|

G�l, ayna, g�ne� ve ay; nedir b�t�n bunlar? Her nereye
bakt�ysak hep Senin y�z�n vard�.
Kadim zamanlardan ba�layarak Diyonizos k�lt�, Zerd��tl�k,
Mitraizm, Pisagorculuk,Neo-Platonizm, Kabalizm, Tasavvuf,
Mevlevilik, Bekta�ilik, Sufilik, Bat�nilik gibi daha pek �ok
ezoterik grup binlerce y�ldan beri M�s�r, Mezopotamya ve
Ortado�u�da kendi inan�, sembolizm ve rit�el sistemleri ile
yo�rulmu�lar ve birbirlerinden etkilenerek R�nesans d�nemine
kadar ula�m��lard�r. Ezoterik ak�mlar; Simya, Ok�ltizm,
Kabala, Gnostisizm, �slam Ezoterizmi, G�l-Ha� �rg�t�, Tap�nak
��valyeleri ve Hermetizm gibi ak�mlar�n t�m�n� kapsar;
Tanr��dan �t�r� var olan insan�n iyi cevherini uygulamalarla
ve bilgilendirme yoluyla daha da m�kemmel hale getirmeyi
ama�larlar. G�l sembol� de b�yle ortak bir sembold�r ve
hepsinde bir kar��l��� vard�r.
G�l,
g�ksel m�kemmelli�i b�nyesinde bar�nd�r�rken d�nyasal
tutkular� da i�eren, dolay�s�yla i�inde z�tl�klar� ta��yan son
derece kompleks bir ezoterik sembold�r. Ayn� zamanda da
d�nyan�n her yerinde �airler taraf�ndan �zel bir �nem
atfedilen, yayg�n kullan�m� olan bir sembold�r. Bat�
simyas�nda en �nemli �i�ek olup k�smen Do�u Ezoterizmi�nde de
yer al�r. G�l hem zaman, hem ebediyet�tir; hem ya�am hem de
�l�md�r, hem do�urganl�k hem de bekarettir. G�l
m�kemmelliktir, pleroma�n�n
(1),
tamamlanman�n, ya�am�n gizeminin, hayat�n kalp merkezinin,
bilinmeyenin sembol� olup g�zellik, zerafet, mutluluk ve ayn�
zamanda �ehvet d��k�nl���, tutkular, hatta �arapla
ili�kilendirildi�inde �ehvetin ve ba�tan ��kar�c�l���n da
sembol�d�r. Di�il tanr��alar�n �i�e�i olarak g�l; sevginin,
hayat�n, yarat�l���n, do�urganl���n ve insandaki di�il g�c�n
sembol�d�r.

Antik �a�
�nisiyasyonlar�nda G�l'�n
Antik�a� inisiyasyonlar�nda da ruhsal ayd�nlanman�n sembol�
oldu�u s�ylenir. Merkezi ve dairesel bir yap�s� olan g�l,
merkeze ula�m�� olmay� sembolize eder. Uzun s�ren bir i�sel
�al��ma ile; duygular�n�, d���ncelerini, imajinasyonunu,
niyetlerini denetleyebilme sayesinde edinilen �uur halini,
yani nefsaniyetini yenmi�, kendini her bak�mdan denetleyebilen
ayd�nlanm��, uyanm�� insan�n �uurunu, yani ruhsal
ayd�nlanmay�, varl���n ruhsal tesiri kendi kendine �ekip
alabilecek duruma gelmesini, bu duruma gelmi� insan� simgeler.
Ezoterizmde Bat�
Ezoterizminde g�l ve zambak Do�u�nun lotusuyla ayn�
anlamdad�r, ayn� �ekilde mistik g�l de lotusun sembolizmine
paraleldir.
Kalp
sembolizminde g�l, ha��n merkez noktas�n� te�kil eder; yani
birlik noktas�n�. G�l�n yava� yava� g�zden kaybolmas� �l�m�,
�l�ml�l��� ve ac�y� temsil ederken; g�l�n dikenleri ac�y�,
kan� ve ��ehit olma�y� sembolize eder. Cenaze t�reniyle ilgili
olu�undan dolay� da ebedi hayat�, ebedi ilkbahar� ve dirili�i
tasvir eder. G�l, yenilenmeyi ve yeniden dirilmeyi i�aret eden
Ya�am A�ac��nda b�y�r.
G�l ayn�
zamanda sessizli�in ve s�rr�n sembol�d�r. �Sub
Rosa�,
kelime anlam�na bak�ld���nda �G�l�n Alt�nda� anlam�na gelir ve
buna paralel olarak da kimi zaman duvarda as�l� duran, kimi
zaman da �izilen bir g�l olarak s�rr� ve ketumlu�u simgeler.
Alt�n g�l m�kemmelli�in, mutlak zaferin sembol�d�r. K�rm�z�
g�l ise arzunun, tutkunun, sevincin, g�zelli�in, tamamlanman�n
temsilidir; g�l Ven�s��n �i�e�i, Adonis�in ve �sa�n�n kan�d�r.
K�rm�z� g�l�n, �zg�rl�k, anavatan ve ruhaniyet i�in akmas�
gereken kan�n k�rm�z�l��� ile ka��n�lmaz bir ili�kisi vard�r:
t�pk� bir k�rm�z� g�l�n Tanr��n�n lutfunda s�rekli olarak
b�y�mesi gibi kendini ruhsall��a adayan ki�inin de her an
kan�n�n d�k�lmesine haz�r olmas� gerekti�ini anlatmak ister.
Beyaz g�l, �I����n �i�e�i�dir; g�nahs�zl���n,
bekaretin, sakl� olan ruhsall���n a���a ��k���n�n, t�ls�m�n
simgesi ve ayn� zamanda da �l�m�n efsanevi bir sembol�d�r.
K�rm�z� g�l�n beyaz g�l ile olan ili�kisi bu iki rengin
simyadaki ili�kisiyle paraleldir. K�rm�z� ve beyaz g�ller
birlikte ate�in ve suyun, ayn� zamanda z�tlar�n birli�ini
temsil ederler.
Mavi g�l
eri�ilemez, imkans�z olan�n temsilidir. G�l bah�esi ise
b�t�nselli�in ve zaman�n dairesinin; ebediyetin, s�reklili�in,
�ilecili�in ve cennetin sembol� olup ayn� zamanda mistik
evlili�in mekan�, z�tlar�n birli�idir.
G�l�n
renginden ve ta� yapraklar�n�n say�s�ndan daha detayl�
semboller de ��kar�lmaktad�r. G�l�n �ekli yuvarlak oldu�unda
anlam�
mandalaya
denktir. Yedi ta�yaprakl� g�l yedili modeli ima eder, yani
uzay�n yedi y�n�, haftan�n yedi g�n�, yedi gezegen,
m�kemmelli�in yedi derecesi gibi. Sekiz ta� yaprakl� g�l ise
yenilenmenin sembol�d�r. D�rt ta� yaprakl� g�l, kozmosun d�rt
kareye b�l�n���n� tasvir eder. Be� ta� yaprakl� g�l
mikrokozmosu, alt� ta� yaprakl� g�l ise makro kozmosu temsil
eder. G�l �ekli verilmi� bir rozet, yukar�dan g�r�len g�l veya
lotustur. R�zgar g�l�, bir �ifte ha�� �evreleyen daire
�eklinde g�sterilir, bu ha� d�rt ana ve d�rt ara y�n�
g�stermektedir, dolay�s�yla da daire sembolizmini, merkez, ha�
ve g�ne� tekerle�ini de i�aret eder. Tek g�l, �z�nde
tamamlanman�n, m�kemmele eri�menin, m�kemmelli�im sembol�d�r.
Dolay�s�yla
mistik merkez, kalp, Eros�un bah�esi, Dante�nin cenneti,
Ven�s��n Amblemi g�l sembol�yle ili�kilendirilen
sembolleridir.
G�l,
e�merkezli i� i�e daireler sembolizmini de i�inde bar�nd�r�r
ve g�zel kokulu oldu�u gibi dikeni de olan bir �i�ektir. G�l,
bat�da kalbin ve sevginin sembol� olmu�tur.
G�l,
Mars��n bir g�l�den do�du�una dair Roma inanc�ndan �t�r�
askerlikteki r�tbe amblemleri bak�m�ndan �zel bir �neme sahip
olmu�tur.
Genelde
hanedan armalar�ndaki g�l t�pk� zambak gibi son derece y�ksek
bir stilize formda belirir, yukar�dan bak�ld���nda yapraklar�
i�e d�nm�� g�l gibi; ve bu g�l sadece be� yaprakl� de�il ayn�
zamanda alt� veya yedi yaprakl� bir g�l de olabilmektedir,
rengi de bir�ok zaman k�rm�z�dan ziyade g�m�� veya alt�nd�r.
Tap�nak
��valyeleri ve Kutsal Kase
(Prieure de Sion �rg�t�) Roma�n�n
ele ald��� en ilgin� sembollerden biri de Sangreal-Kutsal
Kase sembol�d�r. Kutsal Kase, Son Ak�am Yeme�i�nde �sa�n�n
i�mek i�in kulland��� ve Arimatea�l� Yusuf�un �arm�ha gerilen
�sa�n�n kan�n� doldurdu�u kadeh olarak ge�er. Kutsal Kase,
�sa�n�n kadehi olarak kabul edilir.

Ama
tarihte Sangreal Belgeleri ad�yla an�lan belgeler de inan��a
g�re Kutsal Kase ile birlikte g�m�l�d�r. Belgelerin bin
y�llard�r Tap�nak ��valyeleri ad� verilen gizli bir �rg�t
taraf�ndan korundu�una inan�l�r. Belgelerin Tap�nak
��valyeleri�ne bunca g�� vermesinin nedeni, sayfalarda
Kase�nin ger�ek tabiat�n�n a��klanmas�d�r.
Tap�nak ��valyeleri�ne g�re Kutsal Kase bir kase de�ildir,
Kase efsanesinin yani ayinde kullan�lan kadehin dahice
d���n�lm�� bir alegori oldu�unu iddia ederler. Kase
efsanesindeki ayinde kullan�lan kadeh, ba�ka bir �eyin, �ok
daha g��l� bir �eyin mecazi hali. Kutsal Kase insanl�k
tarihinde en �ok aranan hazine olmu�. Kase efsanelere,
sava�lara ve bitmek t�kenmek bilmeyen sorulara neden oldu.
Dikenli Ta�, �arm�hta kullan�lan Ger�ek Ha�, Titulus hepsi bin
y�llarca arand� ama tarih boyunca aralar�nda en �zeli Kutsal
Kase idi.
Prieure
de Sion �rg�t�nde (Tap�nak ��valyelerinin di�er ad�) g�l
sembol� kase i�in kullan�lm�� bir sembol. G�l� Kase sembol�
olarak kullanmalar�n�n nedeni ise gizlilik.
En
eski g�l t�rlerinden biri olan rosa rugosan�n, ayn�
Ven�s y�ld�z� gibi be� yapra�a ve be�gen bir simetriye sahip
olmas� g�le, kad�nl�kla g��l� ikonografik ba�lar sa�l�yordu.
Bununla birlikte g�l�n �do�ru Y�n� ve yol bulmak kavramlar�yla
�ok yak�n ba�lar� vard�. Pusula g�l�, ayn� G�l �izgisi gibi,
seferilere haritalardaki boylamlara bakarak y�n bulmakta
yard�mc� oluyordu. Bu y�zden di�i kadeh ve gizli ger�e�e
g�t�ren y�ld�z anlam�ndaki g�l, pek �ok a��dan gizlilik,
kad�nl�k ve y�n tayini olarak Kase�yi tan�mlayan bir sembol
olarak kabul edilmi�ti.
Kase asl�nda eski bir kad�nl�k sembol�d�r. Kutsal Kase di�iyi
ve elbette �imdi tamamen yok edilmi� olan tanr��ay� temsil
eder. Kad�n�n g�c� ve onun hayat verebilme yetisi bir zamanlar
kutsald� ama erkek egemen bir toplumda tehdit olu�turuyordu.
Bu y�zden kutsal di�i �eytanla�t�r�ld� ve ona g�nahkar dendi.
Havva�n�n elmay� yiyerek insan �rk�n� ��k��e u�ratt��� �ilk
g�nah� kavram� alegorik bir anlat�md�. Bir zamanlar hayat
veren kutsal kad�n art�k d��man olmu�tu.
Kase
kay�p tanr��an�n sembol�d�r. Yani insan�n i�indeki di�il y�n�n
bast�r�l�p, eril y�n�n �n plana ��kar�lmas�n�n
sembol�d�r.Kay�p Kase�yi arayan ��valye efsaneleri, asl�nda
kay�p kutsal di�inin arand���n� anlatan yasak hikayelerdi.
�Kadehi arad���n�� iddia eden ��valyeler, kad�nlara boyun
e�diren, tanr��alar� d��layan, inanmayanlar� yakan ve
paganlar�n kutsal di�iye sayg� g�stermesini yasaklayanlardan
korunmak i�in �ifreli bir bi�imde konu�uyorlard�. Onlara g�re
bu sembol�n ta��d��� s�r �yle g��l�yd� ki, a��kland���nda pek
�ok �eyi temelinden sarsabilir ve de�i�tirebilirdi: �Alt�n
�a�da, eril g�� binlerce y�ld�r ihmal etti�i di�il y�n�yle
b�t�nle�meyi ve i�indeki di�il g�c� harekete ge�irmeyi
��renecek, di�il g�� ise tam tersi olarak eril y�n�n� harekete
ge�irecek yani erkekler daha sevgi dolu ve �efkatli bir kimlik
ta��may� ��renirken kad�nlar da kad�n duygusall���ndan
s�yr�larak daha mant�kl� ve eril prensibi kullanmay� bilir
hale gelecekler ve bu kozmik uyum i�in ya�anacak �ok �ey var,
zor �artlar her iki cinsi de orta noktada toparlayacak ve
uyan��� sa�layacak, evrensel yin-yang�� i�aret eden kadim
bilgelik, yeni dengeler kurmak �zere �nce insan bedeninde
b�t�nle�meyi ve birli�i ��reterek bunun t�m topluma ve
gezegene yans�mas�n� sa�layacak ki, bu da uyan���n ilk temel
i�areti olacak.� Thomas��n �ncil�inde bu bilgi �kad�nlar
erkekle�meden melekuta giremez� �eklinde ifade edilmi�tir.
Be�
k��eli y�ld�z z�tlar�n birli�inin ve art�-eksi olarak ifade
edilen iki z�t prensibin m�kemmeli�e ula�mak i�in insan bedeni
i�inde dengeye kavu�turulmas�n�n zaruri oldu�unu anlatmak
ister. Do�aya tap�nmakla ilgili pagan dinlerinden gelen, �sa
�ncesindeki kadim bir sembold�r. Eski �a� insanlar�,
ya�ad�klar� d�nyay� iki yar� halinde d���n�rd�, erkek ve di�i.
Tanr�larla tanr��alar bir g�� dengesi kurarlard�. Yin ile
Yang. Erkek ile di�i dengelendi�inde d�nyaya ahenk gelirdi.
Dengesizlik oldu�unda kaos ya�an�rd�.Bu
inan�ta, be� k��eli y�ld�z, b�t�n varl�klardaki di�iyi
temsil ediyor. �lahiyat tarih�ilerinin �kutsal di�i� ya da
�ilahi tanr��a� dedikleri bu kavram, tarih i�inde pek �ok
��retide kendine de�i�ik isimler bulmu�.
Eski dinler do�an�n ilahi d�zenine dayan�yor. Tanr��a Ven�s
ile Ven�s gezegeni de bu inan�ta birle�iyor. Tanr��a gece
g�ky�z�nde yer sahibiydi ve pek �ok isimle an�l�rd�. Ven�s,
Do�u Y�ld�z�, Ishtar, Astarte. �ki resim Astarte Hepsi de do�a
ve D�nya ana ile ba�lar� olan g��l� di�i kavramlard�. Di�i
prensip g�l sembol� ile de a��kland���ndan be� k��eli y�ld�zla
da ba�lant�s� vard�r.
�i�ekler genellikle, asil soydan gelenlerin gelecek
nesillerinde ve onlar�n ���kl� eylemlerinde yay�lmas� umut
edilen sevin�li, umutla dolu ve geli�en bir hali temsil
ederler. Bu �i�eklerden biri de g�ld�r; g�l�n �i�ekler
aras�ndaki asil stat�s� onun huzurla, asil davran��la ve
ketumlukla olan �zel ili�kisiyle a��klan�r.
G�l-Ha�
(Rose
Croix)
�"I��k, Ya�am ve A�k" hi� bir zaman kaybolmazlar.�
G�l-ha�
�rg�t�nde g�l-ha� sembol�, tekerlek ve ha� gibi Mistik
G�l�d�r. G�l, evrenin �lahi I�����d�r ve ha� ge�ici olan ac�
ve fedakarl�k d�nyas�n�n sembol�d�r. Ha��n merkezindeki g�l
elementlerin d�rtl� bile�kesini ve birle�me noktas�n� temsil
eder. G�l burada 5 inci elementin yerini tutar. O nedenle G�l
sembol�n�n 5 say�s� ile de �ok yak�n ilgisi vard�r. G�l�n ha�
ile birle�imi G�l-Ha�l�lar��n (Rose Croix) sembol�d�r;
G�l-Ha�, k�keni R�nesans�a kadar uzanan mistik bir H�ristiyan
karde�lik birli�idir. Bu birli�in sembol� olan bir ha��n
i�indeki be� yaprakl� g�l�n merkezindeki bir kalpten ��kan ha�
olan Martin Luther�in ki�isel m�hr�n� and�rmaktad�r.
G�l
sembol� tarih boyunca t�m ezoterik �al��malar�n en �nemli
sembollerinden biri olmu�tur.
Britannica ansiklopedisi ��yle der: " G�l-Ha� �rg�t�n�
incelemek i�in �ncelikle "Fama Fraternitatis" ile i�e ba�lamak
gereklidir. �rg�t�n s�zde kurulu� �yk�s�n� anlatan "Fama"
G�l-Ha� ad�n� a��k ve kesin bir bi�imde dile getiren ilk
belgedir. Yazar� belli olmayan ilk Almanca el yaz�s� n�sha
1610 y�l�nda dola��ma ��km�� ve sonradan bir ka� dile
�evrilerek bas�lm��t�r. "Fama"n�n ilk bas�m� 1614 y�l�nda
Almanya'da Kassel kentinde yap�lm��t�r. Fama, G�l-Ha�
�rg�t�n�n kurucusu olan �nl� Christian Rosenkreuz'�n
gezilerini anlat�r. Rosenkreuz'�n 1378 y�l�nda do�du�u ve tam
106 ya��na kadar ya�ad��� ileri s�r�lmektedir."
G�l-Ha�
�rg�t� gizemci bir topluluktu. 16. y�z y�lda Almanya'da ortaya
��km��t�r. Bu gizemli topluluktan do�an �nemli yap�tlar�n
baz�lar� �unlard�r: "Fama Fraternitatis", "Confessio
Fraternitatis", ve "Christian Rosenkreuz'�n Kimyasal
Evlili�i�. Bu eserlerde Hermetik felsefe ve uygulamalar� da
mevcuttur.
�Fama
Fraternitatis� bro��r�ne g�re, cemiyetin kurucusu Christian
Rosenkreutz ad�nda bir Almand�r. G�l-Ha�, eski �a�lardan beri
aktar�la gelen ezoterik bilgeli�e sahip oldu�unu ileri s�ren
bir karde�lik �rg�t�d�r.
G�l-Ha�
i�in G�l, evrensel uyumun canl� ve geli�en bir simgesidir. Bu
simge g�zellik, ya�am, sevgi ve zevkleri kendinde birle�tirir.
G�l-Ha� ��retisi, farkl� dinsel inan� ve uygulamalar� yans�tan
ok�lt unsurlardan olu�ur.
�Fama
Faternitatis� ya�am�n� �zetledi�i Christian Rosenkreutz
taraf�ndan yaz�l���ndan iki as�r �nce kurulan gizli bir
karde�likten s�z etmektedir. �Fama Fraternitas� manifestosu ve
bro��r�nde d�nyan�n durumundan endi�e duyduklar�n� ve genel
bir reformun gerekli oldu�u belirtilmi�ti.Oryantalist bir
gezgindi. O zaman diliminde, Kahire, Ba�dat ve �am
�niversiteleri halen �ok itibarl�yd�; Fas ise felsefi ve ok�lt
et�tlerin merkeziydi. Kendisi, t�m bu merkezlerden
faydalanm��t�r.
C.
Rosenkreuatz'in Basra'da geli�en, �Safl�k Karde�leri�nden
(�hvan-�s-Safa) s�rlar�n� ald��� da d���n�lmektedir. Bu
cemiyet, ba�naz olmadan dogmalar� yorumlamaya ve ciddi bir
�ekilde bilimsel ara�t�rmaya adanm��t�. "�hvan-�s-Safa"
yeniden do�u�u bedenden ayr�lan saf olmayan ruhun �slah� ve
tasfiyesi i�in gerekli g�ren sistem i�eriyordu.
M�hiddin
Arab� ruhlar�n bedenden �nce var olduklar�n�, farkl� tek�m�l
seviyelerine sahip olduklar�n� ve farkl� �ekilde bedeni
a�t�klar�n� s�ylemi�tir; ���renme onlar i�in an�msamad�r,
geldikleri noktaya d�n��t�r.� der.
G�l-Ha�
��retisine g�re Tanr� ilk sevk edici, saf zek�d�r; O, her �eye
muktedirdir. �I��k k�reden k�reye(sefirot) inerek madde
seviyesine ininceye dek, saf zek�lara do�ru hareket eder. �
denir.
G�l-Ha�
�rg�t�n�n �Ha� ortas�nda g�l sembol�� n�n tasavvuftan al�nma
oldu�u iddia edilmektedir. Tasavvuf�ta Bat�ni topluluklar,
zahire bak�p �z� g�rmeye �al���rlar. G�l-Ha� toplulu�u da 22
yaprakl� tasavvufun g�l�n� al�p ha��n kalbine; Kabaladaki
Tifaret k�resine yerle�tirmi�tir. 22 yaprak ile �brani
alfabesindeki harf say�s�n�n da ayn� olmas� bir tesad�f
de�ildir. �� b�y�k dinin ezoterik (i�rek-bat�n)y�n�n�
inceleyen Kabalac�lar, Gnostikler ve Tasavvuf Erbaplar� �zde
birbirine �ok yak�nd�rlar.
�slam�da-Sufizm�de-Kadirilik�te
�slam sembolizminde g�l peygamberin kan�n� temsil ederken ayn�
zamanda peygamberin iki o�lu olan Hasan ve H�seyin�in ve onun
iki g�z�n�n de sembol�d�r. Ba�dat G�l��nde
(2)
ilk halka Yasalar��, ikinci halka Yol�u, ���nc�s� Bilgi�yi
temsil eder ve bu ��� birlikte Allah��n �simleri�dirler.
�slami tradisyonlarda, Hz. Muhammed�in, Hz. Ali�nin ve
Mevlana�n�n g�lle ilgili olumlu s�zlerinden bahsedilir. Hz.
Muhammed�in vahiylerini ald��� zamanlar ortal���n g�l koktu�u
rivayet edilir. G�l, Sufilik�te ruhsal ayd�nlanman�n ve kalp
g�z�n�n a��lmas�n�n sembol�d�r. Anne Marie Schimmel�e g�re
g�l, �lahi Cemal�in y�ce tecellisi veya ma�ukun (sevgilinin)
yana��n�n simgesi ve b�lb�l de can ku�udur. G�l-b�lb�l ise
g�ller �i�ek a�t���nda dokunakl� bir �ekilde �tmeye ba�layan
kederli b�lb�l�; �zlem �eken ruhu sembolize eder. Ba�ka bir
deyi�le g�l ve b�lb�l simgeleriyle hissedilen mistik,
tasavvufi bir a�k tarif edilmeye �al���lm��t�r. Bir hadiste
�K�rm�z� g�l Allah��n Mehabeti�nden
(3)
bir par�ad�r� denilmektedir. R�zbihan Bakli
(4)
Allah�� g�l bulutlar� �eklinde, ilahi zat� harika bir k�rm�z�
g�l olarak g�r�r.
Kadirilik,
Sufizmin d�rt temel evrensel d�zeninden biridir. Sufi
tradisyonlar� g�l� konsantrasyon egzersizleri anlam�nda
kullan�rlarken Kadiriler �zellikle onun sembolizmine ve ekstaz
(trans) halleri olu�turabilmek i�in majik �zelliklerine
odaklanm��lard�r. G�l�n Sufi literat�r�nde yer almas�n�n
nedeni �lahi Sevgi�yi kucaklayarak yarat�lan ve bu yol i�in
bir ger�e�i te�kil eden Birlik d���ncesinin ger�ekli�ini
m�kemmelen ifade edebilmesi,bunu m�mk�n g�sterebilmesidir.
Di�er ad�da Mistik G�l olan Kadiri Tradisyonu�nda ta�
yapraklar�n rengi ve say�s� sembolizmde �nemli bir yer tutar;
sar� g�l �kelime�yi, k�rm�z� g�l �ilahi bilgi�yi, beyaz g�l
�yol�u, Siyah g�l ise �ger�e�i� temsil eder. G�l�n
ta�yapraklar�n�n say�s� da �nemlidir: be�, �slam�n be� �art�n�
temsil eder, alt� iman�n �art�, yedi Kuran��n ayetlerini ve
Allah��n yedi g�zel ismini temsil eder. Hepsi birlikte
(5+6+7=18) Muhammed Peygamber�in onsekiz d�nyaya bildirdi�i
rahmetle y�kl� s�zlerini temsil ederler.
H�ristiyanl�kta
H�ristiyan sembolizminde g�l sahip oldu�u g�zellikle,
m�kemmellikle ve kokuyla Cennet�in �i�e�idir. K�rm�z�
g�l �sa�n�n Ha��n �zerine d�kt��� kan�, dolay�s�yla da
Tanr��n�n sevgisini sembolize eder (Dante�nin �lahi
Komedyas��ndaki �rosa candida� ya benzer). Bununla beraber
troubadour�lar (5)
g�l� d�nyasal sevginin somut bir sembol� olarak g�rmekteydiler
ve bu tradisyon halen zaman�m�zda devam etmektedir. Beyaz g�l,
masumiyetin, safl���n, iffetlili�in, bakire Meryem�in sembol�
olurken k�rm�z� g�l merhametin ve kendini feda edebilmenin
sembol�d�r. K�rm�z� g�l �sa�n�n �arm�ha gerildi�i yerdeki kan
damlalar�ndan b�y�m��t�r. G�l �elengi g�ksel mutlulu�un ve
g�ky�z�n�n g�l� olarak bakire Meryem�in sembol�d�r. G�l�n
dikenleri D������n g�nahlar�n� temsil ederken dikensiz g�l ya
da Mistik G�l Bakire Meryem�dir; o, g�nahs�z bir �ekilde gebe
kal���yla g�nah�n etkilerinden uzakt�r. H�ristiyan
ikonografisinde g�l (�i�eklerin krali�esi), G�ky�z��n�n
Krali�esi olan Meryem�in ve ayr�ca bekaretin sembol�d�r; Orta
�a�larda g�llerle s�slenmeye yaln�zca bakirelere izin
verilirdi ve Meryem Ana genellikle etraf� g�llerle �evrili
olarak tasvir edilirdi.
Kabalizm�de
ve Hint�te �brani
sembolizminde (Kabalizm�de) g�l�n merkezi g�ne�tir ve ta�
yapraklar� do�an�n birbiriyle uyumlu ayr�mlar� olup ayn�
zamanda da sonsuzluktur. Hint sembolizminde lotus ruhsal bir
merkez olmas� bak�m�ndan �zellikle de �akralarla ilgili
olarak, Mistik G�l sembolizmine paraleldir.
Simyada Simyada
g�l bilgeli�in simgesidir, g�l bah�esi ise �al��ma�n�n ve ayn�
zamanda da d�nyevi olan�n �l�m�n�n ard�ndan ruhsal olan�n
yeniden do�umunun sembol�d�r. Bat� simyas�nda g�l a�ac�
simyadaki ya�am a�ac� sembol�ne paraleldir. Beyaz g�l k���k
eser�i, k�rm�z� g�l ise b�y�k eser�i simgeler. S�zkonusu
g�llerin �o�u yedi ta� yaprakl�d�r ve bu da ruhsal
ayd�nlanman�n yedi a�amas�n� ifade eder. Simyada k�rm�z� ve
beyaz g�ller genel k�rm�z�-beyaz d�alitesine dahil olmakta ve
temel elementler olan S�lf�r ile Merk�r�� sembolize ederler.
Tek merkezli yedi daireli ta�yapraklar� olan g�l, yedi metali
ve onlara tekab�l eden gezegenleri sembolize eder.
M�s�r�da M�s�r�da
g�l �ehvetten ar�nm�� olan saf sevgiyi sembolize etti�i i�in
�sis�le �zde�le�tirilir ve bu nedenle de kutsal say�l�rd�. G�l
M�s�r�da �sis ve Osiris s�rlar�n�n sembolizminde kullan�l�rd�.
Lotus ise ba�ka bir sembolizmi ifade ederdi.
�in�de
Geleneksel �in sembolizminde g�le bat�ya oranla �ok daha az
�nem atfedilmi�tir. Gen�li�i sembolize eder ama sevgiyle �zel
bir ba�lant�s� yoktur. Rayiha�n�n
(6),
kendi yaln�zl��� i�inde yayd��� g�zel kokunun ve refah�n
sembol�d�r. �in Tradisyonlar�nda g�l, �d�rt mevsimde� ya�ayan
bir �i�ektir.
Greko-Romen
Sembolizmi�nde Greko
Romen sembolizminde sevgide zafere eri�mi� olman�n, sevincin,
g�zelli�in, arzunun sembol�, ayr�ca Afrodit ve Ven�s��n
simgesidir. G�l ayn� zamanda �afak tanr��as�n�n, Helios�un,
Diyonizos�un ve M�zler�in sembol�d�r. G�l, Afrodit�in
sevgilisi Adonis mitiyle ili�kilendirilir; ilk k�rm�z� g�ller
Adonis�in kan�ndan b�y�m��t�r. B�ylelikle onlar, �l�m� ve
yeniden dirili�i bile a�an bir sevginin sembol� olmu�lard�r.
Roma
mezarl�klar�nda g�ller yeniden dirili�in ve ebedi bahar�n
sembolleri olarak yeti�tirilirdi. Kadim Roma festivali olan
�Rosalia� �sa�dan sonraki 1. y�zy�ldan beri �l� k�lt�n�n bir
par�as� olmu�tur. Rosalia Festivali�nde g�ller getirilip
mezarlar�n �zerlerine da��t�l�rd�. Roma h�k�mdar� g�llerden
yap�lm�� bir ta� takard�. Bu k�lt, farkl� b�lgelerde farkl�
tarihlerde olsa da 11 May�s�la 15 Temmuz aras�nda bir zamanda
kutlanmaktayd�. Rosalia Gelene�i g�n�m�z �talyas��nda G�l
Paskalyas� (domenica rosata) kutlamas� ad� alt�nda
varl���n� korumaktad�r. Diyonizos festivallerine kat�lanlar
g�llerle s�slenirdi ��nk� g�llerin �arab�n sarho� edici
etkisini etkisiz hale getirme g�c�n�n oldu�una inan�l�rd�,
b�ylelikle e�lenceye merakl� olanlar�n sarho�ken s�rlar�
ortaya d�kmelerini �nlemi� olurdu. B�ylelikle g�l ketumlu�un
sembol� haline geldi, be� yaprakl� g�l ise genelde g�nah
��karma h�crelerinin �zerindeki oyma s�slemelerin bir
b�l�m�d�rler.
Masonlukta
G�l, serbest masonluk
(7)
sembolizminde de b�y�k �neme sahiptir. Bir mason g�m�ld���nde
mezar�na �� g�l yerle�tirilir. �� Aziz John g�l� ����k, sevgi
ve hayat�� temsil eder. Masonlar�n 24 Hazirandaki Aziz John
g�n�nde loca �� farkl� renkteki g�llerle s�slenirdi ve baz�
loca isimleri bu gelene�i ima etmektedir.
Edebiyatta-Sanatta G�l
edebiyat ve sanat�n vazge�ilmez bir �gesidir.Dante, �lahi
Komedya adl� eserinde �g�l�n alt�n merkezi�ndeki semavi
sevgiden s�zeder. Barok �air W.H. Von Hohberg 1675�te
�dikensiz g�l�n olamayaca��n�� ifade etmi�tir. Ayr�ca G�l-Ha�
ve Mason sembolizmi Goethe�nin �S�rlar� adl� �iirinde ortaya
��kar; bu �iirde g�llerle �r�l� bir ha� tan�mlanmaktad�r:
Kim ekledi
ha�a g�lleri? G�ller
dolup ta��yor, ha��n her yan�n� sar�yor, Kaba
kenarlar�na yumu�akl�k kat�yor Hafif g�m��
bulutlar havada as�l� y�z�yor Ha�� ve
b�t�n g�lleri kald�rmak i�in Ve tam
ortalar�ndan kutsal hayat ak�yor Tek bir
kaynaktan ��l� bir ak�� halinde�
Neo
Spirit�alizmde Eril ve
Di�il prensiplerin dengelenmesi bir Yeni �a� hareketi ve
uygulama bi�imidir. Bu nedenle Spirit�alizm, z�tlar�n birli�i
konusu ile yak�ndan ilgilenir. �nsan�n hem bedenen hem de
ruhen b�t�nl��e kavu�mas� yeni bir anlay��� ve yeni
uygulamalar gerektirir.
Her
birimizde, onurumuzun dokunulmaz i�areti olan, kabul veya
reddeden, onaylayan veya kar�� ��kan evet veya hay�r demeye
karar veren �uurumuz vard�r. Erkek veya kad�n, kendimizi
yeniden yaratmal�, olabilece�imizin en iyisini olmaya gayret
etmeliyiz. Kendinden di�il prensibi �z�msemi� erkek ile, eril
prensibi �z�msemi� kad�nlar asla a�a��lanm�� de�ildir. Aksine
onlar b�t�nselli�i yakalama �ans�n� elde etmi� olan dingin ve
olgun insanlard�r. G��, para, �an, ��hret ve her t�rl� a��r�
h�rs konusundaki huzursuzlu�umuz, hi�bir zaman elde edilerek
giderilemeyecek olan doyumsuzlu�umuzun i�aretinden ba�ka bir
�ey de�ildir. Arzu etti�imiz m�kemmeli�e d��ar�dan de�il ancak
i�eriden ula�abiliriz. M�kemmelli�i aray�� �zlemimizi
dindirmek i�in kendimize meydan okumay� g�ze almal�y�z.
Kendine
meydan okuyabilen insan sevmeyi, anlamay�, kar���ndaki ile
empati kurmay� yani onunda i�inde bulundu�u hali anlayan bilen
insand�r. Ger�ek Sevginin a���a ��kmas� ve arzu etti�imiz
pozitif uygulamalara ge�ebilmek i�in; yeni �a� bak��� ile
sorumluluklar�m�z� y�klenecek g��te olmak, �zg�r karar
verebilmek, riske at�lmaktan ve ele�tiriden korkmayacak
cesarete sahip olmak gerekir.
|