Metafizik

WWW.ASTROSET.COM

 

B�LG� I�I�INDA ZAAFLARI TESP�T ETME UYGULAMASI

Bireylerin kendi zaaflar�n� ke�fedebilmeleri, tan�yabilmeleri, kendilerini daha objektif g�rebilmeleri a��s�ndan bir �al��ma yapmak istedi�imizde bu �al��malar� ancak bilgi �����nda yapabiliriz. E�er elimizde yeterli bilgi yok ise, kendimizle kar��la�mam�z, kendi zaaflar�m�z� tan�man�z m�mk�n olmayacakt�r. Kendimizi tan�mak, zaaflar� tespit etmek i�in, i�imizden sordu�umuz sorularda, �evet benim zaaflar�m vard�r ama ben bunlar� nas�l g�rebilirim ki, nas�l bulabilirim ki, bug�ne kadar bulamad�m, �imdi bundan sonra nas�l bulay�m ki� gibi sorular�n ��kt���n� hep birlikte g�zlemledik. �Bir anda kendime bakay�mda m� g�reyim yoksa bir anda aynaya bakay�mda m� g�reyim, nas�l bulay�m, nas�l g�reyim?� dedi�imiz noktadaki eksiklik B�LG�D�R. E�er elimizde yeteri kadar bilgimiz yok ise o �eyi g�rmemiz, hissetmeye ba�lamam�z m�mk�n olmayacakt�r. Demek ki, bilgi bizim i�in �ok �nemli.

Hislerin ve Sezgilerin Derinle�mesiyle Zaaflar�m�z� G�rebiliriz

Ya�amlar�m�z i�inde getirdi�imiz ve biriktirdi�imiz deneyimler, bizim en derin bilgilerimizdir. Ancak bu demek de�ildir ki, biz burada ya�arken, d��ar�dan da bilgi almayaca��z, okumayaca��z, dinlemeyece�iz, d���nmeyece�iz. O zaman sadece bug�nk� hayatlar� ya�ar�z ve onlar birg�n bizi bir noktaya getirir diye  kendini bilgilendirmek konusunu kestirip atmak gerekir. Oysa ki, t�m ya�ant�lar�m�zda elde etti�imiz bilgilere ilaveten, bug�n, buradaki hayat�m�zda birtak�m bilgiler edinip, d���nmek, bilgiler �����nda sezgilerimizin derinle�mesine izin vermek tekam�l�m�z�n h�zlanmas�, �n�m�ze ba�ka f�rsatlar�n a��lmas� a��s�ndan �ok �nemli olacakt�r. Ancak  ve ancak, bu hislerin ve sezgilerin derinle�mesi suretiyle, zaaflar�m�z konusunda kendimizi tan�yabilir, ke�fedebilir ve objektif olma yoluna do�ru gidebiliriz.

Bilgi Alt�n Anahtar

Zannetmeyiniz ki kendili�inden objektif olabilirsiniz, bu m�mk�n de�il, ��nk� kendinizi hi�bir zaman d��ar�dan g�rmeniz m�mk�n olmad��� i�in her zaman s�bjektif olacaks�n�z, buna ilaveten,  d�nyan�n hep bahsetti�imiz toplumsal kurallar� ve �nyarg�lar�yla, kal�pla�m�� d���nce bi�imleriyle d�nyaya bakmay� ��rendi�imiz i�in olaylar� oradan bakt���m�z ger�eklik d�zeyinde de�erlendiriyor oldu�umuzdan zaten yine objektif olamay�z. S�bjektiflik sadece sizin kendinize ba�l� de�il, toplumsal ko�ullanmalar ve kabuller de sizin s�bjektifli�inizin en �nemli etkenidir.  Toplumsal yarg�lar zaten sizin konular� belli formlarda  de�erlendirmenize neden olmaktad�r. Bu sebeple bilginin ne kadar �nemli oldu�unu ifade etmeye �al��t�k, kendinize bak�p, kendinizi ve zaaflar�n�z� tespit edebilmeniz i�in bilginin sizin i�in bir alt�n anahtar oldu�una de�inmeye �al��t�k.

Tabii ki, baz� k�kl� , idrak edilmesi gereken, tekam�l gerektiren konular bu �al��malar i�inde ��z�lemez. �drak denilen �ey her zaman saniyeler i�inde ger�ekle�mez. Biz o konuda bir tohumu atar�z, konu�uruz, �� hayat sonra a�a� ye�erebilir. Bu �al��mada ve daha sonraki �al��malardaki baz� bilgilerde sizin sonraki ya�amlar�n�zda ye�ermek �zeredir. Bu ya�amda ye�ermeyebilir ama �nemli olan tohumdur. Tohumun at�l�yor olmas�d�r.

Negatif enerjilerden korunabilmek i�in d��ar�daki ki�ilerle temaslar�m�z� nas�l belirleyece�iz?

Bu �al��ma bir enerji y�kseltme �al��mas�d�r. Yeni sahip olunan bilgiler, enerjinin y�kselmesi demektir. Aktar�lan bilgiler, sizlerin bunlar� d���nmesiyle birlikte enerji bedenlerinizde, �uur alanlar�n�zda, bilin� seviyelerinizde y�kselmeler olu�turacakt�r. Bu y�kselmelerle birlikte baz� sormu� oldu�unuz sorular�n yan�tlar�n� elde ediyor ve bu durumlar� toparl�yor olacaks�n�z yani niyet etmek, Rabb�ine kavu�mayan nas�l mutlu oluyor diye d���nmeniz, Rabb�inize kavu�maya niyet etmeniz, sizlerin ince enerji bedenleriniz �zerinde, s�re� i�inde birtak�m de�i�meler meydana getiriyor olmal�d�r. Beklentimiz bu y�ndedir. Sizler bunlar� nas�l yapman�z gerekti�ini enerjiniz y�kseldik�e, bilgi ile birlikte kendiniz de farkediyor ve ��reniyor olacaks�n�z.

Bug�n zihninizde kendi kendinize sordu�unuz baz�  yan�t�n� bilmiyor olu�unuz, o bilgilere sahip olmay���n�zdand�r. Bizim de maksad�m�z bu bilgileri vererek, enerjiyi y�kselterek, bu yan�tlar� kendi i�inizde her birinizin bireysel olarak elde etmesini sa�lamakt�r. Bilgi bir doktrin gibi verilemez. �rne�in biz d��ar�daki insanlarla ve  siyah enerji alanlar�yla nas�l kar��la�mal�y�z sorusu elbette k�ymetli ve g�zel bir soru olmakla birlikte, b�t�n arkada�lar�m�z i�in yan�t� de�i�ecektir.Her arkada��m�z�n bu siyah enerji ile kar��la�ma oran� miktar�, alt b�nyedeki etkiler, tepkiler, reaksiyonlar farkl� oldu�u i�in yan�t i�in bilginin her birinize ayr� ayr� re�ete edilmesi gerekir. Tek bir re�ete vermek m�mk�n de�ildir. Ana hat olarak tabii ki, �ok siyah buldu�unuz, i�inizi s�kan, bo�an alanlardan uzak durunuz. Farketti�iniz anda i�inde kalmay�n�z, sizin de zaten genel olarak bildi�iniz �eyler s�yleyebiliriz ama bunun d���ndaki bilgilerin, her bir arkada�a ayr� ayr� re�ete edilmesi gerekir. Herbirinizin konumu, durumu, liyakati farkl�d�r.

Amac�m�z, bu kadar farkl� ama bir arada bulunan arkada��, ayn� �al��ma i�inde tutup, daha fazla bilgi edinmelerini, enerji bedenlerini bu enerjilere al��t�rmalar� ve onunla birlikte  bir y�kselme, bir ivme yapmalar�d�r. Ve bu enerjiyle birlikte bedenlerinizin, ruhlar�n�z�n, enerji bedenlerinizin bir adaptasyon ge�irmesini, bu adaptasyonla birlikte bir y�kseli�e do�ru ge�mesini b; bu y�kseli�le birlikte de bir �uurlanma, bilin�lenme, idraklenme olmas�n� umuyoruz. Bu sorular�n�z�n yan�tlar�n� kendinizin daha iyi ke�fediyor olmas�n� umuyoruz. Bu noktada re�etelerin bir i�e yarad���n� d���nm�yoruz. Sizlerin kendi fark�ndal�klar�n�z, kendi i�inizin sesi ile farkettikleriniz, ke�fettikleriniz en �nemli k�lavuzunuz olacakt�r. Re�ete yerine s�re� i�erisinde geli�imleri izlemek daha anlaml�d�r. Siz de kendinizi g�zlemleyin, de�i�ti�inize bizzat �ahit olun ki, y�r�mek, d�n��mek umudunuz olsun�

TEKAM�L

Yarad�l���n h�z�, amac� ve bu odadakilerin, bu hayattaki varolu� maksad� Tekam�ld�r. Ya�am amac�n�z nedir diye soruldu�unda, tekam�lden �te bir cevap s�z konusu olamaz. Tabii bunu a�a��ya do�ru dalland�r�p budakland�rabiliriz. Bu tekam�l yolunda �ben bu hayat�mda �efkat almay� deneyimlemeye geldim� diyebilirsiniz, yani sadece �efkat almay� deneyimlemek i�in de do�rulur tamam ama anahat de�i�mez. Ana hat tekam�ld�r, evrensel insana ula�makt�r. Binlerce hayat�n�z�n i�inde her�eyi deneyimlemeye gelebilirsiniz, i�inizde eksik, kalan ya�amaya ihtiya� duydu�unuz her�ey i�in hayat size imkan verir, �ans verir.

Tekam�l bizim ba�lang�� konumuzdur, ana konumuzdur. Varolu�umuzun �z�d�r, bug�n bu odada bulunu�umuzun ana sebebidir. Tekam�l etmekten daha b�y�k vazife yoktur. Gezegeninizde hatta galaksilerde temel maksat geli�mektir dolay�s�yla tekam�ld�r, tekam�lden ba�ka ana maksat yoktur.

REAL�TE

Realite denen �uur hallerinden bahsetmek istiyoruz. Bizim realite dedi�imiz �uur halleri ancak �uurumuz kadard�r. S�f�r bir �uura sahipseniz, sizin realiteniz s�f�r birdir. Bu demek de�ildir ki, bu s�f�r birlik realite, d�nyan�n, gezegenin, galaksilerin, mevcutta bilemedi�iniz boyutlar�n realitesidir. Ger�eklikteki realiteyi size say�larla ifade edebilmemiz m�mk�n de�il. Sizin alg�laman�z m�mk�n de�il, bizimde say�lara d�kmemiz m�mk�n de�il. B�yle bir bilgiyi say�larla ifade edebilmemiz m�mk�n de�il ancak daha basit kavramlar �zerinden giderek a��klayaca��z tabii ki, ��nk� yarad�l��taki t�m realiteleri ince ince i�lemeye �u anki insan bedeni, insan ruhu, insan zekas� m�sait de�ildir. Daha y�ksek bir alg�lama kapasitesine sahip olunmas� gerekir ki,  o kapasitenin de d�nyada bulunmas� m�mk�n de�ildir. Dolay�s�yla d�nyadaki alg�m�za uygun olacak �ekilde basit �rnekler �zerinden �al��malar�m�za devam ediyor olaca��z.

�UUR HAL�

�uur hali nedir dersek, ruhun umumi bilgisidir. Yani ruhunuzun bug�ne kadar ki, ya�amlar i�inde, elde etti�i toplamdaki bilgiye �uur diyoruz. Farzedelim, 600 tane hayat ya�ad�n�z, bu 600 hayat i�erisinde belli bir hayat tecr�besi edindiniz, tecr�beler sonucunda bilgi toplad�n�z. Bu sizin ruhunuza mal oldu. Art�k ruhun bilgisi oldu i�te bu ruhun bilgisi sizin bug�nk� �uur halinizi, bilin� halinizi hatta �uur seviyenizi ve bilin� seviyenizi olu�turan �eydir, ya�amlardaki tecr�beler sonucu elde edilen bilgiler tam �u anda i�inde bulunmakta oldu�unuz bilin� veyahutta �uur seviyenizi ifade eder.

Birinci basamak bu, ikinci basamak �u anda bulundu�unuz �uur haliniz ise, sizin realitenizi olu�turur. Yani ger�ekli�inizi olu�turur. D�nyaya bakt���n�z g�zl���n rengini verir. D�nyaya hangi a��dan veya hangi kal�nl�kta, incelikte bir g�zl�kle bakt���n�z� ifade eder  ��nki realitenizin d���ndaki bir �eyi alg�laman�z m�mk�n de�ildir. Sadece realitenizin i�ine girebilecek di�er ger�eklikleri alg�layabilirsiniz. Realitemizin d���nda kalan ger�eklikleri alg�laman�z m�mk�n de�ildir. �rne�in;K���k bir �ocuk anne, baba, ata, araba demeyi yeni ��renmi�, bir �ocu�a gidiyoruz diyoruz ki, ��ocu�um, bu kozmopolit �ehirde, insanlar�n i� bulmalar� hakk�nda veyahutta bulamamalar� hakk�nda ne d���n�yorsun? En formel sekt�r sence nedir?  Dedi�inizde �ocu�un realitesinin �ok d���nda kalan kavramlardan bahsetti�iniz i�in �ocu�un bunu anlamas� m�mk�n olmad��� gibi ayn� �ekilde sizler de, realitenizin d���nda kalan konular� idrak edemiyorsunuz demektir, ancak idrak edemedi�iniz �eyler mevcutta yok demek de�ildir. Sizin realiteniz yetmese de sizin d���n�zda kalan pek�ok realiteler vard�r ve bizim maksad�m�z da sizi daha �st realitelere do�ru geni�letmektir.

�imdi ruhun toplam bilgi seviyesi bizim �uur halimizi olu�turur dedik, bu da bizim realitemizi verir dedik. Realitemiz bizim ger�ekli�imiz, d�nyay� alg�lama bi�imimizdir. D�nyay� nas�l alg�lad���m�z bizim realitemizle ilgilidir.

D�rt tane realiteden s�z edece�iz.

1-Otomatizma realitesi

2-His realitesi

3-Vicdan realitesi

4-Vazife sezgisi veyahutta vazife bilgisi realitesi

Kabaca d�rt realitedir bunlar. Hi�bir �ey bu kadar siyah ya da beyaz olamayaca�� gibi hi�bir�ey de 1-otomatizma realitesi, 2- his realitesi diye kesinkes ayr�lamaz. Otomatizma realitesi birg�n bir saniyede tak diye biterek, ertesi g�n uyand���n�zda his realitesine ge�i� yapamazs�n�z. Degrade �ekilde d���nelim, otomatizma realitesinden yava�  ��k�p, adeta siyahtan koyu griler, koyu grilerden, a��k griler ve beyazlara do�ru yava� yava� his realitesine do�ru y�r�rs�n�z. His realitesine do�ru kuvvetlenir iken otomatizma realitesini terketmeye ba�lars�n�z, giderek his realitesine gelerek, tamamen otomatizma realitesini b�rakarak,his realitesine ge�ersiniz. Ve derken, arkas�ndan ayn� mekanizma vicdan realitesine ge�erken, ard�ndan da vazife sezgisi veya vazife bilgisi realitesine ge�i�te yine ayn� �ekilde degradeler vard�r.

Evrenin hi�bir yerinde hi�bir �ekilde bir an ba�lay�� halinde de�il adeta bir evrim s�reci i�erisinde yava� yava� gitmek suretiyle vuku bulmaktad�r. �imdi biraz otomatizma realitesinden bahsedelim. Bu bizim en alt seviyede bulunan en kaba diyebilece�imiz bir realiteden s�z ediyoruz. Burada kaba s�zc���n� nezaketin kar��l��� olarak alg�lamayal�m. Az geli�mi�lik olarak alg�layal�m.

1-Otomatizma

�nsan �yle bir varl�kt�r ki, En ince duygu ve y�ksek fikirlerle beraber en kaba ve hunhar faaliyetler ayn� insanda pekala bir arada bulunabilir. Yani insan varl��� �yle bir varl�k ki, geli�meden �nceki hunhar faaliyetlerini bug�n tahayy�l etmekte zorlanabiliriz. Bug�n burada bir kar�ncay� bile incitmek istemezken, ge�mi�te birg�n bir yerlerde ka� ki�inin can�n�, hangi hunharl�kta ald���m�z� hat�rlam�yor olu�umuz bug�n bizim i�in pek ho� olmayabilir. Ancak bu a�amalardan ge�meden de belli bir inceli�e, y�ksek ince duygulara, y�ksek ince fikirlere ula�mak pek m�mk�n de�il.

Otomatizma Devresinin �zellikleri

Varl�k kendi fiilleri hakk�nda �neden, ne i�in, ne �ekilde� sorular�n� soramaz ve sorular�na cevap veremez. ��nki bunlar�n fark�nda de�ildir. D���nme, muhakeme gibi yeteneklere hen�z sahip de�ildir. Ben neden b�yle hissediyorum? �imdi i�imde neden b�yle bir duygu var? Daha �nceki hareketimin anlam� neydi?  �urada niye ba��rm��t�? Neden �fkemi kontrol alt�na alamam? Neden duygusal zaaflar�m vard�r gibi sorular�n �ok uza��ndad�r. Bunlardan �ok daha basitlerini bile sorabilmesi m�mk�n de�ildir. �uuru ya kapal�d�r ya da a��r� bir darla�ma i�indedir, o kadar dard�r ki, bu sorular� sormas� m�mk�n de�ildir. �rne�in bu a�amada, sevimli bir kedici�i d���nelim. Bu kedici�in, ben �u anda ne hissediyorum? Bir �nceki anda ne hissetmi�tim? Psikolojimi neler etkiliyor? Bu hareketlerimin arkas�nda ne gibi manalar var gibi sorular sormas� m�mk�n de�il. Bir saniye �nce yapt��� gibi hat�rlamas� bile m�mk�n de�il. Bir serseri eda i�erisinde bir oraya bir buraya ko�turur, karn� ac�k�nca yemek yer, susay�nca su i�er, uykusu gelince uyur. Biraz da kendini temizler, sonra da hayat� son bulur. Burada hayvana �zg� bir �uurdan s�z ediyoruz ama bu �rne�i vermemizin nedeni, mevcutta gezegeninizde de otomatizma realitesinde bulunan varl�klar vard�r kimilerini hayvan dedi�iniz canl�dan ay�rmakta zorlanabilirsiniz. Buradaki hayvan kelimesi bir a�a��lama ya da hakaret i�ermez. Sadece hayvan realitesinden neredeyse yeni kopmu�, insan realitesine yeni ge�mi� varl�klar� ifade etmek i�in kullan�yoruz. Kabal�ktan ziyade az geli�mi�li�i ifade etmek istiyoruz.

Bu noktadaki varl�klar yap�lan faaliyetle kendi �ahsiyeti aras�nda bir ba� kuramaz. Yani neden ni�in ili�kisi yoktur, nedenini soramad��� gibi sonucu da bulamaz. Efendim benim ba��ma bu olaylar neden geliyor? Ben neden �u �u �st�rab� ya�amaktay�m? Neden �u �u s�navlardan ge�mekteyim? Sorular�n� sorabilmek i�in ki�inin muhakeme yetene�inin geli�mi� olmas�, neden sonu� ba�lant�lar�n� kurabilecek �ekilde bir bilin� a��kl���na, geni�li�ine, hayat tecr�besine ihtiyac� vard�r. Birey bu noktada yap�lan faaliyetle kendi �ahsiyeti aras�nda alaka kuramad��� i�in neden, nas�l, ni�in, ne �ekilde, ne zaman? Gibi sorular� soramaz, cevaplar� da bulamaz.

�cra edilen fiil bu noktada kar�� konulmaz bir fiildir. Yani birey bu noktada otomatik fiiller icra eder, karn�m a�, gideyim yemek bulay�m. Yani bedensel i�g�d�leriyle yemek yemek ister. Bunlar t�pk� kedide oldu�u gibi adam �ld�rmekte kar�� konulamaz bir fiil haline d�n��ecektir, i�g�d�sel olacakt�r, o andaki hiddet ve �fkenin kar��l��� o ki�iyi d�verek �ld�rmek olacakt�r. Burada ki�i yapt��� bu faaliyetle kendi �ahsiyeti aras�nda bir alaka kuramaz, kendini su�layamaz. Bak�n vicdan dedi�imiz mekanizman�n hi� olmad���, bulunmad��� bir tecr�beden s�z ediyoruz. Neden? ��nk� faaliyetle �ah�s aras�nda ba�lant� yok. Sorsan�z neden �ld�rd�n diye �Beni k�zd�rd�, �ld�rd�m� der ki buna �u anda bu �ekilde cevap verecek  pek�ok varl�k d�nyada ya�amaktad�r. Vicdan�n s�zlamad� m�? Eh o da beni k�zd�rmasayd� gibi bir sonu� ��kar.

Yap�lan faaliyetle �ahsin kendi aras�nda bir ba� kuramamas� sonucu, neden sonu� mekanizmas�n�n �al��mamas� ve neden sonu� �al��may�nca vicdan�n da devreye girememesine neden olur.

Bir di�er �zellik, bu  otomatik tekam�lde ferdiyet  yani bireysellik son derece az geli�mi�tir. Burada bireyler toplum halinde ya�arlar. �lkel kabileleri d���n�n. Bir geri realiteye gidersek hayvan s�r�lerini d���nebilirsiniz. �rne�in Afrikadaki hayvanlar�  d���n�n, gruplar ve s�r�ler halinde ya�arlar, evrim sonucu ve tabii ki, birtak�m kodlamalar ve de�i�imi sonucunda da insan varl���na d�n��m�� ama insan varl���n�n ilk a�amas�ndaki otomatik realite dedi�imiz noktada da, bireylerde ferdiyet yani bireysellik beklenemez. Toplumsal bir iradeye r�za vard�r ve ancak bu �ekilde hayat�n idame ettirilmesi m�mk�n olmaktad�r. Toplumsal kararlar al�n�r. S�r� nereye gidiyorsa bireyler oraya gider. Birey kendini sorgulamaz. Ben kimim, ne yap�yorum, bir birey miyim, benim bir tekam�l yolculu�um mu var acaba, ben di�erlerinden di�erleri benden farkl� tecr�beler ediniyoruz, bunlar� anlayay�m, idrak edeyim gibi d���nceler i�erisine girmesi m�mk�n de�ildir. Bir di�er �nemli nokta ise bu realitede bireysellik  ferdiyet �uurlanmam�� oldu�undan  bireylerin ferdi mesuliyet almalar� m�mk�n de�ildir. Emin olunuz rehberlikte kendilerine b�yle bir mesuliyet y�klemez. T�pk� k���k bir �ocu�a bir mesuliyet y�kleyemeyece�imiz gibi. Zaten o mesuliyeti alacak noktada de�ildir, y�klesen ne olacak karde�im? Kime y�kleyeceksin o mesuliyeti? Ne dedi�ini anlamayacak , ben ne yapt�m ki diyecek , adam �ld�rd�n karde�im, �uurunda de�il ki o an. B�yle bir idrakte de�il, bak�n hayvanlar �ld�rd�kleri zaman herhangi bir vicdan� mekanizma i�in i�ine giriyor mu?  Sizce rehberlik bir kaplan� kar��s�na al�p (onlar�n rehberli�i) �kaplan karde� niye di�er kaplan karde�i �ld�rd�n, i�te ne yapal�m do�ada sava��yorduk da, bize de o rastgeldi onu �ld�rd�k m�� diyecek yani bu otomatizma realitesinde de varl�klar asl�nda �ok da yapt�klar�ndan mesul de�iller.

Fakat burada �unu kar��t�rmay�n, daha sonraki g�nlerde sizinle kader karma da konu�aca��z ama bunun bir karmas� yoktur demiyorum. Karmas� olmayan hi�bir eylem olamaz zaten. Yapt���n�z her eylemin pozitif ya da negatif bir karmas� vard�r. Etkiye kar��l�k her zaman bir tepki vard�r. Her etkiye kar�� bir reaksiyon alacaks�n�z. �uurlanm�� bir varl���n adam �ld�rmesiyle, �uurlanmam�� bir varl���n adam �ld�rmesi aras�nda fark vard�r. Kendisinin fark�nda olmad��� bir mesuliyeti almas� da m�mk�n de�ildir.

�imdi buradan yava� yava�, varl�k d�nyaya gele gide gele gide, tekam�l�n icab� gere�i ilerlemeye ba�lar ve bunun arkas�ndan his realitesine do�ru bir yolculu�a ��kar. Bu ge�i�lerde hayatlar hayatlar s�rer. Otomatik realite ve sonra yava� yava� degrade �ekilde ge�ilen his realitesi ortaya ��kar.

His Realitesi

His  realitesinin �zelliklerine bak�yoruz. Bu noktada art�k otomatik bir faaliyetin d���na ta�ma ve bununla birlikte egonun belirmeye ba�lamas� s�z konusudur. Art�k grup aktivitelerinden ��k�p, bireyselli�e do�ru, birey-ego-ben denen realiteye do�ru bir yolculuk ba�lar. Ego �nce yava� yava� hissedilir, k���k k���k sonra tavan yapt��� bir nokta olacakt�r. Egonun belirmesiyle birlikte yeni deneyimlerin ba�lad��� bir s�re� olmaktad�r. Bu s�re�te birey, objektif hakikatlere ula�maktan �ok kendi varl���n�n olmas�n� istedi�i y�nde gayret ediyor olacakt�r. ��nk� ego-ben diye bir �ey devreye girmi�, ben nas�l daha fazla kazan�r�m, ben nas�l daha fazla elde ederim, en b�y�k nas�l olurum? Padi�ah olay�m, sultan olay�m, kral olay�m, her�eye ben h�kemedeyim diyen bir noktan�n geli�meye ba�lad��� yerdir buras�. Varl���n kendi istekleri y�n�nde gayret i�ine giriyor olmas�d�r. Aman karn�m ac�kt�, buradan bir hayvan kapt�m, �ld�rd�m, yedim de�il ben nas�l daha fazla yemek elde ederim, di�erlerini �al��t�r�r�m, onlar�n da s�rt�ndan elde ederim gibi bir noktaya gelinmi�tir. Burada hislerimizin egodan ald��� kuvvet, g�� ve te�vik �ok fazla, ancak burada bahsetti�imiz hisler, �st�n duygular de�il nefsani hislerdir.  Ben dedik�e elde ettik�e bir mutluluk, elde edemeyince bir �fke, bir k�zg�nl�k gibi hisler beliriyor ama bu hisler g�rd���n�z �zere nefsani hisler. K�skan�l�k, �fke,kontrol etme duygusu, hakimiyet arzusu gibi duygular beliriyor, �z�nt�ler, kederler, bunlar hepsi egoyla ilgilidir. �z�nt�n�n oldu�u yerde ego vard�r. Nefsani hislerin geli�meye ba�lad��� bir realitedeyiz. Akl� selim ve muhakeme, egonun lehine olarak zaaf i�inde kal�rlar. Yani art�k her�ey egonun lehine �al��maya ba�lar. Egonun lehine bu kadar �al��maya ba�lad��� noktada, zaaflar�n olu�mamas� m�mk�n de�ildir. Bir yerde ego varsa, orada zaaf vard�r.Ego zaaf�n temel sebeplerinden biridir. O egoyu tatmin etmek i�in zaaflara kaymamak m�mk�n olmayacakt�r.

Bir hakikati anlamakta, bir ger�e�i g�rmekte kendi nefsimizin arzular� �n plana al�n�r. Ve ego y�z�nden yan�lt�c� h�k�mlere ula��l�r. Bu noktada art�k ger�e�i �ekillendirmek isteriz. Ger�ek bizim elimizde bir hamur olsun ve biz onu, kendi nefsimizin arzular�na g�re �ekillendirelim isteriz, kendi bak�� a��m�z� do�ru ve ger�ek gibi alg�layarak yan�lt�c� h�k�mlere ula��r�z ��nk� art�k tek do�ru bizim do�rumuzdur. �ki tane kar��l�kl� gelmi� taksici d���n�n. �Neden yol vermiyorsun karde�im, sen verseydin, sen neden vermiyorsun tarz�ndaki bir kavgay� en az �� saat edebilirler, birbirlerini d�vebilirler. Neden? Her ikiside bu kavgay� egosuyla yapt��� i�in, ben hakl�y�m dedi�i i�in yan�lt�c� h�k�mlere var�r, ger�e�i �arp�t�r, oldu�undan farkl� g�rerek, ger�e�i de�i�tirmeye �al���rlar. Bu y�zden his realitesinde HAK�KAT� anlamak imkans�z gibi bir�eydir.

Ego zaaflara neden olur, ego bu zaaflara neden olmas�yla birlikte ger�ekleri �arp�tmaya ve yan�lt�c� h�k�mlere, d���ncelere, duygulara do�ru y�nelmenize sebep olur.

Bir di�er �zellik varl���n �uuru istikrars�zd�r. Ani ayd�nlanmalar ve kararmalar meydana gelir. Bir an  ulvi dedi�imiz, y�ksek tesirli bir his yakalar gibi olur, aniden i�ine girer gibi olur bir sal�n�r gibi olur ama bunun arkas�ndan tekrar kararma dedi�imiz, �uur daralmas� ve kapanmas� dedi�imiz noktaya gelir. Bu y�zden de bu y�ksek ve ulvi tesirlerden �ok  geri ve s�fli tesirler alt�nda daha �ok kal�r. Ayd�nlanmalar k�sa s�reli ve nicelik olarak az say�da olmaktad�r, nitelik olarakta zaten yeterli de�ildir ama daha ziyadesiyle karard��� anlar daha fazlad�r.

Bir ba�ka �zellik iradenin, sadece ruhun kaprislerine alet olmas� halinde, irade nefsaniyetin u�a�� olur. Ak�l ve vicdan ikazlar� ise pek duyulmaz. �rade dedi�imiz �ey, i�imizdeki ak�l ve vicdanla ba�lant�l�, ak�l ve vicdan�n en �nemli par�alar�ndan biri olan irade maalesef o an ki irademizin kaprislerine alet olur. Rejime gireriz, yenik d��eriz.  Sigaray� b�rak�cam, yenik d��eriz, alkol alm�ycam deriz, yenik d��eriz. �u hareketleri yapmayaca��m deriz, yine yenik d��eriz. �rade bu noktada egonun kaprislerine yenik d��er. Nefsaniyetimizin hizmetkar� olur. Ve bu kadar egonun ve nefsaniyetin �n planda oldu�u bir durumda ise, takdir edersiniz ki vicdan�n sesi hi�bir �ekilde duyulamaz. Art�k sadece egonun sesini duyar�z, vicdan�n sesini duyabilmek i�in ya�amam�z gereken, daha pek�ok hayat ve tecr�be bulunmaktad�r. K�r�lganl�k, al�nganl�k gibi �eylerin �ok g��l� oldu�unu g�r�r�z yine bunun ard�nda ego vard�r.

Bir ba�ka �zelli�ine bakarsak varl���n �iddetli ve ani de�i�imleri vard�r yani belli bir sakinli�i, dinginli�i, oturmu�lu�u koruyamaz, �iddetli ve ani de�i�meler ya�ar. Ne�esi kedere, cesareti korkakl��a, karar� karars�zl��a d�ner ya da bunlar aras�nda s�rekli git-geller ya�ar. Bu noktadaki varl�k yine egosunun kontrol� alt�nda oldu�u i�in duygular�nda bu kadar �ok oynama olur. Yani bir ki�inin duygular�nda �ok ani ini�ler, ��k��lar, al�almalar, y�kselmeler, karars�zl�klar varsa, bu onun egosunun kaprislerinden, egosunun ini� ��k��lar�ndan meydana gelmektedir. Bu ki�ide, hercailik, maymun i�tahl�l�k, a��r� al�nganl�k gibi durumlar�n �ok geli�mi� oldu�u g�r�n�r, arkas�nda ego vard�r. ��nk� egomuzun iste�ine g�re hareket etti�imiz i�in k���k bir �ocuktan farks�z oluruz. �nce gofret ister arkas�ndan balon ister, daha sonra �iklet ister yani hep ister. Oyuncak alsana der, der de der� Bu egonun tesiri alt�nda kalmaya devam etti�imiz s�rece; hercailik, maymun i�tahl�l�k, a��r� al�nganl�k hi� bitmez. A��r� al�nganl���n arkas�nda da bir ben meselesi vard�r. Sen kimsin ki, benimle b�yle konu�uyorsun gibi, a��r� bir bene d��k�nl�k, benli�e d��k�nl�k neticesinde tabii ki al�nganl�klar ortaya ��kar. Bunun yan�s�ra, merkezbencilik, ki�inin s�rekli olarak kendini merkeze koymas�,gurur, izzet-i nefis d��k�nl���, a��r� �v�lme ihtiyac� gibi nefsaniyetin, egonun en a��r� yanlar� �iddetli bir �ekilde hakimdir. Bunlar t�rl� kisveler alt�nda ferde hakim olurlar. Kendilerini bu �ekilde ifade ederler. His realitesindeki bu oynamalar, egonun g�stergeleridir.

His realitesinin en �nemli �zelli�i, bir �nceki d�neme g�re, bireyin grup realitesinden ��k�p benli�ini ke�fetmesi, egoyu farketmesi,egoyla birlikte duygular�n geli�meye ba�lamas�d�r. Ancak bu noktada duygular, egonun hizmetindedir.

Bizi His Realitesinden ��karacak Hususlar

Bizi bu durumdan ayd�nl��a ��karacak hususlara gelirsek, ak�l prensibini kullanmak, m��ahade etmek, muhakeme etmek, d���nmek, sevgi ve vicdand�r. Vicdan�n sesini duymadan his realitesinden ��kmak m�mk�n de�ildir. Ancak o noktadan k���k k���k bir ses duyulmaya ba�lad���nda ve vicdan�n sesi, egoyu bast�rmaya ba�lad���nda ki�i bu realiteden ��kmaya ba�lar.

Bu realitede bireyler heyecani unsurlardan �ok etkilenirler. Sevgi, ne�e, sevin�, nefret, korku, sevgi gibi heyecani haller bireye hakim olur.Bireyi adeta duygular� y�netir.

Bak�n�z bu �ok �nemlidir. His realitesinin benliklerinizde ne kadar sonland���n� buradan anlars�n�z. Yani �u an sizler, kendinizi, kendi i�inizde de�erlendirdi�iniz zaman diyebilir misiniz ki, ben his realitesini tamamen terketmi� durumday�m. Bende art�k ne egonun sesini duyars�n�z, ne de duygular�n  esiri oldu�umu g�rebilirsiniz. Siz yeniden muhakeme etti�inizde bunu kendi i�inizde diyebiliyorsan�z, ger�ekten; ne�e, sevin�, korku, sevgi gibi heyecan unsuru i�eren duygulardan etkilenmiyor musunuz? Ger�ekten duygular�n�za bu kadar hakim misiniz? Egonuza bu kadar hakim misiniz?  S�rekli ulvi duygular i�inde kalmak suretiyle, insanl��a hizmet ve vazife duygusu ile ya�ayabiliyor musunuz? Kendi menfaatinizi hi� d���nmeden� Bu �ok kolay bir a�ama de�il. His realitesindeki hangi �zellikleri ta��d���n�z� ve bunlar� nas�l iyile�tirmek gerekti�ini d���nmekte fayda var.

Bak�n his realitesini ele ald���n�zda degrade bir �ekilde a�ama a�ama, �rne�in birden y�ze kadar d���nelim. Bir en d���k ve y�z en y�ksek de�er ve art�k his realitesinin bitmek �zere oldu�u yer olsun , biz �unu ifade etmiyoruz ki, bu salondaki arkada�lar his realitesinin birinci basama��ndad�r. Ama sizler, bir �rnek verecek olursak, his realitesinin yetmi�inci ya da sekseninci basama��ndaysan�z zaten hala his realitesini terketmemi�siniz demektir. Evet elbette vicdan realitesine do�ru bir ilerleyi� var ama hala daha degrade �ekilde his realitesinin �zelliklerinden baz� �eyleri de �zerinizde ta��d���n�z� d���nebilirsiniz.

��yle bir �rnek verelim: Birden y�ze kadar olan realite aras�na y�z ya�am verelim. His realitesinin birinci basama��nda do�an ki�i ile his realitesinin sekseninci ya�am�nda do�an ki�i ayn� seviyede olamaz arada seksen tane ya�am var, seksen tane his realitesi ya�am deneyimi var. Ama sekseninci doksan�nc� noktadaki ki�i his realitesini tamamen terketmi� diyemeyiz. ��inizde hala birtak�m zaaflar hissedebiliyorsan�z, bu sizin egonuzun hala orada bulundu�unu duygular�n�z�n da tesiri alt�nda oldu�unuzun ifadesidir.

Zaaflar�m�z� Ke�fedebilmemiz ��in�

Zaaflar�m�z� ke�fedilmemiz i�in egomuzun duygular�n ne kadar tesiri alt�nda oldu�unu farketmek gerekiyor. Zaaflar�n arkas�nda bizzat birebir egonun kendisi ve egodan m�tevellit ortaya ��kan duygular ve bu duygularla esir al�nm�� bir ruh vard�r.

Vicdan Realitesi

Vicdan Realitesini, do�u�tan gelen iyiyi k�t�den ay�rma melekesi  olarak d���nebilirsiniz.Ve bu meleke bizim hareketlerimize y�n  verir. Bu arada da akl� bir  vas�ta olarak kullan�r. Yani ak�l ve vicdan bir arada gider. Do�u�tan gelen iyiyi k�t�den ay�rma melekesi kendili�inden de�ildir. Arkada ge�irilmi� hayatlar�n sonucunda art�k his realitesinin bitirilmesiyle birlikte oradan elde edilen tecr�belerle, ufak ufak iyiyi k�t�den ay�rmay� bilir hale geliriz. O hayatta bir meleke �eklinde do�u�tan var olmas� arkadaki bin hayatla ilgilidir.

Bir vicdan melekesini geli�tirmek o kadar derin bir mekanizmad�r ki,  o kadar derin bir mekanizmad�r ki, inan�n akl�n�z almaz. O vicdan melekesi �yle zor geli�ir. ��nk� vicdan�n sesini duymak, Rabb�in sesini duymaya do�ru k���c�k de olsa bir ad�m atmakt�r. ��te bu kadar otomatik bir realiteden gelen, bu kadar kapal� �uurlu bir varl���n, hi�bir �eyi g�rmeyen, hissetmeyen bir varl���n nihayet Rabb�inin sesini   minnac�k, k���c�k de olsa, duymaya ba�lamas�n�n arkas�ndaki �nemi tahmin bile edemezsiniz. O minnac�k, k���c�k de olsa vicdan sesini duymak i�in k�p�rdanmalar �ok m�himdir. Bu y�zden do�u�tan gelmekle birlikte �nceden gelen tecr�belerle ba�lant�l� diyoruz, bir yanl�� anla��lma olmas�n.

Burada vicdan realitesi asl�nda �ncelikli olarak, bir cemiyetin yani bir toplulu�un ortak ahlak�na uymak veya  toplumsal bir dayan��man�n zarureti ve icab� olarak ortaya ��kar. Dinler buna g�zel �rnektir.Toplumsal dayan��ma, ortak ahlak anlay���   vs. Burada toplumun y�nlendirmesiyle birlikte genellikle din veya o kavmin inanc� (  �ok say�da inan� var, ille de bug�nk� dinler olmas� gerekmez)  ne ise o inan�la birlikte, toplumsal ahlaka uyma, dayan��ma, icaba uyma �eklinde tezah�r etmeye ba�lar. Vicdan sesi ilk b�yle duyulur, hen�z toplumdan ayr��ma yoktur. Birg�n o bireyin o toplumun vicdan�ndan da ayr�larak, kendi vicdan�na, kendi i�indeki Rabb�in sesine y�nelmesi gerekecektir. Ancak bunlar hep o degrade ak�� i�erisinde oldu�undan, �nce toplum dayan��mas� ve toplumun ortak ahlak�na uymak �eklinde ortaya ��kar.

Nedir Bunlar? H�rs�zl�k yapma- zina etme- dedikodu etme gibi toplum ahlak�na uymak �eklinde olu�ur ve toplumsal terbiye �eklinde vuku bulur.  Bu toplumsal terbiye, o ferdin ruhunda vicdani duygulara neden olur. Ba�lang�� b�yledir. Birey gider bir yerden bir tane ekmek �alar, toplum, ��� nas�l yapars�n sen bunu der, bireyde ufak ufak ben k�t� bir �ey yapt�m, h�rs�zl�k yapt�m, bir su� i�ledim der, bunun g�nah oldu�unu d���n�r, arkas�ndan ar�nmaya �al���r vs. b�yle b�yle bir vicdan al��t�rmas� yap�l�r. Dinler bu konuda �nemli bir al��t�rmad�r.Hafife al�nmamal�d�r. Terbiye a��s�ndan bireyin yeti�mesi, geli�mesi, tekam�l� a��s�ndan dinler �nemli ara�lard�r.

Ve bu noktada vicdan, dini ve ahlaki emir, kaide ve yapt�r�m olarak ba�lar, ancak daha sonra bunlardan ayr�larak, ferdin, kendi i� yap�s�, idraki olmaya do�ru ilerler yani i�selle�tirilir. Birey �nce bunlar� toplumdan al�r, arkas�ndan i�selle�tirmeye ba�lar, b�ylece vicdan manevile�ir, bireyin kendine �zg� bir hale gelir. Art�k vicdan yapt�r�m g�c�n� toplumdan de�il,bizzat bireyin i� b�nyesinden  f��k�rt�r. Daha �nce toplumdan alarak, duydu�u vicdan�n sesinden uzakla�arak art�k kendi i�selle�tirdi�i i�in i� g�c�n� kendinden al�r yani kendi kendine de art�k bunu yapmamal�y�m, bu do�ru de�il demeye ba�lad��� bir noktaya do�ru ilerler.Yava� yava� iyi niyet tarz�nda ortaya ��kmaya ba�lar.

Vicdan realitesinin �zelliklerine bakarsak; vicdan realitesi der ki, yapt���m�z her hareket  hem kendimize , hem  ba�kalar�na tatbik edilebilecek  �ekilde genel bir kanuna uygun olmal�d�r.Yani kendine istemedi�in �eyi bir ba�kas�na yapma.Kendi ba��na gelmesini istemedi�in �eyi ba�kas� i�in d���nme.Burada art�k vicdan� hissetmeye ba�l�yoruz. D���nme var, muhakeme var, neden-sonu�lar var, birey genel kanunlara uymaya ba�l�yor art�k otomatik ya�ay�� istenmiyor, ��phesiz, bilgili bir hareket, bir idrak, bir �uur hali bekleniyor.

Dengeli �nsan Nas�l Ortaya ��kar?

�e�itli i�lerimiz, h�k�m ve kararlar�m�z yani yapt���m�z, d���nd���m�z her�ey  birbirini yalanlar, birbirine uymaz nitelikte olmamal�d�r.Kendi i�inde yapt�klar�m�z aras�nda �eli�ki olmayacak. Bize yap�ld���nda �z�ld���m�z, s�k�ld���m�z bir �eyi ba�kas�na yapmayaca��z. Biz bug�n suya havaya topra�a sahip olmak isteyerek ya�amak istiyorsak onlar� t�ketmeyece�iz, sonraki nesillere de b�rakarak ya�ayaca��z de�il mi? Kendimizden sonrakileri de d���nece�iz. Bu bir �rnek, bunun gibi binlercesini bulabilirsiniz hayat�n�zda� Pek�ok d���nce ve karar�m�z�n egomuzun etkisi alt�nda oldu�unu ve maalesef sizin bunun fark�nda olmad���n�, ger�eklikler i�erisinde birbirini yalanlar nitelikte oldu�unu farketmeniz gerekmektedir. Bu kas�tl� ve bilerek yapt���n�z bir �ey de�il ama egonun tesiri alt�nda kald���m�z s�rece de, ister istemez vicdan�n sesini bast�r�yor olacaks�n�z. Ba�ka t�rl� dengeli insan�n ortaya ��kmas� m�mk�n de�ildir. H�k�m ve kararlar birbirini yalanlar, birbirine uymaz nitelikte olmamal�d�r.

��lerimizi y�r�t�rken kabul etti�imiz ilkeler m�mk�n oldu�u kadar, birbirlerine ba�l� bir sistem i�ine sokulabilmelidir. �imdi ger�ekle�ecek olan bir aksiyon, eylem, �tede ve sonra ger�ekle�ecek olanla, k�k itibar�yla ayn� de�ere sahip olursa ilkelerin sistemli olarak y�r�rl�kte oldu�unu s�yleyebiliriz. E�er birey bu �ekilde hareket etmiyorsa, vicdan gereken genelli�e hen�z ula�mam�� demektir. Yani vicdanda bu a�amada da ani kararmalar ve ayd�nlanmalar s�z konusudur. T�pk�, his realitesinde ya�and��� �zre, vicdan bir parl�yor, bir kendini g�steriyor, d�zg�n hareketlerde bulunuluyor ama sonra arkas�ndan arka arkaya vicdana uygun olmayan hareketler geliyor, bak�n;  dini bu y�nde s�m�renler ne �oktur ki, yapt��� pek�ok eylemi sonra ben namaz k�ld�m kurban kestim orucumu da tuttum, Cuma namaz�n� da ka��rmad�m diyerek g�nahlar�n� �rtbas etmeye �al���rlar. �imdi burada vicdan�n yeterli genelli�e ula�mad���n�, sistemin oturmad���n�, bir �nceki aksiyonun bir sonraki aksiyon ile �rt��medi�ini, i� yaparken kabul etti�imiz ilkelerin birbirine ba�l� olmad���n� g�r�yoruz. Bir o ilke var, bir bu ilke var, hangisi i�ime gelirse o ilke var yani de�il mi? Bu noktada hangisi i�imize geliyorsa �eklinde hareket etti�imiz s�rece vicdan realitesinin yeterli genelli�e ula�t���ndan s�z etmek m�mk�n de�ildir.

Vicdandan s�z ederken, yeni ruh�ulu�a g�re vicdan tan�mlar�ndan  da s�z edece�iz.

Vicdan, toplumsal ahlak kaidelerinin �st�nde, insan ruhunun takip edece�i kaderi tekam�l yolunu g�sterir. Tan�mlardan biri bu zaten ne dedik? Bir s�re sonra toplumsal ahlak kaidelerini a�arak, bireyin kendi i� sesini duyarak y�r�mesi gerekir.

Tekam�l yolu, ruhun kendi �abas� ile izlenecek bir yoldur. Bu �ok kaderi bir durumdur yani insan�n tekam�l etmesi insan�n en b�y�k kaderidir. Bundan daha b�y�k bir kader yoktur. Tekam�l yok ise insan da yoktur, o kadar �nemli bir kaderdir tekam�l insan varl��� i�in ve bu kadar �nemli bir olay� y�neten kudret vicdana verilmi�tir. Tekam�l� y�neten kudret vicdandad�r. Vicdan sesi ancak yukar�ya ��karabilecek kuvvettir. Vicdan�n sesini duymad��n�z s�rece, hala daha a�a��daki realitelerde bulundu�unuz anlam� ��kacakt�r.

Vicdan bizim idrakimiz oran�nda i�ler. Yani sizin �uur seviyenizde vicdan sesini i�itmeniz m�mk�nd�r. �� �ekilde bunu ifade edebiliriz.

1. Birey eylemi yapar ama arkas�ndan ya pi�manl�k ya da o eylemi yapmaktan mutluluk duyar.

2. �kinci a�ama olumsuz bir eylem i�in s�yl�yoruz o fiil  daha tamamlanmadan  bir ikaz hissetmeye ba�lar, bak�n burada daha geli�mi� bir varl�ktan s�z ediyoruz.  �nce kendine engel olam�yor, eylemi yap�yor ama arkas�ndan pi�man oluyor.

3. Biraz daha geli�ti�inde, fiili yaparken yahu ben ne yap�yorum? ��te �u ki�iye �u an ba��r�yorum, sayg�s�zl�k ediyorum, ne bi�im konu�uyorum?  Bir an �nce kendimi toparlayay�m diyebilir ve daha o fiil tamamlanmadan i�inde bir ikaz sesi ba�lar, bir sonrakinde bu daha da y�ksek bir a�amad�r daha fiil ba�lamadan yani d���nce a�amas�ndayken kendi kendine bir ���t ya da bilgi tarz�nda kendini g�sterir.

Bunu da vicdan�n kendi i�indeki a�amalar� gibi d���nebilirsiniz. Hen�z ba�lamadan  o �eyi bir ���t ya da ikaz �eklinde yakal�yorsan�z o anlamdaki vicdani sesinizin daha geli�kin oldu�unu g�rebilirsiniz, ancak bir fiil yap�ld�ktan sonra pi�manl�k duymakta �nemli bir g�stergedir,hi� farketmiyor olmaktan iyidir o pi�manl�k sizin onu bir daha yapmaman�za neden olacak �eydir. O pi�manl��a �nem veriniz, k�ymet veriniz l�tfen.

Vicdan bireyin sorumlulu�unu  tayin ve takdir eden bir melekedir. Yani vicdan�n�z ne kadar geli�mi�se o kadar sorumluluk sahibi olursunuz. Vicdan�n�z �ok geli�mi�se kendinizi vazifeye adar, vazifeye ait bir hayat ya�ars�n�z. Bu sizin gezeninizde �ok g�r�len bir durum de�ildir ancak buradan vicdan�n geli�mi�li�ini �l�ebilirsiniz, ald���n�z sorumluluklar,  sizin vicdan�n�z�n �l��s�yle ba�lant�l�d�r

Vicdan, hayat�n maddi ve ruhi faaliyet hudutlar�n� tayin eden bir rehberdir. ��nk�  maddi ya�ay��la, ruhsal ya�ay��� dengede tutar.  Vicdan�n sesi sayesinde sadece maddiyata g�m�lmeyerek, ruhsal tesirlerinde sesini duymaya ba�lar�z. En �nemlisi Rabbimizin sesine do�ru yol almaya ba�lar�z.Bu vicdan sesi bizi ruhi faaliyetlere, ruhsal tesire do�ru geli�tiren ve y�nelten �nemli bir sestir.

Rabbiyle Ba� Kurmak

Vicdan, ilahi irade kanunlar�n�n icaplar�n� bildiren bir ahenktir. Evrensel yasalar� sadece vicdan�n sesiyle duyabilir, alg�layabilirsiniz. Vicdan sesi olmadan evrensel kanunlar�n� farketmek m�mk�n de�ildir. Ancak vicdan sesiyle birlikte y�ksek ruhsal tesirlerle ili�ki kurabilmeye ba�lar�z B�ylece vicdan kurtulu�u sa�layan y�ksek ruhsal tesirlerle ili�ki kuran plan veyahutta bir  meleke olmaktad�r. Yani y�ksek ruhsal tesirlerle yani Rabbimizle ba� kurmadan nas�l mutlu olabiliriz. Ge�en �al��mada da s�yledi�imiz gibi Rabbiyle ba� kurmadan mutluluk bekleyen insanlar�  anlamak m�mk�n de�il. Vicdan bizim kurtulu�umuza, y�kselmemize do�ru giden en �nemli melekedir.

Vicdan sesinin daha iyi duyulabilmesine yard�m eden hususlar

En �nemlisi nefis denetlemesi yapmak. Bireyin s�k s�k kendi egosunu duymaya �al��mas� ne kadar �ok ben diyor, ne kadar �ok kendi menfaatine, faydas�na do�ru yol al�yor. Almak istiyor, kendi istedi�i gibi y�r�s�n olaylar, kendi belirledi�i gibi olsun olaylar istiyor. En ufak �ocu�unuzla ili�kinizde dahi kendi istedi�iniz �ekilde y�nlendirme yapars�n�z. �unu yaps�n bunu yaps�n istersiniz. Kocan�zla ilgili, kom�unuzla ilgili dahi, baz� �eylerin yine sizin istedi�iniz gibi yap�lmas�na dair bir istek vard�r. ��te bu EGO� dur. Egonun denetlenmesi ve farkedilmesi, ki�inin kendi g�nl�k ya�am� i�inde ne kadar �ok ben dedi�ini duymaya niyet  etmesi �nemlidir. Tabii bunu yapabilmek i�in nefis denetlemesine ge�meden evvel insan�n kendini ba�kas�n�n yani kar��s�ndakinin yerine koymas� gerekmektedir.

Bu empatiyi kurmadan nefsinizi denetlemeniz ya da egonuzu farketmeniz, ke�fetmeniz m�mk�n de�ildir. �nce kar��n�zdaki ne hissediyor, onun da duygular� var, onun da egosu var, o da egosuyla hareket ediyor, bunu hi� d�n�yor muyuz?  Ben �u anda egomla hareket ediyorum, ba��r�yorum, �a��r�yorum ama sonra diyorum ki, bana neden ba��rd�? �yi de hangi sebepten ba��r�yorsam o da o sebepten ba��r�yor. Egom sebebiyle ba��r�yorsam o da ego sebebiyle ba��r�yor. Benim s�zlerimin onda nas�l bir etki b�rakt���n� da farketmem, hareketlerimin onun egosunu nas�l k��k�rtt���n� da,  kendimi onun yerine koyarak farketmem gerekir. Onun penceresinden bakabilmem, onun gibi onun g�z�nden kendimi g�rmeye �al��mam da �ok �nemlidir. Bu y�zden, kendimizi ba�kas�n�n yerine koymak ve empati kurmak, nefis denetlemesinin en �nemli gereklerinden biridir.

Ve �ok �nemli bir nokta, Her kim olursak olal�m, nefsaniyetimize d��k�n ve ona ba�l� oldu�umuzu kabul ederek i�e ba�lamal�y�z. Efendim bende ego yok, varsa varsa biraz vard�r, pekde yoktur, �b�r�nde daha �oktur. �imdi ben biliyorum, bizim Leyla han�m var ya, onun vallahi her  taraf� ego, ben de yok ya, ben �ok de�i�tim tabii ya, bende kalmad� b�yle �eyler, olur mu biz neler g�rd�k ya�ad�k filan� bunlar� ge�iniz efendim ge�iniz� Her kim olursak olal�m, nefsaniyetimize d��k�n olarak i�e ba�lad���m�z kabul edelim. Kendimizi ba�kas�n�n yerine koyaca��z ve kendi nefis denetlememizi yapaca��z.

Vicdan sezgisinin tesirleri: Vicdan sezgisi nas�l hissedilir?

Ki�iye, onun ki�isel ��karlar�n� geri plana almas� i�in bask�da bulunur.Bak�n�z elinizde bir lokma yemek var, a�s�n�z eve gidip yemek yiyeceksiniz, yan�n�zdan a� bir �ocuk ge�iyor, hi� d���nmeden elinizdeki lokmay� ona verirsiniz, siz sonra yeyiverirsiniz. Bu b�y�k bir adam da olabilir kar��n�zda olan. Ama siz art�k kendi ki�isel ��kar�n�z� geri atmak konusunda vicdan�n�z�n sesi bask�da bulunmaya ba�lar. �ocuklar vicdan mekanizmas� a��s�ndan �ok �nemli dersler verir insana ��nk� �zellikle anneler �ocuklar�n� hep kendilerinden �nce d���nerek, kendi bireysel ��karlar�n� bir kenara almak suretiyle g�zel bir egzersiz yaparlar ama burada mesele �ocuklar de�il asl�nda t�m insanl�k i�indir olmas� gereken nokta. Kendi ki�isel ��karlar�n� de�il, ba�kas�na yard�m  etmek �n plana ge�melidir ve vicdan bunun i�in bask� yapmaya ba�lar.

�lerleyen a�amalarda birey art�k ba�kalar� ile kendisi aras�nda sadece bedensel bir ayr�l���n oldu�unu d���n�r. Ayn� �zden, ayn� ruhtan geldiklerini, ayn� yerden �flenen nefes olduklar�n�, karde� ruhlar olduklar�n�, birinin geli�mesinin di�erinin geli�mesine hizmet etti�ini bu y�zden birinin kurtulu�unun di�erinin kurtulu�u oldu�unu anlamaya ba�lar. Bunlar vazife realitesinin ufak ufak parlamalar�d�r diyebiliriz. Yava� yava� art�k bir karde�lik, bir b�t�nl�k duygusu geli�meye ba�l�yor tabii�

Derece derece yay�lan ve ilerleyen bir varl�k sevgisinin zaruretini ortaya koyar ve ki�iyi bu sevgiyi tatbik etmeye bunun ger�ekli�ine ve tatbikat�na zorlar.Art�k hepimiz karde�iz, hepimiz bir b�t�n�z, ayn� �z�n �ocuklar�y�z diye d���nme ve bu y�nde hissedilen duygular, kendimizi sevdi�imiz gibi onlar� sevmeye, hi� olmad� Yaradan�dan �t�r� sevme gibi duygular ortaya ��kmaya ba�lad��� i�in art�k birey hem bu sevgiyi ya�amaya ba�lar, hem tatbik etmeye ba�lar, hem de vicdan onu  bu tatbikat� yapmaya bask� yaparak zorlar. Yapacaks�n yapacaks�n der ��nk� yapmazsa vicdan azaplar� dedi�iniz o gece uyku tutturmayan s�k�nt�lar ba�lar.

Yapt���m�z hareketlerde, s�yledi�imiz s�zlerde �hakkaniyete� uyup uymad���m�z� ara�t�r�r,  her daim bizi teredd�tte b�rak�r. Acaba uydum mu, uymad�m m�? Do�ru mu de�il mi? Acaba bunun ilahi �l��s� neydi?  Hakkaniyete uydum mu, uymad�m m�? S�yledi�imin  tamam� do�rumuydu, iyi mi yapt�m, k�t� m� yapt�m ? Hep bir teredd�t var, asl�nda bu teredd�t iyi bir teredd�tt�r, aray��t�r. Do�ruyu bulmak ad�na gereklidir. Bir �eyi eksik yapm��t�r ve bu ara�t�rma onu do�ruyu yapmaya, o eksi�i tamamlamaya do�ru g�t�recektir. Bu teredd�t do�ru bir teredd�tt�r, bu bask� faydal� bir bask�d�r.

Vicdan sezgisinde, insanlara kar�� onlar�n hay�rlar�n� temin edici baz� hareket ve faaliyetlerde bulunmak �zere ferdi a�an te�vikler vard�r. Yani vicdan yava� yava� der ki: Yahu insanlara yard�m et, hadi git bir hay�r kurumuna ba���ta bulun, git iki fakiri doyur, git filancan�n �ocu�una bir bayraml�k al�ver gibi vicdan bir tak�m te�viklere ba�lar ve birtak�m bask�lar yaratarak ki�iyi hay�rl� eylemler yapmaya iter

Art�k yava� yava� VAZ�FE REAL�TES�NE DO�RU  bir ge�i� var burada. Ego yok, ba�kalar�n� d���n�p, onlar ad�na bir�eyler yapmaya ba�l�yoruz. Ki�iyi ba�kalar�na yard�m konusunda faydal� bir yola sokar. �iyi niyetin� yan� s�ra, faydal� davran��lara do�ru da bireyi bask�lar.  O mekanizmay� durdurumazs�n�z, bir kere �al��maya ba�lay�nca bu �ekilde yol al�r. Fakat unutmayal�m ki bunlar bireyin i�inde geli�meye ba�larken, parl�yor  ayd�nlan�yor ve ard�ndan kararmalar oluyor, i�te degrade dedi�imiz k�s�m budur. Unutmayal�m ki, birey bunlar� hissetmeye ba�lam�� olmakla birlikte,hali hazirda hala nefsaniyetinin etkisi alt�ndad�r. Kendi ��karlar� kar��s�nda �o�unlukla bu vicdan sesini �rtmeye �al��acakt�r. Ama bir yandan da vicdan sesi duyuldu�u i�in yani hem �rtmeye �al���yor, hem de vicdan sesini duyuyor, art�k ikisi e� zamanl�, his realitesinde oldu�u gibi ego avaz avaz ba��rm�yor,art�k hem ego hem vicdan konu�uyor. Art�k bu noktada birey, tedirgin ve bu durumdan muzdarip bir noktadad�r. ��inde ini�ler ��k��lar ayd�nlanmalar ve kararmalar vard�r. Buradaki �st�rab�n sebebi vicdan sesinin do�ruyu g�steren ikazlar�ndaki ger�ek ile d�� realitede vuku bulan fiillerin, gaye itibar�yla ferdin egoizmas�n� tatmin etmesinden do�an �at��ma neticesidir. Ist�rab�n nedenini ��yle �rnekleyelim. �Vicdan�n diyor ki, hay�r senin bu k�rm�z� kaza�� almak yerine bu paray� �u yandaki ihtiya� sahibine vermen gerek. Ama ego diyor ki, yahu y�lba�� geliyor, bu k�rm�z� kaza�� da oradaki davette giymek istiyorum. Bunlar�n ikisi bir g�zel �at���yorlar, bu �at��ma itibariyle de ki�inin vicdan mekanizmas�na ba�l� olarak ya egosu kazan�yor, k�rm�z� kazak al�n�yor ya da vicdan sesi kazanarak o �zel g�n i�in bir fakir fukaraya yard�m yap�l�yor gibi� Bunlar�n hi�biri su� de�ildir, hepsi ki�inin vicdan�n�n geli�mi�li�i ile alakal�d�r. Birg�n vicdan kazan�r, birg�n ego kazan�r, bu i� zaten b�yle yap�l�r. Ve bunun arkas�ndanda bir g�n vicdan realitesine ge�i� sa�lan�r yani �st�rab�n sebebi vicdan ve ego �at��mas�ndan ba�ka bir �ey de�ildir.

Vicdan sezgisinde birey art�k �ok daha y�ksek tesirlere a��k hale gelir. �nceki realiteye g�re daha fazla y�ksek tesirleri ruhuna al�r hale gelmi�tir.

 Kendini daha fazla tenkit etmeye ba�lar, a hen�z tenkitleri tam yerini bulmasa da yine de, kendi ile ilgili tatminleri azal�r. Kedini ara�t�rmaya ve ele�tirmeye ba�lar ve kendine do�ru bir yolculu�a ��kar.

Egoizmaya kar�� zaman zaman galip gelinir.Fakat  bu onu �abuk yorar ve yine ego kazan�r. B�yle devaml� fikri sars�nt�lar vard�r ini�ler ve ��k��lar mevcuttur. Hen�z bilgisi yeterli olmad��� i�in bu ini� ve ��k��lar, sars�nt�lar mevcuttur. ��nk� d���nceler hareketler hepsi birbirine kar���yor, bir vicdan y�n�nde hareket ediliyor, bir ego y�n�nde hareket ediliyor. Hen�z bilgi yeterli de�il. Ki�i arafta kal�yor ama hi� kimse bu noktay� bunlar ya�anmadan atlayamaz. Mutlaka araf denen bu noktan�n ya�anmas� gerekmektedir ki, ba�kalar�n�n g�z�ndeki ��p yerine kendi g�z�ndeki merte�e baks�n, kendini ara�t�rs�n, ba�kalar�n� g�rmekten vazge�sin.

Son Realitemiz Vazife Sezgisi Realitesi ve bir sonraki a�amas� Vazife Bilgisi Realitesidir

�nce sezgi tatbikat� yaparak ba�lar arkas�ndan bilgi gelir ve uygulama a�amas�na ge�er. Vicdan tatbikat� yap�ld�ktan sonra ki haylice uzun bir a�amad�r bu vicdan a�amas�. Az �nce s�ylemi�tik, Rabbin veya Evrensel Yasalar�n Sesini duymaya do�ru bir gidi�  oldu�u i�in �ok �nemlidir. �ok uzun zamanda al�nacak bir yoldur. Bu tamamland�ktan sonra vazife bilgisinin sezgisi a�amas�na gelir. Yani vazife bilgisine do�ru bir sezgi ba�lar. Art�k yava� yava� kendinden ba�ka, bu evrendeki di�er varl�klara da yard�mc� olmal�y�m, sistemin i�leyi�ine yard�mc� olmal�y�m, k���c�k de olsa bir faydam olsun duygusu gelmeye ba�lar.

Bu merhalenin varl�klar� ger�ekten nadir varl�klard�r. �yle kolay bir �ey de�ildir vazife bilgisi realitesine gelmek. Ben oldum, ben geldim demeyin, �ok nadir varl�klard�r buraya gelebilen varl�klar.Vicdan realitesini hakk�yla tamamlamak fazlas�yla yeterli olacakt�r zaten. O y�zden vazife sezgisi realitesi �ok y�ksek bir realitedir. Oraya do�ru hedef koyup y�r�mek tabii ki, �nemlidir ve faydal�d�r.

Bu vazife sezgisinden vazife bilgisine ge�i� a��k bir idrak ile olur. Yani ilk a�amada ki�i vicdan realitesinden vazife sezgisi noktas�na do�ru bir ge�er, �insanlara  bir�eyler yapmal�y�m, b�yle bir hisler var i�imde, i�te ke�ke birilerine bir faydam dokunsa� demeye ba�lar. Bunun arkas�ndan �yle a��k bir idrak olur ki, ki�i zaten vazifeli do�ar, vazifeli �l�r.

Buraya gelmeden �nce vazife yapmak i�in gidiyorum der, rehberler tasdik eder onaylar, ona mukavelesi verilir, hadi karde�im in a�a��ya denir, gelir, vazifesini tak tak yapar sonra al�rlar yukar�ya tekrardan yani bu noktaya kadar ilerlenir . Tabii �ok ileri a�amalardan s�z ediyoruz. �rnek olarak bu a�ama i�in peygamberlerinizi d���nebilirsiniz.

�nsan ne zaman ki b�t�n benli�i ile yapt��� hareketlerden ne maddi ne de manevi bir sonu� beklemez; bunlar�n kendi tekam�l�ne yararl� davran��lar oldu�u d���ncesine ba�lanmaz ise, o zaman insan vazife sezgisi i�inde hareket ediyor demektir.Yani maddi manevi hi�bir sonu�, ��kar, yarar, fayda, menfaat hi�bir �ey beklemeyecek. ��te bunu yaparsam rehberimin g�z�ne girerim ya da �unu yaparsam, bir sonraki hayatta rahat ederim, karmam� temizlerim vs. gibi  manevi �eyler beklemedi�i gibi manevi �eyler de beklemeyecek, sadece vazife yapmak i�in vazife yapacak i�te o zaman art�k vazife sezgisinden s�z edebiliriz.

Ve burada tabii ki vazife sezgisinin kudretli etkilerine kendini b�rakabilmek i�in g��l� bir iman haz�rl��� art�k mevcut olur ��nk� bu noktadaki vazife realitesinde �ok �iddetli bizim di�er realitelerde tahmin edemeyece�imiz bir iman geli�mi�tir.

Yap�lan hareket �gerekli� oldu�u i�in yap�l�r,  iman �yle bir geli�mi�tir, vazife duygusu �yle bir geli�mi�tir ki, yap�lan her hareket gerekli oldu�u i�in yap�l�r. Bor� oldu�u i�in g�rev i�in yap�lmaz. Vazife gibi yap�lmaz. Gereklilik anlay��� vard�r. Bir g�rev bir bor� gibi yap�ld���nda i�in i�inde yine bireyin kendisi var. Gereklilik olarak yap�ld���nda art�k o evrenin i�inde erimi� kaybolmu�, zincirin bir par�as�, bir halka olmu�, b�t�nl���n i�inde erimi�, kar��m�� bir ruhtan s�z ediyoruz. Gerekli olan yap�yor, adeta bir bor� gibi, vazife gibi yapm�yor. Sadece gerekli oldu�u i�in yap�yor �yle kuvvetli bir iman� var.

Bu tip insanlar�n kuvvetli imanlar� ve �a�maz sezgileri mevcuttur. Be�eri ve hayati zaruretlerin bask�s� alt�nda olmakla beraber, hayat onlara ne kadar bask� yaparsa yaps�n maddi veya manevi anlamda farketmez, istedikleri kadar bask� alt�nda olsunlar, hayat�n maddi ve ruhsal faaliyetlerini birbirinden ay�rt etmi�lerdir. O kuvvetli imanlar� ve �a�maz sezgileri ile de, yol al�rlar. Gerekli olan bilirler, hissederler bir bor� gibi yapmazlar.

Erg�n Ar�kdal��n Kendini Tan�ma, Pozitif Ya�am, Tekam�l adl� eserleri  kaynak olarak al�nm��t�r.
Sorular�n�z i�in: [email protected]

Yay�na Haz�rlayan: ASTROSET METAF�Z�K ARA�TIRMA GRUBU
Yay�n Tarihi:21 Ocak 2018 

  << �NCEK� B�L�M

 SONRAK� B�L�M >>

 

Astroset 2003-2018