Metafor / Kuantum Evren

WWW.ASTROSET.COM

M�KRO VE MAKRO'DA ESTET�K  (3)

Do�.Dr. Haluk BERKMEN

Kuantum d�nyas�nda Simetri

  Do�adaki varl�klar�n g�r�nt�leri ard�nda yatan ortak �zelli�i tek kelime ile ifade etmek gerekirse bu �zelli�e Simetri veya Harmoni demek yerinde olur san�r�m. E�er bir nesne veya olgu (fenomen), kendisine uygulanan bir veya birka� d�n���m sonucunda tekrar eski haline d�n���yorsa o nesne veya fenomen simetriktir. Simetri ya a��kt�r, kolayca alg�lanabilir, veya gizli, �rt�l�d�r. A��k simetriye �rnek kar kristalleridir. Genelde 6 u�lu olan kar kristallerinde 60 derecelik �evirme simetrisi vard�r. Yani her 60 derecelik �evirmeden sonra kristal gene eski halinde g�z�k�r. Kar kristallerinde herkes�e be�enilen estetik bir yap� oldu�u ku�kusuzdur.

  Resimde g�r�len kar kristalinin bir fraktal oldu�unu ve kendi �zerine d�n���ml� olarak olu�tu�unu g�r�yoruz. Ayr�ca insan taraf�ndan de�il, do�a taraf�ndan a��klanamaz bir simetri i�inde yarat�lan ve s�ratle erimelerine ra�men her g�rd���m�zde bizi hayran b�rakan bu kar kristalleri simetri ile g�zellik aras�ndaki ba�� a��k�a ortaya koymaktad�rlar.

  Do�adaki a��k ve gizli simetri
  Do�ada hem a��k hem de gizli simetri vard�r. �rne�in hem ses hem de ���k dalgalarla yay�l�r. Kendini her peryodun sonunda tekrarlayan dalgalar simetrik bir yap� i�erirler. Bu simetrik yap�y� mod�le etti�imizde (kendi arzumuza g�re �ekillendirdi�imizde) ses dalgalar�ndan s�z ve m�zik �retiyoruz. Ortaya ��kan sesler g�zel veya �irkin olabilir, ancak her ��kan sesin geri plan�nda gizli ve matematiksel bir simetri vard�r. M�zikteki estetik duygusunu olu�turan melodideki harmonidir. Akusti�in temelini kuran Pythagoras�a g�re m�zik, matemati�in bir par�as� idi. Pythagoras bir telin uzunlu�u ile sesin y�ksekli�i aras�ndaki ili�kiyi matematiksel olarak saptam��t�.

  Platon (Eflatun) ve Konfi�yus m�zi�e ahlak�n par�as� olarak bakt�lar. Eflatuna g�re g�ksel (ilahi) uyum m�zikte yank�lan�r, ritim ve melodi g�k cisimlerinin devinimlerini taklit eder. Yani m�zikteki ritim (kendini tekrarlayan tempo) melodinin alt�nda duran simetrik yap� olup g�k cisimlerinde de aynen g�r�lmektedir. Gezegenler g�ne�in etraf�nda peryodik y�r�ngelerde dolan�rlar. �rne�in d�nyam�z eliptik bir y�r�ngeye sahip oldu�undan y�r�nge boyunca h�z� de�i�kendir. G�ne�e yak�nken daha h�zl� uzakken daha yava� hareket eder. Bunun nedeni ise �dairesel simetri� olup bilimdeki tan�m� �a��sal momentumun korunum kanunu� �eklindedir. Bize a�ikar olmayan, gizli simetri a��sal momentum denilen bir fiziksel b�y�kl���n sabit kalmas� yani her an kendini tekrarlamas�d�r. Bunu en a��k olarak buz pateni yapan dans��lar�n d�nme hareketinde g�r�r�z. Kollar�n� yana do�ru a��p d�nd�klerinde yava�, kapatarak d�nd�klerinde ise h�zl� bir �ekilde d�nerler.

  D�nme hareketindeki bu gizli simetriyi ilk g�r�p ya�am�na uygulayan Mevlana Celaleddin Rumi�dir. T�rkistan�n Belh �ehrinde do�up (1207-1273) Konya�ya g�� etmi� olan Mevlana hem �iir s�yl�yor hem de d�nerek dans ediyordu. Sema denilen bu d�n��te Mevlana ilahi simetriyi yans�tarak, t�m evrende en temel hareketin d�nme hareketi oldu�unu sezgisel olarak g�stermi�tir.

  Kuantum D�zeyde Simetri
  Nitekim, atomlarda da merkezde bir �ekirdek ve etraf�nda d�nen elektronlar vard�r. Elektronlar�n ve dolay�s�yla her maddesel par�ac���n hem dalga hem de par�ac�k �zelliklerine sahip olmas� kar��m�za yine gizli dalgasal simetriyi ��karmaktad�r.

 I��k ve �����n her rengi ayr� bir dalga boyu ile titre�en dalgalardan ibarettir. Resim yapan ressam veya renkli camlarla g�zel bir g�r�nt� ortaya ��karan vitray ustas� fark�na bile varmadan bu gizli simetriden yararlanmaktad�r. Belki de gizli simetri bizde bulunan �zel bir yetenektir ve estetik denilen soyut kavram�n en temel ��esidir. Sanat�� asimetrik bir yap�t olu�tursa bile arka planda simetrik temel, varl���n� hep devam ettirmektedir. Resimde �renk harmonisi var� dedi�imizde, veya �bu m�zik par�as�nda g�zel bir harmoni var� dedi�imizde, herhalde bu gizli simetriyi dile getiriyoruz.

  Her sanat eserinde gizli simetri �zerine kurulu bir yap� vard�r. Bu yap� simetrik olmasa bile simetriden sezgisel olarak yararlan�lm��t�r. Yararlanma ne derece fazla ise sanat eseri o derece fazla estetikten pay�n� alm�� say�l�r. �u halde sezgisel olarak olu�turulan sanat eseri ne derece sanat��n�n mal� olarak g�r�lebilir? B�y�k sanat eserlerinde hep Tanr� a�k� �n plana ��km��t�r. �lahi a�k insana ayr� bir �evk, ayr� bir kuvvet ve yaratma g�c� verir. Bir ba�ka deyi�le ilahi a�k artt���nda benlik yok olup sanat�� bir emanet�i durumuna ge�er. Tanr�dan al�p sanat�na yans�t�r.

  M�zikte �zellikle do�a�lama denilen t�r m�zikte ayn� olgu belirir. Mesela Taksim denilen t�rde bir makamdan ba�lar ve epey gezindikten sonra bir makamda sona erer. Aradaki do�a�lamada sanat�� her seferinde farkl� bir m�zikal gezintiye ��kar. ��te bu gezintide �k�lli irade�nin pay� b�y�kt�r. Her makam ayr� bir simetri i�erir, ayr� bir duygu yans�t�r. Bu simetri �zerine kurulan m�zik simetriden ba��ms�z de�il onunla yo�rulup tam bir b�t�nl�k arz eder. T�rk m�zi�inde Makam ve Melodi girift bir �ekilde birbirinin i�ine ge�mi� durumdad�r; oysa ki bat� m�zi�inde ritim ile melodiyi ay�rt etmek �ok kolayd�r. Bat� m�zi�i indirgeyici Do�u m�zi�i b�t�nsel (globald�r). Ayr�ca bat� m�zi�indeki Oktav sistemi sesleri sekiz notaya ay�rarak tam ve yar�m seslerle m�zi�i s�n�rland�rm��t�r. Do�u m�zi�inde ise ayr�ca �eyrek sesler vard�r. Do�u m�zi�inde simetri daha gizli bat� m�zi�inde ise daha belirgindir. Klasik bat� m�zi�inin bu kadar fazla hayran�n�n bulunmas� belki de simetrinin daha kolay alg�lan�p g�zelli�ine var�lmas�ndan �t�r� olabilir.

  �rne�in 32 zamanl� ve 21 vuru�lu olan Muhammes, klasik T�rk m�zi�inin b�y�k usullerinden biridir. Bu usulun iki mertebesi vard�r. Daha �ok 32/4 l�k olan ikinci mertebesi kullan�lm��t�r. Bu usulle pe�rev, k�r, beste, tev�ih, n�t ve ilahiler bestelenmi�tir.

  Gizli simetrinin bulundu�u bir di�er sanat dal� �iir�dir. Gerek aruz vezninde gerekse hece vezninde kendini tekrarlayan bir yap� vard�r. Bu t�r bir simetrik altyap� hem �iire g�zellik katar hem de m�zikal bir hava getirir. S�z�n hem anlam itibar�yla hem de melodik olarak y�cele�ti�i tek sanat dal�d�r, �iir.

�rne�in divan �airi Enderunlu Vas�f;

O g�l endam bir al �ale b�r�ns�n y�r�s�n
Ucu g�nl�m gibi ard�nca s�r�ns�n y�r�s�n

beyitinde hem vezin, hem kafiye, hem de anlam olarak derin bir simetri ve estetik ortaya koymu�tur. Birinci sat�rdaki �g�l endam bir al �ale� b�r�n�rken gizlice �g�l�n k�rm�z� yapra��� hat�rlat�lmakta, ikinci sat�rda �airin g�nl� de aynen al �al gibi yerlerde s�r�nmekte fakat dura�an de�il, y�r�yen g�l endam�n pe�inden gitmektedir. Ayr�ca her iki sat�r�n sonundaki ses uyumu kafiyeden �teye iki uzun s�zc��e yay�lmaktad�r.

  G�n�m�zde her t�rl� simetriden ka��n�lmakta ve asimetrik sanat moda haline gelmi� durumdad�r. Modern �iirde ne vezin ne de kafiye bulunmaktad�r. Benzer �ekilde resimde �non-fig�ratif� (�ekilsiz) ak�m tercih edilmektedir. Heykelde bile soyut heykel t�rleri anlaml� heykellerin yerini almaktad�r. Ancak yine de hepsinde gizli bir simetri bulundu�u kan�s�nday�m. Estetik olan ve g�zel eser olarak de�erlendirdiklerimiz de zaten bu t�rden gizli simetri ta��yanlard�r.

  Biraz da T�rk�e�nin esteti�inden s�z etmek istiyorum. Bir s�z�n bir-iki harfini de�i�tirip kafiyeli bir deyim �retmek hem anlam zenginli�i yarat�r hem de kula�a ho� gelir. Bu t�r ifadeler T�rk�e�de �oktur ve �tekrar simetrisi� i�eren, kula�a ho� gelen, estetik deyimlerdir. �rnekler: 

A��k-sa��k, �oluk-�ocuk, k�r�k-��k�k, tek-t�k, sere-serpe, kar��-kuru�, yorgun-arg�n, ak�a-pak�a, tak�r-tukur, pe�-pe�e, ard-arda...vs.
  Bir de z�t anlaml� s�zc�kleri tekrarlayarak �yans�ma simetrisi� denebilecek deyimlerle anlam zenginli�i �retilir. �rnekler: Dosta-d��mana, er-ge�, giren-��kan, olur-olmaz, irili-ufakl�, gide-gele, a�a��-yukar�, bata-��ka, eninde-sonunda, ini�li-��k��l�...vs.

  T�rk�e yans�mal� s�zc�klerde de zengin bir da�arc��a sahiptir. Yans�mal� s�zc�kler do�adaki sesleri taklit eden, �do�aya simetrik� s�zc�klerdir. �rnekler: �atlak, patlak, f��k�ran, ���ren,...gibi tek s�zc�kler veya, ��r�l-��r�l, m�r�l-m�r�l, �ak�r-�ak�r, g�r�l-g�r�l, g�mb�r-g�mb�r..�eklinde tekrarl� terimlerdir.

  G�r�l�yor ki T�rk�e simetri zengini olduk�a estetik bir dildir. Bu simetri do�adan kaynaklanan bir �z yap� olup T�rk�e�nin �ok eski ve ayn� zamanda �ok do�al bir dil oldu�unun i�aretidir. Pozitif bilimler, aynen T�rk�e gibi, do�adan kaynaklanan ve do�adaki simetrileri bulup ��karmaya �al��an disiplinlerdir. �u halde T�rk�e�ye bilimsel ve estetik bir dil denilebilir.

Sonu� olarak diyebiliriz ki: Esteti�in kriteri do�adaki gizli veya a��k simetri ve harmoni yani, uyumdur.

<< �NCEK� B�L�M

Yay�n Tarihi: 10.Nisan.2008

 

Astroset 2004-2010