Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

 

�l�hi Nizam ve K�inat Kitab�nda

ASL� ZAMAN

Derleyen : Selman Ger�eksever

Giri�

  Asl� Zaman, evrende ge�erli olan zamand�r. Evrende varl�klar�n �nite�ye do�ru ilerleyi�leri Asl� Zaman i�inde olur. Yani Asl� Zamanda geli�im, �nite�ye do�ru gidi� demektir. Asl� Zaman i�inde �nite�ye do�ru bu gidi�te; varl�klar�n idrakleriyle, Asl� �lke�nin gerekleri giderek �rt���r ve b�t�nle�ir. Varl���n bu geli�iminin artmas�, evrendeki ger�ek uyum alan�n�n geni�lemesiyle birlikte ortaya ��kan bir durumdur. Uyum alan�n�n geni�lemesi ise �nite dedi�imiz idrak vahdetinin ger�ekle�mesidir (229). D�nyadaki y�zeysel zamanda geli�im, Asli Zaman��n bir tek an�na hapsolmu�tur. Oysa ki, evrendeki Asl� Zaman�da, her an ilerleyerek, geni�leyerek ve geli�erek evrenin uzak s�n�rlar�na (�nite�ye) do�ru gidi� s�z konusudur (230).

  �� buuttaki do�rusal / basit zamana y�zeysel zaman dendi�ini idrak kavram�n� inceleyerek g�rm��t�k. D�nya zaman� idrakinde y�zeysel zaman, d�md�z bir �izgi �zerinde s�rekli ilerlemez (bkz. �ekil-A). Uzun bir �izginin bir noktas� �evresinde ve o �izgiye dik durumda olan bir y�zey �zerinde helezon �eklinde devirler yaparak alan taramas� yapar. Bu �ekildeki bir       ( Z-Z) d�z �izgisinin (a) noktas�ndan diklemesine delip ge�ti�i bir (o-p-s-r) d�zlemi var. Bu d�zlem  (Z-Z) �izgisine tamamen diktir. ��te bu d�zlem �zerinde, (a) noktas�ndan itibaren �izilmi� bir spiral (helezon) var. Bu spiral �izilirken ( Z-Z) �izgisine dik y�nde y�r�d���nden, helezonun uzunlu�u ne kadar olursa olsun, ( Z-Z) �izgisi �zerinde bir yol kat etmez, Sadece �izginin (a) noktas� �evresinde spiral devirler yapar durur. ��te y�zeysel zaman idrakinin y�r�y��� budur. Burada ( Z-Z)  �izgisi ise evrenle ilgili olan Asl� Zaman�d�r. �unu da belirtelim ki, Asl� Zaman, ileride s�z�n� edece�imiz �st �leme �zg� k�resel zaman de�ildir. Bu, �lemdeki t�m zaman realitelerini kapsam�na alan ve evrenimizi ba�tan ba�a kat eden evren �st� zaman ilkesini'nin evrendeki tecellisidir. Bundan �imdilik s�z etmiyoruz (212).

  Yukar�da de�indi�imiz helezonun (spiralin) seyri �zerinde, (a) noktas�n� bir insan�n do�du�u an, (f) noktas�n� da �ld��� an olarak saptayal�m. Bu kimsenin do�umundan �l�m�ne kadar ki geli�iminde s�r�p giden bir durumunu; �rne�in, bir melekesini ele alal�m. �ekil�A�da g�r�ld��� gibi, bu meleke (a) noktas�ndan ba�layarak (f) noktas�na giderken, �n�ne gelen spiral daireleri birer birer (b.c.d.e.f) noktalar�ndan kat ederek ge�mi�tir. �ekilde �ok a��k g�r�l�yor ki, bu noktalar�n her biri spiralin ak��� �zerinde birer periyot olu�turuyor. �rne�in, (a) ile (b) aras�nda bir daire tamamlanm�� oluyor. Fakat derhal, ondan sonraki daha geni� ikinci bir (b-c) dairesi onu da ���nc� bir (c-d) dairesi izler. B�ylece son olarak (e-f) dairesine kadar daireler birbirinden daha b�y�k olarak birbirini kovalar. ��te bunlar�n her biri bir periyodu, yani ya�am boyu i�indeki bir devreyi olu�turur. Bu periyotlar bir s�ra izleyerek birbiri ard�nca gelir. Burada, ge�mi� periyot, i�inde bulunulan periyot ve gelecek periyot kavram� esas olarak bulunur ki, bu da y�zeysel zaman idrakinin bir zorunlulu�udur (213).

  �ekil�B�deki daire, y�ksek zaman idraki k�resinin merkezinden ge�en bir kesittir. Bu, bir k�renin b�t�n� i�inde, her tarafa akarak y�r�yen bir �zaman mudilesi� dir. Burada, k�renin merkezinden sonsuz say�da olan �evre noktalar�n�n her birine do�ru sonsuz say�da olan �evre noktas�n�n her birine do�ru sonsuz say�da y�nler ve bu y�nlere kar��l�k olan sonsuz say�da kapsama sahip zaman ak��� (kavram�) s�z konusudur. S�z konusu k�renin �ekil �B�deki kesiti bir y�zeyden ibarettir. Yine ayn� �ekildeki ( o-a) �izgisi bu dairenin yar��ap�d�r.  �imdi bu y�zey �zerinde, �nceki (o) merkezi �evresinde d�nen spiraller halinde, bir y�zeysel zaman ak��� idraki'nin var olmas� do�ald�r. Demek ki bu k�renin bir tek kesiti de bir y�zeysel zaman idraki vard�r. Bu, d�nyada bir be�eri �mr�n t�m realitelerini i�ine almaya yeterli bir de�eridir. Pozisyonunu de�i�tirmeden, bu k�renin bir ba�ka taraflar�ndan da, s�rekli merkezden ge�mek ko�uluyla ba�ka kesitler elde edilebilir. B�ylece, sonsuz say�da kesitler tasavvur edilebilir (216).

  B��a��m�z ne kadar keskin, tekni�iniz ne kadar kusursuz ve tasavvurunuz ne kadar geni� olursa, bu k�reyi o kadar kez ayr� ayr� y�nlerden ikiye b�lebiliriz. Bu s�rada k�renin pozisyonu (konumu) sabit kalaca��ndan, bu sonsuz y�zeylerdeki basit / y�zeysel zaman'� g�steren spirallerin y�nleri birbirine uymaz, sonsuz y�nde y�zeysel zaman spiralleri olu�ur. �u halde bir k�re i�inde sonsuz diyebilece�imiz kadar ayr� ayr� y�zeysel zaman olana�� vard�r. ��te t�m bu ayr� ayr� zaman idraklerini birle�tirip bir tek olu�a ba�lad���m�z anda k�resel zaman idraki tasavvurunu canland�rm�� oluruz. Buna k�saca idraksel zaman' da demekteyiz. Bir d�nya insan� (be�er) bir anda ancak zaman�n bir tek y�zey �zerindeki gidi�i i�inde idrakini kullanabiliyorsa, d�nya �st� planda ya�ayan bir varl�k, ayn� anda bu idrakin hemen hemen sonsuz kat� olan idraksel zaman (�k�resel zaman idraki �) i�indeki idrakini kullanabilmektedir. Bu durum elbette ki d�nyada, ancak tasavvur edilerek sezilebilir (215).

Y�zeysel ve idraksel zamanlar hakk�ndaki bilgiyi tamamlamak i�in bu iki zaman idrakini evrendeki asl� zaman'a oranla birbiriyle kar��la�t�rarak a��klamam�z gerekiyor. Bunu da yine �izimler �zerinden a��klayaca��z (215+216): �ekil-C�deki (a-b) �izgisi, evreni kateden asl� zaman d�r. Buradaki (A) �ekli, asl� zaman �zerindeki y�zeysel zaman ak���n�; (B) �ekli ise, k�resel zaman'� g�stermektedir. Y�zeysel zaman �ekilde g�r�ld��� gibi, asl� zaman ak���n� bir (X) noktas� �evresinde devirler yapar ve periyotlar�yla spiral �izer. Bu spiral be kadar fazla devirli olursa olsun asl� zaman �zerindeki (X) noktas�ndan ayr�lmamakta, hep ayn� yerinde sayarak uzanmaktad�r. �u halde, bir �m�rl�k s�reyi g�steren (A) zaman realitesinde, asl� zaman �zerinde y�r�y�� ve ak�� yoktur. Ancak, asl� zaman �zerindeki bir tek (X) noktas�n�n realitelerinin uygulamas� vard�r ki, bu da �nceki �ekillerde g�sterdi�imiz gibi, y�zeysel zaman'�n birka� ya da t�m periyotlar�nda s�rebilir.

Oysa ki, (B) �ekli incelenince burada (1), (2), (3) rakamlar�yla g�sterilmi�, merkezleri ayn� olan i� i�e �� k�renin kesiti g�r�lmektedir. Bu k�reler birbiri i�ine girmi� �� tane ayr� k�re gibi d���n�lmemelidir. Bu, birinci k�renin; yani ortadaki en b�y�k k�renin her y�ne do�ru geni�leyerek b�y�yen �� a�amas�n� g�stermektedir. ��nk� k�re zaman�n�n geli�imi, bir y�zey �zerindeki helezonun bir tek y�nde uzay�p k�salmas� �eklinde olmay�p, merkezden ba�layarak k�renin t�m y�nlerine do�ru ayn� zamanda geni�lemesi, yani b�y�mesi �eklinde olur. �rne�in, burada bir numaral� k�re, k�renin en k���k durumlar�ndan bir a�amay� g�stermektedir. �ki numaral� k�re, onun geni�lemi� ileri bir a�amas�, �� numaral� k�re ise en geni� a�amas�d�r (216). ��te �draksel zaman b�yle geli�ir.

  Bu geli�im (a-b) asl� zaman ak��� �zerinde y�zeysel zaman'la kar��la�t�r�l�rsa g�r�l�r ki, burada idraksel zaman (yani k�resel zaman), birinci k�re durumunda iken asl� zaman ak��� �zerinde (c-d) par�as�n� kapsam�na almaktad�r. Bu k�re idraki geli�ip (2) numaral� b�y�kl��e ula��nca asl� zaman ak���nda y�r�yerek (e-f) par�as�na yay�lmakta ve daha da geni�leyip (3) numaral� k�re durumuna gelince, asl� zaman ak���nda (g-h) par�as�n� kat etmi� olur. O halde, y�zeysel zaman idraki'nin geli�imi, asl� zaman ak��� �zerinde hi�bir seyir yapmay�p, bir tek nokta �zerinde durdu�u halde, k�resel zaman idraki'nin her geli�im an�, asli zaman ak��� �zerinde y�r�y��le birlikte olur. ��te onun i�indir ki, as�l tek�m�l idraksel zaman'�n egemen oldu�u d�nya �st� vazife plan�ndan itibaren ba�lar. Asl�nda d�nya ya�am�n�n gereklerinden olarak, b�y�k cehitler sergileyip g��l�kle al�nacak bir sonucun milyonlarca kat�, d�nya �tesi �lemlerde en k���k bir cehit kar��l���nda elde edilebilir (217).

Evrendeki asl� zaman ak���n�n �lemlerde tezah�r edebilmesi i�in, o �lemlerin b�nyelerinde uygun mek�na gereksinim vard�r. Ba�ka bir deyi�le, zaman mekanizmas�n�n a��klanmas�, maddesel vasata ve maddenin �e�itlenmelerine ve de�i�imine (varyasyonlar�na) muhta�t�r. B�yle olunca, zaman ve mek�n kavramlar�n� birle�tirmedik�e, �lemlerde; ne zaman, ne de mekan tez�h�r eder (217).

  Y�zeysel zaman'�n asl� zaman �zerinde uzakl�k kat edilmedi�ini, idraksel zaman'�n asl� zaman'da her an ilerledi�ini daha �nce de belirtmi�tik. �imdi, varl�klar�n geli�iminde y�zeysel zaman idraki'nde ya�ayan bir kimsenin, yerinde sayarak geli�imini; k�resel zaman'da ya�ayan bir varl���n da asl� zaman �zerinde ilerleyerek geli�iminin ne demek oldu�unu ve bunlar�n geli�im mekanizmas�ndaki sonu�lar�n�n nas�l ortaya ��kaca��n� a��klayaca��z.

  �ekil�E�deki (Z) �izgisi asl� zaman olup,(e) noktas�nda, asl� zaman �zerinde al�nm�� bir and�r. Demek ki, asl� zaman �zerinde al�nm�� olan bu bir an; bir insan�n t�m insanl�k ya�am� boyunca geli�tirip olgunla�t�rmas� gereken haz�rl�k melekelerinin toplam�n� i�ermektedir.  Bir enkarne varl���n, d�nyadaki t�m be�eri ya�amlar a�amas�n�n ba��ndan sonuna kadar haz�rlad��� asl� zaman ak��� �zerindeki bir an i�inde tamamlanacakt�r. Elbette �ekil-E�de g�r�len (c-d-g-f) y�zeyini, (Z) �izgisine dik ve o �izgiyi ancak (E) noktas�nda kat etmi� olarak tasavvur etmek gerekir. Bu E noktas� asl� zaman'�n belirli bir an�nda insan varl���n�n; geli�imine ba�lay�p kendisinde var olan ve geli�mesi gereken kudretleri olgunla�t�rd�ktan sonra, yeniden ula�aca�� bir noktad�r. Yani varl���n insan olarak geli�imi, asl� zaman �zerinde bu noktadan ba�lar, gene bu noktada biter ve bu a�ama tamamlan�ncaya kadar asl� zaman �zerinden ilerleyi� olmaz. ��te bu y�zden be�eriyet a�amas�ndaki geli�me subjektif geli�im demi�tik. ��nk� t�m be�eriyetin geli�im a�amas�n� olu�turan (c-d-g-f) alan� katedilmedik�e,  (e) an�n�n (Z) asl� zaman'� �zerinde ak��� yoktur. Be�eriyet burada kendi kudretleri i�ine kapanm�� ve s�dece onlar�n �st�n bir plan� haz�rl��� ile me�gul durumdad�r. Onun bu alan d���na ��kabilmesi objektif bir geli�im ilkesine girmesi ancak (c-d-g-f) a�amas�n�n t�m gereklerini yerine getirmekle olas�d�r (222).

  G�r�l�yor ki, t�m be�eri ya�am, Asl� Zaman ak���n�n bir an� olan (e ) noktas�nda cereyan etmektedir. Yani do�um ve �l�mler hep bu noktada olup biter. Yaln�z bu noktaya, bu an�n gereklerine ba�l� olan ve bir be�eri a�aman�n geli�im alan�n� dolduran zorunluluklar vard�r ki, bunlar; be�eriyetin ( e ) noktas�ndan itibaren Asl� Zamanda ilerlemeler kaydedilebilmesi i�in, haz�rlanmas� zorunlu olan yanlar�d�r. Bu durum �ekilde (c-d-g-f) alan� ile g�sterilmi�tir. Yine ayn� �ekilde, (c-d) �izgisi tam olarak (g-f) �izgisi �zerine gelince, yani son ��genin taban� olmas� gereken �izgi; asl� zaman �zerindeki (e) noktas� ile �ak���nca, t�m gerekler yerine getirilmi� ve alan tamam�yla taranm�� ve temizlenmi� olur (224).

  Asl� Zaman �zerindeki bir enkarne varl���n kendi haz�rl�k kadrosu i�ine kapanarak t�m be�eri ya�amlar boyunca kendi haz�rl�klar� ile me�gul olmas� onun subjektif geli�imini ifade etti�i gibi, bir�ok enkarnasyon durumlar�n�n sadece be�eri a�amay� tamamlamaya y�nelik olu�u da t�m bu bedenli ya�amlar�n�n hepsinin birden tek bir ya�am olarak ele al�nmas�n� gerektirir. Yani geli�im devresini t�m be�eri a�ama boyunca olacak bedenlenmelerin, asl�nda bir tek ya�am�n zorunluluklar�ndan ba�ka bir �ey de�ildir ve bu zorunluluk da Asl� Zaman i�inde bir an olan ( e) noktas�n�n gereklerini yerine getirmektedir (226).

�draksel Zaman ��inde Geli�im

Geli�imin idraksel zaman i�indeki y�r�y���nden en belirgin �zellik varl���n her geli�im ak���n�n, asl� zaman �zerinde s�rekli olarak yol almas�d�r. O art�k kendi �leminden ��k�nca asl� zaman�n ak���n�n gereklerine uymak liyakatini kazanarak organizasyon sistemleri i�inde objektif ve aktif bir geli�im a�amas�na girmi�tir (226). �draksel zaman geli�iminin ba��ndan itibaren ortaya ��kan geni�leme farklar�; hem asl� zaman �zerinde y�r�y��ler kaydeder, hem de h�zl� ve s�n�rs�z bir geli�im izler yani buradaki geli�im �izgileri paralel olarak gitmez, s�rekli olarak, birbirinden uzakla�arak ve a��larak geni�ler. Bu durumu bir �izimle a��klamak i�in farkl� b�y�kl�kte ve birbirinin i�inde 4 tane k�re d���nelim ( bkz. �ekil�H)

  Merkezleri ortak olarak i� i�e girmi� bu 4 k�re, merkezinden ge�mek �zere ortadan kesilip iki k�sma ayr�l�nca; bunlardan birisinin kesitine bak�ld��� zaman, orada (�ekilde g�r�ld��� gibi) her k�reyle ilgili d�rt kesit g�r�l�r. Bu kesitler merkezden d��a do�ru ( a-b-c-d) durumunu olu�tururlar. Bunlar�n her biri bir k�renin yani ortada bulunan en k���k k�renin gittik�e alm�� oldu�u b�y�menin d�rt ayr� a�amad�r. Yani, merkezdeki (a) b�y�kl���ndeki k�renin geni�leyerek k�renin b�y�mesinden (b-c-d) b�y�kl�kleri ortaya ��km��t�r. B�ylece (a) k�resi gitgide b�y�yerek, (d) b�y�kl���ne ula�m��t�r. S�z konusu k�renin bu geni�leyi�i i�inde bu kesitlerin birbiri ile kar��la�t�rmas�n� yapabilmek i�in �ekil�H�de en k���k kesit olan (a) sabit tutularak en b�y�k (d) kesiti sanki bir foto�raf makinesi k�r��� gibi ondan uzakla�t�r�ls�n. Bundan bir koni ortaya ��kar. Elbette bu koninin taban�n�, en b�y�k ve d��ta buluna (d) k�resinin kesiti olu�turur (227). Tepesinde en k���k (a) k�resi bulunur. (�ekil��) aradaki (b.c) katlar�n�n da farkl� b�y�kl�kteki i� i�e k�releri olu�turur. Burada, koninin (a,b,c,d) kesitleri aras�ndaki geni�lik farklar� idraksel zaman�n birbirine oranla geli�im de�erlerini g�sterir. ��nk� buradaki her kesitin, asl�nda birbiri �zerine geli�en bir k�renin geni�lik farklar�n� g�stermekte oldu�unu s�ylemi�tik. ��te bir kesitin, �nceki kesite g�re olan geni�li�i, k�re geli�iminin o ana �zg� geni�li�ini g�sterir. B�ylece �ekil her kesitin kendi kapasitesiyle ilgili geli�im b�y�kl���n� ifade eder. Buradaki geni�lik fark�; ayn� zamanda, geli�im s�ras�nda asl� zaman �zerinde kar edilen uzakl��� da g�sterir (228).  

  �rne�in (e-f) ve ( e�f) paraleli, (a) k�resine �zg� geli�im derecesini g�sterir. Bunu izleyen (g-h) ve (g�h) paraleli, (b) k�resinin geli�im derecesini g�sterir. Bu iki paralel aras�ndaki (I) uzakl���, iki geli�im kademesi aras�ndaki geli�im fark�n� ve ayn� zamanda asl� zaman �zerinde kat edilmi� uzakl��� g�sterir. Benzer �ekilde gittik�e b�y�yerek geli�en (c) ve (d) k�releriyle ilgili (i-j) ve (i-j) ile (k-l) ve (k�l) geli�im alanlar�n�n da nas�l gittik�e geni�lediklerini ve aralar�ndaki geli�im ve zaman ak���yla ilgili (II) ve (III) farklar�n�n nas�l ortaya ��kt�klar� �ekilde kolayca g�r�lebilir (229).

  Buradan ge�en geli�im fark� ifadesinin anlam� �udur: Daha �nce, Vazife Plan��n�n ba�lang�c�ndan itibaren, idraklerin gereklerle �rt��meye ba�lad���ndan ve b�ylece Asl� �lke�nin t�m ruh ve evren ili�kileri gereklerine idraklerinin uyarak, bir vahdete do�ru gidip, sonunda �nite�ye ula�t���ndan s�z etmi�tik. Bunun i�in de Vazife Plan��ndan ba�layarak olu�an geli�im a�amas�na aktif uyum alan� denilmi�ti. ��te �imdi k�resel zaman�n �ematik a��klamas� i�inde bu ger�e�i de g�stermi� oluyoruz. ��nk� k�relerin iki geli�im kademesi aras�nda beliren ve asl� zaman �zerinde y�r�y�� diye nitelendirilen bu fark, asl�nda bu uyum a�amas�n�n geni�lemesinden ba�ka bir �ey de�ildir. Fakat bu k�re geli�iminin elbette bir sonu vard�r ve bu da evrenin sonudur. Zaten bu geli�imlerin artmas�, evrendeki ger�ek uyum alan�n�n geni�lemesiyle birlikte olan bir �eydir. Uyum alan�n�n geni�lemesi ise �nite dedi�imiz idrak vahdetinin ger�ekle�mesi demektir. Y�zeysel zaman realitelerinin ard� ard�na gelmesinde b�yle bir geli�im, yani �nite�ye do�ru y�r�y�� demek olan asl� zaman �zerinde ilerleyi� yoktur. Geli�im �izgilerinin, buradaki gibi, her an geni�lemesi, y�zeysel zamanda s�z konusu de�ildir. Orada sadece belirli bir alan i�inde Asl� Zaman �zerindeki bir noktan�n t�m gereklerini yerine getirmenin haz�rl�klar� yap�l�r.

  Gerek k�resel, gerek y�zeysel zamanlarla ilgili bu �ekiller (� ve K) g�sterir ki, y�zeysel zamanda oldu�u gibi; k�resel zamanda, belli bir alan i�inde kalarak hamlelerin birbirine eklenmesi �eklinde kesintisiz s�r�p giden bir geli�im yoktur. Burada, �ncekinde oldu�u gibi, ayr� ayr� devreler de yoktur. Tam tersine, her an geni�leyen yeni geli�im alanlar� vard�r. Ba�ka bir deyi�le, burada; asl� zaman�n bir tek an� i�inde hapsolmu�, s�n�rl� alandaki periyodik gidi� hareketleri de�il, evrenin s�n�rlar�na kadar dayanan sonsuzluk i�inde geni�leme, ilerleme ve geli�im alanlar� vard�r. Bu ilerleyi�, �nite�de son bulur. ��te bununla da, daha �nce s�ylenmi� bulunan, ger�ek geli�im k�resel zaman ile ba�lam�� oldu�u s�z�n�n anlam�n� daha a��k olarak a��klam�� bulunuyoruz(230).

  Bir madde vasat�n� zaman formuyla ilgili hareketlere ba�layan unsur y�ksek kader ilkesidir. Y�ksek kader ilkesi, evren �tesinde Asl� �lke�ye ba�l�d�r. Bunun evrende kader mekanizmas� olarak ortaya ��kan gerekleri, asl� gereklerle ve Asl� Zaman ile birlikte �nite�den s�z�lerek evrene girer (230).

NOT: Kaynak eserde �Asl� Zaman � kavram� yerine; ��drak� zaman � (Vazife Plan��nda) (222), �Y�ksek zaman� (213+214) if�deleri de kullan�lm��t�r.

  Rakamlar �L�H� N�ZAM �dan al�nt�lamalar�n sayfa numaralar�d�r.

 Yay�n Tarihi:22 Nisan 2017 

<<  �NCEK� B�L�M

 SONRAK� B�L�M >>

 

Astroset 2003-2017