Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

�l�hi Nizam ve K�inat Kitab�nda

RUH

Derleyen : Selman Ger�eksever

  Ruh, evrenleri olu�turan madde cevherinin de �st�nde �cevher �st� hakikatler � in �st�ndedir. Bu durumuyla ruh, evren cevherinin ana �zelli�i olan at�let ve hareketsizli�in tam kar��t� olan bir i�eri�e sahiptir. Evren cevherinde ruha ait hi� bir �ey yoktur. Ruhta da evren cevheriyle ilgili �zelliklerin hi�birisi yoktur. Ruhun i�eri�inin ne oldu�u tasavvuru s�z konusu de�ildir. ��nk� onu betimlemeye ve tan�mlamaya yetecek evrende hi�bir s�zc�k asla bulunamaz. Ruhun i�eri�ini ve ne oldu�unu incelemeye �al��maks�z�n, onun var olma zorunlulu�unu kabul etmek ger�e�e en uygun tutumdur. Ruh ve evren cevherlerinden, birinden �tekine herhangi bir ge�i� ve do�rudan al��veri� olas� de�ildir. Ruh ve evren cevherleri, aras�nda sonsuz bir eri�ilmezlik vard�r. Bir bedenin i�inde ya da evrende ruh diye hi�bir �ey yoktur. Evrende ne varsa, hepsi/her�ey maddedir, maddenin �e�itli durum ve g�r�n��lerinden ibarettir(16).

  Hi� bir mek�n ve s�n�r tan�mayan say�s�z/sonsuz evrenler kar��s�nda ruhun durumu s�z konusu olunca; ona insanlar�n t�bi oldu�u, evrenleri bile kapsamaya yetmeyecek kadar be�eri idrake ba�l� bir yer/mekan t�yin etmeye kalk��mak hat�lar�n en b�y��� olur. �u halde, ruh i�in; i�, d��, mek�n vb. Kavramlar� d���n�lmeksizin , sadece; �ruhlar t�m evren cevherinin �st�ndedir � demekle yetinmek gerekir. Evren olu�umunun ve var olu�unun  amac�; ruhlar dedi�imiz hakikatlerin, evrenimizle ilgili olarak tek�m�l �eklinde kabul edilen ve �ihtiya� � kavram� ile simgele�tirilen durumlar�n ger�ekle�tirilmesidir(246). Madde evreni ruh i�in ancak bir ara�tan ib�rettir. Madde arac�n�n amac�, ruhlar�n ihtiya�lar�n�n evrenimize ait tekam�l diyebilece�imiz k�sm�n�n ger�ekle�mesidir ki, bu da ��nite � diye if�de edilir(245). �nite konusuna girmeden �nce, Ruh-evren(madde) ili�kisinin, birbirinden apayr� cevherler olmas�na kar��n, bu ili�kinin nas�l oldu�u konusu �zerinde durmakta yarar var. 

Madde �le �lk Ba�lant�

  Cevher farkl�l���ndan dolay�, ruh ve evren cevherlerinden, birinden �tekine herhangi bir ge�i�in, do�rudan al��veri�in/etkile�imin s�z konusu olmad���n� ve bu ikisi aras�nda sonsuz bir eri�ilmezli�in bulundu�unu belirtmi�tik(16). Bununla birlikte ruh ve evren aras�nda, sanki kucakla�m��lar gibi bir �i�i�elik � in de bulundu�unu; hatt�, evrensiz bir ruh, ruhsuz bir evren d���n�lemeyece�ini biliyoruz.

  Ruh ile evren aras�ndaki s�z konu ba�lant� ve i�i�elik, Asli �lke�nin Kudreti�nin tezah�r� olan (�Y�ksek �lkeler � de denen) Asli tesirler ile sa�lan�r. Ruh ve evren ili�kisi/etkile�imi Asli �lke�nin gerekleri (�kudreti �) kapsam�nda ger�ekle�en ve s�r�p giden bir olgudur. Ruhun tek�m�l ihtiya�lar� Asli �lke�nin gereklerine(�kudretine �) g�re, evrene tesirler olarak aksettirilir. Evrene yans�yan bu ihtiya�lar�n yan�tlar�n� vermek madde/evren cevherinin f�trat�nda bulunan bir zorunluluktur. Ruhun tek�m�l ihtiya�lar�na maddenin verdi�i yan�t/yans�ma(tepki), gene ayn� kanaldan, ayn� gereklilikle ruhlara yans�r. Evrenlerde ve evren �st� olan ruhlar aras�nda, Asli �lke�nin gereklilikleri her �eyi kapsar(28).

  Bir evren ile ilk olarak ba�lant� kuracak bir ruh i�in bu ilk ba�lant�y� sa�layan da Asli �lke�nin Kudreti�nin Asli Tesiri�dir. Bu ilk ba�lant�dan sonra, ruhun tek�m�l ihtiya�lar�na g�re; ayn� madde d�zeyinde bulunan , ya da daha �st bir madde d�zeyinde olan �teki maddelerdeki g�zlemleri s�r�p gider. B�yle ilk a�amada bulunan �acemi ruhlar � i�in, her maddenin geli�im durumundaki an�na ruhun, bir tek�m�l ihtiyac� kar��l�k gelir. Ba�ka bir if�deyle, herhangi bir ruh i�in, bu durum mekanik bir uygulama zemini olur. Ruhlar�n, bu ilk a�amas�n�n ba�lang�c�ndaki durumu, s�dece maddenin hareketlerine uymakt�r(pasif, mekanik/otomatik tek�m�l ba�lam��t�r) (38). Bu durumda madde geli�imi hen�z atom alt� a�aman�n ba�lang�c�ndad�r. Hidrojen alt� a�ama ve varl�k olu�umunun ileride tekrar ele alaca��z ama �imdi Asli �lke�nin Kudreti�nin  tesirlili�i alt�nda ruh ve madde(evren) durumuna biraz daha bakal�m:

  Asli �lke Kudreti�nin tesirlili�i alt�nda ruh ve evren bu ilk ba�lant�lar�n� ger�ekle�tirdikten sonra, bu ilk madde(hidrojen alt�) a�amas�ndaki ruhlar�n; ir�deyi, �zg�rl��� ve idraki gerektiren aktif hi�bir durumlar� yoktur. Bunlar evrende hen�z bir madde olu�umuna da s�rekli ba�lant�l� de�ildirler. Acemi ruhlar bu ilk a�aman�n da ba�lang�c�nda iken, evrendeki basit yans�malar�n�n mekanik yollardan geli�tirilmesi i�in; bir madde durumundan, ba�ka bir madde durumuna, oradan da gerekirse, ba�ka bir madde durumuna �sokula ��kar�la � maddelerin �e�itli durumlar� ve hareketleri ile sanki oradan oraya savrulurlar(39). Asl� �lke�nin tesirlili�i alt�nda bu gidi�, ayn� zamanda, amorftan ba�layarak evren olu�umunun ba�lang�c�d�r. Evren olu�umunun her a�amas�ndaki maddelerle ruhlar�n, o a�aman�n karakterine ve tek�m�l sistemine uygun �e�itli ili�kileri s�rekli olarak vard�r. Evrende herhangi bir ruhun tek�m�l�ne yaramayan madde yoktur(49). Bu arada evrende gereksiz hi�bir verite yoktur. Dolay�s�yla, �maddeler ruhlara ba�lan�nca canl�, ba�lanmay�nca cans�z � demek yersizdir. ��nk� her maddenin ge�ici ya da s�rekli olarak bir ruha ba�lanmas� s�z konusudur(49). Ancak burada, g�nl�k konu�malar�m�zda hemen hemen ayn� anlamda kullan�lan �tekam�l � ve �geli�mek � s�zc�klerinin bu ��retide farkl� durumlar i�in kullan�ld���n� an�msamakta yarar var.

  Maddelerin, ruhlarla birlikte ilerlemeleri kavramlar�n� �geli�im � ve �tekam�l � s�zc�kleriyle birbirinden ay�rmak gerek. ��nk� bunlar ayr� ayr� �eylerdir: Geli�im, evren i�indeki maddelerin b�nyelerindeki hareketlerin artmas� maddesel bile�imlerinin karma��kla�mas�, tesirlere hedef olma alanlar�n�n geni�lemesi, de�erlerinin artma durumudur. Asli �lke�nin Kudreti�nin, ruhsal tek�m�l ihtiya�lar�yla madde olanaklar�n� birle�tirerek, bir �vahdet � durumuna getirmek amac�n�n ger�ekle�mesi, �tekam�l � s�zc���yle ifadeye koydu�umuz anlam�n en y�ksek ve en son i�aretidir(190+191). �imdi, ruh-evren ili�kisinin bu noktaya kadar nas�l geldi�ini, ruhun evrenle ilk ba�lant�s�ndan ba�layarak g�relim: Asli �lke�nin Kudreti�nin(ki bu ����k konisi � benzetmesiyle anlat�l�yor) evrenimize ilk indi�i yer evrenin asli maddesinin(evren cevherinin) amorf durumudur. Buras� ayn� zamanda evrenimizde uygulamaya ba�layacak ilk ruhlar�n ihtiya�lar�n�n oradaki madde olanaklar�yla kar��la�ma yeridir. Ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar� kar��s�nda evrenin �t�l maddeleri harekete ge�irmi� ve bu hareketle de ruhlar�n mekanik/otomatik(pasif) tekam�lleri ba�lam��t�r (*). Bu an ayn�zamanda �hidrojen alt� a�ama �n�n da ba�lang�c�d�r. Hidrojen atomunun olu�umuna kadar ge�ecek pek uzun bir s�re boyunca ruhlar pasif ve mekanik olarak, maddeye ilk uyum uygulamalar�n� s�rd�r�rler. Buras� ����k konisi � nin evrendeki taban�d�r(192).

Asli �lkenin Tesirlili�i

  Asli �lke�nin Kudreti�nin simgesi olan ����k konisi � nin(ba�lang��ta �karanl�k � olan) taban�(ebediyet kadar uzun s�ren bir zaman dilimi i�inde) ayd�nlanmas�n�, hidrojen atomunun varl�k a�amas�na, yani ilk hidrojen atomunun ortaya ��k���na kadar s�rd�r�r. Buradan ba�layarak, ruhlar�n ilk basit aktif davran��lar�yla maddelerdeki geli�imi ba�lar. Burada hem ruhlar�n ilkel bir etkinli�i, hem de bu etkinli�i �ok s�k� kontrol alt�nda tutan ve destekleyen bir otomatizma bulunur. Bu arada ����k konisi � y�kselmesini giderek s�rd�rmektedir(193).

  Be�eri bedenin olu�umu �ncesinde art�k bitki ve hayvan h�cresinin ortaya ��kmas�na s�ra gelmi�tir: Hidrojen atomunun varl�k durumuna gelmesinden hemen sonraki a�ama bitki(h�cresi) bedenlerinin kurulmas� a�amas�d�r. �lk ilkel sezgilere ge�i� a�amas� da bitkilerle ba�lar. Sezgi al��t�rmalar�(temrinleri/pratikleri), idrakinde ilk p�r�lt�lar� olup, otomatik niteliklidir. �Koni � nin taban� �y�kseldik�e �, bu sezgi otomatizmalar� kapsam kazanarak hayvandaki sezgiye d�n��ecektir(193). �Koninin taban�� hayvanl�k a�amas�ndan ilk be�eri beden a�amas�na do�ru y�kseldik�e, ilk be�eri varl�klarda baz� idraksel(idrak ile ilgili) durumlar�n ilk haz�rlklar� da belirmeye ba�lar. �I��k konisi � nin taban�, ayd�nlanmas�n� s�rd�rerek ve �y�kselerek � idraklerin ba�lad���, hidrojenin be�eriyet kademesine kadar gelir(193). Ruhun bu s�rad evrende; idrak, irade, �uur ve �zg�rl�k halinde ortaya ��kan maddesel bir kimli�i(varl���) hen�z bulunmamaktad�r. B�yle bir kimli�in kazan�lmas� ancak; Asli �lke�den kaynaklanan y�ksek gerekliilklerin d�zenlenmesiyle ve ruhun tekam�l ihtiya�lar� oran�nda amorf maddeler aras�nda, s�rekli olarak pasif ve mekanik bir �ekilde ge�irece�i ebediyet kadar uzun bir devreden sonra, tedricen s�z konusu olacakt�r. ��te bunun i�indir ki, bu �ilk madde a�amas� � nda ki ruhlar�n; iradeyi, �zg�rl��� ve idraki gerektiren aktif hi�bir durumlar� yoktur ve evrende hen�z herhangi bir madde olu�umuna ba�lanm�� de�ildir(39).

Astronomik �lemin Ba�lang�c�

  Bir maddenin tezah�r etmesi demek, �evresinde bulunan �teki maddelerle ili�ki ve etkile�imi ge�mesi(tesirle�mesi) demektir. Bu tesirle�me ne kadar yo�un ve kapsaml� ise, o madde o kadar �ok tezah�r g�steriyor ve y�ksek geli�m d�zeylerinde bulunuyor demektir. Bir maddenin �evresiyle ili�kilerinin g�r�l�p g�zetilmesi ve y�r�t�lmesi Asli �lke�nin kudretinden kaynaklanan y�ksek ilkelerin ahengi i�inde s�r�p gider. Bunun amac� da, ruhlar�n; maddeleri kullanarak tekam�llerini sa�lamas�d�r. Nas�l ki, bir ruhun herhangi bir madde bile�imine gereksinimim kalmaz ve ona kar�� hi�bir davran��ta bulunmazsa, o madde bile�iminin t�m hareketleri silinir ve t�m de�erleri de ortadan kalkar ki bu o madde bile�iminin �l�m�d�r(21). Madde olu�umundan hidrojen alt� a�aman�n sonuna do�ru ilk hidrojen atomlar� ortaya ��kmaya ba�lay�nca, Asli �lke�nin tesirleri taraf�ndan ruhlar atomlara art�k s�rekli olarak ba�lanmaya ba�lar. Bu ilk atomlardan olu�an alanlar, astronomik alemin t�m uzaysal objelerinin ilk durumlar�d�r. Ruhun atoma ba�lanma gereksinimi, Asli �lke�nin gereklilikleriyle bu ilk atomlar�n olu�umuna neden olmu�tur. Dolay�s�yla atom, ruh i�in ve ruhtan dolay� vard�r. 

  Ruhun atoma/maddeye ba�lanma gereksinimine ait gereklilikleri ta��yarak amorf vasata inen Asli Tesirler, atomun ruha ba�lanmas�n� sa�lar. Alemimizin ilk atomuna(yani hidrojen atomuna) ba�lanm�� olan bir ruh; art�k o atomun �varl�k � dedi�imiz ileri a�amas�n�n olu�umuna kadar onu b�rakmayacakt�r. Hidrojen olu�umunun/geli�iminin bu birinci k�sm�ndaki ruhlar, ilk yakalad�klar� hidrojen atomunun t�m geli�im a�amalar�n�; pasif, mekanik ve otomatik olarak izleyerek tekam�llerini s�rd�receklerdir. Bu a�amada onlar hidrojen atomuna hala egemen de�ildir. ��nk� kendilerinde b�yle bir egemenli�i gerektiren; ne sezgi, ne idrak, ne de �zg�rl�kleri vard�r. Bu a�amada ruhlar, hen�z �e�itli maddeleri toplayarak, bunlardan kendilerine birer varl�k olu�turacak durumda de�ildirler. Dolay�s�yla bunlar�n tekam�lleri de a�a�� yukar� hidrojen alt� a�amadaki gibi pasif ve mekaniktir. Arada �u fark vard�r ki, hidrojen alt� amorf vasat a�amas�ndayken ruhlar hi�bir zaman, bir madde �zerinde uzun uzad�ya tutunamazlar, yani herhangi bir maddeyi yakalayabilmi� durumda da de�ildirler(42). Onlar s�dece darmada��n�k maddeler i�inde ve Asli Tesirler�in gereklilikleri alt�nda maddeden maddeye atlayarak; mekanik, otomatik ve pasif bir uygulama i�indeydiler. Hidrojen atomlar� olu�maya ba�lad�ktan sonra(yani hidrojen �leminin ilk zamanlar�nda) ruhlar art�k birer hidrojen atomuna ba�lanm�� durumdad�r ve kendi atomlar�ndan ba�kas�na atlayamazlar. Onlar kendi atomlar�n�n t�m geli�imleri boyunca, onun geli�im kademelerini izler ama bu s�rada o atoma egemen de�ildirler, sadece atomun hareketlerine pasif olarak kat�l�rlar ve o hareketlere uyum sa�lamaya �al���rlar.  ��nk� atomun bu hareketleri, Asli �lke�nin y�ksek gereklilikleri(Kudreti)(38) alt�nda kurulmu� ve y�nlendirilmi�tir. Ruhlar orada bu y�ksek gereklilikler alt�nda s�r�klenerek ve o hareketlere tabi olarak varl�k olu�umuna kadar �ok uzun bir s�re bu t�r uygulama d�nemini tamamlayacaklard�r. �lk hidrojen atomunun olu�umundan, ilk varl�k ortaya ��kana kadar, atomun b�nyesine gemen olan tesir, Asli �lke�den kaynaklanan Es�si Tesirler�dir. Asli �lke�den gelen bir tesirin, ruha ve maddeye(atoma) y�nelik yan�/etkisi(vachesi) oldu�unu Asli �lke�yle ilgili k�s�mda g�rm��t�k. Asli �lke�den gelen bu etki ile ruh, atomun mukadder olan hareketlerine pasif olarak uymak ve mekanik/otomatik uygulamalar�n� s�rd�rmek durumundad�r. Hidrojen atomunun en ilkel durumundan itibaren, gitgide y�kselen/geli�en b�nyesi, o oranda hareket, kudret ve tesirlilik kazan�r. Bu atoma ba�l� bulunan ruh da bu hareketlere uya uya mekanik/pasif(otomatik) tek�m�l�n� s�rd�r�r. S�z konusu hareketlere neden olan etmenler ise Asli �lke�den kaynaklanan tesirlerdir. Es�sen bir tesir; i�levini, maddeleri hareketlendirerek ger�ekle�tirir(47). Bu uygulama ile atom varl�k a�amas�na do�ru ilerledik�e, ruh da; atomlar aras�ndaki ili�kilerin �lliyet �lkesi kar��s�ndaki durumlar�yla ilgili ilk i�g�d�lerin haz�rl�klar�n� otomatik olarak yaparlar. Bu d�nemdeki tek�m�l, ruhlar i�in �ok �uzun � ve �zor � dur. Bu ifademize ra�men, �lahi D�zen�de uzunluk, k�sal�k, zorluk, kolayl�k vb. gibi kavramlar ve durumlar s�z konusu de�ildir(43).

  Asli �lke�nin Kudreti�nin tesirlili�i alt�nda, ruhun; evren amorf maddesiyle ilk ba�lant�s�ndan ilk hidrojen atomunun olu�umuna kadar ge�en a�ama, evrenin ilk ve en kaba olan  a�amas�d�r. Bizler i�in �karanl�k� olan bu a�ama �hidrojen alt� � a�amas�d�r. Bu ilk a�amada t�m olup bitenler Asli �lke�nin gereklerine g�re ve �nite�nin kurdu�u �dare Mekanizmas� kapsam�nda ve bilmedi�imiz yollardan y�r�t�l�r(39).

  Bir evrende tekam�l uygulamas�na ilk ba�layacak bir ruhun bu uygulamas�yla ilgili ilk durumlar� evrenin amorf durumlar�na aksettirilir. Bu aksedi�(����k konisi �), Asli �lke�nin �icaplar �(gereklilikler) dedi�imiz kudretinin ruh ve madde durumlar�n�n �zerindeki ifadesi ve g�r�n�m�d�r. Ruhlar�n tekam�l ihtiya�lar�n� evrenlere ta��yan Asli �lke�nin Kudreti�nin tesirlili�i dualite ilkesi ve de�er farklanmas� mekanizmas�yla, daha �nce de s�z�n� etti�imiz hareketleri olu�tururlar(**). ��te evrendeki hareketler, ruhlar�n �k�p�rdan��lar� � n�n ve �davran��lar� � n�n bu tesirlerle madde olu�umlar� �eklinde tezah�r eden simgesel ifadesidir. B�ylece, bir evrene ilk giren �acemi ruhlar �a ait tesirler; o evrenle ilgililerini s�rd�rd�kleri s�rece, eri�ebildikleri alanlardaki ilk maddelerin o anda, o ruhlara birer g�zlem alan� olmalar�n� sa�lar.

  Bir ruhtan gelen tesire kar��, maddenin; hareket �eklinde verdi�i tepki, gene o tesir kanal�ndan �nite arac�l���yla d�nerek ayn� ruha akseder. B�ylece Asli �lke�nin gereklerine(�Kudretine �-38) tabi olarak ve O�nun yard�m�yla ruh ve maddenin dolayl� ili�kisi kurulmu� olur(38). Asli �lke�nin y�ksek gerekliliklerini ta��yan tesirler(�Kudreti �) ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar�n� evren cevherine ve evren cevherinin de bu ihtiya�lar kar��s�nda g�sterecekleri tepkileri tekrar ruhlar� aksettirirler. Bu �ekilde evrenin b�t�n� ve par�alar�(c�z�leri) ruhlar�n ihitiya�lar�na g�re y�nlendirilir ve y�netilirler ruhlarla evrenler aras�ndaki ba�lant�y� kuran bu tesirlerin d�rtl� bir grup(iki �ift) arzetti�ini Asli ilke ve Asli Tesirler k�sm�nda g�rm��t�k(63).

  Maddenin/varl���n geli�imi ve ruhlar�n tek�m�llerine hizmet edebilmeleri ancak tesirlerle olas�d�r. Ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar� birer gerekliliktir ve maddenin bu ihtiya�lara kar��l�k vermek durumunda olmas� da bir zorunluluktur. Fakat ruhlar maddelere ne do�rudan do�ruya bir �ey g�nderebilirler, ne de ondan bir �ey alabilirler. Oysa ki, tek�m�l i�in ruh ve madde ili�kisinin ger�ekle�mesi ve s�rmesi Asli �lke�nin gereklilikleri gere�ince zorunludur. Ruh ve evren dualitesinde; ruhun, tekam�le y�nelik davran��lar�na evren par�ac�klar�(c�z�leri) tam bir uyumla yan�t/tepki verir(28). Maddenin(dolay�s�yla evrenin) tezah�rlerinden ve olu�umundan ama�, ruha hizmettir. Ruha hizmet etmek ise, maddenin her t�rl� �ekil ve haller i�inde tek�m�l alanlar�n�n ruh taraf�ndan kullan�lmas�d�r. Bu olanaklar�n kullan�labilmesi de, ruhtan gelen dolayl� tesirlerle maddede bir tak�m hareketlerin ortaya ��kabilmesine ba�l�d�r. 

  Maddedeki her hareketin, dualite ilkesi ve de�er farklanmas� kapsam�nda oldu�unu biliyoruz. Dualite ilkesi ve de�er farklanmas� olmazsa, ruhlar�n maddelerden yararlanabilmesi olas� de�ildir. Ruh ve madde(evren) ili�kisi d�alite ilkesi ve de�er farklanmas� mekanizmas�, ruh-madde d�alitesi zorunlulu�unun bir ifadesidir. Bundan dolay� da, maddedeki d�alite ilkesi, ruh-madde d�alitesinin evrendeki asli g�r�n���, yani y�ksek ilkeler kar��s�ndaki zorunlulu�udur(25). Evrenler i�in ama� ruhtur. Ruh ise, aktif ve tek�m�l ihtiyac�ndad�r. Evrenler bir bak�ma, ruhun tekam�l ihtiyac�n�  gidermek i�in vard�r(***). Ruhlar �davran��lar�n�n/etkinliklerinin� yans�malar�n� evren cevheri �zerinde g�re g�re tek�m�l ihtiya�lar�n� giderirler. �u halde evrenler, ruhlar�n tek�m�l gereksinimlerini(ihtiya�lar�n�) kar��layan alanlard�r. Simgesel olarak ��yle s�ylemek de olas�: Evrenler, ruhlar�n uygulama yapmalar�na yarayan ve uygulamalar�n sonu�lar�n� tekrar ruhlara aksettiren, kendi cevherlerine �zg� bir vasatt�r/aland�r. Aktif olan ruhlar, tek�m�lleri i�in, pasif olan �e�itli evrenlerin(evren cevherlerinin) sonsuz tek�m�l olanaklar�n�(ihtiya�lar� oran�nda) tekam�l ara�lar� olarak kullan�rlar(18). Ne oldu�unu bilmedi�imiz Asli �lke�nin maddesel tesirler �eklindeki tezah�rleriyle ruh ve maddenin s�z konusu ili�kisi/etkile�imi ger�ekle�ir ve s�rer. Evren �st� olan ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar� bu �ekilde kar��lan�r. Yani ruhlar�n tek�m�l� i�in gerekli olan, maddedeki her hareket, de�i�im ve geli�im ancak bu tesirlerle sa�lan�r(62).

  Hem ruhlar�n, hem de evrenlerin, Asli �lke�nin Kudreti�nin(�y�ksek gereklilikleri"nin-38) tesirlili�i alt�nda oldu�unu biliyoruz. Asli ilke�nin anlam� ve i�eri�i(ne oldu�u) bizler i�in tamamen gayb durumundad�r. Bu �Y�ksek �lke �nin sonsuz say�daki ruhlara ve evrenlere y�nelik kudretleri(�y�ksek gereklilikleri �nin-38) aras�nda bizim evrenimizle ilgili olan�n sezgisini �projekt�r � simgesiyle vermi�tik(�I��k konisi �). Bu �projekt�r �, evrenlere ve ruhlara egemen olan Asl� �lke�nin kendisi de�ildir, O�nun ancak bizim evrenlerle ve bizim evrenle ilgili ruhlara y�nelik kudretinin simgesidir. Ba�ka bir deyi�le, Asl� �lke�nin, evrenimize ve orada uygulama yapan ruhlara y�nelik cephesini �kudret � s�zc���yle ifade ediyoruz. Bu durumda �kudret �, Asli ilke�nin; ruhlar�n, evrenimizle ilgili tek�m�l ihtiya�lar�n� kar��layan t�m maddesel olanaklar�n(Kur�an�da�ki if�desiyle �nimetler� in), bu ihtiya�larla uyu�turmas�na y�nelik gerekliliklerin b�t�n�d�r.

  Asli �lke�nin ger�ekle�tirici kudretine icap(gereklilik) diyoruz. �cab�n her evrene g�re ayr� bir cephesi var. �cab�n, bizim evrenimize ait olan cephesi, ruhlar�n tekam�l ihtiya�lar�n�n madde olanaklar�yle birle�mesi sonu�land�rmaya y�neliktir(191).

  Evrende her�ey Asli Tesirler�in s�rekli olarak; ruhlar�n tek�m�llerini hedef alan ahengi i�inde s�r�p gider. Amorf vasat�n ilkel maddelerini bir araya getirerek atomu olu�turanda AsliTesirler�dir(50). Ruhun tek�m�l ihtiya�lar�n�, geli�im ve olu�um halindeki atoma aksettirenler de Asli Tesirler�dir. Asli tesirler ayn� zamanda; ruhun, maddeyle paralel olarak ve s�rekli bir �ekilde daha �st bir a�amaya uzan��lar�n� da sa�larlar(51).

  Hidrojen alt� a�amada tek�m�l etmek durumunda bulunan acemi ruhlar�n �y�r�y��leri � mekanik ve pasif tek�m�le tabidir. Bu ilk a�amada ruhlar�n tek�m�lleri maddelerin geli�imleri kadar kolay ve h�zl� olmad���ndan, onlar bir tek maddeye ba�lan�p kalmazlar, her an vasat de�i�tirirler. Bu �ekilde, g�rece(nispeten) kendilerinden ileri bir maddeyi daha liyakatli bir ruha terk eden bir ruh, a��r �y�r�y��� �yle bulundu�u alt madde kademelerinde ki daha basit maddedelerde �y�r�y��� �ne pasif olarak(yani, madde hareketlerine m�d�hele etmeksizin) devam eder.

  Bu ilk a�ama ruhun evren ile ba�lant�s�ndan(evrene ilk giri�inden) hidrojen atomuna gelinceye kadar s�rer. Bu ruh evrende hen�z bir bedene(yani, varl��a) sahip olmu� de�ildir. ��nk� onda hen�z evren maddelerini toplayabilecek kudretler ortaya ��kmam��t�r. Bundan dolay� ruh, evren kar��s�ndaki ilk ihtiya�lar�n� belirleyen ve sa�layan Asli �lke�nin (�nite�den s�z�l�p evrene giren) gerekliliklerine(icaplar�na) g�re basit madde hallerinde sadece pasif ve mekanik bir �y�r�y��e � t�bi tutulacakt�r(39).

�lk Atom Ve Varl�k

  Asli Tesirleri �nite�den s�z�l�n ve maddelerle ruhlara ait bulunan Asli �lke�nin gerekleridir(�Kudreti �)(31+38+190). Asli �lke�nin ruhlara ait kudretleri de �tekam�l de�erleri�(63+80) olmaktad�r. Asli �lke�nin tesirlili�i(m�essiriyeti) alt�nda hidrojen atomu ilk olu�umundan itibaren �yle bir a�amaya gelir ki, orada �ok s�ptil ve kar���k madde bile�imleri durumunda, hen�z be�eriyetin tan�mad��� d�nya maddesi �st� bir tak�m enerjileri yaymaya ba�lar. Atom bu �y�ksek � ve karma��k yayabilecek geli�im d�zeyine geldi�i zaman; zaten, onun bu d�zeye gelmesine(Asli �lke s�yesinde) neden olan ruh da art�k maddeler aras�nda ki ili�kisinin ve hareketlerinin i�g�d�sel davran��lar�na, uzun bir uygulama devresinden sonra, s�hip olabilecek bir tek�m�l kademesine ula�m�� bulunur(51).

  Evrende; ihtiyac�n, tek�m�l zorunlulu�unun ve kader mekanizmas�n�n d���nda olabilecek bir durum d���n�lemez. �nite�den s�z�l�p gelen gerekliliklere g�re, evrende �� ana kadro vard�r:

- Asli �lke kadrosunda vazifeli olan varl�klar kadrosu,

- Kader mekanizmalar� kadrosu,

- Asli zaman kadrosu.

  Kadrolar, organizasyonlardan olu�mu�tur. ��te bu �� ana kadroya ba�l� olarak, ruhlar�n evrendeki tek�m�llerine ait gereklilikleri t�m ayr�nt�lar�yla yerine getiren, say�s�z organizasyonlar ve bu organizasyonlar�n hiyerar�ik d�zenlemelerle birbirine ba�lanmas�ndan olu�an b�y�k organizasyon sistemleri de vard�r. Vazife Plan��n�n ilk kademelerinden itibaren, �nite�ye kadar vazifeli varl�klardan olu�mu�tur ki, bu varl�klar kendi organizasyonlar� i�inde, �nite�den s�z�l�p gelen, (yukar�da belirtilen) �� genel vazife kadrosunun ilkeleri ve y�nlendirmeleri alt�nda vazifelerini g�r�rler(241). Bu vazifeler �e�itli �lemlere ait say�s�z i�lerdir. Bu i�ler de �istasyonlar � arac�l���yla g�r�l�r. �rne�in d�nyaya �zg�; zaman istasyonlar�, kaba etkileri y�neten istasyonlar, bireysel ve k���k grup tek�m�l planlar�n� y�neten istasyonlar gibi say�s�z istasyonlar vard�r.

  Yar� S�ptil Vasat��n ilk a�amalar�nda geli�imleriyle, kendili�inden yay�lmaya ba�layan daha y�ksek ve da��n�k enerjiler, art�k bir araya toplan�p, bir ruha evren sonuna kadar hizmet edebilecek bir varl�k durumuna girmek kabiliyet ve olana��na ula�m��lard�r. Bu arada onlarla beraber o a�amaya kadar tek�m�l etmi� ruhlar da(s�rekli olarak Asli Tesirler�in yard�m�yla) bu y�ksek ama da��n�k enerjileri bir araya toplayarak, onlardan bir varl�k olu�turabilecek kudrete ula�m��lard�r(52).

  B�ylece �varl�k � dedi�imiz enerji toplulu�u evrenin sonuna kadar ba�l� oldu�u ruhun t�m etkinliklerine ekran(m�kes) olmak ve o etkinliklerin yan�tlar�n� tekrar ona iade etmek �zere hizmete sokulmu� ve evrende ruhun bir temsilcisi ve arac� durumuna gelmi� bulunur. Bu a�amadan itibaren maddeler; birer varl�k halinde, tesirlerin yard�mlar� alt�nda, o ruhlar�n durumlar�na ba�l� ve onlara terc�man olarak, ayr�ca onlar� evrende if�delendirerek geli�irler. B�ylece ortaya ��kan varl�k, hizmetinde oldu�u ruhun tek�m�l�ne t�m davran��lar�n� Asli �lke�nin ����� alt�nda o kadar kusursuz bir �ekilde ifadelendirir ki, ona art�k, evrende art�k ruhun kendisiymi� gibi de bak�labilir. Burada varl�k asl�nda, at�l g�r�ne hidrojen atomu maddesinin geli�mi� y�ksek kademelerinden ba�ka bir �ey de�ildir; sadece onun, evrende bir ruha ifade edebilecek kadar olanaklar� geli�mi� olmakta ve bu sayede kendisi belirli bir ruhun hizmetine verilmi� bulunmaktad�r(53).

  Ruhlar bu enerjilerden kendilerine, evren boyunca ve evrenin sonuna kadar(�nite�ye kadar) hizmet edecek varl�ktan yararlan�rlar(54). Varl�k olu�umundan ve bir varl��a sahip olduktan sonra ruh; daha �nceleri hidrojen atomu olu�umu boyunca ge�irdi�i mekanik/otomatik ve pasif ya�am�ndan ba�ka bir ya�ama sahiptir. Ruh, o zamanlar atoma sahip olam�yordu ve ona egemen de olam�yordu, sadece atoma ba�l� ve esir durumda, atomun belirli hareketlerine kat�l�yor ve pasif bir uyumlanma d�nemi i�inde bulunuyordu.

  �imdi ise, hizmetinde bulunan varl��� arac�l���yla atomlar�n en basitinden itib�ren geli�im kademeleri boyunca elementlerinden kurulmu� bile�imlere ve kombinezonlara yava� yava� egemen olmak �zere aktif bir uygulama d�nemine ba�lam�� bulunmaktad�r. Bunun i�in onlar�; toplamak, da��tmak ve onlardan yeni olu�umlar yapmak, bedenler kurmak, bedenleri y�netmek gibi etkinliklerde bulunarak tek�m�l�n� s�rd�recek ve bu �lemdeki ileriye y�nelik haz�rl�klar�n� da b�ylece tamamlam�� olacakt�r. T�m bu i�leri yapmas�nda ona, varl�k dedi�imiz s�ptil enerji toplulu�u ara� olacakt�r. Ruhun t�m durumlar�n� evrende temsil eden varl�k,  onun bu maddeler i�indeki tek�m�l ihtiya�lar�n� kar��lamak amac�yla ruh taraf�ndan kullan�lacakt�r. Bu varl�k arac�l���yla ruhlar, hidrojen �leminin yo�un madde bile�imleri, uzaysal objelerin i�indeki kaba maddeleri �zerinde �e�itli  formasyon ve transformasyon olu�turarak onlar� etkin duruma getirecektir. ��nk� ruhun do�rudan do�ruya bu kaba maddelere h�kmetmesi olas� de�ildir. Bu nedenle, ilk olu�an varl�k ruhta beliren yeni gereksinimlerin kar��s�nda hemen, �evresindeki en ilkel maddelerden yararlanmaya �al��acak ve onlardan, �nce basit olu�umlar kuracak, bu olu�umlar �zerindeki egemenli�inin uygulamas�na ba�layacakt�r(55).

  Ruhun evrenle ba�lant� kurmas�n�n biricik amac� tek�m�l oldu�una g�re, ruha hizmet eden varl���n bu de�i�imlerden yararlanmas� ve bunun i�inde say�s�z madde bile�imleriyle kar��la�mas� zorunlu olur. Madde bile�imlerinin, say�s�z uzaysal objelerde say�s�z �ekilleri ve derecelenmeleri vard�r. Bu madde bile�imlerinin bollu�u ve �e�itlili�i ruhlar�n tek�m�llerine yarayan bol materyalledir. Varl���n esasen, bu madde bile�imlerinde uygulama g�rmesinin amac�, s�rekli olarak �yukar�lara � ula�mak ve b�ylece hizmet etti�i ruhun maddelerle olan tekam�l a�amalar�n�n tamamlanmas�n� sa�lamakt�r. O halde bir varl�k, ihtiyac�na g�re �nce bir uzaysal objenin maddelerinden kurulmu� bedenle s�k� ba�lant�ya ge�ecek, kendi s�ptil vibrasyonlar� ile onun her zerresine egemen olacak ve onu, ba�l� bulundu�u ruhun tekam�l ihtiya�lar�na g�re kullanarak, bu sayede o uzaysal objedeki kaba madde bile�imlerinden ve bu madde bile�imlerle �teki bedenler aras�ndaki ili�kilerden do�acak olay vibrasoynlar�n� idrak yoluyla ruha y�nlendirecektir ki, onun beden ile olan bu ba�lant�s�na enkarnasyon deniyor(92).

  �yi bir ifade olmayan �enkarnasoyon � kavram�n�n anlam� �udur: Varl�k, kendisine sahip olan ruha hizmet edebilmek i�in, daha do�rusu ruh; kendisine hizmet eden varl�k arac�l���yla kaba bir �lemin maddelerini kullanabilmek i�in, o �lemin maddelerinden kendisine bir tesir etme arac�, yani kaba bir beden yapmaya ve onu kullanmaya mecbur olur. Fakat o varl�k hen�z tek ba��na kaba maddelerden b�yle b�y�k bile�imler(kombinezonlar) kurabilecek kudrette de�ildir. Onun i�in ruhlar�n tek�m�llerinde vazifeli olan �st�n varl�klar�n yard�mlar�yla o, ihtiyac�na g�re kendisine kaba maddelerden bir beden kuracak ve ona s�rekli tesirler g�ndererek ba�l� kalacakt�r.

  ��te varl�k, art�k o d�nyada toplumsal tek�m�l�ne ba�lam�� olan ruhunun ihtiya�lar�na ait, kaba maddeler ve ba�ka/�teki varl�klar aras�ndaki etkinliklerini, kurdu�u bu bedeni arac�l���yla yapabilecektir. Yani varl�k, ruhun �davran��lar�� na g�re o bedeni y�netecektir. Zaten o beden de onun y�netebilece�i �apta kurulmu�tur. Burada, �ruhlar�n davran��lar� �, ruhlar�n kendileri de�il; onlar�n, t�m evrenlerde de�il, s�dece madde evrenine kar��l�k gelen ihtiya�lar�n�n tecellisidir(ortaya ��k���) (195).

  Demek ki, burada; biri, �tekisi arac�l�yla ruha hizmet eden bir varl�k ve beden s�z konusudur. Bunlardan birisi, daha �nce belirtti�imiz gibi karma��k bir madde yap�s�na sahip olan ve evren boyunca ruhu izleyen varl�kt�r ki, bu; ruhun evrendeki simgesi, yans�mas� ve ifadesi olan �ok ince bir enerjiler karma����d�r. �kincisi ise, bu varl���n ruha hizmet edebilmesi i�in, i�inde uygulamalar g�rmek zorunda oldu�u kaba �lemdeki maddeler ve varl�klarla bir tesirle�me arac� olarak kulland���, o �lemin yo�un maddelerinden kaba bir bedendir.

  Demek ki, ruha evren boyunca e�lik edecek varl��a hizmet etmek durumunda bulunan beden; herhangi bir kaba k�rede, ruhun ihtiyac�na g�re, ancak ge�ici bir uygulama d�nemi boyunca o varl��a ba�l� kalacak ge�ici bir ara�tan ibarettir. Varl�k, bulundu�u vasatta, hizmet etti�i ruhun tek�m�l ihtiya�lar�n� yerine getirdi�i anda, ba�ka bir bedeni kurmak �zere �nceki bedenini terk eder. Bu da gene �st tesirlerin yard�m�yla olur. ��te varl���n herhangi bir uzaysal objede ikinci bir bedeni kurmas�na �enkarnasyon � ya da �do�um � o bedeni terk etmesine de �l�m deniyor(57+58). 

  Bedenini d�nyada b�rakm�� bir varl���n spatyomun ilk zamanlar�nda, kendi ruhundan gelen tesirler d���nda; �yukar�dan �, �a�a��dan � ve �evreden gelen t�m tesirler ve ba�lant�lar kesilmi� durumdad�r. (not: varl���n spatyomdaki durumuyla ilgili ayr�nt�lar sayfa 89�da)

  Ruhun evrendeki hizmetlisi(hademesi) varl�kt�r. Varl���n ruha y�nelik g�revleri evren boyunca s�rer ve ruhun o evrendeki i�i/etkinlikleri(uygulamalar�) bitince bu g�rev sona erer. Bu durumda varl�k; ruhun belli bir evrendeki tek�m�l arac�d�r. Bu tek�m�l arac�; ruhun, evren �st� planda s�r�p giden �davran��lar�n�n � t�m gerekliliklerini evrende madde olarak ifade eder ki, bu if�deler de bir aynadan akseder gibi ruha aksettirilir(32). Bu durumda varl�k, hizmetinde bulundu�u ruhun evrendeki, laboratuar arac� durumunda olan(33) simgesidir. Evrenler olmazsa, ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar� giderilemez; ruhlar olmazsa da, evrenlerin var olmalar�n�n bir anlam� kalmaz. Ruhlar ve evrenler birbiriyle s�rekli �ekilde ba� ba�a y�r�rler. Evrenlerin ve ruhlar�n birbiri aras�nda kesin ve ebedi bir eri�ilmezli�in bulunmas�na kar��n, bunlar sanki birbiriyle �kucakla�m�� � ve birbiri i�ine girmi� gibisirler. Bu giri�im ve etkile�im do�rudan de�il, dolayl� yollardand�r. Ruhlar�n evrenler aras�ndaki bu geri�im ve etkile�im, bunlar�n her ikisine de egemen durumunda bulunan Asl� �lke�nin tesirlili�i(m�essiriyeti) alt�nda olur(19). Varl�kta g�r�nen her tez�h�r, ruhun etkinli�inin evrene yans�m�� bir ifadesinden(temsili bir g�r�n���nden) ba�ka bir �ey de�ildir ve ruh; evrenden �ekilince, onunla ilgili t�m ifadeler ve tezah�rler de silinir ve varl�k o anda da��l�r. Ruhun, varl�ktan bekledi�i tepkileri iyi bir �ekilde ruha yans�tabilmesi i�in, o tepkilerin gerekli elemanlar�n�(unsurlar�n�) �evreden toplamas�, yani �evredeki varl�klardan ve maddelerden sa�lamas� gerekir(33).

  Demek ki bir g�n gelecek, ruh; kendisine tabi olan varl��� ebediyen terk edip gidecek ve varl�k �da��lacakt�r �. Fakat burada �da��lacak � olan �ey, sadece; duygular�, fikirleri ve �imdi tan�mad���m�z, ileride gelecek daha ba�ka say�s�z ifadeleri ta��yan maddelerin bile�imleri, �ekilleri ve hareketleri olacakt�r. Maddede g�r�len bu durumlar�n ruhtaki as�llar� ise ruhla beraber ebed� olu� ve ak��lar�n� s�rd�recektir. Es�sen ruhun evrenden ayr�lmas�yla birlikte, varl���nda ta��d��� t�m ifadeleri yitirip, hemen tekrar ay�l amorf �ekline d�n�vermesi bu ger�e�in en a��k kan�t�n� olu�turur.

  G�r�l�yor ki varl�kta cereyan eden durumlar�n, gelecekte ruhlar �leminde olan, ne oldu�unu da bilemedi�imiz �ok geni� ve kapsaml� durumlar�n ve etkilerin ancak maddesel g�r�n�m� olduklar�n� bu �ekilde ifade etmi� bulunuyoruz. ��te bunun i�indir ki, �varl�k � denince; ruhlar� an�msar ve varl��a ili�kin olaylar�n, ancak ruhlar alemindeki(i�eriklerini bilmedi�imiz) kar��l�klar�na ait olduklar�n� anlar�z. Ruhlar�n, hizmetlerinde bulunan varl�klardaki geli�imlerine paralel durumlar�na �tekam�l � diyoruz. Bu durum, ne oldu�una asla n�fuz edemeyece�imiz ruhlar�n s�n�rs�z gereksinimlerinden evrende giderilen ve d�nyam�zda �tekam�l � kavram�yla ifade olunan bir durumdur. Tek�m�l�n maddeler i�indeki iafdesi geli�imdir ve bu durumuyla varl�k, tek�m�le bir ara�t�r(37). Tek�m�l�n gidi�ini incelemek demek, varl��a ara� olan maddelerin geli�im �ekillerini ve �y�r�y��lerini � incelemek demektir(38).

  Bir ruhun, hizmetinde bulunan varl��� etkilemesi, varl���n �uur �st�nden olur. Varl���n, ruhundan gelen tesirler onun bu k�sm�ndan(�uur �st�nden)(varl��a) girer. Varl�klar�n kendi aralar�nda ve hizmetinde olduklar� ruhlarla ba�lant� yerleri �uur �st� alanlar�d�r(141+149).

Ruh, Varl�k, Be�er� Plan

  D�nya bedeni olan organizma ��uurlu bir madde � dir. Ruh, evrendeki varl��� arac�l���yla, maddesel alemin derinliklerine kadar uzanarak bir bedene/organizmaya ba�lan�r. Ruh bu ba�lanma ile o bedenin t�m ko�ullar�na da ba�lanm�� olur (***) ve bu ko�ullar i�inde, organik etkinliklerden ba�ka, �ruhi ve manevi� denilen t�m halleri ve haletleri deneyimler(35). Demek ki ruh, bu �ekilde dolayl� yoldan �maddeye kat�l�r �, �uurlu madde olan varl���n� kurar; bu varl�k da, kendi ruhunun ve yard�mc� varl�klar�n yard�m�yla bir uzaysal objenin(�rne�in, d�nyan�n) kaba maddelerinden kendisine ayr�ca bir beden/organizma yapar. Varl�k bu beden arac�l���yla maddelere tesri eder, kulland��� kaba maddelerle de kendi d���ndaki �teki bedenlere tesir ederek be�eri plandaki etkinliklerini/uygulamalar�n� s�rd�r�r.

  Bu be�eri plandaki bedenli ya�amda Vazife Plan��na haz�rl���n �yar� idrakli subjektif bir geli�im a�amas� � ba�lam�� olur ki, burada ����k konisinin � taban� hem �y�kselmi��, hem de olduk�a ayd�nlanm�� durumdad�r. �I��k konisi � nin taban� bu a�amaya ula��nca art�k alan iyice �ayd�nlanm��� bulunur. Buradan itibaren(Asl� �lke�nin Kudretinin ger�ekle�tirici etkisi olan-191) icaplar a��k olarak tezah�r eder. Bu durum, idraklerin icaplara h�zl� uyumunu sa�lar. Buradan itibaren ruhlar�n �davran��lar�yla� icaplar birle�meye ba�layacakt�r(193).

  Buraya kadar varl�klar ����k konisi �nin taban�n�, �e�itli mekanizmalarla sanki itilerek ve s�r�klenerek �yukar�� do�ru izleyebiliyorlard�; ama onlar art�k kendi liyakat ve idrakleriyle ����k konisi � nin hizmetine t�rmanabilecek g�ce eri�mi� durumdad�rlar ve tepeye do�ru �t�rmanmaya� ba�lam��lard�r. Ruhlar�n idrakleriyle icaplar�n birle�me alanlar� b�ylece geni�leye geni�leye ilerlerken ����k konisinin � taban� sonunda �yle bir noktaya gelir ki, orada icaplar�n b�t�n� ile, ruhlar�n bu evrene y�nelik t�m �davran��lar� � ve idrakleri tam bir vahdet haline gelmi� bulunur. B�ylece tepeye ula�m�� olan �koni �nin taban�, o tek nurlu noktada yolculu�unu tamamlam�� olur(194).  

  Bu �y�kseli� �, evrenin �nitesi�ne do�ru bir y�kseli�tir ��nk� (�koni� nin tepesi �nite de�ildir ama) Asl� �lke�nin Kudreti�nin �����n�n(tesirlili�inin) evrene giri� yeri �nite�dir. Bu �t�rman�� ��n h�z�n�, idraklerin icaplara uyumlama(yani onlarla vahdet haline girebilme) oran� belirler. Bu nedenle bu a�amadaki gidi�e, geli�imin, �aktif uyumlar a�amas� � da deniyor. Bu durumda geli�im art�k objektif karakterlidir(194). I��k konisinin taban� tepeye do�ru yakla�t�k�a idraklerde ayd�nlanma da s�r�p gider ve Vazife Plan��ndan itibaren ba�layacak olan a�amaya do�ru haz�rl�klar ilerler ve sonunda koninin taban� be�eri plan �st� ve hidrojen �lemi �tesi olan Vazife Plan� d�zeyine kadar y�kselir.  

  Buradan �tesini daha sonraki paragraflarda ele almak �zere, be�eri ya�am ve bunun varl���n geli�imi(ve dolay�s�yla ruhun tek�m�l�) �zerindeki katk�s� �zerinde biraz daha dural�m: Varl���n geli�imi ve dolay�s�yla ruhun tek�m�l� kapsam�nda be�eri ya�amda(m��eri planda) ortaya ��kan olaylar idrak ile ruha akseder ve ruhun tek�m�l�ne katk� sa�lar. �draklenme s�rd�k�e, ruhta yeni yeni  ve daha ileri ihtiya�lar belirir. Bu yeni tek�m�l ihtiya�lar� i�inde ruh; bedenin �evresiyle yapaca�� daha geni� alandaki ba�lant�lardan, daha anlaml� tepkiler ve sonu�lar beklemeye ba�lar. Bu �ekilde ortaya ��kan yeni ihtiya� da, gene �ncekinde oldu�u gibi; varl�k arac�l���yla bedene akseder ve bedenden yan�t�n� al�r. Yani ruha hizmet eden varl�k, hemen bedeni arac�l���yla; �evredeki kaba maddelere tesir ederek, ruhun bu yeni ihtiya�lar� kar��s�nda gerekli olaylar�n ortaya ��kmas�na neden olur. �rne�in, iyilik/k�t�l�k yapar, h�rs�zl�k yapar, katil olur, fedak�rl�k yapar vb. Bunlar�n �evreden gelecek kar��l�klar� ve tepkilerini al�r. T�m bunlar birer olayd�r ve bu olaylar�n her birini idrak ile varl�k, ruha aksettirerek onun tek�m�l�ne katk�da bulunur. �drak, maddede(varl�kta, organizmada) ortay ��kan bir olgudur. Bununla beraber idrak, ayn� zamanda; bir aynadan akseder gibi, ruhun evrene aksetmi� etkinliklerinin maddedeki kar��l���d�r/ifadesidir. Yani idrakin, hareket bak�m�ndan durumu maddeye, ifade bak�m�ndan durumu ruha aittir. Ruhun evren �st� durumlar�na ait olan bu iafde b�ylece, madde hareketlerinin hareketlerine tabi olarak evrende(yani maddesel bir realite i�inde) ancak idrak mekanizmas�yla temsil edilmi�tir. K�sacas�, idrak, ruhta bulunan ve ne oldu�u evren sakinlerince de bilinmeyen bir �davran�� � �n maddedeki teknik ifadesidir. Be�eri planda b�yle bir geli�im i�inde, d�nyan�n son geli�im a�amas�na varm�� olan be�er, nihayet daha ileri a�amalara ge�mek �zere d�nyadan tam�miyle ayr�lma noktas�na gelmi� olur(61).

  Demek ki ruhun tek�m�l�ne hizmet eden varl�k d�nyadaki son bedeninin �l�m�yle, o vasattan ayr�l�nca ve olanaklar� �ok bol ve kapsaml� bir �st vasata ge�ecektir. �u halde, nas�l bir ruhun tek�m�l� i�in evrendeki, onun s�ptil maddesel arac�n�n(varl���n�n) kaba bir uzaysal objede do�u�u bir gereklilik ve zorunluluk ise; ruhun daha sonraki tek�m�l�ne hizmet edebilmesi i�in, bu s�ptil varl���n i�ine yaramayan duruma gelmi� olan kaba vasatlara ge�mesi de o kadar kuvvetli gere�in zorunlulu�u olur(94).

  Ruhun evrendeki tek�m�l arac�n�n ve(evrendeki) ifadesinin varl�k oldu�unu s�ylemi�tik. Bu varl��a tahsis edilmi� madde c�z�lerinden olu�an bile�imler b�t�n�de be�erdir/insand�r. Be�er de ruhun d�nyadaki tek�m�l arac�d�r, elbette ki varl�k arac�l���yla(185)... Bu durumda beden, d�nya mal� bir organizma olarak varl��a hizmet ediyor ve kaba d�nya maddeleri i�inde o varl���n bir simgesi ve if�desi oluyor; t�pk� ruhun simgesinin de varl�k oldu�u gibi... �u halde, d�nyada bedenden ruha kadar uzanan, bu birbirinden farkl� �beden-varl�k-ruh� ili�kisi; be�eri kafalarda, �bedenin i�inde ruh varm��...� zann�n� uyand�rm��t�r(189).

  Varl�k, d�nya bedeni arac�l���yla d�nya maddelerine ve �teki varl�klar�n bedenlerine tesir eder ve olaylar olu�ur. Bu olaylar, bedenin tabi oldu�u �y�zeysel zaman realitesi � ne g�re cereyan eder. Buna kar��n, maddelerden ve olaylardan gelen tesriler �k�resel zaman idraki � ile de�erlendirilerek, varl���n idrak kanal�yla ruha akseder. Ruhun tek�m�l ihtiya�lar� bu �ekilde kar��lan�r(186).

  Ruhun evrendeki tek�m�l �l��s�, idrak olanaklar�yla de�erlenen ger�ek de�erler g�sterir: Vicdan, realite, idrak, bilgi, sevgi, vb. d�nya be�eri ya�amda ortaya ��kan de�erler, maddesel g�r�n�mlerden ibarettir. Bunlar�n as�l de�erleri(bir bak�ma sanki �ideleri �) varl�ktaki kudretlerdir. Dolay�s�yla bunlar, sadece d�nyada ge�erli ve �y�zeysel zaman idraki � ile �l��lebilen d�nya �ekilleri/halleri ve g�r�n��leridir. Bunlar�n beslendikleri ve geli�melerine ara�/vesile olduklar� as�l varl�ktaki de�erler ise, varl���n tabi bulundu�u �k�resel zaman��n �s�n�rs�z � diyebilece�imiz idrak olanaklar�yla de�erlenen ger�ek de�erlerdir ki, bu de�erler; ruhun evrendeki tek�m�l �l��s�n� g�sterir(136). Evren i�indeki t�m formasyonlar ruhlar�n tek�m�l ihtiya�lar�na g�re ayarlanm��t�r. Bunun i�in �l��l� transformasyonlar(de�i�im d�n���mler) �e�itli mekanizmalarla olu�turulur(129). Bu de�i�im, d�n���m ve olu�um s�reci i�inde ruha akseden bilgiler(en az�ndan bir k�sm�), idrakin, olaylardaki Sebep-Sonu� ba�lar�na uyumu oran�nda ortaya ��kan bilgilerdir. Ba�ka t�rl� ifadesiyle, idrak edilmi� ve Sebep-Sonu� ba�lar�yla uyumlanm�� bilgiler ruha ula��yor(123). Bu c�mleden olmak �zere, ��z-bilgiler�in, ��z idrak� kanal�yla ruha aksetmesi konusunu idrak kavram�yla ilgili k�s�mlarda g�rm��t�k(128).

Ruh ve �nite

  Bir ruhtan gelen tesire kar��, maddenin(yani ruhun evrendeki varl���n�n) hareket �eklinde verdi�i tepkinin, gene ayn� tesir kanal�ndan �nite�de ge�erek ay�n� ruha aksetti�ini ge�ti�imiz paragraflarda belirtmi�tik.  Bir evrene y�nelik Asl� Tesir de o evrenin �nitesi�nden ge�erek evrene giriyordu. �Varl�klar ve icaplar birli�i � olan �nite, geli�imlerinin son s�n�r�nda bulunan varl�klar�n bulundu�u evrenin en s�ptil yeridir. Bu durumuyla �nite, bir �idrak vahdeti �dir(195). Bu durumdaki varl�klara ba�l� olan ruhlar da evrende ki i�lerini bitirmek �zere olan ruhlard�r(64).

  Daha �nce de�inip ge�ti�imiz �I��k Konisi � nin de evrene girdi�i yer �nite�dir. K�sacas�, ruhlar�n uygulama yeri olan evren �nite�den y�netilir. �nite, varl�klar�n kavrayamayacaklar� ve ancak oraya girdikten sonra kavu�abilecekleri, evrenin k�lli bir idrak, icap ve olanak vahdetidir(246). Evrenlerin ve ruhlar�n t�m durum ve mukadderleri Asli �lke�nin Kudreti�nin gereklerine(icaplar�na) g�re belirlenir. Bu b�y�k hakikat sonsuz ruhlar �leminin ve ebedi evrenler zincirinin �st�nde ve mutlak bir eri�ilmezlikle onlardan ayr�lm��t�r. �Asli �lke � dedi�imiz bu hakikatin a��klanmas� konusunda bir fikir beyan etmekten ve tek bir s�z s�ylemekten aciziz. ��nk� o, eri�ilmezli�in eri�ilmezli�i durumundad�r. Ruh ve evrenin, bu dolayl� ama �ok s�k� etkile�imine kar��n, ruh evrenin i�inde de�ildir. Esasen i� ve d�� kavramlar� evrene �zg� reliteler olduklar�ndan, �ruh evrenin d���ndad�r � da denilemez. ��nk� bir evrenin d���, ba�ka bir evernin i�i demektir. Yani bir evrenin d���nda bo�luk diye bir �ey yoktur. Fakat bu s�zlere bak�p; evrenleri, birbiri i�ine girmi� k�reler olarak tasavvur etmek de do�ru olamaz(17). Ruh, evren i�inde s�ptil bir madde varl��� taraf�ndan temsil ve ifade olunmas� bak�m�ndan evrenin i�indedir. Ruh ve evren aras�ndaki etkile�imin, sanki bir aynadan aksediyormu� gibi dolayl� yoldan oldu�unu daha �nce de belirtmi�tik. Bu benzetmede �ayna�,Asl� �lke�nin do�rudan do�ruya kendisi de�il, Asl� �lke�nin Kudret olarak(o Kudret�in bir cephesi olarak) d���n�lmelidir(20).

  Rakamlar �L�H� N�ZAM �dan al�nt�lamalar�n sayfa numaralar�d�r.

(*) Sad�klar Plan� Tebli�leri�nde �pasif tek�m�l � kavram�(sayfalar 76+81)

(**)  �De�er farklanmas�� ve hareket olu�umu: �Bir maddenin etkinli�i� demek, onun bir hareket sergilemesi demektir. Maddeyi hareket ettiren etmen tesirdir. Tesir, maddede hareketlilik �eklinde tez�h�r eder ve bu hareket denge de�i�imleriyle olur. �lemde her �ey bir �birim d�alitesi�dir, yani her �ey iki z�t kutuptan olu�mu�tur. Bir birim d�alitenin hareketlenmesi, o birim d�alitedeki dengenin bozulmas�yla olas�d�r. Dengenin bozulmas� (ve �hareket�in ortaya ��kmas�) z�tlardan birinin �tesir y�klenmesi�yle olur. ��te, maddedeki(birim d�alitedeki) bu z�t unsurlar�n mevcudiyeti ve unsurlar aras�ndaki de�erlerin farklanmas� �d�alite ilkesi ve de�er farklanmas�� olarak ifadeye konmu�tur. 

(***) Hermes�in �zdeyi�i: �Ruh varl��� k�reden k�reye d��erken, gitgide a��rla�an bedenlere b�r�n�r. Bu d���� d�nya zindan�na var�ncaya kadar s�rer. Gitgide, maddeye daha �ok ba�lanman�n verdi�i sarho�lukla, manevi k�kenlerinin an�s�n� unutur.� � Hermes (�dris Peygamber)

 Yay�n Tarihi:03 Eyl�l 2017 

<<  �NCEK� B�L�M

 SONRAK� B�L�M >>

 

Astroset 2003-2017