Felsefe

WWW.ASTROSET.COM

 

DESCARTES

  Descartes, Yeni �a� biliminin kurucusu, Yeni �a� felsefesinin ilk ve en b�y�k sistemcisidir. Rasyonalist bir filozof olan Descartes, bilgiyi ancak �Kendini Bilme� de bulabilece�imizi s�ylemi�tir. Ona g�re ruhumuzda deneyden �nce de yerle�ik d���nceler vard�r.

  17. y�zy�l�n en �nemli ve neredeyse bir �a� ba�lat�c�s� konumunda olan Descartes�e g�re insan d���nd��� i�in vard�r. �nl� s�z�, Cogito Ergo Sum, �D���n�yorum �yleyse Var�m� �nerisi ile bug�n bizim �bilin� dedi�imiz �eyi anlatmak istemi�tir. Yani bilincimizi bilmemiz en sa�lam do�rudur. ��nk�, insan�n kendi bilincini do�rudan do�ruya ya�amas� olgusu, en sa�lam bilgi ve temel do�rudur.

  Bununla Descartes �unu da s�ylemek istiyor;
 
Her bilgide bir i�eri�in bilinci sakl�d�r; bu i�erik de ba�ka bir �eyin, bilincimizin d���nda bulunan bir �eyin i�aretidir. Bilincin d���nda bulunan obje de Tanr��d�r. En yetkin varl�k olan Tanr� kavram� bize nereden gelmi� olabilir? Biz bu d���nceyi kendimiz yaratm�� olamay�z, biz eksik ve s�n�rl�y�z. Sonsuz ve en yetkin varl�k d���ncesini nas�l kendimizden yaratabiliriz? Bu da olmay�nca geriye ancak �u kal�r; Tanr� d���ncesi ruhumuza sonsuzluktan yani Tanr��n�n kendisi taraf�ndan yerle�tirilmi�tir.

  Descartes�e g�re ruhun �z�, �z niteli�i d���nme yani geni� anlam�yla bilin� idi. Yaln�z bir filozof de�il, ayn� zamanda d�neminin  en iyi matematik�isi, olan Descartes �al��malar� ve felsefesi ile bir �a�a imza atm�� �ok �nemli bir d���n�rd�r.

LEIBNIZ

  Yaln�z bir filozof de�il ayn� zamanda matematik�i, do�a bilgini, tarih�i, filolog, hukuk�u ve teolog da olan Leibniz, y�ntem anlay���nda, 17 YY. felsefesi i�inde Descartes okulunun yolunda y�r�yen bir d���n�rd�r.
  Leibniz felsefeye �nl�
"Monad" kavram�n� getiren filozoftur. Leibniz �e g�re Monad kavram� ilkin ruhumuzun derinliklerinde sakl�d�rlar sanki uykudad�rlar, zamanla uyand�r�l�p yaln�z yukar�ya ��kar�l�rlar. Ruhumuzun derinliklerinde yaln�z kavramlar, d���nceler de�il birtak�m ilkeler ile do�rular da sakl�d�r. Ruh yal�n bir t�zd�r. Dolay�s�yla ruh �l�ms�zd�r.

   17 YY. felsefesinin ba�l�ca sorunlar�ndan biri olan t�z sorunu Leibniz felsefesinin de ba�l�ca sorunlar�ndan biridir. Onun felsefesinde t�zler tam bir ba��ms�zl��a eri�tikten sonra etkin olacaklard�r. T�zler, etkin kuvvetlerdir. Buradaki kuvvet maddi olmayan bir kuvvettir. T�zler kuvvettir ama maddi olmayan  varl�klard�r. Ve sonsuz say�da t�zlerin her biri art�k b�l�nemez olan bir birliktir. Onun i�in Leibniz t�z� Monad (Monade) diye adland�r�r. (Grek�e Monas; bir olan, birlik anlam�na gelir)

  Maddi de�il de, ruhlu olan bu �birlikte� Monad 'lar aras�nda bir ba�lant� vard�r. Bu ba�lant� Leibniz� e g�re, Monad�n �z�nde sakl�d�r. Her Monad kendine g�re evrenin b�t�n�n� kendisinde ta��r; bir Monad evrenin bir aynas�d�r, bundan dolay� birey ile b�t�n aras�nda bir ba�lant� kurulur. Her Monad�n �z�nde �teki Monad' lar�n her biri temsil edilmektedir; her Monad ta b�t�n �teki Monad' lar�n �oklu�u kapsanm��t�r; bu y�zden Monad, �z� bak�m�ndan, �okluk i�inde birliktir.
 
 �oklu�un birlik haline gelmesini sa�layan tasar�mlard�r. Tasar�mda her biri kendi i�ine kapal� olan ayr� ayr� Monad lar�n ortakla�a bir temel �zelli�idir. Monad' lar tasar�mlayan kuvvetlerdir ve tasar�mlar�n�n konusu da evrendir.

  Leibniz Monad ��retisiyle ruhun �l�ms�zl���n� savunmu� olan spirit�el bir filozoftur. 20 YY. da onun Monad teorisini �nl� fizik�i, bilim adam�  ve neognostik olan Jean E. Charon�un  Eon teorisi ( Eon-Jean E. Charon RM Yay�nlar�) ile yeniden g�ndeme getirecektir ve Eon�lar�n b�l�nmez b�t�nl��� teorisi ak�llara bunu ilk kez s�yleyen �nl� filozofu getirecektir. Leibniz bir anlamda da g�n�m�z holistik anlay���n�n, kuantum teorilerinin felsefi ve spirit�el yorumlar�nda anlatmak istenen evrensel birlik ve teklik ilkesinin, bat� felsefe tarihi i�indeki ilk temellendiricisi, ilk fark edenidir de diyebiliriz.

MALEBRANCHE

"I will not take you into a strange country, but I will perhaps teach you that you are a stranger in your own country."     Nicholas Malebranche

Malebranche 17.YY' da ya�am��, Descartes�ten sonra Fransa�n�n en b�y�k filozofudur. Malebranche� nin felsefesinde ��k�� noktas� Descartes� in t�z anlay���d�r. O da bu kavram�n g��l���n� Occasionalist (Occasionalist d���nce ��yle der: Tanr�, bedenimdeki uyarma dolay�s�yla ruhumda bir tasar�m meydana getirir; bir isteme vesilesi ile bedenimde bir hareket yarat�r. Ruh ile beden aras�ndaki ilgiyi b�yle tan�mlayan g�r��e, occasionalist bu g�r��� benimseyenlere de occasionalistler denir.) bir g�r��le ifade etmi�tir.
 
Malebranche�ye g�re; ruhi t�z ile maddi t�z�n birbiri �zerinde bir etkileri olamaz; b�sb�t�n ayr� yap�lar� olan iki t�z aras�nda bir ba� kuran, Tanr��n�n arac�l���d�r. Sonlu t�zler, ne ruh ne de cisim etkin de�ildirler; b�t�n etkinli�in tek nedeni sonsuz t�zd�r, Tanr��d�r. Ruh da ba��ms�z bir t�z de�ildir, ruhta da olup bitenler ancak
�vesile nedenler� dir.

  Bir cisim kendisine �arpan bir ba�ka cisim y�z�nden harekete ge�iyorsa, buradaki hareketin nedeni �arpan cisim de�ildir. Bu cisimlerin �arp���p bu arada hareketin birinden �tekine aktar�lmas�, olu�an her �ey, b�t�n hareketlerin ger�ek nedeni olan Tanr�� n�n istencini ger�ekle�tirmede yaln�z bir nedendir. �nsan ruhu i�inde durum b�yledir; Tanr��n�n etkisi olmadan insan ruhu ne alg�layabilir, ne de isteyebilir. ��nk�, Tanr��da bir � ideal cisimler d�nyas� � vard�r. �deal cisimler, reel cisimlerin as�llar�, �rnekleridir. Tanr� reel cisimleri bu ideal cisimlerin �rneklerine g�re yaratm��t�r. Bu d���nce Augustinus �zerinden ge�erek gelen Yeni-Platonculu�un etkisidir. �imdi bizim bildiklerimiz reel nesnelerin kendileri olmay�p, Tanr��n�n ruhundaki bu idelerdir.

  Malebranche ��n felsefesi, Augustinus ile Descartes��n felsefelerini kayna�t�rmaktan olu�mu�tur. Bu iki felsefe �Tanr��y� Bilmekle�, ��nsan�n Kendisini Bilmesi� ni bu iki bilgi �e�idini s�k� s�k�ya birbirine ba�lar.

  Birbirlerine bir�ok bak�mdan kar��t da olan rasyonalizm ile mistisizmi ayn� sistem i�inde ba�da�t�rma denemesi Malebranche�da bitmeyecek, onun �a�da�lar�nda ve kendisinden sonrakilerde de s�r�p gidecektir. Bu deneme �zellikle 17. YY'�n b�y�k d���n�rlerinden Spinoza �da en y�ksek noktas�na eri�ecektir.

SP�NOZA

  Spinoza �n�n b�t�n ya�am ve d���ncesini y�neten temel g�d�, Tanr� Sevgisi ve mistik d���ncedir. Malebranche her �eyi Tanr��da g�ren panentheist bir g�r��e sahipti. Spinoza�n�n felsefe sistemi ise tam anlam�yla pantheist bir felsefedir. (Tanr� ile evreni bir, ayn� ve �zde� kabul eden g�r��t�r. Panteizm, anlam olarak t�m tanr�c�l�k demektir. Panteizme g�re Tanr�'n�n evrenden ayr� ve ba��ms�z bir varl��� yoktur. Tanr� do�ada, nesnelerde, insan d�nyas�nda vard�r. Her �ey Tanr�'d�r.)

  Onun ��retisi her �eyde Tanr��y� bulur; evren Tanr� ile doludur; evren Tanr��n�n kendisidir. Oysa Malebranche �e  g�re evren Tanr� idi.
  Spinoza bu felsefi g�r���nde ��yle bir �n teze dayan�r;
B�t�n varolanlar� Tanr�, belli ve de�i�mez bir d�zene g�re, kendi �z�nden t�retmi�tir; k�kleri Tanr��da olan b�t�n bu nesnelerin ideleri de olacakt�r; dolay�s�yla Tanr� kavram�n� bilince bu kavram�n kapsad��� b�t�n �teki ideleri de, bunlar�n birbirine olan ba��nt�lar�n� da bilmi� oluruz.

  Spinoza, �D���n�yorum, �yle ise var�m� �nermesine bir ��z�mleme ile varm��t�. Descartes gibi �nce kendi varl���m�z� bulup, bunun i�inde Tanr� kavram�n� aramam��t�r; do�rudan do�ruya Tanr� idesini mutlak, de�i�mez bir ��k�� noktas� diye ba�tan kabul ederek, felsefi sistemini olu�turmu�tur.
  Ona g�re, Tanr��n�n yap�t� kendisinden ayr� bir �ey de�ildir. Tanr� kendi kendisinin nedeni oldu�u gibi, varolanlar�n da nedenidir. Nesnelerin i�indedir, d���nda de�ildir. Tanr� ile g�r�n��leri aras�nda ancak ��yle bir ay�r�m vard�r: Tanr�
�yaratan do�a�, g�r�n��ler ise �yarat�lm�� do�a�d�r.

  Spinoza Tanr��y� biricik t�z ve b�t�n fenomenlerin i�inde bulunan neden yapmakla, �Tanr�� ile �Evren� aras�ndaki ba�kal��� kald�rm�� oluyordu. Tanr� ile evren ayn� �eylerdi; Tanr�, kendi yap�t� olan evrenin i�indedir, onun kendisidir. Evren, Tanr�sal �z��n kendisini geli�tirmesidir. Madde ile ruhu ayn� bir varl��a iki g�r�n�� bi�imi olarak anlamakla da, Spinoza Descartes�in t�z dualizmini a�m�� oluyordu. Art�k ruh ile cisim iki ayr� t�z de�ildir, ayn� bir t�z�n �z�nde birle�mektedirler.

  Her nesne, ba�ka bir nesnenin; her olay ba�ka bir olay�n zorunlu bir sonucudur, B�ylece b�t�n nesneler sonsuz bir ba�lant� i�inde yer al�rlar; bu ba�lant� kesintisizdir, aral�ks�zd�r. Bundan dolay� evren i�inde rastlant� olamaz.

  Spinoza�ya g�re, d���nce, ruh i�indeki olaylarda, olu�lar�nda s�k� bir zorunlulu�a ba�l�d�rlar. Ruhta olup bitenler de matematik bir zorunlulukla birbirinden ��karlar.
  Burada da hi�bir olay, bir tasar�m ya da isten�li bir karar yoktur ki, kendisinden �nceki bir olay taraf�ndan belirlenmemi� olsun, ��nk� ger�ek d�nyan�n d�zeniyle, ideal d�nyan�n d�zeni birdirler, bu y�zden de ruh ile bedenin g�r�n�rde birbirleri �zerinde etkileri vard�r. Ruh ve beden, zorunlu olan olu�lar�nda birbirlerini her an kar��larlar ve her an birbirlerine paralel bulunurlar.

HEGEL

  Hegel�de Alman idealizmi en y�ksek olgunlu�a eri�ir. Hegel�in felsefesi, bir sistem olarak, olgunluk ve b�y�kl��� y�n�nden, Spinoza�n�n sistemi yan�nda b�t�n felsefe tarihinde biriciktir denilebilir.
  Hegel�e g�re, d���nce gibi varl�k da diyalektik olarak geli�en bir s�re�tir. Varl�k (evren) bir ilkenin, bir ilk temelin kendisini a�mas�, belli bir ere�e do�ru geli�mesidir. B�t�n varolanlar�n, b�t�n varl�k �e�itlerinin arkas�nda ve temelinde bulunan bu ilkeye, yerine g�re ��dea�, �ak�l�, �s�z� ya da �tin� (ruh) dir. Adlar�ndan da anla��laca�� gibi bu ilke manevi niteliktedir. Evren i�inde, daha do�rusu evren olarak geli�en �ide�nin ere�i, sonunda kendi kendisini bulmas�, kendisinin bilin� ve �zg�rl���ne eri�mesidir.

  Hegel, diyalektik�i evrensel bir y�ntem yapar; ona g�re diyalektik, hem d���nmenin, hem de yaln�z do�an�n de�il b�t�n varl���n geli�me bi�imidir. D���nmede, varl�k da hep kar��tlar�n i�inden ge�erek, kar��tlar� uzla�t�rarak geli�irler. Ancak var�lan her uzla�mada yeniden ��z�lmesi gereken yeni bir kar��tl�k gizli oldu�undan, diyalektik hareket, d���ncenin varl��� bir b�t�n olarak kavramas�na, varl���n evrensel bilince eri�ip �zg�rl���n� elde etmesine kadar s�r�p gider.

 
 

Astroset 2004-2010