Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

SP�R�T�EL HAYAT ve BEDEN

Erg�n ARIKDAL

  Spirit�el ya�am�n, insan�n temel ya�am� oldu�unu insan ne zaman anlar? Spirit�el ya�am�n her t�rl� hayati izlenimler ve tecr�belerin d���nda �ok de�erli, �ok farkl� bir yeri oldu�unu acaba bizler nas�l anlad�k? Onun, hayat�n di�er ak��lar� i�inde g�sterdi�i �e�itli formlara nazaran �ok daha ba�ka t�rl� bir forma sahip oldu�unu ne zaman kavrad�k? Hangi t�rl� bir olay, hayat�m�z�n bir noktas�nda, bize o anda bulundu�umuz haletin di�er haletlerden �ok farkl� bir �ey oldu�unu ama ayn� zamanda yine o di�er haletleri de kendimizde bar�nd�rd���m�z� hissettirdi?
  Hem di�er haletlerin fark�nday�zd�r, hem de yepyeni, b�t�n bunlar�n �zerinde olan, onlar� sarmalayarak koruyan ba�ka bir haleti de hissetmekteyizdir. Ve deriz ki, "Herhalde olsa olsa spirit�alite denen manevi bir hal i�inde kald�m. Bundan �nceki hallerimde daima duyular�m�n, hislerimin bana g�nderdi�i baz� uyaranlar vard�. O uyaranlar i�inde ben bunlar�n fark�na var�yordum. Ac�yd�, tatl�yd�, s�cakt�, so�uktu gibi. Veya �e�itli hazlar, �z�nt�ler tarz�ndayd�. Bir de �yle bir durum olu�uyor ki, duyular�m�n bana getirmi� oldu�u bilgi i�inde bulunurken birdenbire, b�t�n bunlar�n d���nda kendimi g�r�p onlara hakim bir durumda bamba�ka bir halete girdim. Hem de bir an i�inde."
  Mesela, bunu bir sevgi hamlesi i�inde bulundu�umuz zaman fark ediyoruz... �yle bir olay ki, o olay normalde bizim �zerimizde �ok daha be�eri yani bedensel tepkilerle ilgili bir durum olu�turmas� gerekirken, her �eyi ortadan kald�r�p derin bir sempati halinde bir ba�lanma, bir sar�p sarmalama olu�uyor bedenimizde. Hi�bir �ey yapam�yoruz, olmuyor. O sevgi bir anda her �eye galip geliyor.
  ��te bu hal di�er b�t�n hallerin �st�nde olmak �zere bir spirit�alitenin varl���n� g�sterir. Sevgiyi herhalde hepimiz ya�am���zd�r, bu konuda tecr�belerimiz olmu�tur.
  ��imizde hangi t�rl� kahredici bir duyguyu veya d���nceyi ta��rsak ta��yal�m, e�er g��l� bir sevgi etkisini kendi varl���m�zda koruyabilmi�sek, her zaman kullanamamakla beraber ve o bir imkan bularak ba��n� ��kar�p bizim �uur alan�m�z� doldurmaya ba�lad���nda g�r�r�z ki orada bir manevi hayat kendili�inden ortaya ��kmaktad�r.
  Sevgi, b�t�n fiziksel g��lerin, maddi etkilerin �st�nde, onlara hakim durumdad�r. Duyular�n s�rd��� s�re i�inde, bizi maddeye hakim hale getiren o sevgiyi hissedebiliriz.
  Manevi hayat� ya da duygular� elde edebilmek i�in kendi varl���m�z �zerinde sistematik olarak pek �ok g�zlemler yapmak zorunday�z. Kuru kuruya, "Ben spirit�el konular� daha �ok severim, ruhsal sorunlar beni daha �ok ilgilendirir." demek, spirit�el bir mizaca, spirit�el bir hayata uygun ya��yorum anlam�na gelmez.
  Zaten spirit�el bir hayata uygun ya�amak m�mk�n de�ildir. D�nya �artlar� i�inde ya�ad���m�z s�rece, �ncelikle o �artlara uygun bir �ekilde ya�amay� ba�arabilmemiz gerekir. Bunlar� ba�aramad���m�z s�rece, spirit�el ya�am�n ba�ar�l� olmas� olduk�a ��phelidir.

  D�NYADAN NEFRET ED�LMEMEL�
  �e�itli inan�larda, �zellikle Uzak Do�u inan�lar�n�n k�keninin �o�unda d�nya hayat�n�n �e�itli y�ntemler kullan�larak k�smen veya tamamen terk edilebilmesi meselesi b�y�k bir ideal olarak ele al�n�r. Buda her ne kadar baz� fikirlerini yumu�atm�� olsa bile, yine de kendi doktrininde ileri s�rd��� konu d�nyadan nefret etmektir. Halbuki d�nya kendisinden nefret edildi�i s�rece, bizi en fazla s�kan ve ele ge�iren bir varl�k haline gelir. Yani tamamen tersine...
  Biz d�nyadan nefret etme y�ntemlerini, ondan ayr�lma, d�nyasal her �eyden kopma yollar�n� kullanmaya ba�lad���m�z andan itibaren, d�nyan�n bizim �zerimizdeki bask�s� geometrik bir �ekilde artar. ��nk� insan�n sorunu, kendi manevi hayat�n� h�r olarak alabildi�ine ya�ayabilmek iste�i beslemesine kar��, madde de onun bu iste�ini yerine getirebilmek, bedensel zay�fl�klar�n�n kendisine ne kadar engel oldu�unu g�sterebilmek i�in b�t�n g�c�yle y�klenir insan�n �zerine.
  Biz her ne kadar d�nya �zerine bedenlenmi� bir ruh varl��� olarak yery�z�nde ya�asak da spirit�el hayat�m�z� b�t�n �zg�rl���m�zle kullanmak da isteriz. Yani bedene hakim olmak istiyoruz. Bedenin bizim �st�m�zdeki maddesel etkisini m�mk�n oldu�u kadar s�f�ra yakla�t�rmak ve kendi irademizi kullanmak hedefimizdir.
  Ama buna kar��l�k bedenin ne oldu�unu bilmiyoruz. S�z konusu y�ntemlerle bedenimizi y�kmaya, yere sermeye �al���yoruz. Peki, bedenin g�revi nedir? Ruh varl��� olarak kendimize g�re bir plan kurmu�uzdur. Yery�z�ne geldi�imizde ara� olarak bir beden kullan�yoruz. G�zlem yap�yoruz, birtak�m etkiler al�yoruz, bu etkileri hem bulundu�umuz ortama y�neltiyoruz, hem de bulundu�umuz ortamdan ald���m�z etkileri kendi plan�m�za, yani daha �st seviyedeki varl�klar sistemine y�nlendiriyoruz. G�r�n��te gayet g�zel bir musluk vazifesi g�r�yoruz ama bu bedenin ne oldu�unu bilmiyoruz. Bedenin sadece bir yerden bir yere nakledici �zelli�ini kullan�yoruz.
  O halde bedeni tan�mak i�in, spirit�el hayat�n belli s�n�rlar i�inde kalmas�n� ve bedenin fonksiyonunu, bedenle kendi �z�m�z aras�ndaki ili�kiyi, ince ve kaba b�t�n ba�lar� tam manas�yla anlayabilmemiz gerekir. ��te o zaman "kamil insan" oluruz. Yoksa kuru kuruya bedenden kurtulman�n yollar�n� aramak ya da bedensel her t�rl� hazdan nefret etmek, onlar� yok etmeye �al��mak asla canl� varl��a gereken ayd�nl��� getirememi�tir.

  BEDEN�M�Z NE T�RL� B�R FONKS�YON G�R�YOR?
 
Bu durum hayat i�inde b�y�k bir uyum zorunlulu�u getirir. Bu nedenle �ncelikle bedeni tan�mam�z gerekir. �� maneviyat�n geli�mesinden �nce fiziksel olan ortam� bilmeliyiz. Bedenin �zelliklerini, i�inde bulundu�u ortam�n nas�l bir ortam oldu�unu, zaman ve mekan bak�m�ndan bedenin ne gibi kesin ya da g�receli de�erlere sahip oldu�unu tan�mal�y�z. �ki b�y�k ger�ek olan do�um ile �l�m aras�nda ge�en b�y�k bir macerad�r bu...
  D�nyan�n �ok �e�itli yerlerindeki toplumlar kendilerine �e�itli �nderler vas�tas�yla, ruhsal planlar vas�tas�yla b�y�m�� olan bilgileri anlayarak ve onlar� uygulayarak birtak�m sonu�lar elde etmeye �al���rlar.
  Beden ger�ekte fizik evrenin mantal plana (mantal plan, ruhsal enerjinin meydana getirmi� oldu�u �zel bir ara pland�r) en iyi �ekilde uyum sa�layabildi�i bir ortamd�r. Fizik evrenin i�inde var olan b�t�n yasalar, b�t�n tesir mekanizmalar�, mikroevren olarak insan bedeninde mevcuttur. B�t�n yarad�l���n �z� kendisinde var oldu�u i�in, ruhsal enerjiye de makroevren denir.
  ��te bedenin as�l �zelli�i mikroevren ve makroevren olarak tek bir evren halinde �n�m�ze ��km�� olmas�d�r. Her iki evreni de kendisi temsil edecek g��tedir. �nsan�n �nce bedene kar�� �uurlu bir sayg�s� ve sevgisi olmas� gereklidir.   Bu bedeni sevmek, egoizm anlam�na gelmez.
  �slam ��retisinde insan bedeni i�in, "Tanr�'n�n evi" s�z� kullan�l�r. Bu beden, Tanr�'n�n insana hediye etmi� oldu�u b�y�k bir nimettir, anlam�na gelir. O bedene ona g�re muamele et. Arkas�ndan da, "Kendinize zulmetmeyiniz." ifadesi vurgulan�r. Asl�nda kastedilen konu, insan�n kendi bedeninin neleri yapabilece�ini, bu bedenle neler elde edilmi� ve edilecek oldu�unu bilebilmektir. Bir�ok inan� bunun fark�na varm��t�r. Fakat bu fark�ndal�k derhal, her �eyde oldu�u gibi bir �zde�le�me i�ine d�nm��, b�y�k bir ama� haline getirilmi�, ana fonksiyonu kaybedilmi�tir. O k���k fonksiyonlu bilgi ise temel fonksiyon haline getirilmi�tir.

  BEDEN� TANIMADAN SP�R�T�ELL��E GE��LMEZ
  Buna yogi yolu denmektedir. Yogi yolundan maksat, b�t�n inan� sistemlerinde bedenin, i�inde bulundu�u durumun d���na ta�abilecek �ekilde a��r� faal hale getirilme meselesi vard�r. Bir yoginin yapmak istedi�i de budur. Bedenin ger�ek yeteneklerini, ger�ek g�c�n� ortaya ��kartarak ondan yararlanmakt�r. Bu sayede de spirit�aliteyi geni�letmek hedefleniyor.
  Bir yere kadar geliniyor fakat bir de bak�yoruz ki, spirit�alitenin yerine do�rudan do�ruya bedene �zel olarak ba�lan�p kalma e�ilimi hakim. Hristiyanl�k da kendine �zg� bir yogizme sahiptir. �sa'ya benzemek i�in yap�lan d���nce yo�unla�malar� buna �rnektir. �sa'y� taklit etmek; �sa'n�n kendisi gibi olmaktan ��km��, do�rudan do�ruya   �sa'n�n bedenindeki yaralar�n taklidine kadar gidilmi�tir. Nitekim baz� azizlerin bedeninden, �sa'n�n �arm�ha gerildi�i noktalar�n ayn�s� olmak �zere kan akmaya ba�lam��t�r. Burada spirit�alite de�il, do�rudan do�ruya bedenle �zde�le�menin devreye girdi�ini g�r�yoruz.
  Denebilir ki, bu, �sa'ya g�sterilen sevginin tezah�r�d�r. Ancak s�z konusu bu sevgi maddele�mi� bir sevgiye d�n��m��t�r. E�er tam bir geli�me sa�lanm�� olsayd�, �sa'n�n taklit edilmemesi gerekirdi. �sala�mak gerekirdi...

  BEDEN�M�ZDE EVRENSEL YASALAR GE�ERL�D�R
  Beden mikro ve makroevreni, her ikisini birarada temsil eden, yarad�l�� d�zenine en uygun �l��lerde meydana getirilmi� bir ara�t�r. Bedenin kendine �zg� �ok b�y�k yasalar� vard�r. Uzak Do�u ��retilerinde ortaya ��kan baz� bedensel noktalar� ve de�i�tirici b�lgeleri belki yasalar olarak ele alabiliriz ancak yine de uygun de�ildir ve yetersizdir.
  Bedendeki b�t�n titre�imsel seviyeleri de�i�tirerek tek bir amaca konsantre etti�imizde ne istiyorsak o olur. Bedenimizde ne istiyorsak onu yapabiliriz. �eklimizi de�i�tirebiliriz. Varl���n tahayy�l�ne ba�l� oldu�u i�in kendi �eklimizi de�i�tirebiliriz. Yerimizi ve mekan�m�z� da de�i�tirebiliriz.
21. yy insan�n�n ��renece�i �eylerden biri de, kendi bedenini istedi�i yere nakledebilmek, bedeni de�i�tirebilmektir.  Bedenini de�i�tiren insanlar�n ilk yapaca�� �ey, bedendeki dejenere edilmi� b�lgelerin rejenere edilmesidir. Mide kanamal� de�il, sa�lam; kalp bozuk de�il, o da sa�lam. Varl�k kendi kendisini iyile�tirme �zelli�ine o zaman sahip olur.
  Bunlar tamamen varl���n kendi spirit�alitesini tan�d��� zaman ortaya ��kacak olan beden �zerindeki avantajlar�d�r. �u an beden bize hakim oldu�u i�in bedenin avantajlar� �ok. Ruhsal avantajlar ise pek yok.
B�y�k de�i�imle birlikte varl�kta kendi �z� hakk�ndaki bilgisi geni�ledi�i zaman, bedeni �zerindeki hakimiyeti de birdenbire artacakt�r. Bir yaran�n bir hafta s�rmesi m�mk�n olmayacakt�r. Filipinler'de yap�lan ameliyatlar buna �rnektir.
  Bedensel yenilemeler �m�r yenilemesi demektir. V�cudun sa�lam hale getirilmesi, fonksiyonlar�n� tam olarak yerine getirmesidir. �rne�in 120 ya��ndaki bir insan�n 100 metreyi 10 saniyede ko�mas� normal kar��lanacakt�r.

  B�ZLERDE B�Y�K B�R POTANS�YEL B�LG� G�ZL�D�R
  Bunlar zaten insan varl���n�n yap�s�nda h�cresinde, beyninde, her �eyinde yerle�tirilmi� durumdad�r. Bunlar fiziksel enerjinin ruhsal enerjiyle birlikte biraraya getirmi� oldu�u temel yap�da mevcut �zelliklerdir. Onlar� kullan�p kullanmamak ona enkarne olmu� varl���n bilece�i bir �ey. Yeniden hi�bir �ey ihya edilmiyor. �zerini kirletti�imiz cevherin alt�ndan �ok �eyler ��kacakt�r ve ��k�yor. �nsan bedeni �ok y�ksek bir cevherle y�kl�d�r. Yap�s�, ruhuna e�lik edebilecek bir bedendir.
  �nsano�lu fizik evreni ke�federken d�nyay� da geli�tirmi�tir. Ger�i bu ke�if s�ras�nda yery�z�ne baz� zararlar verilmi�tir ama ba�ka �aresi de yoktu. K�m�r�, petrol�, n�kleer enerjiyi tan�mak i�in onlarla ha��r ne�ir olmak gerekirdi. Elbette bu arada baz� kazalar da olmu�tur. Ama d�nyan�n, verdi�inin yan�nda ald��� da �ok fazlad�r.
  �u son siklus i�inde d�nya maddesinin bu derece derinine inebilmek her varl�k grubunun nasibi de�ildir. Bu nedenle g�n�m�zde ya�ayan 6 milyar insan g�z�pek varl�klard�r. Evrenin pek �ok yerinde elde etmi� olduklar� bilgileri getirip burada i� birli�i halinde kullan�yorlar. Her ne olursa olsun, insanl�k b�y�k bir dayan��ma halindedir.
  D�nyan�n geli�imine bizler �ok hizmet ettik. D�nya da her �eyiyle canl� bir varl�kt�r. Bizim bedenimiz de d�nya mal�d�r. Onun bize sa�lam�� oldu�u ara�lar arac�l���yla onun geli�mesine yard�m ediyoruz. ��nk� ruh varl��� b�t�n varl�k sistemlerinin anas�d�r. Ruh enerjisinin girmedi�i bir �ey var olamaz. Bir �ey var olmak i�in ruhsal enerji vas�tas�yla a��lanmas� gerekir. Her �eyin varl��� ruh varl���na ba�l�d�r.
  �lk yarat�lan, Varl���n tek yaratt��� nesne, ilk hareketi meydana getiren do�rudan do�ruya ruhsal enerjidir. Ruhsal enerjinin i�inde tasavvur edece�imiz veya edemeyece�imiz her �ey vard�r.

Erg�n Ar�kdal Hakk�nda

 

Astroset 2004-2010