Metafizik / New Age

WWW.ASTROSET.COM

Maksatl� Ist�rap

Erg�n ARIKDAL

  Nefsaniyetle m�cadele etmek maksatl� �st�rab� do�urur. Bu yolda sarf edilen �aba i� �zg�rl��e g�t�r�r. Ist�rap hakk�nda bir�ok alimin, filozofun ve peygamberin �e�itli tan�mlar� vard�r. Esas olarak �st�rap, duyusal olan bir olay de�ildir. Yani bizim duyular�m�zla ilgili bir konu de�ildir. Ist�rab�n duyular�m�zdaki g�r�n�m� sadece bir sonu�tur. Ba��n�z�n ya da midenizin a�r�mas�, �z�lmeniz, vicdan azab� duyman�z, bir merhamet ve �efkat sebebiyle insanlar�n durumlar�ndan kederlenmeniz vb. temelde ba�ka bir etkinin g�r�n�mlerinden ibaret olup bunlar salt �st�rap de�ildir. Dolay�s�yla �st�rab�n kayna��na do�ru giderken bunlar�n tersini d���nmek, bizi �st�rab�n kayna��na ula�t�rm�� olmaz. Bizde �st�rab� meydana getiren olaylar�n �n�ne ge�mekle biz, �st�rab�n kayna��na inmi� olmay�z. Ba�ka bir ifadeyle, s�rekli olarak hazza, mutlulu�a, memnuniyete ko�mak ve hep bunu arayarak �st�rab�n �n�ne ge�mi� olmay�z.

  Buda'n�n ifade etti�i gibi, �st�rab�n kayna�� acaba arzular ya da istekler mi? Elbette, bir yerde �st�rap, arzu ve isteklerden kaynaklan�yor. Fakat bu da temeli olu�turmuyor. Ist�rab�n kayna��, Yahudili�in veya �slam��n belirtti�i gibi, Tanr�'n�n Yasalar�na, �artlar�na uymamaktan dolay� m� meydana geliyor? �eriata uyarsan�z, size tavsiye edilen bilgilere g�re hareket ederseniz veya Sina Yasas�'na (Musa'n�n On Emri) uyarsan�z �st�raptan kurtulmu� mu olursunuz? Bunlar da de�il. Ist�rap, ne verilen bir emre uymamaktan, ne de insan varl���n�n arzular�ndan kaynaklan�r.

  Asl�nda �st�rap, sadece geli�mek ve olgunla�mak yolunda bulunan varl���n ruhsal geli�medeki evrensel ritmini d�zenleyen bir uyar�dan ba�ka bir �ey de�ildir. Bu da, tek�m�l etmekte olan varl���n gidi� ritminde herhangi bir aksama, yava�lama ya da geri �al��ma s�z konusu oldu�u zaman, otomatik olarak derhal faaliyete ge�er. Ve tezah�r etti�i ara�lar�n da hi�bir �nemi yoktur. Bozuk bir ritim, d�zensiz bir tek�m�l ritmi i�erisinde bulunan bir kimsenin uyar�lmas�, sadece belirli niteliklere sahip baz� mekanizmalar�n �al��mas� anlam�na gelmez; �st�rab�m�z, pek�l� bir di� a�r�s�ndan ba�lay�p �ok zor olan bir a��r vicdan azab�na kadar �e�itli �ekillerde g�z�kebilir.

  Her �st�rap bir uyar� olarak, hayat i�erisindeki tutum ve tavr�m�z�n, d���nce �eklimizin, niyetlerimizin her seferinde yeniden kontrol edilmesi gerekti�ini g�sterir. Ist�rap temelde evrensel bir kontrol mekanizmas�d�r. Ve varl���n bizzat kendisi taraf�ndan ger�ekle�tirilmesi gereken bir kontrol mekanizmas�d�r. Buda'da oldu�u gibi, e�er arzular�n�z sizi �st�raba g�m�yorsa, o arzular�n�z, b�y�k ritim i�erisindeki d�zensizlik h�linizi g�stermesi bak�m�ndan �ok de�erlidir. ��nk� insan iradesi, yery�z�nde kendi tek�m�l�n�n ger�ekleri i�erisinde kendine en uygun olan, en do�al olan hareketleri yapmakta h�r olarak yarat�lm��t�r. Arzular�n�z da, sizin h�rriyetinizin bir sonucu olarak belirmi� olabilir. H�r olarak hareket etmek, do�ru ve isabetli bir se�me yapmak anlam�na gelmez. Siz, o andaki durumunuza ve tek�m�l d�zeyinize uygun bir se�me yapabilirsiniz. �radenizle her �eyi arzu edebilir, her �eyi isteyebilirsiniz; buna hakk�n�z vard�r. Fakat bunu elde edebilmek i�in bir dizi �ok �e�itli �abalar, gayretler harcamak zorundas�n�z. Bu �abalar sizde �e�itli �ekillerde reaksiyonlar g�sterebilir. Do�al olarak bunlar�n en ba��nda belirli bir ritme uymak zorunlulu�unu gerektiren bir sinyal ortaya ��kar: ��te bu, �st�rapt�r, ac�d�r, elemdir.

  Fakat burada s�z�n� etti�imiz �st�rap, �u al�c� kabiliyeti olan sinir u�lar�m�zdan kaynaklan�p da beynimizde bir sonu� olarak ortaya ��kan ac� anlam�na gelmez. Onlar, hayat skalas� i�erisinde be�eri varl���n bedeniyle, yani en kaba taraf�yla ilgili olan �st�rap �ekilleridir. �nsanlar hi�bir fiziksel ac� duymadan, g�zlerinden ya� bo�almadan, hatta fizik olarak �ok rahat bulundu�u h�lde de sessizce �st�rap �ekerler. Bir halk deyimi vard�r: "�pek yast�k diken oldu y�z�me." O insan o kadar refah i�inde ki, ipekten yast��� var. Fakat yana��n� koydu�u taraf diken gibi bat�yor. Bu, insanlar�n hep fiziksel huzur pe�inde ko�malar�n�n yanl�� bir uygulama oldu�unu anlatan �ok g�zel bir halk deyimidir.

  Huzur, fiziksel elde edilmez. �� bar���n, i� s�k�nun, i� dengenin kurulmas�ndan sonra siz hangi fizik pl�nda haz�r bulunursan�z bulunun, huzur i�inde olursunuz. Ama i� dengemizi kuramam��sak, i�imizde bir bar���kl�k yoksa, daima patlamalar ve dalgalanmalar h�lini, durup durup alevlenmeler h�lini ya��yorsak, bir s�k�nete eri�memi�sek; gerek imajlar, d���nceler ve arzular, gerek bilgiler ve ama�lar bak�m�ndan genel ritme uygun bir h�l i�erisinde bulunam�yorsak fiziksel bir bar���kl�k, ruhsal k�sk�nl���n yan�nda hi�bir �ey ifade etmez. O ipek yast�klar diken gibi olur. Bu bir ger�ektir. Bu ger�eklerin insanlar taraf�ndan anla��labilmesi i�in, �st�rap �art oluyor. Fiziksel olarak iyi durumda olup da manevi olarak �st�raplar i�inde bulunmu� olanlar, b�t�n bunlar� ya�am�� olanlar s�ylediklerimizi �ok daha iyi anlarlar.

  Tekrar ifade edelim ki, �st�rap bir uyar� sistemidir. Bu uyar� ne i�in? Bu uyar�, insan varl���n�n genel ritim i�erisindeki �zel ritmini ayarlamas� i�indir. Bu, insan varl���n�n kendi geli�imine ait bilgiyi elde etmesi, kendi varl��� ve kendi d���nda olanlar hakk�ndaki bilgiyi elde etmesi anlam�na gelir. Tersinden hareket edersek, varl���n bilgisizli�inin, fizik k�inatla ilgili cahilli�inin ortadan kalkmas� i�in gerekli olan bir uyar� sistemidir. O h�lde diyebiliriz ki, �st�rab�n kayna�� bilgisizliktir, arzular�m�z de�il. ��nk� arzular�m�z� belirleyen husus ruhsal varl���m�z�n olgunlu�undan, tek�m�l�nden meydana gelmi� olan bilgimizdir. E�er bilgimizde ve irfan�m�zda ya da ruhsal ritmimizde bir y�kseklik ve s�reklilik elde etmek istiyorsak, muhakkak ki �aba harcamam�z gerekiyor. ��te, maksatl� �st�rap hakk�nda anla��lmas� gereken budur.

  �nsan kendini geli�tirmek, kendini bilmek, kendini tan�mak, etraf�n� anlamak, �zellikle kendinde var olan kudretleri, yetenekleri yetkin bir h�le gelinceye kadar geli�tirmek i�in g�� harcamak, gayret g�stermek, �abalamak zorundad�r. Kendinizde g�rd���n�z herhangi bir eksikli�i ortadan kald�rmak i�in �aba sarf etmeniz, kendinizde var olan bir fazlal��� s�k�p atman�z anlam�na gelir. Bu adeta, herhangi bir organ�n�z� bedeninizden ��kartmak gibidir. Benimsemi� oldu�unuz, kendisine �zen g�sterdi�iniz, hatta kendisiyle �zde�le�tirdi�iniz, bir �e�it put h�line, ideal h�line getirdi�iniz birtak�m al��kanl�klardan kanaatlerden ve bilgilerden kurtulman�z gerekti�ini; yanl�� bir anlama, yanl�� bir idrak ve yanl�� bir tatbikat i�erisinde oldu�unuzu fark etti�iniz anda bundan kurtulmak istiyorsan�z, siz kendinizden bir �eyleri vermek, yok etmek durumundas�n�z. Gayet iyi biliyoruz ki, insan kendi bedeninden herhangi bir �eyi canl� canl� ��kar�p verirse �ok ac� �eker.

  Benzer �ekilde, kendisinden bir �eyler vermek de insanda �st�rap do�urur. Nitekim, bununla daha s�k kar��la��yoruz. �rne�in sevmek, affetmek, ho� g�rmek gibi elci davran��larda bulunurken bir�ok kereler kendisine ait olan birtak�m k�ymetleri ba�kalar� i�in sarf etmek s�z konusu oldu�unda insanlar �st�rap �ekerler. Egoizmalar�yla ilgili her t�rl� fedak�rl�k, insan�n �st�rap kaynaklar�ndan biridir. Bu durumda ki�i bir bilgiye ula�maktad�r. Ve anlamaktad�r ki, bencillik, yani her �eyi kendine hasretmek asl�nda kozmik d�zende yeri olmayan bir yanl�� d���ncedir. Tabiat her �eyi kendine ba�l� olanlarla payla�makta ve hi�bir �ekilde k�skan�l�k yapmamaktad�r. Fakat sadece insan, bu payla�maya kat�lmak istemiyor. Elde etmi� oldu�u, benimsemi� oldu�u veya kendinde var olan herhangi bir k�ymeti insanlarla payla�mak istemiyor. Bu, onun egoistik bir derdidir ve bu y�zden �st�rap �ekmektedir. �nsan e�yay� �ok benimsemi�tir, ondan s�yr�lamamaktad�r, onu verememekte, b�rakamamaktad�r. Hatta �yle ki, putlar� olmadan varl���n� s�rd�remeyecek h�le d��m��t�r. O �eysiz oldu�u vakit, o hareketleri yapamad��� vakit, o yerlerde bulunamad��� vakit kendi varl���n�n zedelendi�i, hafifledi�i, hatta neredeyse hi�bir k�ymeti olmad��� kanaatine var�r.

  �nsanlar�n terk edebilmek, b�rakabilmek kabiliyeti artt�k�a �st�rab� azal�r. O h�lde, maksatl� �st�rap demek; insan�n kendi kendini s�rekli bir �ekilde denetim alt�nda tutarak, genel prensip ve yasalara uygun bir �ekilde, kendi tefekk�r�n�n yetti�i kadar, kendi g�c�n�n s�n�rlar�n� fazla zorlamadan ama gayretini ve iyi niyetini de elden b�rakmadan, bilgisizli�ini ve onun do�urmu� oldu�u her t�rl� eksikli�i ortadan kald�rmak i�in maksatl� bir �ekilde, bu ama�la, bu niyetle ya�amas�d�r. "Ben kendimi geli�tirmek istiyorum, eksik olan taraflar�m� tamamlamak istiyorum. Bende fazla olan, g�ze batan, zararl� olan, bana faydas� olmayan, ele�tirilen taraflar�mdan da kurtulmak istiyorum; bunun i�in ne yapmal�y�m?" dedikten sonra, bilerek ve isteyerek o tatbikatlar�n i�ine girmektir. Bazen bu faaliyet �rg�tler h�linde yap�l�r ve birtak�m dernekler kurulur. Bazen fark�nda, bazen de fark�nda olmadan bu gibi kurulu�lar�n yapt�klar� i�lerin �o�u maksatl� bir �st�rap hayat� ya�amakt�r. Vermenin, terk etmenin �al��malar�n� yaparlar; zaman�n�, sevgisini, alakas�n�, dikkatini, varsa madd� birtak�m �eyleri verebilirler. Ama maksatl� �st�rap sadece �rg�t i�erisinde olmaz.

  �nsan�n kendi kendini tan�mas� ve bilmesi, kendini anlamas� ve kendini geli�tirmesi konusunda g�stermi� oldu�u irad� dikkat ve her olay kar��s�nda uyan�k kalmaya �al��arak eksik taraf�n�n giderilmesi i�in u�ra�mas�, maksatl� �st�rab�n ta kendisidir. Yani neden-ni�in ya�ad���n�n m�mk�n oldu�u kadar fark�na vararak �al��makt�r.

  Maksatl� �st�rab�n metotlu olarak yap�ld��� yerler yok mudur? Vard�r, hem de binlerce seneden beri. Tarihsel yap�m�za uygun olarak, en eski M�s�r'dan, en eski Roma devrinden kalan arkaik Hint'ten itibaren insanlar�n geli�imine, onlar�n tek�m�l seyrine dikkat edersek, maksatl� �st�rab�n pe�inde ko�mak i�in �ok b�y�k sistemler meydana getirilmi�tir.

  B�t�n Hint dinleri ve Hint filozofisi maksatl� �st�raba dayan�r. B�t�n mistisizm, �zellikle �slam mistisizmi, yani sufizm ba�tan a�a�� maksatl� �st�rapla ayakta durur. Maksatl� bir �ekilde �st�rap �ekmeyi benimseyemeyenin, bu yolda y�r�yemeyenin ayd�nlanmas� m�mk�n de�ildir. Sufi tabiriyle, "sevgilisine kavu�mas�" m�mk�n de�ildir. maksatl� �st�rap arar; kendinde g�rd��� her fazlal���n tepesine ��kar, her sivrili�i d�md�z etmek i�in yar���r; amac� budur. Ayn� �ekilde bu metot Hristiyan mistiklerinde ve �amanizmde de vard�r. ��nk� her devirde, her topluluk kendi y�resinde, kendine g�re, o maksatl� �st�rab�n getirmi� oldu�u tek�m�l seviyesine ula�mak istemektedir. Afrika b�y�c�s�nde de, totem sahibi varl�klarda da ayn� durum vard�r. Genel inisiyasyon kurallar� i�erisinde sivriliklerin t�rp�lenmesi insan�n egosuyla, nefsiyle al�kal� her t�rl� engebenin d�z bir ova h�line getirilmesi prensiptir, esast�r. Ve her �ey buna g�re ayarlanm��t�r. Yalan s�ylememek, adam �ld�rmemek demek nefiste bulunan, ya�amakta olan varl�kta bulunan bilgisizli�in tezah�rlerini ortadan kald�rmak demektir. Yalan s�ylememek, ba�kas�n� aldatmamak, gururlanmamak, kibirlenmemek vb. hususlarda varl�k egoizmas�ndan herh�lde �ok �eyler kaybediyor. Ama sonu�ta vermi� yok etmi�, silmi� oluyor. Tamamen ortadan kald�rmasa bile onu yass�lt�yor. Bu maksatl� bir �st�rapt�r.

Erg�n Ar�kdal Hakk�nda

 

Astroset 2004-2010