Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

�l�hi Nizam ve K�inat Kitab�nda

TES�R

  Asl� �lke�nin y�ksek gerekleri evrenin her yerinde egemendir. Bu gerekler evrenin her zerresine tesirler olarak sinmi� ve n�fuz etmi�tir. T�m bu tesirler say�s�z k���k farkl�l�klarla �lahi D�zen�in t�m uyumu i�inde evrenin en ince maddelerinde ortaya ��km�� bir tek kudret olarak i�levlerini ger�ekle�tirirler. Evrenin ilk zerresinden b�t�nl���ne var�ncaya kadar, insanlar�n; maddi, manevi, cismani, ruhani diye nitelendirdikleri her �ey ancak Asli �lke�nin gereklerini ta��yan ve tesirlerin d�zeni i�inde y�r�yebilir. Bu noktay� t�m ayr�nt�lar� ile sezebilenler i�in evrende tesirlerden kurtulmu� ba��bo� hi�bir ak���n ve olu�un m�mk�n olmayaca��n� idrak etmek kabil olur. Bu duruma g�re, evrenin t�m unsurlar� birbiriyle tesirle�me durumundad�r. S�z konusu tesirle�me mekanizmas�yla evrensel organizasyon sistemleri birbirini tamamlar. Bu y�zden tesirleri soyut olarak de�il, organizasyon sistemleriyle ve bu sistemleri kuran mekanizmalarla birlikte ele almak gerekir (69). Evren ba�tan ba�a bir organizasyondur. Bu evren boyutlu organizasyon, kendi i�inde hiyerar�ik bir yap�lanma durumunda birbirine ba�l� organizasyonlardan olu�ur: Bir organizasyon, kendisinden bir �st olan organizasyonun organizat�rl��� alt�nda �al���r. Burada organizat�r durumunda bulunan bir �st organizasyon alt organizasyona ���k tutar. Bu ���k da ona bir �st organizasyondan gelmi�tir. Bu durum, tesirle�meler kapsam�nda �nite�ye kadar gider. Bu evrensel yap�lanma i�inde �nite�den t�m evrene tutulan sanki bir projekt�r, hiyerar�ik olarak, genel Vazife Plan��n�n en alt kademelerine kadar gider. Bu evrensel yap�lanma i�inde �nite�den t�m evrene tutulan sanki bir projekt�r hiyerar�ik olarak, genel Vazife Plan��n�n en alt kademelerine kadar s�ralanm�� vazife organizasyonlar�n� yukar�dan a�a��ya do�ru kat eder. Bu yap�lanma i�inde evrenin en k�����nden en b�y���ne kadar t�m unsurlar�n hem etkileyen hem de etkilenen durumundad�r (70). Evreni olu�turan organizasyonlar t�m vazifelerini, �nite�den ��k�p; organizat�rl�k- organizasyon d�zeni ve yap�lanmas� i�inde �a�a��lara� do�ru yay�lan (ve Asli �lke�nin gereklerinin evrendeki tezah�r� olan) tesirlerle yerine getirirler (74).

Evrende Tesir Ak���

  Ruhlar�n tekam�llerine y�nelik olarak Asli �lke�den gelen (ve evrende tesirler olarak tezah�r eden) icaplar, evrenimizin ��st s�n�rlar�ndan� i�eri (bu ifadeler semboliktir) girer. Evrenimiz ��st s�n�rlar�� olan �nite�den s�z�lerek madde bile�imlerinin s�n�rs�z geli�im ve kabiliyet olanaklar�na g�re onlar� ve kendilerini �e�itli �ekillere, de�i�imlere ve d�n���mlere u�rata u�rata ��stten� itibaren �a�a��lara� do�ru yay�larak inerler ve hedeflerine ula��rlar. Bu arada her tesir, hangi varl�ktan hangi kademeden ge�erse ge�sin; (her tesir) kesinlikle bir gere�i (ic�b�) ta��r. Bu gerekte tesirin eri�ti�i kademedeki maddelerin ya da varl�klar�n ba�l� olduklar� ruhlar�n tekam�l ihtiya�lar�n� kar��larlar.

  �u halde evrenin hi�bir zerresi bu tesirden kurtulmu� / ba��bo� de�ildir. Asli �lke�nin gerekleri evrenin ��st� kademesini olu�turan �nite�ye yay�l�rlar ve orada bu tesirler vahdet olu�turur. B�ylece �nite ile birle�mi� olan gerekler; tesirler halinde �nite�den s�z�l�p, her varl���n gereksinimine uygun olarak evren i�indeki topluluklara, varl�klara, maddelere ve en k���k zerrelere kadar da��l�rlar ve onlarda �e�itli de�i�im ve d�n���mlere neden olurlar. ��te bu �tesir mekanizmas��yla evrenin y�r�y��� ve ak��� sa�lan�r. Daha varl�klar�n; ruhlarla, birbirleriyle ve maddelerle olan ili�kileri kurulur. B�ylece evren boyunca geli�im belli bir hedefe do�ru y�r�r gider. Evrendeki varl�klar da birer tesir kar���m�d�r. Varl�k denen bu tesirler kar���m�, Asli �lke�nin gereklerini ta��yan ve ruhlarla ilgili bulunan tesirler ile olu�turulur (31+32).

S�zge� Mekanizmalar�

  Evrensel hiyerar�ik yap�lanma i�inde tesirler, kaynaktan hedefe do�ru ilerlerken de�erlerini ve �iddetlerini azaltarak (bir bak�ma kabala�arak) giderler. Tesirlerin �a�a��lara� inerken, b�yle bir ba�kala�maya u�ramalar� �a�a��dakilerin� selameti  i�in bir t�r �s�zge� mekanizmas�d�r.� �Alt� maddeden ��st� maddeye ��karken de tesirin karma��kla�mas� �undan ileri gelir: �A�a��dan� gelen tesirler �yukar�ya� ��karken, oran�n b�nyesi gere�i olarak, daha geni� bir tesirler alan�yla kar��la��rlar. Oradaki tesirlerle sempatize olarak onlardan de�erler alarak kendi b�nyelerini geni�letirler ve b�ylece daha karma��k duruma gelmi� olurlar.

  �u halde bir tesir �a�a��lara� indik�e, her u�rad��� merhalede de�erlerinden bir k�sm�n� b�raka b�raka zay�flayarak iner; �yukar�lara� ��karken de her merhaleden yeni de�erler alarak karma��kla�a karma��kla�a ve kapsam� artarak �y�kselir�. Bu durum, tem tesirlerin maddeler aras�nda ilerlerken ger�ekle�tirdikleri i�levlerin zorunlu bir sonucudur, hem de �a�a��lara� indik�e u�rad�klar� merhalerlerde kendilerine sempatizan birer ara� bulmalar�na olanak sa�lay�c� bir gerekliliktir. T�m bu �tesir ayarlama mekanizmalar�� da gene y�ksek gerekleri ta��yan �st�n tesirlerin kontrolleri alt�nda bulunur (67+68).

S�zge� mekanizmalar�yla (ve dualite ilkesi tekni�iyle) ortaya ��kan olaylar:

- Ruhlar�n ihtiya�lar�na g�re ayarlanan t�m �ekillenmeler,

- �drakin, �e�itli mekanizmalar i�inde do�rudan ve dolayl� olarak kendisini varl��a ( ve dolay�s�yla ruha) hizmet edebilece�i en uygun duruma haz�rlamas�,

- Bunun i�in varl���n, kendi bedenine ve bedeni arac�l���yla da d�� aleme tesir etmesi

- Varl���n he bedeninde, hem de d�� maddelerde olu�turaca�� geli�im ile kendi geli�imi ve �zbilgisinin art���n� sa�lamas�

Tesir T�rleri

  Her organizmaya; �yukar�dan, yanlardan ve a�a��dan� bir�ok tali (yan) tesir gelir ki, bu tesirlerin i�inde hem o organizman�n vazifesini kolayla�t�r�c� pozitif tesirler vard�r; hem de onun kuvvetlenmesi, g�rg� ve deneyim birikiminin artmas� i�in sars�c�, bozucu ve hatta y�k�c� negatif tesirler vard�r ve bunlar o organizman�n s�nav, deneyim ve g�zlem uygulamalar�n�n olu�umuna olanak sa�lar. T�m bu t�li tesirler o organizman�n yeti�mesi i�in ve otomatik olarak �al��an bir�ok vazifeli varl�ktan gelir (78).

  Genel anlamda �tesirin bir maddeye gelmesi� demek, o tesiri verici maddenin manyetik alan�na �ok �ince� baz� partik�llerin, yani pek y�ksek hareketleri i�eren de�erlerin akmas�/ aktar�lmas� demektir. Bu ��yle olur: Tesiri alan maddenin ihtiyac�n� kar��lama kudret ve liyakatinde bulunan verici varl���n manyetik alan�ndan bir tesir kalkar. Buna kar��l�k al�c� madde ya da varl�k, kendisine ula�mas� uygun g�r�lm�� olan bu tesiri (kendi manyetik alan�ndan bir par�as�n� uzatarak ) sanki onu davet eder gibi, bir tav�r al�r; daha do�rusu ona tesirler g�ndermeye ba�lar. Biz buna ��nc� tesir� deriz (80+81). Bu ��nc� tesirler� grubuna bireylerin; isteklerini, arzular�n�, geli�im ihtiya�lar�n�, cehitlerini ve dualar�n� birer �rnek olarak g�steririz. Bunlardan dualar belirli bir uzakl��a kadar �yukar�lara� aksedebilir. Bu uzakl�klar�n uzunluklar� da o dualar� edenlerin dua ederken �yukar�lara� sunduklar� isteklerin; i�tenli�ine, do�rulu�una ve �iddetinin derecesine ba�l�d�r. Baz� dualar �uzun yollar� kat etmez, �a�a��larda� kal�rlar. Bunlar zay�f dualard�r ve bu y�zden kendilerini ger�ekle�tirebilecek kudretteki varl�klara rast gelmezler; esasen bunun da b�yle olmas� gerekir. �te yandan baz� dualar ise �ok �uzaklara� kadar gidebilirler. Bunlar �zden gelen ve ger�ek geli�im ihtiya�lar�na dayanan g��l� isteklerdir. Kudretli varl�klara ula�abilen bu dualar�n ger�ekle�me olas�l��� fazlad�r (81).

  ��nc� tesirler�e tekrar d�nerek diyoruz ki, sanki bir u�ak alan�ndan (alana yakla�makta olan) u�a�a g�nderilen sinyaller gibi, bu ��nc� sinyaller� gelmekte olan �ilk tesiri� kar��lamak �zere harekete ge�erken, o alana inmesi gereken �ilk t�li (yan) tesir� de; idrakli, yar� idrakli ve hatta bazen de otomatik olarak kendi kayna��ndan ��k�p inece�i alana do�ru ilerlemeye ba�lar. Fakat yukar�da da belirtti�imiz gibi, bu �ilk tesir�in ba��bo� de�ildir. Ona, ula�aca�� hedefin y�n�n� g�stermek i�in, daha �st idrakli kaynaktan gelen ba�ka bir tali (yan) tesir de e�lik eder ki, buna da �g�d�c� tesir� denir. Bu �g�d�c� tesir� �ilk tesir� ile sepmatize olmu� durumdad�r.

  Bununla birlikte �g�d�c� tesir� bir dereceye kadar �kaba� d�r. ��kt��� kayna��n (verici) �uur ve idraki her ne kadar �ilk tesir�inkinden �st�n de olsa, gene �sinyal vermek� kendisini bekleyen (al�c�) manyetik alana onu tam isabetle ula�abilecek kudrette de�ildir. Bununla beraber, ilk tesirle do�rudan sempatize olabilecek ayarda bulunmas�, kendisinin ona e�lik etmesini olanakl� k�lm��t�r. Demek ki, i� bu kadarla kal�rsa, bunlar gene hedefe ula�amazlar. Bunun da iki nedeni vard�r; �nce, �g�d�c� tesir� her �eyi kapsayan bir idrak geni�li�ine sahip olmad���ndan, burada yolunu �a��rabilir�. Yani �ilk tesir�in sempatize olabilece�i daha ba�ka birtak�m manyetik alan da vard�r ki; onlar da ihtiya�lar� dolay�s�yla bu t�r tesirlere �sinyal verebilirler�. Oysa ki, bu �ilk tesir�in buralara girmemesi gerekir.

  ��te �g�d�c� tesirin� bu konudaki yetersizli�i y�z�nden �teki alanlar�n vermekte oldu�u sinyallere aldan�p kap�larak �ilk tesir�in y�n�n� onlardan birisine do�ru y�neltmesi de olas�d�r. �kinci olarak, hedefi y�n�nde giden �ilk tesir�e m�dahale edip, onun i�eri�ini de�i�tirmek ya da yolundan �evirmek hatt� yok etmek kudretinde olan ba�ka bir�ok parazit tesirle bunlar�n kar��la�mas� olabilir. ��te �g�d�c� tesirler� (bazen �ok kuvvetli olan) bu m�dahalelere kar�� koyabilecek durumda de�ildirler. Birinci tesir bu m�dahaleler kar��s�nda korumas�z kal�nca yar� yolda yozla��p, i�levini yitirecek duruma gelebilir; ya da ba�ka bir yere s�r�klenebilir, hatta da��l�p gidebilir. Oysa ki, �lahi D�zen de herhangi bir i�in aksamas�, bozulmas�, yozla�mas�, k�t� sonu�lar vermesi vb. d�zen bozucu olumsuzluklara asla izin verilmez. Bu nedenle aksakl�klar� �nleyici d�zenlemeler kurulmu�tur. Bu c�mleden olarak, �ilk tesir�le beraber gelen �g�d�c� tesir�den ba�ka, daha y�ksek idrakli, vazifeli kaynaklardan daha �st�n �t�li tesirler�  ��k�p, bu kafileye e�lik ederler ki bunlara da �dirijan tesirler� deriz.

  �Dirijan Tesir� sevk edici tesir demektir. �Dirijan tesirler�, �ilk tesir�e hedefi bulduran ve onu yoldaki sald�r�c�, rastgele parazit tesirlerden koruyan ve gerekirse, bu bozucu tesirleri etkisizle�tiren kudretli tesirlerdir. Bu durum �una benzer; bir tren katar�n� ele alal�m; bu katar�n en �n�nde bir vagon vard�r, onun arkas�nda bir lokomotifi de bir makinist y�netir. ��te burada vagon �ilk tesir�i lokomotif � g�d�c� tesir�i, makinist de �dirijan tesir�i kabaca sembolize eder. Var�lacak istasyondan verilen sinyaller ise ��nc� tesir�i g�sterir (82).

  B�ylece, bu tesir katar� al�c�n�n manyetik alan�na gelince �g�d�c� ve dirijan tesirler�in vazifeleri o alan�n e�i�inde bitece�inden �ilk tesir�i orada alan�n s�n�r�nda terk eden bu refakat tesirleri onlardan ayr�l�rlar. ��lk tesir� ise amac�na uygun olarak o alanda olu�turaca�� tesirliklerle, onun ba�l� bulundu�u madde b�nyesi �zerinde gerekli de�i�meleri yapar, o maddenin dengesini bozar ve ona �e�itli hareketler yapt�r�r: Onu yerinden oynat�r, durumunu ve �eklini de�i�tirir; k�saca, �iddeti ve y�n� derecesine g�re, fakat her zaman d�alite ilkesi ve de�er farklanmas� mekanizmas�ndan yararlanarak o maddede �e�itli olaylar� olu�turur. Bu arada, t�m bunlar�n her zaman Y�ksek Tesirler Mekanizmas��n�n kontrol� alt�nda olduklar�n� unutmamak gerek (82+83).

  �Yukar�dan� al�nan tesirler �ok �nemlidir ��nk� bu tesirlerin her biri y�kseltici de�erler i�erir ve maddeler bu y�ksek de�erleri ala ala bir �st plan�n daha zengin de�erli maddeleri ve tesirleri ile sempatize olabilecek duruma gelebilirler. G�n�n birinde de, bir �st kademedeki bile�imlere (kombinasyonlara) kayarak onlarla ayn� planda tesirle�melere ba�larlar. Bu �ekilde o madde, bir �st kademedeki madde birle�imlerine ge�erek bir kademe daha y�kselmi� olur be �yukar�dan� da yeterince tesir alamazsa, bu kez i� tersine d�ner. Yani �alttan� gelecek tesirler bir dereceye kadar basit olduklar�ndan, o maddenin ona g�re karma��k olan b�nyesindeki t�m hareketleri besleyecek durumda bulunmazlar. E�er bunlar �yukar�dan� da beslenmezlerse, yava� yava� o hareketin bir k�sm� silinmeye ba�lar ve o madde art�k, bulundu�u kademedeki �teki bile�imlerle bile al��veri� yapamaz duruma gelir; bu durumda, ancak kendisiyle sempatize olabilen bir alt kademenin maddeleri aras�na kar��m�� olur ki, bu da onun �gerilemesi� (de�erinin silinmesi) demektir (83).

  �u halde bir madde bile�iminin, daha do�rusu bir organizman�n y�kselmesi / al�almas�; ona y�nelik ��st / ast� tesirlerin niceli�ine ve niteli�ine ba�l�d�r ki, bu da onu y�neten varl���n, gelecek tesirlerini iyi ayarlayabilmesine, gerekli olanlar� organizmas�na davet edip, gereksizleri saf d��� edebilmesi konusundaki kudretine ba�l�d�r. Yani bu i�ler onun sorumlulu�u alt�ndad�r. �rne�in, bir organizman�n her par�as�na gelen milyarlarca tesiri, e�er onun organizat�r� (o bedeni y�neten varl�k) iti ayarlayamazsa ve bu y�zden baz� par�alar�n organizat�rleri kendilerine tesirleri gere�inden fazla d�vet ederlerse, o zaman bu organlara fazla tesirler akmaya ba�lar ve bunun sonucunda o grupta, �teki gruptaki par�alara oranla a��r� bir etkinlik g�r�l�r. Bu a��r� etkinlik gittik�e, o organ�n genel organizma d�zenine kar�� ayk�r� hareketlerde bulunmas�na neden olur(83).

  Bu durum ise, giderek o organ�n; organizmada hi�bir d�zen tan�mayan asi bir duruma girmesine zemin haz�rlar ki, buna da �kanserle�mi�� organ deriz. �u halde, kanserle�me vakas�, organizma i�indeki bir organ�n oldu�undan daha ileri bir hamle almas�, geli�mesi ihtiyac�n� g�sterir. ��te baz� organlar �e�itli durumlarda, b�yle dengeyi bozucu fazla ya da eksik etkinliklerde bulunmas� o organlar�n ba�l� bulundu�u organizman�n (v�cudun) bir g�n ��kmeye ve da��lmaya ba�lamas�n� beraberinde getirir. Bu durum ki�inin kaba i� organlar�nda olursa; t�p, �uzvi hastal�klar� dan ve hatta �l�mlerden s�z eder. Sinir sistemi ile ilgili par�ac�klar aras�nda g�r�l�rse, psikolojik rahats�zl�klardan ve �uur bozukluklar�ndan s�z ederler. T�m bunlar varl���n bedenine gelecek tesirleri, �e�itli nedenlerle ya da y�ksek gereklerin yetkisi alt�nda iyi ayarlayamamas�n�n sonucudur ki, bu nedenlerin ba��nda gene, o varl���n mukadderat�yla ilgili olan (yani kendi liyakat ve geli�im ihtiya�lar�n� ilgilendiren durumlar� gelir (84).

Ruhtan Evrene

  Ruh ile evren aras�ndaki ba�lant�y� kuran tesirler d�rt gruba ayr�l�r. Bunlar�n ikisi, do�rudan do�ruya evren d���ndan gelen Asl� Tesirlerdir. (Yani, Asli �lke�den gelen tesirler�) �teki ikisi bu Asl� Tesirlerin maddelerde ve varl�klarda baz� i�lemlerden ge�tikten sonra, onlar�n de�i�imlerinden ortaya ��kan tali tesirleridir. Asli Kaynak�tan gelen Kudretlerin ancak evren i�inde y�r�yen k�s�mlar�n� tesir olarak anlayabiliriz(63).

  ���nc� gruptaki tesirler Asl� �lke�nin gerekleri dahilinde evren d���ndan gelen ilk ana tesirler gibi do�rudan do�ruya d��ar�dan gelmeyip; evren i�indeki belirli a�amalarda bulunan varl�klardan yay�lan tesirlerdir. Esas�nda gene Asl� Kaynak�tan gelmi� olan bu tesirler; herhangi bir varl�k taraf�ndan kullan�ld�ktan sonra, asli de�erini yitirip gene ayn� farkl�la�m�� ve asl�na g�re kalitesi d��m�� olarak varl���n d���na yans�m�� tesirlerdir. Buradaki �d���k kalite� ifadesinin anlam� y�r�yece�i ortamlara ve hedeflere g�re �tesirlerin ayarlanm��� olmas�d�r. ��nk� basit bir madde bile�imine �y�ksek� tesir g�nderilmesi do�ru olmaz. Benzer �ekilde �ok karma��k madde bile�imlerine de �hafif� tesirler yarar sa�lamaz (64+65). Varl���n s�navlar�, deneyleri, g�zlemleri, k�sacas� plan�n gereklerinden olan t�m gereksinimleri i�in kulland��� bedenine yard�mc� olarak; d��ar�dan ve elbette gene ancak o varl�k kanal�yla milyonlarca tesir gelir. Bu tesirler �ok �y�kseklerden� gelebilece�i gibi, (de�i�ik �iddetlerde sonu�lar olu�turmak �zere) �e�itli geli�im d�zeyindeki planlardan ve kademelerden de gelebilir. Varl���n d�nyadaki bedenli ya�am� ile ilgili olarak �izilmi� bulunan mukadderat plan�n� gereklerini yerine getirmek i�in bedeni ile t�m bu tesirler �st planlar� s�rekli kontrol ve g�zetimi alt�ndad�r. Bundan dolay�, bu tesirlerin en �k�����nden� en �b�y���ne� kadar hi�birisi bo�, anlams�z ve gereksiz de�ildir(186).

  Buna �rnek olarak be�eri varl�klar�n birbirilerine yapt�klar� tesirler aras�nda bu ���nc� gruptaki ( derecedeki) tesirler g�sterilebilir. D�rd�nc� gruptaki tesirler ise miktarca kabala�m�� de�erlerdir. Bunlar esasi tesirleri bir madde bile�iminde kullan�ld�ktan sonra, tamamen de�i�mi� olarak depo edilen ve gere�inde otomatik etkinliklerde kullan�lan kaba tesirlerdir. �rne�in, bir maddesel sistemde ya da bir beden i�inde otomatik etkinliklerin yap�lmas� bu depo tesirler kullan�larak yok olur. Daha �nce bildirdi�imiz maddelerin manyetik alanlar� bu tesirlerin kapsam�na girer (64+65).

Tesirler ve Hareket

  Evren �st� ger�eklerin maddeye yans�m�� durumlar� tesirlerdir. Maddelerin tepkilerini de evren �tesine yans�tan gene bu tesirlerdir. Tesirler bir maddeyi uyard�ktan sonra o maddenin hareketleri ile ba�ka maddelerin ve o ba�ka maddelerin hareketleri ile de ve daha ba�ka maddelerin hareketlenmelerine neden olarak �tesirler zinciri� olu�tururlar ki, bu da bir t�r otomatizma olur. Evrende b�yle otomatizmalarla y�r�t�len bir�ok i� vard�r. Fakat b�yle ard� ard�na otomatik etkinliklerde gene ancak �Yukar�dan� gelen vazifeli varl�klar�n tesirlerini kontrolleri alt�nda cereyan eder. Tesirler k���k ama sonsuz �e�itlilikteki farkl�l�klarla �e�itli madde bile�imleri halinde madde b�nyelerine girerler ve maddeler aras�ndaki say�s�z etkile�imleri sa�larlar. T�m bu tesirler evreni ba�tan ba�a hi�bir insan idrakinin kavrayamayaca�� karma��k bir �r�nt� halinde sarm�� durumdad�r (69).

  Yukar�da, maddelerin hareketlenmelerinin tesirlerle oldu�unu belirtmi�tik. Kendi kendine harekete ge�meye muktedir olmayan, daha do�rusu, kendisinde hareket bulunmayan (atalet halindeki) Asli Madde; ancak �d��ar�dan� gelen herhangi bir tesire tepki verip o tesir y�n�nde hareket etmek olana��na sahiptir. Do�rudan do�ruya kendisi hareketsiz, �ekilsiz ve tesirsiz olan Asli Madde, �d��ar�dan� kendisinin gelen her tesire kar�� o tesirin; �ekliyle, y�n�yle, derecesi ve �iddeti ile uyumlu olarak hareketlenmek ve �evresindekilere tesir etmek kabiliyetine sahiptir. Yani maddede kendili�inden enerji �retme kudreti yoktur. Fakat �d��tan� gelen tesir ile hareket etmek ve enerji tezah�r� g�stermek olana��na sahiptir. Ayr�ca d��ar�dan gelen bir tesirle Asli Madde�de olu�turulan bir tepki, yeni kar�� hareket, o tesir kesildikten sonra s�rmez (14).

  �D��ar�dan� gelen kuvvetli tesirlerle bazen bir madde b�t�n�n�n par�alar� aras�ndaki ba�lar g��lenerek artar. Hatta hareketleri s�n�rlayacak �ekilde bu par�alar bir birine yakla��r bu y�zden bunlar�n hareketlerini etkilemek i�in g��l� tesirler yollamak gerekir.

  �A�a��lara� inildik�e madde hareketlerinin azalmas� ve basitle�mesi maddelerin ilkelle�mesine neden oldu�u gibi o maddeye �d��ar�dan� gelen tesirlerin azalmas� ve basitle�mesi de madde hareketlerini o oranda azalmas� ve basitle�mesi sonucunu beraberinde getirir(12).  �rne�in hidrojen ve uranyum atomlar�n� ele alal�m: Hidrojen atomu say�s�z nitelik ve nicelikteki hareketlerle s�n�flanm�� maddenin bir durumudur. Bu atomun karma��k �ekli olan Uranyum atomu ise bunun bir�ok kat� fazla ve karma��k hareketleri b�nyesinde ta��r. Benzer �ekilde bir hidrojen atomunun �evresine yapt��� tesir uranyumunkinden daha fazlad�r. ��te uranyum, hidrojene oranla �evresine yapt��� etkinin y�ksekli�i ve fazlal��� onu hidrojenden daha �ok tesirler almakta oldu�unu g�sterir. Tesirler ancak maddelerde v�cuda getirdikleri hareketlerle tezah�r ettiklerinden, uranyum atomunun hareketleri hidrojeninkinden daha �ok ve karma��kt�r. Bundan dolay�, uranyumun; �evresine fazla tesir g�ndermesi, fazla tesir almakta oldu�unu yani kendisine gelen tesirlerin o oranda tepkilerini g�stermekten oldu�unu ifade eder. ��nk� hi�bir tesir tek tarafl� de�ildir ve maddede de aksiyonsuz reaksiyonsuz olur, ne de tepkisiz kalan aksiyon bulur(13).

  Hidrojen atomu varl�k durumuna gelinceye kadar sadece Asli Tesir ile o atoma ba�l� olan ruhla ilgili tesir gelir. Yani bu atomlar� b�nyelerindeki hareketler ancak y�ksek Asli Tesirin egemenli�i alt�ndad�r. Ba�ka bir ifade ile bu a�amada atom b�nyelerine �T�li Tesirler� dedi�imiz evrendeki �teki varl�klardan kaynaklanan tesirler gelmez.(45).

  Amorf maddeden ba�layarak hidrojen atomunun geli�imi, varl�k a�amas�na kadar Asl� Tesirlerin etkisi tesirlili�i alt�nda olur. �lk hidrojen atomlar�n�n varl�k kademesine kadar geli�imleri tamamland�ktan sonra, o varl��� do�rudan do�ruya Asli Tesir gelmez. Ancak varl���n hizmetinde oldu�u ruhta, daha do�rusu; Asl� Tesirin ruhla ilgili olan k�sm�nda ve evrendeki de�i�ik geli�im d�zeyindeki varl�klardan T�li Tesirler  gelir. ��te t�m bu tesirler ile o varl�k, geli�imi i�in gerekli olan s�navlar� ve deneyimleri ge�irmeye ba�lar. Bir�ok olanaklarla kar��la��r(46).

  Amorf maddeden ba�layarak Hidrojen atomundan varl�k olu�umuna kadar olan s�re�te ruh da pasif tek�m�l� i�indedir. Ruh pasif tek�m�l�n� ger�ekle�tirirken ebediyet kadar uzun bir devreden sonra bu durumdaki ruhlar�n baz�lar� yava� yava� bu da��n�k maddeyi toplayabilecek kadar tekam�llerinde ilerlemi� duruma gelir. Bu duruma geli�mi� bir ruhun bir sonraki tekam�l a�amas�na zemin olmak �zere �nite�den amorf vasat�n i�inde bir noktaya tesir gelir. Bu tesir, birisi; o maddeye ba�lanm�� ruha ait, �tekisi ise olu�um a�amas�nda bulunan maddenin b�nyesine ait olmak �zere, birbirine z�t karakter g�stermekle beraber, birbirini destekleyen / tamamlayan k�sacas� ayn� hedefe y�nelmi� bulunan iki terimden olu�ur. Bu iki z�t tesir, birbirine z�t karakterde birle�mi� unsurlardan ibaret iki bir madde vahdetini yani bir birim d�aliteyi olu�turur (41).

  Evrende tek�m�l uygulamas�na ilk ba�layacak bir ruhun bu uygulamas�yla ilgili ilk durumlar� evrenin amorf durumuna yans�t�l�r. Bu yans�ma tesirler kanal�yla olur. Tesirler ise hem ruhlar �lemine, hem de evrenlere egemen olan ve ne oldu�u hi�bir zaman anlayamayaca��m�z, hatt� sezemeyece�imiz Asli �lke�nin �gereklilik� (icap) dedi�imiz �Kudreti� nin evrenimizle ilgili ruj madde durumlar� �zerindeki ifadesi ve ortaya ��k���d�r. Ruhlar�n ihtiya�lar�n� evrenlere ta��yan bu tesirler dualite ilkesi ve de�er farklanmas� mekanizmas�yla maddede daha �nce s�z�n� etti�imiz hareketleri olu�tururlar. ��te evrendeki hareketler, ruhlar�n �k�p�rdan��lar�n�n� ve �davran��lar�n�n� bu tesirler kanal�yla madde olu�umlar� �eklinde ortaya ��kan sembolik birer ifadesidir. B�ylece evrene ilk giren basit / acemi ruhlarla ilgili tesirler, devamlar� boyunca eri�tikleri alanlardaki il maddelerin o anda, o ruhlara birer g�zlem alan� olmas�n� sa�lar. Bu arada, bir ruhtan gelen tesire kar�� maddenin; hareketler �eklinde verdi�i tepkiler, gene o tesir kanal�ndan d�nerek ayn� ruha yans�r. B�ylece, Asli �lke�nin gereklerine (�kudretine�) t�bi olarak ve bu gereklerin yard�m�yla ruh ve maddelerin dolayl� ili�kileri tesirler arac�l���yla kurulmu� olur ve bu �ekilde ruh, maddeden alaca��n� alm�� olur(38).

Evrenin D���ndaki Hakikatler

  D�nyam�zda madde diye g�rd���m�z �eyler asli maddenin kendisi de�il, tesirlerle ilk harekete ge�ti�i andan ba�layarak, alm�� oldu�u �e�itli �ekil ve durumdaki halleridir. ��te maddenin b�yle, t�rl� tesirler alt�nda; t�rl� t�rl� hareketlere ge�erek, de�i�ik / �e�itli haller almas�na, onlarda sakl� bulunan olanaklar�n harekete ge�mesi deriz. M�dem ki evrenin asli cevheri kendi kendine harekete ge�mek kabiliyetinden yoksun, amorf ve at�l durumdad�r; madem ki d��ar�dan tesir almad�k�a kendili�inden hi�bir hareket yapabilemez, o halde bu amorf ve at�l cevherde b�yle sonsuz durum ve �ekilleri olu�turan, �e�itli realiteleriyle koskoca bir evreni tezah�r ettiren bu tesirlerin kayna��n� evrenin d���nda var olan hakikatlerde aramak zorunlulu�u vard�r ve asl�nda durum da b�yledir (15+16).

S�zge� Mekanizmalar

  Evrenin ilk zerresinden b�t�n�ne var�ncaya kadar her �eyin ancak y�ksek ilkelerin gereklerini ta��yan tesirler a��n�n d�zeni i�inde y�r�d���n�, bu yap�lanma i�inde her unsurun hem etkileyen hem de etkilenen oldu�unu evrende tesirden yal�t�lm�� / ar�nm�� hi�bir ak���n ve olu�un m�mk�n olmad���n� ve s�z konusu tesirle�me i�inde, organizasyon sistemlerinin birbirini tamamlad�klar�n� daha �nce de (69) belirtmi�tik. Maddeler ve tesirle�me mekanizmas� i�inde bir bedenden (ya da madde bile�iminden) bir ba�ka madde bile�imine (bedene) tesirler ge�erken; bir tak�m de�i�melere u�ramakta, �yukar�dan a�a��lara� indik�e basitle�mekte, �yukar�lara� ��kt�k�a da karma��kla�makta oldu�unu belirtmi�tik (65). Bunun nedeni �udur:

  Bir madde �nitesinden bir alt madde �nitelerine ge�erken, tesirlerin i�inde bulunan de�erlerin bir k�sm� �st �nitede kald��� i�in, o tesir ilk geli�indeki durumuna oranla k�smen �silinerek� ve de�erlerinin bir k�sm�n� yitirerek a�a�� �niteye iner. Bu durum alttaki �niteyi g��l� bir tesirin zarar�ndan otomatik olarak korumu� olur ki, bu da evrendeki varl�klar�n ve maddelerin selameti i�in kurulmu� s�zge� mekanizmalar�ndan birisini olu�turur. Bu duruma �rnek, yer k�reye gelen d�� uzay kaynakl� ���nlar g�sterilebilir: D�nyam�za g�ne�ten, aydan, y�ld�zlardan, gezegenlerden ve �teki uzaysal objelerden milyarlar kere milyarca do�rudan / dolayl� tesirler gelir. Bu tesirler a�� (�r�nt�s�) t�m d�nyay� kucaklar. ��te bu gelen tesirler aras�nda, hi� ku�kusuz d�nyay� b�y�k zararlara sokabilecek olanlar� da vard�r. Fakat �ok yukar�dan gelen b�y�k tesir kaynaklar�yla ilgili tanzim mekanizmalar�ndan ayr� olarak, t�li tesirler i�in d�nyan�n �evresinde kurulmu� baz� s�zge� mekanizmalar� da vard�r ki, bunlar bu kudretli tesirleri s�zerek onlar�n zararlar�ndan d�nyay� korurlar. Bu s�zge� mekanizmalar�n�n hedefi, d�nyan�n kald�ramayaca�� kadar g��l� olan tesirlere yol vermemektir. B�ylece o tesirlerin bir k�sm� d�nyaya u�ramadan ge�er giderler(67+68).

G�ne� Sistemi ve Tesirle�meler

  Bir �ekirdek �evresinde d�nen �e�itli madde par�alar� vard�r. Bu madde par�alar�n�n her birinin birer manyetik alan� bulunur. O �ekirde�in �evresinde d�nen par�alar�n geli�mi�liklerine g�re, bu manyetik alanlar aras�ndaki kar��l�kl� tesirle�melerin durumlar� da de�i�ir. ��te bu tesirle�meler sonucu da kurulan denge durumlar�n�n t�m� bir manyetik alanlar sentezi olu�turur ki, buna g�ne� sistemi deriz (296).

  G�r�ld��� gibi, evrende olsun, g�ne� sisteminde ya da d�nyada olsun; bir maddenin �evresiyle olan ili�kilerinin elbette bir d�zeni ve yolu vard�r. bu d�zen ve yol, y�ksek ilkelere uyum i�inde, madde bile�imlerine �yukar�dan, a�a��dan, sa�dan, soldan gelen say�s�z tesirlerle y�r�t�l�r. Maddeye bu �ekilde s�rekli gelen ve onun tepki vermesine neden olan �e�itli tesirler dualite ilkesi ve de�er farklanmas� konusuyla ba�lant�l� olarak i�ler (21).

Tesir ve D�nya �nsan�

  D�nya d��� bir kaynaktan d�nya insan� be�ere y�nelik herhangi bir tesir  o kimsenin b�nyesine g�re farkl� inceliktedir. Bu durumdayken onlar aras�nda sempati yoktur. Dolay�s�yla �inen� tesir, o bireye aynen oldu�u gibi inmez. Onun o kimseye ula��ncaya kadar �yumu�amas��, �iddetinin bir k�sm�n� yitirmesi ve o ki�inin kabul ve hazmedebilece�i duruma gelmesi gerekir. Bunun i�in, tesirin bir tak�m ba�kala�malar ge�irmesi, baz� �s�zge�lerden� s�z�lmesi ve kabala�mas� gerekir. Be�er, bir; varl���ndan gelen tesirlerle, bir de �evresinde ald��� tesirlerle s�rekli olarak kar�� kar��yad�r. ��te birey, �zvarl���ndan gelen tesirlerle, d�nyadaki �evresinden ald��� tesirlerin dengesi i�inde ya�ar (89). T�m bu i�lemler, d�nyan�n �evresinde, kabal�ktan inceli�e do�ru, d�nyadan gittik�e uzakla�an tesir vasatlar�ndan olur. Demek ki, s�z konusu ba�kala�malar� sa�layacak olan her tesir alan�, gelen tesir i�in bir de�i�im/ d�n���m istasyonu, yani bir transformat�rd�r. D�nyadaki bir kimseye tesir g�nderecek olan varl�k, ne kadar �uzaktaysa�, yani aralar�nda ne kadar tekam�l fark� varsa, o tesir o kimseye gelene kadar i�inden ge�ece�i de�i�im alanlar�n�n (transormat�r istasyonlar�n�n) adedi o kadar fazla olur. Tam tersine, tesir g�nderecek olan varl�kla, o tesiri alacak olan enkarne varl�k (�rne�in, bir medyom) seyy�liyet bak�m�ndan birbirine ne kadar yak�n ise, aradaki transformat�r istasyonlar�n�n say�s� o kadar azalm�� olur (148).

  Vazifeli bir varl�ktan kalkan ve belirli anlamlar� ve izlenimleri bir medyomda uyand�rabilecek titre�imleri i�eren bir tesir, bu i� i�in belirlenmi� medyoma do�ru ilerlemeye ba�lar. Yukar�da (148) belirtti�imiz gibi, bir�ok transormat�r istasyonlar�ndan ge�tikten sonra, medyomun varl���n�n �uur�st� il e ba�lant� kurar. Bir varl���n ba�ka bir varl�kla be kendi ruhlar� ile ancak �uur�st� alanlar�n�n a��k oldu�u ve bu alanlar ile ba�lant�y� ge�tiklerini daha �nce de belirmi�tik. �uur�st�ne inen o tesirler oradan derhal, medyomun hangi melekesi ya da i�levini kullanmak gerekiyorsa, o i�levi / melekeyi y�neten merkeze �uurd��� kanal�yla g�nderilir. �uras� bir kurald�r ki, be�eri beyne gelen tesirler beyin merkezlerini olu�turan molek�llerin hareketlerini art�r�rlar ve onlar�n her zamanki titre�im frekanslar�n� y�kseltirler ki, bu da onlar�n kabiliyet ve kudretlerini o oranda artm�� olmas� demektir. �rne�in, burada medyomun, gelen tesirleri konu�arak �evreye aktarmas� gerekiyorsa, �uur�st�ndeki tesirler �uurd��� kanal�yla do�ruca, konu�ma merkezine gelir ve bu merkezi etkin duruma getirirler. Bu tesirler beyin merkezlerinde uyand�r�larak izlenimlere g�re ayarlam��t�r (149).

  Be�er, beyine giren her tesirin ya do�rudan ya da dolayl� olarak �uur merkezine yans�mas� �art oldu�undan, �uur�st�nden konu�ma merkezine tesirin gelmesi s�ras�nda bu tesir �uur merkezine de ge�er. �uura ge�en tesirler �uuru ifade eden merkezdeki molek�llerin titre�im frekanslar�n� artt�rarak bu merkezi, tesirlerin ama�lar�na g�re etkinli�e y�neltirler. B�ylece tesirleri alan �uur, onlar� �uurd��� kanal�yla tekrar �uur�st�ne g�nderir. Tesirlerin burada �uur�st�ne g�nderilmesinden ama� onlar�n merkeze tam gelip gelmedi�inin kontrol�n�n yap�lmas�d�r. Varl�k bunu kontrol eder. Asl�nda bu kontrol� yapan gene varl�k olmay�p, o tesiri g�nderen vazifeli varl�kt�r, ama sanki bunu medyomun varl��� yap�yormu� gibi g�r�n�r.

  Bu kontrol�n sonunda, tesirin konu�ma merkezine giden �eklinin do�ru / yanl�� oldu�una h�k�m verildikten sonra, bu h�km�n tekrar �uurd��� kanal�yla �uura gelir. �uur h�km� do�rulu�una / yanl��l���na g�re etkisi alt�nda bulunan merkeze onun yap�lmas�n� / yap�lmamas�n� emreder. Merkez ancak bu emri ald�ktan sonra harekete ge�er. E�er �yap� diye emir alm��sa, gerekli organlara tesir ederek medyomu konu�turur. Bu s�rada medyom gelen tesirin i�eri�ini anlam� s�ze �evirerek , gerekli olan s�zc�k ve imajlar� �uur d���ndaki o ya�am�yla ilgili bilgilerden ve izlenimlerden al�r. Tesirin konu�ma merkezinden konu�ma organlar�na ge�mesi i�in gerekli i�lemlerin tamamlanmas� birka� saniye olur (150). Oysaki tesirin; �uurdan (�uurd��� kanal�yla) �uur�st�ne gidip, kontrolden ge�tikten sonra tekrar �uuralt� kanal�yla �uura d�nmesi ve oradan da konu�ma merkezine gitmesi ancak saniyenin onda biri kadar k�sa bir zamanda olup biter (151).

�l�m Denen Ge�i�

  �l�m olay�nda d�nya bedenine �yukar�� dan gelen tesirler, yani de�erler kesilir. Bu tesirlerin kesilmesiyle, onun bile�imlerindeki hareketlerin bir k�sm� silinmeye ba�lar. Bu s�rada �a�a��dan� gelen tesirlerinde s�rece kat�lmas�yla o beden art�k eski �eklini koruyamaz. D�nya ya�am� boyunca bu bedenden yararlanm�� olan varl�k; daha sonraki geli�im a�amalar�na ge�ebilmek i�in daha �st tesirlerin de�er mekanizmalar� yard�m�yla, daha uygun bile�imlerle beslenmeye ve zenginle�meye muhta�t�r (93).

Derleyenler : H�seyin �zdinler, Oktay T�fek�io�lu, Selman Ger�eksever (Mart 2014)

  Rakamlar �L�H� N�ZAM �dan al�nt�lamalar�n sayfa numaralar�d�r.

 Yay�n Tarihi:26 Eyl�l 2017 

<<  �NCEK� B�L�M

 SONRAK� B�L�M >>

 

Astroset 2003-2017