Metafor / Kuantum Evren

                           Fark�ndal�k �zerine 3

WWW.ASTROSET.COM

 

FARKINDALIK VE ANDA YA�AMAK

Do�. Dr. Haluk Berkmen

  G�ndelik konu�malar�m�zda da �o�u zaman s�z�m�z�n etkisinin fark�nda olmay�z. �ylesine, geli�i g�zel fikir beyan eder ve s�z�m�z�n kar��m�zdaki ki�iyi ne �ekilde etkiledi�i, onu rencide edip etmedi�i konusunu d���nmeyiz bile. S�rekli konu�up hi�bir �ey s�ylemeyen bir�ok insan vard�r sizin de g�zlemledi�iniz gibi. Konu�mu� olmak i�in konu�urlar. Bu durumlar�n�n da fark�nda bile de�ildirler.
  Asl�nda insanlar�n �o�u fark�nda olmaktan korktuklar� i�in �ok konu�urlar veya s�rekli bir i�le me�gul olmaya �al���rlar. Hi�bir i�leri yoksa da ya televizyon seyrederler veya m�zik dinlerler. Bu t�r davran��lar�n alt�nda hep kendisi ile ba� ba�a kalma korkusu yatar. ��nk� kendi ile ba� ba�a kalmak, kendinin fark�na varmak demektir ve bu durum pek �ok insan�n ho�una gitmez.

  Neden insanlar kendileri ile ba� ba�a kalmaktan ho�lanmazlar hi� d���nd�n�z m�? ��nk� kendi ile ba� ba�a kalan insan o an�n fark�na vararak yaln�z olman�n derinli�ini ya�ar. �nsanlar an�da de�il zamanda var olmay� tercih ederler. Zaman ge�mi� ve gelece�i i�erirken, an ikisini de d��lar. Ge�mi�te hat�ralar�m�z, gelecekte ise �mitlerimiz ve beklentilerimiz vard�r. Yani ge�mi� ve gelecek �okluktur. An ise tekliktir. Ge�mi� ve gelece�in �oklu�unda kendimizin d���nda bir�ok insan� ve olayda vard�r.
 
Oysa ki �imdiki an i�inde biz ve dikkatimizi gerektiren konudan ba�ka hi�bir varl�k yoktur. Fark�nda olmak da bizim konumuzla b�t�nle�memiz demektir. Yani, ikilik yerini tekli�e b�rakm�� demektir.

  �imdiki anda korkutucu bir yaln�zl�k vard�r. �oklukta huzur ve g�ven buluruz. �okluk oldu mu bizi koruyan, bize sahip ��kan ve seven varl�klar vard�r. Ama an i�inde teklik (birlik) vard�r ve bu durum pek �ok insan� huzursuz yapar. Zaman i�inde ya�ayan insan b�y�me gere�i duymaz. S�rekli onu koruyan ve seven varl�klarla sar�l� oldu�undan s�rekli bir �ocuk olarak ya�am�n� s�rd�rebilir. Zaman bizim g�ven duygumuzu besler ve bizim fark�nda olmam�z� engeller. Fark�nda olmak demek an i�inde ya�amak, yani �uurlu ve uyan�k olmak demektir.

  Ya�am ko�unuz sizsiniz!
  Bunun i�in de insan�n kendi ile ba� ba�a kal�p y�zle�mesi gerekir. Bir di�er ifadesi, insan�n kendini tan�mas� gerekir. Oysa kendini tan�mak ve kendisiyle y�zle�mek, baz� duygu ve d���nceleri bilin�alt�na bast�r�p sonra nedeni anla��lmayan, s�k�nt�lar, korkular, karamsarl�klar ya�amaktan �ok daha iyidir. �stelik bu modern �a�da her insana kendi tarz�na uygun �ekilde ona destek verecek, terapi yapacak ya da ya�am ko�u olarak rahat y�r�mesini sa�layacak pek �ok imkan varken, s�k�nt�yla ya�amay� se�mek zaman kayb� de�ildir de nedir? Asl�nda en iyi ya�am ko�u insan�n kendisidir ama zaman zaman d�� destek almakta �ok yararl� olabilir�

  Asr�n ba��nda ya�am�� olan b�y�k mistik Gurdjieff hep �Kendini hat�rla� derdi. Bu s�zle �kendi varl���n�n fark�nda ol� demek isterdi. Hareketlerinin fark�nda ol, s�zlerinin fark�nda ol, hatta mimiklerinin fark�nda ol. Fark�ndal���n ilk ad�m� hareketlerinin fark�nda olmakt�r. Bunun i�in Gurdjieff �Stop� oyununu icat etmi�ti. Etraf�ndaki ��rencilerine hi� beklemedikleri bir anda �stop� der ve onlar�n o anda heykel gibi hareketsiz kalmalar�n� isterdi. Bu �ok zor bir oyundu. �rne�in tam �ay i�erken �ay barda�� duda��n�za de�di�i anda stop dendi�ini d���n�n. �ay� i�emezsiniz.
  Barda�� geri koyamazs�n�z. Elinizi oynatamazs�n�z. Ne kadar zor bir durum de�il mi? Ama Gurdjieff �Tamam� diyene kadar o durumda kalmak zorundas�n�z. Gurdjieff bu oyunu fark�ndal��� artt�rmak i�in icat etmi�ti. ��nk� biliyordu ki fark�ndal���n ilk ad�m� bedensel ve fiziksel fark�ndal�kt�r. Ondan sonra konu�ma ve nihayet var olma fark�ndal��� gelecekti. Var olma fark�ndal��� en ileri derecede �uur hali gerektirir. Varl���n fark�ndal��� etki-tepki mekanizmalar�n�n �tesine ge�meyi gerektirir. Sizin neden var oldu�unuzu ve hangi amaca hizmet etti�inizi fark�na varman�z gerekir. Bu �uur hali de en zor olan�d�r.

  �nsanlar bu d�nyada do�arlar ya�arlar ve �l�rler. Fakat pek �o�u neden bu d�nyaya geldi�ini ve hangi amaca hizmet etti�ini veya hangi ideolojinin oyunca�� oldu�unu d���nmez bile. Yani kendine soru sormak ihtiyac� duymadan ya�ar sonra �ekip gider bu g�zel mavi gezegenden� Bu tip insanlar�n ya�amlar� bir hay-huy, bir etki-tepki m�cadelesi i�inde s�r�p gider. �al���rlar, evlenirler, �ocuk yaparlar, �ocuk b�y�t�rler, ya�lan�p emekli olurlar ama bir g�n olsun �benim bu d�nyada var olmam�n amac� nedir acaba?� diye sormazlar. ��nk� bu sorunun cevab�n� vermek i�in kendileri ile y�zle�meleri, yani ba� ba�a kalmalar� gerekir. Ne ge�mi�in hat�ralar� ne de gelece�in hayallerinden etkilenmeden, objektif ve ��plak g�zlerle kendini g�rebilmek �yle �nemlidir ki, bu bak��, bu duru� bir kere elde edildikten, ger�e�in tad�na bir kere var�ld�ktan sonra da vazge�mek m�mk�n olmaz. Anda veya an�nda durumun �uurunda olmak yani uyan�k olmak, keskin bir �uur halidir ve kendine g�re doyulmaz bir tad� vard�r. Ve asl�nda da hi� korkutucu de�ildir. Kar��la�t���n�z her duruma an�nda hakim olmak, onu hemen toparlay�p, gerekeni yapmak sonra da o duygudan ya da o �uur halinden �ekip yeni bir hale gitmek istemez misiniz?  Ama etki ve tepkinin �tesinde durumun �uurunda olabilmek i�in beklenti ve saplant�lardan kurtulmu� olmak gerekir. Hepimizi zorlayan da budur, saplant� ve beklenti yani ge�mi� ve gelecek�

  Beklentiler gelecekle, saplant�lar ise ge�mi�le ilgilidir. T�pk� s�regelen ince uzun bir yol gibi, her �eyi ard� ard�na eklemekten �yle ho�lan�yoruz ki ya da bu tip d���nmeye �yle al��t�k ki! Oysaki an�da ya�ay�nca ne ge�mi�in tak�nt�lar� ne de gelece�in beklentileri etkindir. An��n fark�na vararak ya�amak demek tercihli olmayan de�erler �retmek demektir. Hi�birinin di�erlerine g�re daha �nemli olmad��� g��ler, erdemler ve bilgiler. Yani bir bak�ma kendi egomuzu (nefsimizi) �n plandan geri �ekip, arka plana �ekebilmeye benzer bu durum. Etki-tepki mekanizmas� i�inde olan egomuzdur. Egomuz yani nefsimiz bizim ne kadar �nemli bir varl�k oldu�umuzu hep tekrarlay�p durur. Egomuz s�rekli bizi korumaya �al��an bir kalkan gibidir. Devaml� bu ego kalkan�n�n arkas�na s���narak kendimizi g�vende hissederiz. Bu korunma mekanizmas�n� da �o�u zaman �haysiyet, izzeti nefis,gurur, hakl�l�k� gibi kavramlar�n arkas�na gizleyerek kendimizi hakl� g�stermeye �al���r�z.

  Anda Ya�amak
  Oysa ki an�da ya�ay�p fark�nda olmak kendi ile her an kar��la�mak, durumu oldu�u gibi g�rmek demektir. Yani bize daha �ok zarar verecek, gereksiz bir yans�ma veya odak bozuklu�u olu�turmadan, durumu g�rmek, anlamak, gerekeni yapmak ve bundan m�mk�n oldu�unca az etkilenmek� Hi� mi derin etkilenmeyece�iz de diyebilirsiniz. Derin etkilenmek de �ok iyidir ama burada ama� ne olursa olsun konuyu fazla uzatmadan, akmakta olan di�er anlara ge�ebilmek ve ya�ama anlar i�inde, kare kare �ekilmi� foto�raflar gibi yeti�mektir. Bunu ba�arabilmek i�in de hi�bir de�erin di�er bir de�ere g�re daha tercihli durumda olmamas� gerekir. �rne�in, �Ben ailemi her �eye tercih ederim. �nce e�im ve �ocuklar�m gelir. (Veya i�im de diyebilirsiniz, sonu� fark etmeyecektir)  Sonra di�er insanlar� dedi�imiz vakit olaylar� tarafs�z bir g�zle inceleyemeyiz. E�er �ocu�umuz okulda kavga etmi�se mutlaka kavga eden di�er �ocuk su�ludur. E�er �ocu�umuz derslerde k�t� not alm��sa mutlaka ��retmen k�t�d�r. Ya k�t� ders anlatm��t�r veya �ocu�umuza bir garezi bir tak�nt�s� vard�r. ��imiz i�in de ayn� �rnekleri vermek m�mk�nd�r. Bu gibi �rnekleri artt�rabiliriz.

  Tercihli de�erler i�inde ya�ayan insanlar i�in daima kendileri hakl�, kar��lar�nda duran da haks�zd�r. Bunu g�ndelik ya�amda g�rd���m�z gibi, politikada �lkeler aras� ili�kilerde de g�r�yoruz. Kendini tehdit eden bir hayali d��man yaratarak varl�klar�n� s�rd�ren �lkeler, asl�nda en fazla korku i�inde ya�ayanlard�r. Bu korkuyu da alet olarak kullan�rlar. Korku sayesinde �lke halk� istenileni daha kolay kabul eder. Korku, insan�n ba��ms�z d���nmesini engeller. Korku insan�n b�y�mesini engeller. S�rekli �ocuk kalan insan ise daha kolay alet olur. Oyuncak haline gelir ve hi�bir zaman �uurlu bir varl��a d�n��emez.

 
<< �nceki B�l�m

Sonraki B�l�m >>

 

Astroset 2004-2010