|
Giri� ve
Parapsikolojinin Kad�m Ge�mi�i
Ge�mi�i
1800�l� y�llar�n ortalar�na kadar inen Metapsi�ik ara�t�rmalar�n;
laboratuar ko�ullar�nda parapsikolojik bir disiplin olarak
incelenmesi a�amas�na gelinceye kadar, elde edilen sonu�lar,
ileri s�r�len iddialar ve varsay�mlar �ok az de�i�ti.
Gerek sujenin psi�esine ba�l�, gerekse sujeden ba��ms�z
biz psi�enin y�netiminde olan beden d��� olgular�n (PSI
phenomena) nitelikleri, ortaya ��k�� bi�imleri hep ayn�
de�i�mez bir g�r�n�m ta��m��t�r. Duyular d��� alg�lama
(DDA) psi�ik varl���n beden d��� deneyimlerinin
ancak bir k�sm�n� i�erir. Beden d��� psi�ik eylemler;
telepati, psikokinezi / telekinezi, prekognisyon, durug�r�,
otomatik yaz� ve otomatik resim gibi s�n�rl� olgular�
kapsamaz. Bunun b�yle oldu�u 1800�l� y�llar�n metapsi�ik
ara�t�rmalar�ndan beri biliniyordu. Fakat genel bir
kanaatin olu�mas�na, mevcut inan� ve bilim temsilcilerinin
zaman i�inde ger�eklere uyum sa�lamalar�na izin verecek �ekilde
parapsikoloji ismi alt�nda geli�en; ister geri d�zeyli,
ister �st�n d�zeyli olsun, psi�ik ara�t�rmalar
meyvelerini, aynen kad�m zamanlardaki gibi tekrar vermi�tir.
Charles RICHET�in �nl� �Metapsi�ik Trete�sinde
s�ralay�p d�zenledi�i vak�a �rneklerinin d���nda
yeni hi�bir psi�ik olgu bulunmam��, doyurucu bir a��klama
da �nerilmemi�tir. T�m �al��malar maddeci psikolojinin g�zetiminde
ve dar bir DDA kadrosu i�inde y�llarca s�rd�r�ld�kten
sonra 1968 Uluslararas� Moskova Parapsikoloji Kongresi�nde
bu dar disiplinin �er�evesi biraz esnemi� ve geni�leyebilmi�tir.
Bundan sonra (1975�ten itibaren de Deneysel Ruh�uluk olan
Spiritizm�den yararlanarak; ��l�m an��, ��l�m
sonras� olgular�� ve �ge�mi� ya�amlar� gibi konular
ileri parapsikolojinin konular� i�ine girmi�tir.
K�saca insan�n ger�ek do�as�n� incelemek ve her y�n�yle
de�erlendirmek zorunlulu�u maddeci (dolay�s�yla tutucu)
bak�� a��s�n�n giderek daha �ok zorlamaktad�r. 80�li
y�llardan itibaren �Yeni �a� (New Age) anlay���,
insan varl���n�n �ok boyutlu yap�s�n� incelemek; insan�
sadece psiko sosyal k�lt�rel bir varl�k olarak de�il,
�psiko kozmik bir varl�k� olarak ele alman�n zorunlulu�unu
ortaya ��karm��t�r. Yak�n gelecekte ve ka��n�lmaz
olarak; ruh�ulu�un metapsi�i�e, metapsi�i�in
parapsikolojiye, parapsikolojinin de tekrar (temelde olan) Ruh�ulu�a
(insan�n ger�ek do�as�n�n bilimine) d�nmesini hepimiz g�rece�iz.
B�t�n mesele, insano�lunun nereden gelip nereye gitti�ini
anlatmak, ger�ekten kim / ne oldu�unu ve var olu�unun amac�n�
anlatmakt�r. Kendini bilme �al��malar� ve idraklenme
cehti �ok y�nl�d�r ve metasi�ik, bu y�nlerden biridir; t�pk�,
bilimcilerin el yordam� ile (duyular ve �letlerle) do�ay�
ve insan� ara�t�rmalar�n�n bu y�nlerden birisi oldu�u
gibi�
Parapsikolojinin konusu olan DDA ve ilgili olaylar
tarihin karanl�klar� i�inde yok olup gider ama, insana tek
y�nl� yakla��m�n k�s�rl��� �zellikle 1800�l� y�llar
i�inde anla��lm��; Fizik, kimya, biyolojinin ortaya
koyabildi�inden / a��klayabildi�inden ba�ka olgular� da
bulundu�u g�r�lm��t�r. Ad� konmam�� olsa ya da de�i�ik
adlarla s�ylenmi� olsa bile Parapsikolojik ara�t�rma
kapsam�na giren �e�itli toplumlar�n k�lt�rlerinde (d�nyan�n
d�rt bir yan�nda) �e�itli inisiyatik topluluklarda, hatta
de�i�ik dinlerin izleyicilerinde hep g�r�lm��t�r. �rne�in,
Din Psikolojisi�nde bunlar; mistik deneyim, a�k�n
deneyimler, parapsi�ik olaylar, mistik �uur, mistik hezeyan,
ruhsal haller, vecd igbi de�i�ik adlarla ele al�n�r(1). �amanizm, Budizm ve Sufizm bunun �rnekleri
ile doludur. G�n�m�zde ara�t�rmac� Parapsikolog Prof.
Dr. S.Kripper �ok de�i�ik toplumlarda bu t�r ara�t�rmalar�yla
tan�nm�� bir bilim insan�d�r(2).
Parapsikolojinin kapsam�na giren PSI olgusunun b�ylesine
kadim bir ge�mi�i olmas�na kar��n, g�n�m�z modern
Parapsikolojisini Joseph RHINE ile ba�latmak ve bu de�erli
ara�t�rmac�y� �Parapsikolojinin babas�� olarak bilmek
�det olmu�tur. Prof. RHINE 1930�dan itibaren PSI olgusunu,
olabildi�ince laboratuar ko�ullar�nda incelemeye koyulmu�tur.
(Duke �niversitesi, North Carolina, ABD). Bizim DDA dedi�imiz
ESP (Extra Sensory Perception) s�zc���n� ilk �neren de
odur.
Prof. RHINE o y�llardaki psikolojisinin yetersizli�ini ve
insana yakla��m�n�n k�s�rl�l���n� g�rerek bu bilim
dal�n�n s�n�rlar�n�n �tesinde de bir �eylerin oldu�unu
ifade etmek ve o zaman�n tutucu zihniyetinin ba�nazca
tepkilerine ra�men o maddeci ortamda ilk parapsikolojik ara�t�rmalar�na
ba�lamak cesaretini g�stermi�tir. Prof. RHINE bu �al��malar�n�,
emekli olana kadar Duke �niversitesi�nde s�rd�rm��;
emekli olduktan sonra, �nsan Do�as�n� Ara�t�rma Vakf�
FRNM�i kurarak, �al��malar�n� kesiksiz s�rd�rm��t�r(3).
DDA
Yeteneklerimiz
Parapsikolojinin ara�t�rma alan�na giren DDA��m�zla
ilgili yeteneklerimizin ba�l�ca �zelliklerini ��ylece �zetleyebiliriz:
Bu yetenekler do�u�tan oldu�u gibi, bir vesileyle sonradan
da ortaya ��kabilmektedir; ayr�ca, herkeste de gizli olarak
var. Potansiyel halde bulunan bu yetenekler baz� pratiklerle
geli�tirilebilir de� Bunlar, fizik, kimya, biyoloji (FKB)
denemeleri ve deneyleri gibi her istenilen an yinelenemez; g�n�m�z
maddeci biliminin sundu�u bilgilerin �tesindeki ko�ullar
ger�ekle�ince, ortaya ��kar. Dolay�s�yla PSI olgusunun
kendine �zg� ko�ullar� ve PSI olgusunun kendine �zg�
inceleme y�ntemleri vard�r. FKB y�ntemlerini bu olguya ve
DDA�a uygulayamazs�n�z. �Hen�z bunu yapam�yoruz ve a��klayam�yoruz��
diye de PSI olgusunu yok sayamazs�n�z� PSI olgusunun, s�z
konusu; maddeci bilimin dar s�n�rlar�na girmez �zelli�ine
kar��n, onu �ok az say�da kimse (s�je, medyum,
�psychic�) kontroll� olarak kullanabilmektedir. �rne�in,
Ingo Swan, Uri Geller, Ted Serios, Nina Kula��na vb. Bu �ah�slar
ve bunlar gibi daha pek �o�u ile s�k� laboratuar ko�ullar�nda
�bilimsel� testler ve ba�ar�l� denemeler yap�lm��t�r.
Bunlara, yaz�m�z�n ak��� i�inde yer yer de�inece�iz.
�nsanlar�n yan� s�ra, DDA ara�t�rmalar� kapsam�na
bitkiler ve hayvanlar da al�nm�� ve bu canl�lar�n da
bilmedi�imiz yetenekleri oldu�u ortaya ��kar�lm��t�r(4).
Bitkilerle ilgili olarak �Baxter etkisi� terimi
Parapsikoloji literat�r�ne bu �al��malar ile girmi�tir.
D�nya biliminin kendimiz hakk�ndaki
bilgimizin geni�lemesine katk�da bulunan bu ara�t�rmalarI;
ger�ek anlamda bilimsel karakterlere s�hip, basiretli ve
cesur bilim insanlar� taraf�ndan ger�ekle�tirilmi�tir.
Maddeci bilimsel zihniyetin her t�rl� ba�nazca tepkilerine
ra�men, a��k bir zihin ve ho�g�r� ile klasik
materyalizmin dar kal�plar�ndan kendini kurtarabilmi� bu
bilim insanlar�ndan baz�lar�n�n adlar�n� (yurdumuzdan ba�layarak)
sayg�yla ve ��kranla an�msayal�m:
Dr. Bedri RUHSELMAN, Erg�n ARIKDAL, Recep DOKSAT,
Ayhan SONGAR, Mehmet �Z, Dr. J.B. RHINE (Duke Univ.), Dr. J.
MIHALASKY (Newark M�h. Koleji), Hans HOLZER (N.Y. Teknoloji
Enst.), Dr. J. PALMER, Dr. TART (California Univ.), Dr. M.RYZY
(California Univ.), Dr. S.KRIPPNER, Dr. TENHAEF (Utretch Univ.
Hollanda), Dr. LOZANOV (Bulgaristan), Dr. VASILIEV (Eski
Sovyetler), Prof. KOGAN (Eski Sovyetler), Dr. H. MOTOYAMA
(Japonya), Dr. K. RAO (Hindistan), Dr. R. MORRIS (Edinborough
Univ., Scotland), Dr. R. STANFORD (St. Jones Univ., New York),
Dr. W.Braude (Mind Science Foundation, Teksas, ABD), Dr. R.
Nelson (Princeton Univ., New Jersey, ABD). �Normal �tesi�
olarak da nitelendirilen bu parapsi�ik yeteneklerin uyduklar�
kurallar / ilkeler, yukar�da adlar�n� sayd���m�z bilim
insanlar� taraf�ndan mensubu olduklar� kurumlarda incelenmi�tir(5).
Dahas�, DDA konusunda yetenekli (medyum nitelikli) kimselerin
bu becerilerinden askeri ve politik alanlarda bile yararlan�lm��t�r(6).
G�r�l�yor ki, be� duyu ile s�n�rl� de�iliz; d�nyada
ya�ayan enkarne varl�klar olarak (hayvanlar ve bitkiler de d�hil)
bilinen ve maddeci bilimin bize ��retti�i be� duyumuzdan
ba�ka duyulara / alg�lara da s�hibiz. Kendimizde b�yle bir
�ey fark etmemi�sek bile, �evremizde ve d�nyan�n her yan�nda
DDA�dan (telepati, durug�r�, prekognisyondan biri ya da
birka�� aktif durumda olan) bu yeteneklere s�hip bireyler
var. Bu nedenle PSI olgusu ve DDA inan� konusu olan bir �ey
de�ildir, bu bir olgudur / fenomendir. At g�zl�kl� ba�naz
bir yakla��mla, �Ben inanm�yorum��, demenin 21.YY
insan�na yara��r bir yan� olmasa gerek� PSI olgusu ve
DDA konular�yla ilgili �rnekleri i�eren yay�nlara g�n�m�zde
de art�k bolca rastl�yoruz. Bu nedenle, kolayca ula��labilecek
bu �rnekler ile yaz�m�z� gereksiz yere uzatmak istemiyoruz(7).
Daha �nceki paragraflar�m�zdan birinde de de�inip
ge�ti�imiz gibi, asl�nda hepimizde; pasif / gizli durumda
bulunan DDA�n�n geli�tirilme y�ntemlerinin bulundu�unu
da biliyoruz. Yaz�m�z�n sonunda okunmas�n� �nerdi�imiz
kitaplarda bu y�ntem ve teknikler bulunabilir(1,4,6,9). DDA�n�n bir kimsede ortaya ��k�vermesi
do�u�tan ya da sonradan olabilir. Birey, bu alg�lar�ndan
birine ya da birka��na do�u�tan (ya da �ok k���k ya�lardan
itib�ren) s�hip olabilece�i gibi, sonradan da baz�
pratiklerle / tekniklerle geli�tirebilir. ( Bu konuda Bkz.
OTUZ DERSTE RUHSAL G��LER� GEL��T�RME, Selman Ger�eksever
� Ruh ve Madde Yay�nlar�). DDA�la ilgili olarak, baz�
vak�alarda g�rd���m�z gibi; ya�am ak��� i�indeki
�ok nitelikli haller de (ate�li bir hastal�k, �ni bir
darbe, hatta �el vermek / almak� ) PSI olgusunun ortaya ��k���na
vesile olmaktad�r.
Konumuzun ak��� i�inde ayr�nt�lar�n� sunaca��m�z,
Parapsikolojinin tarih�esine bakt���m�zda; be�eri
tarihimizde, bu yeteneklerin / DDA�n�n yayg�n olarak
kullan�ld��� d�nemlerin bulundu�u g�r�lmektedir. �rne�in,
Atlantisliler�in parapisi�ik yetenekleri, bug�nk�
bizlerin be� duyular�m�z kadar yayg�n ve normaldi. D�nyada
bulunu� amac�m�z i�sel geli�im ve �uurlanmak oldu�una g�re,
bu g�nk� d�nya s�kinleri olan bizler i�in, d�nya
okulunun bug�nk� icaplar�na ve zaman-mek�n ko�ullar�na g�re;
bilinen be� duyudan fazla yetene�in, yani parapsi�ik
yeteneklerin yayg�n olarak kullan�lmas�na gerek yok g�r�nmektedir.
Bu devrenin standart be�eri olarak, DDA�dan �ok;
idraklenme cehti i�inde ar�nmak, safla�mak / s�dele�mek,
uyum ve esneklik yeteneklerimizi geli�tirmek, k�saca giderek
daha �ok �insanla�mak� durumunday�z. Dolay�s�yla esas
olan, �uurlanarak �insanla�mak� (be�eri zaaflardan
kurtulmak) oluyor. DDA�lardan birini ya da birka��n�
kullan�yor olmak her zaman erdemlili�in / bilgeli�in
belirtisi olmayabilir. Yukar�da da belirtti�imiz gibi, esas
ve temel olan; idraklenme cehti i�inde (e�er gerekiyorsa, ya�am
plan�m�za uygunsa, bir karmik gereklilik s�z konusu ise)
bir ya da birka� DDA�da a��labilir ama bu �ok �nemli de�ildir.
Bu yeteneklerle ne yapt���m�z, ne hallere girdi�imiz �nemlidir.
Deneysel
�al��malar�n Ba�lamas�
Parapsikolojinin ara�t�rma alan�na giren ve genel olarak da
�ruhsal deneyimler / alt�nc� his� s�zc�kleriyle adland�r�lan
PSI fenomeni (olgusu) hemen hemen t�m k�lt�rlerin
folklorunda saptanm��t�r. Bunlar�n bir k�sm� s�zl�
olarak; daha az bir k�sm� da yaz�l� olarak g�n�m�ze
kadar gelmi�, literat�re de ge�mi�tir. Rapor edilenler
genellikle birbirine benzer ve birbirini do�rulayan durumlard�r.
Bu demektir ki, birbirinden habersiz ve apayr� y�relerde /
�lkelerde bulunan insanlar hemen hemen benzer yetenekleri
(belli bir s�n�flamaya sokulabilecek becerileri sergiliyor)
(8).
Chicago �niversitesi�nin �Ulusal D���nceyi Ara�t�rma
Merkezi� taraf�ndan yap�lan bir ara�t�rma g�stermi�tir
ki; ABD halk�n�n b�y�k bir �o�unlu�u ya�amlar�n�n
bir d�neminde, bir ya da birden fazla (herhangi bir t�rden)
paranormal bir deneyim ge�irmi�tir. Avrupa ve d�nyan�n ba�ka
yerlerinde yap�lan benzeri ara�t�rma ve anketlerle de buna
yak�n sonu�lar elde edilmi�tir. G�r�ld��� gibi,
parapsikolojinin kapsam�na giren olgular�n k�kleri sanki
toplumlar�n k�lt�rlerine kadar n�fuz etmi�tir.
Gerek rapor edilen, gerek anketlere konu olan, gerekse
konumuzun k�kenlerini olu�turan olgular�n en yayg�nlar�ndan
biri �ger�ek r�ya� olarak adland�r�lan r�yalard�r
ki; bu t�r r�yalarda �ah�s r�yas�nda, ger�ekte o an
bulundu�u yerden uzakta olmakta olan bir olay� alg�lar ve
�o�unlukla da uykusundan uyan�r. Bu durum sanki, �r�yada
durug�r�� d�r. Ki�inin r�yas�nda alg�lad��� olay
hakk�nda, uykuya dalmadan �nce hi�bir bilgisi ve d���ncesi
yoktur. Fakat r�yas�n� anlatt�ktan sonra yap�lan
incelemede, olay�n do�rulu�unu ve alg�laman�n ger�ekli�i
ortaya ��kar. Bu t�r r�yalar� anneler daha �ok g�rm��t�r.
�rne�in, anne r�yas�nda evden uzakta bir yerde trafik
kazas� ge�iren �ocu�unun durumunu (hem de ayr�nt�s�na
varana kadar) r�yas�nda g�rm��t�r.
Bunun biraz de�i�ik bir tipi de, g�nd�z (uyan�k
olarak) g�r�len r�yalard�r. (Daha do�rusu, uyurken durug�r�
alg�lamalar�d�r) �rne�in, evinden uzakta bulunan bir anne
birdenbire fenala�arak eve gitmesi gerekti�ini d���n�r
ve bunu dile getirir. Ger�ekten de evine geldi�inde, �ocu�unu
kritik durumda bulur ama b�yle bir itilim i�ine neden girdi�ini
bilemez ve a��klayamaz da�
Bu olayda s�z konusu olan, bu anneye (ya da
benzerlerine); �e�itli kaynaklardan gelen sezgisel (ya da
�titre�imsel�) bilgidir. Bu kaynaklar, olaydan yay�lan
titre�imsel etki olabilece�i gibi, annenin rehber varl���ndan
(�zbenli�inden / as�l kendisinden) gelen uyaranlar da
olabilir. Anne bunu, be� duyusu d���nda, yani DDA�s�yla
elde etmi�tir. Bu, annenin a��klayamad��� (a��klayamad���
i�in de �tesad�f� deyip ge�ti�i) telepatik ir alg�lama
olabilece�i gibi, durug�r� ya da prekognitif (
prekognisyonla ilgili) bir alg�lamada olabilir.
Spotan olarak (yani kendili�inden) ortaya ��kan bu t�r
olgular, hemen hemen her toplumda halk taraf�ndan ciddiye al�n�rsa
da; s�zde �a�da� (ama �maddeci�) bilim taraf�ndan
ciddiye al�nmaz, ��nk� bilim (s�dece maddeci bir bak��
a��s�yla yetindi�i i�in) bu t�r olaylar� a��klamada
acz i�indedir ve �tesad�f�, �hal�sinasyon� vb. k�l�flarla
ge�i�tirmeye �al���r. �imdilik bilimin parapsikolojik
dal� bunlarla ilgilenmemektedir, yeni yeni de; kuantum fizi�i
ve �kuantum bilgeli�i�ne s�hip, zihni madde ile ko�ullanmam��
bilim insanlar�(9).
Parapsikolojinin 1960�l� y�llarda Prof. J.B. Rhine
taraf�ndan (g�n�m�z maddeci bilimine uyumlu) temellerinin
at�lmas�na kadar; bu t�r olaylar g�z ard� edilmekteydi,
rahats�zl�k olarak ya da �tesad�f� olarak
nitelendirilmekteydi (en az�ndan �a�da� parapsikolojinin
ortaya ��k���na kadar�) Parapsikolojinin ara�t�rma
alan�na giren konular maddeci zihniyetin temsilcilerini
rahats�z ediyordu; ��nk�, DDA�lar insan�n ruhsal bir
yan�n�n oldu�unun en g�zel, en esasl� kan�t�d�r ama
onlar bu paranormal fenomeni kendi maddeci y�ndem ve
bilgileriyle a��klayam�yorlard�; kurtulu�u ve rahat�,
�olmaz b�yle �ey, ben inanmam��demede buluyorlar. S�z
konusu zihniyetin kitab�nda da �ruhsall�k� diye bir �ey
yok� Ger�eklere a��k olmayan g�zler / zihinler elbette
ki bu en b�y�k ger�ekten (insan�n ger�ek do�as�yla
ilgili bu en b�y�k ger�ekten) rahats�z olacakt�r.
Bu nedenle parapsikolojinin bilimsel / deneysel bir
disiplin olarak ortaya ��k���ndan �nceki maddeci bilimin
kat�l���ndan ve tutuculu�undan dolay�, ruhsal olgunun
felsef� a��dan olanaks�zl��� benimsenmi�ti (19.YY��n
sonlar�). Bununla birlikte, �ok az say�da �nc� bilim
insan�(10) konuya kar�� ilgilerini canl� tutabilme ba�ar�s�n�
g�sterebildiler. Bu �ekilde dinin spirit�el yan� ile
bilimin maddeci felsefesi aras�ndaki �arp��ma, baz� �ah�slar�n
zihinlerinde entelekt�el krizlere / te�evv��lere neden
oldu. Bu te�evv��ten kendini kurtarabilen ara�t�rmac�lar
�e�itli �lkelerde konuyla ilgili dernekler / vak�flar
kurdular. ��te bu t�r sivil toplum �rg�tlerinden ilki
1882�de �ngiltere�de kuruldu: �ngiliz Ruhsal Ara�t�rma
Derne�i. Bundan birka� y�l sonra da Amerikan Ruhsal Ara�t�rma
Derne�i kurulur.
Bu derneklerin amac�, o y�llar�n maddeci biliminin y�ntemlerini
PSI fenomenini incelemesine uyulmamakt�. Bu derneklerin ara�t�rmac�lar�
(11) kendili�inden (spontan olarak) ortaya ��kan
deneyimleri / olgular� toplad�lar, bunlar� kendilerine g�re
bir s�n�flamaya t�bi tuttular. Bundan ama�, kad�m
zamanlardan beri biriken kendili�inden vak�alar ile
telepatinin ger�ekli�ini kan�tlamakt�. Bu �ekilde, bir
kimsenin zihinsel durumunu, kendisinden uzakta bulunan ba�ka
birisinin zihnine aktar�labildi�ini ortaya koymu� oluyordu.
Sonunda telepati denemeleri ve testleri, de�i�ik �lkelerdeki
bu t�r kurulu�larda ger�ekle�tirilmeye ba�land�.
Bunun yan�
s�ra ba�ka bir ara�t�rma t�r� de spiritizm (deneysel ruh�uluk)
celselerini kapsam�na al�yordu. 19.Y.Y.��n ruhsal ara�t�rma
derneklerinde(12)
yap�lan spiritizm celselerindeki olaylar incelendi; bununla
da kal�nmay�p, onlarla ilgili testler d�zenlendi. Bu �al��malardan
sonra, netle�en sonu�lardan biri; medyumlar�n (s�jelerin),
�lm�� kimselerle g�r��ebildikleri ger�e�iydi. Dolay�s�yla
da, �l�mden sonra da bir hayat�n s�r�p gitti�i fikri
zihinlerde ye�ermeye ba�lad�.
Bu ara�t�rmalar, Atlantik Okyanusu�nun iki k�y�s�nda
da s�r�p gitmi�tir. Bu ara�t�rmalar�n ve incelemelerin
�nde gelen isimleri �unlard�r:
Sir Oliver LODGE (�ngiltere)
Sir William BARET (
�ngiltere)
William JAMES (ABD)
G.HEYMANS
(Hollanda)
William McDOUGAL
(ABD, Duke Univ.)
Bu ara�t�rmac�lar ba�l� olduklar� �niversitelerin
b�nyelerinde telepati testleri geli�tirdiler.
Konumuz olan
Parapsikolojinin tarih�esi i�inde t�m bu ara�t�rmalar�n
belki de sentezi durumunda olan �al��malar; �nl� bir
biyolog ve parapsikolog olan ( ve ayn� zamanda
�Parapsikolojinin babas�� olarak da kabul edilen) Prof.
J.B. Rhine taraf�ndan yap�lm��t�r.
Prof. Rhine,
Parapsikolojiyle ilgili ilk �al��ma ve denemelerine; ABD
� Kuzey Karolina�daki Duke �niversitesi�nde ba�lam��,
1935�te de burada resmen Parapsikoloji laboratuar� kurmu�tur.
Prof. Rhine�in Duke �niversitesi�nden emekli olu�undan
sonra da, bu laboratuar yine ayn� semtteki (Durham Kenti) �nsan
Do�as�n� Ara�t�rma Vakf��na (FRNM Parapsikoloji Enstit�s�ne)
aktar�lm�� ve Prof. Rhine, �l�nceye kadar Parapsikoloji
et�tlerini (kar�s� Prof. Louisa Rhine�la birlikte) burada
s�rd�rm��t�r. Parapsikoloji laboratuar� ve Parapsikoloji
Enstit�s�, kurulu�undan beri, ruhsal meleklerin (PSI)
fenomeni farkl� tiplerim �l��m�yle ilgili y�ntemler geli�tirmi�,
ara�t�rma s�re�lerinin standardizasyonuna b�y�k katk�da
bulunmu�; ayr�ca her yaz a�t��� kurslarla (�Summer
Study Programs�) pek �ok amat�r parapsikolo�un yeti�mesine
hizmet etmi�tir.
Bu �er�evede
Parapsikoloji alan�na yap�lan en belirgin katk�, duyular d���
alg�lama ESP / DDA kartlar�n�n Parapsikoloji ara�t�rmalar�na
uyarlanmas� (Dr. Zener�inde katk�lar�yla) olmu�tur.
S�z�n�
etti�imiz kartlar her birinin �zerinde be� ayr� �ekil
bulunan �Zener Kartlar��d�r. Be� Zener Kart�n�n her
bir �ekli, be� farkl� renkte bas�ld���ndan bir destede
25 kart bulunur. Zener Kartlar� ile; telapati, durug�r� ve
prekognisyon �al��malar� yap�l�r. Bu kartlarla bilimsel
nitelikli bir DDA �al��mas�n�n nas�l yap�laca��, ilk
olarak �THE REACH OF THE MIND� adl� eserinde J.B. Rhine
taraf�ndan anlat�lm��t�r.
Gerek ABD�deki, Parapsikoloji Enstit�s�, gerekse �ngiltere�deki
Ruhsal Ara�t�rma Derne�i�nin yapt��� �al��malarda
yakla��k 12.000 (On iki bin) adet sponton vak�a incelenmi�ti.
Bunlar�n b�y�k �o�unlu�unu prekognisyon, durug�r� ve
telepati t�r� deneyimler olu�tururken; kalan k�sm�n� da,
telekinetik vak�alar olu�turuyordu. Psikokinezi ( ya da
Ruslar��n ifadesiyle �telekinezi�) yetene�i DDA�n�n
ikinci ana t�r�n� olu�turur. (bkz.dipnot 8)
Bu yetene�in test edilmesiyle ilgili olarak bildi�imiz
tavla oyunu zarlar� da kullan�lm��t�r. Zar atma i�inin
geli�i g�zelli�ini (randomization) sa�lamak i�in �e�itli
yollar denendi�ini biliyoruz. Be�er� hilenin bu i�e de
bula�mamas� i�in, akla gelebilecek her t�rl� �nlem al�nm��t�r.
Bu ara�t�rma ve �l��mlerin bilimsel ayr�nt�lar� ve
sonu�lar� FRNM�in yay�n organ� olan �Journal of
Parapsychology�de yay�nlanm��t�r.
Psikokinezi�nin (PK�n�n) deneysel testlerine, kas
temas� olmaks�z�n bir kimsenin; hareket eden objeleri do�rudan
do�ruya zihinsel olarak etkileyip etkileyemeyece�inin anla��lmas�
amac�yla ba�lanm��t�. Bu ama�la, zar atma y�ntemiyle
denemeler yap�ld�: Bu �ekilde s�jeler hareket h�lindeki
zarlar� istedikleri �ekilde etkilemeyi hedefliyorlard�.
Zarlar�n at�l��� s�ras�nda herhangi bir hile olas�l���n�
ortadan kald�rmak i�in, dikkatli ve titiz �nlemler al�nd�.
Bu konuyla ilgili ilk bilimsel nitelikli (laboratuar ko�ullar�
alt�ndaki) �al��malar �Journal of Parapsychology�de
yay�nlanm��t�r. Dokuz y�l s�reyle yap�lan bu test �al��malar�
sonunda ; s�jelerin, zihinsel g��leriyle zarlar�
etkiledikleri anla��ld� ve sonu�lar 1943�te s�dece
bilimsel raporlar h�linde yay�nlanmakla da kalmad�,
bildirilere de konu yap�ld�. Bu �ekilde be�er� zihnin
telekinetik g�c� kan�tlanm�� ve test edilmi� oluyordu.
Titizlikle olu�turulmu� laboratuar ko�ullar�nda yap�lan
psikokinezi denemelerine �rnek olarak; (ABD�de Prof.
Rhine�in �al��malar�ndan ayr� olarak) Pittsburg �niversitesi�nden
Robert McCONNELL�in �al��malar� ile, W.E.COX ve
H.FORWALD��n deneysel testleri g�sterilebilir. Bunlardan
�zellikle COX, bildi�imiz tavla zar� yerine; madeni para
(yaz� � tura�), su spreyi, su i�indeki hava kabarc�klar�
ile s�jeler �zerinde denemeler yapm��t�r.
Ku�kusuz, 40�l� y�llar�n ba�lar�ndan itibaren
elektronik teknolojideki geli�meler bilgisayar� bu alana
itmi�tir. Bilgisayarla son derece rastgele bir �ekilde
(randomly) zar at��lar�yla pek �ok PSI testi yap�lm��t�r.
(Prof. Richard BROUGHTON, TARTI�MALI B�L�M PARAPS�KOLOJ�S�,
Say Yay�nlar�). Bu ara�t�rmalar kapsam�nda, rastgele say�
�reticilerinin daha ilgin� �nc� kullan�c�lar�ndan biri
Prof. Helmut SCHIMIDT�dir. Denemelerinde bir dizi lamba ve
bunlar� yakmak i�in radyoaktif kaynaklar (�rne�in, stronti�m
90) kullan�lm��t�r. Prof. Schimidt�in bu tip denemeleri
ba�ka ara�t�rmac� parapsikologlar taraf�ndan da yinelenmi�tir.
Asl�nda en do�ru spontan telekinetik vak�a �rnekleri,
ruhsal deneyimler d�neminin resmi ba�lang�c� olarak da
kabul edilen FOX KARDE�LER�e aittir. Bu iki k�z karde�
ABD New York Eyaleti s�n�rlar� i�inde fakir bir �ift�i
ailesinin (okula gitmemi�) �ocuklar�d�r. FOX ailesi bu iki
k�z arac�l���yla (medyumlu�u ile) spontan tekinsizlik
(psikokinetik) vak�alarla kar��la�t�klar� zaman, y�l
1847�ydi. Bu vak�ann deneysel ruh�uluktaki ad�
�tiptoloji fenomeni�dir. Tiptoloji, anlaml� darbe
sesleriyle ortaya ��kan bir olgudur. Asl�nda s�z konusu
darbe sesleri d�nyada
ilk kez FOX�lar�n evinde duyulmu� de�ildir. Yaz�l� kay�tlara
g�re tiptoloji fenomeni bilinen �u mekanlarda da
g�r�ld�:
1661�de, �ngiltere
� Tedworth (Bay Mompesson�un evi)
1520�de, Almanya
� Oppenheim (Melancthon�lar�n evi)
Parapsikolojinin
Konusu
Parapsikoloji�nin hedef konusu genel anlamda �PSI
Fenomeni�dir. Yani, bireyin; enkarne bir ruh varl���
olmas�ndan dolay�, ortaya ��kan ruhsal deneyimler
(paranormal deneyimler) toplam�n�n genel ad�d�r �PSI
olgusu�. Buna, �ruhsal yeteneklerimizin bir k�sm�n�n
enkarne varl�k arac�l���yla tezah�r etmesinin ad�d�r��
da denilebilir. PSI (�say� diye telaffuz edilir) fenomeni;
ya zihinsel deneyimler / alg�lamalar (telepati, durug�r�,
prekognisyon) �eklinde, ya da fiziksel etkiler (psikokinezi /
telekinezi, �mind over matter�) �ekilnde ortaya ��kmaktad�r.
Daha �ncede belirtti�imiz gibi; DDA�da be� duyu tamamen
devre d���d�r.
PSI olgusunun DDA�lar arac�l���yla ortaya ��kt���
durumlar �unlard�r:
R�yalar,
Sezgiler,
�pnoz,
Meditasyon (13)
Beden d���
deneyimler
Bu durumlar
genellikle alg�lamalar� kapsad���ndan; telepati, durug�r�
ya da prekognisyon t�rlerinden biriyle ilgili olabilir.
Psikokinezi (�tekinsizlik�) t�r�ndeki vak�alar ise,
yayg�n olarak; poltergeist (�polt�rgayst� okunur) ve
haunting (�honting� okunur) vak�alar�nda ortaya ��kmaktad�r.
Bunlardan �poltergeist�; bir ki�iyle (�focal person�)
ilgili olup, k�sa bir zaman dilimi i�inde �ok say�da g�r�n�r.
Tekinsizli�in �haunting� t�r�nde ise, ortada �focal
person� yoktur. (perili k��kler, hayalet �atolar vb.)
Parapsikolojinin
Genel G�r�n�m�
Bu yaz�
dizimizin ak��� i�inde �zetlemeye �al��t���m�z DDA
ara�t�rmalar�n�n ilk sonu�lar� yay�mlanmaya ba�lad���
g�nlerde, konunun ara�t�rmac�lar�; maddeci septiklerden,
inan�s�zlardan ve �zellikle de klasik psikolojinin tutucu
mensuplar�ndan �ok ele�tiri alm��lard�. Bu ele�tiriler,
bu �ok bilmi� maddeci zihniyetin mensuplar�ndan o kadar yo�un
bir �ekilde gelmi�ti ki; ayd�n parapsikologlar, i�i g�c�
b�rakarak ele�trileri kar��lamaya koyulmu�lar, bu �nyarg�l�
s�zde bilim insanlar�n� biraz olsun yumu�atmaya �al��m��lard�.
��in k�t�s� ve ger�ek / yap�c� bilimsel zihniyet ile
kolay kolay ba�da�t�r�lamayan yan�, bu ele�tirilerin yap�c�
olmaktan �ok uzak olmas�yd��
Aradan ge�en y�llat, septiklerin (�goats�= ke�iler)
biraz rahatlamas�na, parapsikologlar�n da daha dikkatli �al��mas�na
zemin haz�rlam��t�r. Asl�nda septikler; sald�racak pek
bir �ey bulamam��lard� da onun i�in geri �ekilmi�lerdi.
��nk� ger�ekten de ortada �PSI fenomeni� diye bir �ey
vard� ve asl�nda bu ��ey� dev bir buzulun okyanus �zerinde
g�r�nen sadece (1/10�luk ) u� k�sm�yd�. Evet, g�n�m�z
maddeci biliminin son 60-70 y�ldan beri kabul etmek l�tfunda
bulundu�u Parapsikoloji�nin kapam�na giren PSI fenomeni,
as�l temelde olan Metapsi�ik Tetkilerin sadece ondabirlik u�
k�sm�d�r. �nsan�n ger�ek do�as�n�n tan�nmas�na y�nelik
ara�t�rmalar� kapsayan metapsi�i�in en �zg�n �al��malar�
da Dr. Bedri RUHSELMAN taraf�ndan ba�lat�lm��t�r.
Yurdumuzdaki metapsisik ara�t�rmalar�n ayr�nt�lar� i�in
astroset sitemizin, konuyla ilgili b�l�mlerini
incelemelerini okurlar�m�za ���tleriz.
G�n�m�ze daha yak�n y�llarda (�rne�in 90�l� y�llarda)
g�zden ka�mayan ba�ka bir durumda; bu alan�n ara�t�rmac�lar
taraf�ndan yava� yava� profesyonel bir meslek olarak
benimsenmeye ba�lanm�� olmas�d�r. 90�l� y�llar�n en
�nde gelen parapsikologlar� (hepside Prof. Dr. Olarak);
Richard BROUGHTON, Ramakrishna RAD, John PALMER, KANTHAMANI,
Morris ROBERT, William BRAUDE, Rek STANFORD, Roger NELSON,
Charles TART, Helmut SCHIMIDT, Scot ROGO, TENHAEFF (14)
.
Doksanl� y�llardan sonra, Parapsikoloji�nin i�inde
oldu�u kadar, d���nda da g�ze batar bir de�i�im
olagelmektedir: Art�k bilimsel alandan, konuya kar�� y�neltilen
�nyarg�lar; yerlerini deneysel sonu�lar�n yayg�n olarak
anla��lmas�na b�rakmaktad�r. �nsan�n kendini ger�ek do�as�yla
(as�l varl�ksal yap�s�yla) ilgili, do�al merak�ndan
dolay�; halk�n DDA�a ve DDA ara�t�rmalar�na kar��
duydu�u yayg�n ilgi, ba�lang��tan beri canl�l���n�
korumaktad�r. Bununla birlikte i�in �arlatanl��� ve
sahtekarl��� �ok eski y�llardan beri g�zden ka�mamaktad�r.
Bilime ve insan�n ger�ek do�as�n�n anla��lmas�na kar��
sergilenmi� olan bu zul�m; k�t� niyetli cahillerin elinde
bir karalama arac� olurken, konunun samimi ve d�r�st ara�t�rmac�lar�
i�in daha dikkatli ve titiz olma nedenini olu�turmu�tur.
Her yenili�in (�yeni� olan�n) ba��na gelen bu durum,
zaman zaman halk�n yan�lmas�na neden olmu�sa da; �ok ge�meden,
�arlatan ile d�r�st ara�t�rmac� herkes taraf�ndan ay�rt
edilir duruma gelmi�tir. Her alanda oldu�u gibi,
parapsikoloji alan�nda da s�z konusu sahtekarlar,
samimiyetle s�rd�r�len bilimsel ara�t�rma ve denemelere g�lge
d���rm��se de, halk taraf�ndan �ok ge�meden i�in asl�
anla��lm��t�r. T�m bu geli�melerin yan� s�ra �u ya
da bu nedenle; konuya kar�� halk�n g�sterdi�i g��l�
merak / ilgi alan� s�rekli olarak canl� tutmu� ve az yukar�da
belirtmeye �al��t���m�z kritik d�nemlerin h�zla ge�ilmesinde
�nemli rol oynam��t�r. Art�k g�n�m�zde, bilimsel
nitelikli elemanlar�n s�k�nt�s� �ekiliyor. Ge�mi� y�llara
g�re, pek �ok kitap yay�nlanm�� ve konuyla ilgili sivil
toplum �rg�tlerinde konferanslar / seminerler verile gelmi�tir.
Bunlardan yurdumuzdaki en g�zel �rneklerinden biri son iki y�ld�r
(uluslar aras� nitelikte olmak �zere B�LYAY Vakf� taraf�ndan
ba�ar�yla sergilenmi�tir (15) .
Parapsikolojik
Vak�a Et�d Y�ntemleri
Parapsikolojide
�olay / vak�a et�d y�ntemleri� iki ana grupta toplan�r.
Spontan vak�a et�tleri
Serbest tepki y�ntemleri.
Bunlarda kendi i�lerinde
dallara ayr�l�r:
Spontan olay y�ntemleri:
1) Mahalinde
vak�a et�dleri
2) Anketler
3) R�portajlar
B) Serbest Tepki Y�ntemleri
1) Alg�lanacak
hedef olarak kartpostal resimler (remote viewing)
2) Alg�lanacak
hedef olarak �e�itli k���k objeler (remote viewing)
3) Ki�iler
(Psychometry)
Bu konular ve genel
anlamda Parapsikoloji konusunda okunabilecek eserler:
PARAPS�KOLOJ�,
D.Scott Rogo (Ruh ve Madde)
ALTINCI DUYUNUZU
GEL��T�R�N�Z, Milan Ryal (Ruh ve Madde)
PARAPS�KOLOJ�,
Richard Broughton (Say)
RUH VE MADDE
Dergisi (�stanbul)
���NC� G�Z
Dergisi (�stanbul)
PARAPS�KOLOJ�
Dergisi (Bursa)
PARAPS�KOLOJ�
DERSLER�, Paul Krafchik (Ruh ve Madde)
G�ZL� PARAPS�KOLOJ�
SAVA�I, Jacques Bergier (Ruh ve Madde)
RUHSAL ARA�TIRMALAR,
S.Ostander + L. Schroeder (Ruh ve Madde)
UYANI�, Charles
Tart (Ege Meta)
PARAPS�KOLOJ� ve
FELSEFE, D. Ray Griffin (Ruh ve Madde)
Metapsi�ik
terimler s�zl���, Erg�n Ar�kdal (Ruh ve Madde)
|