Kadim Bilgelik

 

WWW.ASTROSET.COM

ANADOLU B�LGEL���

Do�. Dr. Haluk BERKMEN

  Anadolu bilgeli�i deyince akla ilk gelen Anadolu �airleri ve onlar�n bilge �iirleridir. �iiri di�er t�m sanat dallar�ndan ay�ran bir �zelli�i d���nceyi bir yandan en �z ve k�sa �ekilde ifade edebilmeyi sa�larken, di�er yandan estetik ve g�zellik duygular�n� kabartan bir yap� sergilemesidir. �iirin yap�s�nda estetik, harmoni ve denge bulunmaktad�r. Bu yap�da insana huzur veren ve mutlu k�lan �zellikler bulunur. ��nk� insan fark�nda olsun veya olmas�n, daima dengeyi ve harmoniyi arar. Onu buldu�unda nerede oldu�u ve hangi dala tutundu�u bilincine ula��r. Ama bir de o noktada �ni�in bulundu�u� konusu vard�r ki, bu sorunun yan�t�na ancak �iirin i�inde gizli olan anlam� kavray�p a��klad���nda ula�abilir.

  Poetik Felsefe
  Demek ki bilgelik i�eren �iirlerde gizli bir anlam vard�r. Bu gizli anlam da uzun ifadelerle a��kland���nda felsefi bir bak��a ve yoruma d�n���r. �iir bu bak�mdan, hem sanat hem felsefe i�eren bir d���nce �r�n� olarak �zerinde durulmas� gereken bir bilgelik yap�t�d�r. �iir bilgelik i�eriyorsa ona art�k �iir de�il, �poetik felsefe� demek gerekir. �Poetik Felsefe� ifadesi ak�l ve mant���n duygularla s�slenmi� �ekli olarak da tan�mlanabilir. Felsefe sadece ak�l ve mant���n �r�n� olarak sunuldu�unda kuru ve yavan bir d���nce yap�t� olarak insana zevk vermez. Duygu ve harmoni i�eren bir d���nce �r�n� olarak sunuldu�unda ise hem zevk verir hem de hal ya�at�r.

 Eskiden bilge ki�iler halden hale girmenin �nemli oldu�una ve bu sayede ki�ili�imizde ge�ici de olsa baz� de�i�imlerin olu�aca��na inan�rlard�. �nce ge�ici olarak ya�anan bu hal durumlar�, zamanla kal�c� bir makama d�n��ece�i g�r��� h�kimdi. Halden hale ge�meyi Hz. Mevlana bak�n nas�l ifade ediyor:

Ben g�ren ve g�rmeyenim, uykudaki g�z gibi,
Var�m ve yokum, g�lsuyundaki koku gibi,
Duruyor ve ko�uyorum, �zengideki ayak gibi,
S�ylenen ve susan�m, kitaptaki yaz� gibi.

  Bu d�rtl�kteki her bir m�sra a��l�p yorumlanmas� gerekir. Uykudaki g�z hem kapal�d�r, yani g�rmez ama ayn� zamanda r�ya g�rd���nden a��kt�r da. Ancak g�rd��� bu d�nyan�n �� boyutlu ger�ekli�i de�il, farkl� bir evrenin ya�ant�s� ve alg�s�d�r. Bu bak�mdan uykuda hem var�z hem de yokuz. Farkl� bir ger�eklik �leminde var�z ama bu �lemde ya�anan bir durum olmad���ndan ayn� zamanda yokuz. Bunu da ���nc� m�sra�nda, "duruyor ve ko�uyorum, �zengideki ayak gibi" ifadesiyle hem hareket halinde, hem de hareketsiz bir durumda bulundu�unu s�yl�yor.

  Hem- hem Mant��� (Kar��tlar�n Birli�i)
  Bug�nk� bilim de bize ayn� �eyi s�ylemiyor mu? Biz hem bu odada hareketsiz duruyoruz hem de bir�ok hareketin i�inde bulunuyoruz. D�nyam�z kendi etraf�nda d�n�yor, d�nya da g�ne� etraf�nda d�n�yor. Demek ki, tek bir ger�eklikten s�z edilemez. Bilge ki�iler, ay�r�mc� ikilik yerine birle�tirici tekli�i bu �ekilde, farkl� bir mant�k kullanarak, ifade etmi�lerdir. Bu mant��a �Hem-hem Mant���� denebilir. ��nk� ayr�m yerine kar��tlar�n birli�ini savunmaktad�r. Ay�r�m� ba�tan itibaren ret etmektedir. Son m�sra�nda hem s�yleyen hem susan�m derken, kitaptaki yaz�y� �rnek olarak g�stermektedir. Kitaptaki yaz� potansiyel bilgidir. Kitap kapal� iken gizlidir, yani bilgi susar. Okundu�unda ise a���a ��kar, yani s�yler. Bu bak�mdan yaz� her iki kar��t �zelli�i kendinde bulundurur. Yaz�y� okuyup anlayan ve anlam veren ki�i ise onun etkisiyle d�n���r. Hele ki �iir ise bu d�n���m �ok daha k�sa zamanda ve etkin olarak ger�ekle�ir.

  1618-1693 y�llar� aras�nda ya�am�� olan Niyazi M�sri, Malatyal�d�r. Hem-hem mant���n� kendine g�re ��yle anlat�yor:

Hakk ilminde bu �lem bir n�sha imi� ancak
Ol n�shada bu �dem bir nokta imi� ancak.

Ol noktan�n i�inde gizli nice bin derya,
Bu �lem o deryadan bir katre imi� ancak.

 �demli�ini her kim bulduysa odur �dem,
Yoksa g�r�nen s�ret bir g�lge imi� ancak.

 Kim ol deme buldu yol, vas�l oldu Niyazi ol,
N�ci denilen f�rka bu z�mre imi� ancak.

  Hakk ilminde (yani Tanr� nazar�nda) bu �lem bir sayfa ve insan bu sayfada bir nokta olsa da, bu noktan�n i�inde gizlenmi� olan nice bin deniz ve bu denizlerden sadece birine ait bir damlan�n i�inde gizli bu �lem bulunuyor. Yani tam hem-hem mant��� kullan�yor. Ayr�mc� bak��� de�il, b�t�nsel bak��la ay�r�ms�z birlikten s�z ediyor.

  Bu �iirde �dem olmak ileri bir makama ula�m�� insan anlam�na geliyor. Benlik boyutu ilerleyen ancak insan olur. Aksi taktirde, kald��� boyut be�er boyutudur. �nsanl�k boyutuna ula�anlara �n�ci� kurtulmu� ve selamete kavu�mu� olarak bak�l�r. ��te son dizisinde "N�ci denilen f�rka bu z�mre imi� ancak" diyerek n�ci denilmeyi hak etmi� olan insanlar kurtulmu� olanlar�n gurubudur. Peki ama neden kurtulmu�lard�r bu ki�iler? Kendi tutkular�ndan, varsay�mlar�ndan ve �n kabullerinden. Ancak o zaman insan be�er olmaktan kurtulup ger�ek �dem, olgun ve kemale ermi� insan olabilir.

  �nsan olmak her �eyden �nce ak�l ve mant���n yan�nda g�n�l ile d���nebilmektir. Yani, sezgileri ve duygular� da d���ncenin �r�n� haline getirebilmektir. B�y�k �air Necip Faz�l K�sak�rek kendi kalbine bak�n nas�l sesleniyor:

Seni da�lad�lar, de�il mi kalbim.
Her yan�n i�i su dolu kabarc�k.
Bulunmaz, bu halden anlar bir ilim,
Ak�l y�rt�k �uval, s�k�k da�arc�k.

Sensin g�kten gelen oklara hedef,
Oyas� ate�le i�lenen gergef,
�ekme �� be� g�nl�k d�nyaya esef,
Dayan kalbim �� be� nefes kadarc�k.

  Burada �kalb� s�z� hem g�nl� hem de fiziksel kan� pompalayan uzvu temsil ediyor. Akl� y�rt�k bir �uval olarak g�rmekle ona fazlaca g�venmemiz gerekti�ini s�yl�yor. Bir �air olman�n ne demek oldu�unu Necip Faz�l �u k�sa ve �z deyi�iyle ne g�zel a��kl�yor:

Ben �airim, gaibi kurcalayan �ilingir.
Canl� cenazelerin ba��nda M�nkir ve Nekir.

  Bildi�iniz gibi, M�nkir ve Nekir insan �ld���nde ya�amdaki olaylarla ilgili sorular soran iki melektir. Necip faz�l da �ben, canl� cenaze �eklinde ya�ayan insanlardan hesap sorar�m� diyor. ��nk� ben ayn� zamanda g�r�nmeyeni kurcalayan ve g�r�nmeyeni g�r�n�r hale getirmeye �al��an, kap�lar a�maya u�ra�an �ilingirim.

  Hesap sorma konusunda �air E�ref�ten daha �st�n� yoktur, denebilir. 1847 y�l�nda Manisa�n�n K�rka�a� il�esinin Gelenbe kasabas�nda do�an �air E�ref, ayn� kasabada 1912�de vefat etti. D�r�st bir devlet memuru olan E�ref, yolsuzluklar� ve haks�zl�klar� ac�madan hicvetti. Bir gazelinde ��yle diyor:

Ey g�n�l, ah etme, her derdin selamettir sonu,
�lmeyen bir hastan�n h�li, nekahettir sonu.

 Hak, hukuk tesisi bah� etmez, sana ey m�rtekip,
T�vbek�r oldun mu zannetme beraatt�r sonu.

 G�hi cane, g�hi vicdane fena tesir eder,
E�refa, d�nyada her zevkin nedamettir sonu.

  Bildi�iniz gibi, �beraat etmek� temize ��kmak, aklanmak anlam�na geliyor. Hukuk yoluyla temize ��ksan da, hatta t�vbe etsen de temize ��kt���n� zannetme. ��nk�, E�ref der ki: d�nyadaki ge�ici zevklerin sonu daima pi�manl�kt�r.Bu s�zlerle bir �e�it il�hi adalet aktar�lmak isteniyor. Yani, mahkeme yoluyla aklansa dahi m�rtekip olan (r��vet alan, haks�z kazan� elde eden) sonunda pi�man olacakt�r.

Yay�n Tarihi: 13.Mart.2009

 sonraki yaz  >>

 

Astroset 2004-2010