|
Hermetik Mabetlerde �nisiyasyon

Menfis Mabetlerinde Hermetik inisiyasyona aday olmak
isteyenler �nce bir i� avlunun dev s�tunlu giri� b�l�m�ne
g�t�r�lmekteydi. Bu s�tunlar kudretleriyle ve safl�klar�yla
g�ne�in Kutsal Emanet Sand����n� (yani, Osiris Mabedini ayakta
tutan dev lot�sleri) and�rmaktayd�. Yan�na ba�rahip
yakla�maktayd�. Onun y�z hatlar�ndaki ha�met ve s�kunet,
gizemli bir g�r�n�m arz eden, ama deruni bir ���kla ���ldayan
o g�zler, hevesli yabanc�y� kayg�land�rmaya yetmekteydi. O
bak��lar, yabanc�n�n kalbine birer matkap gibi i�lemekteydi.
Daha bu ilk kar��la�mada, yabanc�; kendisinden hi�bir �ey
saklanamayacak bir kimseyle kar�� kar��ya bulundu�unu derhal
anlamaktayd�.
Osiris rahibi ona; do�um yeri, ailesi ve e�itim g�rd��� mabet
konusunda �e�itli sorular y�neltmekteydi. Bu k�sa s�nav
sonunda s�rlar ��retisine kat�lmaya lay�k olmad��� sonucuna
varm��sa ona, sessiz fakat kararl� bir jest ile kap�y�
g�stermekteydi ama hevesli yabanc�da samimi bir hakikat
arzusunun bulundu�unu saptam��sa; o zaman ona, kendisini
izlemesini s�ylemekteydi. Her ikisi birlikte s�tunlu giri�
b�l�mlerinden ve i� avlulardan ge�ip, her iki yan� kayal�k
olan, dikili ta�lar ve sfenkslerle donat�lm�� bulunan �st�
a��k bir yolu izleyerek k���k bir mabede varmaktayd�lar.

Bu mabet,
yer alt� mahzenlerine giri� kap�s� olma h�viyetine sahip, ana
kap�s� normal boyda bir �sis heykeliyle maskelenmi� durumda
bir yap�yd�. Tanr��a �sis, kuca��nda kapal� bir kitap oldu�u
halde, yere oturmu� meditasyon ve murakabe yapar vaziyetteydi.
�sis�in y�z� pe�eliydi ve heykelin alt b�l�m�nde �u sat�rlar
dikkati �ekmekteydi:
�Benim pe�emi hi�bir �l�ml� kald�ramam��t�r.�
���te ok�lt suna��n antresi buras�d�r.� demekteydi ba� rahip
ve devamla, ��u iki s�tuna bak;
k�rm�z�s� varl���n, Osiris�in ���n�na do�ru
t�rman���n�, siyah� da mabedin i�ine hapsolu�unu temsil
etmektedir. Bu d����, mahvolu�a kadar varabilir. Bizim
bilimimize ve doktrinimize ula�may� ba�arm�� ki�i ya�am�n� bu
�ekilde ortaya koymu� olur. Zaaf sahibinin ya da k�t� kimsenin
elde edece�i �ey ��ld�rma ya da �l�md�r. G��l�leri ve iyileri
bekleyen nimet ise ya�am ve �l�ms�zl�kt�r. Bu kap�dan nice
ihtiyats�z ki�i i�eriye girmi�tir ama d��ar�ya canl�
��kamam��t�r. Oras�, g�z� pekleri ortaya ��karan bir
u�urumdur. �yleyse iyice d���n ta��n ve kar��la�aca��n
tehlikeleri g�z�n�n �n�ne getir; cesaret edemiyorsan,
denemekten vazge�. ��nk� bu kap� senin �zerine bir kez
kapan�nca, bir daha a��lmaz, geri d�n�� yoktur.�
E�er aday �srarla �Evet.� demi�se; o taktirde, ba�
rahip onu d�� avluya g�t�r�p, oradaki hizmetkarlara teslim
etmekteydi. Yabanc� ki�i orada bir hafta boyunca en basit ve
en g�steri�siz i�lerde ilahi dinleyerek ve ar�nma pratikleri
uygulayarak �al��mak zorundayd�. Ayr�ca, mutlak bir sessizlik
i�inde bulunmaya da mecburdu.
�nisiyasyon ba�l�yor

S�nav ak�am� gelip �at�nca,
iki �akirt (��mez) gelip, aday� ok�lt suna��n kap�s�na
g�t�rmekteydi. Birlikte girdikleri bu yer, hi�bir ��k�� deli�i
olmayan karanl�k bir hold�. Bu hol�n her iki yan�nda,
me�alenin ����� yard�m�yla g�r�lebilen ve oralardan ge�ene,
sanki alayl� alayl� bakan insan v�cutlu; aslan, bo�a, y�rt�c�
ku� ve y�lan ba�l� heykeller birer s�ra halinde dizilmi�lerdi.
Bir tek s�z s�ylenmeden kat edilen bu yolun sonunda, y�zleri
birbirine d�n�k bir halde ayakta duran bir mumya ile bir
iskelet yer almaktayd�. �akirtler adaya, dilsizlere �zg� bir
el hareketiyle; kar��s�ndaki duvarda bulunan bir deli�i
g�stermekteydiler. Buras�, i�inde ancak s�r�n�lerek
y�r�nebilecek kadar al�ak bir ge�itti.
O gizemli deli�in a�z�nda �akirtlerden biri, �Hala geri
d�nebilirsin...� demeye �al���yordu el kol hareketleriyle
ve devamla; �Suna��n kap�s� hen�z kapanm�� de�il, ama daha
hala arzuluysan, bu delikten ge�ip geri d�nmemecesine yola
devam etmek durumundas�n.� Aday da t�m cesaretini
toplayarak, �Devam ediyorum.� demekteydi. Bunun �zerine
refakat�� �akirtler adaya, titrek bir alevle yanmaya �al��an
bir lamba verip, geldikleri yoldan geri d�nmekte ve suna��n
kap�s�n� b�y�k bir g�r�lt�yle kapayarak, g�nl�k ya�amlar�na
dalmaktayd�lar.
Art�k teredd�te yer yoktu; geriye, delikten ge�ip, zifir
karanl�k aral��a dalmak kal�yordu. Aday, elindeki lamban�n
c�l�z �����nda zorlukla s�r�nd��� s�rada, mahzenin
derinliklerinden gelen bir ses �u s�zleri s�ylemekteydi: �Bilime
ve kudrete g�z diken ak�ls�zlar burada telef olup giderler.�
Harika bir akustik sayesinde bu s�z aral�kl� yank�lar halinde
7 kez yinelenmekteydi. Bu tehdite ra�men ilerlemek
gerekiyordu. Ger�i aral�k geni�lemekteydi, ama bu kez de
gitgide dikle�erek inen bir yoku� halini almaktayd�. G�z� pek
yolcu; sonunda kendini, dibinde bir delik bulunan huni �ekilli
bir �ukurun kar��s�nda bulmaktayd�. A�a��lara do�ru
sark�t�lm�� demir bir merdivenden inen aday, son basama�a
var�nca bu kez de korkun� bir kuyuyla kar�� kar��ya
kalmaktayd�.

Titreyen eliyle s�ms�k� tutmaya
�al��t��� neft lambas�n�n �lg�n ����� o karanl���n i�inde
elbette ki yetersiz kalmaktayd�. Ne yapmal�yd�? Yukar�ya
tekrar t�rman�p, geldi�i yoldan y�r�yerek kurtulmas� da olas�
de�ildi. Alt�nda ise, onu korkun� karanl�klar beklemekteydi.
Bu zor durumda g�z�ne, sol taraf�ndaki bir yar�k
tak�lmaktayd�. Bir eliyle demir merdivene, �teki eliyle de
lambaya yap��m�� bir halde �evresine bak�n�rken, bu yar�ktaki
basamaklar� fark etmekteydi. Bir merdiven! Kurtulu� yolu!
Kendini derhal o y�ne at�p, basamaklar� ��kmaya ba�lamakta ve
b�ylece u�urumdan kurtulmu� olmaktayd�. Merdiven, yukar�lara
do�ru, kayay� delip ge�en bir vida gibi spiral bir gidi�le
t�rmanmaktayd�. Hakikat yolcusu aday�; en sonunda kendini, dev
heykel s�tunlarla desteklenmi� geni� bir dehlize bakan bronz
bir parmakl���n �n�nde bulmaktayd�. Duvarlarda, aral�kl�
olarak iki s�ra halinde dizilmi� simgesel freskler dikkati
�ekmekteydi. Bu dehlizin her iki kenar�nda, g�zel heykel
s�tunlar�n ellerinde bulunan lambalar yard�m�yla ayd�nlat�lm��
olan on birer adet fresk vard�.
Parmakl��a, adaya Pastofor (kutsal simge muhaf�z�) diye
adland�r�lan bir rahip ��kmakta ve onu �efkat dolu bir
tebess�mle kar��lamaktayd�. Birinci s�nav� ba�ar�yla bitirdi�i
i�in kutlay�p, ona galerideki kutsal resimlerin anlamlar�n�
anlatmaktayd�. Bu resimleri hepsinin alt�nda bir harf ve bir
say� bulunuyordu. Mevcut 22 simge, 22 temel s�rr� temsil
etmekte ve ok�lt bilimin alfabesini olu�turmaktayd�; yani,
irade g�c�yle uyguland�klar�nda, her t�rl� bilgeli�e ve her
t�rl� kudrete hayat veren mutlak ilkeleri, evrensel
anahtarlar� olu�turmaktayd�. Bu ilkeler; haf�zaya, kutsal
dildeki harflerin ve bu harflere ba�l� bulunan say�lar�n
kar��l�klar� olarak nak�edilmekteydi. Bu dilde her harf ve her
say�; ilahi alemde, entelekt�el alemde ve fizik alemde
yank�lar� olan 3 �geli bir yasay� ifade etmekteydi. Lirin bir
teline dokunan parmak, gamdaki bir notay� nas�l ��nlat�yor ve
ayr�ca da �teki notalarda nas�l titre�imlere yol a��yor
idiyse; ayn� �ekilde, bir say�n�n i�erdi�i t�m gizil g��leri
hayranl�kla izleyen zihin ile bir harfi kendi d�zeyinin
�uuruyla telaffuz eden ses de, birlikte, her �� alemde de
yank�lanan bir g�ce hayat vermekteydi.

Buna g�re, 1 say�s�na
kar��l�k gelen �A� harfi, ilahi alemde; kendisinden t�m
varl�klar�n sad�r oldu�u Mutlak Varl�k��, entelekt�el alemde
say�lar�n birli�ini, kayna��n� ve sentezini, fizik alemde ise
g�� ve yeteneklerin geli�ip b�y�mesi sayesinde sonsuzlu�un e�
merkezli k�relerine kadar y�kselen r�latif varl�klar�n
zirvesini, yani insan� ifade etmekteydi. 1 no�lu s�r,
M�s�rl�lar�da, elinde asa ve ba��nda alt�n ta� ta��yan beyaz
giysili bir maj ile temsil edilmekteydi. Beyaz giysi ar�l���,
asa buyru�u, ta� da evrensel ����� ifade etmekteydi.
(Bknz.
Astroset-Semboller- A Harfi)
Rahip aday�, duydu�u bu gizemli ve yeni �eyleri hen�z
anlayacak durumda de�ildi. Tanr�lara �zg� o sakin ve ciddi
tav�rla kendisini s�zen o g�zel resimlerin kar��s�nda Pastofor�un s�yledi�i s�zlerin etkisiyle g�zlerinin �n�ne,
bilmedi�i perspektifler a��lmaktayd�. Bu resimlerin her
birinin gerisinde yer al�p da birden zuhur edivermi� olan
d���nce ve imaj dizisini par�lt�lar halinde fark etmeye
ba�lamaktayd�. Gizemli nedenler zinciri yard�m�yla d�nyan�n
i�ini tasarlamak ilk kez akl�na gelmekteydi. B�ylece harften
harfe, say�dan say�ya s��raya s��raya ��retmen ��rencisine
s�rlar�n anlam�n� anlatmakta ve onu �sis Urani arac�l���yla
Osiris�in arabas�na, y�ld�r�m isabet etmi� kule arac�l���yla
da alev alev yanan parlak y�ld�za ve en sonunda da majlar�n
tac�na ula�t�rmaktayd�. ��unu bil ki� demekteydi
Pastofor, �bu ta�, hakikati
tezah�r ettirmek ve adaleti uygulamak �zere Tanr��yla birle�en
�lahi Kudret�in varl�klar ile e�ya �zerindeki etkisine bu
hayattan itibaren kat�lan her iradeyi temsil eder. Bu hali de,
�zg�rl��e varm�� ruhlar�n ebedi �l�m�d�r�.
M�r�idin
s�zlerini dinlerken, aday�n i�ini hayret, korku ve hayranl�k
kaplamaktayd�. Suna��n sundu�u ilk par�lt�lar bunlard�. Hayal
meyal g�r�r gibi oldu�u hakikat; ona, ilahi bir an�n �afa��
gibi g�r�nmeye ba�lamaktayd�.

Konu�mas�n� bitirdikten
sonra, Pastofor, ucunda harl� bir ate�in ��t�r ��t�r yand���
dar ve uzun bir kubbenin alt�na a��lan bir kap�y� a�maktayd�.
Bunun �zerine aday �rpererek, �Ama bu �l�m ..� diye
m�r�ldanmaktan kendini alamad� ve rehberine korkulu bir
ifadeyle bakmaktayd�. Pastafor da yan�t olarak, �O�lum,
�l�m ancak geli�memi� varl�klar� deh�ete d���r�r. Bir zamanlar
ben de bu ate�in �zerinden ge�tim, hem de g�l bah�esinden
ge�er gibi...� Bu
s�z�n hemen ard�ndan, aday�n �zerine s�rlar galerisinin
bu parmakl��� da kapan�vermekteydi.
Aday, �rke �rke yan�na kadar geldi�i ate�in ger�ek ate� de�il;
tel kafesler �zerine be�li k�meler halinde dizili ve birbirine
ge�meli odunlardan olu�ma optik bir ill�zyondan ibaret bir �ey
oldu�unu farketmekte gecikmedi. Bu y���n�n ortas�nda
b�rak�lm�� olan dar patikay� izleyip �te tarafa kolayca
ge�mekteydi. Aday�n atlatt��� bu ate� s�nav�ndan sonra, bu kez
s�radaki s�nav su s�nav�yd�. Aday bu kez, gerisindeki ate�
odas�nda yanmakta olan yapay ate�in ayd�nl���nda siyah renkli
durgun bir sudan ge�meye mecbur edilmekteydi. Bu s�nav� da
atlatm�� olan ama hala daha �rpertiler i�inde bulunan aday�
iki asistan al�p; i�inde, kubbenin tavan�na as�l� bir lamban�n
solgun �����yla esrarl� bir �ekilde ayd�nlat�lm�� olan yumu�ak
bir yata��n yer ald��� lo� bir ma�araya g�t�rmekteydi.
Yard�mc�lar orada onu kurulamakta, v�cuduna g�zel kokular
s�rmekte, ona ince keten elbise giydirmekte ve sonra da
�Burada dinlen ve ba� rahibi bekle.� diyerek �ekip
gitmekteydiler.
Yorgunluktan peri�an halde bulunan aday, kendini yata��n
�zerine b�rak�vermekteydi. Heyecanla dolu dakikalardan sonra,
bu s�kunet onu elbette ki mest etmekteydi. Dehlizde g�rd���
kutsal resimler, o acayip fig�rler, sfenksler, heykel
s�tunlar bir bir g�zlerinin �n�nden ge�mekteydi. Ama bu
resimlerden biri ona ni�in bir hal�sinasyon gibi g�r�n�p
durmaktayd�? �ki s�tun aras�nda ekseninden as�l� vaziyetteki
bir tekerlekle temsil edilen o �X� s�rr� inatla g�z�n�n �n�nde
ni�in canlan�p duruyordu acaba? Bir yan�nda, bir delikanl�
kadar yak���kl� olan iyilik mele�i
Hermanubis; �teki yan�nda
da, kendini ba� a�a�� vaziyette u�uruma b�rak�lan k�t�l�k
mele�i olan Tifon (tufan-tayfun). Ayr�ca, bunlar�n her
ikisinin de aras�nda ve tekerle�in tepesinde oturan k�l��l�
bir sfenks.
Bu
arada, ma�aran�n diplerinden geliyormu� izlenimini veren
insan� tahrik edici bir m�zik sesi ise aday�n zihninde olu�an
bu imajlar� bir anda silip atmaktayd�. Bu sesler, y�rek
karart�c� ve dokunakl� bir bitkinli�i tasvir eden hafif ve
betimlenmesi olanaks�z seslerdi. Harp titre�imlerinin, f�l�t
seslerinin, soluk solu�a kalm�� birinin nefeslerini and�r�r
seslerin de kar��t��� madeni bir ��nlama sesi kulaklar�n�
t�rmalamaktayd�. Ate�ten bir hayalin i�ine g�m�lm�� olan aday,
g�zlerini kapamakta ve tekrar a�t���nda ise yata��n�n biraz
�tesinde, insan� bir bak��ta allak bullak edecek ve ba�tan
��karacak kadar g�zel bir g�r�nt� belirmekteydi. Bu, erguvan
renginde bir t�le b�r�nm��, boynunda muskas� olan ve Militta
rahibelerine benzeyen Sudanl� bir kad�nd�; sol elinde g�llerle
ta�land�r�lm�� bir kupa tutmakta ve adaya �zlemle bakmaktayd�.
Bu kad�n, di�i bir hayvan�n t�m g��lerine ta� ��karacak bir
cinselli�e sahip bir Sudanl� esmerdi. ��k�k elmac�k kemikleri,
geni� burun delikleri, k�rm�z� ve nefis bir meyve misali etli
dolgun dudaklar� ve alaca karanl�kta parlamakta olan g�zleri
ile aday� fazlas�yla cezbetmi�ti.

Aday, ilk cazibe �okunu
atlatt�ktan sonra, �a�k�nl�k i�inde birden aya�a f�rlamakta ve
ne yapaca��n� bilemeden ellerini g��s�ne bast�r�p, �ylece
kalakalmaktayd�. Ama k�le kad�n a��r ad�mlarla ayakla�makta ve
g�zlerini yere indirerek hafif ama hala cezbedici ve tahrik
edici bir sesle �unlar� s�ylemekteydi: �Yak���kl� yabanc�,
benden korkuyor musun? Sana galiplerin �d�l�n�, mutluluk
kupas�n� getirdim; al i�, yorgunlu�unu giderir.� Aday,
teredd�t i�inde yalpalay�p dururken; kad�n, sanki yorulmu�
gibi, yata��n kenar�na oturmakta ve hala yalvaran aldat�c�
g�zlerle adaya bakmaktayd�. O etli dudaklar�n �zerine
e�ilenin, o bronzla�m�� omuzlardan �evreye yay�lan mis gibi
kokulara kendisini kapt�ran�n vay haline vay haline... Elini
kad�n�n eline s�rd��� ve dudaklar�n� o kupada �slatt��� anda,
i� ����r�ndan ��k�vermekte ve aday kendini sarma� dola� halde
yatakta bulmaktayd�. Ama olan olduktan ve vah�i arzusunu
doyurduktan sonra, daha �nce i�ti�i s�v�, aday� derin bir
uykuya sevk etmekteydi. Uyan�nca ise, kendisini yapayaln�z ve
kayg�lar i�inde bulmaktayd�.
Karmakar���k yata�� ayd�nlatan kasvetli lamba �����n�n
alt�nda ayakta duran bir adam tak�lmaktayd� g�z�ne. Bu adam
ba� rahipti ve kendisine, bilge ki�ilere �zg� bir tonlamayla
��yle hitap etmekteydi:
��lk
s�navlar� ba�ar�yla atlatt�n. �l�me, ate�e ve suya galip
geldin ama kendine galip gelmeyi ba�aramad�n. Marifet ehli
olmak i�in can atan sen, duyulara ili�kin ilk s�navda bile
ba�ar�s�zl��a u�rad�n ve madde u�urumuna yuvarland�n.
Duyular�n�n esiri olan ki�i karanl�klarda ya�ar. Sen
karanl�klar� ����a ye�ledin; �yleyse karanl�klarda kal da g�r
halini. Kar�� kar��ya bulundu�un tehlikelerden daha �nce sana
s�z etmi� ve seni uyarm��t�m. Sen ya�am�n� kurtard�n ama
�zg�rl���n� yitirdin; mabedin tutsa�� olarak �l�nceye kadar
burada kalacaks�n...�
E�er aday, aksine hareket ederek, k�le kad�n�n uzatt��� kupay�
elinin tersiyle iterek, kad�n� defetseydi, o taktirde;
ellerinde me�alelerle on iki asistan gelip onu alacaklar ve de
yar�m daire olu�turacak �ekilde dizilmi� ve beyaz giysiler
giyinmi� olan majlar�n haz�r bekledikleri �sis Suna���na
g�rkemli bir �ekilde aday� al�p g�t�receklerdi. �ahane bir
�ekilde ayd�nlat�lm�� olan mabedin dibinde, g��s�nde alt�n bir
g�l ile, ba��nda yedi ���nl� bir ta� bulunan dev bir heykel
yer almaktayd�. Bu, kuca��nda o�lu Horus�la birlikte �sis
heykeliydi. �sis Tanr��a�n�n �n�nde duran erguvan renk giysili
ba� rahip, orada inisiye aday�n� kar��lamakta ve ona s�r
saklayaca��na ve iteatkar davranaca��na dair yemin
ettirmekteydi. Yemin s�ras�nda rahip aday�; bu arada, en
korkun� beddualarla tehdit edilmekteydi. B�ylece onu, meclis
ad�na, karde� ve m�stakbel inisiye olarak selamlamaktayd�.
Aday, bu y�ce m�r�itlerin �n�nde bulundu�u s�rada, kendini
tanr�lar�n huzurundaym�� gibi hissetmekteydi. B�ylece
kendisini kan�tlam�� olan aday, hakikat ehlinin aras�na
kat�lmak �zere ilk ad�m�n� atm�� olmaktayd�.

B�ylece aday, bu kadar
�etin s�navdan sonra bile inisiyasyonun ancak e�i�ine
basabilmi� olmaktayd�. Bu ilk basamak, y�llarca s�recek
��rakl�k ve e�itim d�neminin ilk basama��yd�. Bu uzun ve
me�akkatli ��rakl�k d�nemi s�ras�nda ama�,
�hedefi bilmek�
de�il,
�hedefin kendisi olmak�t�.
Ba�ka bir deyi�le, suni ihtiya�lar�
�terk yoluyla g�� kazanmak ve
sadele�mek�ti.
Kadim bilgeler, insan�n; hakikatte,
ancak ve ancak hakikati �z varl���n�n bir par�as� haline
getirdi�i, yani onu �ruhunun kendili�inden eylemi� haline
getirdi�i taktirde eri�ebilece�ine inanmaktayd�lar. Ama bu
derinlemesine �z�mleme i�leminin ��renci taraf�ndan yap�lmas�
gerekiyordu.
M�r�itler ona yard�m
etmemekteydiler; bu y�zden de o, ��retmenlerinin bu
so�uklu�una ve bu kayg�s�zl���na �a��p kalmaktayd�. S�rekli
olarak g�zetim alt�nda tutulmakta; sert kurallara uymaya
zorlanmakta ve ondan mutlak bir itaat istenmekteydi. Ama buna
ra�men, ona ancak pek s�n�rl� baz� a��klamalarda
bulunulmaktayd�. Endi�elerinin ve sorular�n�n yan�t� hep �u
c�mlede olmaktayd�: �Bekle
ve �al��...� Bu yan�t� her
al���nda, i�inde; aniden ba� kald�rma arzusu, �z�nt� ve ku�ku
uyan�vermekteydi. C�retkar ��ka��t��lar�n ya da
kara maji ehlinin kulu k�lesi mi olmu�tu acaba? �radesine
h�kmederek onu rezilce i�lerde mi kullanacaklard�? Hakikat
silinip gitmi�, tanr�lar onu sanki terk etmi�ti, tek ba��nayd�
ve mabedin mahkumuydu art�k. Hakikat ona bir sfenks fig�r�
halinde g�r�nm��t�. �imdi ise sfenks ona �unu s�yler olmu�tu:
�Ben ku�kuluyum.�
�imdi bu kad�n ba�l�, aslan pen�eli
ve kartal kanatl� hayvan onu al�p, ��llerde mahvetmeye
�abal�yordu sanki... Bereket versin ki, bu kabuslar� yat��ma
ve ilahi ��e do�u� saatleri izlemekteydi. Mabede girebilmek
i�in maruz b�rak�ld��� �etin s�navlar�n simgesel anlamlar�n�
i�ete bu anlarda anlay�p kavramaktayd�.
Ama ne yaz�k ki, i�ine d��mekten k�l pay� kurtuldu�u
kapkaranl�k u�urum bile �u, ne oldu�u bir t�rl� anla��lamaz
nitelikli hakikat u�urumunun yan�nda daha ayd�nl�k
kalmaktayd�. ��inden ge�ti�i o ate� bile, ona; i�ini yak�p
kavuran �u ihtiraslardan daha az korkun� g�r�nmekte ve i�ine
atlamak zorunda kald��� o so�uk ve karanl�k su bile ona,
i�ini doldurup, kendisini s�kbo�az eden �u ku�kudan daha az
so�uk gelmekteydi. S�nav gecesi yer alt� mahzeninde kendisine
anlam� a��klanm�� olan ve yirmi iki s�rr� betimleyen o ayn�
kutsal resimler bu kez, mabedin bir salonunda iki s�ra
halinde yeniden kar��s�na ��kmaktayd�.

Ok�lt bilimin e�i�indeyken,
ancak hayal meyal sezinlenebilen bu s�rlar asl�nda
teolojinin ana s�tunlar�n� olu�turmaktayd�. Onlar� anlay�p
kavrayabilmek i�in inisiyasyonun tamam�n� kat etmek
gerekiyordu. O g�nden beri m�r�itlerin hi� biri ona tek bir
kelime bile s�ylememi�ti. Sadece bu salonda gezinip, bu
resimler �zerinde derin derin d���nmesine izin verilmi�ti.
Orada saatlerce tek ba��na kalmaktayd�. Bunu yaparken, �nce i�
varl���n�n derinliklerine inmekte, ard�ndan da d�nya ba�lar�n�
kopar�p, e�yan�n yukar�lar�nda s�z�lerek u�maya ba�lamaktayd�.
Arada s�rada majlardan birine �u soruyu y�neltmekteydi:
��sis�in g�l�n� koklamama ve Osiris�in �����n� izlememe bir
g�n izin verilecek mi?� Ald��� yan�t da ��yle olmaktayd�:
� Bu bize ba�l� bir �ey de�il.
Hakikat kendini teslim etmez. �nsan onu ya kendinde bulur ya
da hi� bulamaz. Biz seni adept
(el alm��,
uygulamaya izinli ve s�rlar� bilen ki�i)
yapamay�z; onu kendi kendine elde etmek zorundas�n. Lot�s
suyun dibinde yeti�ir ama suyun y�zeyine ula�mas� �ok uzun bir
zaman� gerektirir. �lahi �i�e�i a�t�raca��m diye acele etme.
Olaca�� varsa, bir g�n elbet olacakt�r. �al�� ve dua et.�
Bu
yan�t �zerine ��rak, buruk bir sevin� i�inde tekrar derslerine
ve meditasyonlar�na d�nmekteydi. Varl�klar�n varl���na ait bir nefesi and�ran bu sessizli�in y�ce ve ho� cazibesinin tad�n� ��kar�rken, aylar aylar� ve y�llar y�llar�
kovalamaktayd�. M�rit, kendinde ger�ek bir ba�kala��m�n
cereyan edi�ine tan�k olmaktayd�. Bir zamanlar gen�li�inin
ba��na ����m�� olan ihtiraslar ondan g�lgeler gibi uzakla�maya ba�lamakta; onu �imdi sar�p sarmalam�� bulunan
d���nceler ise ona �l�ms�z dostlar gibi tebess�m
etmekteydiler. Zaman zaman d�nyasal benli�in batmakta, onun
yerini almak �zere geli�en daha ar� ve daha eterik bir
benli�in ise do�makta oldu�unu hissetmekteydi. Bu duygunun
etkisiyle; i�inden, gidip kapal� suna��n basmaklar�nda el
pen�e divan durmak ve hatta secdeye varmak geliyordu. Onda
art�k ba� kald�rma arzusu da, herhangi bir heves ya da �zlem
de kalmamakatayd�. Ruhunu tam anlam�yla Tanr��ya havale
edi�ten, hakikat yoluna feda edi�ten ba�ka her �ey silinip
gitmekteydi.

Dua ederken, �unlar� s�yler
hale gelmekteydi: �Ey �sis, mademki ruhum senin g�z
ya�lar�ndan bir damlad�r, �yleyse �teki ruhlar�n �zerine
vars�n �iy halinde damlas�n ve �ld���m s�rada onlar�n ho�
kokusunun sana do�ru y�kseldi�ini duyay�m. ��te kendimi Tanr�
yolunda fedaya haz�r�m.�
��rak inisiye sessizlik i�inde etti�i duas�n�n ard�ndan, yar�
vecd hali i�ine d��m�� olan m�rid, yerden bitmi� bir vizyon
misali, yan�nda beliriveren ba� rahip ile g�z g�ze
gelmekteydi. Sanki m�r�id, m�ridinin t�m d���ncelerini okuyor
ve onun i� hayat�nda cereyan eden dram� biliyor gibiydi...
�O�lum,�
diyordu m�r�id tok bir ses tonuyla,
�hakikatin if�a edilece�i zaman
yak�nd�r. Sen onu, kendi benli�inin derinliklerine indi�in ve
orada ilahi hayat� tan�d���n zaman, zaten hissetmi�tin.
�nisiyelere ait y�ce meclise art�k kat�labileceksin. Kalbinin
temizli�i, hakikate kar�� olan a�k�n ve terk yolundaki ba�ar�n
sayesinde bunu hak etmi� durumdas�n. Ama �lmeden ve ard�ndan
da tekrar do�madan, Osiris�in e�i�inden i�eri kimse
gidememi�tir. Mahzende sana refakat edece�iz. Sak�n korkma;
��nk� sen art�k bizim karde�imizsin.�
Alaca karanl�kta, Osiris�in rahipleri, ellerinde me�aleler
oldu�u halde, yeni adepti(��rak inisiyeyi) sfenkslerin �zerine
oturtulmu� vaziyetteki d�rt direk ile desteklenmi� olan al�ak
tavanl� bir mahzene g�t�rmekteydiler. Bir k��ede, mermerden
yap�lma �st� a��k ve oymal� bir mezar bulunmaktayd�.
�Hi�
kimse,� diyordu ba� rahip; ��l�mden ka�amaz. Her canl�
�lmekle ve sonra tekrar do�makla y�k�ml�d�r. Bu ya�am�ndan
itibaren Osiris�in �����na kat�labilmesi i�in ��rak inisiyenin
canl� canl� mezara girmesi germektedir. Haydi bakal�m, gir �u
mezara ve ����� bekle. Bu gece b�y�k korkunun kap�s�ndan
ge�ecek ve Sahib-i Tasarruflar��n e�i�ine ula�acaks�n...�
��rak inisiye mezara uzanmakta ve ba� rahip delini onun
�zerinde gezdirip onu kutsamaktad�r. �nisiyelerden olu�ma
kortej sonra sessizce oradan ayr�lmaktayd�. Yere konmu� c�l�z
���kl� lamba, mahzendeki o bodur s�tunlara desteklik eden
sfenksleri hala daha ayd�nlatmaktayd�. Bu s�rada, derinlerden
gelen koro halindeki bir �ark� i�itilmekteydi ama nereden
gelmekteydi bu ses? Cenaze t�reninde s�ylenen �ark� m�yd� bu
acaba? Derken, �ark� sona ermekte ve lamba son bir kez daha
g�z k�rpt�ktan sonra s�nmekteydi.
B�ylece inisiye aday� ��rak, karanl�ktan da daha karanl�k o
mezar�n i�inde kala kalmaktayd�. Mezar�n so�uklu�u oldu�u gibi
�zerine �ullanmakta ve t�m uzuvlar�n� dondurmaktayd�. �l�m�n
�st�rapl� evrelerinin tad�n� bir tatmakta ve sonunda bayg�n
uykuya (letarjiye) dal�vermekten kendini alamamaktayd�. T�m
ya�am�na ait sahneler, hayali �eyler olarak g�z�n�n �n�nden
ge�mekte, d�nyasal �uuru da gitgide silikle�mekte ve
da��n�kla�maktayd�. Bedenin eriyip da��ld���n� hissettik�e,
varl���n�n esiri b�l�m� de serbestle�mekte ve bir vecd hali
kendili�inden olu�uvermekteydi. Karanl�klar�n siyah fonu
�zerinde uzaklarda par�ldayan bir nokta neyin nesiydi acaba?
Yakla�t�k�a b�y�yen bu nokta sonunda, her biri g�k
ku�a��ndaki t�m renklere sahip bulunan ve �evresine manyetik
���k sa�an �be� ���nl� bir y�ld�z� g�r�n�m� kazanmaktayd�.
Daha da sonra ise, ��rak inisiyeyi akkor halindeki merkezin
beyazl���na do�ru cezbeden bir g�ne� haline d�n��mekteydi. Bu
vizyonu, m�r�itlerin sihir g��leri mi olu�turmaktayd� acaba?
Yoksa g�r�nmez alem, g�r�n�r hale mi gelmekteydi? Ya da bu,
g�ksel hakikatin, �mit ve �l�ms�zl�k kayna�� olan alevler
i�indeki o y�ld�z�n �n belirtisi miydi? Bu vizyon az sonra
kaybolmakta ve ayn� yerde bu kez bir �i�ek tomurcu�u
belirmekteydi.

Karanl�kta a�an bu �i�ek
asl�nda elbette ki maddesel olmayan bir �i�ekti. ��nk� ��rak
inisiyenin �n�nde o, beyaz bir g�l halini al�rken, canl� ta�
yapraklar�n� birle�tirmekte ve alev alev yanan g�be�ini
k�z�lla�t�rmaktayd�. Bu, �sis�in �i�e�i miydi yoksa? Yani
kalbinde ta��d��� a�k� i�eren mistik bilgelik g�l� m�yd�? �ok
ge�meden o da, sanki bir koku bulutu halinde buharla��p
gitmekteydi. ��te o anda ��rak inisiye kendini s�cak ve
ok�ay�c� nefesin i�ine g�m�lm�� halde hissetmekteydi. �ekilden
�ekle b�r�nd�kten sonra, bu bulut yo�unla�makta ve bir insan
y�z� g�r�n�m�ne b�r�nmekteydi. Bu y�z bir kad�n y�z�yd�; yani,
ok�lt suna�a ait �sis�in y�z�... Ama normalde oldu�undan daha
da gen� ve daha da m�tebessim ve daha da ���kl�yd�. Zarif ve
narin bedenini, spiral bir anlamda �effaf bir t�l sarmaktayd�
ve bu t�l�n i�inde o zarif beden p�r�l p�r�l par�ldamaktayd�.
Elinde bir papir�s rulosu tutmaktayd�. Yava��a yakla�makta,
mezarda yatmakta olan inisiyenin �zerine hafif�e e�ilip ona
�unlar� f�s�ldamaktayd�:
�Ben senin g�r�nmeyen bac�n�m,
senin ilahi ruhunum; al i�te, bu da senin kendi ya�am�n�n
kitab�. Kitaptaki dolu sayfalar ge�mi� ya�amlar�n�
i�ermektedir. Bo� sayfalar da, gelecekteki ya�amlar�n
i�indir. Bir g�n bu sayfalar�n t�m�n� g�zlerinin �n�ne
serece�im. �imdi art�k beni tan�yorsun; ne zaman �a��r�rsan,
yan�na gelebilirim.� �sis konu�urken, g�zlerinden sanki
�efkat ���nlar� f��k�r�yordu. O �yle meleksi bir dubleydi ki
ve �yle ilahi bir ahitti ki, ipince �teki alemde �yle harika
bir f�zyondu ki...
Ama birden her �ey silinivermekteydi. Feci bir �st�rab�n
ard�ndan, ��rak inisiye, kendini; sanki kendisini, bir
kadavraya girmi��esine bedeninde buluvermekteydi. Sanki, eli
kolu demir halkalara ba�l�yd�; sanki, beyninin �zerinde
kocaman bir a��rl�k bulunmaktayd�. Uyand���nda �evresinde;
majlarla birlikte ba� rahibin de ayakta durdu�unu g�rmekteydi.
Kendisine sunulan teskin edici i�kiyi yudumlad�ktan sonra
yava� yava� aya�a kalkmaktayd�. Bu s�rada kahinin �u s�zleri
i�itilmekteydi: ���te tekrar ya�ama d�nd�n. �imdi gel,
inisiyeler ��lenine kat�l da bize Osiris�in �����nda yapt���n
yolculu�u anlat. Art�k sen de bizlerden birisin.�

G�n�m�zde bu tip mabet
inisiyasyonlar� �a��n gere�i olarak kalmad� ama inisiyasyon
her zaman devam ediyor. Ger�e�i arayan, kendiyle ve �z�yle
kar��la�mak, bilgi yolunda y�r�mek isteyen her yolcu do�al bir
inisiye aday�d�r. Ma�aralar, mabetler, piramitlerde ya�anan
inisiyatik ��retiler ve o eski m�r�itler yok ama her insan�n
kendi kendinin m�r�idi olma zaman� geldi�i i�in bilgi de,
dejeneratif alanlar da her yerde var, tercih bizlere kal�yor.
G�n�n �artlar� gere�i, egomuzu ve nefsimizi terbiye etme
konusunda bizi inisiye edecek �ok daha fazla maddi cazibe ve
dejenerasyon oyunlar� var. L�ks t�ketim, marka merak�, �ehvet
d��k�nl���, uyu�turucular, ben merkezli ve egoya a��r� y�kleme
getiren her t�rl� halet ve olayla, s�rekli s�nanma ve
inisiyasyon i�indeyiz zaten ama fark�nda de�iliz.
Y�ksek Fark�ndal�k elde etmek ve neyi ni�in ya�ad���m�z�
bilmek i�in; simyan�n da �z� olarak ifade edilen kendini
tan�ma ve maddeye egemen olma, d�n��t�rmeyi ger�ekle�tirme ve
ger�ek kimli�imizi ya�ama f�rsat�m�z ise her zaman var, yeter
ki isteyelim. �Zaman�m yok, onlar eskidendi, i�-g�� �ok
yo�un, �oluk �ocuk var� gibi ka��� c�mlelerine yer verilmedi�i
zaman kendini e�itmek, de�i�tirmek ve saf alt�n gibi olmak
isteyen insan, belli bir yola girdi�i zaman �artlar�n da
kendili�inden nas�l da de�i�ti�ine tan�k olacakt�r. Bu
tan�kl��� bizzat ya�ayan ve kendi bireysel geli�imini ba�ar�
ile s�rd�rmekte olan o kadar �ok ki�i var ki�
Ger�e�in yolcular�, yollar�n� ve birbirlerini her zaman
bulurlar� �Kap�y�
�al�n A��lacakt�r�
denmi�tir.
Kar��la�ma zaman� geldi�inde �e�itli e�zamanl�l�k olaylar�yla
mutlaka kar��la��rlar ve bilgi al��-veri�lerini rahatl�kla
yaparlar. Bu ��retilerin, parayla, zamanla, malla-m�lkle,
i�le-g��le, �oluk-�ocukla pek alakas� yoktur. Ger�ek ihtiya�
s�z konusu oldu�unda o ihtiyac� kar��layacak �artlar da
mutlaka olu�ur� D���nce enerjisi, sesi, s�z� kelama �evirmek
i�in harekete ge�er. Ve Simyac��da (Paulo Coelho)s�ylendi�i
gibi
"bir tek insan bile kendi yazg�s�n� ger�ekle�tirmek i�in
harekete ge�ti�inde t�m evren de ona yard�m etmek i�in
harekete ge�er."
|