Makale

WWW.ASTROSET.COM

ASTROLOJ�, D�N VE B�L�M (2)

Dr. Gustav-Adolf Schoener
�eviren: I��k U�KUN

MEZOPOTAMYA

  Daha �nceki b�l�mde s�z edilenlere dayanarak, en ge� �.�. 1800�lerde y�ld�zlar�n isimlerine kavu�mu� oldu�unu ve  insanlar�n y�ld�zlara tap�nmaya devam ettiklerini kesin olarak bilmekteyiz. En parlak �� gezegen olan g�ne�, ay ve Ven�s (g�ne� ve ay astrolojide g�n�m�zde hala gezegen olarak kabul edilmektedir) Enuma Anu Enlil�in  (�.�. yedinci y�zy�l) sonralar� yapt��� kehanet yorumunda �nemli bir rol oynamaktad�r. [12]
  Orada Enuma Anu Enlil�de belirli tanr�lar�n �zelliklerinin gezegenlerin �zellikleriyle ayn� oldu�unu g�rmekteyiz. B�ylelikle, kadim Babil�deki ya�am�n ve ���k veren tanr� Shamash��n (Kutsal G�ne�) �zellikleri g�ne�in �zelliklerine tekab�l etmekte, Tanr� Sin�in genelde g�zel olan �zellikleri ise ay�n �zelliklerine tekab�l etmektedir. Sevgi tanr��as� ve ana tanr��a, �ifac� ve bitkisel ya�am�n geli�mesine yard�m eden ��tar ise Ven�s�e tekab�l etmektedir.
[13] Ay tanr�s�n�n (S�merde Nanna) kadim d�nemde belirgin bir �nceli�inin olu�u dikkate de�erdir. Bu daha sonra de�i�mi�, baz� ilahilerde Ven�s tanr��as�ndan (S�merde �nanna) g�klerin krali�esi olarak s�z edilmi�, g�kler ve ayaklar�n�n alt�ndaki toprak taraf�ndan ta�land�r�lm��t�r. Bu g�klerin krali�esi M�s�r�da Tanr��a �sis olarak, H�ristiyan inanc�nda ise Meryem Ana olarak kar��m�za ��kmaktad�r. Bu ���, baba, anne ve g�ksel �ocuk olarak g�r�lmektedir. G�ksel �ocu�u olan benzer g�ksel anne babalar M�s�r�da Horus inanc�ndan dolay� bilinirken H�ristiyan inanc�nda da varoldu�u bilinmektedir.

  Ancak, di�er d�rt gezegen olan Merk�r, Mars, J�piter ve Sat�rn de Enuma Anu Enlil�in kehanetlerinde yer almaktad�r. Enuma Eli��in (�.�. 1500 dolaylar�) mitlerinin Babil versiyonunda ise Babil tanr�s� Marduk panteonun liderli�ini ele ge�irir. Sonralar�, k�lt�r ve bilim filizlendi�inde ise Tanr� Nabu �nemli bir pozisyona ge�mektedir. Marduk�un �zellikleri J�piter Gezegeni�ne, Nabu�nunkiler ise Merk�r�e atfedilmektedir.
  Gezegen tanr�lar�n�n her birinin, S�mer ve Babil k�lt�rleri s�recinde de�i�en belirli bir tesir alanlar� vard�r, bunlar Enuma Anu Enlil�in astrolojik kehanet yaz�tlar�nda tek formlu bir resme d�n��mektedir.
(Ninive Kral� Asurbanipal�in �.�. 669-626 y�llar� aras�ndaki geni� k�t�phanesindeki yetmi� kil tablet)

  Y�ld�z-tanr�lar�n mitleri, bu tanr�lar�n hangi fonksiyonlara sahip olduklar�n� ve neleri yapmaya muktedir olduklar�n� da tarif etmektedir. Bu �zellikler ve etki alanlar� olduk�a �e�itlidir ve do�al fenomenler; bitkiler, hayvanlar ile sanat, politika veya inan�sal alanlar� ku�atan bir tesire sahiptir. Bu �zelliklerin k�sa bir �zeti ��yle olmaktad�r: G�ne� hayat� ve ayn� zamanda da �l�m �tesiyle birlikte �l�m getiren kurakl��� tezah�r ettirir. Ay genel olarak ya�am ve b�y�me i�in yararl�d�r; ��tar-Ven�s ak�am g�ne�i, m�cadele olarakta sevgi ve sabah g�ne�i, Nergal-Mars sava� ve �l�m, Nabu-Merk�r bilgi ve bilim, Marduk-J�piter manevi ve d�nyevi kurallar� ve Nimib-Sat�rn ise zor �al��malar� (bilginlerin yapt��� t�rden), ge�ici ve zor olan her �ey olarak tezah�r eder.[14]

 
Resim: Babil Kral� Melichipak II.�nin g�ne�, ay ve Ven�s��n oldu�u Kundurru ta�� (s�n�r ta��). W. Knappich�den.

  Gezegen pozisyonlar�n� temel alan kehanet yorumlamas�n�n Mezopotamya�n�n s�n�rlar�n�n �tesine geni�lemesi s�recinde tanr�lar�n isimleri �e�itli k�lt�rlere ve dillere g�re uyumland�r�lm�� ancak �zellikleri, �o�u k�sm� de�i�meden kalm��t�r. B�ylelikle Yunan �a��nda �Nergal� �Ares� olmu�, Roma Devri�nde ise �Ares� �Mars�a d�n��m��, ancak b�t�n bu d�nemler boyunca �sava� ve �l�m�n y�ld�z-tanr�s�� olma �zelli�ini hep korumu�tur. ���tar� ise �Afrodit�, sonra da �Ven�s�e d�n��m�� ve Babil d�nemindeki sava��� yan� sonradan kaybolmas�na ra�men sevgi ve bitkisel geli�im (horticulture) tanr�s� olan yan� her zaman kaybolmadan kalm��t�r. "Marduk" "Zeus" olmu�, ard�ndan da J�piter�e d�n��m��t�r.[15] Gezegen ayn� kalm��, onun ihti�aml�-ruhani y�n�n� temsil eden y�kseltilmi� pozisyonu da �z�nde de�i�meden kalm��t�r.

  �nce Yunan�a, ard�ndan Roma�ya ait gezegen-tanr�lar Avrupa Din Tarihi�ni ya�atm��lar ve g�n�m�ze kadar da gelmi�lerdir. Yedi g�nden olu�an hafta kavram� ise Roma Dilleri�nde net olarak izlenebilmektedir ve yedi gezegen tanr�s�ndan sonra isimlendirilmi�tir. Practicae�de on alt�nc� ve on yedinci y�zy�llarda, bu Romal� gezegen-tanr�lar genellikle tahta kal�pla bas�lm�� resimler formundaki sembolleriyle ortaya ��kmaktad�r. S�z konusu zamanda, gezegenlerin tanr�lar taraf�ndan y�netildi�i d���ncesi hala mevcuttu.

  On dokuzuncu ve yirminci y�zy�llar�n astrolojisi de tamamen bu tradisyona dahildir. Astrologlar�n b�y�k �o�unlu�u art�k y�ld�z-tanr�lardan bahsetmeyip onlar� insanlar�n i�inde varolan g��ler olarak anl�yor olsa da; do�an�n ve kozmosun tamam�nda, Babil y�ld�z dininin olu�turdu�u �zellikler temel olarak de�i�meden kalm�� ve g�n�m�ze kadar gelmi�tir.
  Babil y�ld�z-k�lt�, sonraki astrolojinin �z� ve ar�etipi olmu�tur. S�z konusu y�ld�z-k�lt� ayn� zamanda yedi gezegenin, dura�an y�ld�zlar�n ve tak�my�ld�zlar olarak birle�en dura�an y�ld�z gruplar�n�n da tanr�lar olarak say�ld��� bu inan�sal-dinsel �ze ait olmaktad�r. �.�. 1200 y�llar� civar�nda, i�ine kaz�nm�� �e�itli tak�my�ld�z say�lar�n� g�steren pek �ok s�n�r ta��n� bilmekteyiz. T�m g�ky�z� tak�my�ld�zlarla kapl�d�r ve dolay�s�yla y�ld�z-tanr�lar�n say�s� da belirlenemeyecek kadar �oktur.

  G�ne�in y�ll�k d�n���n�n geni� �eridi, her biri 30 derece olan 12 e�it b�l�me ayr�ld���nda net bir d�zen ilk defa olarak kurulmu� oldu. Bu b�l�mler �u anda g�ne� y�r�ngesini, zodyak bur�lar� ad� verilen net bir say�ya b�lmektedir. Bunlara kadim Yunan�da �zodiakos� ad� verilirdi. Zodia kelimesi ya�am formu anlam�na gelmektedir. Bu da, ya�am�n ilahi (yada �eytani) bir varl�k olarak sayg� g�ren her bir burca sunuldu�unu g�stermektedir. Ayn� zamanda bu zodyak bur�lar� ve gezegenler k�smen mevsimlere de kar��l�k gelmektedir.

  Zodyak bur�lar�n�n nas�l olu�tu�u hen�z tamamen a��klanm�� de�ildir. Klasik filolog Franz Boll, bur�lar�n sadece tak�m y�ld�zlardan eklipti�e (D�nyan�n etraf�n� dola�an ve tropiklere de�en b�y�k halka) yap�lan aktar�mlar olmad���n�, eklipti�in birka� dura�an y�ld�zdan olu�tu�unu ve zodyak bur�lar�n�n tamamen tersine, onlara g�re �ok daha b�y�k olup; g�r�nen g�ne� y�r�ngesinin uzaysal b�l�nmesi yoluyla ortaya ��kt�klar�n� yakalam��t�r.[16] Dolay�s�yla zodyak bur�lar� (astronomik a��dan de�erlendirildi�inde) g�ne�in y�ll�k y�r�ngesinin yo�un olarak g�zlenmesinin sonucudur. 
  Bu, ilkbahar ekinoksu ile ba�lar, yaz g�nd�n�m�, sonbahar ekinoksu ile devam eder ve yine ilkbahar ba�lang�c�nda y�ll�k siklusunu tamamlam�� olur, b�ylelikle orta d�rt ana nokta ��kar ve bunlar�n her biri zodya��n ba�lang�� burcunu belirlemektedirler.

  Zodya��n on iki b�l�me ayr�l��� ilk defa �.�. 419 y�l�nda[17] �iviyaz�s�yla yaz�lm�� bir kitabede a��klanm��t�r. Ancak, g�ne� y�r�ngesinin d�rde b�l�n���nden bu 12 b�l�me ayr�lm�� haline nas�l geldi�i bug�n g��l�kle ortaya ��kar�labilmektedir. Yine de bu gezegenlerin ve astrolojinin iskeletinin Avrupa gelene�inde g�n�m�zdeki haline geli�ini sa�lam��t�r.
  Gezegenlere ve Zodyak bur�lar�na tanr�lar ya da tanr�lar�n evleri olarak tap�n�ld��� S�mer ve Babil d�nemlerinde  g�ksel cisimlere ilave olarak, astrolojinin bilimsel bir dal� da �ekillenmeye ba�l�yordu; g�zlemsel ve hesaplamal� astronomi.
  Bu bilim dal� yaln�zca rahiplere �zeldi. Tap�naklar�n in�a edili� �ekilleri yaln�zca y�ld�z tanr�lara tap�nmaya de�il, ayn� zamanda da g�r�n�r g�ksel cisimlerin hesaplanmas�na hizmet ediyordu. Ger�ekte bu hesaplama bizim anlay���m�zla bilim de�ildi, daha �ok bir dini uygulamaya aitti. Y�ld�z tanr�lar�n karar verme �al��malar�na hizmet ediyordu; yani sava� m� yoksa bar�� zamanlar� m�, hastal�k ya da a�l�k m� yoksa bol �r�n m� g�ndereceklerdi?...
  Enuma Anu Enlil�in kehanet metinleri ayn� zamanda gezegenlerin hareketlerini ve onlar�n di�er gezegenlerle olu�turduklar� tak�my�ld�zlar�n hesaplanan pozisyonlar�n� bildirmektedir.
[18] �zellikle korkulan ay ve g�ne� tutulmalar�n�n zamanlar� i�in yap�lan �nceden tahmin etme �al��malar�n�n �.�. 747�lere uzand��� biliniyor. [19] Benzer �ekilde, g�ky�z�n�n merkezi, Zenit (ba�ucu noktas�), kesin olarak do�udan y�kseli� ve y�kselen �eklinde belirlenebilir.

  �u andan itibaren astrolojiden bilimsel g�zlem ile y�ld�zlara tanr� olarak tap�nman�n birle�iminden olu�an bir anlay�� ile s�z edebiliriz.
  B�t�n detaylar burada a��klanamasa da, g�k cisimlerine inan�sal bir yakla��mla tap�n�lmas�n�n g�zlemsel bilime ne kadar ba�l� oldu�u; astrolojinin ayn� zamanda hem din hem de bilim olmak iste�i yukar�da anlat�lanlardan �ok net anla��lmaktad�r. Ve ayn� zamanda da Astrolojiyi meydana getiren temel prensibin de alt� �izilmi� olmaktad�r.
Kozmosun ilahi bir bi�imde d�zenlendi�i ve y�netildi�i i�sel bir inan�t�r ve g�ky�z�nde meydana gelen ve hesaplanabilen her �ey, d�nyadaki olaylarla gizemli bir �ekilde yak�ndan ili�kilidir.

  Mezopotamya astrolojisi, geli�mi� hesaplama y�ntemleriyle birlikte, Helenistik D�nem�de t�m Akdeniz B�lgesi�nde h�zla yay�lm��t�r. �.S. 280 y�l�nda, Babil'li Marduk rahibi Berossos, bir Yunan Adas� olan Kos�ta bir astroloji okulu kurdu. Atinal�lar� �nceden bildikleriyle �yle etkilemi�ti ki, alt�ndan dili olan bir k���k heykeli ona ithaf etmi�lerdi. [20] Bu s�re�te, bireysel do�um astrolojisi pop�lerlik kazanm��t�. Astrologlar daha �nce �lke meseleleri ve do�al olaylar� g�zlemlerken, horoskoplar art�k bireyler i�in de �retiliyordu. Horoskoplar do�um an� i�in do�um yeri g�z �n�ne al�narak ve bireyin ya�am s�reci, e�ilimleri ile ilgili bilgi sa�lamak amac�yla �retiliyordu. Hala mevcut oldu�u bilinen en eski do�um horoskopu daha �nce de bahsedildi�i gibi �.�.410 y�l�na uzanmaktad�r.

  �zetleyecek olursak; S�mer-Babil astrolojisi net olarak, g�k cisimlerine tanr�lar olarak tap�n�lmas�n�n ve insanlar�n kendi yollar�n� hesaplamas�n�n (yol haritalar�n� belirlemelerinin) kesin y�ntemlerinin �a�da� geli�imidir. M�s�r astrolojisinde, gezegenlerin kesin olarak hesaplanmas�n�n daha az �nemli oldu�unu biliyoruz. Ayr�ca  kozmosun inan�sal b�t�nl���n� ve insan�  temel ald��� da ger�ektir ancak daha detayl� bak�ld���nda astrolojideki di�er y�nleri �nemsedi�i g�r�lmektedir.

>> �nceki B�l�m

>> Sonraki B�l�m

D�PNOTLAR
12] Enuma Anu Enlil�in kehanetlerinin bulundu�u metinlerde; g�ne�, ay ve ven�sle ilgili kehanet yorumlar� �o�unlukla g�ne� ve ay tutulmalar�n�n �zellikle tehdit edici i�aretler olarak g�zlemlendi�inde ortaya ��kmaktad�r. Rochberg-Halton, Francesca: 1988. Reiner, Erica/Pingree, David: 1975 and 1981. Soldt, Wilfred H. van: 1995.
13] Boll, Franz. 1931. s. 11.
14] a.g.e.
15] Paulys Realenzyklop�die der Klassischen Altertumswissenschaften"deki Planeten", s. 2027.
16] Boll, Franz. Sph�ra. Hildesheim, 1967. s. 182-188.
17] Knappich, William. 1988. s. 39.
18] Reiner, Erica/Pingree, David. 1975. Tablet 63: Venus Tableti. Soldt, Wilfred H. van. 1995. Tabletler: 23 (24) � 29 (30).
19] Rochberg-Halton, Francesca. 1988.
20] Knappich, Wilhelm. 1998. s. 47.

Yay�n Tarihi:30.Ekim.2007

 

Astroset 2004-2010