|
Ruhun
kendi plan�nda bulunan hen�z bilmedi�imiz s�n�rs�z �davran��lar��n�n
evrende (daha do�rusu, �lemdeki) maddesel olarak ve ko�ullara
g�re tezah�rlerinden biri vicdand�r. Bu durumda vicdan ruhsal
tezah�rlerdendir. Vicdan gibi; idrak, bilgi, sevgi, d���nce
vb. erdemler de, ruhun s�z konusu �davran��lar��
n�n maddesel olarak ve ko�ullara g�re terc�me edilmi� kar��l�klar�d�r(36).
Ruhun �davran��lar�� n�n tezah�rlerinden
olan erdemler vicdan�n geli�iminde �ok �nemlidir ama(geli�im
s�reci i�inde) bunlar�n ortaya ��k���nda belli bir s�ra
yoktur(103). G�r�l�yor ki, ruhun kendi plan�nda(elbette ki
evren �st�) hen�z ne olduklar�n� bilmediklerimiz s�n�rs�z
�davran���, evrende evrenin(�lemlerin ve d�nyan�n)
maddesel �olanaklar��na g�re tezah�r
ediyor. Bu �olanaklar� da, anlad���m�z
kadar�yla; bitki, hayvan ve be�eri bedenlerdir. Ruhun s�n�rs�z
�davran��lar�� ndan(36) biri be�eri
bedenlerde �vicdan mekanizmas��
olarak ortaya ��k�yor. Vicdan mekanizmas�n�n daha ilkel g�r�n�m�n�n
ad�(bitki ve hayvan bedenlerinde) �geli�im mekanizmas�/dualitesi�(99)
oluyor. Dolay�s�yla bir bak�ma; be�eri d�zeyin
erdemlerinden olan vicdan, sevgi, idrakin ruh d�zeyindeki
ideleri, ruhun kendi plan�ndaki �s�n�rs�z davran��lar��(36)
olmaktad�r. Konunun ruhla ilgili yan�na ilerideki
paragraflarda tekrar d�nece�iz.
Vicdan bir birim d�alitedir. Vicdan birim d�alitesinin be�eri
a�amadan �nceki(yani, bitki, hayvan ve ilkel be�erdeki)g�r�n�m�n�n
ad� �geli�im d�alitesi�(mekanizmas�)d�r.
�Geli�im d�alitesi/mekanizmas�� be�eri a�amada
idrakle birlikte ortaya ��kar ve �geli�im d�alitesi/mekanizmas��n�n
ad� �vicdan birim d�alitesi/mekanizmas��
olur. Geli�im d�alitesi/mekanizmas� bu varl�klarda i�g�d�lerden
ve otomatizmadan ibarettir(99). Be�eri d�zeyde vicdan
mekanizmas�n�n geli�imi �� a�amadan ge�er: otomatik - yar� idrakli - az �ok idrakli.
Otomatik vicdan a�amas� be�eriyetin ilk
zamanlar�na aittir. Vicdan mekanizmas�n�n otomatik a�amas�
ne kadar az belirgin ve ne kadar otomatik g�r�nse de,
hayvanlarda ki g�r�n�m�ne(yani, �geli�im mekanizmas��na)
oranla yine de az �ok idrakli hareketlerle ve �ok �ok az da
olsa sorumluluk duygusuyla zenginle�mi�tir(�rnek i�in bkz.
Sayfa 101�in en alttan 6 sat�r�)(101).
Az �ok idrakle sorumluluk duygusunun sezgi halinde de olsa
ilkel be�erde ortaya ��k��� geli�imin h�zlanmas�nda �nemli
etmenlerden biridir. ��nk� sorumluluk duygusunun, vazife-nefs�niyet
dengelenmesi ba�lam�nda �nemli rol� vard�r. Bu s�yede be�eri
varl�k say�s�z ya�am s�navlar�na, epr�vlere, bazen �st�rapl�
bazen haz verici deneyimlere girer ��kar. Bu deneyim ve
uygulamalar�n hedefi vazife sezgisine haz�rlamaktan ba�ka bir
�ey de�ildir. Vicdan mekanizmas�n�n bu i�leyi�i i�inde be�eri
geli�im ilerledik�e, bilgi birikimi ve idrak artar; bu art��a
paralel olarak bireysel �zg�rl���n kapsam� da geni�ler.
Bu arada ki�i, yapmas�/yapmamas� gereken(Kur�an ifadesiyle
�g�nah� olan) �eyleri de daha iyi ve kendili�inden
sezmeye ba�lar. Bu geli�im s�recinde, vicdan mekanizmas�
gitgide daha iyi idrak edilir ve birey o oranda da otomatizmadan
s�yr�l�r. Otomatizmadan giderek s�yr�lmak ve kurtulmak,
vazife sezgisine yakla�man�n belirtilerindendir. Sonunda, ama
olduk�a uzun bir s�re sonra, vicdan d�alitesinin dengeleri
vazife sezgisinin ve bilgisinin e�i�ine dayan�r(102).
Konumuz olan vicdan da d�hil, t�m be�eri erdemlerin, ruhun
bir alt kademesi olan varl�ktaki kar��l�klar� da varl�ksal
�kudretler�(136) olmaktad�r. Bu �kudretler�,
be�eri beynin(�uur merkezinin) olanaklar�yla s�n�rl�
olarak bedensel bende ortaya ��kar. Vicdan ve �teki
erdemlerin i�leri varl��a hizmet y�n�nde ama be�eri
bedenin(bedensel benin) olanak ve ko�ullar� i�inde ger�ekle�ir.
Dolay�s�yla bunlar, sadece d�nyada ge�erli ve �y�zeysel
zaman idraki�(1) ile �l��lebilen d�nyaya �zg�
durumlar ve g�r�n�mlerdir(136). Bu d�nyasal be�eri
erdemler(vicdan, sevgi, idrak vb.) geli�melerine ara� olduklar�
as�l varl�ksal de�erler ise; varl�kla ilgili �k�resel
zaman��n(2) s�n�rs�z diyebilece�imiz idrak
olanaklar�yla de�erlenen ger�ek �kudretler�dir
ki, bu �kudretler� ruhun evrendeki tek�m�l a�amas�n�n
d�zeyini g�sterir. �imdiki konumuz olan vicdan mekanizmas�
da d�hil t�m be�eri erdemlerin idesi durumunda olan bu �kudretler�
k�resel ve idraki zaman tekni�iyle de�erlendirilir, d�nyan�n
y�zeysel zaman idrakiyle de�erlendirilip tan�mlanamazlar.
Bundan dolay�, vicdan mekanizmas�yla ilgili t�m bilgilerdeki;
idrak, sevgi, realite vb. kavramlar�n, bu durum g�z �n�nde
bulundurularak ele al�nmas� gerekir. Vicdan mekanizmas�n�n,
varl�kla ilgili idrak� zaman kar��s�nda ki durumuna ve
anlam�na; d�nya zaman�yla ve elbette ki yar�m idrakle d���nen
be�eri varl�k asla n�fuz edemez(136).
V�CDAN-SEVG�
�L��K�S�
Vicdan mekanizmas�n�n hem vazifeye, hem de nefsaniyete y�nelik
k�s�mlar�nda sevginin de�i�ik t�rleri bulunur. Bu nedenle,
bu iki erdemin yar�m idrakli birbirine kar��mas� s�k�a g�r�l�r(134).
Bununla birlikte, sevgi; olumlu/olumsuz niyet ve ama�larla
sergileni�ine g�re, vicdan mekanizmas�nda sonsuz olay �e�itlenmelerine
neden olur. Bu bak�mdan, vicdan-sevgi giri�imleri varl�kta �z
bilgileri art�ran, geli�im a��s�ndan verimli ve �nemli bir
durumdur. Sevgi, bencillikten ar�nm�� olumlu yan�yla vicdan
mekanizmas�n�n �st unsurlar�yla sempatize olmaya e�ilimli
bulundu�undan, onun(vicdan mekanizmas�n�n) denge �izgisinin
s�rekli olarak y�kselmesine katk� sa�lar(133).
Be�eriyetin �ncelikle ilk kademelerinde sevginin bencillikle
bir arada/kar���k olarak bulundu�u g�r�l�r. Bencilli�in
bula�t��� sevgi(olumsuz) sevgi t�rlerini deneyimlemek; �st�rapl�,
s�k�nt�l� ve zahmetli epr�vlere yol a�ar. Bunun aksine
sevgi, elcilik(di�erk�ml�k) cephesiyle/t�r�yle ise, vicdan�n
vazifeye y�nelik unsurlar� destekler ve idrakli bir gidi�i sa�lar(134).
T�m �lemde her �ey ve her olgu gibi, vicdan mekanizmas� da d�alite
ilkesi ve de�er farklanmas�na tabidir. Vicdan, ruhun tek�m�l�ne
katk� sa�layan g��l� bir mekanizma olup, ayn� zamanda bir
birim d�alitedir. Vicdan birim d�alitesinin de z�t
unsurlardan olu�tu�unu biliyoruz. Esasen, z�t unsurlar olmay�nca,
birim d�alitenin i�levselli�i ger�ekle�emez. Vicdan birim d�alitenin
z�t unsurlar�ndan biri vazife sezgisine, �tekisi de
nefsaniyete y�neliktir. Kitapta bunlara ��st�
ve �alt� unsurlar dendi�ini de g�r�yoruz.
Bunlardan nefsaniyet(�alt� unsur) vazife
sezgisi yolunda y�r�y���n h�z�n� kesen unsurdur. D�nyada
enkarne varl�klar�n vazife plan�na haz�rlanmalar� i�in i�leyen
vicdan mekanizmas�n�n; birisi vazifeye, �tekisi nesaniyete y�nelik
iki unsurdur(98). Bu iki z�t unsurun, s�rekli de�er
farklanmas� sonucu �at��malar� ve dengelenme durumlar�
vicdan mekanizmas�n� aktif tutar(3).
Be�eri ya�am boyunca �de�er farklanmalar��yla
s�rekli bozulan ve d�zelen vicdan mekanizmas� dengesinin
olabildi�ince az �alkant�l� bir ortamda s�r�p gitmesi i�in
varl�k enkarne olmadan �nce �nlem al�n�r ve ya�am plan�
ona g�re d�zenlenir, varl���n realitesine g�re ayarlan�r.
Kur�an�da bu durumun, �ALLAH
hi�bir benli�e, g�c�n�n yetece�inden daha az�n� y�klemenin
d���nda bir �neride bulunmaz��(Bakara 286)�eklinde
ifadeye kondu�unu an�ms�yoruz. Ba�ka bir ifadeyle, enkarne
olmadan �nce karar verilen i�ler(ya�am plan�yla) vicdan
mekanizmas� dengesinin uyumu i�inde ger�ekle�tirilmeye �al���l�r.
Belirli geli�im ihtiya�lar�yla enkarne olmu� bir varl�k,
kendi geli�im durumuna ve realitesine uygun bir vicdan dengesi
d�zeyinde d�nyada ya�ar. Bu arada elbette ki be�eri ya�am�n
gere�i olarak, geli�im ihtiya�lar�na g�re belirlenmi� ya�am
plan�na g�re �e�itli de�erler i�eren toplumsal/ortakla�a
durumlarda yer al�r(188).
Bireyin z�t de�erlerle kar��la�mas�, �de�er
farklanmas�� mekanizmas� gere�ince; sevgi-nefret,
adalet-zul�m, iyilik-k�t�l�k gibi durumlarla y�z y�ze
gelmesi yoluyla bir k�yas bilgisi kazanmas� gerekir(60). Ba�ka
t�rl� ifadeyle; iyili-k�t�l�k, ad�let-zul�m vb. z�t
durumlar i�inde �halden h�le ge�erek�(Kur�an:
�Halden
h�le mutlaka ge�eceksiniz.� ��n�ikak 19) deneyim
ge�irmek, sevgi ve vicdan melekelerinin �i�letilmesi�ne
yar�yor. Yani, ya�amda z�t de�erler ile kar��la�mak
vicdan melekesinin �i�letilmesi� ne yar�yor
ki bu da, g�rg� ve deneyim birikimiyle �z bilgi olu�umuna
katk� sa�l�yor.
Asli �lkeler�in gere�i olarak �z bilgi olu�umuna y�nelik
bu makbul durumun ger�ekle�mesi i�in, d�nyaya enkarne varl�klar�n,
�st�rapl� ve zor ko�ullar i�eren d�nya ortam�ndan(arasat
ortak alandan) ba�ar�yla ayr�labilmeleri i�in yapacaklar�
�ey, vicdan mekanizmalar�n�n; di�erk�ml��a ve vazife
sezgisine ba�l� olan realitelerini hazmetmeye ve
nefsaniyetleri yoluyla b�rakmakta zorland�klar� bencilce arzu
ve a�g�zl�l�klerinin ba�lar�ndan kendilerini idrakli
olarak kurtarmaya �al��malar�d�rlar(200). Bunda ba�ar�
ancak; feragat, fedak�rl�k ve vazife sezgisiyle g�sterecekleri
cehte ba�l�d�r.
S�z konusu cehtin g�ven ve ba�ar�s�n� sa�layan �lem
kapsaml� �l��t de �udur: Bu �l��t iyilik ve k�t�l�k
kavramlar�n�n ay�rt edilmesini kolayla�t�racakt�r. �yilik,
vicdan�n �st realitelerini; k�t�l�k ise, vicdan�n alt
realitelerini ilgilendiren kavramlard�r. Bu kavramlar ve bu
nitelikli durumlar birbirinden isabetli bir �ekilde ay�rt
edilebilirse, idraklenme y�n�nde vicdansal gidi� kolay olur.
Yap�lan her i�in, ayn� anda hem �yukar�ya�(vicdan
d�alite biriminin �st realitesine), hem de �a�a��ya�(vicdan
d�alite biriminin alt realitesine) zarar vermemesi gerekir ki,
s�z konusu �l��t budur(201). �rne�in, �iyilik�
yapaca��m diye �st tarafa zarar vermek �k�t�l�k�t�r.
Benzer �ekilde,
vicdansal bir �iyilik� yaparken, alt taraf� zarara
sokmak da �k�t�l�k�t�r. Bu durumlar�n
ikisi de �vicdan terazisi�nden, vicdan
dengeleri bak�m�ndan bireye sorumluluk y�kler.
D�nyaya enkarne varl�klar�n, geli�imlerini at�lete d��meden
ba�ar�yla s�rd�r�p, hizmetinde olduklar� varl�klar�n �z
bilgi birikimine katk� sa�layabilmeleri i�in; nefs�niyetleri
yoluyla b�rakmakta zorland�klar� bencilce arzu ve a�g�zl�l�klerden
idrakli olarak kurtulmalar� ve vicdan mekanizmalar�n�n vazife
sezgisine ba�l� �st realiteleri hazmetmeleri gerekti�ini
yukar�da belirtmi�tik. Bu konuda vazifeli yard�mc� varl�klar
yard�ma her an haz�rd�r: �zellikle vicdan birim d�alitelerinin
�st unsurlar�na y�nelmeye yeterli derecede g��lenmemi� ve
vicdan mekanizmalar�n�n denge d�zeylerini y�kseltememi�
kimselerin kar��lar�na, onlar�n geli�imleriyle g�revli
vazifeli yard�mc� varl�klar, bu bilgilerin geli�im ihtiya�lar�n�
kar��layacak �e�itli olaylar olu�tururlar(123). Ba�ka bir
ifadeyle, enkarne varl�klar�n geli�im ihtiya�lar�na g�re;
vazifeli yard�mc� varl�klar taraf�ndan olaylar tertiplenir
ve bireylerin �nlerine konur ya da bu yard�mc�(rehber) varl�klar�n
g�nderdikleri tesirlerle bireye yapt�r�l�r. B�yle bir d�zenleme
ve y�nlendirme i�in rehber varl�klar, vicdan mekanizmas�n�n
nefsaniyetle ilgili alt unsurlar�n� uyar�rlar. Bundan murad,
nefsan� hareketleri ve hatta onlar�n utan� verici sonu�lar�n�
be�eri varl�klara tatt�rmak ve bu �ekilde onlar�, k�yas
bilgisine g�t�rerek, �z bilgilerine de�erler kazand�rmakt�r(4).
Bu sayede be�eri varl�klar �st�rapl� deneyimlerin etkisi
alt�nda, edindikleri k�yas bilgisinden �nemli dersler al�rlar
ki, bu derslerin her biri onlar�n �z bilgilerinin birikimiyle
�z bilgi �tohumlar��n� olu�turur. Ya�ayarak
ya da g�zlemleyerek, k�yas bilgisi birikimiyle �z bilgi �tohumlar��n�n
olu�turulmas�n�n i�sel geli�im a��s�ndan �nemine
Kur�an�da ve Sad�klar Plan� Tebli�leri�nde de de�iniliyor(5).
G�r�l�yor ki, genel tek�m�l ilkelerine(Asli �lkenin
gereklerine) g�re hi�bir varl���n tek�m�l yolunda geri
gitmesine(hatta bu olumsuz duruma meyletmesine bile) izin
verilmiyor. Yukar�da da belirtti�imiz gibi, enkarne varl�k at�lete
d���pte, ya da herhangi bir nedenle gerilemeye y�z tutarsa;
yani vicdan mekanizmas�n�n olumsuz z�dd�na(alt unsuruna) s�rekli
olarak de�erler g�ndermek �eklinde dengeyi s�rekli olarak
olumsuzun lehine bozmay� s�rd�r�rse,(ki bunun bir anlam�
da, irade �zg�rl���n� s�rekli k�t�ye kullanmakt�r) b�yle
bir kimseye yard�m ile sorumlu ve g�revli olan vazifeli varl�klar
derhal g�nderdikleri g��l� tesirlerle, o kimseyi �yuvarlanmak�tan
kurtarmak i�in, zorunlu bir otomatizmaya y�nlendirirler.
Burada �zorunlu otomatizma� dan kas�t; ilkel
be�eri d�zeyde oldu�u gibi, ��ekici ya da itici a��r
ko�ullar� ve olaylar� bireyin �n�ne s�rmek�tir(6).
B�yle bir yard�m ile bireyin idraki ve iradesi, makul olan �st
z�dda(olumlu z�dda) y�neltilmeye �al���l�r. Bireyin
iradesini yola sokuncaya kadar(yani, i�inde bulundu�u realite
d�zeyinin gerekti�i m�kul de�ere y�kseltilinceye kadar);
zahmetli, azaplar, �st�raplar birbirini izler. Ta ki onun,
kendi serbest haliyle kullanamad��� iradesi istenilen �st
unsura idrakli olarak y�nelebilecek kudreti kazanm��
olsun(105). Bireyin bu �ekilde y�nlendirili�i i�sel geli�im
a��s�ndan kendisi i�in (varl�ksal anlamda) bir iyilik il�hi
yard�mdam ba�ka nedir ki�
V�CDAN
MEKAN�ZMASININ ��LEY���
Vicdan mekanizmas�n�n vazife sezgisine ve nefs�niyete y�nelik
unsurlar�, bir b�t�n�n iki z�dd� olarak ilerler. D�nyada
vazife sezgisi haz�rl���n� yapan vicdan mekanizmas�; bazen
nefsaniyete, bazen de vazife sezgisine y�nelmi� �iki
cepheli bir b�t�n� durumundad�r. �rne�in, vicdan
mekanizmas�n�n �st unsurlar�ndan olan ba�kalar�n� daha �ok
d���nme duygusu Vazife Plan��na daha yak�nla�t�r�c�
bir unsur iken, bunun z�dd� olan bencillik nefs�niyete y�nelik
bir vicdan unsurudur. Asl�nda birbirinin z�dd� olan bu iki
duygular d�alite gere�i ayn� de�erin iki cepheli tezah�r�d�r.
Bunlar ayn� vicdan�n, olumlu ve olumsuz yanlar�d�r. Vicdan
mekanizmas� bu yap�s�yla bir birim d�alite olarak, be�eri
idraki(�yar�m idrak�) vazife sezgisine ve
bilgisine yakla�t�ran kudretli bir mekanizmad�r.
Bu mekanizma; bitki a�amas�ndaki i�g�d�leri hayvan a�amas�n�n
otomatizmas�na, hayvan a�amas�ndaki otomatizmalar� be�eri
ya�amda ki vicdan mekanizmas�na, be�eri varl�klar� da �vazife
sezgisi ve bilgisi idrakleri� ne(k�saca, Vazife Plan��na)haz�rlar(103).
Bu geli�im mekanizmas� be�eri d�zeyde, bireyin idrakine ve
irade �zg�rl���ne b�rak�lm��t�r. Birey, kullan�m�ndan
sorumlu oldu�u idraki ve irade �zg�rl��� ile geli�imini
vicdan birim d�alitesinin hangi z�dd�na/unsuruna y�neltirse(yani,
hangi z�dda daha fazla de�er y�klerse) denge, o z�dd�n/unsurun
lehine olarak bozulur. ��nk� bir madde bile�imine y�nelmek,
ona tesir g�ndermek demektir(104). G�nderilen tesirlerin ise
her biri birer de�erdir ve o taraf�n lehine olarak de�er
farklanmas�n� gerektirir.
�imdi vicdan mekanizmas�n�n i�leyi� tarz� �zerinde duraca��z,
vicdan d�alitesinin olumlu dedi�imiz �st realitesiyle, g�receli
olarak olumsuz dedi�imiz alt nefs�niyet realitesi herhangi bir
geli�im kademesinde insanda denge h�linde bulunur. Yani bunlar�n
i�erdi�i de�erler aralar�ndaki stat�y� korurlar. Yaln�z
buradaki denge devaml� olarak s�bit kalmaz, her an bozulur.
Fakat-daha �nce s�yledi�imiz gibi-bozulan b�t�n d�alite
dengeleri daima yeniden kurulmaya, denge durumuna gelmeye e�ilimlidir.
D�alite ilkesi gere�ince, dengesi bozulmu� z�tlar asla o
durumda kalmazlar. Hangi taraf�n fazla de�er almas�yla denge
bozulmu�sa, dengenin tekrar kurulmas� i�in, o z�tt�n zay�f
olan tarafa bir de�er akmaya ba�lar. Bu da kar�� taraftaki
olumsuz olan z�dd�n de�er seviyesi hizas�na kadar y�kselmesini
gerektirir. B�ylece, asl�nda y�ksek de�erler alarak
seviyesini art�rm�� olumlu tarafa olumsuz taraf aras�nda
kurulan yeni denge seviyesi �nceki seviyeye g�re daha �st�n
bir duruma girer ki bu da birim d�alitenin bir �st kademeye ge�mi�
olmas�, yani vicdan mekanizmas�ndaki idraki vazife bilgisine
biraz daha yakla�m�� olmas� demektir. Buna kar��l�k
olumsuz z�dda, yani nefsaniyete fazla de�er g�sterilirse i�
�ncekinin ayn� olmakla beraber do�rultu ters tarafa d�ner.
Bu durumda birim d�alite, yani vicdan bir kademe a�a��ya do�ru
kaymaya ba�lar. Ve vicdan�n a�a��ya kaymas� demek y�ksek
de�erlerinden kaybetmeye ba�lamas� demektir ki bu gibi
durumlarda insanlar g�r�n��e bakarak vicdan sesini bo�mak,
k�rletmek gibi ifadeler kullan�rlar. Nitekim �nceki durumda
da vicdan sesinin g��lenmesinden s�z ederler(104).
G�r�l�yor ki, enkarne varl���n ba�ar�l� bir ya�am ge�irmesi
i�in, kendisinin biricik rehberi ve as�l kendisi olan varl���
ile ba�lant�s�n� sa�layan �vicdan�n y�ksek
realiteleri�nden(7) ayr�lmam�� olmas� gerekiyor. B�yle
yapmakla birey; hem �do�ru yol�u
yitirmemi�, hem de vicdan�n daha ileri geli�imini sa�lam��
oluyor(94). �Do�ru yolda olmak�
Kur�an��n da �nemle �zerinde durdu�u kavramlardan olup,
bu kavram �ALLAH��n �pi� olarak da ifadeye
konmu�tur(Bkz. Bakara 256, Ali �mran 103, Fetih 2, Maide 105,
En�am 153, Nur 54) Ayr�ca, �Do�ru yol� da olanlar
(Kur�an�a g�re) �ALLAH��n k�lavuzluk
ettikleri� (Bakara 143) �Vicdan mekanizmas�n�n
�st realitesi�nde g��l� olanlar olmaktad�r.
V�CDAN
VE REAL�TELER
Herhangi bir geli�im d�zeyindeki vicdan mekanizmas�nda olumlu
ve olumsuz z�tlar; o geli�im d�zeyindeki(realitedeki)
gerekliliklere ve ko�ullara g�re birbirine ge�mi� durumda
realiteler zincirinin alt ve �st halkalar� olarak da d���n�lebilir.
Bu iki halkadan �stte ki, vazifeye; alttaki halka da nefs�niyete
y�neliktir. Realiteler zinciri �a�a��dan yukar��,
(ge�mi�ten gelece�e) do�ru uzand���na g�re,
�nefsaniyete y�nelik� dedi�imiz, alttaki �ya�anm��
realite�yi; �vazifeye y�nelik� dedi�imiz
de, �ya�anacak realite�yi i�aret
etmektedir(105+106).
�u halde vicdan mekanizmas�n�n unsurlar�n�n her biri, be�eri
ya�am�n ge�irilmi� ve ge�irilecek realitelerine kar��l�k
olmaktad�r. Devresini tamamlam�� realite, bireyi Vazife Plan��na
biraz daha yakla�t�r�c� i�erikte olan bir �st realitenin
�n�nde bir engeldir. Yani birey, i�inde bulundu�u realitenin
al��kanl���na, rahatl���na ve rehavetine kap�l�p at�lete
d��erse, onun bu durumu bir �st realiteye ilerlemesinin �n�nde
engeldir. ��te bu istenmeyen(makbul olmayan) durumdan bireyi
kurtarmak i�in, kendisiyle ilgilenen vazifeli yard�mc�lar
harekete ge�erler ve onun �n�ne(daha �nce de belirtti�imiz
gibi) �st�rapl� epr�vler d�zenleyerek at�letten kurtarmaya
�al���rlar.
Yar�m idrakli be�eri varl���n bir �st realiteye
ilerlemesinin �n�ndeki(kendinden/toplumdan kaynaklanan) her t�rl�
engelin genel ad� nefs�niyet oluyor(106). Hen�z hazmetmemi�(yani,
varl�kta �z bilgi haline gelmemi�) bir realitenin vicdan
mekanizmas�ndaki yeri, bu mekanizman�n �st unsurudur(olumlu z�t).
Ba�ka bir ifadeyle, o vicdan mekanizmas�n�n sahibi birey,
hala o realitenin adam�d�r/kad�n�d�r. ��nk� o realite
hen�z hazmedilmemi� ve ge�irilmi� de�il, �ge�irilmesi
gereken� bir realitedir(107).
D�nya okulundaki be�eri varl�kta vicdan birim d�alitesinin/mekanizmas�n�n
bu �ekilde i�leyi�i i�inde giderek olu�an y�ksek denge d�zeyi,
d�nya okulunun be�ere kazand�raca�� en y�ksek
mertebedir(135). Bu geli�mi�lik d�zeyine ermi� olan be�eri
varl�k d�nya okulundan tam derece ile diplomas�n� alacak ve
d�nyada kazand���/kazanabilece�i en y�ksek �z bilgi
kudretiyle vazifelere lay�k durumda insanla�m�� olarak
Vazife Plan��n�n �e�i�ine� gelir. B�ylece
varl�k, be�erlikten kurtulup, insanla��nca; vicdan
mekanizmas� da ortadan kalkacak, onun yerine elbette ki daha y�ksek
tertipte �vazife d�alitesi� alacakt�r(135).
Bu varl�ksal de�i�imle birlikte yar�m idrakli s�bjektif
geli�im s�reci de �objektif� bir nitelik
kazanacakt�r. D�nya okulundaki be�eri geli�imin bir �pasif
ve s�bjektif geli�im a�amas�� oldu�unu, daha do�rusu;
t�m hidrojen �lemi boyunca �yar� idrakli geli�im�in,
�pasif ve s�bjektif� bir geli�im oldu�unu
idrak kavram�n� irdelerken de g�rm��t�k.
Varl���n bedenli ya�amlar� birbirini izleyerek, d�nyaya
her geli�inde �z bilgilerinin ve idrakinin artmas�yla, vicdan
mekanizmas�ndaki y�kselmesi bir zorunluluktur. Bu geli�im i�inde
vicdan dengeleri giderek ��st� kademelerde
kurulmaya ba�layaca��ndan; �l�mden sonra spatyomdaki
muhasebelerin de ac� taraflar� giderek yok olur. Burada bir
kural da �udur: �drakler ne kadar geli�mi�se, spatyomda ki
yal�t�lm��l�k s�resi de o dar k�sa ge�er(205). ��nk�
bu yal�t�lm��l�k durumunda yap�lmas� gereken muhasebe i�leri
o kadar h�zl� bir �ekilde tamamlan�r.
|
|
(1)
�Y�zeysel zaman idraki� kavram� Kitap�ta �u �ekilde
kullan�lm��: D�nya (zaman�) idraki(210+211), basit
idrak(211), d�nya idrak d�zeyi(210), insanl�k �lemi
idraki(210), yar� idrakli durum(50+58).
(2)
�K�resel zaman� kavram� Kitap�ta �u anlamlarda kullan�lm��:
Asli Zaman(222), �draki Zaman(222), Vazife Plan��nda ge�erli
zaman(222).
(3)
De�er farklanmas�: Z�tlardan birinin ya da �tekisinin daha
�st�n tesirler almas�.
(4)
Konuyla ilgili Kitapta ki �rnek i�in bkz. Sayfa 124, �stten
5. Sat�r.
(5)
Kur�an�da �g�ren g�zler i�in �evremiz ayetlerle
doludur, ibret almaz m�s�n�z, ak�l etmez misiniz, hala d���nmez
misiniz!� mealindeki ayetler:
*
�G�ren g�zler i�in�� konulu ayetler: Rum 21+22+23+24,
Casiye 3+4+13, Bakara 164, Nahl 12, Rad 4, Zariyat 20+21, Naziat
26
*
�Hala d���nmez misiniz!� konulu ayetler: Neml 62, Sebe 9,
Hakka 42, Nur 61, Enbiya44, Kamer 15+17+32+40+42.
Sad�klar
Plan� Tebli�lerin de, g�zlemin �nemiyle ilgili sayfalar:
�Sa�l�kl�
g�zlem� konulu
sayfalar: 26+62+262+281.
(6)
��eytan� sembolizmi nefse/nefsaniyete kar��l�k oldu�una
g�re, vicdan mekanizmas�n�n nefs taraf�na yap�lan de�er y�klemesi,
��eytan� a y�nelik yat�r�m oluyor ki bu tutum da ��eytan�
�n(nefsin) i�levini kolayla�t�rmak ve ��eytan� la i�birli�i
anlam�na gelir. Kur�an�da ��eytan� �n bu i�levinin
��yle ifade edildi�ini g�r�yoruz: �� Kim ALLAH�� b�rak�p
da �eytan�� yanda� edinirse, a��k bir h�srana kesinlikle
yuvarlanm�� olacakt�r�.Nisa 119
(7)
�Vicdan�n y�ksek realiteleri� ifadesinin, Kitap�ta ge�en
�teki �zde�leri; vazife sezgisi, �st unsur, �st realite,
olumlu z�t
|