �B�t�n
gece seni r�yamda g�rd�m.� Ben g�lerek kar��l�k
verdim: R�yan�z in�allah benim araya kar��mamla rahats�z
edici ve usand�r�c� olmam��t�r. Yan�tlad�: �G�rd���m
r�ya r�ya de�il, tam bir kabustu: R�yamda mide kanseri
olmu�um; sen de s�rekli olarak benim karn�m� yarmakla me�guld�n.�
Doktor, uzun zamand�r bu di� hekimi arkada�� ile g�r��medi�ini
ve onun bu kitapla ilgili hi�bir bilgisi olmad���n� da
ekliyor.
Bu �rnekte operat�r doktorun kafas�ndan ge�en ameliyat vetiresiyle
ilgili fikirler, ister istemez di��iye yans�m��t�r. O s�rada
bedeni uyu�uk ve uykuda bulunan di� hekiminin yar�
serbestle�en perispirisi bu fikirlerin kolayl�kla tesiri alt�nda
kalm��t�r. Biz bu t�r tesirlerin beden �zerindeki tezah�rlerine
o kadar inan�r�z ki; e�er bu ko�ullar alt�nda g�nderilen
fikirler biraz daha usul�nce y�nlendirilmi� olsalard� ve s�je
de daha derin bir degajman durumunda bulunsayd�, di�
hekiminin midesinde ger�ekten birtak�m marazi durumlar bile
belirebilirdi, diyebiliriz. ��nk� metapsi�ik ara�t�rmalar
kapsam�nda yap�lm�� ba�ka denemeler bu durumun daha
kuvvetli �rneklerini bize g�stermi�tir. Nas�l ki, tahayy�l�n
yarat�c� k�biliyetleri ve ded�bl�man�n ilk bak��ta do�al
de�ilmi� gibi �e�itleri hakk�nda daha �nce ifadeye koydu�umuz
s�zler de bu fikirlerle bizi do�rulamaya yaram��t�r san�r�z.
B�ylece, baz� r�yalar�n incelenmesiyle, insan�n uyku
durumunda da g�nd�z ki i�leriyle me�gul oldu�unu daha iyi
anlam�� oluruz. Bu t�r r�yalardan da bir ka��n� okurlar�ma
sunuyorum.
1.Y�llar
�nce Hudson�da b�y�k ve g�zel bir evi olan bir dostum
taraf�ndan davet edilmi�tim. Bir aral�k, orada bulunan ba�ka
misafirlerle beraber bir k�r gezintisine ��kt�k. K�rlarda
epeyce dola�t�k. Gezi yakla��k bir saat kadar s�rm��t�.
Eve d�nd���m�z zaman, bence de�erli bir an�s� olan alt�n
kol d��melerimden birisinin gezi s�ras�nda d��t���n�
fark ettim. Bunun ne zaman ve nerede yitirdi�imi elbette
bilmiyorum. Hava kararm��t�. Mevsim de sonbahar oldu�undan,
yerler kuru yapraklarla �rt�l�yd�. Bu y�zden kay�p kol d��memi
aramaya gerek g�rmedim. O gece r�yamda, bir duvar kenar�ndaki
asman�n �zerinde kurumu� bir salk�m �z�m g�r�yorum.
Asman�n alt�ndaki topra��n �zeri kuru yapraklarla �rt�l�
ve bu yaprak �rt�s�n�n alt�nda kol d��mem sanki bana g�z
k�rp�yor. Ertesi g�n uyand���m zaman, d�nk�
gezintimiz s�ras�nda, b�yle asmal� bir duvar�n yan�ndan
ge�mi� oldu�umuzu an�msayamad�m. Arkada�lara sordu�umda,
onlar da bunu an�msayamad�lar. Kimseye bir �ey s�ylemeden,
birg�n �nce dola�t���m�z yerleri yeniden g�rmek i�in
d��ar� ��kt�m. Dosdo�ru gidiyordum. Kar��ma bir duvar
��kt�. Bu duvar�n �zerinde bir asma a�ac� yaslanm��t�
ve manzaras� da t�pk� r�yamdaki gibiydi. Alt�nda, aynen r�yamdaki
gibi kurumu� yaprak �rt�s� vard�. Pozitif d���nen
kafamla; kendimi g�rd���m r�yaya g�re hareket eden bir
budala yerine koymu�tum. Bunun i�in sanki kendimden utana
utana yapraklara e�ildim ve onlar� biraz kar��t�rd�m. �ok
ge�meden alt�n kol d��memin parlakl��� g�z�m� ald�:
O, r�yada g�rd���m gibi yaprak �rt�s�n�n alt�nda
duruyordu.
2.Borockelbank
�ak�s�n� yitiriyor, her yan� ar�yor ama bulam�yor. R�yas�nda,
�ak�s�n�n bulundu�u pantolonunu ve cebini g�r�yor.
Sonunda �ak� orada bulunuyor.
3.Dante�nin
o�lu Jaques Alighieri; babas�n�n �Di Comediae� adl�
eserinin par�alar�n� toplarken, bu par�alarla ilgili on��
�ark�n�n yitirildi�ini g�r�yor ve onlar� bir t�rl�
bulam�yor. Bu duruma �ok �z�len Jaques bir gece ger�ekten
�ok g�zel bir r�ya g�r�yor. Bu r�yada babas� beyazlar
giyinmi� ve ba�� da son derece ayd�nlanm�� (nurlanm��)
oldu�u halde kendisine g�r�n�yor ve oradaki gizli bir
dolapta aran�lan �ark�lar�n bulundu�u yeri ona g�steriyor.
Ertesi g�n Jacques r�yada g�rd��� yere bak�yor ve kendi
eliyle koymu� gibi buluyor.
4.1870 y�l�nda k�pr�leri ve anayollar� incelemekle g�revlendirilmi�tim.
Aras�ra bu y�rede olan su bask�nlar� k�pr�lerin durumunu
tehlikeye sokuyordu. Y�llardan beri bu i�lere bakmaya o
kadar al��m��t�m ki, bu y�zden bende olu�an kendine g�ven
duygusundan ku�kulanm�yordum. Bununla birlikte bir gece k�pr�lerden
birinin son derece a��k, se�ik ve canl� bir tablosunu g�r�yordum.
Bir ses bana r�yamda �unlar� s�yl�yordu: �Git ve o k�pr�y� incele�
Bunu �� kez yinelemi�ti. Ertesi sabah at s�rt�nda
yakla��k 6 mil kadar uzakta bulunan o k�pr�ye vard�m. K�pr�n�n
durumunda hi�bir anormallik yoktu. Fakat r�yam�n, �zerindeki
etkisi o kadar g��l�yd� ki, bu durum beni dikkatli bir �ekilde
k�pr�y� incelemeye zorlad�. Suyun i�ine girdim ve
hayretle g�rd�m ki, su i�indeki temeller akan suyun
etkisiyle a��nm�� ve iyice incelmi�. Hemen o g�nden ba�layarak
onar�ma ba�latt�m. �uras� muhakkak ki, e�er ben o r�yay�
g�rmeseydim, k�pr�n�n onar�m� yap�lamayacakt�. ��nk�
�teki k�pr�ler aras�nda bu k�pr�n�n temellerinin bu
duruma geldi�i akl�m�n k�y�s�ndan bile ge�memi�ti.
Uyku s�ras�nda ruhun d�nya i�lerine y�nelik ilgisi ve etkinlikleri
baz� ko�ullar alt�nda o kadar ileri gidebilir ki, bunlar�
uyan�k halde iken, ancak metapsi�ikte kullan�lan y�ntemlerle
ve telestezik(2)
becerilerinin yard�m�yla g�zlemlemek olas�d�r.
Ruhun bu etkinlikleriyle ilgili olarak elimizde pek �ok �rnek
bulunmaktad�r. Bu etkinlikler ba�l� �uurda, gelece�e y�nelik
olaylar� �nceden bildirici r�yalar �eklinde ortaya ��kar.
Bu yolda �al��an bilim insanlar� bu t�r r�yalara
�telepatik r�yalar� demi�tir. Hepsini aktarmak bu kitab�n
kapsam� d���na ta�aca��ndan, �rneklerden sadece bir
tanesini aktarmakla yetinece�iz:
�1895 y�l� ba�lar�nda Rus Donanmas��nda y�ksek r�tbeli bir
subay�n han�m� madam Lukawski, bir gece kocas�n�n
inlemeleriyle uyand�. Kocas� uykusunda ��yle ba��r�yordu:
��mdaaat,
beni kurtar�n!�ayn� zamanda da bo�ulmak �zere ��rp�nan
bir kimse gibi ��rp�n�yordu. Besbelli ki, r�yas�nda
berbat bir deniz kazas� g�r�yor ve bunu sanki ya��yordu.
Uyand�ktan sonra, kar�s�na anlatt�: B�y�k bir geminin g�vertesindeymi�im.
Bu gemi birdenbire �arparak bat�yormu�. Kendisinin birden
denize f�rlatt���n� g�rm�� ve bir yolcuyla birlikte
can�n� kurtarmaya �al���yormu� ama giderekte dalgalara
yeniliyormu�. Kar�s�na bu r�yas�n� anlatt�ktan sonra,
�unu da ekliyor: �Ben
�imdi inand�m ki, benim �l�m�m denizde olacak��
O buna o kadar inanm��t�r ki, sanki son g�nleri gelmi�
bir kimse gibi, i�lerini bu olas�l��a g�re d�zenlemeye
bile ba�lam��t�. Aradan iki ay ge�ti, r�yan�n etkisi
zay�flamaya ba�lad�. Bununla birlikte Karadeniz�e gitmesi
i�in bakanl�ktan gelen bir emir bu etkiyi yeniden canland�rd�.
Petersburg Gar��nda kar�s�yla vedala��rken, Lukawski �unlar� s�yledi:
�R�yay�
an�ms�yor musun?� Kar�s�n�n yan�t� ��yle
oldu: �Allah a�k�na, ni�in onu bana
soruyorsun!� ���nk�
ben geri d�nmeyece�imden ve tekrar g�r��emeyece�imizden
eminim.� Madam Lukawski e�ini yat��t�rmaya,
sakinle�tirmeye �al��t� ama o, sesindeki derin bir h�z�nle
�unlar� s�ylemekten kendini alamam��t�: �Sen
ne dersen de, kanaatim ve hissiyat�m de�i�meyecek ve
sonumun yak�n oldu�unu biliyorum. Bunu kimse engellemeyecek.
Evet, ben gemiyi, g�verteyi, �arp��may� ve sonumu g�r�yorum.
Bunlar�n hepsi yine aynen r�yamdaki gibi g�z�m�n �n�nde�
K�sa bir sessizlikten sonra ekledi: �Benim �l�m haberim geldi�i ve sen m�tem (yas) giysini giydi�in
zaman, nefret etti�im o uzun siyah pe�eyi koymaman� rica
ederim.� Madam Lukawski tepki vermeye g�c� yetmedi
ve h��k�rmaya ba�lad�. Tren d�d���n� hayk�rarak
hareket zaman�n� haber verdi, Lukawski kar�s�n� sevgiyle
kucaklad� ve tren istasyonundan a��r a��r uzakla�t�
gitti.
�Madam Lukawski iki haftal�k sonsuz gibi gelen bir endi�enin ard�ndan
Karadeniz�de Wladimir ve Sinens ad�nda iki geminin �arp��t���n�
gazetelerden ��rendi. �mitsizlik i�inde Odesa�daki
amiral Zelenoi�ye kocas�ndan bir haber almak i�in telgraf
�ekti ve �u yan�t� ald�: �Kocan�zdan �imdiye kadar hi�bir
haber al�nmad�. Fakat �uras� kesin ki O,
Wladimir�deydi.� Bundan bir hafta sonra kocas�n�n
�l�m haberi geldi: Kaza sonras� Wladimir�de M.Henicke ad�nda
bir yolcu, bir cankurtaran simidiyle/ yele�iyle denize atlam��t�.
O s�rada M.Lukawski�de suya d��m��t� cankurtaran
simidine do�ru y�neldi ama Henicke onu g�r�nce �iki ki�iyi kald�rma, ikimiz de
bo�uluruz!�diye hayk�rm��t�. Fakat buna
ra�men Lukawski simide sald�r�r ve y�zme bilmedi�ini s�yler.
Bunun �zerine Henicke, �o
halde tutunun, ben iyi y�z�c�y�m. Kendimi
kurtarabilirim� dedi. Fakat tam bu s�rada b�y�k
bir dalga geldi ve onlar� birden bire ay�rd�. M. Henicke
kendini kurtarabildi fakat Lukawski mukadderat�na do�ru y�r�d�.�
Bu r�yalar insan varl���n�n uyku s�ras�nda da d�nya i�leriyle,
hatt� uyan�k durumdakinden daha basiretli bir �ekilde
ilgilendi�ini a��k�a g�steriyor. Demek ki, enkarne varl�k
uyurken de d�nyada ya�amaktad�r ve d�nya deneyimlerinden
ayr�lm�� de�ildir. Fakat bu durum, uyan�kl�kla kar��la�t�r�ld���nda,
ba�ka bir d�zende olmaktad�r. Bununla birlikte, �unu da
unutmayal�m ki, uyku durumu d�nya deneyimlerinin selameti i�in
ba�ka bir bak�mdan zorunludur. Do�al uykudaki durumu bu �ekilde
g�rd�kten sonra, biraz da yapay uykudan s�z edelim:
Bu konuda yap�lan denemeler (celseler / seanslar) konumuzun
irdelenmesine yarayacak de�erli �al��malard�r. Hipnoz
durumundayken s�jeye verilen telkinlerin daha sonra s�jenin
durumu ve hareketleri �zerinde ne kadar etkili roller oynad���na
y�nelik daha �nceki k�s�mlarda
(3)
baz� �rnekler vermi�tik. Burada
birka� �rnek daha vererek onlar� desteklemek istiyoruz.
Bunlar� �ncekilerle kar��la�t�rarak yeniden g�zden ge�irmekte
yarar olabilir. ��nk� �nceki �rnekler �imdiki konumuzu
da ayd�nlat�c� niteliktedir.
Do�al uykuda oldu�undan daha �ok ileride bir beceri ile hipnoz
durumundaki s�jeler uykular�n�n bir�ok a�amas�nda d��ar�dan
de�i�ik tesirler al�rlar ve o tesirlerin izlenimlerini
ruhlar�nda ta��d�klar�yla ilgili baz� tezah�rler g�sterirler.
1)Mile
Ce�line bir bilim kurulu kar��s�nda somnamb�l durumuna
getiriliyor. Bu durumdayken o, t�pk� bir hekimin yapt���
gibi, asistanlardan bir�oklar�n� muayene ediyor, rahats�zl�klar�n�n
tan�s�n� koyuyor ve etyolojileri, tedavileri hakk�nda a��klamalar
yap�yor. Elbette somnab�l durumundayken, baz� kimselerin s�ra
d��� i�ler yapt���n� �o�umuz bilir, bunlardan da
verece�imiz birka� �rnek i�imize yarayacakt�r.
2)Bir
hizmet�i olan Gassendi gece karanl�kta, �st� s�rahi ve
bardaklarla dolu bir tepsiyi ba��n�n �st�ne koyarak son
derece dar bir merdivenden hi�bir ar�zaya u�ramaks�z�n
inip ��kard�.
3)Bir
somnamb�l, g�zleri kapal� oldu�u halde yaz� yazard�.
Fakat onun bu yaz�y� g�rebilmesi i�in mutlaka �amdan�n�
yakmaya ihtiyac� vard�. O da �teki iyice ayd�nlat�lm��
oldu�u halde bile o (yazabilmek i�in) gene de �amdan�n�
yakmal�yd�. �evresinde bu olay� izleyenler yaz�s�n�
yazarken �amdan�n� s�nd�rd�. Somnamb�l g�remez oldu ve
yaz�s�n� yazamad�. Ancak �amdan yeniden yak�ld�ktan
sonra, yazmay� s�rd�rebildi. Unutulmas�n ki, t�m bunlar
olup biterken, onun g�zleri kapal�yd�.
4)Ba�ka
bir somnamb�l gece yar�s� yata��ndan kalk�yor, sadece
birka� kolon ile ayakta duran tehlikeli y�ksek duvarlardan
ibaret bir harabeye gidiyor ve bu y�ksek duvarlar�n �zerinde,
sanki geni� bir caddede geziyormu� gibi g�venle dola��yor.
5)Yirmid�rt
ya��nda bir gen� kad�n �iddetli bir sinir krizi sonunda
hastalan�yor. Bu hastal�ktan sonra kendisinde do�al bir
somnamn�lizma durumu olu�uyor. Maraz� uykusunun her ba�lang�c�nda
�nce �iddetli ��rp�nmalar ge�iriyor. Bir s�re sonra da
somnamb�lizma durumu ba�l�yor. Fakat bu durum ba�lay�nca
o tamamen de�i�iyor ve hareketli bir ya�ama giriyor. O �st�rapl�
��rp�nmalar da sona eriyor. Bu durumdayken; kitap okuyor, i�
yap�yor ve �zellikle hayret edilecek h�zda diki� dikiyor.
T�m bunlar� yaparken g�zleri yar� kapal�d�r. O, de�i�ik
bir hal i�inde bulundu�unu o zaman biliyor ve bu s�ra d���
durumun ne kadar s�rece�ini, bir sonraki durumun ne zaman ba�layaca��n�
ve o zaman kendisine kar�� nas�l hareket edilmesi gerekti�ini
do�ru olarak s�yl�yor. Bu s�ra d��� durumlar; bazen
birka� saat, bazen de bir g�n boyunca s�r�yordu. Ama her
seferinde uyand�ktan sonra bu bayan hi�bir �ey an�msam�yordu.
6)Somnamb�l
eczac�n�n durumu metapsi�ikte klasik bir �rnek olarak
kabul edilir. Bu �ah�s, uykudayken; g�nd�zm�� gibi i�lerini
g�rmekte ve re�etelere bakarak ila�lar haz�rlamaktayd�.
Hatt� bir g�n doktor, eczac�n�n durumundan ku�kulanm��
ve kasten zararl� bir re�ete yazarak, �teki re�etelerin
aras�na kar��t�r�r. Kendi de eczanenin bir yerinde
gizlenerek, eczac�n�n bu re�eteye nas�l bir tepki verece�ini
g�zlemeye koyulur. Eczac� her zamanki gibi gene uyku
durumunda oldu�u halde, eczaneye gelir ve re�etelere bakarak
birer birer ila�lar�n� haz�rlamaya ba�lar. S�ra o re�eteye
gelince, hayretle durur ve kendi kendine, �Acayip
, bunu doktor nas�l yazm�� olabilir� Yar�n bunu doktora
g�stermeliyim� diyerek onu yan tarafa b�rak�r.
T�m bu �rnekler incelenirse, g�r�l�r ki; uyku yaln�z bedenle
ilgilidir ve ger�ekte ruh �uyan�k� durumdad�r ve hatta baz� ko�ullar alt�nda;
bedeni, t�pk� uyan�k durumdaki gibi de kullan�r. Burada
insan� aldatan nokta �udur: Uyku durumundayken yap�lan i�lerden
ve al�nan izlenimlerden kimsenin haberi olmaz ve bunlar
sonunda ve baz� ko�ullar alt�nda belli belirsiz ve �ok kez
dikkat �ekmemi� bir r�ya �eklinde normal �uura yans�m��
olsalar bile, akademik d���ncelere kurban giderek, ger�ek
de�erleriyle bir inceleme konusu olmak hakk�n� yitirmi�
bulunurlar.
Bununla birlikte, unutman�n do�al bir vetire oldu�unu
ve hatta d�nya deneyimleri i�in gerekli bulundu�unu bilen
bir metapsi�ik�i ba�ka t�rl� d���n�r. Onun bu d���n���n�
destekleyen kuvvetli nedenlerde vard�r ki, bunlar�n bir an
�nce akademik birer konu olmas�n� o, t�m samimiyetiyle
diler. K�saca, uyku durumunun, d�nyadaki deneyimleri ge�irmek
fikriyle uyu�amayaca��n� d���nemeyiz. ��nk� uyku
durumu da, d�nyasal deneyimler i�inde ve ba�ka bir d�zende
cereyan eden ruhsal etkinli�in ortaya ��k���ndan ba�ka
bir �ey de�ildir.
|